3 Ekim 2019 Perşembe

Karadeniz'in İncisi, Ayder Yaylası

   Karadeniz'de doğa ve sağlık turizmi için, eşsiz bir yer olan Ayder Yaylasının güzelliklerini anlatmaya sayfalar yetmez. Burası o kadar özeldir ki doğal havasıyla, etrafındaki çam ormanlarıyla, suyuyla, yeşillikleriyle, kaplıcasıyla bir merkez hâline gelmiştir. Eğer fırsatınız olursa, mutlaka ömrü hayatınız da bir kere gidip görün. Bu kadar değerli olan yerin, detaylarını yazmaya başlıyoruz.

   Yayla 1987 yılında turizm bölgesi ilan edilip, 1994 yılında ise Milli Park ilan edilmiştir. Ayder yaylası yaklaşık 1350 metreye yakın yükseklikte olup Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine  19 kilometre uzaklıktadır. Burada bulunan kaplıca su yaklaşık 260 metre derinlikte olup, sıcaklığı yaklaşık 55 derecedir. Bu kaplıca romatizmal ağrılara, sindirim sistemine, dolaşım sitemine, cilt sorunlarına iyi gelmektedir, bu yüzden bir çok yerden yerli ve yabancı turist ziyaret etmektedir.

   Yayladan biraz ileride Gelintülü şelalesi vardır. Yaylayı kayın ve ladin ormanları çevirmiş olup, yeşillikleri ile adeta gözleri doyurmaktadır. Buralarda tulum çalınıp, horonlar oynanmaktadır. Ayder yaylası yazları gibi kışlarıda çok ziyaretçi çeker. Kışın yağan kar, Ayder Yaylası'nda ayrı güzel gözükmektedir.

   Ayder Yaylası ve çevresi tracking ve rafting yapmak isteyenler içinde bulunmaz bir yerdir. Yaylanın çevresinde başka doğal güzelliklerde bulunmaktadır. Bunlar; Kaçkar Milli Dağları, Kavruk Yaylası, Zil Kalesi, Polaçkur Yaylası'dır.

   Yaylanın çevresinde küçük oteller, evler ve değişik pansiyonlar bulunmaktadır. Buraya ulaşımda artık kolaydır. Böyle doğa harikası bir yeri herkesin görmesi dileklerimizle...



Karadeniz İncisi
Ayder Yaylası

Doğa Harikası
Ayder Yayla

Karadeniz Yayla
Ayder Kaplıca

Sağlık Spor
Ayder Su

Doğal Güzellik
Rize Çamlıhemşin

Ayder Yayla
Milli Park

Yayla Karadeniz
Rafting Ayder


Doğa Karadeniz
Ayder Karadeniz




Kaynaklar;  akratourscom, seyahatdergisicom, kackarorg





2 Ekim 2019 Çarşamba

Bazen kolay, Bazen zor, Bilmeceler

   Düşünmek insanların beynini bazen rahatlatır, bazen de yorar. Bu, düşündüğünüz konuya göre değişir. Hayatın durumlarını düşünmek, beyni yorabilir. Eğer amacınız beyni dinlendirmek ise bilmece okuyup, cevaplamakla bunu yapabilirsiniz.

   Sizler için farklı bilmeceler hazırlıyoruz. Amacımız hem sizin 3 boyutlu düşünmenizi, hemde iyi zaman geçirmenizi sağlamaktır. Bilmecelerimiz farklı olsun diye ekibimizle uzun çalışmalar yapmaktayız. Amacımız yeni bilmecelerle sizlere daha güzel hizmet vermek, bir sonraki bilmecelerimiz için sizleri sabırsızlıkla bekletmektir.

   Sizlere yeni hazırladığımı bilmeceleri sunuyoruz;

SORULAR;

1) Kazan'ın neresi tatlıdır ?

2) Gözle görülmez, elle tutulmaz ?

3) Hangi hayvanın burnu tatlıdır ?

4) Doktorlar kimi tedavi etmezler ?

5) Hangi şişeden su içmek istersek, susuzluğumuz giderilmez ?

6) Bazı insanlar saatten niçin korkarlar ?

7) 8'e tokat atılırsa ne olur ?

8) Hangi yıldız gökte olmaz ?

9) Hangi duyu organımız kararı kendi verir ?

10) Hangi göz gündüz görmez

..........
..........
..........
..........

