ANALİZLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANALİZLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2022 Cuma

Yurt dışında yaşamak avantaj mı, Kıdem tazminatı hakkında

   Bu yazımızın çoğunu yurt dışında yaşam, yurt dışı yaşam için ayıracağız, kalan kısmında ise yurt içindeki işsizlik ile personel bulamama sorunu üzerine olacaktır.

   YURT DIŞINDA YAŞAMAK AVANTAJ MI, Yurtdışında yaşamanın avantajları ve dezavantajları, Yurt dışında yaşamanın avantajları ve dezavantajları, yurt dışında yaşamanın dezavantajları, yurtdışında yaşamanın dezavantajları nelerdir, yurt dışında yaşamanın dezavantajları ve avantajları nelerdir, yurtdışında yaşamanın dezavantajları ve avantajları nelerdir:

   Bazı kişiler şunu demektedir, başka ülkelerdeki emekli maaşları ülkemize göre düşününce çok iyi paralar yapıyor. İlk bakışta öyle görünüyor ama işin yüzdelik dilimine bakınca öyle olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle bir örnek verelim, Almanya'da normal emekli  maaşları 900 ile 1200 euro arası değişmektedir. Bu Türkiye'ye bakınca büyük bir paradır ama orada ev kirası yaklaşık 2+1 için 600 ile 900 euro arasıdır, yani maaşın %50 sinden fazlası ev kirasına gidiyor. Fatura ve gıda harcamaları ile bu para belki de yetmiyor, Almanya'da yaşayanlar için. 


Avrupa'da asgari ücret ne kadar

   Türkiye'de de emeklilerin aldığı maaş, kira + fatura + gıda harcamalarına yetmeyebiliyor. Yani demek istediğimiz Almanya'da kazanıp, Almanya'da harcarsanız, o paranın bir anlamı yok. Çünkü orada her şey pahalı. Türkiye'de 1500-2000 TL'ye kiraya tuttuğunuz ev Almanya'da 600-900 euro arası. Yani Almanya'nın parası oraya göre değil, buraya göre değerli gibi. Sonuçta bir yerde kazanıp, başka ülkeyle kıyas yapmak yanlış gibi olur. Kazandığınız yerde, maaşınız çok kenara artıyorsa o maaş çok iyi demektir.

   Avrupa'da asgari ücret ne kadar: Yurt dışı bazı ülkelerdeki asgari ücretleri yazalım, bunlar zamanla değişebilmektedir. Bizim rakamları yazmamızın nedeni, harcamalarla maaş arasındaki oranları yaklaşık olarak söyleyebilmektir. Mesela Almanya'da asgari ücret brüt 1.621 euro. Oradaki yaşam standartlarına göre az, ama başka ülkelere kıyaslarsanız çok. Yani kıyaslamayı her zaman nerde kazanıyorsak, orada harcayacakmışız gibi düşünürsek, daha sağlıklı sonuçlara varırız. Buna benzer bazı Avrupa ülkelerindeki asgari ücretlerde euro cinsinden şöyledir:

Hollanda asgari ücret:  1.725 euro.

Belçika asgari ücret:     1.658 euro.

İngiltere asgari ücret:    1.583 euro.

Fransa asgari ücret:      1.603 euro.

İspanya asgari ücret:     1.126 euro.

Portekiz asgari ücret:      823 euro.

   Mesela İngiltere'den örnek verelim. Burada ise normal ev kiraları 600 ile 1400 pound arasında değişiyor (700 ile 1500 euro gibi, yani %50 civarı maaşın). Yani görüldüğü üzere bu ülkelerdeki yaşam standartlarına göre bu asgari ücretler, insanlara ancak yetiyor. Yani parayı kazandığınız yerde, harcarsanız fazla bir anlamı olmuyor. Parayı oradan kazanıp, başka ülkelerde harcayabilirseniz (online işler yaparak) o zaman anlamı çok olur. Sanırım bu örneklerle konumuz biraz daha iyi anlaşıldı gibi. 

   KIDEM TAZMİNATI HAKKINDA

Dünya analizlerine baktığımızda karşılaştığımız başka ilginç bir durumda kıdem tazminatı konusudur. Önce kıdem tazminatı ne demektir onu yazalım, sonra konumuza devam edelim.

Kıdem tazminatı nedir, 1 yıl kıdem tazminatı ne kadar: Bir işyerinde en az 1 yıl çalışan işçiye, kanunda belirtilen diğer şartları da sağlamak koşuluyla işçinin işe başladığı tarihten iş sözleşmesi devamı süresince, geçen her tam yıl için işveren tarafından işçiye ödenen 30 günlük ücreti tutarındaki tazminata denilir. Kıdem tazminatı tavanı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanır.

Burada dikkatimizi çeken durum gelişmiş dediğimiz ülkelerde kıdem tazminatı ya yok, yada çok azdır. 

Avrupa'da kıdem tazminatı var mı, Amerika'da da, Yurt dışında kıdem tazminatı var mı: Amerika, Belçika ve Almanya'da kıdem tazminatı hiç yok. 

Diğer bazı ülkelerde ise 20 yıl için yaklaşık toplam kıdem tazminatları şöyledir:

Kanada'da  1,30 maaş, Fransa'da 5,60 maaş, İspanya'da 12 maaş, Türkiye'de 20 maaş ve Çin'de 20 maaştır.


Yurt dışında kıdem tazminatı var mı
   
   PERSONEL BULAMAMAK ve İŞSİZLİK, Personel aranıyor.

   Bu arada dikkatimizi çeken bir durumda Türkiye'de fabrikaların personel arıyoruz diye her tarafa ilanlar vermeleri, ama personel bulamamaları. Bir tarafta işsizlik var deniliyor, ama diğer tarafta fabrikalar personel bulamıyor. İşsizlik maaşı ve eleman sıkıntısı, personel bulamıyorum, iş beğenmemek, ara eleman sıkıntısı, kalifiye eleman sıkıntısı, Türkiye'de eleman sıkıntısı, işsizlik yok iş beğenmeme var gibi gözlemler duyuyoruz çevrede. O zaman burada işsizlik maaşına bir göz atılması lazım diye düşünüyoruz. Yani bir kişi işten çıkarılıp 10 aya kadar maaşa bağlanıp, fabrikalar personel bulamıyorsa, burada sıkıntı var demektir.

   Yetkililer ve fabrikalar bunu ortak değerlendirip, bir kanun hazırlanmalıdır. Mesela Almanya'da işsiz kalan kişi, iş bulma kurumuna başvuru yapıyor. Son 24 ayda eğer en az 12 ay sigortalı çalışmışsa, 6 ay maaş bağlanır. Sigortalı olarak çalışılan süre fazlaysa alacağı maaşın süreside artar. Sonra maaşı bağlanan kişi, iş aradığını kuruma ispatlaması gerekiyor. Ayrıca iş bulma kurumu kişiye, işler öneriyor. 

   Eğer önerilen işi kabul etmezse maaşı kesilebilir veya miktarı düşürülebilir, Almanya'da durum böyle şu an. Ülkemizde ise fabrikalar personel bulamıyoruz derken, on binlerce kişinin ise işsizlik maaşı alması (işe girmediği için) biraz ilginç değil mi sizce de?


Personel bulamama sorunu

   Sonuç olarak şunu diyebiliriz. Yurt dışında yaşamak avantaj mı diye soru gelirse bizlere, duruma göre avantajı da var, dezavantajı da var deriz.

   İş hayatı ile ilgili bir yazımızın sonuna geldik. Bu yazımızda yurt dışından örnekler vererek, orada yaşamın nasıl olduğunu anlatmak istedik. Başka bir yazımızda daha görüşmek üzere, hepinize Teşekkür eder, Saygılar sunarız...



   Kaynaklar; trcooltext resimler, yurt dışında çalışmak, avrupa'da asgari ücret nedir, avrupa'da asgari ücretler, kıdem tazminatı neye göre veriliyor, kıdem tazminatı nasıl hesaplanır, kıdem tazminatı kimlere verilir, yurtdışında yaşamak istiyorum, yurt dışında yaşamak için, yurt dışına yerleşmek için, eleman aranıyor, eleman arayan fabrikalar, işçi arayan fabrikalar, vasıfsız eleman arayan fabrikalar, ANALİZLER, iş beğenmemezlik.

23 Haziran 2022 Perşembe

Yeşil Ormanlar, Orman yangını Nedir, Orman yangını Nedenleri

   Yeşilliğin ve temiz havanın merkezi, kuşlar ile canlıların yaşam alanıdır ormanlarımız. İnsanlar hayatta sıkıldıkları an, yemyeşil ormanlarda yürüyünce üzerindeki stres bir anda uzaklaşıyor ve kendini mutlu hissediyor. Ormanlarımız için sayfalar dolusu yazılar yazsak, kıymetini anlatamayız. Ayrıca ormanlara girdiğimizde oradaki canlıların sesleri, ruhumuzu adeta dindirmektedir. Kısaca hayat ormanlarımız sayesinde güzeldir, ormanlar hakkında bilgiler, orman yangınları ile ilgili yazı.

  Ayrıca Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur; 

 - Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile, elinizdeki fidanı dikin.

   Bu Hadis-i Şerif ile fidanın ne kadar önemli olduğunu anlamaktayız. Bugün ekilen milyonlarca fidan, yarının büyük ağaçları ve ormanları olacaktır.


Ormanlar hakkında bilgiler

   Kısa bir giriş yaptıktan sonra bu yazımızda, ormanlarımızın hemen hemen her sene başına gelen durumundan bahsedeceğiz. Yaz ayları geldi mi Türkiye'de orman yangınları haberlerini duymaya başlıyoruz. 

   Orman yangını nedir, orman yangınları nedir: Serbest bir biçimde yayılan, ormanın içinde yaşama birliği içinde bulunan canlı ve cansız varlıkları yakarak yok eden ateşe denilir.

   Bu yangınların çıkış nedenleri 6 ana grupta toplanmaktadır. Önce bu 6 grubu kısa özetleyerek yazalım, daha sonra ise analiz yazımıza başlayalım.

ORMAN YANGINI NEDENLERİ

1) Bilinmeyen yangınlar; Çıkış sebebi belirlenememiş olan yangınlar.

2) Doğal yangınlar; İnsan faktörünün olmadığı yangınlar.

    Yıldırım, volkanik faaliyetler ve gaz emisyonu.

3) Kaza; İstemeden veya dolaylı olarak ateş kullanımı nedeniyle oluşan yangınlar.

    Elektrik hatları, demiryolları, araç yangınları, çalışmalar (makine ve araçların çıkardığı kıvılcımlar), silahlar, kendiliğinden yanma, diğer kazalar.

4) İhmal; İnsanların kullanımı nedeniyle istem dışı çıkan yangınlar.

- Ateş Kullanımı; Bitki örtüsü, tarımsal faaliyetler, atık yönetimi, rekreasyon faaliyetleri (piknik ateşi), diğer ateş kullanımları.

- Parlak Nesne Kullanımı; Havai fişek, sigara, sıcak küller, diğer parlayan nesne kullanımları.

5) Kasıt; İnsanların kasten yakması sonucu oluşan yangınlar.

- Sorumlular; Rant, uyuşmazlık, vandalizm, heyecan duyma, suç gizlenmesi, aşırılık, bilinmeyen motivasyon.

- Sorumlu olmayanlar; Akıl hastalığı, çocuklar, tanımlanamayan kundakçı.

6) Yeniden yanma; Söndürüldüğü düşünülen alanın yeniden alevlenmesi.

   Teknik kısımları yazdıktan sonra şimdi gelelim analiz yazımıza başlamaya. Doğal olan yangınlara bizlerin yapacağı fazla bir şey yoktur. Ama diğer yangınlara yapacak çözüm yollarımız vardır. Bunlar için Orman Genel Müdürlüğü'müzün yetkili personelleri zaten fazlasıyla üzerinde çalışmaktadırlar. Şimdiden tüm çalışanlara çok Teşekkür ediyoruz. 

   İhmallerden yangınların çıkmaması için biz vatandaşlar olarak neler yapabilir, neler edebiliriz onlara önce bir bakalım. Sonra konumuza kaldığımız yerden devam ederiz.

  İHMALLERDEN YANGINLAR ÇIKMAMASI İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

- Ormanlara kesinlikle çöpler atmamalıyız (kağıt, naylon, cam, pet şişe..vs..).

- Ateş çıkarabilecek nesnelere karşı çok dikkatli olmalıyız (kibrit, çakmak).

- Arabalarımızla orman içinde kaza yapıp, yangına sebebiyet vermemeliyiz.

- Silahlarla bir şekil yangına sebebiyet vermemeliyiz.

- Anız yakmamalıyız.

- Piknik veya mangal ateşi güvenli şekilde yakılıp, söndürülmelidir.

- Havai fişek gibi ürünleri ormana götürmemeliyiz.

- Ormanlarda kesinlikle sigara içip, izmaritini atmamalıyız.

   İhmallerden eğer yangınlar çok çıkarsa, ormanlara insanların girişi ya zorlaştırılır, yada yasaklanır. Buda bizlerin ormanlardan faydalanmasına engel olur. O yüzden her şey bizim elimizdedir, dikkatli olalım. Şimdide kasıtlı orman yakma üzerine durmak istiyoruz.

