3 Haziran 2020 Çarşamba

Dünya Nereye Gidiyor

   Biliyorsunuz bu aralar gerek Türkiye, gerekse de Dünya gündemi çok yoğun. Bazen takip etmekte zorlanıyoruz, gündemin hızını

   Şimdi gündemde olan konuların bazılarını yazmak istiyorum, son 1 yılda olan bazı uluslararası gelişmeler ile birlikte

- Türkiye'de polise yapılan provokasyonlar
- Amerika'daki olayların başlangıç ve gelişme seyri. Virüs zamanında halkın garip bir şekilde silah satın alması
- Türkiye'deki kutsal mekanlarda yapılmaya çalışılan provokasyonlar
- İsrail'in ilhak oyunları
- Kanada'da başlayan sokak hareketleri
- Önceden Fransa'da başlatılan sarı yeleklilerin benzerinin, İtalya'da turuncu yelekliler olarak sokaklarda görülmesi
- İngiltere'nin Brexit kararı sonrası sokaklarda olan olaylar
- Bae ve Mısır'ın Ortadoğudaki davranışları
- Arabistan'ın Kaşıkçı cinayetinden sonraki halleri
- Petrol üzerinden Rusya ve Putin'e ekonomik darbe girişimleri
- 10 milyon nüfusu olan Yunanistan'ın Türkiye'ye deli cesareti yapması
- Petrol zengini olan Venezuella'ya yapılan darbe denemeleri
- Türkiye'de iç karışıklık çıkarmak için yapılan provokasyonlar, Devlet Büyüklerine karşı yapılan suikast imaları
- Hrant Dink gibi bazı siyasi ve gazetecilere yapılan suikast imaları
- Çok değerli madenleri olan Afrika kıtasında ki ülkeler üzerinde oynanan oyunlar
- Pakistan ve Kaşmir arasında habire ısıtılan Keşmir durumu
- Brezilya'da yargı darbesiyle indirilen Başkandan, sonraki yaşana sıkıntılar
- Libya'da hafteri destekleyenlerin bitmez bilmeyen oyunları
- Akdeniz'deki trilyonlarca dolarlık doğalgaz rezervleri üzerine yapılan hamleler
...vs...

Türkiye
Dünya Gündemi


   Burada yazılan ve yazılmayan daha başka tüm gelişmeleri birbirinden bağımsız düşünmek, çok fazla iyi niyet olur.Çünkü bu kadar gelişmenin hiç biri TESADÜF değildir. Kısaca Dünya'daki KÜRESELCİLER harekete geçti. Amaçları ise Dünya'yı 400-500 ülkeye bölüp, yeni devletlerin ortaya çıkarılıp, mevcut devletleri küçültmek. Bir yandan bölmeye çalışırken, diğer yandan da hepsini TEK BİR DEVLET gibi kontrolleri altına alıp, yönetmek. Nihai amaçları Dünya'nın tek sahibi olmak istiyorlar.

   Bunu yapmak için herşeyi göze almış durumdalar, şu anki gelişmeler ona işaret ediyor. Gerekirse tüm devletlerin içi karışsın, tüm fabrikalar üretimlerini durdursun, sonra ise gıda başta olmak üzere tüm alanlarda sıkıntılar başlasın. Daha sonra ise tüm Devlet yönetimlerini zor durumda kalıp, KÜRESELCİLERE BOYUN EĞSİN istiyorlar. Bu olursa ardından herşeyi bir anda güllük gülistanlığa çevirecekler, istediklerini almış olacaklar yani. Bu senaryoyu bir yerden hatırladınız dimi,aynı bizde ki 1980 darbesi yıllarının senaryosu gibi. Yani insanlığa ÖLÜMÜ gösterip, SITMAYA razı etmek gibi bir durumu Dünya'ya yaşatmak istiyorlar.

   Bu Küreselcilerin kim olduğunu aklımızda kolay tutmak için, şunu bilmek yeterli olacaktır. Tüm Dünya'daki para kadar bir para, bu Küreselcilerin elinde ve bunların Dünya'daki oranı ise % 1 civarıdır. Yani bu % 1 lik kesim, % 99'u kontrol altına almak istiyor, durumların kısaca özeti bu şekildedir.

   Bu yüzden bize düşen görev BOL DUA ETMEK ve olanları 3 boyutlu analizler yaparak düşünmektir. Onların tuzak planları varsa, tuzakların en hayırlısını Allah C.C. kurar. Bunun için bizlerin yapacağı samimi dualar ile bu tuzaklar bozulabilir. Yapacağımız samimi duaları Allah C.C. kabul ederse, herşeye ol der ve olur, tuzaklar tersine döner. Unutmayalım ki Dünya imtihan yeridir ve bizler büyük bir sınavdayız. Bu yüzden bol bol dua ve tevbe yapmalıyız.

   Benim yapacağım 1 duadan ne çıkar demeyin. Karınca misali herkesin yapacağı 1 dua, bir bakmışsınız ki milyonlara ulaşmış. Biz Müslümanlar için en büyük MANEVİ KORUNMA SİLAHIMIZ ihlaslı olarak yapacağımız dualardır.

   Geleceğe güvenle bakmak istiyorsak gündemi takip eden değil, Dünya'da gündemleri belirleyenlerden olmalıyız. Buda bizlerin yapacağı çok çalışma ve ibadetlerle mümkündür. Tüm insanlığın rahat, mutlu ve huzurlu yaşaması dileklerimizle...




29 Mayıs 2020 Cuma

İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs

   Dünya'nın en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul'un tarihteki önemi çok fazladır. Bu önemi en iyi anlatan ise Peygamber Efendimiz'in şu Hadis-i Şerifidir. ''İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan; o ordu ne güzel ordudur''

istanbul
Sultan Mehmet
   Şimdi sizlere İstanbul'un Fethi nasıl yapıldı, neler oldu onları detaylarıyla yazalım. İstanbul Bizansın yani Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti idi. Bizans için önemli olan İstanbul'u fethetmek, kolay olmayabilirdi. Bunun için hem askeri alanda hemde idari alanda başarı yapmak gerekiyordu. Padişah II.Mehmet İstanbul'u fethetmeyi aklına koyup bunun için çalışmalara başlamıştı. 2 yıllık bir çalışma yaparak 150.000 kişilik ordu ile İstanbul'u kuşattı.

Harita
Osmanlı 1450 Haritası

   İstanbul'un Fethi'nin kolay olmayacağını bilen Padişah II.Mehmet, büyük toplar ürettirip, bu toplarla atışlar yapılmaya başlanmıştı. Ayrıca tekerlekli kuleler ve aşırtma güllelerin üretilmesi (havan topu) yapılan diğer hazırlıklar arasındadır. Bu arada Haliç'i kaplayan zincirler vardı ve bu büyük bir engel oluşturuyor du. Haliç'e girilmeden İstanbul'un alınmasının mümkün olmadığını gören Padişah II.Mehmet, topların geliştirilmesi ve eğimli atışlar yapmasının gerektiğini görüp, buna göre çalışmalarına devam etti. Çalışmalar sonunda yaptırdığı topları bizzat kendi denedi ve başarılı sonuçlar gördü. En büyük top ise Edirne'de döktürdüğü ''Şahi'' topudur. Bu topun uzunluğu 5,5 metre, çapı 120 cm, ağırlığı 18 ton, menzili ise 1200 metredir.Yıldırım Bayezid zamanında İstanbul kuşatılırken yaptırılan Anadolu Hisarı'nın karşısına şimdi ise Rumeli Hisarı (Boğazkesen) yapıldı. Böylece boğazlar denetim altına alınacak, deniz yoluyla gelebilecek yardımlar kontrol edilecekti.


Sultan II. Mehmet
Şahi Top

   Bizanslılar suda yanabilen Rum ateşi denilen (Gregois) silahını yapmışlardı. Padişah II.Mehmet Haliç'teki zincirlerin gemilere büyük bir engel olduğunu görüp, düşünmeye başladı. Acaba nasıl olur da bu gemiler, bu zincirleri aşarak denizde ilerleyebilir ? Sonra şu fikir aklına geldi, gemileri karadan yürütüp denize indirmek gerekli. Bunun için Dolmabahçe'den Beyoğlu'nun sırtlarına doğru büyük bir yol açıp, gizlice kızaklar döşettirdi. Bu şekilde 1 gecede gemileri karadan yürüterek, denize indirdi.