Cevapları herkes buldu sanırım, şimdi kontrol zamanı

CEVAPLAR;

1) Dibi

2) Söz

3) Kuş

4) Sağlam insanları

5) Boş şişeden

6) İçinde akrep olduğu için

7) Sonsuz olur

8) Deniz yıldızı

9) Göz

10) Kapalı göz



   Düşünmek iyidir, okumak iyidir, durumları değerlendirip yazmak daha da iyidir. Bilmecelerimizle iyi düşünüp, okuyup ve iyi değerlendirmeler yapmanız dileklerimizle...

Eğlence 3 Boyutlu
Bilmeceler Düşünmek

26 Eylül 2019 Perşembe

Yöresel Ürünler, Üzüm Yaprağı

   İnsanlar bazen yediği bir yemeği asla unutamazlar, çünkü o yemeği kendi memleketinde yemiştir. Her ilimizin kendine özgü bir yemeği vardır ve bu yemeklerin malzemeleri o yörenin havası ve suyuyla yetiştiği için, o bölgeye özel bir tat almıştır. Bu yazımızda sizlere halk arasında Yaprak Sarma olarak bilinen, yaprak dolmasından bahsedeceğiz. Yaprak dolmasının ana malzemesi üzüm yaprağıdır. Diğer adıyla asma yapraktır. Eğer bu haşlanıp, tuzlanarak saklanmışsa salamura yaprak adını alır.

   İyi bir yaprak dolması yapabilmek için, kaliteli üzüm yaprağı kullanılmalıdır. Ülkemizin değişik yörelerinde üzüm yaprakları vardır. Bu asma yapraklarının en meşhurlarından biri Tokat Yaprağıdır. Karadeniz bölgesinde bulunan Tokat şehrindeki ovalarda, yiyenin bir daha asla unutamayacağı üzüm yaprakları mevcuttur. Bu yapraklar Tokat ilinin Erbaa, Niksar, Zile ve Kazova ovalarında yetişmektedir. Tokat yaprağından yapılan dolmalar, ağızda sanki lokum gibi erir. Yerken ne yaprağı hissedersiniz, nede içindekini. İkisi beraber öyle bir uyum halinde pişerki, tadını bir daha asla unutamazsınız, eğer bunu Tokat'ta yerseniz, hiç unutamazsınız.

Yaprak Dolması 2 türlü yapılır;

1) Zeytinyağlı sarma
2) Etli sarma

   Dolmayı yaparken bazı önemli tüyolar vardır, bunlara uyulursa tadından yaprak sarmanın tadından geçilmez. Bunlar şöyledir;

1) Yapraklar özenle seçilmelidir. Eğer etli yapacaksanız küçük yapraklar, zeytinyağlı yapacaksanız geniş yapraklar tercih edilmedilir
2) Yapraklar çok damarlı ve kart olmamalıdır
3) İçinin malzemesi kaliteli olmalıdır
4) Taze yaprakları haşlarken kıvamını iyi ayarlamalısınız
5) Sarılma şekli biraz zahmetlidir, çok incecik, adeta kalem gibi sarılmalıdır
6) Tencerenin dibinin yanmaması için, dibine yaprak serilmelidir
7) Kısık ateşte pişirilmelidir
8) Piştikten sonra biraz dinlendirilmelidir

   Bu yazıyı okuyan herkesin aklından, yaprak dolması yemek geçmiştir. Böyle bir tadı yiyen bir daha yemek ister, sonra ise vazgeçemez. Unutmayalım bu tat Tokat'ın ovalarında yetişen asma yapraklarında vardır. Yolunuz Tokat'a düşerse mutlaka tadın, alın. Eğer düşmüyorsa artık gelişen teknoloji sayesinde internetten de kolayca bulabilirisiniz.

   Böyle bir lezzeti Tokat'ta tatmanız ve misafirlerinize de anlatmanız dileklerimizle...

Asma Yaprak
Üzüm Yaprağı

Üzüm Yaprağı
Asma Yaprak

Yaprak Dolma
Yaprak Sarma

Yaprak Sarma
Yaprak Dolma

18 Eylül 2019 Çarşamba

Resimle Anlatmak, Karikatür

   İnsanlar bazen oturup aklından geçen düşünceleri sayfalarca yazıya dökmek ister, yazar yazar ama konunun sonu bir türlü gelmez. Yazdıkça konular derinleşir, sayfalar uzar. Bazen ise tam tersi bir kaç resim çizerek, sayfalarca anlatılacak yazılar, resimlerle anlatılmış olur. Bunun adına Karikatür, ingilizce olarak cartoon, denilir.