   KASITLI ORMAN YANGINLARI OLUR MU?

   İnsanlar yemyeşil ormanları bilerek, isteyerek yakar mı? Normal düşününce kesinlikle hayır deriz. Ama önceden yakıp yakalananlar olduğu için, yapanlar olmaktadır. Peki ormanlarımız yakılınca neler oluyor, ona bir bakalım.

  ORMANLAR YAKILINCA HAYATIMIZDA NELER OLUR, Orman yangını Türkiye, Orman yangınları Türkiye, Ormanlar yanarsa ne olur?

- Uzun yıllar boyunca büyüyen ağaçlar, 3-5 saatte yanıp kül olabilir.

- Yıllardır yapılan bütün emekler, bitmiş olur.

- Nefes aldığımız havanın  %78'i azot, %21'i oksijen ve %1'i diğer gazlardan oluşmaktadır. Bu %21 oksijeninde belli kısmını ormanlar sağlamaktadır. Ormanlar yanarsa oksijen dengesi bozulur.

- Hava kirliliğini önler, yanarsa kirlilikte artar.

- Ormanlar gürültüyü azaltmaktadır, yanarsa gürültü artar.

- Bir çok canlı yaşar, yanarsa bu canlılarda ölebilir. Ölürlerse bunun vebali çok büyüktür.

- Ormanlardaki ağaçlar selleri engeller, yanarsa seller artar.

- Havadaki tozları süzer, yanarsa tozlar artar.

- Ormanlar yazın sıcağı azaltır, kışın ise sıcaklığı artırır (soğuğu azaltır). Yanarsa denge bozulur.

- Radyasyonu önler, yanarsa az önler.

- Hastalıkta kullandığımız ilaçların belli kısmı orman kaynaklıdır, yanarsa az kullanırız.

- Ormanlarda çok gezen insanlar daha sağlıklı oluyor, yanarsa olamayız.

- İnsanlara iş kapıları açmaktadır, yanarsa iş kapısı azalır.

- Ormanlar yeraltı su kaynaklarına yardımcı olurlar, yanarsa olamazlar.

- Mobilya sanayisinde kullanılan ürünlerin ham madde kaynağı ormanlardır, yanarsa kaynak azalır.

- Ormanlar yağışların artmasına sebep olur, yanarsa yağışlarda azalır.

  Saymakla bitiremeyeceğimiz faydaları olan ormanlarımızın kıymetini, bu maddelerle daha iyi anlamış olmaktayız. Şimdi ise eğer birileri ormanlarımızı kasten yakıyorsa, onlara karşı neler yapılmalı. Bunları öneriler halinde yazalım.

   KASTEN ORMANLARI YAKANLAR ve ÖNERİLERİMİZ

   Önce şu 4 soruyu soralım, sonra önerilerimizi yazalım.

1) Ne hikmetse yangınlar akşam saatlerine yakın çıkıyor, bu bir tesadüf mü?

2) Ne hikmetse rüzgarın hızlı olacağı günlerde yangınlar çıkıyor, bu tesadüf mü?

3) Havanın en sıcak olacağı zamanlarda yangınlar çıkıyor, bu tesadüf mü?

4) Yağmurun yağacağı bir günde, yağmur başlamadan önce çıkan büyük yangınlar gördünüz mü?

  Bu 4 soruya göre birileri eğer kasten ormanları yakıyorsa, bizlerin önerileri şöyle olacaktır.

  ÖNERİLERİMİZ:

-Eğer birileri kasten yaktıysa, ömür boyu hapis cezası olmalı.

- Ormanlarda bir sürü canlının ölümüne sebebiyet verdiği için, gerekirse cinayet suçu işlemiş gibi yargılanmalı.

- Ormanlarda oluşan tüm zararlar %50 fazlası ile, yakanlardan tahsil edilmeli.

- Eğer yakanların üzerlerine kayıtlı mal varlığı yoksa, ailesi sorumlu olmalı. Çünkü eğer birileri bunlara yaptırdı ve konuşmuyorlarsa parasal zararın ucu ailelere gelince, aileler yaptırtanlar hakkında bilgiler verir. Çünkü yapanın çevresini en iyi aileleri bilir.

- Eğer ormanları yakanlar 3'den fazla ve onların bağlantılı olduğu kişiler varsa, oluşan zararın en az 10 katı bunların hepsinden ve ailelerinden tahsil edilmelidir. Böylece bundan sonra başka kimseler, yakmak için cesaret etmeye kalkmasın.

- Ormanlarımızı yakanları, orman yangını söndükten sonraki 1 hafta boyunca o ormanda askerler eşliğinde yalnız bırakmalı. Bakalım olanları görünce, vicdanları ne yapacak?

- Devletin yetkili birimlerinin verdiği bilgilerin tam tersi yalan haber yapıp milleti provoke etmeye çalışanlar hakkında, gerekli cezalar artırılmalıdır.

- Provoke etmeye çalışıp, çalışanların moralini bozarak yangının uzamasına sebep oldukları için, bu kişilerden de zarar tahsil edilmelidir.

- Birileri eğer ormanlarda yangın çıkarmaya çalışıyor ve bunu da başkaları görüyorsa Whatsapp ve Bip gibi uygulamalardan canlı bildirim olmalıdır. Yani yangın çıkarmaya çalışan kişinin resmi çekilip, konum ile beraber 112 veya başka belirlenecek bir numaraya bunlar gönderilebilmelidir. Gönderen kişinin bilgileri %100 gizli kalmalı bunu sadece Devletimiz ve yetkili kurumları bilmelidir. Bu uygulama başlarsa, herkesin cebine bilgilendirme mesajı olarak gönderilmeli ki, herkes bilsin.

   YANGIN SÖNDÜRME ÇALIŞMALARI

   Her ne sebeple orman yangınları çıkarsa çıksın, devletimiz gerekeni yapmaktadır. Şu an ısıya duyarlı İHA araçları ile ormanlarımız 7/24 denetim altındadır. İha'lar 60 km uzaklıktan tespitler yapabilmekte olup, herhangi bir yerde yangın tespit edilirse Ankara'daki yangın kontrol merkezine durum bildirilir. Sonra hızlıca gerekli diğer birimlere, gerekli bildirimler yapılmaktadır. Bildirimler yapıldıktan sonra Devletimiz teknolojiyi de kullanarak yangın söndürme çalışmalarına çok hızlı şekilde başlamaktadır, dakikalar içinde. Bu çalışmalarda neler görev alır, onları yazalım:

- Yangının büyüklüğüne göre binlerce personel (bunlar içinde sadece bu işler için yetkilendirilmiş Orman Genel Müdürlüğü'nün yüzlerce özel görevli personelleri vardır).

- Onlarca İha, uçak ve helikopterler.

- Yüzlerce arazöz (arazi koşullarında hareket eden traktör veya kamyon türündeki taşıta, su tankı veya sulama sistemi monte edilmesiyle oluşan araçlardır).

- Onlarca itfaiye araçları.

- Onlarca su tankeri.

- Polis ve Jandarma TOMA'ları (tazyikli su fışkırtıyor).

- Yüzlerce diğer kamu kurumlarının araçları .

- Onlarca dozer, OGM'nin ve diğer kurumların dozerleri.

- Onlarca iş makineleri.

- Yakıt tankerleri.

- Vidanjörler.

- Mobil baz istasyonları.

- Sahil güvenlik botları.

- Ambulanslar.

   Devletimiz bu kadar seferber olup, yangınları söndürmeye çalışırken birilerinin bilgisayar başına geçip, sosyal medyadan provokasyon tarzı yazılar yazması onların işi çok iyi bildiğini gösteriyor demektir! Lütfen bu kişiler bilgisayar başında zaman kaybedeceklerine, gidip o yangının içine girsinler ve 10 dakikada yangını söndürsünler! Madem o kadar kolay ve bilginiz çok, hemen sizleri bekliyoruz orman alanlarına, başka bir şey demiyoruz. Bilgisayar klavyesiyle yazmakla, yangınlar sönmez!

   Bilgisayardan böyle yazılar yazmak veya medyaya demeçler vermek, orada çalışan binlerce görevlinin çalışmalarını nasıl demoralize eder, hiç düşündünüz mü? Bunu hiç unutmayınız, çünkü günün birinde sizlerin de bu görevlilere işiniz düşebilir ve onlar sizlere de yardım edebilir. Lütfen biraz empati yapın, çalışanların emeklerine değer verin. Onlara moral vermeyecekseniz eğer, bari kolaylıklar dileyin. Bizler tüm görevlilerimize Allah yar ve yardımcıları olsun, kolay gelsin diyoruz.

   Yangınlar için şu da yapılabilir. Denizlerden ormanlara doğru yollar açılıp, buralara 1 metrelik borular döşenmeli. Sonra ormanlar içinde onlarca yeraltı havuzları yapılıp, borularla gelen sular bu havuzları doldurmalı. Herhangi bir yangında havuzdaki motorlar anında çalıştırılıp, oradaki araçlarla yangınlara hızlı şekilde müdahale edilebilir. Gerekirse havuzlara köpük atılıp, köpüklü suda ormanlara sıkılabilir. Dolayısı ile havuzdaki su hiç boşalmaz. Bir yandan ormanlara serpilir, bir yandan ise denizin derinliklerinden sular havuzlara doldurulur.

   Ayrıca bu orman yangınlarına ilave son zamanlarda buğday tarlalarının da yandığını duymaktayız. Buğday demek un demek, ekmek demek, börek ve çörek demektir. Kısaca yiyeceklerimiz demek, karnımızın doyması demektir. Birileri bunları da kasten yakıyorsa onları Allah'a havale ediyoruz. Yapanlarında bulunup, orman yangınlarındaki önerilerimizle birlikte cezalandırılmasını herkes gibi bekliyoruz.

   Merak edilen bazı sorular ve cevapları:

* Helikopter ne kadar su taşır, helikopterler ne kadar su taşır, helikopter kaç ton su taşır, helikopter su tankı kaç ton: Bir seferde 2-3 ton arası su alabilen helikopterler, 1 saatte 5 ile 8 sorti yaparsa, ortalama saatte 10 ile 20 ton arası su atabilir.

* Kasten orman yakanlara ceza önerileri nelerdir: Üst tarafta detaylıca anlattık önerilerimizi.

   Ülkemizin 2 güzel değeri vardır. Masmavi suları ve yemyeşil ormanları. Su hayat demektir, ormanlar ise hayatımızın güzellikleri demektir. Hayatımıza güzellikler katan ormanlarımız ile ilgili yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Yazımızı önce okuyup, sonra başkalarının okuması için arkadaşlarınıza gönderdiğiniz için şimdiden hepinize teşekkür eder, başka yazılarımızda görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: ogm site, diyanet site, iha, orman yangınlarının sebepleri, orman yangınlarının sonuçları nelerdir, orman yangınlarının doğal nedenleri, orman yangınlarının zararları, orman yangın çeşitleri nelerdir, kasıtlı orman yangınları, orman yangınları kaza, orman yangınları ihmal, orman yangınları çıkış nedenleri, orman yangınları neden çıkar, orman yangınları neden ortaya çıkar, çıkan orman yangınları, orman yangını çıkış nedenleri, orman yangını neden çıkıyor, yangın çıkmaması için alınacak önlemler nelerdir, yangın çıkmaması için neler yapmalıyız, yangın çıkmaması için alınan önlemler nelerdir, yangın çıkmaması için alınabilecek tedbirler, yangın çıkmaması için neler yapılmalıdır, ormanlar yanarsa neler olur, orman yangını zarar, orman yangını söndürme uçakları, orman yangını söndürme sistemleri, YEŞİL ORMANLAR, orman yangını söndürme araçları, orman yangını söndürme malzemeleri, orman yangını söndürme helikopteri, ORMAN YANGINI NEDİR, orman yangınlarıyla mücadele nasıl olmalı, orman yangını söndürme teknikleri, yangında neresi aranır, orman yangınlarını önlemek için neler yapılabilir, orman yangınları ile mücadele yöntemleri, orman yangını neyle söndürülür, yangın nasıl söndürülür, yangın söndürme nasıl yapılır, orman yangını önlemek için ne yapılmalı, orman yangının sebepleri nelerdir, orman yangınından korunmak için neler yapmalıyız, orman yangınlarında yapılması gerekenler, orman yangınları sırasında yapılması gerekenler, orman yangınlarına müdahale yöntemleri, orman yangınlarını önlemek için neler yapmalıyız kısaca, orman yangınlarının önlenmesi, orman yangınlarının nedenleri, yangınla mücadele, orman yangınları nedir kısaca özet, yangınların nedenleri nelerdir, orman yangınları sonuçları, ANALİZLER, orman yangını zararları.

6 Haziran 2022 Pazartesi

Çek ve Senet yerine Çek Kart, Ticarette ÇekKart ne işe yarar

   Ticaret yapmak bir yandan zordur bir yandan da güzeldir, ama ticareti yapan esnaflar artık yorulmaya başladı. Bu yorulma çalışmaktan değil de ödenmeyen çek ve senetlerden dolayı zihnen yorgunluktur. Bu durum aynen sakal-bıyık misali gibidir. Ne tarafa bakarsanız bakın, ayrı bir durum ortaya çıkmaktadır. Biz bu konuyu 2 taraf  (alıcı-satıcı) içinde analiz ederek yazacağız.