İstanbul
Gemilerin Karadan Yürütülmesi

   Bir sabah denizde gemileri gören Bizanslılar, şaşırıp kalmıştır, adeta gökten gemiler denize inmişti sanki. Ayrıca yüzlerce fıçıda bir araya getirilip, köprü vazifesi görerek askerlerin karşıya geçişi sağlanmıştı. Bu askeri taktikleri gören Doğu Roma İmparatoru, Osmanlı'ya vergi vereceğini ve Surlara kadar olan yerlerinde Osmanlı'ya teslim edileceğini söyledi. Ancak Sultan II.Mehmet bunu reddeder ve şöyle der; '' Efendinize söyleyin, direnmeyi bırakıp şehri teslim etsin. Bunu yaparsa Mora'nın hakimiyetini kendisine bırakacağız. Kabul etmiyorsa şehre gireceğiz. Biz Sultan Murat Han oğlu Mehmet Han oğlu olarak peygamber müjdesi peşindeyiz.''

1453
İstanbul'un Fetih Planı

   Kuşatma uzun sürüp, askerlerde yorulmaya başlamıştır. Bunları gören Sultan II.Mehmet büyük taarruz emrini verir ve Ulubatlı Hasan Bizans surlarına çıkarak Osmanlı sancağını diker. Bunu gören askerlere büyük moral gelip 29 Mayıs Günü fetih tamamlanır, 53 gün süren kuşatmadan sonra. Tarihte toplam 28 kere kuşatılan İstanbul, Fatih Sultan Mehmet'e nasip olmuştur. Bundan sonra Osmanlı ile Anadolu arasında geçiş güzergahına sorun olan İstanbul, artık Osmanlı için ticaretin kapılarını da açmıştır.

Sultan II.Mehmet
İstanbul'un Fethi

  İstanbul'un Fethi'nin Türk Tarihi Açısından Sonuçları;

- Osmanlı'nın Asya ile Avrupa toprakları birleşmiş olup, bütünlük sağlandı
- Su ve Ticaret yolları Osmanlı'ya geçmiş oldu
- Osmanlı'nın başkenti İstanbul olmuştur
- Sultan II.Mehmet bundan sonra, Fatih Sultan Mehmet olarak anılır
- Osmanlı İmparatorluk olmuş olup, Yükselme Dönemi'ne girmiştir
- Fetihten sonra başka dine mensup halka din ve vicdan hürriyeti sağlanmıştır.
- Bizansın Anadolu Beyliklerini kışkırtması son bulmuştur

İstanbul
Surların Toplarla Dövülmesi

  İstanbul'un Fethi'nin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları;

- Fetihle Bizans tarihin sayfalarına karışır
- Fetihle Ortaçağ kapanıp, Yeniçağ açılmıştır
- Osmanlı Devleti, Fetihle İmparatorluk yolunda büyük adım atmıştır
- Ticaret yolları Osmanlı'ya geçince Avrupa'lılar yeni Coğrafi keşiflere yönelmiştir
- Venedikliler'le Osmanlı'nın arası açılmıştır
- Fetih'te surların yıkılabileceği anlaşılmış olup, Avrupa'da merkeziyetçi devletlerin kurulmasına zemin  hazırlamıştır.

   Dünya'nın gözünün üzerinde olan güzel İstanbul bize dedelerimizin emanetidir. Ona sahip çıkmak ve geleceğe emin adımlarla yürümek için yapmamız gereken Tarihimizi iyi okuyup, gelecek nesillere iyi anlatmakla olur. Bu yazıyı okuyan herkesin bunu en iyi yapacağından çok eminiz, hepinizi bu konuda iyi bir öğretmen olarak görmek dileklerimizle...


İstanbul
Fatih Sultan Mehmet


Kaynaklar:   wwwtheottomansorg,wwwtarihiolaylarcom, wwwosmanlisite,wwwturizmyasamcom, wwwturkcebilgicom, wwwdenizhabercom


22 Mayıs 2020 Cuma

Ramazan Bayramı

   Sahur ve İftarları ile rahmet, mağfiret, cehennemden kurtuluşa vesile olan 11 ayın sultanı, huzur ayı bir Ramazan'ın sonuna daha ne yazık ki gelmiş bulunmaktayız. Bugün Arefe Günü, bayramın habercisi, yarın ise oruç tutmanın mükafatı olan Ramazan Bayramı'nın ilk günü.

Eid Mubarak
Ramazan Bayram   Eid Mubarak
   Ramazan Bayramı gelmeden önce bazı terimlerin anlamı nedir, neler yapılması gerekir onları yazalım.

   Zekat; Sözlükte çoğalma, artma, temizlik, bereket ve iyi hal anlamlarına gelir. Dinen ise zenginlik ölçüsü kabul edilen nisap miktarı mala sahip olanların, (müslüman, hür, akıllı ve ergen) Allah rızası için malının belli miktarını fakir ve ihtiyacı olanlara dağıtmasına denir.  Zekât  verenin kalbi ile niyet etmesi gerekir. Zekat verilecek malların artan ve üzerinden 1 yıl geçmiş olması gerekir. Zekatı verecek kişinin mala tam sahip olması veya onun hüküm ve tasarrufu altında bulunması gerekir. Temel ihtiyaçları ve borçları dışında, aşağıdaki miktarlara sahip olanlar, belirtilen oranlarda zekatlarını verirler.

- En az 80,18 gr altın veya bu kadar para için  1/40
- En az 561 gram gümüş için 1/40
- 5 deve için 1 koyun veya keçi
- 30 sığır veya manda için 1 yaşını tamamlamış dana
- 40 davar için 1 davar 
- Bal için 1/10
- Maden için 1/5
- Deniz ürünleri için 1/5
- Doğal sulama ürünleri için 1/10,  çaba ile sulanan ürünler için 1/20 
- Araç ve binalar en az nisap miktarı kadar kira getiriyorsa,  toplam miktar için 1/40 

Kimlere Verilmez
Zekat Nedir
  Kimlere Zekat Verilmez;
- Anne, baba, eş ve çocuklara
- Müslüman olmayanlara
- Hz. Peygamber'in yakınlarına
- Zenginlere
- Akıl hastalarına ve 7 yaşından küçüklere direkt verilmez, bunların velilerine verilir

  Kimlere Zekat Verilir;
- Düşkün ve yoksullara
- Zekât işinde çalışanlara
- Kalpleri İslama ısındırılmak istenen kişilere
- Borçlular
- Köleler
- Allah yolunda çalışanlara
- Yolda kalmışlara

   Fitre (Fıtır Sadakası, Sadaka-i Fıtır) ; Ramazan orucunu tutup, bayrama kavuşmanın bir şükrü olarak dinen zengin olup, Ramazanın sonuna yetişen müslümanın, belirli kimselere (fakir, ihtiyaç sahibi) vermesi vacip olan bir sadakadır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav) köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her müslümana fitrenin gerektiğini beyan etmiştir.

   Fıtır sadakasının vacip olma zamanı bayramın birinci günüdür, bayramdan önce de verilebilir. Bayram namazından önce verilmesi, müstehap kabul edilmiştir. Fitre miktarı kişinin bir günlük (iki öğün) normal gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde ölçü alınması uygundur. Tüm fitreler 1 kişiye verilebilir, ama 1 fitre, birden fazla kişiye verilemez. 

Kimlere Verilmez
Fitre Nedir
  Kimlere Fitre Verilmez;
- Dinen zengin sayılanlara
- Anne, baba, dede, ninelere
- Çocuk ve torunlarına
- Eşine

   Fidye ; Terim olarak sıkıntılı durumdan kurtulmak için ödenen bedel demektir. Dini terim olarak ise; Sağlık yönünden orucu tutamayacak olan kişilerin (sonradan kazada yapamayacak olanlar) ödeyeceği maddi bedeli ifade eder. Burda tutamadığı her güne karşılık 1 fidye öder, yani 1 kişiyi 1 gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da ''sadaka-i fıtr'' ile aynı miktara denk gelir. Kişi isterse bu miktardan daha fazla verebilir, ama azı veremez. Fidyeler günlük olarak verilebilir, Ramazanın başında verilebilir veya sonunda toptan olarak ta verilebilir.

Ramazan Fidyesi
Fidye Nedir
Bayramdan önceki gün olan Arefe günü dualar edilir, mezarlıklar ziyaret edilir.

  Bayramda Neler Yapılır;
- Bayram sabahı erken kalkılır
- Gusletmek, sünnettir
- Güzel koku sürünmek
- Misvak ile dişleri temizlemek
- Yeni ve temiz elbiseler giymek
- Bayram namazından önce tatlı yemek, hurma yemek (hurmayı 1, 3, 5 gibi tek adet yemek sünnettir). Bir Hadis-i Şerif'te buyurulur ki, Buhari ; Allah-u Teala tektir, teke riayet edeni sever.
- Yüzünde tebessüm olmak
- Bayram namazına gitmek
- Müminlere selam vermek
- Fakirlere sadaka vermek
- Dargınları barıştırmak
- İslamiyete kalbini adamışlara yardım etmek
- Akraba ve din kardeşlerini ziyaret etmek, hediyeler götürmek

Ramazan Bayramı
Bayram Namazı

   Bir aylık Ramazanın sonunda ödül olarak kazandığımız Ramazan Bayramı herkese Mübarek Olsun, Nice Bayramlara birlikte kavuşmak dileğiyle...

