29 Mayıs 2020 Cuma

İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs

   Dünya'nın en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul'un tarihteki önemi çok fazladır. Bu önemi en iyi anlatan ise Peygamber Efendimiz'in şu Hadis-i Şerifidir. ''İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan; o ordu ne güzel ordudur''

istanbul
Sultan Mehmet
   Şimdi sizlere İstanbul'un Fethi nasıl yapıldı, neler oldu onları detaylarıyla yazalım. İstanbul Bizansın yani Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti idi. Bizans için önemli olan İstanbul'u fethetmek, kolay olmayabilirdi. Bunun için hem askeri alanda hemde idari alanda başarı yapmak gerekiyordu. Padişah II.Mehmet İstanbul'u fethetmeyi aklına koyup bunun için çalışmalara başlamıştı. 2 yıllık bir çalışma yaparak 150.000 kişilik ordu ile İstanbul'u kuşattı.

Harita
Osmanlı 1450 Haritası

   İstanbul'un Fethi'nin kolay olmayacağını bilen Padişah II.Mehmet, büyük toplar ürettirip, bu toplarla atışlar yapılmaya başlanmıştı. Ayrıca tekerlekli kuleler ve aşırtma güllelerin üretilmesi (havan topu) yapılan diğer hazırlıklar arasındadır. Bu arada Haliç'i kaplayan zincirler vardı ve bu büyük bir engel oluşturuyor du. Haliç'e girilmeden İstanbul'un alınmasının mümkün olmadığını gören Padişah II.Mehmet, topların geliştirilmesi ve eğimli atışlar yapmasının gerektiğini görüp, buna göre çalışmalarına devam etti. Çalışmalar sonunda yaptırdığı topları bizzat kendi denedi ve başarılı sonuçlar gördü. En büyük top ise Edirne'de döktürdüğü ''Şahi'' topudur. Bu topun uzunluğu 5,5 metre, çapı 120 cm, ağırlığı 18 ton, menzili ise 1200 metredir.Yıldırım Bayezid zamanında İstanbul kuşatılırken yaptırılan Anadolu Hisarı'nın karşısına şimdi ise Rumeli Hisarı (Boğazkesen) yapıldı. Böylece boğazlar denetim altına alınacak, deniz yoluyla gelebilecek yardımlar kontrol edilecekti.


Sultan II. Mehmet
Şahi Top

   Bizanslılar suda yanabilen Rum ateşi denilen (Gregois) silahını yapmışlardı. Padişah II.Mehmet Haliç'teki zincirlerin gemilere büyük bir engel olduğunu görüp, düşünmeye başladı. Acaba nasıl olur da bu gemiler, bu zincirleri aşarak denizde ilerleyebilir ? Sonra şu fikir aklına geldi, gemileri karadan yürütüp denize indirmek gerekli. Bunun için Dolmabahçe'den Beyoğlu'nun sırtlarına doğru büyük bir yol açıp, gizlice kızaklar döşettirdi. Bu şekilde 1 gecede gemileri karadan yürüterek, denize indirdi.

İstanbul
Gemilerin Karadan Yürütülmesi

   Bir sabah denizde gemileri gören Bizanslılar, şaşırıp kalmıştır, adeta gökten gemiler denize inmişti sanki. Ayrıca yüzlerce fıçıda bir araya getirilip, köprü vazifesi görerek askerlerin karşıya geçişi sağlanmıştı. Bu askeri taktikleri gören Doğu Roma İmparatoru, Osmanlı'ya vergi vereceğini ve Surlara kadar olan yerlerinde Osmanlı'ya teslim edileceğini söyledi. Ancak Sultan II.Mehmet bunu reddeder ve şöyle der; '' Efendinize söyleyin, direnmeyi bırakıp şehri teslim etsin. Bunu yaparsa Mora'nın hakimiyetini kendisine bırakacağız. Kabul etmiyorsa şehre gireceğiz. Biz Sultan Murat Han oğlu Mehmet Han oğlu olarak peygamber müjdesi peşindeyiz.''

