29 Ağustos 2020 Cumartesi

30 Ağustos Zafer Bayramı

   19 Mayıs'ta başlayan Kurtuluş Savaşı mücadelesinin dönüm noktası Büyük Taarruz'dur. Bu taarruz için aylarca planlar ve hazırlıklar yapıldı. Büyük Taarruzun en önemli aşaması ise 30 Ağustos 1922'de kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'dir. Taarruz'un sonunda Yunan kuvvetleri dağıtılarak, kaçtı. Bu kaçmaları İzmir'de denize dökülmelerine kadar sürmüştür. Savaş'ta binlerce vatan evladı şehit düşmüştür, bu yüzden şehitlerimize çok borcumuz vardır, hiç bir zaman onları unutmayalım, dualarımızdan eksik etmeyelim. 

Bayram
Zafer Bayram

Savaşla ilgili bazı notlar şöyledir;

- Savaşa hazırlık zamanında ordularımız gece yürüyüp, gündüz dinlendiler.Çünkü gündüz Yunan uçakları keşif yapıyordu.
- Orduların Asker sayısı birbirine yakındı. Ama makineli tüfek, uçak, top ve motorlu araçlarda Yunan ordusu önde idi. Kılıçta ise Türk ordusu üstün idi. 
- Savaşta 186.000 askerimiz emir bekliyordu. Bu emir 26 Ağustos 1922 sabahı geldi, topçu atışları başladı.
- Çiğiltepe ele geçirildi
- 30 Ağustos'da Yunan ordusu Dumlupınar'da kuşatıldı. Yunan komutan savaşı İzmir'den, Mustafa Kemal Paşa ise direkt Dumlupınar'dan yönetti. Bu yüzden savaşa ''Başkomutanlık Meydan Muharebesi'' adı verilmiştir.

Zafer
Harita

Zafer
Siper



Zafer Bayramı
Harita


Asker
Cephe



Mustafa Kemal Paşa, düşmanın kaçtığını görünce şu tarihi emrini askerlerine verdi;

''Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir. İleri!..''

   Böylece savaş devam edip 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir düşmandan kurtulmuştur. Daha sonra da Cumhuriyet ilan edilmiştir.

Bayram
Zafer

   Geleceğin büyükleri, şimdinin küçükleri olan Gençler. Bu Vatan hiç kolay kazanılmadı, kolay yurt edinilmedi. Her zamanda düşmanların gözü Vatanımızın üzerindedir. Bu yüzden tarihimizi hiç bir zaman unutmamalıyız, geçmişimize sahip çıkmalıyız. Geleceğe büyük düşünerek yürümeliyiz. Gelecek sizlerindir, daha büyük bir Türkiye için görüşmek üzere saygıyla kalın...





Kaynaklar; wwwtrthaber.com, www.kulturportaligovtr,

26 Ağustos 2020 Çarşamba

26 Ağustos Malazgirt Zaferi


   Yüzyıllar boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan Anadolu 26 Ağustos 1071' de kapılarını, Muş ilinin Malazgirt ilçesinin yakınlarında Selçuklu İmparatorluğu ve Doğu Roma (Bizans) İmparatorlukları arasında yapılan Malazgirt Zaferi'yle, Türkler'e açmıştır. Bu zaferle Türkler atlı-göçebe kültüründen, yerleşik şehir kültürüne geçişi yavaş yavaş başlatmıştır.

   Bizim için çok önemi olan Malazgirt Zaferi'nin öncesinde, zafer sırasında ve sonrasında neler olduğuna teker teker bakalım.

Malazgirt Zaferi

   Bizans en parlak dönemini 2. Bazil ile yaşamıştır.Bazil’in 1025 yılında ölümü ile bu parlak dönem kapanacaktır. Bu dönemde devlet, mali ve askeri yönden hem güçlüydü, hem de devlet adamları ve kumandanları başarılı idi.

   Zamanın bir numaralı devleti haline gelen Bizans, Bazil’in ölümü ve varis bırakmaması nedeniyle yerine geçen kardeşi 8.Konstantin ile geriye gitti. Kardeşi 3 yıl içinde sistemi adeta yerle bir etti. Konstantin eğlence düşkünü biriydi, israfı severdi. Bu yüzden maaşlı askerlerden oluşan orduyu ihmal etti.

   Bizanslılar sürekli baskı altındaydı. Selçuklular’a bağlı Türkler tarafından doğudan, Peçenek ve Kuman Oğuz Türkleri ile de batı tarafından.

   Dandanakan Savaşı 1040 ile Selçuklular daha da güçlendi. Savaştan sonra sınırlarını batıya doğru genişletmek için karar aldılar. Anadolu’nun artık bir Türk yurdu olmasını isteyen Selçuklular, bunu başarmak için Anadolu’nun iç taraflarına akınlar yapmaya başladılar, buralar Bizans hakimiyetinde idi.

   İmparator 10. Konstantinos Dukas’ın 1067 yılında ölmesiyle beraber çocuklarını temsilen tahta, karısı Eudokia geçti. Sonraları yönetim baskılarına dayanamayıp, General Romen Diyojen ile evlendi ve tahtı ona bıraktı. Diyojen’in ilk hedefi Selçuklular’a karşı savaşmaktı.

   Bizans ordusunun Malazgirt’te sol tarafında Rumeli kuvvetleri, sağ tarafında ise Uz askerleri bulunuyordu. Hattın merkezinde ise Romen Diyojen vardı. Arkadaki kuvvetlere ise Romen Diyojen’in üvey oğlu olan Andronikos komutanlık ediyordu. 

