23 Mart 2020 Pazartesi

Corona Virüs, Covid-19

   Sağlığımız, çoğumuzun farkında olmadığı en değerli hazinemizdir. Değerini ise hastalanınca anlıyoruz, hemde bazen 10 katıyla. Sağlıklı olmazsak ne bir işi rahat yapabiliriz, ne de dışarıda rahatça yürüyebiliriz.

   Bugünlerde gerek haberler de, gerek sokaklar da, gerekse tüm evler de korona virüs konuşulmaktadır. Konuya girmeden  önce virüs nedir ona bir göz atalım.

Virüs:
Bulaşıcı hastalıklara sebep olan, küçük mikroplara denir. Virüsler canlı hücrede yaşarlar, zararlıdır, bakterilere göre küçüktür.

Virüsün tanımından sonra, korona virüs nedir, nasıldır onlara bakalım.

Korona Virüs: 
Şiddetli şekilde büyük salgınlara neden olabilecek, virüs ailesidir. Hayvanlardan insanlara geçtiği zaman, mutasyona uğrayıp, yayılabilir. Böyle hastalıklar zoonotik hastalıklar olarak adlandırılıp, ölümcül olabilmektedir.

Yapısal
Corona Virüs Yapısal


Korona Virüs Çeşitleri:
4 türde sınıflandırılırlar. Alfa, beta, gama ve delta corona virüsler olarak. Alfa ve beta corona virüsler insanlara bulaşırken, gama ve delta corona virüsler sadece hayvanlara bulaşabiliyor.

Yapısal
Corona Virüs Yapısal


Korona Virüs Nasıl Bulaşır: 
Hasta olan kişiler nefes alıp verdiklerinde, öksürdüklerinde veya hapşırdıkları anda dışarı attıkları damlacıklar yoluyla, insandan insana bulaşabilir.

Korona Virüsten Nasıl Korunulur: 
Bu konuda alacağımız basit önlemler ile korunabiliriz.
- Elleri yıkamak, herkesin sık dokunduğu yüzeyleri dezenfekte etmek, ellerimizle yüzümüze, gözümüze ve ağzımıza dokunmamak.
- Öksürme ve hapşırma da mendille ağız ve burnumuzu kapatmak.
- Mendiliniz yoksa dirseğinizin iç kısmını kullanmak.
- Tokalaşma ve Sarılma yapmamak.
- Hastalarla aynı tabak ve bardağı kullanmamak.
- İyi pişmemiş veya Çiğ hayvan ürünlerini yememek.
- Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, koordineli  çalışan diğer bakanlıkların açıklayacağı talimatlara riayet etmek.
- Bunların dışında bakanlığın aşağıda detaylı açıkladığı 14 gün kuralına uymak. Böylece kendimizi ve çevremizdekileri virüslerden koruyabiliriz.

14 gün Kuralı
Corona Virüs 14 gün Kuralı


Korona Virüs Nasıl Etki Yapar: 
Hafif soğuk algınlığına vesile olan korona virüsler (corona virus), ilk önce üst solunum yoluna (burun ve boğaz) bulaşırken, daha ciddi hastalıklara neden olan corona virüsler ise alt solunum yoluna (akciğerler) bulaşarak zatürreye neden olabilirler.

Korona Virüs Belirtileri:
Şu anki en çok karşılaşılan belirtileri ateş, öksürük, nefes darlığı, kas ağrısı ve yorgunluktur.

Korona Virüsler Yüzeylerde Ne Kadar Hayatta Kalabilir: 
Yapılan araştırmalarda oda sıcaklığında, değişik malzemeler üzerinde 4 ile 9 gün arası canlı kalabildiği görülmüştür. Burada etken faktörler olan düşük sıcaklık ve yüksek nemin, virüslerin yaşam sürelerini uzattığı görülmüştür.

Korona Virüs Kuluçka Süresi: 
Kişi ve durumlara göre 2 ile 14 gün arasıdır.

Korona Virüste RO Değeri: 
Bir kişinin hastalığı, kaç kişiye bulaştırdırdığının değeridir. Yapılan araştırmalarda  bu değer 1,8 ile 3,3 arasında değişkenlik göstermektedir. Ortalama 2,5 sayarsak, 1 kişi temas halinde başka 2,5 kişiye bulaştırır demektir. Bu 2,5 kişi başka 6,25 kişiye, bu 6,25 kişi başka 15,62 kişiye, bu 15,62 kişi başka 39 kişiye...Böylece örüntü uzayarak 50 binlere gider. Bu rakamlara bakarak durumun ciddiyetini daha iyi anlamışsınızdır. Dolayısı ile eğer ortamda salgın durumu varsa, lütfen başkaları ile tokalaşmayın, yanyana durmayınız.

Korona Virüs Zamanı Beslenme: 
Yiyeceklerde sebze ve meyveye ağırlık verilmelidir. Bol C Vitamini yüklü besinler alınmalı.  Ayran, doğal meyve suyu, bol sıvı, bitki çayları, bol su içilmelidir. Su miktarı yaklaşık 2 litre olmalıdır.

Korona Virüs En Çok Kimleri Etkiler: 
Belli yaşın üzerindeki yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, şeker, kanser, akciğer, hipertansiyon ve kronik sağlık sorunu olanlar.

Önceki Korona Virüsler Nelerdir: 
2002 yılında  Çin'de SARS-CoV, 2012 yılında Suudi Arabistan'da MERS-CoV görülmüştür.

Korona Virüs En Büyük Özelliği: 
Covid-19 diğerlerine göre hızlı yayılır, ama şu anki görünen verilere göre öldürme oranı düşüktür.

Corona Virüs
Mers Sars

   Sağlıktaki teknik terimler ile Korona Virüs hakkındaki detayları kısa olarak yazmaya çalıştık. Nedir, neler yapılmalıdır..vs.. Bunları okuyunca, sizlerde herşeyi daha iyi anlayıp, ona göre tedbirlerinizi alacaksınızdır.