1453
İstanbul'un Fetih Planı

   Kuşatma uzun sürüp, askerlerde yorulmaya başlamıştır. Bunları gören Sultan II.Mehmet büyük taarruz emrini verir ve Ulubatlı Hasan Bizans surlarına çıkarak Osmanlı sancağını diker. Bunu gören askerlere büyük moral gelip 29 Mayıs Günü fetih tamamlanır, 53 gün süren kuşatmadan sonra. Tarihte toplam 28 kere kuşatılan İstanbul, Fatih Sultan Mehmet'e nasip olmuştur. Bundan sonra Osmanlı ile Anadolu arasında geçiş güzergahına sorun olan İstanbul, artık Osmanlı için ticaretin kapılarını da açmıştır.

Sultan II.Mehmet
İstanbul'un Fethi

  İstanbul'un Fethi'nin Türk Tarihi Açısından Sonuçları;

- Osmanlı'nın Asya ile Avrupa toprakları birleşmiş olup, bütünlük sağlandı
- Su ve Ticaret yolları Osmanlı'ya geçmiş oldu
- Osmanlı'nın başkenti İstanbul olmuştur
- Sultan II.Mehmet bundan sonra, Fatih Sultan Mehmet olarak anılır
- Osmanlı İmparatorluk olmuş olup, Yükselme Dönemi'ne girmiştir
- Fetihten sonra başka dine mensup halka din ve vicdan hürriyeti sağlanmıştır.
- Bizansın Anadolu Beyliklerini kışkırtması son bulmuştur

İstanbul
Surların Toplarla Dövülmesi

  İstanbul'un Fethi'nin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları;

- Fetihle Bizans tarihin sayfalarına karışır
- Fetihle Ortaçağ kapanıp, Yeniçağ açılmıştır
- Osmanlı Devleti, Fetihle İmparatorluk yolunda büyük adım atmıştır
- Ticaret yolları Osmanlı'ya geçince Avrupa'lılar yeni Coğrafi keşiflere yönelmiştir
- Venedikliler'le Osmanlı'nın arası açılmıştır
- Fetih'te surların yıkılabileceği anlaşılmış olup, Avrupa'da merkeziyetçi devletlerin kurulmasına zemin  hazırlamıştır.

   Dünya'nın gözünün üzerinde olan güzel İstanbul bize dedelerimizin emanetidir. Ona sahip çıkmak ve geleceğe emin adımlarla yürümek için yapmamız gereken Tarihimizi iyi okuyup, gelecek nesillere iyi anlatmakla olur. Bu yazıyı okuyan herkesin bunu en iyi yapacağından çok eminiz, hepinizi bu konuda iyi bir öğretmen olarak görmek dileklerimizle...


İstanbul
Fatih Sultan Mehmet


Kaynaklar:   wwwtheottomansorg,wwwtarihiolaylarcom, wwwosmanlisite,wwwturizmyasamcom, wwwturkcebilgicom, wwwdenizhabercom


22 Mayıs 2020 Cuma

Ramazan Bayramı

   Sahur ve İftarları ile rahmet, mağfiret, cehennemden kurtuluşa vesile olan 11 ayın sultanı, huzur ayı bir Ramazan'ın sonuna daha ne yazık ki gelmiş bulunmaktayız. Bugün Arefe Günü, bayramın habercisi, yarın ise oruç tutmanın mükafatı olan Ramazan Bayramı'nın ilk günü.

Eid Mubarak
Ramazan Bayram   Eid Mubarak
   Ramazan Bayramı gelmeden önce bazı terimlerin anlamı nedir, neler yapılması gerekir onları yazalım.

   Zekat; Sözlükte çoğalma, artma, temizlik, bereket ve iyi hal anlamlarına gelir. Dinen ise zenginlik ölçüsü kabul edilen nisap miktarı mala sahip olanların, (müslüman, hür, akıllı ve ergen) Allah rızası için malının belli miktarını fakir ve ihtiyacı olanlara dağıtmasına denir.  Zekât  verenin kalbi ile niyet etmesi gerekir. Zekat verilecek malların artan ve üzerinden 1 yıl geçmiş olması gerekir. Zekatı verecek kişinin mala tam sahip olması veya onun hüküm ve tasarrufu altında bulunması gerekir. Temel ihtiyaçları ve borçları dışında, aşağıdaki miktarlara sahip olanlar, belirtilen oranlarda zekatlarını verirler.

