30 Kasım 2021 Salı

Dolar, Stokçuluk ve Arka Perdedeki Planlar

   Bu yazımızı 10 gün önceden yazacaktık ama beklemeyi tercih ettik. Çünkü geçen hafta birilerinin dolara yaptığı manipülasyon karşısında, Devletimizin adım atmasını bekledik. 27 Kasım cumartesi günü Devlet Denetleme Kuruluna manipülasyonu araştırmak için talimat verildi, bizde yazımızı yazmaya karar verdik ve başlıyoruz yazımıza.

   Ülkemizin dünyadaki konum ve önemini iyi bilen küreselci dış güçler, art arda planlar yapıp, sahneye sürmektedir. Bunun en son örneğini geçen hafta gördük, döviz operasyonu ile. Hepinizin de yaşadığı gibi bir anda döviz artmaya başladı, garip bir şekilde. Peki bu döviz operasyonu basit bir para kazanma olayı mıydı ? İlk bakışta öyle görülebilir ama detaya inince durumun hiç öyle olmadığı anlaşılmaktadır. Para kazanmaları ikinci, üçüncü hatta dördüncü amaçları. Asıl amaçları çok farklı, bu analizimizde derinlere ineceğiz. Unutmasınlar takip ediliyorsunuz, eskisi gibi bizler artık uyumuyoruz, dünyayı takip ediyor, hamleleri izliyoruz.

Dolar
Dolar Stokçuluk

   Bildiğiniz gibi bizler önce dünyada olanlara bakarız, sonra onun yansımaları ülkemizde nasıl oluyor onlara bakıp, ona göre analizler yazarız. Bu yüzden şimdi neler olmuştu, neler oluyor, neler planlanıyor onları maddeler halinde sizler için yazmaya başlayalım.

NELER OLMUŞTU...

İlk önce Amerika Başkanı Joe Biden, seçim zamanında ne demişti onları yazalım;

- Hemen Erdoğan'a çok farklı bir yaklaşım uygulamalıyız

- Muhalif liderleri açıkça desteklediğimizi, göstermemiz lazım

- Düşündüğümüz şeyle ilgili sesimizi yükseltmemiz lazım, bedel ödemeli !!!

Joe Biden
Joe Biden

- Onlarla direkt temasa geçip Erdoğan'ı yenecek duruma gelmeleri için, daha fazla verim almalı ve güçlendirmeliyiz görüşündeyim. Bunlar darbe ile değil, seçim süreci ile olmalı !!!

- Şu ana kadar onlara davrandığımız şekilde davranmaya devam etmeyeceğimizi anlamak zorundalar !

- Hava üslerimiz konusunda da endişeliyim. Bence bölgedeki müttefiklerimizle bir araya gelerek onun bölgedeki faaliyetlerini nasıl izole edeceğimizle ilgilenmek, bizim için son derece fazla iş olacak

- Doğu Akdeniz'le ilgili endişeliyim !

Amerika
Amerika Biden

   Özeti bu şekilde olan konuşmada, her şeyi  aslında açıkça söylemiş. Ülkemize neler yapabileceği hakkında, gerisini sizlere bırakıyoruz.

   Konuşmanın videosunu internette kolayca bulabilirsiniz, biz videodan bazı resimleri ekledik yukarıya.

NELER OLUYOR...

Şimdi neler oluyor, bölüm bölüm yazmaya başlayacağız.

1) DOLAR OPERASYONUYLA GELEN ZAMLAR

   Son 11 gün içinde çok garip şekilde döviz fiyatları arttı. Bunun hemen peşinden doları bahane ederek zam yağmurları yapılmaya başlandı. Öyle garip zamlar var ki, mesela su ve yumurta. Sanki doğadan çıkan sular, dolardan güneş enerjisini alıyor, tavuklar ise yem olarak doları yiyorlar. Dolar yeter ki biraz artsın da, zam yapalım diyenler var. İşin daha garibi dolar tersine inmeye başladığı zamanlarda ise, ne hikmetse zamlar geri gelmiyor !