   Dünyamızı detaylı gözlemlediğimizde doğanın nasıl bir intizamla kurulduğunu, doğa olayları arasında nasıl düzenli bağlantıların olduğunu, insanların doğup, büyüyüp, zamanı gelince nasıl maddi dünya hayatından ayrıldığını daha iyi anlıyoruz. Böylece yüce Allah C.C.'nün kudretini daha iyi görmüş oluyoruz.

Dünyayı yaratan Allah C.C.bazı ayetlerde bizleri uyarıyor. Bu ayetlerden bazılarının meali şöyledir:

- İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah dönüş yapsınlar diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor. (Rûm Suresi 41. Ayet)

- Göklerdeki herşey, yerdeki herşey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandırması için (böyle)dir. (Necm Suresi 31. Ayet)

- O, göklerin ve yerin eşsiz-örneksiz yaratıcısıdır; bir şey olmasını dilediğinde ona ''ol!'' der, hemen oluverir. (Bakara Suresi 117. Ayet)

- Görmediler mi ki, onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz onca imkânı kendilerine verdiğimiz, gökten üzerlerine bol bol yağmur indirip (evlerinin) altlarından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helâk ettik. Biz onları günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller meydana getirdik. (En'âm Suresi 6.Ayet)

   Her türlü nimetinden faydalandığımız Dünya'da yaşarken, Allah'a ne kadar şükrediyoruz acaba, hiç kendinize sordunuz mu ? Bizler niçin Dünya'ya getirildik, neler yapmalıyız ? Şu Ayet-i Kerime'nin mealine baktığımızda, bizlere düşen görevleri iyi anlamalıyız.

- Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım. (Zâriyât Suresi 56.Ayet)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'de  (SAV)  bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyurmuştur:

Beş şey gelmeden önce, şu beş şeyin kıymetini ganimet biliniz;

- İhtiyarlık gelmeden önce, gençliğin
- Hastalık gelmeden önce, sağlığın
- Fakirlik gelmeden önce, zenginliğin
- Meşguliyet gelmeden önce, zamanın
- Ölüm gelmeden önce, hayatın

   Hadis-i Şerif'tende görüldüğü gibi sağlığımız kıymetlidir. Herşeyin başı sağlıktır. Bu yüzden önce kendimiz, sonra yakınlarımız, sonra çevremiz için sağlığımızın değerini iyi bilelim.

   Şimdi gelelim önemli bir konuya. Bu korona virüs için baya bir tezler ortaya atıldı. Bunlardan bazıları şöyledir:

- Bu virüs laboratuvarda üretilen, yapay bir virüstür.
- Bu virüsü üreten Amerika'dır, Çin'dir, İsrail'dir ...vs...
- Çin kendi laboratuvarlarında bir çalışma yaparken, tehlikeli bir virüs yayıldı
- Bu virüsü Amerika'lı askerler, Çin'e yaydı...

   Bunlar gibi onlarca tezler var, şu an medyada. Burada bizlere düşen çok önemli görev var. Bu virüs yapay veya doğal bir virüs olsun, önemli değil menşei. Çünkü Allah'ın dediği olur sadece Dünya'da. Allah C.C. izin vermezse hiç bir şey hareket edemez. Eğer virüs bizlere kadar gelmişse, şunları hemen gözden geçirmeliyiz:

- Bol düşünmeliyiz, neredeyiz, bugüne kadar Allah rızası için neler yaptık
- Nerede Allah'a kulluk noktasında ne gibi manevi eksikliklerimiz olmuş olabilir
- Bu eksiklerimizi kontrol edip, uygulamaya başlamalıyız
- Bol tövbe istiğfar yapalım
- Çok dua edelim
- Sık sık Kuran'ı Kerim okuyalım
- Sadaka verelim
- Namazları vaktinde kılmaya çalışalım
- Kendimizi fakirlerin yerine koyup, empatiler yapalım
- Bol şükredelim

   Sayılı günler kolay geçer, önemli olan bundan sonraki ömrümüzde manevi olarak nasıl yaşayacağımızdır. Sağlıklı ve Hayırlı günlere,  birlikte kavuşmamız dileklerimizle...

Corona Virus
Korona Corona



Kaynaklar; saglikgovtr, diyanetgovtr, sagligimgovtr, tubitakgovtr, Mehmet Taşatan Hoca

21 Mart 2020 Cumartesi

Miraç Kandili, Namaz ve Mescid-i Aksâ

   Arapça'da yukarı çıkmak, yükselmek anlamına gelen Miraç kelimesinin anlamı, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'nın (sav) yaşadığı en büyük mucizelerden biri olan İsra ve Miraç ile daha değerli olmuştur. Şimdi bu Mübarek Gece hakkında biraz detaylı bilgiler anlatalım.

   Mübarek 3 aylardan biri olan Recep Ayının 27. gecesine Miraç Gecesi denir. Hicretten 540 gün önce bu gece Peygamber Efendimiz (sav) uyurken Cebrail (as) gelip onu, Mekke'deki Mescid-i Harâm'dan alıp Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'ya Burak adındaki binek ile götürmüştür. Buna İsra Olayı denir.

Miraç Gecesi
Miraç Kandili

   Bu arada bazı ek bilgiler verelim, Mescid-i Aksa içinde 4 mescidi bulunduran (Kubbetü's Sahra, Kıble Mescidi (Aksa Camii), Burak Mescidi, Mervan Mescidi) Beyt-i Makdis denilen alanın adıdır. Mescid-i Aksa Kudüs'te olup, 145 dönüm ve etrafı çevrili alandır.


Kıble Mescid
Kıble Mescidi
Selahaddin Eyyubi
Kubbetu's Sahra
3 mescid
Mescid-i Aksa


   Mescid-i Haram; Kâbe ve çevresini içinde bulunduran Cami-i Şerif'tir. Yeryüzünde inşa edilen ilk mescittir.  