- En az 80,18 gr altın veya bu kadar para için  1/40
- En az 561 gram gümüş için 1/40
- 5 deve için 1 koyun veya keçi
- 30 sığır veya manda için 1 yaşını tamamlamış dana
- 40 davar için 1 davar 
- Bal için 1/10
- Maden için 1/5
- Deniz ürünleri için 1/5
- Doğal sulama ürünleri için 1/10,  çaba ile sulanan ürünler için 1/20 
- Araç ve binalar en az nisap miktarı kadar kira getiriyorsa,  toplam miktar için 1/40 

Kimlere Verilmez
Zekat Nedir
  Kimlere Zekat Verilmez;
- Anne, baba, eş ve çocuklara
- Müslüman olmayanlara
- Hz. Peygamber'in yakınlarına
- Zenginlere
- Akıl hastalarına ve 7 yaşından küçüklere direkt verilmez, bunların velilerine verilir

  Kimlere Zekat Verilir;
- Düşkün ve yoksullara
- Zekât işinde çalışanlara
- Kalpleri İslama ısındırılmak istenen kişilere
- Borçlular
- Köleler
- Allah yolunda çalışanlara
- Yolda kalmışlara

   Fitre (Fıtır Sadakası, Sadaka-i Fıtır) ; Ramazan orucunu tutup, bayrama kavuşmanın bir şükrü olarak dinen zengin olup, Ramazanın sonuna yetişen müslümanın, belirli kimselere (fakir, ihtiyaç sahibi) vermesi vacip olan bir sadakadır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav) köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her müslümana fitrenin gerektiğini beyan etmiştir.

   Fıtır sadakasının vacip olma zamanı bayramın birinci günüdür, bayramdan önce de verilebilir. Bayram namazından önce verilmesi, müstehap kabul edilmiştir. Fitre miktarı kişinin bir günlük (iki öğün) normal gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde ölçü alınması uygundur. Tüm fitreler 1 kişiye verilebilir, ama 1 fitre, birden fazla kişiye verilemez. 

Kimlere Verilmez
Fitre Nedir
  Kimlere Fitre Verilmez;
- Dinen zengin sayılanlara
- Anne, baba, dede, ninelere
- Çocuk ve torunlarına
- Eşine

   Fidye ; Terim olarak sıkıntılı durumdan kurtulmak için ödenen bedel demektir. Dini terim olarak ise; Sağlık yönünden orucu tutamayacak olan kişilerin (sonradan kazada yapamayacak olanlar) ödeyeceği maddi bedeli ifade eder. Burda tutamadığı her güne karşılık 1 fidye öder, yani 1 kişiyi 1 gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da ''sadaka-i fıtr'' ile aynı miktara denk gelir. Kişi isterse bu miktardan daha fazla verebilir, ama azı veremez. Fidyeler günlük olarak verilebilir, Ramazanın başında verilebilir veya sonunda toptan olarak ta verilebilir.

Ramazan Fidyesi
Fidye Nedir
Bayramdan önceki gün olan Arefe günü dualar edilir, mezarlıklar ziyaret edilir.

  Bayramda Neler Yapılır;
- Bayram sabahı erken kalkılır
- Gusletmek, sünnettir
- Güzel koku sürünmek
- Misvak ile dişleri temizlemek
- Yeni ve temiz elbiseler giymek
- Bayram namazından önce tatlı yemek, hurma yemek (hurmayı 1, 3, 5 gibi tek adet yemek sünnettir). Bir Hadis-i Şerif'te buyurulur ki, Buhari ; Allah-u Teala tektir, teke riayet edeni sever.
- Yüzünde tebessüm olmak
- Bayram namazına gitmek
- Müminlere selam vermek
- Fakirlere sadaka vermek
- Dargınları barıştırmak
- İslamiyete kalbini adamışlara yardım etmek
- Akraba ve din kardeşlerini ziyaret etmek, hediyeler götürmek

Ramazan Bayramı
Bayram Namazı

   Bir aylık Ramazanın sonunda ödül olarak kazandığımız Ramazan Bayramı herkese Mübarek Olsun, Nice Bayramlara birlikte kavuşmak dileğiyle...