   Selçuklu Sultanı Alparslan’ın ordusunda ise sadece Müslüman Oğuz Türkleri’nden oluşan 50.000 kişilik ordu vardı. Bu orduda 40.000 atlı, iyi silah kuşanmış 4.000 hassa askeri ve gönüllü askerler vardı.Sayı olarak ordu küçüktü ama komutanları çok tecrübeliydi. Kumandanlar şunlardı; Süleyman Şah, Bozan, Sanduk, Altuntaş, Çavlı, Savatekin, Mengücek, Afşin, Atsız, Porsuk, Danişmend, Gevherayin, Aksungur, Çavuldur, Artuk, Saltuk

Zafer
Malazgirt Zaferi
   Halep’ten gelen Türk ordusu ile İstanbul’dan ilerleyen Bizans ordusu, Malazgirt yakınlarında 26 Ağustos Cuma günü, karşı karşıya geldi. Sultan Alparslan, savaş başlamadan evvel karşı tarafa barış teklifinde bulundu ama Romen Diyojen kabul etmedi.

   Malazgirt Ovası’nda namaz kılındı, sonra Alparslan askerlerini toplayıp vasiyette bulundu. Vasiyetinde eğer şehit olursam, giydiğim beyaz elbise kefenim olsun. Nefsimi Allah’ın yoluna adadım. Benim için şehadet de, muzaffer olmakta ebedi bir mutluluktur. Eğer zaferi kazanırsak, İstikbal bizimdir.

   Savaş yaklaşık 14:00 gibi başladı. Türk okçuları, Bizans ordusuna oklar atmaya başladı. Bizans’taki paralı asker olan Müslüman olmamış Türklerden Uzlar ve Peçenekler, savaşın başında Alparslan’ın tarafına geçtiler.

   Savaş esnasında Alparslan askeri dehasını kullanarak hilal taktiği için ordusunun belli kısmını pusulara yerleştirdi. Kendisi merkezde kalıp, savaşmaya başladı.

Plan
Hilal
   Sultan Alparslan’ın hazırladığı savaş planı ile Türkler hilal taktiğini yapmaya başladı. Bu taktikte merkezde bulunan askerler yavaş yavaş geri çekilmeye başladı. Diyojen ise Türkler savaştan kaçtı zannederek ordusunu ileri sürdü. Bu esnada pusuda bekleyen Türk kuvetleri, harekete geçerek Bizans ordusunu çember içine aldı. Geride kalan destek ordusu ise kaçtı. Ermeniler’de Bizans saflarını terk edince, Bizans ordusu dağıldı. 

   Savaş akşama kadar hızla devam etti. Bizans ordusunun çoğu kılıçtan geçirildi, rütbeli generalleri esir alındı, İmparator Romen Diyojen’de esir alınanlar arasındaydı.

Alparslan
Sultan Alparslan
   Esir olan Diyojen kötü bir muameleyle karşılaşmadı. Savaş sonunda bir anlaşma yapılıp 1,5 milyon altını Osmanlılar’a verecekti. Ayrıca Bizans Devleti’de her yıl Selçuklular’a 360.000 altın ödeyecekti. Diğer bir madde ise Bizans’ın elinde bulunan Müslüman esirlerin serbest bırakılması olacaktı.

   Bu zafer, Türk Tarihi açısından çok önemlidir. Zaferin peşinden Bizans güç kaybederek, Türk Beyleri Anadolu’nun batı kıyılarına  kadar ulaşıp, yerleşti. Sonrasında beylikler güçlendi. Bunlardan biri olan Osmanlı Beyliği, ileride 3 kıtaya hükmeden bir İmparatorluğa dönüştü. 

   Bizans’ta yenilginin ardından Diyojen tahttan indirildi. Bunu öğrendiğinde ise ordudan kalan askerleri ile harekete geçip, çatışmaya girdi, kaybetti. Bu yenilgiyle Kilikya’da ufak bir kaleye çekildi, sonra teslim oldu. Diyojen’in gözlerine mil çektiler. Sonra Kınalıada’daki bir manastıra kapattılar ve birkaç gün sonra yaraları yüzünden öldü.

   Romen Diyojen’in yerine geçen 7.Mikhail, Alparslan’la yapılan anlaşmayı tanımadı. Bunun üzerine Alparslan Türk Beylerine, Anadolu’yu fethetmeleri için emir gönderdi. Bu emirleri alan Beyler, Ege ve Marmara kıyılarına kadar, direnişle karşılaşmadan ilerlediler. Buraları yurt edinmek için fetheden Türkler, buralarda bir çok beylikler kurdular. Zamanla Anadolu göçlerle dolarak, tam bir Türk yurdu haline geldi. Böylece üç kıtada hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan tarihi süreç başlamış oldu.

   Sultan Alparslan son seferini ise Karahanlılar üzerine gerçekleştirdi. Eylül 1072’de yola çıkan 200.000 kişilik ordunun yine en önündeydi. Barzam Kalesi’ni aldıktan sonra kale kumandanı Yusuf Harizmi’yi huzuruna çağırdı. Yusuf Harizmi, sakladığı hançerle Sultan Alparslan’ı ağır şekilde yaraladı. Alparslan, dört gün boyunca yarası ile mücadele etti. Hayatını kaybettiği gün takvimler 24 Kasım 1072’yi gösteriyordu. Büyük sultanın cenazesi, Türkmenistan’daki Merv şehrine defnedildi.

Ovası
Malazgirt Ovası

   Dünya'ya 600 yıl hükmeden Osmanlı'nın kuruluşunun adımları, büyük Malazgirt Zaferi ile başlamıştır. Bu zaferi şimdiki gençlere ne kadar iyi anlatabilirsek, gelecek nesillerin  hedefleri o şuurla çok daha ileriye gider. Malazgirt Zaferi'nin 1.000 yılına az kaldı. Ömür yeterse, o yılları sağlık ve sıhhat içinde birlikte görmek dileğiyle...

Zafer
Malazgirt




Kaynaklar; wwwmusgovtr, interaktiftrthabercom, derstarihcom, aacomtr

29 Temmuz 2020 Çarşamba

Kurban Bayramı

   Kurban, sözlük anlamı yaklaşmak olup dini anlamı ise Allah. C.C'e yaklaşmak ve onun rızasını kazanmak için ibadet maksadıyla belirli bir vakitte ve belirli şartları taşıyan hayvanı kesmektir. Buna Udhiyye'de denilir. Bugün bayramın habercisi olan Arefe Günü, yarın ise Bayram. Kurban kesmek bizim mezhebimizde Vacip olup, Peygamber Efendimiz hicretin ikinci yılından vefat edene kadar kurban kesmiştir.