Kâbe Çevresi
Mescid-i Haram


   Mescid-i Nebevi; Peygamber Efendimiz'in Medine'ye hicretinden sonra ashabıyla birlikte inşa ettiği Mescid'dir. Peygamber Efendimiz'in kabri ile Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in kabirleri de buradadır.

Hz. Ebubekir Hz. Ömer
Mescid-i Nebevi

  Yeryüzü'nde 3 tane Mübarek Mescid vardır. Bunlar şunlardır ;

- Mescid-i Haram ( Mescid-i Şerif, Harem-i Şerif )
- Mescid-i Aksa
- Mescid-i Nebevi

   Harem-i Şerif; İçinde Kâbe, Makam-ı İbrahim ve Zemzem bulunan yerdir. Makam-ı İbrahim Kâbe'nin yanında bulunan, kubbeli bir yapıdır.

   Mescid-i Kıbleteyn ; Hicretten sonra müslümanlar Mescid-i Aksa'ya doğru namazlarını kılıyorlardı. Recep Ayı'nın ortalarında mescidde namaz kıldırırken bir vahiy geldi ''...Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir ! Siz de nerede olursanız olun (namazda), yüzlerinizi o tarafa çevirin! ...'' Bu vahiy geldiğinde namazın ikinci rekatının sonuna gelen Peygamber Efendimiz, derhal yönünü Kâbe'ye çevirdi, Cemaatte saflarıyla beraber Kâbe'ye döndü. Böylece namaz tamamlanmış olup, bu durumun olduğu mescide, iki kıbleli Mescid anlamına gelen, Mescidü'l Kıbleteyn denilmiştir. Bu mescidin yerinde şimdi büyük bir Cami yapılmıştır.

İki kıbleli Mescid
Mescid-i Kıbleteyn


   Önemli bilgileri yazdıktan sonra yazımıza kaldığımız yerden devam edelim. İsra olayından sonra Miraç'ın ikinci aşaması başlamıştır. Bu aşamayla ilgili Allah'u Teala İsra Suresi'nin 1.ayetin de şöyle buyurmuştur: ''Ayetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir''.

   Bu aşama da Hz. Muhammed (sav), Mescid-i Aksa'da bulunan Kubbetu's Sahra'daki Muallak Taşının üzerinden başlayarak, semânın bütün tabakalarını geçip Miraç'a yükselmiştir. Semanın bütün tabakalarına uğrayan Peygamber Efendimiz, sırasıyla yedi sema tabakaları da bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya, Hz. İsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi Peygamberlerle görüştü. Bundan sonra Hz. Cebrail ile birlikte Sidretü'l Münteha'ya geldiler. Bundan sonrasına Hz. Cebrail'in gitmesi mümkün değildi. Peygamber Efendimiz bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve mekândan münezzeh olan Cenab-ı Hakk'ın cemaliyle müşerref oldu. Böylece İsra ve Miraç Mucizesi gerçekleşmiş oldu. Miraç Mucizesi'nde Allah C.C. müslümanlara 5 Vakit Namaz'ı Farz kıldı.

Miraç Kandili
Miraç Gecesi

MİRAÇ GECESİNDE NELER YAPMALIYIZ

  Bu Mübarek Gece'ye özel bir ibadet yoktur, ama şunlar yapılırsa iyi olabilir ;
- Gündüz oruç tutmak
- Gecesi Kaza ve Nafile Namaz'lar kılmak
- Kuran'ı Kerim okumak
- Tevbe istiğfarlar yapmak
- Peygamber Efendimize Salât ve Selâm göndermek
- Sadaka vermek
- Bol dua etmek

   Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav) için Mucizenin  olduğu gece olan, Mübarek Mirac Gecesi'nin fazileti hepinizin üzerine olması dileklerimizle...



Kaynaklar;  wwwhuzursayfasicom, wwwislamveihsancom

18 Mart 2020 Çarşamba

18 Mart Çanakkale Zaferi'ni Anma Günü

   Büyük Milletler tarihi destanları ile anılırlar ve yetişen yeni nesillere bu destanlar çok iyi anlatılır ki, geleceğe sağlam adımlarla yürüsünler. Eğer yeni yetişen nesiller gelecekte başarılı olmak istiyorlarsa, geçmişini çok iyi bilmeli, geçmişte dedeleri nelerle karşılaşmış, Vatanları için neler yapmış öğrenmelidirler. Tarih tekerrürden ibarettir sözü gereği, eğer geçmişimizi iyi öğrenmezsek, ileride bizimde başımıza benzer olaylar gelebilir. Büyük Türk Tarihi'nde nice destanlarımız vardır, bunlardan biri Çanakkale Destanı'mızdır.

   Çanakkale Savaşları Deniz ve Kara olmak üzere 2 bölüm halinde olmuştur. Birincisi  19 şubat 2015 te başlayıp, 18 Mart 2015 te biten Çanakkale Deniz Zaferi'mizdir. İkincisi ise 25 Nisan 1915'te başlayıp 9 Ocak 1916'da biten Çanakkale Kara Savaşı'dır. Sonuçta Çanakkale Savaşları 1915 şubat'ında başlayıp, 1916 Ocak'ında bitmiştir.

   ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞI;

   Çok büyük farklı emelleri olan İtilaf devletleri (İngiltere, Fransa, Avustralya, Yeni Zelanda, Hindistan, Kanada Güçleri) İstanbul'u alarak, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının kontrolünü ele geçirmek istiyorlardı. Böylece Rusya'ya bir yol açmak, Almanya'nın müttefiki olan Osmanlı'yı savaş dışına itip, İttifak devletlerini zayıflatmak istemişlerdir. Bunu başarmak içinde Çanakkale Boğazını hedef olarak gözlerine kestirmişlerdi.