   Borcunu ödeyemeyip hapse girecek olan esnaf ve iş insanları vardır. Burada gerçekten zor durumda olup ta ödeyemeyen kişiler çoğunluktadır. Ama bilerek borcunu ödemeyen veya uzatıp ta ödemek istemeyen kişilerde vardır. Bu tarz kişilerin yaptığı durumlardan dolayı, ürün satan toptancılar herkese karşı soğumaktadır. Çünkü borcu ödenmeyen esnaf karşı tarafla mahkemelik olsa ve o an üzerinde kayıtlı ev, araba, arazi..vs.. bulunamazsa, alacağı yıllarca sürebilir.

       
Çek senet problemleri

   Bir tarafta iyi niyetle borcunu ''ödeyemeyenler'' bir tarafta ise bunu meslek haline getirip ''ödemeyenler''. Bunun sonucunda olan mahkemelere oluyor. Çünkü on binlerce, yüzbinlerce dava açılıyor ve mahkemelerin iş yükü artıyor. Böyle olunca da mahkemede davası olan diğer insanlarımızın, dava süreleri uzuyor. Dolayısıyla davaların sonuçlanması yıllar alabiliyor, durum böyle olunca da insanlar hayattan soğuyabiliyor.

  Çek ve Senet Ödenmemesi İle İlgili Karşılaşılan Durumlar Şöyledir

- Senetlere atılan imzaların inkar edilmesi, sahte imza.

- Karşılıksız çek kesmek.

- Çek ve Senet evrakı olmayan alacak durumlarında borçlu olan kişinin her hangi bir sebep ortaya sürerek, itiraz yolu ile haczi anında durdurabilmesi.

- Bu ortaya sunulan sebep yalan olsa bile haczi durduruyorlar. Mesela birisi faturalı bir işte borç ödenmediği için, haciz işlemi başlatıyor. Borçlu olan, ben faturayı almadım, görmedim diyerek (e-faturadan önce oluyordu bu tarz durumlar) itiraz ediyor ve haciz duruyor (halbuki faturayı alıp, işlemiş).

- Bu durumda alacaklı mecburen mahkemeye dava açmak zorunda, bu borçlu kişi için zaman kazanma taktiği demektir. Bir bakıma da dava bitene kadar, parayı kullanmak demektir!

- Alacaklı firma dava açmak için bir sürü para harcayacak.

- Açılacak dava yaklaşık 2 yıl sürebilir.

- Dava bitene kadar, alacaklı olan firma, kendi borçlarını nasıl ödeyecek?

   Kısaca eğer birinden alacağınız var ve ödemiyorsa, işiniz kolay değil. Bir yandan sizin alamadığınız paralardan dolayı, yapacağınız ödemeler aksayacak, bir taraftan da hukuki olarak almaya kalksanız bir sürü prosedürler ve zaman kayıpları olacak.

   Empati yaparak başka bir örnek yazalım, sizin bir esnaf olduğunuzu düşünelim. Sizler bir ayda 50 tane iş yapıp, çek aldığınızı varsayalım. Bu 50 çekide ürünleri aldığınız fabrikalara verdiğinizi düşünelim. Ama çek tarihleri gelince 10-15 tane çek ödenmedi. Ne yapacaksınız? 

   Karşı taraflar ödemiyor, ama sizler bir şekil fabrikalara ödeme yapmalısınız. Yoksa daha fabrikalardan ürün alamazsınız. Ürün alamayınca satışlar yapamayacaksınız. Belki de bu durum sizi iflasa kadar götürecek. Siz iyi niyetlisiniz, paranız olsa hemen ödeyeceksiniz. Ama sizin ürün verdiklerinizden ödemeyenler var ve rakamlar büyük. Onlar yüzünden, kaybeden siz olacaksınız. Bu örnek ile konu şimdi daha iyi anlaşıldı, değil mi? 

   Veya günlük hayattan bir örnek verelim, herkesi ilgilendiren. Sizden biri borç istedi 3 aylığına, sizde bir şekil ayarlayıp verdiniz. Ama 3 ay sonra para geri gelmedi istediğiniz de ise param yok olunca veririm derse, sizler ne yaparsınız? Belki de paranız 1 seneye gelmeyecek, ayrıca bu borcu siz birinden alıp, isteyen kişiye vermişte olabilirsiniz. O yüzden sizin hemen ödeme yapması gerekiyor. Yoksa güven kaybedeceksiniz. Bu durumda paranız geri gelmediği için siz karşıya nasıl ödeyeceksiniz? Bu detaylara göre konuyu biraz empati yaparak düşünün deriz.

   Peki o zaman çözüm ne olmalı, hem alıcı, hem de satıcı firmalar için?

   Bizce çözüm ÇEK ve SENETLER tamamen kalkmalı, yerine ÇEK KREDİ KARTI (Çek Kart) getirilmelidir.

   Peki bu Çek Kredi Kartı nasıl olmalı, ne avantajları olmalıdır? Onları yazalım.

  ÇEK KARTLARINDA OLMASI GEREKENLER

   Çek kart nedir, Çek kart ne demektir, çekkart nedir, çekkart ne demektir?

- Aynen perakende ürün alırken kullandığımız kredi kartının ödeme mantığında olmalı.

- Yani alıcı firma çek kart ile ödeme yapınca, alıcı firma parasını bankadan tahsil etmelidir.

- Satıcı firma parasını bankaya ödemeli, ödemezse normal kredi kartlarında nasıl tahsilat yapılıyorsa banka o şekilde alıcıdan tahsilat yapmalıdır.

- Yani alıcı ve satıcı ödeme noktasında karşı karşıya kesinlikle gelmemelidir.

- Bankalar herkese kredi kartı nasıl vermiyorsa, her esnafa da bu çek kartı vermemelidir.

- Böylece piyasada ödenmeyen borç durumu azalmış olur.

- Satıcı firma ürünü teslim ederek, para tahsilatı ile ilgili aklında soru işareti kalmayacak.

- Böylece sirkülasyon artar, güven artar.

- Çek kart ile ödeme yapılırken 2-3 çeşit güvenlik aşaması olmalıdır (alıcı ve satıcının telefonlarına şifreler, bankalar arası online onay şifreleri verilmesi gibi).

- Çek Kart için Devlet ortak bir sigorta havuzu oluşturmalı.

- İşini düzgün yapanlara bu havuzdan destek olunmalı, ödeme zorluklarında.

- İşini düzgün değil de, yanlış yapanlar ticaretten 5 yıl men cezası almalı.

- Bu ceza alanlar kendi ailelerinden biri üzerine, başka firma kuramamalıdır.

   Detayları yazdığımız bu sistem eğer uygulanabilirse, ticarette çekim geri döndü, senedim ödenmedi gibi durumlar ortadan kalkar. Dolayısı ile mahkemelerdeki davaların çoğu kısmı da  biter. Ticaret yapanlarda param acaba ödenir mi diye bir endişe duymadan ticaretlerini artırır. Ticaretler artınca kazanan Milletimiz ve Devletimiz olur. Böylece borcunu ödeyemeyenler ne hapse girer, nede parasını alamayanlar iflasa varan sıkıntılarla baş başa kalırlar.

   Ayrıca esnaflar mahkemelerle uğraşmak istemiyor. Bu yazımızı hem Ticaret, hem Maliye hem de Adalet Bakanlığımızın yetkilileri inceleyip uygulanabilme durumu olursa, ticaretin önündeki bu sorun tamamen kalkmasa bile büyük oranda azalır, herkes rahat nefes almış olur. Böylece çek senet tahsilatı cezası gibi işlemlerle kimse fazladan uğraşmaz.

  Ayrıca senetler kalkarsa, şu sorularda bitmiş olur:

- Dolu senet örneği nedir.
- Senet şekil şartları nedir.
- Senet nasıl olmalıdır.
- Senette olması gerekenler nedir.
- Senette adres zorunlu mu.
- Senet nasıl ödenir.
- Hafta sonuna gelen senetler nasıl olur.
- Pazartesiye gelen senet ne zaman ödenir.

   Epeydir yazmayı düşündüğümüz yazımızın sonuna geldik. Umarım bir faydası olur, Milletimize ve Devletimize. Herkese teşekkür eder, başka bir yazımızda daha sizlerle görüşmek üzere herkese Saygılar Sunarız...



   Kaynaklar: trcooltext (resim), çek kart, çekkart nedir, çek kart nedir, çek kart ne işe yarar, çek senet sorunları, çek senet problemleri, çek sorunları, senet sorunları, çek problemleri, senet problemleri, çekkart önerileri, çek kart ticaret, ÇEK ve SENET YERİNE ÇEK KART, çek kart banka, TİCARETTE ÇEKKART NE İŞE YARAR, çekkart banka, çek kart neler yapabilir, çek karnesi, kartçek, çek senet nedir, ANALİZLER, çek kart nasıl olabilir.

8 Mayıs 2022 Pazar

Dünyada Uluslararası Göçleri Kimler İstiyor, Mülteci nedir

   Tam 1 yıl önce bir yazı yazmıştık, yazımızda dünyada yapılan büyük planlardan bahsetmiştik. Bu planların 5,10,20,40 ve 80 yıllardan oluştuğunu söyleyip, örneklerde vermiştik. O yazımızın tamamını okumak isteyenler bu linke bakabilir. Bu yazımızla bağlantılı epeydir yazmayı düşündüğümüz bir konuyu yazmak, sizlerle şimdiye nasip olacak İnşallah.

   Bildiğiniz gibi gündem bu aralar baya dolu. 2023 seçimlerine fazla kalmadı, dolayısı ile gündem daha da yoğun olacak ileride. Gündemin yoğun olacağına dair 21 Nisan 2022'de sosyal medya twitter adresimizden bir tweet yazmıştık, aynen şöyle idi:

- Önümüzdeki 20 ay büyük Türkiye için, çok önemli.

Bunu da üçe ayıralım.

İlk 6 ay + 8 ay + 6 ay.

Şu an için önümüzdeki 6 ay çok önemli.

Sabır, dua, tevekkül.

Burada ki 6 ay + 8ay + 6 ayı biraz daha açarsak, oda şöyle olur:

30 Ekim 2022 + 30 Haziran 2023 + 30 Aralık 2023.

   Biz bu tweeti yazdıktan sonraki 10 gün içinde gündem bildiğiniz gibi yoğunlaştı, çünkü 2023 seçimleri yanaşıyor. Hatta tam 1 sene önce (mayıs 2021) başka bir yazımızda büyük bir iddiamız vardı, Cumhurbaşkanı adayları ile ilgili. Böyle tarih vererek yazan başka bir site yok, 1 sene öncesinden. Bu iddiamıza da az bir zaman kaldı. Bu yazımızı okumak isteyenlerde şu linke bakabilir.

   Gerek ilk yazımızı, gerekse bu iddiamızı okuduktan sonra şu an yazacaklarımız çok daha kolay anlaşılacaktır. Çünkü hepsi birbiriyle bağlantılıdır. Yani birileri uzun vadede planlar yapar, önemli zamanlar yaklaşınca ise (bizde şu an 2023 seçimleri) bu uzun vadeli planlarından bazılarını devreye alırlar.

   Peki birilerinin uzun vadeli planlarından birisi ne olabilir? Bunu anlamak için son 30-40 yıla hızlı bir göz atıp, günümüzde medyada konuşulanlara bakmak yeterli olacaktır. Biraz düşününce, sizlerde hemen cevabı bulacaksınız. Cevap, dünyadaki uluslararası göçler.

  Göç çeşitleri nelerdir ile alakalı, önceden hazırladığımız başka yazımız vardı. İsterseniz o yazımızı bu linkimizden bir okuyalım, sonra yazımıza kaldığımız yerden devam ederiz. 

   Uluslararası göç nedir: İnsanların yaşadığı ülkeden başka ülkeye, yasal veya yasal olmayan yollarla gitmesine denir.

       

Dış göç nedenleri


   Konuyla ilgili analizimize geçmeden önce şu 3 kelimenin tarifine bakmak lazım.

  Mülteci Sığınmacı arasındaki fark nedir, mülteci göçmen farkı nedir, göçmen mülteci sığınmacı nedir diye sorular sorulursa, önce tariflerine bakmak lazım.

   Mülteci Nedir, mülteci ne demek: Bir ülkesi, dini, ırk ve etnik kökeni olan insanların korkuyla (savaş, zulüm görme ..vs..) kendi ülkelerinden zorunlu ayrılıp, geri dönemeyen veya dönmek istemeyen kişilere denilir. Gittiği ülkeler bunlara belirli haklar tanıyıp, temel ihtiyaçlarını giderir. Bunlara uluslararası anlaşmalarla özel statü ve hukuki korunma sağlanmaktadır.

   Sığınmacı Nedir, sığınmacı ne demek: Mültecilerin haklarından resmi olarak faydalanamayan kişilere denir. Yani kısaca özel statü ve hukuki korunma almak için, sıra bekleyen kişilere denilir.