Eid Al Adha
Kurban Bayram

   Kurban ile toplumda yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik artar, zengin kişiler malını başkalarıyla paylaşma duygusuna kavuşur, onu cimrilik hastalığından korur. Fakir kişiler ise yapılan yardımlarla Allah C.C.'e daha fazla şükreder ve onları karamsarlığa kapılmasından kurtarır. Kurban Bayramı bizlere Hz. İbrahim (as)'ın ve oğlu Hz.İsmail (as)'ın Allah'a olan teslimiyetini hatırlatır. 

  Kurban ile ilgili bazı ayet ve hadisler şöyledir;
- Onların (O kurbanların) ne etleri Allah'a ulaşır, ne de kanları; O'na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır. (Hac suresi)  
- Resulullah'ın (sav) ashabı, ''Ey Allah'ın Resulü! Bu kurbanlar nedir ? Dediler. Resulullah, ''Babanız İbrahim'in sünnetidir.'' Diye cevap verdi. Sahabe, ''Peki, bu kurbanlardan dolayı bize ne kadar sevap var?'' diye sorunca Resul-i Ekrem, ''Her kıla karşılık bir sevap'', buyurdu. Sahâbe, ''Ya yünlü (koyun-keçi) olursa? Deyince Resulullah (sav), ''Yünden de her bir kıla karşılık bir sevap vardır.'' cevabını verdi. (İbn Mâce, Edâhi, 3; İbn Hanbel, IV, 368.)  

   Kurban Kimlere Vaciptir ?
   Müslüman olup hür, akıllı ve ergenlik çağına gelmiş olan zenginlere vaciptir. Buradaki zenginlik ailesi ve evinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayıp, borcu olmayan ve kurban günlerinde kurban alacak kadar parası olan kişilere denir. Ödeme imkanı olmayıp, borçlanarak kurban kesilmez. Kısaca ihtiyaç ve borçlarından hariç 80.18 gram altını (20 miskal) veya eşyaya sahip olan herkese vacibtir. Malın veya paranın üzerinden 1 yıl geçmesi gerekir gibi bir şart yoktur kurbanda.

   Kurban Hangi Günlerde Kesilir?
   Kurban kesme işlemi Bayram Namazından sonra başlayıp, bayramın üçüncü günün akşamına kadar kesilir, bunun dışında kesilmez. Kurban kesenler Allah rızası için, iki rekat namaz kılıp, dua yaparlar.

   Teşrik Tekbirleri Ne Zaman Yapılır ?
   Teşrik tekbirleri toplam 23 tane olup, arefe günü sabah namazı ile  başlar, bayramın dördüncü günü ikindi namazı ile biter. Teşrik tekbiri farz namazları kıldıktan sonra söylenir, vaciptir. Teşrik tekbiri şöyledir; 
Allahu Ekber, Allahu Ekber. La İlahe İllallahu Vallahu Ekber. Allahu Ekber ve Lillah'il Hamd.

   Hangi Hayvanlar Kurban Olur ?
   Koyun, koç, keçi, inek, tosun, manda ve deveden kurban olur. Koyun, koç ve keçiler 1 yaşını doldurmuş olmalı veya koyun 6 ayını tamamladığı halde, 1 yaşını doldurmuş gibi gösterişli olmalı. Keçi ise kesinlikle 1 yaşını doldurmuş olmalıdır. İnek, tosun ve mandalar 2 yaşını doldurup, dişi kapak atmalı. Develer 5 yaşını doldurmuş olmalıdır.  

İnek Deve

  Hangi Hayvanlar Kurban Olamaz ?
- Kesileceği yere yürüyemiyecek kadar topal olanlar
- Bir veya iki gözü kör olanlar
- Bir veya iki kulağı boyuna kesik olanlar
- Boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık olanlar 
- Çoğu dişi çürük olanlar
- Kuyruğunun yarıdan çoğu kesik olanlar
- Çok zayıf olanlar
- Ölmek üzere hasta olan

   Hangi Hayvanların Kusurları Kurban Olmaya Engel Değildir ?
- Kesileceği yere yürüyecek kadar topal olanlar
- Kulak kepçesinin delik olması
- Ağızında bir kaç dişin eksik olması

   Hayvanlarda Hisse Durumu Nasıl Olur?
   Koyun, koç ve keçiyi yalnız bir kişi kesebilir, diğerleri ise 7 hisseye kadar kesilebilir. Burada hissedarlar Müslüman olup, Kurban niyeti ile hisseye girmelidirler, et alma niyeti ile giren olursa,  hayvanın tamamı, kurban sayılmaz. Hisseler eşit şekilde tartılmalıdır.

  Hangi Durumlar Kurbana Eziyettir ?
- Bıçağın kör olması
- Hayvanı çekip sürükleyerek getirmek
- Kellesini koparmak
- Canı çıkmadan yüzmeye başlamak 

   Kurbanın Eti Nasıl Dağıtılır ?
   Kesilen kurban büyükbaş ise önce hissedarlara eşit şekilde tartılarak ayrılır. Sonra herkes birbiri ile helalleşip numaralandırılıp, kura çekilir. Kura sonucunda herkes kendine çıkan hisseyi alır. Hissesini alan kurban sahibi, aldığı kurban etinin 1/3 ünü çevresindeki fakirlere dağıtır, 1/3 ünü bayramda gelen misafirlerine yedirir, 1/3 ünü ise evine saklar.