   19 Şubatta İngiliz Donanması, Türk muhafızlarının bir anlık dalgınlığından faydalanıp, Boğazı geçip, İstanbul'a yaklaşmışlardı. Adalar civarında 1 ay bekleyen donanma, Osmanlı Devleti'nin aldığı önlemler sayesinde, çareyi kaçmakta bulmuşlar, kendilerini Çanakkale Boğazının ötesine atmışlardı. Donanma'da 100'e yakın irili ufaklı gemi vardı. Aslında donanma hiç bir savunma ile karşılaşmadan, kolayca boğazdan geçeceğini sanıyordu. Hatta o kadar kendilerine inanmışlardı ki, İngiliz seyahat acentası İstanbul'a gezi turlarının planını bile yapmıştı. Churchill şunu zannediyordu, bu kadar gemisi olan donanmayı gören Türkler, topları bırakıp kaçacaktı ! Kısaca evde yaptıkları hesap, çarşılarına uymadı.

   Donanmada bulunan askerlerden bir grubu 4 Mart günü Seddülbahir ve Kumkale'ye çıkartma yapıp, toplarımızı imha etmek istedi, ancak Türk Askeri'nin güçlü savunmasıyla zayiat vererek gemilerine geri döndüler. Donanma 18 martta hücuma tekrar geçti.Eğer itilaf devletleri Çanakkale'yi geçerse diye, İstanbul'da hazırlıklarda yapılmaya başlanmıştı, İstanbul sonuna kadar savunulacaktı. Hatta İstanbul'un işgal edilmesi durumunda padişah ve saray halkının Anadolu'ya nakledilmesinin planları yapılmıştı ama II.Abdülhamid bunu reddetti ve şöyle dedi; Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u alırken Bizans imparatoru surlarda can verdi, ben ondan daha az haysiyetli değilim, hiç bir yere gitmiyorum.

   18 Mart günü içinde Queen Elizabeth gibi son model gemilerin bulunduğu donanma, 316 adet topuyla saldırıya geçti, bizde ise 73 top vardı. Osmanlı 7 ve 8 martta denize Nusret tarafından mayınlar döşemişti, bunu farkedemeyen donanmanın 3 zırhlısı batmıştı, diğer gemilerinden bazılarıda zarar görmüştü, itilaf devletleri adeta şok geçiriyordu. Türk askerinde o kadar büyük bir yürek vardı ki cesaretleri had safhada idi. O gün topun birinin vinci bozulmuştu, tam o anda Seyit Onbaşı tam 215 kiloluk mermiyi sırtlayıp, topa götürmüştü ve bu topla atılan mermi sayesinde gemi hasar alıp, sonra geri giderken mayına çarpıp, batmıştı. Böylece batan gemilerde bulunan toplar ve mürettebatla itilaf devletleri büyük hasara uğramıştı. Böylece Osmanlı Devleti büyük bir Zafer kazanmıştı ve bu Destan Türk milletine büyük moral olmuştu.

   ÇANAKKALE KARA SAVAŞLARI;

   Deniz'de büyük hezimet yaşayan itilaf devletleri, gözünü kara savaşına dikmişti. İtilaf devletlerinde savaş bakanı Lord Kitchener'di. Sefer kuvvetleri komutanlığına ise General Sir Lan Hamilton atanmıştı. İtilaf devletleri 25 Nisan'da Seddülbahir'den Bolayır'a kadar bombardımana başlamıştı. Ayrıca Arıburnu Sırtlarında da düşmanın ilerlemesi başlamıştı. Savaş ilerlerken önemli nokta Kilitbayır'ı kontrol altına almak için, Kocaçimen ve Conk Bayırı'nı ele geçirmek istemeleri olacaktı.

   İtilaf devletleri bir çok muharebe yaparak Seddülbahir Cephesi'nde Türk birliklerini yenemeyeceklerini anladılar ve daha sonra General Sir Lan Hamilton bu cephede hiç bir askeri harekata girilmemesi emrini, askerlerine verdi.

   Arıburnu Cephesi'nde ise Anzaklar çıkartma yapmıştı. 19.tümen komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal çıkartma başladığı zamanlarda 57. Alay ve topçu bataryası ile Conk Bayırı'na hareket etmişti. Mustafa Kemal burada şu sözü söylemiştir,  '' Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar gelebilir''. Mustafa Kemal'in yaptığı taarruzlarla Kılıçbayır ve Cesaret Tepe alınmıştır. Sonuçta itilaf devletleri bu cepheden de umduklarını bulamamışlardır.

   Daha sonra Anafartalar Cepheleri'nde savaşlar olmuştur ve itilaf devletleri umduklarını yine elde edememişlerdir. Daha sonraları General Lan Hamilton görevden alınmıştır, yerine gelen General Charles Monro ise gerekli incelemeleri yaparak orduların geri çekilmesi gerektiğini savaş bakanına iletmiştir. Oda emirleriyle yavaş yavaş orduları geri çekmiştir. Böylece Gelibolu Muharebeleri, Osmanlı'nın Zafer'leri ile sonuçlanmıştır.

Çanakkale Destanı
Dur Yolcu Çanakkale

Çanakkale Zaferi
Seyit Onbaşı

Kurmay Yarbay
Mustafa Kemal

Çanakkale Zaferi
18 Mart Çanakkale Zaferi



Kaynaklar; tarihiolaylarcom, starcomtr, duryolcucom, atamgovtr

12 Mart 2020 Perşembe

12 Mart İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy'u Anma Günü


   Para her zaman kazanılabilir, kazandığınız paralarla her zaman bir ev, araba, giysi vs alabilirsiniz. Ama Vatan para ile alınmaz, şehitlerin kanıyla alınmıştır. Bir milletin bağımsızlığı demek, İstiklâl'i demektir. İstiklâl'i olmayan milletler her zaman esaret altında olur.