   Sıvı yağ fiyatları kısa sürede 2 kata yanaştı. Daha ayçiçeği hasadı yapılalı 2 ay oldu. O zaman soruyoruz, birileri stoklar mı yapıyor ?

   Şeker ürünü bazı marketlerde çok az, fazla olan marketlerde ise fiyatlar % 20 ile % 30 arası artmış bir anda. Birileri stok mu yapıyor, yoksa neler oluyor ?

   Bunlar gibi diğer gıda ürünleri de zamlandı. Bu zam sevdası nedir ? Yarın işler kötüye gidince, devletten yardım istemeyi bilenler, eline fırsat geçti mi hemen zam yağmuruna niçin başlar, nerede sizlerde insaf ?

   Çözüm Yolları: 

   Firmaların alış faturaları belli, onlara sıkı denetim yapılıp ani zam yapanlara gerekli cezai müeyyideler uygulanmalı. Ayrıca gerekirse Türkiye'ye ancak yeten gıda ürünleri ve buna benzer ürünlerin ihracatı belli süre durdurulmalı. Yoksa bunlar seçim zamanı koz olarak kullanılacak, dolayısı ile ters teper...Aynen belediye başkanlığı seçimlerinde soğan, patates operasyonları gibi. O zamanda soğan ve patates içinde uyarılar yapmıştık, ama olan oldu. Ayrıca poşet yasası ile ilgili zamanlama hatası vardı demiştik, ama oda oldu, ters tepti.

2) STOKÇULUK HORTLATILMAYA ÇALIŞILIYOR

   İhracatın ve istihdamın artması için, üretimin artması lazım. Üretimin artması içinse, hammadde tedarikinde sorun olmamalı, fiyatlar uygun olmalıdır. Son zamanlarda duyduğumuz bazı durumlar var. Dolar operasyonundan sonra bu durumlar, daha da artmış piyasada. Nedir onlar, sırayla yazalım.

   Cam tedarikinde sıkıntılar ve fiyatları aşırı artırılmış. Soruyoruz, kimler stok yapıp, para üstünden para kazanmaya çalışıyor ?

   Tekstilde konfeksiyonun hammaddesi kumaş, kumaşınki iplik, ipliğin ise pamuktur. Piyasada pamuk ve iplik fiyatları garip şekilde artmış. Kimler pamuk ve iplik stoku yapıyor diye sormak istiyoruz ?

   Reklamcılıkta kullanılan hammadde ürünlerin, stoku yapılıyor diye duyuyoruz, piyasaya vermiyorlarmış. Kimler ve niçin stok yapma gereği duyarlar ?

   Un fiyatlarında % 30-50 arası garip şekilde yapılan zamlar. Buğdaylar daha tarladan toplanalı kaç ay oldu ? Birileri mi stokluyor, çaktırmadan ?

   Gübrede dünyada artan fiyatlara ilaveten, yapılan zamların arkasında stok yapanlar mı  var?

   Arabalar ile ilgili stokçuluk haberleri duyuyoruz. Zaten pahalanan araba fiyatlarını, birde stok yaparak kimler daha da yükseltmeye çalışıyor ?

   Yem fiyatları niçin ilaveten artıyor, stokçulukla bir bağlantısı var mı ?

   Kuru bakliyat ürünlerindeki aşırı fiyatların arkasında stokçular mı var ?

   Yukarıda bazı örnekleri verdiğimiz hammadde ürünleri garip şekilde pahalandı ve bazılarını almak isteseniz de yok deniyor piyasada, birileri stoklama yapıyor. Amaç milleti yıldırıp, hükümete karşı kışkırtmak. Bunu 2023 seçimlerine kadar çok uygulayacaklar. 