Ramazan Bayramı
Bayramlaşma

Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr,  wwwzekatgentr, wwwislamveihsancom,wwwslideplayerbiztr,

19 Mayıs 2020 Salı

Kadir Gecesi

   1.000 aydan yani 83 yıldan fazla bir zamandan daha Hayırlı olan Mübarek bir gece, Kadir Gecesi. Bu gecenin önemi o kadar fazladır ki, anlatmakla bitmez. Sözlük anlamı yücelik, şeref, güç ve hüküm anlamına gelen Kadir, dini literatürde Leyletü'l Kadr ifadesiyle Kuran'ı Kerim'in dünya semasına indirildiği gece olarak bilinir. Daha sonra ise ayet ayet veya sureler halinde Cebrail a.s. vasıtasıyla Peygamber Efendimiz'e takdim edilmiştir.

Bin Ay
Kadir Gecesi

   Bu gecenin önemi Kur'an-ı Kerim'in 97. suresi olan Kadir Suresi indirilerek anlatılmıştır, bu surede Allah C.C. şöyle buyurmaktadır.  '' Şüphesiz biz o Kur'an-ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir Gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin, Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır, Melekler ve ruh (Cebrail) o gecede Rab'lerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.'' Surede hayırlı olanın bu gecede yapılan ameller olduğu, bin ayın ise, içinde Kadir gecesinin olmadığı süreyi ifade ettiği anlaşılmaktadır.

   Allah C.C.'nun insanlara peygamber aracılığıyla son kitabı ve nihai mesajı olan Kur'an-ı Kerim'in indirilmesi insanlığın hidayetinde önemli bir nokta olduğu için bu olayın gerçekleştiği gece olan Kadir Gecesi özel bir anlam ve değer taşır. Bu gece melekler yeryüzüne inerken bereket ve rahmette iner. Bu gece çakıl tanelerinden daha fazla sayıda melekler yeryüzüne inmektedir. Bu geceyi ibadetlerle geçirmek, bu yüzden bin aydan daha hayırlıdır.

Mübarek Olsun
Kadir Gecesi

   Cenabı Hak bazı mekan ve zamanlarda yapılan ibadetleri, diğer mekan ve zamanlarda yapılan ibadetlerden daha fazla mükafatlandırıp, sevaplandırır. Bunlara örnek verecek olursak;
Mekanlar; Kâbe-i Muazzama, Ravza-i Mutahhara, Arafat Dağı, Müzdelife, Mina
Aylardan;  Ramazan
Günlerden; Cuma
Gecelerden; Kadir Gecesi

   Kadir gecesinin hangi gün olduğuna dair net bir bilgi yoktur ama Hadisler'de belirtilen aralıklar vardır. Kadir Gecesinde gelecek bir senede olacak olan her türlü olaylar, ilgili meleklere bildirilmektedir.

  Kadir Gecesi ile İlgili Bazı Hadis-i Şerifler Şöyledir;
- İnanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesini ihya edenlerin geçmiş günahları        affedilebilir
- Ramazan ayı geldi, o mübarek bir aydır, o ayın orucunu Allah size farz kılmıştır. O ayda Cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur. Onda bir gece vardır ki, bin  aydan daha hayırlıdır. O gecenin hayrından mahrum kalan gerçekten mahrum kalmıştır.
- Siz Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on günü içindeki tek rakamlı gecelerde arayınız

Hayırlı Olsun
Kadir Gecesi
  Kadir Gecesi Neler Yapılmalı ;
- Teravih namazı kılınmalı
- Kur'an-ı Kerim Okunmalı
- Kaza namazı kılınmalı
- Nafile namazlar kılınmalı
- Tövbe istiğfarda bulunulmalı
- Salatü selamlar getirilmeli
- Dua edilmeli, ''Ey Allah'ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet''
- Kendimizi muhasebeye çekmeliyiz, hayatımızın dini yönünü
- Dargınlıklar varsa bitirilmeli
- Kin ve nefretin yerini kardeşlikler almalı
- Kimsesiz, yetim ve fakirlere yardım edilmeli
- Sadakalar verilmeli
- İyi davranışlarımız artırılmalı
- Anne, baba, akraba ve komşular sevindirilmeli

KADİR GECESİNİN ALAMETLERİ

Dini alimler Kadir Gecesinin Ramazan ayı içinde ne zaman olduğunu anlamak için şu tarifi yapıyorlar;

Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Kadir Gecesi ‘nin ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar.
Kadir Gecesi ‘nde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin Ömer hazretleri anlatır: Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu değildi, tatlı ve hoş idi.

-İmam-ı Şa’rani hazretleri, kendi Kadir Gecesi keşfini bildirmiş ve (Ramazan, pazar günü başlarsa, Kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, perşembe başlarsa 25., cumartesi başlarsa 23., pazartesi başlarsa 21., çarşamba başlarsa 19., cuma başlarsa 17. gecedir) buyurmuştur.

 -Ebül Hasan Harkani de Kadir Gecesi alametini şöyle anlatıyor: Büluğ çağımdan beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım. Ramazan ayının ilk günü pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17. gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu.
Görüldüğü gibi iki büyük âlim de, aynı şeyi keşifleriyle bildiriyorlar.

   Bu kadar değerli bir gece olan Kadir Gecesini tamamen ibadetlerle geçirip, Allah'ın bizlere vereceği mükafatları bu yazıyı okuyan herkesin kaçırmaması dileklerimizle...

hayırlı gece
1000 aydan daha hayırlı gece

Kaynaklar: wwwdiyanetgovtr, wwwislamveihsan, wwwhuzursayfasicom, wwwnurdanhabercomtr


14 Mayıs 2020 Perşembe

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

   19 Mayıs 1919 tarihi Tükiye için çok önemli bir tarihtir. Çünkü bu tarih Milli Mücadelenin ilk adımının başladığı tarihtir, yani Kurtuluş Savaşı'nın. Milli mücadele uzun ve meşakkatli olmuştur. Milli Mücadele nasıl başladı ve devam etti, biraz bahsedelim.

   1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başlamış olup bu savaş İtilaf devletleri ile İttifak devletleri arasında olmuştu. Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna doğru Almanlar Abd'den ateşkes istedi, dolayısıyla yenildiklerini kabul etmişlerdi. Almanlar yenilince birlik olan Osmanlı'da yenilmiş sayıldı ve savaşın sonunda Osmanlı Devleti ile Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmada öyle maddeler vardı ki adeta ülkemiz paylaşılıyordu. Fransızlar Adana ve Hatay illerine, İngilizler Urfa, Mardin ve Merzifon illerine, İtalyanlar Antalya illerine yerleştiler. Yunanlılar'da İzmir'e geldiler. İstanbul Boğazı adeta düşman gemileri ile dolmuştu.

   Bu durum karşısında bir şeyler yapılmazsa Vatan tehlikeye girecekti, bunu gören Mustafa Kemal ve silah arkadaşları Anadolu'ya geçmeye karar aldılar. İstanbul'dan Bandırma Vapuru'na binerek 19 Mayıs'ta Samsun'a ulaştılar. Samsun'da halk tarafından karşılandılar. Mustafa Kemal Amasya'ya geçerek genelge yayınladı. Genelge de Milleti Ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü birlikte kurtarmak için çağırdı. İstanbul hükümeti durumdan rahatsız olup, Mustafa Kemal'i İstanbul'a çağırdı. Bunun üzerine Mustafa Kemal telgraf çekerek askerlikten çekildiğini bildirdi ve çalışmalarına normal bir vatandaş olarak devam etti.

Bandırma Vapuru
19 Mayıs 1919 Bandırma Vapuru
   4 Eylül'de Sivas'a geçip yurdun düşmanlardan temizlenmesi için Sivas Kongresi'nde  ''Ya Bağımsızlık, Ya Ölüm'' andı içildi. Daha sonra Ankara'ya geçen Mustafa Kemal Paşa 23 Nisan 1920' de Meclis'i topladı. Meclis Başkanlığı'na seçilen Mustafa Kemal düzenli ordular kurarak, düşmanla çarpışmalar başladı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Başkomutanlık Meydan Savaşı ile düşmanlar yurdumuzdan temizlenmiş oldu.

19 Mayıs
1919 metre Bayrak
   Milli Mücadele'nin başladığı gün olan 19 Mayıs 1919 Atatürk'ü Anma Günü olarak kutlanmaya başlamıştır. Atatürk bu günü geleceğin büyükleri ve yöneticileri olacak gençlere armağan etmiştir.

 Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

   Vatan kolay kazanılmadı, kolayda korunmuyor. Çünkü Vatanımızında gözü olan çok fazla dış güçler var. Bu yüzden Dünya'nın her yönüyle en iyi yerinde olan Vatanımızın kıymetini bilelim, dedelerimiz nasıl sahip çıktıysa, bizlerde gelecek nesillere öyle sahip çıkarak bırakalım. Vatan olmazsa hiç bir şeyin anlamı yoktur. Önce Vatan, sonra hayat gelir. Gelecek nice 19 Mayıslara kavuşmanız dileklerimizle...

Milli Mücadele
19 Mayıs 1919

Kaynaklar; wwwmebk12tr,wwwsamsunbeltr,wwwailegovtr,wwwtrthabercom,wwwborhabernet

10 Mayıs 2020 Pazar

Anneler Günü

   Bir yıl 365 gün, bir gün ise 24 saaattir. Toplamda 1 yıl binlerce saat yapar ve bu binlerce saat zamanda birisi sizleri dört gözle hep takip eder, inceler. Kimi zaman sizin öğretmeniniz olur, kimi zaman terziniz, kimi zaman hemşireniz, kimi zaman doktorunuz, kimi zaman aşçınız, kimi zaman ise yol arkadaşınız. Kısaca hayatınızın her anında sizden bir karşılık beklemeden, sizler için çalışan, kendi hayatını size göre planlayan değerli birisi, evet bu kişi sizin Anneniz' dir.   

Kutlu Olsun
Anneler

    Çok basitten bir örnek düşünürsek, sizin bir fabrikanız var, fabrikanınızda da çalışanlarınız var diyelim. Hangi çalışanınız sizin için 24 saat çalışabilir ? Belki 1 gün çalıştı diyelim, ya 1 hafta, ya 1 yıl, yada yıllarca çalışabilir mi, tabii ki hayır. Ama anneleriniz sizler için günün her saati çalışır, sizin yanınız da olur. Sadece bu örnek bile annelerin hakkının ne kadar büyük olduğunun göstergesidir. O zaman şu soru aklınıza hemen gelmiştir, bizler için çok değerli olan Annelerin, yılda 1 günü olması çok garip gelmiyor mu ? Bize göre yılda 1 gün değil, her gün Anneler Günü'dür.

   Anneler ile ilgili Peygamber Efendimiz'in (sav) önemli Hadis-i Şerif'leri vardır. Bazılarını yazalım.

   '' Cennet Annelerin Ayakları Altındadır '', bu Hadis-i Şerif'te çocukların annelerine göstermesi gereken saygıya değinilmiştir. Yani Allah'ın emirlerine aykırı olmadığı sürece, annelere itaat etmek, saygı göstermek cennetin önemli bir anahtarı olup, bu anlamda Cennet annelerin ayakları altındadır.

   '' Üç dua vardır ki bunların kabul olunacağında şüphe yoktur. Bunlar Mazlumun (haksızlığa uğramış olan kimsenin) duası, Misafirin (ikramını gördüğü kimseler için) duası ve Anne babanın çocukları için yapacağı duadır '' Görüldüğü üzere annenin ve babanın kıymeti çok büyüktür, hayatını buna göre yön verenler, ömür boyu mutlu olabilirler.

   '' Size günahların en büyüğünü söyleyeyim mi ? diye üç kere sordu. Bunun üzerine sahabeler, Evet ey Allah'ın Resulü diye cevap verdi. Peygamber (sav) Efendimiz: Allah'a ortak koşmak, Anne babaya isyan etmek ve eziyet etmektir '' Yine görüldüğü gibi annenin ve babanın değeri çok büyüktür.

'' Kim ömrünün uzun olmasını ve geçim kaynaklarının genişlenmesini istiyorsa anne babasına iyi baksın ve akrabalık bağlarını gözetsin '' Görüldüğü gibi annenin ve babanın önemi büyüktür.

   Peygamber Efendimiz'e bir adam şu soruyu sordu, Amellerin en üstünü hangisidir. Bu soruya Peygamber Efendimiz (sav) şu cevabı verdi: '' Vaktinde kılınan namaz ve Anne babaya itaat etmektir. Sonra da Allah yolunda cihad etmektir '' Yine görüldüğü gibi anne ve babanın kıymeti çoktur.

   Yazdığımız 5 Hadis-i Şerif'ten de anlaşılacağı üzere Anne ve Babanın kıymet ve değeri fazladır. Bu yüzden saygıyı en üst seviyede tutmalıyız. Biraz düşünürsek annelerin ne fedakârlıklar yaptığını daha iyi anlarsınız. Bazılarını yazalım;

- Bebekken sizin her türlü bakımınızı yapar
- Bebekken sizin her türlü ihtiyacınızı giderir
- Bebekken sizi her türlü tehlikelerden korur
- Sizin büyümeniz için yedirip, içirir
- Sizlerden hiç bir şey talep etmeden, daima size bakarlar
- Sizler için uykularından feragat ederler
- Sizlerin eğitimi için ellerinden ne geliyorsa, yaparlar
- Sizlerin giyimi için elinden geleni yaparlar, gerekirse size 3 elbise alır, kendisine ise 1 elbise alırlar
- Büyüdüğünüz de sizin mutlu bir yuva kurmanız için çalışırlar
- Evlendikten sonra çocuklarınıza büyük annelik yaparlar, onların hayat yoldaşı olurlar
- Torunlarına aynı size baktıkları gibi, bakmaya çalışırlar

Kutlu Olsun
Anneler Günü
   Kısaca anneniz hem size, hem torunlarına annelik görevini fazlasıyla yerine getirirler. Bu yüzden onları yılda 1 gün değil, her gün hatırlayın ve her günü Anneler Günü olarak bilin. Bir pazarlama mantığı ile ortaya çıkarılan güne bakmayın, aldırmayın. Birileri ticari olarak ürünler satacak diye anneler gününü hatırlamayın, her gün annenizin kıymetini bilerek, onlara Saygı gösterin, Hürmet edin. Şunu da unutmayın; Anneler hediye istemez, hediye 1 günlüktür, Anneler her gün Hatırlanmak ister.

   Bugünün gençleri olan kızlar, yarının anneleri sizler olacaksınız. Bugün annenize nasıl davrandıysanız, yarın da çocuklarınız size aynen davranabilir. Bu yüzden şu anı değil, 30 yıl sonrasını düşünerek annenize Saygıyı, Hürmeti, Hatırlanmayı eksik etmeyin. Çünkü 30 yıl sonra sizler onların yerinde olacaksınız.

Kutlu Olsun
Anneler Günü

   Şimdi ise bugünün gençleri olan erkeklere yazalım. Sizler de şu an çok gençsiniz, hayat hızlı akıyor, nasıl büyüdüğünüzün farkında bile olamayabilirsiniz. Biraz oturup, yukarıda yazdıklarımızı düşünün. Yarının babaları, büyük babaları olacaksınız. Zaman çok geçmeden şimdiden annelerinizin kıymetini bilin, onlara her zaman saygıda kusur etmeyin.

   Bugünün gençleri, yarının büyükleri sizlersiniz. Gençliğinizin kıymetini, Annelerinize olan saygı ile birleştirerek bir ömür boyu mutlu olmanız dileklerimizle...

Anne Gün
Anneler Günü

Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr, wwwhuzursayfasicom, wwwislamveihsancom, wwwbureninsurancegroupcom, wwwkarsmansetcom, wwwozgurkocaelicomtr

26 Nisan 2020 Pazar

Maneviyatımızın Koruyucusu, Dua

   11 ayın sultanı Mübarek Ramazan'a kavuştuk, şükürler olsun. Bu mübarek ayda yapacağımız ibadetleri Allah C.C. kabul eder İnşaAllah. Bu ayda yapılacak hatimler, tüm islam alemine bağışlanır. 

   Bir Hadis-i Şerif'te Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

Kul hüvellahü ahad Allahü's-samed , Kur'an'ın üçte biridir. (Buhârî, Müslim, Tirmizî)

   Bu Hadis'e göre 3 kere ihlas suresi okumak,  Kur'an-ı Kerim-i hatmetmiş gibi sevap kazandırabilir.

   3 ihlas ve Fatiha veya Kur'an-ı Kerim'in tamamını okuyup, hatim yaptıktan sonra dua edilir. Dua mü'minin en büyük koruyucu silahlarından biridir.

   Şimdi detaylı bir Hatim Duasını sizlere yazalım, Allah kabul etsin.