   Göçmen Nedir, göçmen ne demek, göçmen diye kime denir, göçmenin anlamı nedir, göçmen kimdir: Kendi hür iradesi ile belli nedenleri gerekçe göstererek ülkesinden ayrılan kişilere denilir. Mülteci ile farkı bunda gönüllülük vardır, mültecide ise zorunluluk yani canı söz konusudur.

   Şimdi gelelim analizimize.

   Dünya'da jeopolitik konum olarak en önde gelen ülkelerden biri hiç şüphesiz Türkiye'dir. Bu yüzden böyle önemli bir konuma sahip ülkeye, başka ülkelerin seyirci kalması beklenemez. Bir atasözümüz ''su uyur, düşman uyumaz'' der, yani bizler her zaman uyanık olmalıyız.

   Son 30-40 yılda olanlara bakınca dünyadaki büyük planlardan birini rahatlıkla görebiliriz. Nedir o plan? Kendi ülkelerinde rahat ve huzur içinde yaşayan insanlara karşı yapılanlardan dolayı, insanların küresel göçlere zorlanmalarıdır. Peki yıllar içinde neler oldu, onlara sırayla bir göz atalım:

- 1989 yılında Bulgaristan'da bulunan Türklerin isimlerini değiştirmeye çalıştılar, camileri mühürlendi. İnsanlar baskı altında yaşamak durumunda bırakılarak, göç yapmalarına sebep oldular.

- 1990 yılında Irak'taki 1 .Körfez savaşı sonucu oluşan göçler.

- 2003 yılında Irak'a huzur getireceğiz diyenlerin, ülkeyi harabeye çevirdikten sonra oluşan göçler.

- 2011 yılında Beşşar Esad'ın Suriye halkına yapmaya başladığı iç savaştan dolayı oluşan göçler.

- Afganistan'da oynanan oyunlardan dolayı ülkesinden göçe zorlananlar.

- Diğer bazı ülkelerdeki gençlerin daha büyük paraları başka ülkelerde kazanarak, çok mutlu olacaklarına dair gençlere adeta hipnoz edici telkinler verilerek onların göç yapmasını sağlamak.

   Şimdi gelelim aklımıza gelen deli sorulara. Biz soruları yazalım, sizlerde son 30-40 yılda olanları düşünerek, kendinizce vereceğiniz cevaplarla analizimizi bitirelim.

  AKILDAKİ DELİ SORULAR

- Hangi yabancı ülkeler 30-40 yıldır çevremizdeki ülkelerin iç işlerini karıştırıp, ülkemize göçlerin olmasını sağladı?

- Bu ülkelerin asıl amacı nedir?

- Küresel göçlerle hangi büyük planları yapıyorlar?

- Türk halkının en büyük özelliklerinden olan yardımseverliğini, birileri göçlere sebep olarak bizlere karşı koz olarak mı kullanıyor?

- Ülkemize çevre ülkelerden göçlerin artırılarak ülkemizi gerek ekonomik, gerekse de sosyolojik olarak zorlama planlarınız ne durumda?

- Ülkemiz için göçlerle yaptığınız planların, bir gün sizlere döneceğini bilmiyor musunuz?

- Yani bizlere yönlendirdiğiniz göçler, bizden çıkıp Avrupa ve Amerika'ya da uzanabileceğini unutmuyorsunuz değil mi?

- Ha bire göçlerle ilgili konuşan Amerika ve Avrupa ülkeleri, niçin göçlerin olduğu ülkelere yardım etmeyip, göçlerin olmasını destekler gibiler?

- Mülteciler konusunda Avrupa Birliği'nin verdiği parasal yardım sözleri, niçin tutulmuyor?

- Irak'a özgürlük getireceğim diyen Amerika, o özgürlüğü kendi ülkesine niçin getirmiyor?

- Yakında İran'da da karışıklıklar çıkartılıp, insanları göçe zorlama planlarınız var mı?

- Türkiye Suriye'de güvenli bölgeler yapmak için operasyonlar yaparken, birilerinin Türkiye'de mülteciler üzerinden algı yapması (iç karışıklık senaryoları) tesadüf mü?

- Bu algılarla bacasız sanayimiz olan turizmimizi, zayıflatma planlarınız mı var?

- Türkiye'de iç karışıklık çıkartıp bizleri de Suriyeliler gibi mülteci durumuna getirmek, kimlerin planlarında var?

- Dünyada uluslararası göçleri artırarak, ''kıtlık'' planları yapıyor musunuz?

- Dünyanın nüfusu fazla, dolayısıyla azalması gerekir tezini öne sürenler, göçlerin artmasını gizliden destekleyenler mi?

- Türkiye kadar diğer ülkeler niçin, mülteci ve sığınmacılar için çalışma yapmıyor? 

- Türkiye milyonlarca göçmen akımını durdururken, sizler nerede, neyin planlarını yapıyorsunuz?

- Türkiye göçlerin önlenmesi için çözümün güvenli bölgeler yapmak olduğunu defalarca söylerken, Amerika ve Avrupa ülkeleri niçin kulak ardı etti?

- Son 6 yılda ülkemizden yaklaşık 1.5 milyon göçmen ve sığınmacı Türkiye'den ayrılırken, sizler bu konuda neler yaptınız?

- Son 5 yılda yaklaşık 3 milyon göçmenin ülkemize girişi engellenirken, sizler adeta bunları niçin engelliyorsunuz modunda idiniz? 

- Göçlerin %100 bitmesinin tek yolunun, sığınmacıların kendi ülkelerinde huzur ve mutluluk için de yaşaması olduğunu ne zaman anlayacaksınız?

- İklim değişikliği ile topraklar kurak kalacak denilip, insanları korkutarak başka yerlere göç yaptırma planınız var mı? Varsa şunu asla unutmayınız! Dünyayı yaratan Allah C.C.' dur, Allah ne derse o olur.

- Kendi ülkelerinde huzur ve mutluluk içinde insanların yaşaması için, sizin o ülkelerin iç işlerine karışmamalısınız. Bunu ne zaman yapmayı düşünüyorsunuz?

   Sorular, sorular, sorular.

   Daha yazacak çok sorumuz var ama şimdilik bu kadar yeter, anlamak isteyenlere, değil mi?

   Sizlerle birlikte düşünerek önemli bir analiz yazımızın daha sonuna geldik. En büyük umudumuz dünyada hiç kimsenin kendi ülkesini terk etmeden hayatının sonuna kadar yaşamasıdır. Dünya böyle olursa daha hayırlı ve güzel olur. Bunun olmasını istemeyenler, her zaman olabilir. Bu konuda tüm dünya halkı uyanık olmalıdır. 

   Dünyada birileri robotik insanlık istiyor. Bunun için çeşitli salgın planları, göç planları..vs.. planlar yapanlar vardır. Bu yüzden dünyada insanlık birlik olursa, geleceğe herkes huzurla bakıp, mutlu olur. Yoksa mutsuzluk dünyaya hakim olur. Tüm insanların mutlu, huzurlu ve birlik içinde gülerek yaşaması dileklerimizle herkese Saygılar sunarız...


NOT 1: Bu yazımızı 2022 yılında hazırlamıştık. Şu an tarih 1 Mart 2026 ve diyoruz ki, bu göçleri Amerika ve İsrail mi istiyor? Kendilerine alan açılsın, toprak açılsın diye. UYAN Dünya diyoruz!



   Kaynaklar: icisleri site (resimler), iklim değişikliği ve göç, DÜNYADA ULUSLARARASI GÖÇLERİ KİMLER İSTİYOR, göç nasıl önlenir, MÜLTECİ NEDİR,  kuraklık ve göçler, mülteci kime denir, mülteciler ne anlama gelir, mülteci göçmen farkı, sığınmacı ve mülteci farkı nedir, mülteci ve göçmen nedir, türkiye mülteci, göçmen ve mülteci farkı, türkiye'deki göçmenler, mülteci göçü nedir, uluslararası göçmen ne demek, uluslar arası göçler, küresel göçler, dış göç nedir, dış göçler nedir, dış göç ne demek, dış göçler ne demek, dünyadaki göçlerin nedenleri ve sonuçları nelerdir, dış göçün sonuçları nelerdir, dış göç nedenleri ve sonuçları nelerdir, dış göçler nelerdir, gönüllü göç nedir, zorunlu göç nedir, dünya üzerindeki göç türleri nelerdir, göçler çağı, KITLIK, mülteci ne anlama gelir, göçmen ile mülteci aynı mı, göçmen, mülteci sığınmacı nedir, sığınmacı kime denir, sığınmacının anlamı nedir, uluslararasi göç: çeşitleri, nedenleri ve etkileri, uluslararası göç: çeşitleri, nedenleri ve etkileri, sığınmacı göçü nedir, ANALİZLER, göç planları.

12 Nisan 2022 Salı

Pakistan'da neler oluyor, Türkiye Pakistan haritası

   Nüfus bakımından dünyadaki en büyük 2. Müslüman ülke, ülkemizin dost ve kardeş ülkesi, nükleer güce sahip tek Müslüman ülke..vs..Evet bugünkü yazımızın konusu Pakistan. Kardeş ülke Pakistan yüzölçümü, Pakistan'ın yüzölçümü yaklaşık 881.000 km²'dir.

  Pakistan hangi ülkeden ayrıldı, Pakistan ne zaman kuruldu, Pakistan Hindistan'dan ne zaman ayrıldı, Pakistan kaç yılında kuruldu, Pakistan nereden ayrıldı, Pakistan kimden ayrıldı, Pakistan ne zaman bağımsız oldu: Hindistan'dan 14 Ağustos 1947'de. 

  Pakistan hangi din: Nüfusunun %96,6'sı Müslümandır. 

   Yıl 2017, aylardan Temmuz, günlerden 28 idi. Bu tarih Pakistan siyaseti için önemlidir. Çünkü Pakistan Başbakanı Sayın Navaz Şerif'i (Nawaz Sharif) Anayasa Mahkemesi, verdiği bir karar ile görevden almıştı. Partisinin ismi PML-N, PML(N), PMLN, Pakistan Muslim League N, Pakistan Muslim League Nawaz, Pakistan Müslüman Birliği veya Pakistan Müslüman Ligi'dir.

   Mahkemenin verdiği karar için o zamanlar, yargı darbesi deniyordu. Sonra Pakistan halkı gösteriler yapmıştı bu alınan karar için. Daha sonra 13 Nisan 2018 yılında ise Anayasa Mahkemesi Sayın Navaz Şerif'e ömür boyu siyasetten men cezası vermişti.

     
Pakistan komşuları

   Bir ülkenin seçilmiş başbakanı mahkeme tarafından hem görevinden alınmıştı, hem de ömür boyu seçimlere girme yasağı verilmişti. Bu ve buna benzer durumlar ne hikmetse! dünyada Müslüman ülkelerde ve mazlum halkların olduğu coğrafyalarda olmaktadır. Öncelikle bizlerin bu durumu iyice oturup düşünmesi lazım, değil mi? Peki Pakistan niçin bu kadar önemli bizler için?

  PAKİSTAN NEDEN ÖNEMLİ 

- Bizim en büyük dost ve kardeş ülkemizdir.

- Yıllardır kimin başı dara düşse, diğeri ona yardıma gider.

- İslam dünyasında nükleer güce sahip tek ülke.

- Askeri gücünün büyüklüğü.

- Ülkenin bulunduğu konum.

- Büyüme stratejileri Türkiye ile benzer.

   Peki Pakistan Ulusal Meclisi nasıl oluşuyor, onun hakkında kısa bilgi verelim, sonra analizimize devam edeceğiz.

   PAKİSTAN ULUSAL MECLİSİ NASIL SEÇİLİR?

   Pakistan Ulusal Meclisi toplamda (NA) 342 sandalye vardır. 272 tanesi seçimle kazanılır, 70 tanesi ise kadınlar ve azınlıklara ayrılan rezervlerden (seçim olmadan) oluşup, bunlar seçimde vekil çıkartan partilere oranları doğrultusunda, dağıtılmaktadır. 172 tane güvenoyu alan parti veya koalisyonlar, iktidar olmaktadır.

   YIL 2018 ve SEÇİMLER

   Navaz Şerif hakkında alınan kararlardan sonra 25 temmuz 2018 tarihinde seçimler oldu ve Sayın İmran Han (Imran Khan) başkanlığındaki Pakistan Adalet Hareketi, PTI (Pakistan Tehreek-e-Insaf) seçimleri kazandı. 

   Seçimlerde toplam 272 sandalye için yarış oldu. Bunun sonucunda PTI 116 vekil alırken, PML-N ise 64 vekil, Pakistan Halk Partisi (PPP), Butto ailesinin partisi, ise 43 vekil kazanmıştı. Kalan 92 sandalyeyi ise diğer 9 parti ve bağımsız adaylar kazanmıştı. 70 tane ayrılan rezervlerde paylaşıldıktan sonra, tek başına iktidar olacak çoğunluk sağlanamamıştı ve Pti, koalisyon kurarak iktidara gelmişti.