   Karikatürler insanları güldürmenin yanında düşündürür, onları hayallere daldırır. Bazen canınızın çok sıkkın olduğu anda 3-4 karikatüre bakarak, neşeniz yerine gelebilir, bir bakıma doğal ilaç gibi insanlara pozitif enerji verebilir, karikatür sanatı.

   Karikatürler yüzyıllardır yapılmaktadır. Duvarlara çizilmeyle başlanan karikatürler tahtalara, metallere, kumaşlara, camlara çizilmeyle devam etmiştir. Asıl gelişme evresi baskı makinalarının bulunup gazete, dergi ve kitapların artmasıyla olmuştur. Günümüzde karikatürler daha çok siyasi, magazin ve spor için çizilmektedir.

   Karikatür çizenlere Karikatürist denir. Karikatürist olmanın yaşı yoktur, tamamen hayal gücüne ve çizme yeteneğine bağlıdır. Yazımıza henüz 11 yaşında olan bir genç arkadaşın hayalgücüyle yaptığı deneme çalışmalarını ekledik, belkide gelecekte oda iyi bir karikatürist olabilir.

   Unutmayın insan kendi hayal dünyasını iyi keşfedebilirse, çok şeyler yapabilir. Planlamak, düşünmek ve uygulamaya koymak, başarmanın yarısıdır. Sizlerde kendinizi çok küçümsemeyin, belkide içinizde yatan bir cevher vardır, önemli olan onu sizin keşfetmenizdir. Bu yazımızla belkide binlerce kişi içindeki cevherleri keşfetmek için, çalışmalar yapacaktır. Bu çalışmalardan % 10 nu başarılı olsa, nice cevherli insanlarımız ortaya çıkmış olabilir. Araştıran ve düşünen her toplum, kendini geliştirir. Sizlerde içinizdeki cevheri keşfetmeye varsanız, kaybedecek bir şeyiniz yoktur, hemen denemelere başlayın, denemelerden zarar gelmez.

   Her insanın ayrı bi yeteneği vardır. Kimi iyi spor yapar, kimi hikaye yazar, kiminin sesi güzeldir...vs... Önemli olan içinizdeki cevheri keşfetmektir. O zaman ne duruyorsunuz ? İçinizdeki cevherleri bulanlardan olmak istiyorsanız, çözüm çok basit. Hepinizin içinizde bulunan farklı cevherleri ortaya çıkarıp Vatana, Millete faydalı olmanız dileklerimizle.

Armut Piş
Karikatür Karikatürist

Yan Bakan
Karikatür Varmı Yan Bakan

Film Yağmur
Karikatür Köfte

Karikatür
Korku Filmi Gibi

Yuppi Kazanmalıyım
Karikatür Kazanmak

Hapşu Olamaz
Futbol Karikatür

Kaynak Proğram; Resimler toondoocom sitesinde hazırlanmıştır.

15 Eylül 2019 Pazar

Hayatın Tadı, Şeker

   İnsanlık gıda hayatında vazgeçilmeyen 3 beyaz ürün vardır; Un, Tuz ve Şeker. Yediğimiz her gıda da bunlardan birine rastlarız. Örnekler verecek olursak ; Ekmekte, baklavada, börekte, kurabiyede, çörekte, pidede, lahmacunda...vs... Kısaca gıda hayatımızın her bölümünde.

   Bu kadar hayatımızda olan 3 beyaz ürünlerden biri varki, hayatımıza tat verir. Evet herkesin kolayca bildiği Şeker. Hayatımıza tat katan bu ürün vücudumuzda hızlı işlenerek, çabuk kilo almamıza sebep olabilir. Ayrıca hipertansiyon, şeker hastalığı ve başka hastalıklarında ilerlemesine sebep olabilir. Bu kadar önemi olan şekeri, biraz yakından inceleyelim.

   Dünya'da beyaz şeker olarak bildiğimiz sakkaroz, 2 türlü bitkiden üretilmektedir.

   1) Yaklaşık % 75 i tropik iklimlerde yetişen şeker kamışından yapılır. Bu iklime müsait ülkeler Brezilya, Avustralya, Hindistan, Meksika ve Tayland'dır.

   2) Yaklaşık % 25 i ise iklimin sert olmadığı bölgelerde yetişen şeker pancarından yapılır. Bu iklime müsait ülkeler ise; Türkiye, Rusya ve Avrupa ülkeleridir.

   Bazı ülkelerde ise her ikisinden yapılır. Bu ülkeler; Çin, Amerika ve Japonya'dır. Şeker kamışı ile şeker pancarı arasında yapılan şekerlerin arasındaki en büyük fark, şeker kamışından yapılan şekerin fiyatının uygun olmasıdır.