   Çözüm Yolları: 

   Devlet bu stokçuluk yapanlara en ağır ceza yaptırımını uygulamalı (5 yıl kendi ve tüm ailesi ticaretten men edilmeli, bu durum düşünülebilir). Firma ve fabrikaları gerekirse 5 yıl devlet yönetebilir. Kimsenin Devletten ve Milletten büyük olmadığını, herkes iyi anlamalıdır. Yoksa bizleri 1 kuru ekmeğe bile acımadan, muhtaç etmeye çalışırlar.

3) İLGİNÇ SOKAK RÖPORTAJLARI

   Son zamanlardaki sokak röportajlarına dikkat. Geçen bir röportajda direkt şu soru soruluyor millete. Ekonomi nasıl düzelir ? Soru çok profesyonel, direkt nokta atışı soruluyor. Sanki 20 yıl önce ekonomi çok çok iyiydi, şimdi kötü! Bu soruyu birileri direkt sorduruyorsa millete, demek ki bazı ajanslar şimdiden ''Pr çalışmalarına'' erken başlamışlar.

   Başka bir sokak röportajında ise birisi diyor ki, Ben  Avrupa'ya gidip bir kaç ay çalışarak altıma evde alabilirim, arabada. Burada ise bir kaç ay çalışarak ancak ailemle yemeğe gidebilirim. Sözlerdeki profesyonelliğe bakar mısınız ? Hiç yurt dışını bilmeyen 1000 kişiden 1-2 kişi inansa yeter onlar için. Çünkü bu tür pr çalışmalarının amacı, her çalışmada bir kaç kişiyi ikna etmektir. Bunu her ilde, her ilçede ve her gün yaptıklarını düşünün. Böylece 1 yılda 1-2 milyon kişiyi ikna edebilirler, belki de daha fazla kişiyi.

Stokçuluk
Stokçuluk

ARKA PERDELERDE NELER PLANLANIYOR...

   Piyasada görülmeye başlanan PR çalışmalarına basit bir durummuş gibi bakmayalım, çok profesyonel durum bunlar. Çünkü zamanında Abdülhamid'e de benzer pr çalışmalarını yapmıştılar. Sonunda ne oldu? Yaklaşık 7 milyon km2 Osmanlı toprağından o gittikten sonraki 10 sene içinde, sadece 780.000 km2 kaldı elimizde, yani % 89 toprağımız gitti. Küreselci akıl, basit işlerle, büyük planların alt yapısını hazırlar, bunu hiç bir zaman unutmayalım. 

    Kısacası olanla ölmüş, bitmiştir. Biz geçmişte olanları unutmadan, geleceğe odaklanalım. 2023 Türkiye için çok önemli yıldır. Bizden ziyade dünyadaki mazlum insanlar ve müslüman ülkelerin çoğu Türkiye'nin 2023 virajında ne yapacağını merakla bekliyor. Bu virajdan ülkemiz emin adımlarla çıkarsa, buna en çok üzülecek olan küreselcilerdir. Çünkü güçlü Türkiye'nin daha da güçlenmesi, onların zayıf ülkelerde yapacakları operasyonlara engeldir. Türkiye'yi büyük engel olarak görmektedirler ve 2023 için şimdiden, her türlü pr çalışmalarına başlamışlardır.

   Diyebilirsiniz, Türkiye için şimdiki planları nedir ? Eğer Türkiye'yi dize getirirlerse ülkemizi 3 parçaya bölme planları var. Yani Suriye'den daha kötü duruma düşürme planları var ajandalarında. Bununla ilgili haritalarda önceden internete düşmüştü. Biraz araştırırsanız bu haritaları sizlerde bulup, görüp, bakabilirsiniz. Ayrıca Amerika'nın Yunanistan'da, Irak'ta, Suriye'de dizdiği askeri mühimmatlar neyin habercisi, biraz düşünelim. Keyfine bu kadar masraf yapıp, bunları buraya getirmiyor, değil mi ?