   2018'den 2022 Şubat ayına  kadar yaklaşık 3.5 sene geçti. Sonra 23-24 şubatta Sayın Imran Khan Rusya'ya ziyaret düzenledi. Bu durum Amerika'nın hoşuna gitmedi ve Pakistan'ın Amerika Büyükelçisi ile Amerika Dışişleri Bakan yardımcısı Donald Lu arasında 7 Mart 2022'de geçen bir görüşmede, Imran Khan iktidarda olduğu sürece, ilişkilerimizde ilerleme olması mümkün değil diye bir cümle konuşulmuş. Bundan 1 gün sonra Meclis'te gensoru veriliyor, daha sonra ise koalisyondaki bazı vekiller muhalefet tarafına oy kullanacağını bildirdi. En sonunda güvensizlik oylaması ile 9 nisan 2022'de İmran Khan iktidardan indirildi. Bu yöntemle görevden alınan ilk başbakan oldu, Sayın İmran Khan.

   Bu yazdıklarımız işin teknik kısmı, bizlerin asıl yazmak istediği durum var. 

   5 Nisan'da twitter adresimizden şöyle bir mesaj yazmıştık:

- Şu sorunun cevabını bulursak?

Navaz Şerif'i 2017 yılında Anayasa Mahkemesi kararı ile indirdiler.

Ama 2 gün önce İmran Han'ı indirmek için mecliste, Navaz Şerif'in kardeşi destek verdi.

Bu noktayı çözemedik.

Şu an kim, kiminle?

Yoksa bir perdeleme mi var İmran'a karşı?

 Bu tweeti attıktan sonra gözlemler yaptık, ama bir türlü istediğimiz cevabı bulamadık. 

 Sonra 11 nisanda başka bir tweet daha attık, oda şöyledir:

- Pakistan ile ilgili analiz yazısı olmayacak mı diye düşünenler var. Planımızda var, ama ''aklımıza yatmayan noktalar''da var, o yüzden gözlemliyoruz şu an. Biz medyatik konuları değil, arka planları keşfederek yazmak istiyoruz.

   Bu tweeti attıktan sonra Pakistan'da yeni hükümet için güven oylaması yapıldı ve 174 oy alan Şahbaz Şerif (Shahbaz Sharif ) yeni Başbakan oldu. Şahbaz Şerif, eski Başbakan Navaz Şerif'in kardeşidir.

   Biz yukarıdaki sorumuza tam cevap bulamadık, bazı cevaplar bizleri aşabiliyor. O yüzden en iyisi bekleyip göreceğiz, neler olacak? Hem Pakistan hem de Türkiye için hayırlısı neyse, onlar olur İnşaAllah. Dünya haritası Pakistan Türkiye görseli aşağıdadır.

       
Pakistan haritada nerede

   Pakistan'daki hükümet durumu netleşince bizde yazımızı yazmaya karar verdik. Ve şimdi aklımıza takılan bazı sorularımızı yazarak, analiz yazımızı bitireceğiz. Soruların cevabını herkes kendince bulursa, yazımız amacına ulaşmış olur.

   Pakistan haritada nerede: Görseldeki fotoğrafta görüldüğü gibi İran, Afganistan ve Hindistan'ın arasındadır.

   AKILDAKİ SORULARIMIZ

- 2017 yılında yargı darbesi ile indirilen Şerif'in partisi, şimdi nasıl oldu da benzer durumla kendi iktidara geldi?

- Sebebi ne olursa olsun, iktidarları seçen halkın oylarına neler oluyor?

- Parlamenter Sistemde 5-10 vekil diğer tarafa giderse neler oluyor, canlı olarak tüm dünya gördü mü?

- Neden Türkiye ile arası iyi olan veya iyi olması için adım atan ülkelerde, niçin bu tarz darbe durumları oluyor?

- Pakistan'ın Çin'le olan diyaloglarının artması, niçin Amerika'yı sinirlendiriyor?

- Niçin dünyadaki büyük devletler Parlamenter sistem ile yönetilmiyor da, Başkanlık sistemi ile yönetiliyor?

- Eğer Parlamenter sistem çok iyi ise, dünyanın büyük devletleri, niçin uygulamaya almıyor?

- Büyük devletler niçin Müslüman ve mazlum coğrafyadaki devletler üzerine ha bire darbeler ile hükümetleri değiştirmeye çalışır?

- Büyük devletler niçin dünyadaki ticaret yolları üzerinde yer alan devletleri neden hep kendi kontrollerinde tutmak isterler?

- Sırada başka hangi ülkeler var?

- Önceki konularımızda yazdığımız ''dijital algı'' durumu, Pakistan'da ne kadar yapıldı?

- Dünyayı dijital algı ile yönetmekten, büyük devletler ne zaman vazgeçecek?

- Her gördüğümüze, her duyduğumuza hemen inanmamalıyız değil mi? 

  Pakistan ile ilgili merak edilen bazı sorular ve cevapları:

* Pakistan'da deniz var mı, Pakistan deniz var mı: Denize kıyısı vardır.

* Pakistan Hindistan arası kaç km, Hindistan Pakistan arası kaç km: Yaklaşık 2.200 km. 

* Pakistan Müslüman mı: %96,6.

   Bu arada Pakistan telefon kodu +92, Pakistan plaka kodu PAK, Pakistan telefon numarası örneği 0092'dir. 

   Derinlemesine bir analiz yazımızın daha sonuna yaklaştık. Bu yazıdan çıkaracağımız kısa özet şudur. Dünyada mazlum coğrafya halkları ve Müslümanlar birlik olup ortak hareket etmezse, daha çok darbe tarzı veya farklı versiyon durumları olabilir. 

   Bu yüzden bir yazımızda da söylediğimiz gibi İnşaAllah en kısa sürede Kızılelma Birliği'nin dünyada kurulması gerekir. Bununla ilgili detayları bu linkten okuyabilirsiniz. Yazımızı okuyup, tüm tanıdıklarınıza göndereceğiniz için şimdiden hepinize teşekkür eder, başka bir yazımızda tekrar görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: pmln site, insafpk, google, aa site, imran khan neden indirildi, imran khan neden tutuklandı, PAKİSTAN'DA NELER OLUYOR, pakistan seçimleri neden önemli, TÜRKİYE PAKİSTAN HARİTASI, pakistan'da neler oluyor, pakistan darbe, pakistanda darbe, pakistan'da darbe, pakistanda darbe mi oldu, pakistan'da darbe mi oldu, pakistanda darbe mi oldu, pakistan'da darbe mi oldu, pakistan haritasi, pakistan komşuları haritası, pakistan harita dünya, dünya haritasında pakistan, pakistan haritası dünya, haritada pakistan, pakistan dünya haritası, pakistan haritası ve komşuları, pakistan türkiye haritası, türkiye pakistan haritası, pakistan ne zaman kuruldu, pakistan haritası türkçe, pakistan plakası, pakistan yüzölçümü ne kadar, pakistan bangladeş haritası, pakistan araç plaka kodu, pakistan hakkında, pakistan da ne oluyor, pakistan kaç km2, pakistan hangi devletten ayrıldı, pakistan yüzölçümü ve nüfusu, pakistan ülke kodu, pakistan kaçta kuruldu, pakistan dini, pakistan ın yüzölçümü, pakistan nerede dünya haritası, pakistan alan kodu, pakistan da deniz var mı, harita pakistan, ANALİZLER, türkiye pakistan ilişkileri.

9 Nisan 2022 Cumartesi

Amerika Başkanı Biden görevi mi devredecek, Biden hasta mı

   Dünyanın süper gücü denilen Amerika. Evet bu yazımız Amerika ile ilgili olacak, ama ülkeden değil, başkanı Sayın Biden'dan bahsedeceğiz. 

   2020 Amerikan seçimleri zamanı çok konuşulan bir durum vardı. Biden seçilirse yardımcısı olan Sayın Kamala Harris, gizli başkan olacaktır diye tezler ortaya atılmıştı. Sayın Biden'in görev süresince yaptığı bazı davranışlara dayanarak, bu tezin olabileceği kanaatine vardık. Peki bu nasıl olacak diye sorabilirsiniz şimdi.

      
Joe Biden Kamala

   Sayın Biden, önümüzdeki aylarda sağlık sorunlarım var deyip, görevi yardımcısına devredebilir. Bu ihtimali yüksek görmeye başladığımız için, bu analizimizi yazmaya karar verdik. Buna nasıl kanaat getirdiniz derseniz, Sayın Biden'ın bazen unutkan, bazen çok öksürmesi, bazen yürürken sendelemesi..vs.. gibi durumları örnek gösterebiliriz. Sizlerde iyice bakıp, bu durumları analiz edebilirsiniz.

   Bugünlerde medyaya düşen bir haberi görünce, bu olasılığın daha da arttığını anladık. Çoğu kimse haberi haklı olarak farklı yorumladı, ilk görünüş olarak. Ama biz ilk duyduğumuzda bu konumuzu yazıyorduk, kendi kendimize tamam dedik. Bu haber bizim yazıyı çok destekliyor, ama şifreli mesaj olarak. Peki neydi bu haber, önce ona bir bakalım.

- Rusya'dan S 400 aldı diye Türkiye'ye yaptırım uygulayan Amerika, yine Rusya ile S-400 anlaşması yapan Hindistan'la tam tersi, işbirliğini artırmaya başladı.

   Konunun açıklamasına baktığımız da Amerika'nın Dışişleri ve Savunma Bakanları, Hindistan'daki mevkidaşlarını yine Bakanlar diyaloğu toplantısı kapsamında Washington DC'de ağırlayacak deniliyor. Yani önceden bir kaç ağırlamışlar, şimdi çoğunuz sorabilir bunda ne var? Normal bir toplantı değil mi bu?

   Bizde cevap olarak şu soruları soralım.

- Türkiye'ye S400'ler konusunda yaptırım uygulayan Amerika, niçin Hindistan'a uygulamadı da tam aksine toplantıya çağırdı, niçin Hindistan'a özel ilgileri var? 

- Arka planda neyin gücü var, bu gücü kim veriyor?

   Sitemizi takip edenler ne demek istediğimizi anladı hemen. Çünkü biz 16 ay önceki bir analizimizde Kamala Harris ile ilgili önemli bir detay yazmıştık. Bu yazıyı tekrar okumak isteyenler, bu linke bakabilir. Peki ne demiştik biz o yazımızda kısaca;

- Kamala Harris anne tarafından Hintlidir ve buna gizli asıl başkanda deniliyor''. Bunun yanında 2030 yılı tahmin edilen ekonomik büyüklükler ile ilgili bir tabloyu da bu yazıda verdik ve önemli bir iddiada yazmıştık. Sonra Amerikalı kimin hanımı Çinli diye yazmıştık? Detayların hepsini 16 ay önceki yazımızdan okuyabilirseniz, şu anki durumlarla daha farklı düşünebilirsiniz.

   Şimdi anladınız mı, niçin Hindistan'a yaptırım değil de, tam tersi işbirliklerinin yapıldığını. Çünkü bunu isteyen Kamala Harris, belki yakında direkt Amerika Başkanı olabilir. Çoğunuza hayal gelebilir ama olursa, bu yazımızı hatırlarsınız.

   Peki bu durum olursa tahmini ne zaman olabilir?

   Bize göre 2 tane olabilecek zaman var, bu tarihlerden birinde olabilir:

1) Kasım ayının sonlarına doğru veya aralık ayının başı, 2022 yılı.

2) Temmuz ayının ilk haftaları, 2023 yılı.

   Bizlere göre %51 ihtimal kasım ayı, %49 ihtimal temmuz ayı olabilir. Her şey zamanla görülecek.

   Sizler için önemli bir analiz yazımızın sonuna geldik. Yazımızı okuyunca, eklediğimiz resme tekrar iyi bakmanızı öneririz. Çünkü resimler bile bizim yazımızı destekler nitelikte. Şimdilik hepinize teşekkür eder, bu önemli yazıyı ulaştırabildiğiniz kadar herkese ulaştırmanızı isteriz. Başka bir yazımızda görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...


NOT 1: Bu yazımızı Nisan 2022 tarihinde yazmıştık. 21 Temmuz 2024 günü ise Başkan Biden seçime girmeyeceğini, Kamala'ya destek olabileceğini bildirdi. Yani bizim 2 yıl önce yazdığımız plan, bugünlerde uygulanıyor. Niçin 2 yıl beklediler, çünkü Kamala'nın bunu başarıp başaramayacağına tam inanmadılar. Biden ile seçim kazanamayacağını gördüler, şimdi aday %95 Kamala olacak.



   Kaynaklar: biden hasta mı, AMERİKA BAŞKANI BİDEN GÖREVİ Mİ DEVREDECEK, Biden başkanlık yetkilerini geçici olarak Kamala Harris'e devretti, BİDEN HASTA MI, Biden yetki Kamala, Trump, amerika cumhurbaşkanı, abd başkanı joe biden hasta mı, kamala harris kökeni nereli, joe biden'ın yerine geçebilecek kişi olarak kamala harris, kamala harris babası nereli jamaika, kamala harris aslen nereli, kamala harris kimdir, kamala harris'in kökeni, kamala harris annesi nereli, kamala harris nereli, joe biden'ın yerine kamala harris, joe biden yerine kamala harris, amerika başkanı joe biden, ANALİZLER, Biden başkanlık yetkisi.