Ramazan Bayramı
Bayramlaşma

Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr,  wwwzekatgentr, wwwislamveihsancom,wwwslideplayerbiztr,

19 Mayıs 2020 Salı

Kadir Gecesi

   1.000 aydan yani 83 yıldan fazla bir zamandan daha Hayırlı olan Mübarek bir gece, Kadir Gecesi. Bu gecenin önemi o kadar fazladır ki, anlatmakla bitmez. Sözlük anlamı yücelik, şeref, güç ve hüküm anlamına gelen Kadir, dini literatürde Leyletü'l Kadr ifadesiyle Kuran'ı Kerim'in dünya semasına indirildiği gece olarak bilinir. Daha sonra ise ayet ayet veya sureler halinde Cebrail a.s. vasıtasıyla Peygamber Efendimiz'e takdim edilmiştir.

Bin Ay
Kadir Gecesi

   Bu gecenin önemi Kur'an-ı Kerim'in 97. suresi olan Kadir Suresi indirilerek anlatılmıştır, bu surede Allah C.C. şöyle buyurmaktadır.  '' Şüphesiz biz o Kur'an-ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir Gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin, Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır, Melekler ve ruh (Cebrail) o gecede Rab'lerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.'' Surede hayırlı olanın bu gecede yapılan ameller olduğu, bin ayın ise, içinde Kadir gecesinin olmadığı süreyi ifade ettiği anlaşılmaktadır.

   Allah C.C.'nun insanlara peygamber aracılığıyla son kitabı ve nihai mesajı olan Kur'an-ı Kerim'in indirilmesi insanlığın hidayetinde önemli bir nokta olduğu için bu olayın gerçekleştiği gece olan Kadir Gecesi özel bir anlam ve değer taşır. Bu gece melekler yeryüzüne inerken bereket ve rahmette iner. Bu gece çakıl tanelerinden daha fazla sayıda melekler yeryüzüne inmektedir. Bu geceyi ibadetlerle geçirmek, bu yüzden bin aydan daha hayırlıdır.

Mübarek Olsun
Kadir Gecesi

   Cenabı Hak bazı mekan ve zamanlarda yapılan ibadetleri, diğer mekan ve zamanlarda yapılan ibadetlerden daha fazla mükafatlandırıp, sevaplandırır. Bunlara örnek verecek olursak;
Mekanlar; Kâbe-i Muazzama, Ravza-i Mutahhara, Arafat Dağı, Müzdelife, Mina
Aylardan;  Ramazan
Günlerden; Cuma
Gecelerden; Kadir Gecesi

   Kadir gecesinin hangi gün olduğuna dair net bir bilgi yoktur ama Hadisler'de belirtilen aralıklar vardır. Kadir Gecesinde gelecek bir senede olacak olan her türlü olaylar, ilgili meleklere bildirilmektedir.

  Kadir Gecesi ile İlgili Bazı Hadis-i Şerifler Şöyledir;
- İnanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesini ihya edenlerin geçmiş günahları        affedilebilir
- Ramazan ayı geldi, o mübarek bir aydır, o ayın orucunu Allah size farz kılmıştır. O ayda Cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur. Onda bir gece vardır ki, bin  aydan daha hayırlıdır. O gecenin hayrından mahrum kalan gerçekten mahrum kalmıştır.
- Siz Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on günü içindeki tek rakamlı gecelerde arayınız

Hayırlı Olsun
Kadir Gecesi
  Kadir Gecesi Neler Yapılmalı ;
- Teravih namazı kılınmalı
- Kur'an-ı Kerim Okunmalı
- Kaza namazı kılınmalı
- Nafile namazlar kılınmalı
- Tövbe istiğfarda bulunulmalı
- Salatü selamlar getirilmeli
- Dua edilmeli, ''Ey Allah'ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet''
- Kendimizi muhasebeye çekmeliyiz, hayatımızın dini yönünü
- Dargınlıklar varsa bitirilmeli
- Kin ve nefretin yerini kardeşlikler almalı
- Kimsesiz, yetim ve fakirlere yardım edilmeli
- Sadakalar verilmeli
- İyi davranışlarımız artırılmalı
- Anne, baba, akraba ve komşular sevindirilmeli