   1921 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Milli bir Marş'a ihtiyaç olduğunu bildirip bir yarışma düzenlemiştir. Bu yarışmaya 724 adet şiir başvurup, birinciye de para ödülü vardı. Ödülden rahatsız olan Mehmet Âkif Ersoy yarışmaya katılmak istemedi. Daha sonra Bakanın ısrarı ve ödül verilmeyeceğinin garanti edilmesinden sonra, oda Kahraman Ordumuza konulu şiirini 48 saat içinde hazırladı ve gönderdi. Değerlendirme sonucunda 12 Mart 1921 günü bu şiir, İstiklâl Marşı olarak kabul edildi.

   Sonra Ali Rıfat Çağatay tarafından bir beste yapılıp, bu beste 1930'a kadar kullanıldı. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Orkestra Şefi olan Zeki ÜNGÖR'ün hazırladığı beste bugünlere kadar kullanılmaktadır.

   Mehmet Akif ERSOY, hasta olup kendini ziyaret eden gazetecilerden birinin sorusu üzerine şunu demiştir;
-Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın !

   Evet, İstiklâl Marşı bağımsızlığın sembolüdür. Bu yüzden bir daha Marş İnşaAllah yazılmaz, çünkü eğer bir başka Marş yazılacaksa, bağımsızlık tehlikeye girmiş demektir.

   7 Mart 2008 yılında Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik gereği 12 Mart günü, İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy'u Anma Günü olarak kabul edilip, yürürlüğe girmiştir. İstiklâl Marşı'nı hem kendimizin hem de çocuklarımızın çok okuyup, iyice anlayıp, geleceğe bu yönde hazırlanmamız dileklerimizle...


İSTİKLÂL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl.
Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın;
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerîhamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyyet;
Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Âkif ERSOY

Beste: Osman Zeki Üngör

İstiklal
Mehmet Akif Ersoy

Mehmet Âkif Ersoy
İstiklal Marşı

Mehmet Âkif Ersoy
İstiklâl Marşı

İstiklâl Marşı
Kahraman Ordumuza


Kaynaklar;  wwwkulturturizmgovtr, wwwtccbgovtr

8 Mart 2020 Pazar

Dünya Kadınlar Günü

   Anneler, Kızlar, Ablalar, Teyzeler, Halalar, Yengeler...Hepsinin ortak özelliği ise, Türkiye nüfusunun % 49,8 i olan Kadınlardır.

   Dünya'daki değişik tabiat olaylarına baktığımızda gördüğümüz denge olayı, Kadın ve Erkek Oranında da görmekteyiz. Allah C.C. tabiatı ve insanları yaratırken öyle güzel bir denge kurmuş ki, ne kadar şükretsek azdır. Bu dengeyle doğa ve insanlar  Dünya'da mutlu bir şekilde yaşamaktadırlar. Eğer dengeler biraz farklı olsa, herşey çok farklı olabilir. 

   Yüce yaradan Kadınlarımıza öyle özellikler vermiş ki, gelecek nesiller onlara emanet edilmiştir. Küçük bir kız çocuğu büyüyüp anne olduğunda bu sefer o, kendisini yetiştiren annesi gibi, kendi evladını yetiştirmek için tüm gücüyle çalışır.

   Toplumumuzda ev içi tüm sorumluluklar neredeyse Kadınlara verilmiştir. Kadınlar çocuklarına bakarlar, evi temizlerler, yemek yaparlar, bulaşıkları yıkarlar, çamaşırları temizlerler ..vs.. Bunu evde kimi zaman 1 kadın yapar, kimi zaman da başka genç kızlar varsa anneleriyle beraber hep birlikte tüm kadınlar yaparlar.

   Kadınlar ailesi için her türlü fedakârlığı yapan, Vatanı içinse gözünü kırpmayan insanlardır. Zamanında 20 yaşındayken Vatanı için gözünü kırpmadan, küçük erkek çocuğunu ve 3 aylık kızını evde bırakarak, cepheye giden Büyük Türk Kadını Nene Hatun bizim kadınlarımızın en büyük örnek alacağı kişilerden birisidir.

   Kadınlar çocukların ilk eğiticisi, öğreticisi bir bakıma ilk hayat öğretmenidir. Çocuklar ilk bilgileri kadınlardan alır (annesi, ablası, teyzesi, halası, yengesi). Bu yüzden kadınların sorumluluğu, toplumun nüfus olarak % 49,8 i gözükmesine rağmen, çocuklara verdiği öğreticilikten dolayı bir bakıma % 60 gibi büyük bir orana sahiptirler toplumda.

   Büyük topluluklar kadınlarına saygılı olup, onları el üstünde tutanlardır. Böyle topluluklar her zaman, geleceğe sağlam adımlarla bakarlar. Gelecek nesillere büyük bir ülke bırakmak istiyorsak, kadınları sadece yılda 1 kere değil, her gün hatırlamalı, her gün saygılı olmalı ve her gün kıymet bilmeliyiz. Bir gün değil, her gün Kadınlar Günü olması dileğimizle, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu, mutlu ve huzurlu olması dileklerimizle...

8 Mart
Dünya Kadınlar Günü

Kadınlar Günü
8 Mart Kadınlar Günü

8 Mart
Kadınlar Günü

Kutlu Olsun
Kadınlar Günü Kutlu Olsun

27 Şubat 2020 Perşembe

Regaib Kandili

   Anlam olarak Rağbet etmek, talep etmek anlamlarına gelen ve arapça bir kelimenin çoğulu olan Regaib kelimesi, ismini mübarek gecelerden birine vermiştir, Regaib Gecesi. Şimdi bu mübarek geceyi detaylı şekilde biraz anlatalım.