  Kurban bayramı dışında kesilen başka kurbanlarda vardır, bunlar;
- Akika Kurbanı; Yeni çocuk doğduğunda, şükür için kesilen kurbandır
- Adak Kurbanı; Bir niyetle adak adayan kişinin, kestirdiği kurbandır
- Şükür Kurbanı; Bir kişi adak adamayıp ta, istediği bir şey olunca, şükür amaçlı kestiği kurbandır. 

   Kurban kesmek için alınan kurban eğer, bayramdan önce ölürse ne olur ?
   Bu durumda 2 türlü yol vardır. Eğer kesecek kişi zengin ise yenisini alıp, keserek, vacibi yerine getirmeli. Eğer kesecek kişi zengin değilse yenisini almasına gerek yoktur.

Kurbanın derisi hayr yapılmalıdır, para ile satılamaz veya evde seccade yapılabilir.

   Bir Kurban Bayramına daha şükürler olsun ki bu yazıyı okuyan herkes kavuştu. Bir sene sonraki Mübarek Kurban Bayramına hep birlikte, ailenizle, sağlık ve huzur içinde kavuşmak dileklerimizle... 

Eid Al Adha


Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr, wwwislamveihsancom, wwwhuzursayfasicom

15 Temmuz 2020 Çarşamba

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

   Büyük Millet ve Devletlerin olmazsa olmaz birinci kuralı İstiklal ve İstikbal'idir. Bağımsız olamayan Devletlerin geleceği de çok parlak olamaz. Türkiye konum olarak Dünya'da çok iyi bir yerdedir, bu yüzden iç ve dış düşmanları her zaman vardır. Çünkü Büyük Türkiye olmasını isteyemeyen dış güçler, dışarıdan ve içerideki işbirlikçileri ile her türlü oyunları kurmaktadırlar. Bizlere düşen görev ise her zaman uyanık olmalı ve çok çalışmalıyız.

Millet
Vatan

   18 Mart Çanakkale, 19 Mayıs Samsun bu tarihler Türkiye halkının Vatanı için Canını hiç düşünmeden feda edeceğinin gösterdiği zamanlardır. Vatan olmazsa gerisinin ne önemi vardır diyen halkımız, gözünü hiç kırpmamıştır. Vatanımızı zamanında yıkamayan dış güçler, kendilerine farklı yollar bulmuştur. Bunun da en bariz örneklerini 1980 den sonraki olaylara bakarsak, daha iyi görebiliyoruz. 1980 yılında Türkiye içinde halkı birbirine düşürtüp, askeri darbe yaptırtmışlardır. Daha sonra da bir çok terör örgütleri Türkiye'ye musallat edilmiştir. Bu örgütler kimi zaman dağda, kimi zaman ise şehirlerde normal vatandaş gibi aramızda olmuşlardır, milletin duygularını istismar edip, Türkiye'nin bütünlüğünü bozmaya çalışmışlardır. Bunun en bariz son örneği, 15 Temmuz 2016 yılında Fetö terör örgütü tarafından yapılmaya çalışılmıştır.


   Türkiye'yi içten yıkamayan dış güçler uzun vadeli planlar yapmayı akıllarına koymuşlardır, yıllar öncesinden. Yaklaşık 40 yıl öncesinden plan yapan dış güçler Fetö denen terör örgütünü, manevi duygularımızı suistimal ederek, içimize sızdırmışlardır. Eğitim adı altında öğrenci yetiştiriyoruz deyip, milletin paralarını alıp, genç beyinlerini ise Türkiye'ye karşı yetiştirmişlerdir. Tüm bunların sonunda 15 Temmuz gecesi bir ihanet darbe girişimi yapmaya kalkmışlardır.

Demokrasi
15 Temmuz 2016

  15 Temmuz Gecesi ve 16 Temmuz Sabahında Neler Oldu Kısaca;

- Saat 22:00 sıralarında Genelkurmay'da silah sesleri duyuldu ve bir helikopterden millete ateş edildi
- İstanbul'da köprünün 1 tarafı geçişe kapatıldı
- Saat 23:05 civarı Başbakan Binali Yıldırım telefona bağlanarak, bir kalkışma girişiminin olduğunu ve izin verilmeyeceğini halka bildirdi
- Saat 24:00 de Güvenlik Kaynakları askeri kalkışmanın ordu içindeki Fetullahçı terör örgütü tarafından yapılmaya çalışıldığını bildirdi.
- Saat 00:13 'de Trt de bildiri okuttular
- Saat 00:26 'da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan televizyona bağlanarak, halkı sokaklara davet etti
- Saat 01:01 de Ankara Emniyet Müdürlüğü savaş uçakları ve helikopterlerin saldırısına uğradı
- Saat 01:43 'de Sayın Erdoğan Dalaman'dan Atatürk Havalimanı'na doğru hareket etti
- Saat 02:00 darbeye kalkışan askerler tutuklanmaya başladı
- Saat 02:20 darbeci askerler Gölbaşı Özel Harekat Binasını ve Türksat'ı hedef aldılar
- Saat 02:30 Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne girmeye çalışan 13 asker gözaltına alındı
- Saat 02:42 de Meclis'e bomba atıldı, bazı polisler yaralandı
- Saat 03:00 Trt normal yayınına döndü, darbeci askerler gözaltına alındı
- Saat 03:20 Sayın Erdoğan İstanbul Havaalanı'na indi
- Saat 04:00 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı gözaltı kararı verdi
- Saat 06:30 Türksat'ı bombalayan helikopter Gölbaşı'nda düşürüldü
- Saat 06:52 Genelkurmay Başkanlığı'na vekaleten 1. Ordu komutanı Orgeneral Ümit Dündar atandı
- Saat 07:28 de 3. harekat kurmay başkanı tuğgeneral ekrem çağlar Erzincan'da gözaltına alındı
- Saat 07:50 de İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından 29 albay, 5 general görevden alındı
- Saat 08:17 de Ege ordu komutanlığı kurmay başkanı memduh hakbilen İzmir'de gözaltına alındı
- Saat 08:32 Asker Ankara Akıncı komutanlığına operasyon düzenleyerek Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı kurtardı
- Saat 08:36 Jandarma Genel Komutanlığı, Özel Harekat Polisleri tarafından ele geçirildi
- Saat 09:40 Hava kuvvetleri komutanı akın öztürk ve eğitim komutanı korgeneral metin iyidil hakkında vatana ihanet suçundan işlem başlatıldı
- Saat 10:07 Genelkurmay başkanlığındaki 700 tane er ve erbaş teslim alındı
- Daha sonra gerekli tutuklamalar başladı, Hsyk  2.745 hakim ve savcıyı görevden aldı

istanbul
15 Temmuz 2016
  Teknik olarak yapılanlar bunlardır.. Peki ya Vatan için gözünü kırpmadan meydanlara inen Cesur Yürekli Vatandaşlarımız Ne Kahramanlıklar Yaptı ?