Yunanistan
Yunanistan Amerika Üsleri

   Ayrıca küreselci üst akıl, dünyayı robotik insanlıkla yönetmek için, her türlü planları yapmış durumda. Dünyada ortak kullanılan tüm ham maddelerdeki fiyatları (gıda, benzin, doğalgaz, gübre...vs...) bilerek bu güçler yükseltiyor. Adeta dünyayı insanlara dar edecekler. Yani bir bakıma ''ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek'' istiyorlar bizlere, tüm hayat pahalılığı ile. 

   Kısaca şunu demek istiyorlar; 

   Ya bizim dediğimiz kurallarla bu dünyada yaşarsınız, yada hastalıklar ve hayat pahalılığı ile bu dünyada cebelleşip durursunuz, demek istiyorlar. O yüzden tüm dünya insanlığı uyanık olmalı, yoksa yaşam özgürlüğümüz adım adım elimizden alınacak ! Aldığımız nefesin bile hesabı sorulmaya başlanabilir belki de ileride, sen çok nefes aldın, öteki az aldı diye. Dolayısı ile bunun bir vergisi olmalı, ödeyin diyebilirler. Bu yazdığımıza çoğunuz gülmüş olabilirsiniz, ama birileri bizleri tek noktadan korkuyla kontrol etme planları yapıyorsa, halimize hiç gülmeyelim. Sonra bunlar başımıza gelirse, önceden hiç duymamıştık diyemezsiniz.

   Bizlere düşen görev Allah'a çok ibadet etmek, dua etmektir. Bunu hiç bir zaman unutmayalım. Ayrıca şu Ayet-i Kerimenin mealini hep hatırlayalım.

'' Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız''

   Ayrıca bir taraftan da din konusunda bilmedikleri konular üzerinden bizleri adeta sabırla sınıyorlar. Bunun en son örneği Diyanet İşleri Başkanımızın söylediği Hadis-i Şerif üzerine oldu. Ebû Hüreyre'nin naklettiği Hadis-i Şerif'e Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur;

'' Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi yahut Hristiyan veya Mecûsi yapar...''

   Daha bunun Hadis-i Şerif olduğunu bilmeyen yüksek rütbeli kişiler ! kalkıp ta ithamlarda bulunuyorlar. Toplum olarak bizi nereye götürmek istiyorlar, farkında mıyız ?? Bizi her yönden ablukaya mı almaya çalışıyorlar ?

   Yazımızın sonuna gelirken, sizler için hazırladığımız bu analiz yazımızı devletimizin üst kademelerinin de okuması dileklerimizle hepinize Saygılar sunarız. Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle herkese sağlıklı ve mutlu günler dileriz...



Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr, wwwyoutubecom, wwwtwittercom, 


24 Kasım 2021 Çarşamba

Öğretmenler Günü

   Okumak, insanlığa ve bilime faydalı olmak için yapılacak en hayırlı işlerden biridir. Önemli olanda bu değil midir, yani insanlığa ve bilime fayda verecek bir şeyleri bulmak için, araştırmak, bol bol okumak. Eğer insanlığa fayda yerine zarar verecek işler için okuyacaksak, ne faydası olur bizlere ?

   Dinimizin ilk emri de okudur, Yaratan rabbinin adıyla oku ! (Seni yaratan Rabbini tanıyarak oku). Okumak ne güzel ve değerlidir, bu değeri bilen insanlar ise ne güzeldir.

Peygamber Efendimiz bazı Hadis-i Şeriflerde, şöyle demiştir;

- Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.

- İlim Çin'de bile olsa, gidiniz, alınız, tahsil ediniz.

Bunun yanında Hz. Ali (R.a) ise şöyle demiştir;

- Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum.