HATİM DUASI

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

Allah'ım!
Kur'an'ın her harfine karşılık bizlere tatlı rızık ihsan et, her kelimesine karşılık ikram et, her âyetine karşılık saadet nasip et, her sûresine karşılık  sevap ver, bütün hükümlerini kurtuluşumuza vesile kıl, her cüz'üne karşılık mükâfat ihsan buyur.

Allah'ım!
Kur'an'ı bizler için dünyada kardeş, kabirde munis bir yoldaş, kıyamette şefaatçi, sırat üzerinde nur, cennette arkadaş ve cehennem azabına karşı da bir örtü ve engel kıl. Bütün hayırlar için yol gösterici ve önder kıl.

Allah'ım!
Bizi Kur'an'ın gösterdiği hidayete eriştir. Kerameti ile cehennemden kurtar. Kur'an'ın fazileti ile derecelerimizi yükselt. Kur'an okumamıza karşılık kötülüklerimizi ört, ey fazl ve ihsan sahibi olan Rabbim.

Allah'ım!
Kalbimizi pisliklerden temizle, günahlarımızı açığa çıkarma, hastalarımıza şifa ver, borçlarımızı ödeme kolaylığı ihsan et, yüzümüzü ağırt, derecelerimizi yükselt, babalarımıza merhamet et, analarımızı bağışla, dinimizi ve dünyamızı iyilikle islah et. Ölümümüz anında bizi imandan soyma ehlimizi. Mallarımızı, ülkemizi, bütün Muhammed ümmetini her türlü afetlerden, hastalık ve belalardan muhafaza buyur. Ayaklarımızı dininde sabit kıl. Yüce Kur'an hürmetine kâfir, fasık ve zalimlere karşı bizlere yardım et.

Allah'ım!
Kur'an'dan okuduklarımızdan hasıl olan sevap ve nuru, bizden kabul buyurduktan sonra, efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in ruhuna ve kardeşleri olan diğer bütün peygamberlerin ruhuna tarafımızdan hediye olarak ulaştır. (Allah'ın salat ve selamı bütün peygamberlerin üzerine olsun). Ayrıca Hz. Muhammed (sav)'in âli'nin, evladının, zevcelerinin, seçkin ashabının, ümmeti olarak yolunda yürüyenlerin ve bütün zürriyetinin temiz ruhuna da tarafımızdan hediye olarak ulaştır. Ve yine okuduklarımızdan elde edilen sevabı hocalarımızın ve bütün talebelerinin, din kardeşlerimizin, babalarımızın, annelerimizin, kız ve erkek kardeşlerimizin, çocuklarımızın, akrabalarımızın, dostlarımızın, arkadaşlarımızın, üzerimizde hakkı olanların ve bizlere hayrı vasiyet edenlerin ruhlarına, hayatta olan ve ölen bütün kadın-erkek mü'minlerin de ruhlarına tarafımızdan hediye olarak ulaştır.

Allah'ım!
Huzurunda el açıp yalvarıyoruz. Bizlere doğruyu gösterdikten sonra ayaklarımızı haktan kaydırma. Nefsine zulmeden bizleri affetmezsen zarara uğrayanlardan oluruz. Gazabını geçen rahmetinle bizleri affet. Gençlerimize, çocuklarımıza, peygamberlerin ahlâkı olan Kur'an ahlakını nasip et. Bozulan halimizi iyilikle ıslah et. Ey mülkü dilediğine verip, dilediğinden geri alan Allah'ım! Bizleri Senin mülkün üzerinde isyana daldırma, selim bir kalb ile sana yönelmemizi nasip et. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, borçlu olanlarımıza kolaylıkla ödeme ihsan et. Haram rızıklardan, faydasız ilimden, dünya ve ahiret fitnelerinden, inançsız yaşamaktan, kabul olmayan dua'dan, şeytanın hilesinden ne nefsin isteklerine uymaktan, zulümden, her türlü musibetlerden, Senin razı olmadığın şeylerden Sana sığınırım Rabbim.

Allah'ım!
Bütün Müslümanların her türlü ayrılıklardan sıyrılıp Kur'an etrafında birlik olmalarını nasip et. İman gerçeğini idrak ederek İslâm şuuruna ermemizi ihsan et. İslam düşmanlarına fırsat verme. Senin kelamını yüceltmek için gayret eden tüm Müslümanlara yardımını esirgeme. Bizlere dünyada da, ahirette de iyilikler ihsan et. Bizi, anamızı-babamızı bizden önce geçmiş mümin kardeşlerimizi ve bütün müslümanları affederek Cennetinle sevindir. Razı olduğun kullarından eyle. Ey ihtiyaçları gideren, duaları kabul buyuran Allah'ım! Bizim dualarımızı da kabul buyur. Rasulümüz Muhammed Mustafa (sav)'in şefaatine mazhar eyle. Son nefesimizi iman ile vermeyi nasip et. Kıyamette yüzümüzü ak edip amel defteri sağından verilen mümin kullarından eyle. Selam peygamberlerin üzerine olsun. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.


El-Fatiha


Mü'min
Dua Mü'minin Silahıdır



Kaynaklar: wwwislamveihsancom, Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Meâli-Elmalılı M.Hamdi Yazır, diyanetgovtr, diyanethabercomtr,

11 Ayın Sultanı, Ramazan

   11 Ayın Sultanı ve içinde 1.000 aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir Gecesi'nin bulunduğu ay Ramazan, Hoşgeldi. Ramazan ayını çok ince detaylarına kadar yazarsak sayfalara sığmaz belki. Sizlere Ramazan'ı anlatmaya başlamadan önce Hicri Takvimin aylarının isimlerini yazmak istiyoruz. 
  
  Hicri Takvim Aylar'ın İsimleri;
- Muharrem
- Safer
- Rebiülevvel
- Rebiülahir
- Cemaziyelevvel
- Cemaziyelahir
- Recep
- Şaban
- Ramazan
- Şevval
- Zilkade
- Zilhicce

   Ramazan ayına has 3 kelime vardır. Önce bunların tariflerini yapalım;

   Sahur: Oruç tutacak kişilerin, imsak vaktinden önceki yedikleri yemektir. Burada dikkat edilmesi gereken sabah ezanına kadar değil, imsak vaktine kadar yemek yenir.
   İftar: Oruç zamanı bittikten sonra yenilen yemektir. İftarın vakti güneşin batma vakti olup, akşam ezanıyla iftar yapılır.
   Teravih Namazı: Ramazan geceleri yatsı namazından sonra, vitir namazından önce, kılınan namazdır

Ramazan'ın önemi maddeler olarak şöyledir;
- Kur'an-ı Kerim bu ayda indirilmeye başlanmıştır
- İçinde 1.000 aydan daha hayırlı olan, Kadir Gecesi vardır
- İslam'ın 5 şartından biri olan Oruç, bu ayda tutulur
- Rahmet kapıları açılır
- Yardımlaşma artar, zekatlar verilir, fitreler verilir
- Sabır artar
- İftarlarda yoksullar doyurulur
- Okunan Kur'an-ı Kerimler, kılınan teravih namazları, yapılan dualar ve verilen sadakalarla mükafatlar artar
- Birlik beraberlik artar
- Ramazan insanı iyi bir kul yapar

Ramazan
11 Ayın Sultanı Ramazan

   Ramazan'la ilgili bazı Hadis-i Şerifler şöyledir ; 

   '' Ramazan öyle bir aydır ki, Allah C.C. gündüzleri oruç tutmayı farz ve gece ibadet etmeyi de nafile kılmıştır. Ramazan, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise Cennet'tir. Ramazan ihsan ve yardımlaşma ayıdır. Mü'minin rızkı bu ayda artar, bereketlenir.. Ramazan ayı öyle bir aydır ki, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden azad oluştur ''

   '' Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır ''

   '' Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır ''

  '' Ramazan ayında yapılan Umre, tam bir hac sayılır yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar ''

'' Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Birisi size sataşırsa ona 'Ben Oruçluyum' deyin ! ''

'' Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır ''

   Ramazan-ı Şerif'te oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i Şerif'te '' Özürsüz, Ramazan'da bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazan'daki o 1 günkü sevaba kavuşamaz ''

11 Ayın Sultanı
Ramazan Pidesi
   Ramazan'da oruç tutarak bize verilen nimetleri yemeyiz, böylece hem sabrımız artar hemde nimetlerin kıymetini anlayarak, yoksulların halini düşünmemize, onlara şefkatle yaklaşmamıza vesile olur. Ramazan ayı huzur ayıdır, bu ayda işlenen toplumsal suçlar, emniyet verilerine göre yılın en düşük oranına sahiptir.

   Kur'an-ı Kerim'in indirildiği ay olan Ramazan'da, Kur'an-ı Kerim'i çok okumak gerekir, böylece Allah'ın bize bildirdiği görev ve sorumluluklarımızı daha iyi hatırlarız. Ramazan'da her gün 1 cüz (20 sayfa) okunarak, toplamda 30 cüz bitirilir, yani hatim yapılmış olur, sonra da hatim duası edilir.