- Ömer Halis Demir Özel Kuvvetler Komutanlığı Karargahını ele geçirmeye çalışan Semih Terziyi öldürdü
- F 4 ve F 16 uçaklarından kaçmadı
- Türksat'ta şehit olan 2 görevli, darbecilere yanlış anteni vurdurdu, böylece Sayın Erdoğan'ın yaptığı çağrı Ulusal Kanallarda yayınlandı
- Tankların önüne yattı
- Hava Kuvvetleri Komutanı Sayın Orgeneral Abidin Ünal, Hava Harekat Merkezi'nin kapatılması talimatını verdi
- Kamyonlarla tankların kışlalardan çıkışına izin vermedi
- Eskişehir'den kalkan uçaklar Ankara'ya ulaştığında Akıncı pistini bombaladı, böylece buradaki pist kullanılamayıp, uçaklar kalkamadı 
- Helikopterden açılan ateşlere göğsünü siper etti
- Tankların egzozlarına gömlek tıkadı
- Ateş açan silahlara karşı dimdik yürüdü
- Uçakların kalkmaması için çiftçilerimiz tarlada bulunan saman balyalarını ve araba lastiklerini yaktı
- Parke taşlarını tankın paletlerinin dişlileri arasına yerleştirdi
- Selalar okundu, şükür namazları kılındı
- Gece sabaha kadar uyumadı

istanbul
15 Temmuz
   Darbe yapmaya kalkanlara sorumuz var, darbeyi yapıp başarılı olsaydınız bu Vatanı size kaç gün bırakırdı dış güçler ?  Hiç bunu düşündünüz mü ? Belki 3-5 ay size güllük gülistanlık bir hayat sunardılar, sonra ise bir bahane ile sizleri toplayıp, içeri atarlar veya öldürürler di dış güçler.

istanbul
15 Temmuz 2016
   Ayrıca Irak'ta, Suriye'de olanları hiç mi görmediniz ?  Ne oldu oralar da, kendi ülkelerinden başka nerdeyse 10 ülkeden askerler dolanıyor etrafta, nerede İSTİKLAL, nerede sizin İSTİKBAL'iniz ? Ya da Mısır'ı hiç mi seyretmediniz, birileri Mısır'da darbe yaptıda ne oldu, halkı refahamı kavuştu  yoksa halk sıkıntı içinde mi ? Mısır şu an Imf'den borç alıyor, bunu duydunuz mu  hiç ? Bir ülke ticaret yapmadan hazır para alarak borçlanıyorsa, İstikbal'i nasıl olur sizce ?

   Şunu hiç kimse unutmasın, YAŞADIĞIMIZ VATAN Dünya'da 1 tanedir ve eşi benzeri yoktur. Bu Vatanımız o kadar önemli yerdedir ki tüm dış güçler yüzyıllarca bizi bölmek için çalışmaktadır, ama başaramadılar, BAŞARAMAYACAKLAR. Çünkü bu kutsal vatanımızı koruyan Dünya'da çok güçlü silah vardır, bazıları bu silahın ne olduğunu anlayana kadar, kıyamet vakti gelir. Nedir mi o silah ? Tâbi ki ''MAZLUMLARIN DUASI''


   Sadece bu Fetö terör örgütü değil, bunun gibi onlarca başka örgütün Türkiye üzerinde yapmaya çalıştıkları planlar var. Hepsi birbirinden ayrı gözükmeye çalışsa bile, hepsinin baş ucu bir yerlerden yönetilmektedir.

   Türkiye konum olarak Dünya'da çok iyi yerdedir ve tüm Dünya mazlumlarının sesidir. Bu yüzden bizlere çok büyük görevler düşüyor, bizler birlik olup ülkemizi ne kadar büyütürsek, Dünya mazlumlarının sığınacağı liman oluruz. Eğer bizler kendi içimizde birlik olmayıp, zayıf düşersek, dünya mazlumları da zayıflar. Fazla değil son 30 seneyi düşünün, dünyada hangi mazlumlara neler yapıldı ? Bu yüzden bizim keyfimiz nasıl olsa iyi, başkaları bizim umurumuz da değil diyemeyiz. Çünkü hepimizi yaratan Yüce Allah, bizleri Dünya'da büyük sınavlara tâbi tutuyor. Önemli olan bu sınavları başarı ile geçeebilmemizdir, yoksa dünyada yaşamamızın ne anlamı var ?  Herkesin birlik ve kardeşlik ruhu ile ülkemizi büyütüp, dünya mazlumlarına sahip çıkarak, öbür âleme iyi bir sınavla gitmeniz dileklerimizle...