   Dinimizin okumaya verdiği önemi çok iyi anladıktan sonra, okul günlerinize bir gitmenizi tavsiye ederiz. İlkokula başladığınız günlere, okumaya başladığınız günlere, ilkokulu bitirdiğiniz günlere, ortaokula başladığınız günlere, ortaokulu bitirdiğiniz günlere, liseye başladığınız günlere, liseyi bitirdiğiniz günlere...Hepsinde ortak olan 2 durum vardır.

1) Okuduğunuz okul binaları

2) Öğretmenleriniz

Öğretmenler Günü
Öğretmenler Günü

   Okul binalarında geçen o güzel günleri hiç unutamayız, sonrada öğretmenlerimizi. Öğretmenlerimizi kısaca anlatmak istersek, şunları yazabiliriz onlar için;

- Çocukluğumuzdan büyüyene kadar bizlere öğreten, çalışan değerli öğretmenlerimiz. 

- Kendilerini her zaman geliştirip bizlere bilgilerini aktaran öğretmenlerimiz. 

- Üzüntümüzde, sevincimizde bizlerin yanında olan öğretmenlerimiz.

- Bazen bir hoca, bazen bir arkadaşımız gibi olan öğretmenlerimiz.

- Bizleri başarılı yapmak için, kendileri 2 kat çalışan ve bizlere öğreten öğretmenlerimiz.

- Hayatın merdiven basamaklarını tırmanırken hep yanımızda olan öğretmenlerimiz.

- Okul bittikten sonra bizleri her zaman hatırlayan öğretmenlerimiz.

   Kısacası ailemizden sonra bizlere öğrenme konusunda her türlü desteğini esirgemeyen öğretmenlerimizdir. Sizler iyi ki varsınız, sizlerle ufuklarımız genişledi, dünyaya bakış açılarımız arttı.

   Ayrıca bugüne kadar görevi başında şehit düşen tüm öğretmenlerimize Allahtan rahmet, ailelerine sabırlar dileriz. Tüm şehit öğretmenlerimizin, Ruhuna el-Fatiha.

   Sizleri 1 gün hatırlamak bizlere göre iyi değildir. Sizler 365 gün hatırlanmalısınız. Her gün hatırlanmanız dileğiyle, 24 Kasım Öğretmenler Gününüz kutlu olsun. Daha nice günlere sağlık ve mutlulukla kavuşmanız dileklerimizle, herkese Saygılar sunarız...



Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr, wwwgooglecom

12 Kasım 2021 Cuma

Dünyada Benzin ve Marketlerde Neler Oluyor ?

   Bu konu ile ilgili analizimizi yazmak için biraz bekledik, çünkü dünyada neler oluyor detaylıca gözlemlemek istedik. Ne kadar iyi gözlem yaparsak, analizlerimiz o kadar sağlam olur.

   Önce son zamanlarda dünyada neler oldu, onları yazalım. Sonra bunlarla bağlantılı analizlerimizi yazmaya başlayacağız.

Dünya
Dünya

DÜNYADA SON ZAMANLARDA OLAN DURUMLAR

- İngiltere'de benzin kuyrukları (sebep olarak, tanker şoförlerinin eksikliği söylendi)

- Fransa'da öğrencilerin gıda kuyruğu

- İngiltere'de gıda krizi

- Almanya'da emlak ve inşaat sektöründeki aşırı fiyat dalgalanmaları

- Çin'de enerji sıkıntısı

- Amerika'da market raflarının boşluğu

- Avrupa'da gaz fiyatlarındaki aşırı artışlar

- Çin'de çip ve magnezyum sıkıntısı nedeniyle, dünyadaki araba firmalarının üretimi yavaşlatması

- Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin münhasır ekonomik bölgesi ilan ettiği parsellerde 7 ülkenin tatbikat yapması (Abd, Fransa, İngiltere, İtalya, Mısır, Yunanistan, İsrail) 

- Çin'in kendi vatandaşlarına kış için, gıda stoğu yapın açıklaması

Benzin kuyrukları
Benzin

Raflar
Raflar

Gıda kuyrukları
Gıda kuyrukları

   Bu olan durumlardan sonra, analizimize 3 boyutlu sorular sorarak devam edeceğiz. Bu soruları düşünerek, dünyada benzin ve marketler de neler oluyor sorusunun asıl cevaplarını, birlikte bulabiliriz.