Şimdi size Oruçla ilgili akıllarda çok sorulan soruların cevaplarını maddeler halinde yazacağız.

Orucu Bozan Durumlar ;
- Yemek
- İçmek
- Sigara, nargile gibi keyif veren tütün kökenli dumanlı maddeler, uyuşturucular
- Ağızdan alınan ilaçlar
- Yağmur ve kar suyunu yutmak
- Kendi isteğiyle kusmak
- Cinsi Münasebet
- İğne olmak

Orucu Bozmayan Durumlar ;
- Diş fırçalamak, macun boğaza kaçmadığı sürece
- Ağzı su ile çalkalamak, suyun boğaza kaçmadığı sürece
- Yıkanmak, ağız ve burundan su kaçmamak şartıyla
- Saç bakımı yaptırmak

Ramazan Ayı
Ramazan İftarı

   Hasta iken krem sürmeyi, mümkünse sahur ve iftarda yapalım, bazı durumlarda orucu bozma durumu olduğu için. Diş tedavisi ve anestezinin de bazı durumları da orucu bozabilir.

Oruç bozulursa 2 durum oluşur, bunlar ;
1) Oruç bozulup, sadece kazayı gerektiren haller ( 1 gün )
2) Oruç bozulup kazanın yanında keffaretide gerektiren haller ( 1 + 60 gün peşpeşe tutulmalı )

   Rahmet ve Bereket ayı olan Ramazanın ailenize, yakınlarınıza, milletimize ve tüm dünyaya Hayr'lar getirmesi dileklerimizle...

Ramazan
11 Ayın Sultanı
 

Kaynaklar: wwwdiyanetgovtr, wwwhuzursayfasicom, wwwdinimizislamcom, wwwbdvsorgtr

23 Nisan 2020 Perşembe

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

   23 Nisan 1920 tarihi Türkiye için önemli bir tarihtir. Bu tarih Türk Milleti'nin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilan ettiği tarihtir.

   Mustafa Kemal Atatürk 23 Nisan 1924 tarihinde  ''23 Nisan Günü''bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu karar ilk defa 1929 yılında uygulanıp, Çocuk Bayramı kutlanmıştır. Daha sonra 6 ülkenin katılımıyla Uluslararası boyuta ulaşan Milli Bayramımız'a şimdiler de ortalama her yıl 40 ülkenin çocukları katılmaktadır. Türkiye, Dünya'da Çocuklarına Bayram hediye eden ve bunu tüm Dünya ile paylaşan ilk ve tek ülkedir.

   Türk milletinin aziz gönlünde, bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak önemli yer işgal eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl Ülkemizde, yurtdışında ki temsilciliklerimiz de, bütün Resmi Kurumlarımız'da, okullarımız da ve evlerde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Buda Milli Birliğimiz'in kenetlenmesini temsil etmektedir.

   Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, çocukları Milletin geleceği olarak görmüştür. Onlara büyük bir Güven ve Sevgi duymaktadır, bundan dolayı da bu bayramı çocuklara armağan etmiştir. 

   Tarihimizin gurur dolu sayfalarını öğrenen çocuklarımız bugünün küçükleri, yarının yöneticileri olacaklardır. Tarihini iyi öğrenen çocuklarımız, gelecekte daha sağlam adımlarla Ülkemizi büyüteceklerdir. Nice bayramlara kavuşmanız dileklerimizle...


Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı


Birinci
Birinci Büyük Millet Meclisi
Türkiye
Büyük Millet Meclisi

Dünya Çocukları
23 Nisan Dünya Çocukları


Kaynaklar:  wwwtbmmgovtr, wwwmebk12tr, wwwnkfucom,

10 Nisan 2020 Cuma

Hayırlı Cumalar

   Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar toplamda 7 tane gün ismi var. Bu 7 gün her hafta tekrarlayarak 52 haftayı, bu 52 haftada bir yılı, yani 365 günü tamamlar. Bu günler arasında öyle bir Hayırlı gün vardır ki, diğer 6 günden daha önemlidir, Cuma günü, Hayırlı Cumalar.

  Cuma gününün niçin önemli olduğunu şimdi maddeler halinde yazalım

- Cuma bayram günüdür, müminlerin
- Cuma namazı müminlerin bir araya gelip, kardeşlik bağının artmasına sebep olur
- Tarihte pek çok önemli durum, bugün olmuştur
- Cuma namazından sonra 7 defa İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyan kimseyi, Allah C.C. bir hafta boyunca kötü işlerden, kazadan, beladan koruyabilir
- Bir Hadisi Şerif'te; Cuma gününde öyle bir an vardır ki, müminin o an edeceği dua red olunmaz  buyurulmuştur.
- Cehennem bugün çok sıcak olmaz
- Hz. Âdem Aleyhisselam bugün yaratılmıştır.
- Hz. Âdem bugün cennetten yere indirilmiştir
- Hz. Âdem bugün tövbesi kabul edilmiştir
- Hz. Âdem Aleyhisselam bugün vefat etmiştir
- Kıyamet Cuma Günü kopacaktır
- Cuma günü, Bayram günlerinden bile daha değerlidir
- Mazeretsiz olarak 3 defa peşpeşe Cuma namazına gitmeyenin Kalbi mühürlenebilir (iyilik yapamaz) Müslim, Hadisi Şerif
- Cuma Namazı için ezan okununca alışveriş bırakılır. Bununla ilgili Ayet-i Kerime vardır

   Evet bu kadar önemi olan Cuma gününü ne kadar ibadetle geçirirsek, hepimizin manevi ruhları daha bir feraha ermiş olur. Feraha eren kalpler, geleceğe daha sağlam adımlarla yürür

Yahudiler ve Hristiyanların bayram ve ibadet günleri ise farklıdır. Yahudiler Cumartesi gününü, Hristiyanlar ise Pazar gününü haftalık bayram ve ibadet günü olarak geçirmektedirler

   Hiç ölmeyecekmiş gibi Dünya için, yarın ölecekmiş gibi Ahiret için çalışarak her yönden huzur ve mutluluğu yakalamanız dileklerimizle...

Cuma Friday
Hayırlı Cumalar




Kaynaklar;  wwwislamveihsancom, wwwhuzursayfasicom, wwwtrthabercom

7 Nisan 2020 Salı

Bağışlanma ve Af Gecesi, Berat Kandili

   Kelime anlamı olarak ceza veya sorumluluktan kurtulma, temize çıkıp aklanma veya borçtan kurtulma gibi anlamlara sahip olan Berat kelimesi dinimizdeki önemli gecelerden birine ismini vermiştir, Berat Gecesi olarak. Bu gece Allah C.C. mü'minlere rahmet, bağışlama, duaları kabul etme, günahları affetme, ibadetleri mükafatlandırma yapabilir.

  Berat Kandili Gecesi Şaban Ayı'nın 15. gecesi olup, bu geceye özel 4 isim de vardır.Bunlar açıklamaları ile şöyledir;

- Feyizli ve bereketli bir gece olması nedeniyle, Mübarek
- Mü'minlerin günahlarının af olunup, temize çıkması sebebiyle, Beraet
- Mü'minlerin ihsana kavuşması nedeniyle, Rahmet
- Geceyi ibadetlerle geçirenlerin seçilip Salih kullar arasına alınması nedeniyle, Berae veya Sakk

Berat Gecesi
Berat Kandili

   Kur'an-ı Kerim'in tamamı Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan olarak Berat Gecesi'nde indirilmiştir, buna İnzal denir. Kur'an-ı Kerim parça parça olarak ilk kez Kadir Gecesi'nde Peygamber Efendimiz'e  indirilmeye başlanmıştır, buna da Tenzil denir. Ayrıca bazı alimler tarafından Kıblenin Mescid-i Aksa'dan Kâbe istikametine çevrilmesi de Berat Gecesi'nde gerçekleştiği kabul görmektedir. Peygamber Efendimiz'in en büyük mucizelerinden biri olan Ay'ın ikiye bölünmesi (Şakk-ı Kamer) olayının bu gece meydana geldiği söylenmektedir.

   Bu gece bir sene içinde olacak durumlar melekler tarafından birer deftere yazılır. Bir sene içinde olacak olay, zelzele, savaş vs... durumların defteri Cebrâil Aleyhisselam'a, rızıklar ile ilgili defterler Mikâil Aleyhisselam'a, amellerle ilgili defterler İsrafil Aleyhiselam'a, öleceklerin defterleri ise Azrâil Aleyhisselam'a verilir.