   Regaib Gecesi üç ayların ilk mübarek gecesi olup, Recep ayının ilk Perşembe gününün gecesini Cuma'ya bağlayan gecesidir. Bu gece Allah C.C.'den dua isteyenlerin duaları kabul olabilir, af isteyenler affedilebilir. Bu gece kılınan namazlara, bugün tutulan oruçlara, bugün verilen sadakalara sayısız sevaplar verilebilir. Regaib Kandili, rahmet ve mağfiret gecesi olarak kabul edilmektedir.

   Bu mübarek gecede neler yaparsak daha iyi olur, onları yazalım;

- Bol bol Kur'an-ı Kerim okuyup, dinleyin
- Peygamber efendimiz Hz.Muhammed Mustafa'ya (S.A.S)  bol Salatü Selam getirin
- Kılabildiğiniz kadar kaza namazı, nafile namazlar kılın
- Kendinizi hesaba çekin. Dünya'ya niçin geldim, ne için yaşıyorum, nasıl gideceğim bu dünyadan ?
- Geçmişte neler yaptığınızı sorgulayın ve geleceğin planını yapın
- Tevbe istiğfar yapın
- Yakın çevrenizle helalleşin
- Küsler varsa barıştırın, dertlilerin dertlerine çareler bulmaya çalışın
- Herkese bol dua edin
- Fakir, yetim ve zorda kalmışlara yardımlar yapın
-  Okuyabildiğiniz kadar dini kitaplar okuyun
- Bugün mümkün mertebe namazları cemaatle kılın
- Türbeleri ve mezarlıkları ziyaret edip, Kur'an-ı Kerim okuyun
- Hayatta yaşayan büyüklerinizi ziyaret edip, hal ve hatır sorun
- Gündüzleri oruç tutun
- Mümkünse sabaha kadar ibadet yapın

   Hayatınızda her gece uyuyabilirsiniz, ama böyle gecelerin sayısı azdır. Dolayısı ile bu mübarek geceleri iyi değerlendirip, bol sevaplar kazanabilirsiniz. Hayat boyu çok sevaplar kazanmanız dileklerimizle...

Kandil 

Regaib Gecesi
Regaib Kandili Regaib Gecesi


Kaynaklar;   wwwhuzursayfasicom, wwwsorularlaislamiyetcom

24 Şubat 2020 Pazartesi

Mübarek Üç Aylar

   Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce. Bu isimler Hicri 12 ayın ismi olup bu aylardan 3 tanesine, Mübarek 3 Aylar denir. Bunlar Recep, Şaban ve Ramazan'dır.

   Bu Mübarek 3 aylarda 4 tane önemli Mübarek Gece bulunmaktadır. Bunlar Regaib Kandili, Miraç Kandili, Berat Kandili ve Kadir Gecesi'dir. Bu 3 ayların bitiminde ise Ramazan Bayramı vardır. Bu kadar değerli gecelerin bulunduğu 3 aylar Müslümanlar için bulunmaz bir zamandır. Bu aylarda Allah C.C.'nun rahmeti yeryüzüne bol olarak iner, kimler almak isterse bol dua ederek ve yapacağı dini işlerle alabilir. Bu aylarda ilme daha çok yönelmeli, ibadetlere daha fazla zaman ayırmalı, kendimizi daha sık hesaba çekmeli, daha çok Kuran'ı Kerim okumalı, mümkünse herkes hatimler okumalıdır.

   Bu aylarda dua ve tövbelerimizin kabul edilmesi daha fazla olabilir, bu yüzden bol tövbe etmeli, bol dualar yapmalıyız. Kendimiz Kur'an-ı Kerim okumalı, okunan yerlerde bulunmalı, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'ya (S.A.S) bol salât ve selâmlar getirmeliyiz. 3 aylarda bol tefekkür yapmalıyız, Allah'ın dediklerini yerine getiriyor muyuz, hayatta nelerle uğraşıyoruz gibi soruları kendimize sorup, soruları içimizde cevaplamalıyız.

   Üç aylarda küs ve dargınlar varsa barıştırmalıyız, derdi olanların dertlerini gidererek yüzlerini güldürmeliyiz. Üzerimizde başkalarının hakları varsa, onları bulup haklarını vermeli ve helallik istemeliyiz. Fakir, garip, öksüz, yetim, hasta, sakat ve yaşlıları ziyaret edip, onları maddi ve manevi mutlu etmeliyiz. Vatanı için canını veren şehitlerimizin  ve ölen diğer yakınlarımızın kabirlerini ziyaret edip, Kur'an-ı Kerim okumalıyız. Bizden büyük olan eş, dost, akrabaları ziyaret edip, hal ve hatırlarını sormalıyız.

   Bu aylarda nafile namazlar, bol hayır ve hasenatlar yaparsak iyi olur. Bir araba düşünün, her yıl bakım zamanı gelince a'dan z'ye bakım olur, yağı yenilenir, suyu yenilenir vs.. İnsanda aynı buna benzer , her yıl 3 aylarda yenilenir. Yapacağı tövbelerle, edececeği dualarla, vereceği hayırlarla kendini adeta yeni gelen zamana yenileyerek, hazırlar.

   Üç ayları kısaca şöyle anlatırsak akıllarda daha kolay kalır. Bir bahçe düşünün,  Recep ayında bahçeye tohum ekersiniz, Şaban ayında sularsınız. Ramazan ayında ise ne ekip diktiyseniz, bunların karşılığı olan hasad ürünleri alırsınız.

Hepinizin hasad ayı olan nice Ramazan aylarına kavuşmanız ve iyi hasadlar yapmanız dileklerimizle...