15 Temmuz
Vatan

Kaynaklar: https://www.tccb.gov.tr/assets/dosya/15Temmuz/15temmuz_tr.pdf, wwwyoutubecom,wwwebagovtr, turkiyegazetesicomtr,


3 Haziran 2020 Çarşamba

Dünya Nereye Gidiyor

   Biliyorsunuz bu aralar gerek Türkiye, gerekse de Dünya gündemi çok yoğun. Bazen takip etmekte zorlanıyoruz, gündemin hızını

   Şimdi gündemde olan konuların bazılarını yazmak istiyorum, son 1 yılda olan bazı uluslararası gelişmeler ile birlikte

- Türkiye'de polise yapılan provokasyonlar
- Amerika'daki olayların başlangıç ve gelişme seyri. Virüs zamanında halkın garip bir şekilde silah satın alması
- Türkiye'deki kutsal mekanlarda yapılmaya çalışılan provokasyonlar
- İsrail'in ilhak oyunları
- Kanada'da başlayan sokak hareketleri
- Önceden Fransa'da başlatılan sarı yeleklilerin benzerinin, İtalya'da turuncu yelekliler olarak sokaklarda görülmesi
- İngiltere'nin Brexit kararı sonrası sokaklarda olan olaylar
- Bae ve Mısır'ın Ortadoğudaki davranışları
- Arabistan'ın Kaşıkçı cinayetinden sonraki halleri
- Petrol üzerinden Rusya ve Putin'e ekonomik darbe girişimleri
- 10 milyon nüfusu olan Yunanistan'ın Türkiye'ye deli cesareti yapması
- Petrol zengini olan Venezuella'ya yapılan darbe denemeleri
- Türkiye'de iç karışıklık çıkarmak için yapılan provokasyonlar, Devlet Büyüklerine karşı yapılan suikast imaları
- Hrant Dink gibi bazı siyasi ve gazetecilere yapılan suikast imaları
- Çok değerli madenleri olan Afrika kıtasında ki ülkeler üzerinde oynanan oyunlar
- Pakistan ve Kaşmir arasında habire ısıtılan Keşmir durumu
- Brezilya'da yargı darbesiyle indirilen Başkandan, sonraki yaşana sıkıntılar
- Libya'da hafteri destekleyenlerin bitmez bilmeyen oyunları
- Akdeniz'deki trilyonlarca dolarlık doğalgaz rezervleri üzerine yapılan hamleler
...vs...

Türkiye
Dünya Gündemi


   Burada yazılan ve yazılmayan daha başka tüm gelişmeleri birbirinden bağımsız düşünmek, çok fazla iyi niyet olur.Çünkü bu kadar gelişmenin hiç biri TESADÜF değildir. Kısaca Dünya'daki KÜRESELCİLER harekete geçti. Amaçları ise Dünya'yı 400-500 ülkeye bölüp, yeni devletlerin ortaya çıkarılıp, mevcut devletleri küçültmek. Bir yandan bölmeye çalışırken, diğer yandan da hepsini TEK BİR DEVLET gibi kontrolleri altına alıp, yönetmek. Nihai amaçları Dünya'nın tek sahibi olmak istiyorlar.

   Bunu yapmak için herşeyi göze almış durumdalar, şu anki gelişmeler ona işaret ediyor. Gerekirse tüm devletlerin içi karışsın, tüm fabrikalar üretimlerini durdursun, sonra ise gıda başta olmak üzere tüm alanlarda sıkıntılar başlasın. Daha sonra ise tüm Devlet yönetimlerini zor durumda kalıp, KÜRESELCİLERE BOYUN EĞSİN istiyorlar. Bu olursa ardından herşeyi bir anda güllük gülistanlığa çevirecekler, istediklerini almış olacaklar yani. Bu senaryoyu bir yerden hatırladınız dimi,aynı bizde ki 1980 darbesi yıllarının senaryosu gibi. Yani insanlığa ÖLÜMÜ gösterip, SITMAYA razı etmek gibi bir durumu Dünya'ya yaşatmak istiyorlar.

   Bu Küreselcilerin kim olduğunu aklımızda kolay tutmak için, şunu bilmek yeterli olacaktır. Tüm Dünya'daki para kadar bir para, bu Küreselcilerin elinde ve bunların Dünya'daki oranı ise % 1 civarıdır. Yani bu % 1 lik kesim, % 99'u kontrol altına almak istiyor, durumların kısaca özeti bu şekildedir.

   Bu yüzden bize düşen görev BOL DUA ETMEK ve olanları 3 boyutlu analizler yaparak düşünmektir. Onların tuzak planları varsa, tuzakların en hayırlısını Allah C.C. kurar. Bunun için bizlerin yapacağı samimi dualar ile bu tuzaklar bozulabilir. Yapacağımız samimi duaları Allah C.C. kabul ederse, herşeye ol der ve olur, tuzaklar tersine döner. Unutmayalım ki Dünya imtihan yeridir ve bizler büyük bir sınavdayız. Bu yüzden bol bol dua ve tevbe yapmalıyız.

   Benim yapacağım 1 duadan ne çıkar demeyin. Karınca misali herkesin yapacağı 1 dua, bir bakmışsınız ki milyonlara ulaşmış. Biz Müslümanlar için en büyük MANEVİ KORUNMA SİLAHIMIZ ihlaslı olarak yapacağımız dualardır.

   Geleceğe güvenle bakmak istiyorsak gündemi takip eden değil, Dünya'da gündemleri belirleyenlerden olmalıyız. Buda bizlerin yapacağı çok çalışma ve ibadetlerle mümkündür. Tüm insanlığın rahat, mutlu ve huzurlu yaşaması dileklerimizle...




29 Mayıs 2020 Cuma

İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs

   Dünya'nın en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul'un tarihteki önemi çok fazladır. Bu önemi en iyi anlatan ise Peygamber Efendimiz'in şu Hadis-i Şerifidir. ''İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan; o ordu ne güzel ordudur''

istanbul
Sultan Mehmet
   Şimdi sizlere İstanbul'un Fethi nasıl yapıldı, neler oldu onları detaylarıyla yazalım. İstanbul Bizansın yani Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti idi. Bizans için önemli olan İstanbul'u fethetmek, kolay olmayabilirdi. Bunun için hem askeri alanda hemde idari alanda başarı yapmak gerekiyordu. Padişah II.Mehmet İstanbul'u fethetmeyi aklına koyup bunun için çalışmalara başlamıştı. 2 yıllık bir çalışma yaparak 150.000 kişilik ordu ile İstanbul'u kuşattı.