KADİR GECESİNİN ALAMETLERİ

Dini alimler Kadir Gecesinin Ramazan ayı içinde ne zaman olduğunu anlamak için şu tarifi yapıyorlar;

Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Kadir Gecesi ‘nin ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar.
Kadir Gecesi ‘nde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin Ömer hazretleri anlatır: Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu değildi, tatlı ve hoş idi.

-İmam-ı Şa’rani hazretleri, kendi Kadir Gecesi keşfini bildirmiş ve (Ramazan, pazar günü başlarsa, Kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, perşembe başlarsa 25., cumartesi başlarsa 23., pazartesi başlarsa 21., çarşamba başlarsa 19., cuma başlarsa 17. gecedir) buyurmuştur.

 -Ebül Hasan Harkani de Kadir Gecesi alametini şöyle anlatıyor: Büluğ çağımdan beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım. Ramazan ayının ilk günü pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17. gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu.
Görüldüğü gibi iki büyük âlim de, aynı şeyi keşifleriyle bildiriyorlar.

   Bu kadar değerli bir gece olan Kadir Gecesini tamamen ibadetlerle geçirip, Allah'ın bizlere vereceği mükafatları bu yazıyı okuyan herkesin kaçırmaması dileklerimizle...

hayırlı gece
1000 aydan daha hayırlı gece

Kaynaklar: wwwdiyanetgovtr, wwwislamveihsan, wwwhuzursayfasicom, wwwnurdanhabercomtr


14 Mayıs 2020 Perşembe

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

   19 Mayıs 1919 tarihi Tükiye için çok önemli bir tarihtir. Çünkü bu tarih Milli Mücadelenin ilk adımının başladığı tarihtir, yani Kurtuluş Savaşı'nın. Milli mücadele uzun ve meşakkatli olmuştur. Milli Mücadele nasıl başladı ve devam etti, biraz bahsedelim.

   1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başlamış olup bu savaş İtilaf devletleri ile İttifak devletleri arasında olmuştu. Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna doğru Almanlar Abd'den ateşkes istedi, dolayısıyla yenildiklerini kabul etmişlerdi. Almanlar yenilince birlik olan Osmanlı'da yenilmiş sayıldı ve savaşın sonunda Osmanlı Devleti ile Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmada öyle maddeler vardı ki adeta ülkemiz paylaşılıyordu. Fransızlar Adana ve Hatay illerine, İngilizler Urfa, Mardin ve Merzifon illerine, İtalyanlar Antalya illerine yerleştiler. Yunanlılar'da İzmir'e geldiler. İstanbul Boğazı adeta düşman gemileri ile dolmuştu.

   Bu durum karşısında bir şeyler yapılmazsa Vatan tehlikeye girecekti, bunu gören Mustafa Kemal ve silah arkadaşları Anadolu'ya geçmeye karar aldılar. İstanbul'dan Bandırma Vapuru'na binerek 19 Mayıs'ta Samsun'a ulaştılar. Samsun'da halk tarafından karşılandılar. Mustafa Kemal Amasya'ya geçerek genelge yayınladı. Genelge de Milleti Ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü birlikte kurtarmak için çağırdı. İstanbul hükümeti durumdan rahatsız olup, Mustafa Kemal'i İstanbul'a çağırdı. Bunun üzerine Mustafa Kemal telgraf çekerek askerlikten çekildiğini bildirdi ve çalışmalarına normal bir vatandaş olarak devam etti.

Bandırma Vapuru
19 Mayıs 1919 Bandırma Vapuru
   4 Eylül'de Sivas'a geçip yurdun düşmanlardan temizlenmesi için Sivas Kongresi'nde  ''Ya Bağımsızlık, Ya Ölüm'' andı içildi. Daha sonra Ankara'ya geçen Mustafa Kemal Paşa 23 Nisan 1920' de Meclis'i topladı. Meclis Başkanlığı'na seçilen Mustafa Kemal düzenli ordular kurarak, düşmanla çarpışmalar başladı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Başkomutanlık Meydan Savaşı ile düşmanlar yurdumuzdan temizlenmiş oldu.