Recep Şaban Ramazan
Üç Aylar

Kaynaklar; wwwsiyerinebicom, wwwkayserigundemcomtr

25 Kasım 2019 Pazartesi

Türkiye'nin Yemekleri

   Köyler İlçeleri, İlçeler İlleri, İller Bölgeleri, Bölgeler ise Türkiye'yi oluşturmaktadır. Güzel Türkiye'mizin her bölgesinin ayrı tatları , ayrı yemek lezzetleri vardır. Karadeniz Bölgesi'nde başka tatlar, Marmara Bölgesi'nde ayrı tatlar, Akdeniz Bölgesi'nde başka tatlar, Ege Bölgesi'nde ayrı tatlar, Akdeniz Bölgesi'nde başka tatlar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ayrı tatlar, Doğu Anadolu Bölgesi'nde başka tatlar ve İç Anadolu Bölgesi'nde ayrı tatlar.

   Güzel Ülkemizin hangi iline, hangi ilçesine, hangi köyüne giderseniz gidin mutlaka çok farklı yemek tatları ile karşılaşacaksınızdır.   Bu yazımızda sizlere 1'den 81' e kadar olan her ilimizden birer tane meşhur yemek veya yiyecek ismi yazacağız. Zamanla da bunları sitemizde tek tek anlatacağız. Amacımız Ülkemizin yemeklerini herkesin bir sitede bulması, hemde yabancı turistlere resimler ile gösterip, daha fazla turistin ülkemize gelmesini sağlamaktır.


İL PLAKASI               İL ADI               YEMEK veya YİYECEK

  1                                  Adana                  Adana Kebabı
  2                                  Adıyaman            Meyir Çorbası
  3                                  Afyon                   Emirdağ Güveci
  4                                  Ağrı                      Abdigör Köfte
  5                                  Amasya                Bakla Dolması
  6                                  Ankara                 Ankara Tavası
  7                                  Antalya                 Laba Dolması
  8                                  Artvin                   Bişi
  9                                  Aydın                    Yuvarlama
10                                  Balıkesir              Tirit
11                                  Bilecik                  Büzme
12                                  Bingöl                  Gömme
13                                  Bitlis                     Büryan Kebabı
14                                  Bolu                      İmaret Çorbası
15                                  Burdur                 Testi Kebabı
16                                  Bursa                   İskender Kebabı
17                                  Çanakkale           İskorpit Çorbası
18                                  Çankırı                 Bütün Et
19                                  Çorum                  İskilip Dolması
20                                   Denizli                Leyen Böreği
21                                   Diyarbakır          Meftune
22                                   Edirne                 Tava Ciğeri
23                                   Elazığ                  Harput Çorba
24                                   Erzincan              Yaprak  Döner         
25                                   Erzurum              Cağ Kebabı
26                                   Eskişehir             Balaban Köfte
27                                   Gaziantep            Baklava
28                                   Giresun                Fasulye Diblesi
29                                   Gümüşhane        Gendime Pilavı
30                                   Hakkari               Doğaba
31                                   Hatay                   Künefe
32                                   Isparta                 Banak
33                                   İçel                      Tantuni
34                                   İstanbul               Kanlıca Yoğurdu
35                                   İzmir                   İzmir Köfte
36                                   Kars                    Umaç Helvası
37                                   Kastamonu          Banduma
38                                   Kayseri                Pastırma
39                                   Kırklareli             Limonlu Hardaliye
40                                   Kırşehir               Çullama
41                                   Kocaeli                Cızlama
42                                   Konya                  Etli Ekmek
43                                   Kütahya               Sini Mantı
44                                   Malatya                Kayısı
45                                   Manisa                 Kula Güveci
46                                   Kahramanmaraş  Dondurma
47                                   Mardin                 Kibbe
48                                   Muğla                  Çökertme Kebabı
49                                   Muş                      Hez Dolması
50                                   Nevşehir               Düğün Çorbası
51                                   Niğde                   Mazaklı Köftesi
52                                   Ordu                    Sakarca Kayganası
53                                   Rize                     Hamsili Pilav
54                                   Sakarya               Islama Köfte
55                                   Samsun               Haluçka
56                                   Siirt                     Perde Pilavı
57                                   Sinop                  Pilaki
58                                   Sivas                   Kesme Aşı
59                                   Tekirdağ              Tekirdağ Köfte
60                                   Tokat                   Tokat Kebabı
61                                   Trabzon               Golia
62                                   Tunceli                 Döğme Pilavı
63                                   Şanlıurfa              Söğürme
64                                   Uşak                    Çömlek Eti
65                                   Van                      Sengeser
66                                   Yozgat                 Testi Kebabı
67                                   Zonguldak           Tenekede Tavuk
68                                   Aksaray               Sıkma
69                                   Bayburt                Galacoş
70                                   Karaman               Zeyve Kebabı
71                                   Kırıkkale              Tuvalak
72                                   Batman                Kütülk
73                                   Şırnak                  Serbidev
74                                   Bartın                   Pum Pum Çorbası
75                                   Ardahan               Kelemkeşir Çorbası
76                                   Iğdır                     Fetir
77                                   Yalova                 Termal Sarma
78                                   Karabük               Perohi
79                                   Kilis                     Ekşili Malhıta
80                                   Osmaniye             Bayram Kömbesi
81                                   Düzce                   İsli Balık



Köfte Kebap
Türkiye Yemek


Kaynak;   Her ilin www.....kulturturizmgovtr    website sayfaları

1 Kasım 2019 Cuma

600 Yıllık Topkapı Sarayı

   İstanbul'un tarihi binaları o kadar fazlaki, hepsi adeta başlı başına birer tarih hazinesidir. Bunlardan birisi 400 yıl imparatorluk tarafından kullanılan ve1460 yılında yapımına başlanıp, 1478 yılında yapımı biten Topkapı Sarayı'dır. Topkapı Palace olarakta bilinen Saray, İstanbul yarımadasının Sarayburnu'nda bulunan akropol üzerindeki alana inşa edilmiştir.