   Bu beyaz şeker üretimi yapılırken, bazı aşamaları farklı yapılarak, piyasada esmer şeker veya kahverengi şeker denilen türüde yapılır. Bu sadece çay ve kahve içerken kullanılır, gıda üretiminde kullanılmaz. Çünkü içeriğinde melas olup ve üründe karamelizayon durumu olduğundan, eklenildiği gıdaların duyusal özelliklerini değiştirebilir.

   Bunların yanında genellikle sıvı olarak üretilip, şekerli hazır ürünler sanayinde kullanılan Nişasta Bazlı Şeker, kısa adıyla Nbş vardır. Bu Nbş mısır, patates veya buğday nişastalarına kimyasal işlemler yapılarak, üretilmektedir. Günümüzde market ve bakkal raflarında gördüğümüz çoğu hazır şekerli ürünlerde, içecek türlerinde ve hazır gıdalarda bu nbş kullanılmaktadır.

   Nbş bu ürünlerin raf ömürlerinide uzatır.Nbş de büyük oranda Fruktoz yani meyve şekeri vardır. Bunların dışında sanayide Malt şekeri olarak bilinen Maltoz (alkollü ürünlerde) ve  Üzüm şekeri olarak bilinen Glikoz da (yapay ballarda) kullanılmaktadır. Glikoz direkt kana karışır, bu yüzden tehlikelidir.

   Eğer iştahınız o an şeker yemeyi içinizden geçirdiyse, doğal olan, kuru veya taze meyveleri yiyebilirsiniz. Mesela; İncir, kiraz, şeftali, armut, kayısı..vs.. Özellikle bazıları adeta doğal şeker deposu gibidir.

   Hayat kimi zaman bir biber gibi insana acılar verir, kimi zaman ise şeker gibi mutluluklar. Önemli olan dengeyi sağlamaktır. Hayat boyu dengeli ve şekerli bir gıdayı yediğinizdeki hissettiğiniz tatlar gibi, mutlu bir ömür geçirmeniz dileklerimizle...

Şeker Pancarı
Şeker Sakkaroz

Şeker Kamışı
Şeker Nbş

Sakkaroz Nbş
Beyaz Şeker

Esmer Şeker
Şeker Melas

11 Eylül 2019 Çarşamba

Garip Ayakkabılar, Farklı Olmak İsteyenlere

   Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz ayakkabılarımızla... Hayatımızda çok önemli yeri olan, bize her mevsimde yardımcı olan ayakkabılarımızın modası artık öyle çok hızlı gidiyor ki, bazen yolda yürürken tarzı ile çok farklı bir ayakkabı görmemeniz elde değil. Böyle bir ayakkabı görünce, o zaman aklınızdan acaba neler geçiyor. Mesela şunları düşünüyor olabilir misiniz, bu ayakkabıyı giyersem çok dikkat çeker miyim, yoksa herkes çok mu beğenir, yada bunu yapan modacı nasıl tasarım düşünerek bunu tasarlamıştır ? Bu sorular aklımızda hemen oluşabilir, cevabı ise düşüncelerde kalır.

   Şimdi tasarımcılarla ilgili biraz empati yapalım ve bizde farklı düşünelim, acaba nasıl bir ayakkabı yapılırsa, nasıl bir tepkiler olur ? Aklımıza gelen bazı garip ayakkabı önerileri şunlar olabilir;

- Havada uçuran ayakkabı
- İçi çivi dolu ayakkabı
- Güneşin ısı derecesine göre renkten renge giren ayakkabı
- Yağmur yağınca şişen ayakkabı
- Kar yağınca topukları büyüyen ayakkabı
- Çelik gibi sağlam ama bir o kadarda hafif ayakkabı

   İnsan biraz düşününce bir çok farklı tasarımlar bulabiliyor.Yukarıdaki örnekler bize baya uçuk gelebilir, ama neden olmasın, değil mi ? Birinci Adres sizlere fikir sunar, karar sizlerin olur.