19 Mayıs
1919 metre Bayrak
   Milli Mücadele'nin başladığı gün olan 19 Mayıs 1919 Atatürk'ü Anma Günü olarak kutlanmaya başlamıştır. Atatürk bu günü geleceğin büyükleri ve yöneticileri olacak gençlere armağan etmiştir.

 Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

   Vatan kolay kazanılmadı, kolayda korunmuyor. Çünkü Vatanımızında gözü olan çok fazla dış güçler var. Bu yüzden Dünya'nın her yönüyle en iyi yerinde olan Vatanımızın kıymetini bilelim, dedelerimiz nasıl sahip çıktıysa, bizlerde gelecek nesillere öyle sahip çıkarak bırakalım. Vatan olmazsa hiç bir şeyin anlamı yoktur. Önce Vatan, sonra hayat gelir. Gelecek nice 19 Mayıslara kavuşmanız dileklerimizle...

Milli Mücadele
19 Mayıs 1919

Kaynaklar; wwwmebk12tr,wwwsamsunbeltr,wwwailegovtr,wwwtrthabercom,wwwborhabernet

10 Mayıs 2020 Pazar

Anneler Günü

   Bir yıl 365 gün, bir gün ise 24 saaattir. Toplamda 1 yıl binlerce saat yapar ve bu binlerce saat zamanda birisi sizleri dört gözle hep takip eder, inceler. Kimi zaman sizin öğretmeniniz olur, kimi zaman terziniz, kimi zaman hemşireniz, kimi zaman doktorunuz, kimi zaman aşçınız, kimi zaman ise yol arkadaşınız. Kısaca hayatınızın her anında sizden bir karşılık beklemeden, sizler için çalışan, kendi hayatını size göre planlayan değerli birisi, evet bu kişi sizin Anneniz' dir.   

Kutlu Olsun
Anneler

    Çok basitten bir örnek düşünürsek, sizin bir fabrikanız var, fabrikanınızda da çalışanlarınız var diyelim. Hangi çalışanınız sizin için 24 saat çalışabilir ? Belki 1 gün çalıştı diyelim, ya 1 hafta, ya 1 yıl, yada yıllarca çalışabilir mi, tabii ki hayır. Ama anneleriniz sizler için günün her saati çalışır, sizin yanınız da olur. Sadece bu örnek bile annelerin hakkının ne kadar büyük olduğunun göstergesidir. O zaman şu soru aklınıza hemen gelmiştir, bizler için çok değerli olan Annelerin, yılda 1 günü olması çok garip gelmiyor mu ? Bize göre yılda 1 gün değil, her gün Anneler Günü'dür.

   Anneler ile ilgili Peygamber Efendimiz'in (sav) önemli Hadis-i Şerif'leri vardır. Bazılarını yazalım.

   '' Cennet Annelerin Ayakları Altındadır '', bu Hadis-i Şerif'te çocukların annelerine göstermesi gereken saygıya değinilmiştir. Yani Allah'ın emirlerine aykırı olmadığı sürece, annelere itaat etmek, saygı göstermek cennetin önemli bir anahtarı olup, bu anlamda Cennet annelerin ayakları altındadır.

   '' Üç dua vardır ki bunların kabul olunacağında şüphe yoktur. Bunlar Mazlumun (haksızlığa uğramış olan kimsenin) duası, Misafirin (ikramını gördüğü kimseler için) duası ve Anne babanın çocukları için yapacağı duadır '' Görüldüğü üzere annenin ve babanın kıymeti çok büyüktür, hayatını buna göre yön verenler, ömür boyu mutlu olabilirler.

   '' Size günahların en büyüğünü söyleyeyim mi ? diye üç kere sordu. Bunun üzerine sahabeler, Evet ey Allah'ın Resulü diye cevap verdi. Peygamber (sav) Efendimiz: Allah'a ortak koşmak, Anne babaya isyan etmek ve eziyet etmektir '' Yine görüldüğü gibi annenin ve babanın değeri çok büyüktür.