AKLIMIZDAKİ DELİ SORULARDAN BAZILARI

   Buradaki sorularımız genel olarak tüm dünya, tüm insanlık içindir. Soruları düşünüp, dünyayı gözlemleyerek kendinizce cevaplar verirseniz, olaylar daha netleşir, aradaki bağlar daha iyi anlaşılır. Çünkü bize göre bu yazıda anlatılan farklı konular, birbirine bir zincirin halkaları gibi bağlıdır. Şimdi sorularımızı yazmaya başlayalım.

1) Dünyada kıtlık havası var denilip, birileri robotik insanlığa geçiş planlarımı hazırlıyor ?

2) Dünyada iklim çok farklılaşacak denilip, otokontrol sisteme mi geçmeye çalışıyorlar ? 

3) Çin'deki çip ve magnezyum sıkıntısı nedeniyle sıfır arabalarda üretim durabilir denilip, nasıl bir korku havası dünyada millete estirilmeye çalışılıyor ?

4) Çin'de elektrik kesintileri, neyin habercisi ?

5) Birleşmiş Milletler covidden sonra ''eski normale'' dönüş olmayacağını açıkladı. Bunu derken şunlar daha olmayacak mı ?

 - Büyüklerin elleri öpülmeyecek

 - Misafir ziyaretleri azalacak

 - Camilerde omuz omuza saf tutulmayacak 

-  Kabe'de hac farizasını yapanların sayısı, kısıtlamalarla azaltılacak

   Aklımıza şu soruda gelmiyor değil, eğer bu virüs yapaysa birileri özellikle müslümanların önemli değer ve kutsalları ile arasını, bu virüsle açmak istemiş ve buna göre planlar yapmış olamaz mı ? İyice düşünün, dünyadaki olanlara bakarak.

6) Birileri dünyada sağlam aile yapılarının arasını açmayı planlamış olamaz mı ?

7) Birileri ilerisi için devasa mRNA aşı fabrikaları yapmak lazım deyince, (sanki hastalık onlarca yıl sürecek) dünyadan kimse buna niçin itiraz etmedi, bu kadar aşıyı yıllar boyu kimlere satacaksınız diye.

8) Hastalık doğal ise bunun ne zaman biteceğini Allah C.C.'u bilir. Bakarsın bir sabah tüm dünyada bitebilir, ama birileri ısrarla bunun bitmeyeceğini imalar yaparak söylüyor. O zaman soruyoruz, nereden biliyorsunuz bitmeyeceğini ?

9) Birçok ülke karantina uygulamalarını yavaşlattığı bir anda, DSÖ şu açıklamayı yaparak, millete korkumu vermeye çalışıyor ? ''Salgın bitme noktasından çok uzak, çocuklar için endişeliyiz''

10) Eskiden bir ağrı kesici bile alacağımız zaman dikkatli olunuz derken, şimdi çocuklara bile neyi var, neyi yok demeden, onlarda aşılanmalı niçin deniyor dünyada ? Neden, neden , neden ?

11) Geleceği karamsar göstermeye çalışanların asıl amacı, dünyayı korkutup, biz ne dersek onu sizler yapacaksınız diye milleti, tek merkezden mi yönetmek istiyorlar ?

12) Bu doğal virüs ise herkes kendini hesaba çekip, sonra gerekli tedbirleri alıp Allah'a bol dua etmelidir. Ama dünyada ne hikmetse bunun bitmemesi için (bitirilmeyecek edasıyla) medya adeta seferber olmuş gibi. Soruyoruz neden, neden ? Bir bildiğiniz durum mu var, bitmeyeceğine dair ?