   Hayata ilk adımlarımız küçük bir ayakkabı ile başlayıp, zamanla numarası büyüyen ayakkbılarla devam etmektedir. Aslında ayakkabılarımız bize hayatımızın bir özetidir. Ayakkabı numarası büyüyünce insanlar büyür. Ayakkabılarımıza bakarak, hayatın neresinde olduğumuzu çok kolay anlarız. Hayatta her zaman mutlu kalmanız dileklerimizle

Women Shoes
Farklı Ayakkabı

Ayakkabı
Women Shoes Different

Ayakkabı
Arı Peteği Gibi Ayakkabı

Men
Dikenli Ayakkabı Erkek

Women Shoes
Garip Ayakkabı

Bayan
Çok Farklı Ayakkabı

Different Ayakkabı
Women Shoes

Women Different
Special Shoes



Kaynaklar;  radikalcomtr, geyikcomtr, sabahcomtr,  milliyetcomtr, potukscom, trenduscom

8 Eylül 2019 Pazar

Fazla Kilo, Obezite ve Zayıflama

   Yollar yürüyerek bitermiş derler, bunu günümüzde ''yollar arabayla giderek biter'' diye söylersek, çokta abartmış olmayız galiba. İşleyen demir ışıldar pas tutmaz misali vücudumuz da ne kadar hareket ederse o kadar sağlıklı ve zinde olur. İnsanlar hareketin en büyüğünü yürüyerek yapmaktadırlar.

   Sağlıklı olmak için vücudumuzun belli kilolarda olması gerekir, ne çok fazla, ne çok eksik. Çok fazla olursa üzerimizde bir ağırlık olup, bacaklarımıza yük biner. Bunu şöyle anlatırsak, akıllarda daha kolay kalır. Her gün evden dışarı çıkarken belimize fazladan ağırlıklar bağladığımızı ve yürüdüğümüz tüm yollar boyunca bu ağırlıkları taşıdığımızı düşünün. Hem bedenen yoruluruz, hemde zihnen değil mi ?

   Eğer kilomuz çok az olursa vücut gerekli gıdaları almamış olacağından, her türlü hastalıklara adeta davetiye çıkarılmış olur. İnsan vücudunun ideal kilosunun hesaplanması için değişik hesaplamalar vardır. Biz sizlere kolayca akılda kalacak bir formül söyleyeceğiz, eğer bu formüle göre kilonuzu korursanız, hayatta sağlıklı olabilirsiniz. Tam sağlıklı olmanın yollarını, her zaman doktorlar söyler, bizimkiler sadece bir öneridir.

   İdeal Kilo Hesabının Hesaplanması;

Erkekler için ; Boyunuzun son iki hanesinin   5 eksiği ile 10 fazlası arası
Bayanlar için ; Boyunuzun son iki hanesinin 10 eksiği ile   5 fazlası arasıdır.

   Bir örnek verecek olursak;   1,75 boyundaki Ali Bey  76 kilo geliyorsa, kilosunun durumuna bakalım. Hesap yapılınca;

75-5 = 70     ile    75+10 = 85   arası rakamlar çıkıyor. Yani 70 ile 85 arası rakam olursa, kilomuz iyi olur. Bunun ortalaması alınırsa en ideal kiloyu bize verir. Yani 70+85 / 2 = 77,5 kilo. Bu rakama bakınca Ali Bey'in 76 kilo ile en ideal kiloya çok yakın olduğu görülmektedir.

   Eğer Ali Bey'in kilosu 76 değilde 96 gibi bir rakam olsaydı, o zaman durum baya ciddi olacaktı. Çünkü günümüzün en önemli sağlık durumlarından olan obezite ile karşı karşıya gelmiş olabilirdi. Önce obezitenin tanımını yapalım, sonra konuya devam edelim.

Obezite; Vücudumuz her gün yediğimiz yiyeceklerle enerji almaktadır. Eğer bu aldığımız enerji günlük harcadığımız enerjiden fazla olursa, bu durumda vücudun harcayamadığı enerji, vücutta yağ oluşumuna sebep olur, böylece de obezite oluşur.

   Ali Bey'in kilosu en ideal kiloya yakın olduğu için sağlığıda iyidir genelde. Eğer yüksek çıksaydı tarifteki gibi obezite ile karşı karşıya kalınabilirdi. Obezite ile artan kilolar vücutta başka hastalıklara da sebep olabilir. Bunlar kas ve iskelet sistemi hastalıkları,kalp ve damar, diyabet, hipertansiyon, solunum sistemi ve bazı kanser türlerinin alt yapısını oluşturabilir. Türkiye'de kadınların yaklaşık % 20,9'u, erkeklerin ise % 13,7 si, ortalama da ise % 17'si obezdir. Bunun tedavisin de bir ekip çalışması gerekir hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistten oluşan.