Berat Gecesi
Berat Kandili Mübarek Olsun

   Berat Gecesi'nin Özellikleri Şunlardır;

- Hikmetli ve önemli işlerin seçim ve ayırımı bu gece yapılır
- Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti büyüktür
- Bu gece bağışlanma ve af gecesi olup, Allah'ın rahmeti fazladır
- Bu gece mağfiret gecesidir
- Bu gece Peygamber Efendimiz'e şefaat hakkının tamamı verilmiştir

   Berat Gecesi'nde Neler Yapılmalıdır;

- Oruç tutmak, kandil gecesinden sonraki gün
- Kaza namazı kılmak
- Kur'an-ı Kerim okumak
- Allah C.C.'den mağfiret dilemek, rızık istemek, bela ve musibetlerden korunmak için dua etmek
- Tövbe istiğfar yapmak
- Mümkünse sabaha kadar ibadetler yapmak, yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılın ki geceden sabaha kadar ibadet etmiş olun
- Sadaka vermek
- Bütün ni'metlere şükretmek, hamd etmek, şifa istemek
- Cehennem ateşinden kurtulmak için, dua etmek
- Sağlığınız müsaitse 100 rekat namaz (Hayır Namazı) kılmak, her rekatta Fatiha'dan sonra 10 defa ihlas okunarak kılınır, dolayısıyla 1.000 defa ihlas suresi okunmuş olur. Bununla ilgili Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor; Her kim bu gece 100 rekat namaz kılarsa Allah C.C ona yüz melek gönderir, 30 u ona cenneti müjdeler, 30 u ona cehennem azabından teminat verir, 30 u ondan dünya afetlerini savar, 10 u ise ondan şeytanın tuzaklarını savar
- Salavat getirmek
- Allah C.C.'u bol zikretmek
- Tesbih namazı kılmak
- Geleceğe yeni ümitlerle bakmayı güçlendirmek
- Mezarlık ve türbeleri ziyaret etmek, dualar etmek

Berat Kandili
Berat Gecesi

   Bir Hadis-i Şerif''te şöyle buyurulmuştur. '' Şu 5 gece de yapılan dualar kabul edilir, geri çevrilmez. Regaib Gecesi, Berat Gecesi, Cuma Geceleri, Ramazan Bayramı Gecesi ve Kurban Bayramı Gecesi ''

   Rızıkların ve hakkımızda önemli olayların yazıldığı bu önemli geceyi ibadetle geçirip, Allah C.C'un bizi affetmiş olması dileklerimizle, Berat Geceniz Mübarek olsun...

Kandil 

Berat Gecesi
Berat Kandili

Kaynaklar; wwwislamveihsancom, wwwhuzursayfasicom, wwwbirizbiz, wwwdiyanetgovtr 

30 Mart 2020 Pazartesi

Korona Virüs kadar Sigarayı da Konuşabilsek

   Son günlerde tüm dünya kendi sağlığını daha çok düşünmeye başladı, korona virüsten dolayı. Korona Virüsün şu an görülen en belirgin özelliği yayılma hızının fazla olması, ölüm oranının az olması dır (diğer korona virüs çeşitlerine göre). Televizyonlar da, gazeteler de ve internet te bu virüsle alakalı o kadar haber yapılıyor ki, herkes çok iyi şekilde aydınlanıyor. Bu konuda başta sağlık yetkilileri olmak üzere herkese teşekkür etmek gerekir, insanları bilgilendirdiği ve gerekli tedbirlerin neler olacağını anlattıkları için.

   Özellikle genç neslin başta özenti ile başladığı, sonra vücudunu zehirlediği sigara, bu korona virüsten daha mı az tehlikeli diye bizim de aklımıza soru geldi. Bizde biraz düşünüp, acaba sigara verileri nelerdir diye araştırmaya başladık

Korona Virüsü
Sigara Korona Virüsü

   Verilere bakınca çok ilginç rakam ve oranlarla karşılaştık. Türkiye'nin nüfusu 83 milyon, sigara kullanan kişi sayısı yaklaşık 18 milyon (% 22 ), sigaraya bağlı hastalıklardan ölen kişi sayısı yılda yaklaşık 100.000'dir. Dünya'nın nüfusu ise 7.7 milyar, sigara kullanan kişi sayısı yaklaşık 1.3 milyar (% 17), sigaraya bağlı hastalıklardan ölen kişi sayısı ise yılda yaklaşık 5 milyondur.

   Bu rakam ve oranlar çok büyüktür. Bu yüzden sigaranın insanlara verdiği zararlar büyüktür. Şu an gündem de korona virüs var ve medyada en ince detaylarına kadar anlatılıyor. Sigaranın oranları, korona virüsün nerdeyse 10 katı. Bu yüzden korona virüste yapılan medya tanıtımın daha fazlası sigaranın zararları için yapılırsa, daha iyi olur.

   Ama yıllardır sigaranın zararları için çok büyük tanıtımlar olmuyor. Sadece belli bir oranda oluyor. Şimdi bazı soruları ''medyaya'' sormak istiyoruz.

- Sigaranın zararları için büyük tanıtımlardan, niçin  ve nelerden çekiniliyor ?
- Yılda yaklaşık 700 milyar dolar para kazanan, firmalardan mı korkuluyor ? Yoksa başka şekilde onların  medyaya verdiği reklam paralarının azalmasından mı korkuluyor ?

Ayrıca bazı soruları da ''kendimize'' soralım.

- Sigaranın zararlarından neye güvenerek korkmuyoruz ? 
- Hiç görmediğimiz bir virüsten bu kadar korkuyorsak, öldürme  oranı nerdeyse korona virüsün 10 katı olan, sigaradan niçin korkmuyoruz !?

   Şunu da unutmayalım ,sigaradan yaklaşık Türkiye'de yılda 100 bin, Dünya'da ise 5 milyon  kişi ölmektedir. Korkmak için, başımıza bir musibetin mi gelmesi gerekir. En iyisi yol yakınken, sigara ile yollarımızı ayırmanın vakti geldi deyip, bırakmak, değil mi ?

   Sigaranın korona riskini 14 kat artırıp, tedaviyi zorlaştırdığını biliyor musunuz ? Yeşilay Danışmanlık Merkezi ile konu için, irtibata geçebilirsiniz.

Sigara
Korona Sigara 

Risk
Korona Riski

Tedavi Zorlaştırır
Korona Tedavi Zorlaştırır

   Ayrıca hiç düşündünüz mü sigaranın kağıtları için yılda ne kadar ağaç kullanılıyor, kesiliyor ? Bu sorunun cevabını duyunca daha çok şaşıracaksınız. Evet her yıl sigaranın kağıdında kullanmak için, milyonlarca dönüm ormanlık alanın ağaçları kullanılmaktadır. Çok şaşırdınız değil mi ? Birde sigaradan dolayı çıkan orman yangınları oluyor. Bu sayede ne kadar alan ormanımız yanıyor ? 

   Bu kadar zararı olan sigara için, bundan sonra hem sağlığımızı, hemde ormanları düşünerek sigaradan uzak duralım, birlikte kazanalım, olur mu ? Varmı sınız ?


Kaynaklar; orgm.mebgovtr/meb_iys_dosyalar/2018..., bikgovtr, aacomtr, saglikgovtr, yedamorgtr, M. Feyzullah Taşatan 

23 Mart 2020 Pazartesi

Corona Virüs, Covid-19

   Sağlığımız, çoğumuzun farkında olmadığı en değerli hazinemizdir. Değerini ise hastalanınca anlıyoruz, hemde bazen 10 katıyla. Sağlıklı olmazsak ne bir işi rahat yapabiliriz, ne de dışarıda rahatça yürüyebiliriz.

   Bugünlerde gerek haberler de, gerek sokaklar da, gerekse tüm evler de korona virüs konuşulmaktadır. Konuya girmeden  önce virüs nedir ona bir göz atalım.

Virüs:
Bulaşıcı hastalıklara sebep olan, küçük mikroplara denir. Virüsler canlı hücrede yaşarlar, zararlıdır, bakterilere göre küçüktür.

Virüsün tanımından sonra, korona virüs nedir, nasıldır onlara bakalım.

Korona Virüs: 
Şiddetli şekilde büyük salgınlara neden olabilecek, virüs ailesidir. Hayvanlardan insanlara geçtiği zaman, mutasyona uğrayıp, yayılabilir. Böyle hastalıklar zoonotik hastalıklar olarak adlandırılıp, ölümcül olabilmektedir.

Yapısal
Corona Virüs Yapısal


Korona Virüs Çeşitleri:
4 türde sınıflandırılırlar. Alfa, beta, gama ve delta corona virüsler olarak. Alfa ve beta corona virüsler insanlara bulaşırken, gama ve delta corona virüsler sadece hayvanlara bulaşabiliyor.