   3 Kasım 1924 yılında müze haline getirilen ve bugün yaklaşık 300 dönüm arazi oluşturan Saray, dünyanın sayılı müzelerinden biridir. Saray'ın etrafında bahçe ve meydanlar olup, dört avlu çevresindeki mimari yapılardan oluşur. Bu mimari yapılar şöyledir;

- Alay Meydanı (1. Avlu)
- Aya İrini Kilisesi
- Fırın
- Darphane
- Hastane
- Hasırcılar Ocağı
- Odun Ambarı

Topkapı Sarayı
Alay Meydanı

Topkapı Palace
Aya İrini Kilisesi

- Divan Meydanı (2. Avlu)
- Divan-ı Hümayun (Kubbealtı)
- Divan-ı Hümayun Hazinesi
- Adalet Kulesi (Adalet Kasrı)
- Dış Hazine
- Harem Daire Girişi
- Zülüflü Baltacılar Koğuşu
- Has Ahırlar
- Beşir Ağa Camii
- Beşir Ağa Hamamı
- Saray Mutfakları
- Ek Hizmet Binaları
- Babüssaade
- Babüsselam
- Bab-ı Hümayun
- Saray Okulu Koğuşu
- Saray Okulu Yapıları


Topkapı Sarayı
Divan Meydanı

Topkapı Sarayı
Adalet Kasrı Topkapı Sarayı

Topkapı Palace
Babüssaade Topkapı Palace

Topkapı Sarayı
Babüsselam Topkapı Sarayı

Topkapı Palace
Babıhümayun Topkapı Palace

Topkapı Sarayı
Dış Hazine

Topkapı Sarayı
Has Ahırlar

Topkapı Palace
Kubbealtı Topkapı

Topkapı Sarayı
Saray Mutfakları

Beşir Ağa Hamamı
Beşir Ağa Camii  Beşir Ağa Hamamı

Topkapı
Zülüflü Baltacılar Ocağı

- Enderun Avlusu (3. Avlu)
- Arz Odası
- Enderun Hazinesi (Fatih Köşkü)
- Enderun Kütüphanesi (3.Ahmed Kütüphanesi)
- Has Oda (Mukaddes Emanetler Dairesi Vardır Burada)
- Küçük Oda
- Büyük Oda
- Seferli
- Kilerli
- Hazine Koğuşu

Topkapı Sarayı
Enderun Avlusu

Topkapı Palace
Arz Odası

Topkapı Sarayı
Enderun Hazinesi

Topkapı Palace
Enderun Kütüphanesi

Topkapı Sarayı
Hazine Koğuşu

- Dördüncü Yer (4. Avlu)

- Sünnet Odası
- Bağdat Köşkü
- Revan Köşkü
- İftariye Kameriyesi (Mehtaplık)
- Asma Çiçek Bahçesi
- Ahşap Kara Mustafa Paşa Köşkü
- Hekim Başı Odası (Baş Lala Kulesi)
- Sofa Köşkü
- Sofa Camii
- Mecidiye Köşkü
- Esvap Odası
- Çinili Köşk
- Sepetçiler Kasrı
- İncili Köşk

Dördüncü Avlu
Dördüncü Yer

Topkapı Sarayı
Bağdat Köşkü
Topkapı Sarayı
Esvap Odası

Topkapı Palace
Hekimbaşı Odası

Topkapı Sarayı
İftariye Kameriyesi

Topkapı Sarayı
Mecidiye Köşkü

Topkapı Sarayı
Revan Köşkü Topkapı Sarayı

Topkapı Palace
Sofa Camii

Topkapı Palace
Sofa Köşkü

Topkapı Palace
Sünnet Odası

- Harem
- Harem Hazinesi (Haremeyn Hazinesi, Dolaplı Kubbe)
- Şadırvanlı Sofa
- Kara Ağalar Mescidi
- Kara Ağalar
- Musahipler Dairesi
- Kara Ağalar Koğuşu
- Kızlar Ağası Dairesi (Darüssaade Ağası)
- Cümle Kapısı
- Valide Taşlığı
- Kadın Efendi Daireleri
- Valide Sultan Dairesi
- Hünkâr Hamamı
- Valide Sultan Hamamı
- Hünkâr Sofrası
- 3. Murad Has Odası
- 1. Ahmed Has Odası
- 3. Ahmed Has Odası (Yemiş Odası)
- Çifte Kasırlar (Veliahd Dairesi)
- Altınyol
- Cariyeler ve Kadın Efendiler Taşlığı
- Gözdeler Dairesi ve Mabeyn Taşlığı
- Arabalar Kapısı
- Nöbet Yeri
- Cariyeler Koğuşu
- Cariyeler koridoru

Topkapı Palace
Harem Topkapı Sarayı

Has Odası
1.Ahmed Has Odası

Has Odası
3.Ahmed Has Odası

Has Odası
3.Murad Has Odası

Topkapı Palace
Altınyol Topkapı Palace

Topkapı Sarayı
Arabalar Kapısı

Topkapı Sarayı
Cariyeler Taşlığı

Topkapı Palace
Cümle Kapısı


Topkapı Palace
Harem Hazinesi

Topkapı Sarayı
Hünkar Hamamı

Topkapı Sarayı
Hünkar Sofrası

Topkapı
Kadın Efendi Daireleri

Topkapı
Kara Ağalar Koğuşu

Topkapı
Kara Ağalar Mescidi

Topkapı Sarayı
Kara Ağalar

Topkapı Palace
Kızlar Ağası

Topkapı Sarayı
Musahipler Dairesi

Topkapı
Valide Sultan Dairesi

Topkapı Palace
Valide Taşlığı

Topkapı Sarayı
Çifte Kasırlar

Topkapı Sarayı
Şadırvanlı Sofra

   Sizlere Saray hakkında kısa ve öz detayları yazdık. İstanbul'a yolunuz düştüğünde gezerseniz, tüm detayları görebilirsiniz. Gezerek tarihi daha iyi tanımanız dileklerimizle...


Kaynak; wwwtopkapisarayigovtr

Corona Virüs, Covid-19