   Başka hastalıklara sebep olan kiloları sağlık ekibinin çalışması ile zayıflayarak verebiliriz. Bunun yanında kendimizde sağlığımıza dikkat edip, bazı noktalarda hassas olursak, kilo almayı önleyebiliriz. Mesela;

- Her yere araba ile gitmeyelim, yakın yerlere yürüyerek gidelim, böylece vücudumuz hareket ederek, enerji harcamış oluruz. Günde en az 1 saat yürüyebilirsek, çok faydasını görebiliriz.

- Sabah kahvaltımızı mümkün mertebe yapmaya çalışalım. Öğle yemeklerinde fast food denilen hazır yiyeceklerden uzak durmaya çalışalım. Özellikle bazı çalışanlarımız nerdeyse her gün fast food yemektedir. Bunun yerine 5 iş günün en az 3 ünde yemek yemeye çalışalım. İlla fast food da yemek istiyorsanız, tadımlık niyetine arasıra yersiniz. Akşam yemeklerinde mümkün mertebe çorba yiyelim. Çünkü sıvı olan çorba vücudumuzun bağırsaklarına iyi gelir, kabızlığı önler. Bir örnek verecek olursak devamlı fast food tarzı katı yiyecek yiyen birisi, 10 gün sonra kabız olup, karnında ağrılar hissetmeye başlayabilir.

- Günde bol su tüketilmelidir, en az 2 litre civarı. Özellikle sabah kalktığımız da aç karna 1 bardak içelim, vücut organlarının çalışmasına sebep olur. Şunu unutmayalım ki su, bulunmaz bir doğal ilaçtır vücudumuza. Suyun faydaları o kadar çokki...Mesela; Böbreklere, Kalp hastalıklarına, Bulaşıcı hastalıklara, Cilde iyi gelmektedir. Eğer yeterli su içmessek, şu sorunlar baş gösterebilir; Unutkanlık, Konsantrasyon, Kabızlık, Baş ağrısı, Saç dökülmesi, Kepeklenme, Bebekli annelerde süt eksikliği, Kas krampları.

- Şekerden uzak durmaya çalışalım.

- Gazlı içecek, kafein içecekler ve hazır içeceklerden uzak durmaya çalışalım. Bunun yerine evde yapacağımız doğal içecekleri kullanmaya çalışalım.

- Tuzu dengeli kullanalım, aşırı kullanmayalım.

- Ekmeği yeterli oranda yiyelim, aşırı yemeyelim.

- Tatlı, hamur işi ve kızartmaları az yiyelim, aşırı yemeyelim. Çikolata'yı tadında yiyelim, aşırı yemeyelim.

- Yemeklerde mümkünse doğal olan, tereyağı ve zeytinyağı kullanalım.

- Mümkün mertebe yemeklerimizde salata yiyelim, burada dikkat edilmesi gereken, hangi mevsimde isek o mevsimin salatasını yapalım.

- Yoğurdu bol yiyelim, özellikle evde yapalım

- Yemekleri yavaş yiyelim, çokta yemeyelim. Karnımızı 3 parça düşünürsek, 1 parçasını yemek için, 1 parçasını içecekler için, 1 parçasını da boşluk için bırakalım, buna göre yiyip içelim.

- Herşeyin hazırı var diye, mutfağımızı unutmayalım. Mutfaktan ne kadar uzaklaşırsak, doğal yemekten uzaklaşmış oluruz. Bu yüzden mümkün mertebe hazır yiyecekler yerine, ev yapımı yemekler yiyelim.

- Doğal çay içelim, çok karışık çaylara dikkat edelim. Bazılarının içindeki maddeler, bazı kimselere küçükte olsa bir yan etki yapabilir.

- Stresi hayatınızdan uzak tutun.

   Eğer bu doğal çözümleri düzenli yaparsanız ve genetik bir  hastalığınızda yoksa, mümkün mertebe kilo almayacaksınızdır. Dolayısıyla kilo vermek için, yani zayıflama içinde, çok düşünmeyeceksiniz.

   Şunu asla unutmayalım insanın en iyi doktoru, kendisidir. İnsan ne yediğini, ne içtiğini, nasıl hareket ettiğini en iyi kendisi bilir. Eğer biz kendi sağlığımıza çok dikkat edersek, olabilecek hastalıkları başlamadan önlemiş olabiliriz.

   Sabah doğan her güneşin, sizlere hayat boyu sağlık ve mutluluk vermesi dileklerimizle...