Yapısal
Corona Virüs Yapısal


Korona Virüs Nasıl Bulaşır: 
Hasta olan kişiler nefes alıp verdiklerinde, öksürdüklerinde veya hapşırdıkları anda dışarı attıkları damlacıklar yoluyla, insandan insana bulaşabilir.

Korona Virüsten Nasıl Korunulur: 
Bu konuda alacağımız basit önlemler ile korunabiliriz.
- Elleri yıkamak, herkesin sık dokunduğu yüzeyleri dezenfekte etmek, ellerimizle yüzümüze, gözümüze ve ağzımıza dokunmamak.
- Öksürme ve hapşırma da mendille ağız ve burnumuzu kapatmak.
- Mendiliniz yoksa dirseğinizin iç kısmını kullanmak.
- Tokalaşma ve Sarılma yapmamak.
- Hastalarla aynı tabak ve bardağı kullanmamak.
- İyi pişmemiş veya Çiğ hayvan ürünlerini yememek.
- Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, koordineli  çalışan diğer bakanlıkların açıklayacağı talimatlara riayet etmek.
- Bunların dışında bakanlığın aşağıda detaylı açıkladığı 14 gün kuralına uymak. Böylece kendimizi ve çevremizdekileri virüslerden koruyabiliriz.

14 gün Kuralı
Corona Virüs 14 gün Kuralı


Korona Virüs Nasıl Etki Yapar: 
Hafif soğuk algınlığına vesile olan korona virüsler (corona virus), ilk önce üst solunum yoluna (burun ve boğaz) bulaşırken, daha ciddi hastalıklara neden olan corona virüsler ise alt solunum yoluna (akciğerler) bulaşarak zatürreye neden olabilirler.

Korona Virüs Belirtileri:
Şu anki en çok karşılaşılan belirtileri ateş, öksürük, nefes darlığı, kas ağrısı ve yorgunluktur.

Korona Virüsler Yüzeylerde Ne Kadar Hayatta Kalabilir: 
Yapılan araştırmalarda oda sıcaklığında, değişik malzemeler üzerinde 4 ile 9 gün arası canlı kalabildiği görülmüştür. Burada etken faktörler olan düşük sıcaklık ve yüksek nemin, virüslerin yaşam sürelerini uzattığı görülmüştür.

Korona Virüs Kuluçka Süresi: 
Kişi ve durumlara göre 2 ile 14 gün arasıdır.

Korona Virüste RO Değeri: 
Bir kişinin hastalığı, kaç kişiye bulaştırdırdığının değeridir. Yapılan araştırmalarda  bu değer 1,8 ile 3,3 arasında değişkenlik göstermektedir. Ortalama 2,5 sayarsak, 1 kişi temas halinde başka 2,5 kişiye bulaştırır demektir. Bu 2,5 kişi başka 6,25 kişiye, bu 6,25 kişi başka 15,62 kişiye, bu 15,62 kişi başka 39 kişiye...Böylece örüntü uzayarak 50 binlere gider. Bu rakamlara bakarak durumun ciddiyetini daha iyi anlamışsınızdır. Dolayısı ile eğer ortamda salgın durumu varsa, lütfen başkaları ile tokalaşmayın, yanyana durmayınız.

Korona Virüs Zamanı Beslenme: 
Yiyeceklerde sebze ve meyveye ağırlık verilmelidir. Bol C Vitamini yüklü besinler alınmalı.  Ayran, doğal meyve suyu, bol sıvı, bitki çayları, bol su içilmelidir. Su miktarı yaklaşık 2 litre olmalıdır.

Korona Virüs En Çok Kimleri Etkiler: 
Belli yaşın üzerindeki yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, şeker, kanser, akciğer, hipertansiyon ve kronik sağlık sorunu olanlar.

Önceki Korona Virüsler Nelerdir: 
2002 yılında  Çin'de SARS-CoV, 2012 yılında Suudi Arabistan'da MERS-CoV görülmüştür.

Korona Virüs En Büyük Özelliği: 
Covid-19 diğerlerine göre hızlı yayılır, ama şu anki görünen verilere göre öldürme oranı düşüktür.

Corona Virüs
Mers Sars

   Sağlıktaki teknik terimler ile Korona Virüs hakkındaki detayları kısa olarak yazmaya çalıştık. Nedir, neler yapılmalıdır..vs.. Bunları okuyunca, sizlerde herşeyi daha iyi anlayıp, ona göre tedbirlerinizi alacaksınızdır.

   Dünyamızı detaylı gözlemlediğimizde doğanın nasıl bir intizamla kurulduğunu, doğa olayları arasında nasıl düzenli bağlantıların olduğunu, insanların doğup, büyüyüp, zamanı gelince nasıl maddi dünya hayatından ayrıldığını daha iyi anlıyoruz. Böylece yüce Allah C.C.'nün kudretini daha iyi görmüş oluyoruz.

Dünyayı yaratan Allah C.C.bazı ayetlerde bizleri uyarıyor. Bu ayetlerden bazılarının meali şöyledir:

- İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah dönüş yapsınlar diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor. (Rûm Suresi 41. Ayet)

- Göklerdeki herşey, yerdeki herşey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandırması için (böyle)dir. (Necm Suresi 31. Ayet)

- O, göklerin ve yerin eşsiz-örneksiz yaratıcısıdır; bir şey olmasını dilediğinde ona ''ol!'' der, hemen oluverir. (Bakara Suresi 117. Ayet)

- Görmediler mi ki, onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz onca imkânı kendilerine verdiğimiz, gökten üzerlerine bol bol yağmur indirip (evlerinin) altlarından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helâk ettik. Biz onları günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller meydana getirdik. (En'âm Suresi 6.Ayet)

   Her türlü nimetinden faydalandığımız Dünya'da yaşarken, Allah'a ne kadar şükrediyoruz acaba, hiç kendinize sordunuz mu ? Bizler niçin Dünya'ya getirildik, neler yapmalıyız ? Şu Ayet-i Kerime'nin mealine baktığımızda, bizlere düşen görevleri iyi anlamalıyız.

- Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım. (Zâriyât Suresi 56.Ayet)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'de  (SAV)  bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyurmuştur:

Beş şey gelmeden önce, şu beş şeyin kıymetini ganimet biliniz;

- İhtiyarlık gelmeden önce, gençliğin
- Hastalık gelmeden önce, sağlığın
- Fakirlik gelmeden önce, zenginliğin
- Meşguliyet gelmeden önce, zamanın
- Ölüm gelmeden önce, hayatın

   Hadis-i Şerif'tende görüldüğü gibi sağlığımız kıymetlidir. Herşeyin başı sağlıktır. Bu yüzden önce kendimiz, sonra yakınlarımız, sonra çevremiz için sağlığımızın değerini iyi bilelim.

   Şimdi gelelim önemli bir konuya. Bu korona virüs için baya bir tezler ortaya atıldı. Bunlardan bazıları şöyledir:

- Bu virüs laboratuvarda üretilen, yapay bir virüstür.
- Bu virüsü üreten Amerika'dır, Çin'dir, İsrail'dir ...vs...
- Çin kendi laboratuvarlarında bir çalışma yaparken, tehlikeli bir virüs yayıldı
- Bu virüsü Amerika'lı askerler, Çin'e yaydı...

   Bunlar gibi onlarca tezler var, şu an medyada. Burada bizlere düşen çok önemli görev var. Bu virüs yapay veya doğal bir virüs olsun, önemli değil menşei. Çünkü Allah'ın dediği olur sadece Dünya'da. Allah C.C. izin vermezse hiç bir şey hareket edemez. Eğer virüs bizlere kadar gelmişse, şunları hemen gözden geçirmeliyiz:

- Bol düşünmeliyiz, neredeyiz, bugüne kadar Allah rızası için neler yaptık
- Nerede Allah'a kulluk noktasında ne gibi manevi eksikliklerimiz olmuş olabilir
- Bu eksiklerimizi kontrol edip, uygulamaya başlamalıyız
- Bol tövbe istiğfar yapalım
- Çok dua edelim
- Sık sık Kuran'ı Kerim okuyalım
- Sadaka verelim
- Namazları vaktinde kılmaya çalışalım
- Kendimizi fakirlerin yerine koyup, empatiler yapalım
- Bol şükredelim

   Sayılı günler kolay geçer, önemli olan bundan sonraki ömrümüzde manevi olarak nasıl yaşayacağımızdır. Sağlıklı ve Hayırlı günlere,  birlikte kavuşmamız dileklerimizle...

Corona Virus
Korona Corona



Kaynaklar; saglikgovtr, diyanetgovtr, sagligimgovtr, tubitakgovtr, Mehmet Taşatan Hoca

Dünya Nereye Gidiyor