Harita
Osmanlı 1450 Haritası

   İstanbul'un Fethi'nin kolay olmayacağını bilen Padişah II.Mehmet, büyük toplar ürettirip, bu toplarla atışlar yapılmaya başlanmıştı. Ayrıca tekerlekli kuleler ve aşırtma güllelerin üretilmesi (havan topu) yapılan diğer hazırlıklar arasındadır. Bu arada Haliç'i kaplayan zincirler vardı ve bu büyük bir engel oluşturuyor du. Haliç'e girilmeden İstanbul'un alınmasının mümkün olmadığını gören Padişah II.Mehmet, topların geliştirilmesi ve eğimli atışlar yapmasının gerektiğini görüp, buna göre çalışmalarına devam etti. Çalışmalar sonunda yaptırdığı topları bizzat kendi denedi ve başarılı sonuçlar gördü. En büyük top ise Edirne'de döktürdüğü ''Şahi'' topudur. Bu topun uzunluğu 5,5 metre, çapı 120 cm, ağırlığı 18 ton, menzili ise 1200 metredir.Yıldırım Bayezid zamanında İstanbul kuşatılırken yaptırılan Anadolu Hisarı'nın karşısına şimdi ise Rumeli Hisarı (Boğazkesen) yapıldı. Böylece boğazlar denetim altına alınacak, deniz yoluyla gelebilecek yardımlar kontrol edilecekti.


Sultan II. Mehmet
Şahi Top

   Bizanslılar suda yanabilen Rum ateşi denilen (Gregois) silahını yapmışlardı. Padişah II.Mehmet Haliç'teki zincirlerin gemilere büyük bir engel olduğunu görüp, düşünmeye başladı. Acaba nasıl olur da bu gemiler, bu zincirleri aşarak denizde ilerleyebilir ? Sonra şu fikir aklına geldi, gemileri karadan yürütüp denize indirmek gerekli. Bunun için Dolmabahçe'den Beyoğlu'nun sırtlarına doğru büyük bir yol açıp, gizlice kızaklar döşettirdi. Bu şekilde 1 gecede gemileri karadan yürüterek, denize indirdi.

İstanbul
Gemilerin Karadan Yürütülmesi

   Bir sabah denizde gemileri gören Bizanslılar, şaşırıp kalmıştır, adeta gökten gemiler denize inmişti sanki. Ayrıca yüzlerce fıçıda bir araya getirilip, köprü vazifesi görerek askerlerin karşıya geçişi sağlanmıştı. Bu askeri taktikleri gören Doğu Roma İmparatoru, Osmanlı'ya vergi vereceğini ve Surlara kadar olan yerlerinde Osmanlı'ya teslim edileceğini söyledi. Ancak Sultan II.Mehmet bunu reddeder ve şöyle der; '' Efendinize söyleyin, direnmeyi bırakıp şehri teslim etsin. Bunu yaparsa Mora'nın hakimiyetini kendisine bırakacağız. Kabul etmiyorsa şehre gireceğiz. Biz Sultan Murat Han oğlu Mehmet Han oğlu olarak peygamber müjdesi peşindeyiz.''

1453
İstanbul'un Fetih Planı

   Kuşatma uzun sürüp, askerlerde yorulmaya başlamıştır. Bunları gören Sultan II.Mehmet büyük taarruz emrini verir ve Ulubatlı Hasan Bizans surlarına çıkarak Osmanlı sancağını diker. Bunu gören askerlere büyük moral gelip 29 Mayıs Günü fetih tamamlanır, 53 gün süren kuşatmadan sonra. Tarihte toplam 28 kere kuşatılan İstanbul, Fatih Sultan Mehmet'e nasip olmuştur. Bundan sonra Osmanlı ile Anadolu arasında geçiş güzergahına sorun olan İstanbul, artık Osmanlı için ticaretin kapılarını da açmıştır.

Sultan II.Mehmet
İstanbul'un Fethi

  İstanbul'un Fethi'nin Türk Tarihi Açısından Sonuçları;

- Osmanlı'nın Asya ile Avrupa toprakları birleşmiş olup, bütünlük sağlandı
- Su ve Ticaret yolları Osmanlı'ya geçmiş oldu
- Osmanlı'nın başkenti İstanbul olmuştur
- Sultan II.Mehmet bundan sonra, Fatih Sultan Mehmet olarak anılır
- Osmanlı İmparatorluk olmuş olup, Yükselme Dönemi'ne girmiştir
- Fetihten sonra başka dine mensup halka din ve vicdan hürriyeti sağlanmıştır.
- Bizansın Anadolu Beyliklerini kışkırtması son bulmuştur

İstanbul
Surların Toplarla Dövülmesi

  İstanbul'un Fethi'nin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları;

- Fetihle Bizans tarihin sayfalarına karışır
- Fetihle Ortaçağ kapanıp, Yeniçağ açılmıştır
- Osmanlı Devleti, Fetihle İmparatorluk yolunda büyük adım atmıştır
- Ticaret yolları Osmanlı'ya geçince Avrupa'lılar yeni Coğrafi keşiflere yönelmiştir
- Venedikliler'le Osmanlı'nın arası açılmıştır
- Fetih'te surların yıkılabileceği anlaşılmış olup, Avrupa'da merkeziyetçi devletlerin kurulmasına zemin  hazırlamıştır.

   Dünya'nın gözünün üzerinde olan güzel İstanbul bize dedelerimizin emanetidir. Ona sahip çıkmak ve geleceğe emin adımlarla yürümek için yapmamız gereken Tarihimizi iyi okuyup, gelecek nesillere iyi anlatmakla olur. Bu yazıyı okuyan herkesin bunu en iyi yapacağından çok eminiz, hepinizi bu konuda iyi bir öğretmen olarak görmek dileklerimizle...