Zayıflama
Fazla Kilo Obezite

Zayıflama Obezite
Fazla Kilo Zayıflama İdeal Kilo


Kaynaklar;   saglikgovtr, trthabercom, milliyetcomtr

5 Eylül 2019 Perşembe

Yaz Mevsiminin Habercisi, Dondurma, İce Cream

   Havalar ısınmaya başlayıp, hararet olunca aklımıza ilk gelen Dondurma olur. Her sektörde olduğu gibi dondurma sektöründe de ar-ge çalışmaları çok hızlı ilerlemektedir. Artık öyle dondurmalar yapılıyor ki anlatılmaz, tadına bakmak gerekir. Ayrıca çok uzaklara da dondurma göndermek artık yapılan ar-ge çalışmaları ile hayal değil.

   Dondurma konusunda ülkemizin meşhur şehri KahramanMaraş'tır. Dövme dondurması ile ünlü olan şehrimize bir gün yolunuz düşerse, mutlaka dondurma yemeden geçmeyin. Bu şehrin dondurmasının Dünya'da ünlü olmasının bir çok sebebi vardır. Kısa ve öz olarak bunları yazmaya çalışacağız.

   Maraş Dövme Dondurmasının Özellikleri;

- Maraş dondurmasının tadı keçi sütü ile başlar. Doğal beslenen keçilerden elde edilen sütler, dondurma yapmak için kullanılır. Daha sonra süte eklenen salep ve şekerinde doğal ve en kalitelisi olması lazım.

- Sütler iyice kaynatılıp, yoğunlaştırılır, dolayısıyla içinde buz olmaz. Sonrası ise dondurmayı yapan ustaların tecrübelerini, işine vermesiyle olur

- Yapımında dövme ustalığı kullanılmaktadır. Böylece dondurma her şeyin enlerine kavuşmuş olur. En yoğun, en sert, en esnek ve en lezzetli dondurma

   Bu anlattıklarımızdan sonra Maraş'a uzak yerlerde yaşayanlar, bizde bu dondurmadan yemek isteriz deyip, bunu nasıl alacağız diye artık çok düşünmenize de gerek yok. Çünkü artık ülkenin nerdeyse her yerinde Maraş dondurması satan firmalar vardır. Eğer direkt Maraş'tan alıp, başka şehirlere götürmek isterseniz, 3 güne kadar erimemesini sağlayan paketlerle dondurmalar artık uzak şehir veya ülkelere götürülebiliyor.

  Maraş Dondurmasının Faydaları;

- Hararet giderir
- Enerji verir
- Kilo verdirmeye yardımcı olur
- İnsanlara mutluluk verir
- Stresi azaltır
- Kemiklerin gelişmesine yardımcı olur

   Kısaca yaz demek, dondurma demektir. Sizlerde bu dondurmayı tatlı servisi ile dondurma memleketinde, yemeniz dileklerimizle

Kahramanmaraş
Dondurma Ice cream
Ice Cream
Dondurma Maraş

Ice Cream
Dondurma Maraş

Dondurma
Ice Cream Maraş

Ice cream
Maraş Dondurma

Maraş
Dondurma Ice cream

KahramanMaraş
Dondurma Ice Cream

Ice Creeam
Maraş Dondurma

Ice Cream
Dövme Dondurma

Ice Cream
Dövme Dondurma

4 Eylül 2019 Çarşamba

Futbolda Birlik ve Kardeşlik

   Türkiye'de spor müsabakaları denince akla ilk gelen Futboldur. En küçüğünden en büyüğümüze kadar pek çok kişi futbolla ilgilenmektedir. Her il ve ilçelerde bir çok amatör takım vardır, buralarda geleceğin genç sporcuları yetişmektedir. Böylece buralarda yetişen gençler, ileride Milli Takımımızda görevler alıp, ülkemizi uluslararası alanlarda başarılardan başarılara çıkartmak için çalışırlar.

   Zamanında aynı mahallede birlikte top oynayan arkadaşlar, zamanla başka takımlara transfer olup, birbirlerine rakip olabilirler. Bu hayatın doğal akışının bir kuralıdır. Bazen birbirine destek olanlar, ilerleyen zamanlarda birbirine rakip olabilirler. Önemli olan birlik ve kardeşliğimizi hiç bir zaman unutmamamız gerektiğidir.