2 Nisan 2022 Cumartesi

Rusya ve Ukrayna arasında Olabilecek Antlaşmanın İsmi

   Antalya mutabakatı adlı yazımızın sonunda belirttiğimiz gibi anlaşma liderler arasında ve Türkiye'de olabilir demiştik. Yazımızı tekrar okuyabilirseniz, son kısımlarında aynen şunlar yazılıdır:

- Bir ihtimal Rusya ve Ukrayna Başkanları biz Ankara'da antlaşma istiyoruz da diyebilirler.

   Önce antlaşma ne demektir onu yazalım, sonra konumuza devam edelim.

   Antlaşma nedir: İki yada daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği ve benzeri konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumuna denir. Ahit veya ahitleşme olarak ta kullanılır.

   Anlaşma nedir, anlaşma ne demektir: Sözlük anlamı, anlaşmak durumu demektir.

  Anlaşma antlaşma farkı nedir: Anlaşma bireyler veya kurumlar arasında, antlaşma ise devletler arasında olur genelde.

   Antalya'daki görüşmelerden ve bizim yazımızdan sonra 3 hafta geçti. Aradan geçen bu zaman zarfında barış için, bir çok görüşmeler oldu ve en son İstanbul'da şu an olan gelişmelere göre anlaşma yakın gibi İnşaAllah. Bu antlaşma olduğu an tüm dünya halkı rahat bir nefes alacaktır. En basitinden doğalgaz ve akaryakıtta olan aşırı zamlar, herkesi derinden etkilemeye başladı. Bunun yanında göç dalgaları ve buğday durumları da vardır.

   Bu antlaşmayı Rusya Devlet Başkanı Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'i bir araya getirecek olan Türkiye Devleti'nin yapabileceğini demiştik önceden, öylede olacak gibi görünüyor gelişmeler. Çünkü iki devlet başkanının dünyada her anlamda güvendiği tek lider, C. Başkanımız Sayın Erdoğan'dır.

   Ülkemiz antlaşma olması için her konuda diplomatik girişimlerini yapmaktadır. Bunu gören Rusya ve Ukrayna Devlet Başkanları, önce dışişleri bakanlarını Antalya'ya gönderdiler, şimdi ise heyetlerini İstanbul'a gönderdiler. Yakında da başkanların kendileri gelecek İnşâAllah ülkemize, antlaşmanın imzalanması için.

Rusya Türkiye Ukrayna
Rusya-Ukrayna
   
   Burada şunu da unutmamak gerekir. Bu iki ülkenin antlaşma yapmamasını isteyenler var (gizliden istemeyenler, açıktan ister gibi görünenler). O yüzden şu zamanlar provokasyonlara çok dikkat etmek gerekir. Mesela ummadık bir anda Rusya'dan veya Ukrayna'dan karşı tarafa bomba atılabilir, suikast düzenlenebilir. Yani ortamı gerecek bir hareket her an olabilir, buna her iki taraf şu zamanlarda aşırı dikkat etmelidir.
   
   Eğer bir aksilik olmazsa beklenen antlaşma olacak Türkiye'de. Burada ülkemizin de çok dikkatli olması gerekir. Çünkü bu sıradan bir antlaşma olmayacak, dünyanın gözünün ve kulağının hep takipte kalacağı bir antlaşma olacak. O yüzden ülkemizi de provokasyonlara çekmek isteyenler olabilir. 

   Nasıl mı? 2016 yılındaki Rus Büyükelçi Karlov'a yapılan suikast benzeri bir planı, bu antlaşmanın olacağı zamanda, birileri akılların da planlamış olabilir. O yüzden Ülke olarak çok titiz ve hassas olmalıyız. Bir Atasözümüz ne der;

  -''Su Uyur Düşman Uyumaz''. Bu yüzden dikkatli olmakta fayda vardır.
 
   Peki bu anlaşma olursa adı ne olabilir. Bize göre 2 alternatif isim var, bunlar;

a) İSRUK Antlaşması  veya  b) ANRUK Antlaşması.

   Peki nedir bu isimlerin açılımı diye sorabilirsiniz. Bunlar kısaltmalardır, nasıl mı? Şöyle kısaca;

İstanbul   =   İs.

Rusya      =   Ru.

Ukrayna  =   Uk.

Ankara    =   An.

   Bu kısaltmaların birleşimi ve kesişiminden ortaya, bu isimlerden biri çıkabilir.

isruk
İsruk veya Anruk

   Antlaşma bir an önce olup, dünyaya huzur gelir İnş. Bunun olmasını herkes dört gözle bekliyor, özellikle küçük çocuklar. Bu savaşla dünyadaki herkeste iyi bir empati yapmıştır umarız. Çünkü dünyada sadece buradaki çocuklar değil, farklı coğrafyalardaki yüzbinlerce çocuk silahların altında büyümektedirler. Kimileri anne ve babasız kalıp, hayata zar zor tutunmaya çalışmaktadırlar. Bunları asla unutmayalım.

   Bilgi olarak şunları da yazalım. Rusya telefon kodu +7, Rusya telefon numarası örneği 007, Rusya plaka kodu RUS, Ukrayna telefon kodu +380, Ukrayna telefon numarası örneği 00380, Ukrayna plaka kodu UA'dır. 

   Dünyada herkesin mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamasını diler, başka bir yazımızda daha görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: sözlük site, google, tccb site, isruk, anruk, olabilecek antlaşma, rusya ukrayna antlaşma,  rusya ukrayna barış görüşmeleri, RUSYA ve UKRAYNA ARASINDA OLABİLECEK ANTLAŞMANIN İSMİ, ukrayna rusya türkiye görüşmesi, rusya alan kodu, rusya tel kodu, rusya kod numarası, rusya ülke kodu, rusya'nın plakası, ukrayna plaka kodları, ukrayna alan kodu, ukrayna'nın plakası, ukrayna plaka işareti, ukrayna tel kodu, ukrayna ülke kodu, ukrayna plakasi, ukrayna'nın telefon kodu, ukrayna'nın plaka kodu, rusya plaka kodları, rusya kodu telefon, rusya'nın plaka kodu, rusya plakası, rusya'nın plakası kaç, rusya'nın telefon kodu, rusya numara kodu, rusyanin telefon kodu, rusya-ukrayna savaşı, ukrayna-rusya savaşı, ukrayna ile rusya, rusya ile ukrayna, rusya'nın ukrayna'yı işgali, ukrayna - rusya savaşı, rusya - ukrayna savaşı, putin'den istanbul anlaşması, istanbul'daki anlaşma, anlaşma nedir, anlaşma ne demek, ukrayna-rusya antlaşması, rusya-ukrayna antlaşması, rusya ukrayna arası antlaşma, ukrayna rusya arası antlaşma, ANALİZLER, rusya ukrayna istanbul görüşmesi.

27 Şubat 2022 Pazar

Bill Gates ile çiçekli günlere mi, Çiçek hastalığı

   Bill Gates ile ilgili başka analiz yazısı yazmayacağımızı söylemiştik, Aralık ayındaki bu yazımızda. Çünkü toplam 8 yazı yazmıştık, artık yeter demiştik. Herkes o yazıları okuyup, kendi değerlendirmesini yapar diye düşünmüştük. Ama şimdi yine yazma kararı aldık, çünkü bu sefer bazı konulardan bahsetmiş. Konu bize göre geleceğimizin büyükleri olan, çocuklarımız üzerine. Peki Bill Gates nelerden bahsetmiş önce onlara bakalım, sonra analiz yazımızı yazmaya başlayalım.

   BİLL GATES'İN BAHSETTİKLERİ

- Çiçek hastalığı biyolojik silah olarak kullanılabilir.

- Devletler gelecekte pandemilere karşı ar-ge için, on milyarlarca dolar para harcamalıdır. Amerika ve İngiltere bunun bir parçası olmalıdır. Böylece grip ve soğuk algınlığının ortadan kaldırılmasına ön ayak olunabilir.

- Mikrop tatbikatlarını yapacak DSÖ bünyesindeki pandemi güçleri için, yılda 1 milyar dolar gerekecektir.

- Bu mikrop tatbikat güçleri, ülkelerin havaalanlarına yönelik olabilecek çiçek hastalığı saldırıları gibi, biyoterörizm olaylarına karşı, ülkeleri hazırlayabilir.

- Aşılar kolunuza yapıştırılan bir bant haline getirilebilir.

- Ar-Ge aşıları ucuzlatabilir, büyük fabrikalar kurularak.

- İleride bir salgın daha yaşayacağız. Bu yeni pandeminin büyük olasılıkla, koronavirüs ailesinden farklı bir patojenden kaynaklanabilir.

- Doğru yatırımlar şimdiden hükümetler tarafından yapılmalıdır.

   Burada Bill Gates bir ''çiçekten'' bahsetmiş. Bu çiçek nedir, ne değildir önce onlara bakalım. Sonra analiz yazımıza başlayacağız. Bizim bildiğimiz su çiçeği hastalığı var günümüzde, birde 76 yıl önce (1946) biten çiçek hastalığı salgını vardı. Şimdi bunlardan kısaca bahsedelim.


Çiçek hastalığı Bill Gates

   SU ÇİÇEĞİ HASTALIĞI HAKKINDA, Chicken pox, Su çiçek hastalığı belirtileri.

   Su çiçeği nedir, su çiçeği ne demektir: Su çiçeği hastalığının büyük kısmı 6 yaşına kadar olan çocuklarda, belli kısmı okul çağındaki çocuklarda ve çok az bir kısmı ise büyüklerde görülür. Belirtileri ateş, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı ve hafif karın ağrısıdır. Bu hastalığın temelinde bir virüs (varisella zoster) vardır. 

   Genelde kendiliğinden iyileşir, bir kez geçiren hayat boyu bağışıklık sağlar. Aşı yapılınca vaka sayısında azalma olmuştur. Belirtisi su dolu döküntülerdir, başta saydam gibidir sonra ise bulanık bir hâl alırlar. Kaşıntı yapar, kaşınmamalıdır. Kaşınırsa mikrop kapıp, ciltte lekelere ve apselere sebep olabilir. Vücut gövdesinden başlayarak yüz ve saçlara kadar görülebilir. Döküntü sayısı 250 ile 500 arası değişebilir. 

   Bulaşıcı olabilir o yüzden hasta, bünyesi zayıf kişilerden uzak tutulmalıdır. Hastalık geçene kadar başkaları ile görüşmemesi gerekir. Hasta olan kişiden başkalarına, solunum yoluyla veya derideki kabarcıkların içindeki sıvıyla temas edilmesi sonucu bulaşmaktadır.

   Günlük banyo yapılabilir. Banyo yaparken lifle kese yapılmamalıdır. Ateş düşürücüler kullanılabilir, ama aspirin kullanılmaz. Kaşıntı giderici kremler kullanılır. Aşı yaptırılırsa koruma artar.


Su çiçeği nedir

  ÇİÇEK HASTALIĞI HAKKINDA, Çiçek hastalığı ingilizcesi Smallpox, Çiçek hastalığı belirtileri.

   Çiçek hastalığı nedir, çiçek hastalığı ne demektir: Bu hastalık variola isimli bir virüsten oluşmuştur. En son salgın 1946 yılında olmuştur, bireysel olarak ise en son 1977 yılında görülmüştür. Çiçek hastalığında kabarcıkların kendine özgü bir görünümü vardır ve daha derindir, ölümlü sonuçları olabilir. Çiçek hastalığının belirtileri üşümeyle beraber titreme, mide bulantısıyla beraber kusma, yüksek ateş, baş ağrısı, vücut ağrısı ve halsizliktir. 

   El, kol, yüz, ayak ve bacaklarda görülen bu hastalık zamanla boğazda yaralar şeklinde de görülebilir. İyileşmesi 2-3 haftayı bulabilir.

   Hapşırma, öksürme ve konuşma gibi solunum yolundan çıkan damlacıklarla bulaşır. Vücuttaki kabarcıkların içindeki sıvı ve kabarcığın dışındaki kabuklara birileri temas ederse, bunlara da bulaşabilir. O yüzden hasta olan kişi kendini etraftan izole etmelidir. 

   Bu hastalığa yakalananlar bağışıklık sistemini güçlendirici gıdalar almalıdır. İlk 3 günde aşı olursa korunur. Erken teşhis ve tedavi önemlidir. FDA tarafından onaylanan bir antiviral ilaç vardır (tecovirimat).

  Maymun çiçeği görüntüsü, çiçek hastalığı resmi aşağıdaki gibidir.


Çiçek hastalığı nedir

   ÇİÇEK HASTALIĞI ile SU ÇİÇEĞİNİN FARKI, Su çiçeği ve çiçek hastalığı arasındaki fark nedir?

   Bu iki hastalık ismen benzese de birbirlerinden farklıdır. İkisinde de deride döküntüler olur ama çiçek hastalığı daha ciddi ve ağır geçer. Ayrıca çiçek hastalığında görülen kabarcıkların kendine özgü bir görünümü olup, daha derindir.

  BİLL GATES'İN BAHSETTİKLERİNDEN BİZİM ANLADIKLARIMIZ

   Evet bahsedilenleri ve iki hastalık hakkındaki detayları okudunuz. Şimdi analizimizi yazmaya başlayabiliriz. 