İstanbul
Fatih Sultan Mehmet


Kaynaklar:   wwwtheottomansorg,wwwtarihiolaylarcom, wwwosmanlisite,wwwturizmyasamcom, wwwturkcebilgicom, wwwdenizhabercom


22 Mayıs 2020 Cuma

Ramazan Bayramı

   Sahur ve İftarları ile rahmet, mağfiret, cehennemden kurtuluşa vesile olan 11 ayın sultanı, huzur ayı bir Ramazan'ın sonuna daha ne yazık ki gelmiş bulunmaktayız. Bugün Arefe Günü, bayramın habercisi, yarın ise oruç tutmanın mükafatı olan Ramazan Bayramı'nın ilk günü.

Eid Mubarak
Ramazan Bayram   Eid Mubarak
   Ramazan Bayramı gelmeden önce bazı terimlerin anlamı nedir, neler yapılması gerekir onları yazalım.

   Zekat; Sözlükte çoğalma, artma, temizlik, bereket ve iyi hal anlamlarına gelir. Dinen ise zenginlik ölçüsü kabul edilen nisap miktarı mala sahip olanların, (müslüman, hür, akıllı ve ergen) Allah rızası için malının belli miktarını fakir ve ihtiyacı olanlara dağıtmasına denir.  Zekât  verenin kalbi ile niyet etmesi gerekir. Zekat verilecek malların artan ve üzerinden 1 yıl geçmiş olması gerekir. Zekatı verecek kişinin mala tam sahip olması veya onun hüküm ve tasarrufu altında bulunması gerekir. Temel ihtiyaçları ve borçları dışında, aşağıdaki miktarlara sahip olanlar, belirtilen oranlarda zekatlarını verirler.

- En az 80,18 gr altın veya bu kadar para için  1/40
- En az 561 gram gümüş için 1/40
- 5 deve için 1 koyun veya keçi
- 30 sığır veya manda için 1 yaşını tamamlamış dana
- 40 davar için 1 davar 
- Bal için 1/10
- Maden için 1/5
- Deniz ürünleri için 1/5
- Doğal sulama ürünleri için 1/10,  çaba ile sulanan ürünler için 1/20 
- Araç ve binalar en az nisap miktarı kadar kira getiriyorsa,  toplam miktar için 1/40 

Kimlere Verilmez
Zekat Nedir
  Kimlere Zekat Verilmez;
- Anne, baba, eş ve çocuklara
- Müslüman olmayanlara
- Hz. Peygamber'in yakınlarına
- Zenginlere
- Akıl hastalarına ve 7 yaşından küçüklere direkt verilmez, bunların velilerine verilir

  Kimlere Zekat Verilir;
- Düşkün ve yoksullara
- Zekât işinde çalışanlara
- Kalpleri İslama ısındırılmak istenen kişilere
- Borçlular
- Köleler
- Allah yolunda çalışanlara
- Yolda kalmışlara

   Fitre (Fıtır Sadakası, Sadaka-i Fıtır) ; Ramazan orucunu tutup, bayrama kavuşmanın bir şükrü olarak dinen zengin olup, Ramazanın sonuna yetişen müslümanın, belirli kimselere (fakir, ihtiyaç sahibi) vermesi vacip olan bir sadakadır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav) köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her müslümana fitrenin gerektiğini beyan etmiştir.

   Fıtır sadakasının vacip olma zamanı bayramın birinci günüdür, bayramdan önce de verilebilir. Bayram namazından önce verilmesi, müstehap kabul edilmiştir. Fitre miktarı kişinin bir günlük (iki öğün) normal gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde ölçü alınması uygundur. Tüm fitreler 1 kişiye verilebilir, ama 1 fitre, birden fazla kişiye verilemez. 

Kimlere Verilmez
Fitre Nedir
  Kimlere Fitre Verilmez;
- Dinen zengin sayılanlara
- Anne, baba, dede, ninelere
- Çocuk ve torunlarına
- Eşine

   Fidye ; Terim olarak sıkıntılı durumdan kurtulmak için ödenen bedel demektir. Dini terim olarak ise; Sağlık yönünden orucu tutamayacak olan kişilerin (sonradan kazada yapamayacak olanlar) ödeyeceği maddi bedeli ifade eder. Burda tutamadığı her güne karşılık 1 fidye öder, yani 1 kişiyi 1 gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da ''sadaka-i fıtr'' ile aynı miktara denk gelir. Kişi isterse bu miktardan daha fazla verebilir, ama azı veremez. Fidyeler günlük olarak verilebilir, Ramazanın başında verilebilir veya sonunda toptan olarak ta verilebilir.

Ramazan Fidyesi
Fidye Nedir
Bayramdan önceki gün olan Arefe günü dualar edilir, mezarlıklar ziyaret edilir.

  Bayramda Neler Yapılır;
- Bayram sabahı erken kalkılır
- Gusletmek, sünnettir
- Güzel koku sürünmek
- Misvak ile dişleri temizlemek
- Yeni ve temiz elbiseler giymek
- Bayram namazından önce tatlı yemek, hurma yemek (hurmayı 1, 3, 5 gibi tek adet yemek sünnettir). Bir Hadis-i Şerif'te buyurulur ki, Buhari ; Allah-u Teala tektir, teke riayet edeni sever.
- Yüzünde tebessüm olmak
- Bayram namazına gitmek
- Müminlere selam vermek
- Fakirlere sadaka vermek
- Dargınları barıştırmak
- İslamiyete kalbini adamışlara yardım etmek
- Akraba ve din kardeşlerini ziyaret etmek, hediyeler götürmek

Ramazan Bayramı
Bayram Namazı

   Bir aylık Ramazanın sonunda ödül olarak kazandığımız Ramazan Bayramı herkese Mübarek Olsun, Nice Bayramlara birlikte kavuşmak dileğiyle...

Ramazan Bayramı
Bayramlaşma

Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr,  wwwzekatgentr, wwwislamveihsancom,wwwslideplayerbiztr,

30 Ağustos Zafer Bayramı