   Bazen futbol maçlarında görüyoruz, seyirciler olumsuz tezahüratlar yapıyor, bazen kavgalar çıkıyor. Bazen daha da ilerisi oluyor...Mesela 2 takım birbirlerine çok büyük rakiptirler. Birisi ülkemiz adına yurt dışında maç yapıyor, ama diğer takımın bazı taraftarları buna destek olacağına, tam tersi bir köstek olma durumu olabiliyor. Böyle bir durumu görünce çoğumuz buna üzülüyoruz. Çünkü birlik ve kardeşlik oyunu olması gereken futbol, birliğimizi zedeleyebiliyor. Niçin acaba ? Bizce burda irdelenmesi gereken sorular var. Bu soruları herkes özeleştri yaparak kendine sorup, cevaplarsa, kardeşliğimiz ve birliğimiz daha da kuvvetlenir.

Şimdi sizlere soruları yazacağız. Lütfen herkes kendini hesaba çeker gibi, özeleştri yaparak cevaplasın ve bundan sonrada olaylara böyle baksın. Çünkü amacımız birlik ve kardeşliğimizin büyümesidir.

Sorular;

1) Çocukken arkadaşlarınızla olan dostluk bağını, özlediğiniz hiç oluyor mu ?

2)  Aynı mahallede top oynadığınız yerleri sonradan hiç hatırladınız mı ?

3) Çocukken kazandığınız bir maçtaki büyük sevinci, ileri zamanlarda kazandığınız başka işlerde hissedebildiniz mi ?

4) Çocukluktan sonra büyüyüp, maçlara gittiğinizde ilk izlenimleriniz neler oldu ?

5) Maçlara girip izlemeye başlayınca, etrafınızdakiler neler yapıyor, hiç gözlemlediniz mi ?

6) Sahanın dışında ağzından bir kelime çıkmayan bazı insanlar, maç sırasında acaba niçin ağızlarından olumsuz kelimeler çıkar, bunu hiç analiz ettiniz mi?

7) Sizce maç sırasınca olumsuz tezahürat yapanlar, acaba üzerlerinde olan stresimi atmaya çalışıyor ?

8) Futbol tribünleri stres atma yerimi, yoksa kardeşliklerin güçlendirilmesi için gereken bir yer mi ?

9) Siz hayatınız da bir futbol maçında olumsuz tezahürat hiç yaptınız mı ?

10) Olumsuz tezahürat yaptıysanız ne kazandınız ?

11) Eğer olumsuz tezahürat yaptıysanız, burada söylediğiniz cümleleri, sonradan kendi kendinize hiç sordunuz mu, ben neler dedim öyle ?

12) Olumsuz tezahüratta kullandığınız kelimeleri, biri size derse ne yaparsınız, neler hissedersiniz ?

13) Kendinize söylenmesini istemediğiniz cümleleri, siz başkasına niçin söylersiniz ?

14) Acaba sizde Fanatik denilen terim varmı ? Yani birisi sizi eleştrince onu dinlemeden, hemen birşeyler deyip, üstemi çıkmaya çalışıyorsunuz ?

15) Futbol denen masum oyun, zamanla ticarileşince aşırı fanatikliğimi oluşturuyor sizce ?

16) Kendinizde hiç fanatiklik hissettiğiniz anlar oluyor mu ?

17) Fanatiklik gelip geçicidir, ama birlik ve kardeşliğinizin ömür boyu sürmesi gereken bir durum olduğunu hiç unuttuğunuz anlar oluyor mu ?

18) Eğer sizde hiç fanatiklik yoksa, çevrenizde fanatik diyebileceğiniz kişilere hiç yardım etmeyi düşündünüz mü ?

19) Çevrenizde fanatik olan birini, bu hâlinden hiç kurtardığınız oldu mu ?

20) Eğer fanatik olan birini, bu durumdan kurtardıysanız, onun verdiği mutluluk nasıl bir duygu ?

Bu 20 soruyu okuyup, cevaplandırdığınız için teşekkürler. Bu sorulara verdiğiniz içten cevaplar sizde saklı kalacaktır. Umarız bu cevaplar bizim birlik ve kardeşliğimizi daha da pekiştirecektir.

   Futbol ligimizde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve diğer takımların birbirinden farklı renkleri vardır. Bu renklerin hepimizin kardeşliği ve birlikteliği için öncü olması dileklerimizle

Futbol Maç
Galatasaray Fenerbahçe

Maç Futbol
Beşiktaş Başakşehir

Futbol Maç
Trabzonspor  Kayserispor

Maç Futbol
Göztepe Sivasspor

Maç Futbol
Malatyaspor Bursaspor

Maç Futbol
Akhisarspor Kasımpaşa

Maç Futbol
Gençlerbirliği Antalyaspor

Futbol Maç
Alanyaspor Konyaspor

Futbol Maç
Osmanlıspor Karabükspor

Karadeniz'in İncisi, Ayder Yaylası