'' Kim ömrünün uzun olmasını ve geçim kaynaklarının genişlenmesini istiyorsa anne babasına iyi baksın ve akrabalık bağlarını gözetsin '' Görüldüğü gibi annenin ve babanın önemi büyüktür.

   Peygamber Efendimiz'e bir adam şu soruyu sordu, Amellerin en üstünü hangisidir. Bu soruya Peygamber Efendimiz (sav) şu cevabı verdi: '' Vaktinde kılınan namaz ve Anne babaya itaat etmektir. Sonra da Allah yolunda cihad etmektir '' Yine görüldüğü gibi anne ve babanın kıymeti çoktur.

   Yazdığımız 5 Hadis-i Şerif'ten de anlaşılacağı üzere Anne ve Babanın kıymet ve değeri fazladır. Bu yüzden saygıyı en üst seviyede tutmalıyız. Biraz düşünürsek annelerin ne fedakârlıklar yaptığını daha iyi anlarsınız. Bazılarını yazalım;

- Bebekken sizin her türlü bakımınızı yapar
- Bebekken sizin her türlü ihtiyacınızı giderir
- Bebekken sizi her türlü tehlikelerden korur
- Sizin büyümeniz için yedirip, içirir
- Sizlerden hiç bir şey talep etmeden, daima size bakarlar
- Sizler için uykularından feragat ederler
- Sizlerin eğitimi için ellerinden ne geliyorsa, yaparlar
- Sizlerin giyimi için elinden geleni yaparlar, gerekirse size 3 elbise alır, kendisine ise 1 elbise alırlar
- Büyüdüğünüz de sizin mutlu bir yuva kurmanız için çalışırlar
- Evlendikten sonra çocuklarınıza büyük annelik yaparlar, onların hayat yoldaşı olurlar
- Torunlarına aynı size baktıkları gibi, bakmaya çalışırlar

Kutlu Olsun
Anneler Günü
   Kısaca anneniz hem size, hem torunlarına annelik görevini fazlasıyla yerine getirirler. Bu yüzden onları yılda 1 gün değil, her gün hatırlayın ve her günü Anneler Günü olarak bilin. Bir pazarlama mantığı ile ortaya çıkarılan güne bakmayın, aldırmayın. Birileri ticari olarak ürünler satacak diye anneler gününü hatırlamayın, her gün annenizin kıymetini bilerek, onlara Saygı gösterin, Hürmet edin. Şunu da unutmayın; Anneler hediye istemez, hediye 1 günlüktür, Anneler her gün Hatırlanmak ister.

   Bugünün gençleri olan kızlar, yarının anneleri sizler olacaksınız. Bugün annenize nasıl davrandıysanız, yarın da çocuklarınız size aynen davranabilir. Bu yüzden şu anı değil, 30 yıl sonrasını düşünerek annenize Saygıyı, Hürmeti, Hatırlanmayı eksik etmeyin. Çünkü 30 yıl sonra sizler onların yerinde olacaksınız.

Kutlu Olsun
Anneler Günü

   Şimdi ise bugünün gençleri olan erkeklere yazalım. Sizler de şu an çok gençsiniz, hayat hızlı akıyor, nasıl büyüdüğünüzün farkında bile olamayabilirsiniz. Biraz oturup, yukarıda yazdıklarımızı düşünün. Yarının babaları, büyük babaları olacaksınız. Zaman çok geçmeden şimdiden annelerinizin kıymetini bilin, onlara her zaman saygıda kusur etmeyin.

   Bugünün gençleri, yarının büyükleri sizlersiniz. Gençliğinizin kıymetini, Annelerinize olan saygı ile birleştirerek bir ömür boyu mutlu olmanız dileklerimizle...

Anne Gün
Anneler Günü

Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr, wwwhuzursayfasicom, wwwislamveihsancom, wwwbureninsurancegroupcom, wwwkarsmansetcom, wwwozgurkocaelicomtr

Kurban Bayramı