   2010 ve 2015 yıllarındaki seminerlerinde adeta günümüzdeki Korona virüs hastalığını olacakmış gibi anlatan ve bunu görsellerle bizlere gösteren Bill Gates, şimdi bunları diyorsa artık bizim 2 kere değil, 10 kere düşünmemiz gerekir. Bizler üzerimize düşeni yaparak düşündük ve aklımıza gelen bazı deli soruları yazmak istedik. Sizlerde soruları okuyup cevaplarını düşünerek, kararınızı verirsiniz.

  AKILDA yine DELİ SORULAR

- Öncelikle Sayın Gates, siz kâhin misiniz? Her şeyi nerdeyse birebir biliyorsunuz.

- Eğer Kâhin iseniz, Afrika başta olmak üzere yıllarca açlık içinde yaşayan insanlara bugüne kadar niçin servetinizden direkt NAKİT paralar vermediniz?

- Eğer Kâhin değilseniz, bunları nereden biliyorsunuz?

- Su Çiçeği ile Çiçek Hastalığından %50-50 alınıp, ''Çiçek Virüsü'' denilecek bir hastalık mı planlanıyor dünyada?

- Tam adı ne olacak sizce, Çiçek virüsü mü? (Smallpox virus), yoksa çiçek..?

- Eğer bu çiçek virüsü doğal olacaksa, kesinlikle bunu bilemezsiniz. Biliyorsanız bu yapay virüs mü?

- Eğer yapay virüs ise, kimler planlıyor bunu?

- Bunu planlayanlarla ticari bağlantılarınız var mı?

- Var ise nasıl bir ortaklığınız var?

- Su çiçeği genelde çocuklarda görülür ve aşı yapılırdı. Korona virüste milyarlarca büyük insan aşı oldu, ama çocuklar olmadı. Aşı olmayan çocukları da aşılamak için, bu yapay çiçek virüs mü ortaya çıkarılacak?

- Çiçek virüsü için yatırımlar yapıyor musunuz?

- Yapıyorsanız başta aşı ve neler üzerinedir?

- Aşı çalışması yapmayı düşünüyorsanız bunu korona virüste olduğu gibi, mRNA teknolojisi ile mi planlıyorsunuz?

- Bu mRNA aşı sevdanızın sebebi nedir? Siz normalde bilgisayar uzmanısınız ya, o yüzden merak edip sorduk. 

- Bildiklerinizi dünya halkı ile paylaşmayı düşünüyor musunuz?

- Tarih tekerrürden mi ibarettir? En son 1946 yılında çiçek hastalığı salgını olmuştu, 1977'den sonra ise doğal yollar ile kimsede görülmemişti.

- Bu hastalıkla insanların işlerine gitmesini engelleyip, üretimi azalttırıp, dünyada kıtlık mı oluşturacaksınız?

- Bu bahsettiğiniz hastalık 2028 yılında mı vizyona girecek. Niçin bu yıl olabileceğini aylar önceki bu yazımızda yazmıştık.

- Bu çiçek hastalığında ilk 3 günde aşı olunursa koruma olur. Dolayısı ile aşırı şekilde aşıya talep olur. Bu pazarlamanızın bir parçası mıdır?

- Gelelim can alıcı sorumuza. Bu çiçek virüsünün YAPAY ET projesi ile alakası var mı?

- Hayvanlara bu virüs bulaşıp, hayvanlar telef edilerek milleti teşviklerle (ucuz yapay etler piyasaya sürerek) yapay etlere mi yönlendireceksiniz?  

- Bu yapay etleri başarırsanız, hedefiniz Kurban Bayramı'nda Müslümanların kurban kesmesine ne gerek var sözünü, söylemek mi olacak? (Bu analizi dünyada ilk yazan biziz, bizden önce yazanı görmedik 13 ay öncesinden. Bu yazımızı tekrar okumak isteyenler için bu linkimize bakabilir).

- Hükümetler olabilecek pandemi durumlarına  hazırlansın, kurulabilecek pandemi güçlerine milyonlarca dolar ödesin demekle, bir bakıma hükümetlere şantaj yapmış olmuyor musunuz? 

- Yani parayı verirsen salgın senin ülkene gelmez ama vermezsen çekeceğin var der gibi, haksız mıyız?


Maymun çiçeği belirtileri

   Şimdilik bu kadar soru yeter diyelim. Zamanla lüzum görürsek yeni bir konu daha yazıp, ilave başka sorularda yazımıza ekleriz.

   Bir yazımızın sonuna daha geldik. Başta dediğimiz gibi Bill Gates ile ilgili başka yazı yazmayacaktık. Ne hikmetse ! dedikleri çıkan Bill Gates'in bu sözlerini kulak ardı edemezdik. O yüzden araştırıp, 3 boyutlu  düşünerek yazdık. Resimlerden de gördüğünüz gibi bu çiçek hastalığı, insanı görüntü itibari ile ürperten bir hastalıktır. Bu hastalık, eğer birileri tarafından yapay olarak planlanıyorsa bize düşen görev, önce Devletlerin buna karşı önlem alması için destek olmaktır. Böylece devletlerde bunu planlayanlara karşı hesap sormalıdır.

   Biz bireyler olarak üzerimize düşen ise Allah'a dua etmektir, onlara fırsat vermesin diye. Eğer böyle planları yapanlar varsa, Allah onlara tuzakların en büyüğünü kurup, planlarını onların başlarına geçirsin diye bol dua edelim, Allah'a yakaralım. 

   Bazı çok merak edilen sorular ve cevapları

* Çiçek hastalığı suçiçeği mi? Hayır, çiçek hastalığı ağır bis hastalıktır. Su çiçeği genelde çocukluk vakitlerinde görülür.

* Çiçek hastalığı görüntüsü nasıl: Resimlere ekledik, bakabilirsiniz. 

* Bill Gates ailesi zengin miydi: Evet.

* Maymun çiçeği ölümcülmüdür: Olabilir.

   Hiç kimse dünyanın huzurunu bozamaz, bozmaya da fırsat vermeyelim. Bu iş bireysel değil, birliktelik ile olur dünyada. Birlikten her zaman kuvvet doğar, bunu asla unutmayalım hayatımızda. Bizden yazması sizden ise önce okuyup sonra  başkalarına göndererek, onların da okumasını sağlamanızdır. Başka bir yazımızda daha tekrar görüşmek üzere herkese Saygılar...


NOT 1: Bu yazımızı 2022 şubatta hazırlamıştık. Bugün 15 ağustos 2024 ve Dünya Sağlık Örgütü dünyada maymun çiçeği virüsü görüldü deyip, acil durum ilan etme kararı aldıklarını duyurdular. 



   Kaynaklar: saglik site, google site, trcooltext (resim), pngwing site, KITLIK, bill gates çiçek hastalığı, BİLL GATES İLE ÇİÇEKLİ GÜNLERE Mİ, çiçek hastalığı, ÇİÇEK HASTALIĞI, smallpox virus, maymun çiçeği virüsü nedir, maymun çiçeği nedir, maymun çiçeği salgını, monkeypox, monkey pox, maymun virüsü belirtileri, maymun virüsü nasıl bulaşır, maymun virüsü öldürür mü, maymun çiçeği virüsü belirtileri, maymun çiçeği virüsü nasıl bulaşıyor, bill gates hastalığı, çiçek hastalığı bill gates, sırada maymun çiçeği, maymun çiçeği belirtileri, maymun çiçeği hastalığı, ANALİZLER, kıtlık planları.

19 Şubat 2022 Cumartesi

28 Şubat darbesi, Demokrasiye vurulan Postmodern darbe

    28 şubat 1997, Türkiye gibi büyük bir Devlet için yaşanmaması gereken bir gündür o gün. Bu tarihte doğan bir bebek şu an üniversiteyi bitirmiş ve iş hayatına atılmış bir gençtir, o günleri hiç hatırlamıyor. Sadece televizyon ve internetten araştırarak, bilgileri öğrenmiştir. Şeyh Edebali'nin bir sözü vardır;

- Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.

   Evet ne güzel söylenmiş bir söz. Bizim bu yazıyı yazmamızdaki amacımız ise, geçmişi iyi öğrenmek, ona göre geleceğe sağlam adımlarla yürüyebilmektir.

   Biz o gün olanları kısaca yazalım, sonra analiz yazımıza başlayalım.

     

28 şubat ta ne oldu

  28 şubat darbesi nedir özet, 28 şubat postmodern darbesi nedir, 28 şubat post modern darbe, 28 şubat olayı nedir, 28 şubat olayı ne oldu, 28 şubat'ta hangi olaylar oldu:

  Tarih 28 Şubat 1997 idi. O gün uzun bir Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yapılmıştı. Toplantıya hükümetten Başbakan Necmettin Erbakan, Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller ve yetkili Bakanlar katılmıştı. Bu toplantı sonunda öyle kararlar açıklandı ki, adeta post modern bir darbe yapılmıştı hükümete, medya üzerinden. Kararları Başbakan imzalamadı o gün.

  28 şubat darbesini kim yaptı, 1997 darbesi kim yaptı, 28 şubat ı kim yaptı: O günkü askeriye ve bürokrasi kanadı.

  28 şubat darbesi ne zaman oldu, 28 şubat darbesi hangi yılda oldu, 28 şubat darbesi hangi yıl oldu: 1997 yılında.

  28 şubat darbesi neden yapıldı: İrticayı bahane edenler yaptı. 
  28 şubat olayını kim yaptı: 1000 yıl sürecek diyenler!
  28 şubat 1997'de iktidarda kim vardı: Refahyol Hükümeti.

   ALINAN BİLDİRİDEKİ KARARLARDAN BAZILARI KISACA ŞÖYLEYDİ;

- Tarikatlara bağlı okul ve yurtlar devletin yetkili organlarınca denetim altına alınmalıdır.

- 8 yıl kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı.

- Kuran kursları Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluğu ve kontrolünde olmalı.

- Yurdun değişik yerlerinde yapılan dini tesisler gündemde tutularak, belli çevrelere mesaj vermek amacıyla siyasi istismar konusu yapılmamalı.

- 677 sayılı yasa ile men edilmiş tarikatların ve bu kanunda belirtilen tüm unsurların faaliyetlerine son verilmelidir.

- İrtica nedeniyle askeriyeden çıkarılan personeller istismar edilerek TSK'yı dine karşıymış gibi göstermeye çalışan bazı yayın organlarının yayınları kontrol altına alınmalıdır.

- TSK'dan ilişiği kesilen personeller diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamına imkan verilmemelidir.

- Aşırı dinci kesimin faaliyetleri yasal ve idari yollarla engellenmelidir.

- Belediyeler yasasına aykırı olarak sergilenen olayların sorumluları hakkında gerekli yasal ve idari işlemler kısa zamanda sonuçlandırılmalı.

- Kıyafetle Türkiye'yi çağdışı bir görünüme sevk edecek uygulamalara mani olunmalı.

- Kurban derileri rejim aleyhtarı örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı.

- Ülke sorunlarının çözümünü ümmet kavramı bazında ele alan girişimler yasal ve idari yollardan önlenmelidir.

   Kararların kısa özeti bu şekildeydi. Peki o günlerde söylenen bazı sözler vardı. Birde onlara bakalım.

   O GÜNLERDE SÖYLENENLER;

- Sincan'da demokrasiye balans ayarı yaptık.

- 28 şubat bin yıl sürecek.

- Gerekirse silah bile kullanırız.

- Beceremediniz artık bırakın.

- Rektörler uyardı.

  Bu kararlar ve söylenen sözlerden sonra ülke olarak neler kaybettik. Onları analiz olarak maddeler halinde yazalım.

  NELER KAYBEDİLDİ?

- Karardan sonraki yıllarda yaklaşık 35 milyar dolar fazladan direkt faiz ödendi.

- Bankalardan hortumlanan para yaklaşık 50 milyar dolar oldu.

- 28 Şubatın toplam ekonomik zararı yaklaşık, 280 milyar doların üzerinde oldu.

- İnsanlar fişlendi.

- Öğretmenler soruşturma geçirdi.

- Yatırımlar azaldı, döviz aşırı arttı.

- Büyüme azaldı.

- Enflasyon %99'lara çıktı.

- Demokrasimiz yara aldı, parti kapatıldı.

- Şiir okudu diye 1999 yılında, o zaman İstanbul Belediye Başkanı olan Sayın Erdoğan'a hapis cezası verildi.

   Şükür o günler artık geride kaldı. Peki ya kalmasaydı neler olurdu. Onları maddeler halinde yazalım. Bu yazdıklarımızı empati yaparak çok iyi düşünelim. Ya o günkü durumlar hâlâ şimdi, devam etseydi?

  28 ŞUBAT KARARLARI DEVAM ETSEYDİ, ŞU AN NELER OLURDU?

- Üniversitelerde başörtülü öğrenciler okuyamayacaktı.

- Askerde çocuğunun yemin törenine başörtülü anneler giremezdi.

- Başörtülü olarak memurlar işe gidemeyecekti.

- Peruk satışları tavan yapardı!

- 12 yaştan küçüklere Kur'an-ı Kerim öğretilme yasağı devam ederdi.

- İmam Hatip ve Meslek Lisesini okuyan öğrencilere uygulanan katsayı uygulaması devam ederdi.

- Üniversiteler de ikna odalarına devam edilirdi.

- İrtica kelimesi, gündemden düşmezdi.

- Öğretmenler soruşturma geçirmeye devam ederdi.

- Vakıflar kapatılmaya devam ederdi.

- Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraçlar yapılmaya devam edilirdi.

- Halkın fişlenmesine devam edilirdi.

- Yöneticiler hakkında kovuşturmalar devam ederdi.

- Halkın seçtiği partileri, irtica ile kapattırmak için çalışmalara devam edilirdi.

- İrtica brifingleri verilmeye devam edilirdi.

- Terörle mücadele bu kadar ilerleyemezdi.

- İrtica ile önleri kesilen gençler kendilerini geliştirip iha, siha, helikopter ve bunun gibi teknolojik ürünler üretemezdi.

- Yapay senaryolar kurulmaya devam ederdi, başka irtica bahaneleri için zeminler hazırlanırdı.

- Bir emirle gazetelere istenen  manşetlerin atılmasına devam edilirdi.

- Batı çalışma grubu gibi oluşumların kurulmasına, devam edilirdi.

- Yurt dışına beyin göçü çok artardı.

- Askeriyeye lazım olacak savunma araçlarını, yurt dışından almaya devam ederdik.

- Heronlar alabilirsek alırdık, ama görüntüler önce başka ülkelere gidip, bize saatler sonra görüntüler kesilerek gelirdi!

   Yazımızın sonuna yanaştık değerli okuyanlarımız. Bazen insan hayatında öyle anlar olur ki, uzun zaman unutamaz. 28 şubat dönemi de böyle anlardan biriydi. O zamanları en çok hissedenler üniversitelerde okuyan başörtülü öğrencilerdi. Allah C.C. buna benzer günleri bir daha bizlere yaşatmasın. Bu da sizlerin elinizde. Nasıl mı? Bunları yapanlara o imkan ve gücü ellerine vermeyerek. Yoksa yine olabilir mi, her zaman olabilir. Tarih tekerrürden ibarettir. Etrafınızdaki başka ülkelere bakın, her sene 2-3 ülkede darbe denemeleri olmaktadır. O yüzden bir daha olmaz diye düşünmeyin.

   Bizler bu yazıyı yazarak herkesin olanları tekrar hatırlamasını, hiç bilmeyen kişilerin empati kurarak yaşananların neler olduğunu hissetmelerini istedik. Birlikten kuvvet doğar, önemli olan insanların birbirine saygı duyması, Vatan için çalışması, kardeşler gibi birbirlerine yardımcı olmasıdır. Bu bilince her zaman hayatımızda yer vermeliyiz.

   Yazımızı başka tanıdıklarınıza gönderdiğiniz için şimdiden tekrar hepinize teşekkür eder, başka bir yazımızda daha görüşmek dileğiyle, herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: google site, Şeyh Edebali Sözü, trcooltext, post-modern darbe tarihi, demokrasiye vurulan darbe 28 şubat, 28 ŞUBAT DARBESİ, 28 şubat süreci, DEMOKRASİYE VURULAN POSTMODERN DARBE, 28 şubat gerçekleri, 28 şubat'ta ne oldu kısaca, 28 şubat'ta neler yaşandı, 28 şubat'ı kim yaptı, 28 şubat'ta ne oldu 1997, 28 şubat'ta hangi kararlar alındı, 28 subat darbe, 28 şubat darbesi hangi yıl, 28 subat darbesi, 28 şubat 1997 darbesi, 28 şubat postmodern darbe nedir, 97 darbesi, 1997 darbesi, 28 şubat'ta iktidarda kim vardı, ANALİZLER, 28 şubat'ta neler oldu.

4 Şubat 2022 Cuma

Togg Arabamız ile Ces 2022 Fuarı'na, Ces Fuarı nerede

   Tarih 29 Ekim 1961 sabahıydı. Ülkemiz için belki de dünyada sanayi girişimlerinin başlayacağı büyük günlerden biri olacaktı. 

   Devrim arabası hikayesi: O gün Ülkemizin Mühendisleri 4.5 ay geceli gündüzlü çalışarak 2+2 tane Devrim Arabalarımızı üretmişti. Ama bu arabayı üreten mühendis ve tüm ustalar alkışlanacağına, arabanın deposuna benzin konulması unutulduğu için (teknik nedenden dolayı trenle Eskişehir'den Ankara'ya giderken nakil sırasında benzin depoları boşaltılmıştı, sonra konulacaktı) adeta cezalandırıldı ve gazetelerin çoğu da şu başlığı atmıştı:

  ''100 metre gitti bozuldu''.

   Devrim Otomobili neden üretilmedi?

   Evet garip geldi değil mi? Arabalara benzin unutuldu diye bu manşet atılır mı hiç? Halbuki arabalar çalışıyordu. O zaman sorumuz şu.

- Kimler araba sanayisinde bizim olmamızı istemedi? Cevabını sizlere bırakıyoruz.


Yerli Otomobil TOGG

   Şimdi sizlere bazı araba markalarının kuruluş tarihlerini yazalım, sonrada 2 soru sorup, geçmişi bir kenara not etmiş olalım.

Ford 1903.

Audi 1909.

Bmw 1916.

Mercedes-Benz 1926.

Volkswagen 1937.

Toyota 1937.

Honda 1948.

Hyundai 1967.

   Bu markalardan Toyota geçen sene dünyada 9.56 milyon, Volkswagen ise 8.88 milyon sattı. Rakamların  büyüklüğüne bakınca, yıllık cirolarının ne kadar büyük olduğu kolayca anlaşılır. Yaklaşık yıllık cirolarını yazımızın sonundaki, analizimizde yazacağız. 

   Bizim Devrim arabamız 1961'de yapılmıştı. Buna göre 2 soru soralım.

1) Cirosu milyarlarca dolar olan Hyundai arabasının kuruluşu bizim Devrim'den sonra, fark ettiniz mi? Cevabınız evetse, o zaman bizim 60 yıl boyunca kaç trilyon dolar kaybettiğimizi (ithalat için ödediğimiz paralar ve yapamadığımız ihracat kayıpları) hesaplamakta çok kolay değil mi?

2) Diğer büyük markaların kuruluş tarihlerinin de çok eski olmadığını fark ettiniz mi? Cevabınız evetse, ülkemiz sizce kaç tane büyük araba markası oluşturabilirdi bugüne kadar?


Togg hangi ülkenin arabası

   Bu soruları yazdıktan sonra geçmişi biraz yad etmiş olduk. Şimdi günümüze gelelim.

   2011 yılında bu ülkede otomobil üretecek ''Babayiğit'' yok mu sorusuyla hızlanan serüven, 2017 yılında cevap bulup, 5 babayiğidin ortaklaşa yapacağı söylenip açıklandı. Sonra 2019 yılında tanıtımı yapıldı. Daha sonrada fabrika inşaatına başlandı. Bir yandan inşaat devam edip, bir yandan da arabanın ince detayları belli olmaya başlanıp, arabaların numuneleri yapıldı.

   18 Aralık 2021 yılı günü TOGG arabamızın logosu açıklandı video ile. Açıklamasın da ise şu cümle yazıyordu: ''Doğu ile Batı'nın buluşma, bugün ve geleceğin kesişme noktası''.

Resim görüntüsü şu şekildedir.


Togg açılımı ne demek

   

   Ve geldik 2022 yılına.

   CES Fuarı nedir, CES Fuarı ne demektir: Her yıl Ocak ayında Amerika/Las Vegas Nevada'da dünyanın en büyük CES teknoloji fuarı olan CES yapılır. CES açılımı, Consumer Electronics Show olarak bilinir. Bu fuarda yeni çıkan teknolojik ürünlerin tanıtımı yapılmaktadır. Sıra bizim TOGG arabamızın bu fuara katılmasına gelmişti.

   Tüm hazırlıklar yapıldı ve 5 Ocak 2022 sabahı güneş sanki ayrı bir doğmuştu dünyaya. Çünkü arabamız TOGG'un sedan modeli ilk defa görücüye çıkacak ve tanıtılacaktı. TOGG Ceo'su Mehmet Gürcan Karakaş çok heyecanlı idi, bunu nereden mi anladık? O güne kadarki verdiği röportajlardan. O gün geldiğinde bir röportaj verirken sevinç gözyaşları döktü, bizlerde kendisine ve ekibine çok teşekkür ediyoruz ülke olarak. Böyle bir arabanın üretimi için, çok çalışmalarından dolayı.

   5 Ocak günü Sayın Karakaş tanıtım konuşmasını yaptıktan sonra, arabanın üzerindeki örtü kalkmaya başladı ve kelimelerle tarif edilemeyecek güzellikte, muhteşem bir arabayı görmeye başladık.

   2019 yılında tanıtılan TOGG Suv modelinden sonra yapılan bu sedan modeli de çok harika olmuş. Hepsinin ellerine sağlık, çok ince detaylar düşünmüşler, tebrik ediyoruz tüm görev alanları. Ayrıca sektörünün saygın yayını Exhibitor, 2300 katılımcı arasından ''CES'in En iyi 20 Markası''ndan biri olarak TOGG'u seçti, bu gurur Türkiye'nin. Teşekkürler hepinize. 

   Şimdi gelelim analizimize.

   Yıl 1961'da yapılan Devrim arabamız engellendi, bizden önce araba üreten firmaların bazıları şu an yılda 10 milyon adete kadar araba üretebiliyorlar. Buda yaklaşık her firmanın 200 milyar dolar ciro yapması demektir. Devrim arabamızdan sonra kurulan Hyundai'nin bile yıllık cirosu neredeyse 90 milyar dolarlar civarında. Yani bizim devrim araba engellenmese idi belki de şu an 50 veya 100 milyar dolarlık satış yapabilen markamız olacaktı. Ayrıca buna ilaveten belki de 3-4 markamız daha olabilirdi. Hesaplar ortada, neler kaybettirilmiş ülkemize. 

   1960-2000 yılları arasında ülkemizin genç beyinleri teknoloji ile yönlendirileceğine darbelerle durduruldu (ilk darbe 27 mayıs 1960 yılında yapıldı), kılık kıyafetle durduruldu. Ne geçti ellerine, kocaman bir hiç. Peki neler kaybettik, yaz yaz bitmez. En basitinden bazı parlak beyinli öğrencilerimiz gidip yurt dışında çalışmaya başladı, bundan büyük ne kayıp olabilir.

   Olanlar geçmişte kaldı, bunlardan iyi dersler alıp, geleceğe iyi odaklanmalıyız. Şu an ülkemizin gençleri çok güzel üretimler yapıyor, her konuda. İha, siha, helikopter, gemi, araba, silah..vs..Kısaca neyi ithalat yapıyorsak onları üretmeye başladık. Bu gençlik çok güzel işler yapacak ilerisi için. Bizim bundan hiç şüphemiz yok, yeter ki boş işlerle engellenmeye çalışılmasın.

      
Togg Modelleri

   Togg ile ilgili merak edilen bazı sorular ve cevapları:

* TOGG hangi ülkenin arabası: Türkiye.
* TOGG açılımı ne demek: Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu.
* TOGG modelleri olacak mı: İleride başka modeller olacaktır, çalışmalar devam etmektedir.

   Bu yüzden önce ülkemiz için, sonra dünyadaki Türkler, Müslümanlar ve Mazlumlar için çok çalışmamız gerekiyor. Dünyada güçlü devletler ha bire küçük ülkelerde huzursuzluklar çıkartıyor, darbelere vesile oluyorlar. Bunların olmaması için bizlerin çok çalışıp, güçlenmesi gerekir. Buda sizlerin elinde gençler, bize düşen sizlere her zaman güvenmek ve desteklemektir.

   Başka bir yazımızda daha görüşmek dileğiyle hepinize Saygı ve Selamlar sunarız...


   NOT 1: Bu yazımızı 2022 yılında hazırlamıştık. 2025 yılındaki fuar için bazı notlar ekliyoruz. CES Fuarı 2025 ne zaman, CES 2025 Fuarı, CES Fuarı nerede: 7 Ocak 2025'te Amerika Las Vegas'ta yapılacaktır.

   CES Fuarı 2026 ne zaman, CES ne zaman, CES 2026 Fuarı ne zaman: 6 ile 9 Ocak arası, Amerika'da CES Las Vegas düzenlenecektir.



   Kaynaklar: twitter/togg2022, eskisehir valilik/devrim-arabasi, araba markalarının kuruluş yılları, TOGG ARABAMIZ İLE CES 2022 FUARI'NA, togg ces fuarı, CES FUARI NEREDE, 1961 devrim arabaları, made in türkiye, togg benzeri araba, togg arabası, togg araba resimleri, togg araba modelleri, ces dünyanın en güçlü teknoloji etkinliği, ces 2025 nerede, ces fuarı neden önemli, ces nedir, dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı ces, ces fuarı 2025, ces 2025 las vegas, ces 2025 lasvegas, ces 2025 elektrik elektronik fuarı las vegas abd, ces hakkında, ces 2025 fuarı hakkında, ces las vegas 2025, ANALİZLER, ces fuarı ne zaman.

Öne Çıkan Yayın

S400 hava savunma sistemi ile ilgili formül ne olabilir