13) Birileri dünyayı tek merkezden yönetme planları yapmış ise o zaman yapay salgınlarla ülkelerin yönetimlerini zor durumda bırakıp, ülkelerin yönetimlerini değiştirme planlarınız mı var ? Bunu yapmak için, şöyle bir plan yaptınız mı ? 

   - İnsanların serbestçe taşıtlarla dolaşmasını kısıtlarsak, kendi devletlerine karşı küstürüp, seçimlerde yöneticilere karşı cephe almasını sağlamak.

14) Madem aşı bu kadar çözüm olacak, o zaman aşının reçetesini verip, teknolojisi olan her ülke hemen üretsin, kendi vatandaşlarına yapsın. Ayrıca diğer komşu ülkelere de göndersinler, sizlerde insanlık için cüzi bir ücret alın. Bunu neden yapmıyorsunuz, dünyanın milyar dolarlık büyük firmaları ? 

15) Hemen her hastalıkta kan veya idrar tahlilleri istenirken, niçin korona için burundan örnekler alınıyor ? 

16) Burundan sürüntü çubukları ile test yapmak, beyin bariyerine baskı yapmıyor mu ?

17) Aşı insanlara adeta dünyada ölümden kurtaran ilaç gibi sunuluyor medyada, niçin böyle yapılıyor ? Yoksa korkutma planlarının bir parçası mı ? Çünkü canı verende, alanda sadece Allah'tır. Böyle korkutma yapılarak adeta aşıyı bir kutsama planlarımı var dünyada?

18) Her gün aşıyı konuşmak niçin olur ? Hayat devam ediyor, madden ve manen. Her gün aşıyla insanları korkutmak, insanların manevi yönlerini zayıflatmak için bir plan mı var dünyada ?

19) İnsanlar korkarsa iyileşecek hastalar bile, iyileşemez. Bununla ilgili geniş bir yazımızı yazmıştık önceden, tekrar okumak isteyenler için link adresimiz şöyledir. Bu yüzden dünyada niçin korku haberlerinden vazgeçilmiyor, neden ?

20) Bugünlerde Çin'de bir video gördük, anaokulundaki çocukların boynunda QR Kodu basılı a4 kağıtları vardı. Acaba yakın bir zamanda her insana bu QR Code'lardan basılı bir yaka kartı verilip, yollarda bu kartlardan denetim mi olacak dünyada ?

QR Code
QR Code

21) Dünyada devletler aşısız olup hiç hasta olmayan insanlara bizce teşekkür etmeli. Bugüne kadar kendinizi iyi korumuşsunuz, ayrıca hastalanıp devlete yük olmamışsınız diye, ya sizce ?

22) Dünyadaki aşılama ile ilgili bir eleştirimiz var. Aşılama dünyada ilk başladığı zaman bazı doktorlar şöyle demişti, eğer aşılama % 60 oranı geçerse, doğal bağışıklık olur, insanlar korunur. Ama şimdi bazı ülkelerde % 70-80-90 oranlarda aşılama oldu ama tam iyileşme? Bunun peşinden 3. doz, gerekirse  4.dozlar olabilir deniyor. Peki bu aşılama kaçıncı dozlarda bitecek? diye sormak istiyoruz. Aklımıza Bill Gates'in sözü gelince, hiç bitmeyeceği anlaşılıyor. Ne demişti kısaca  Bill Gates;

 - Dünya koronavirüsten sonraki yeni bir salgına hazır değil. Tek çözüm, tüm dünyaya yetecek kadar aşıyı 100 günde üretecek devasa büyüklükte mRNA aşı fabrikaları kurmak. Bu sözü duyduktan sonra dünya insanlığına kaç doz aşı vurulacak ??? Bununla ilgili detaylı yazımızı tekrar okumak isteyenler için linkimiz şöyledir. 

   Ayrıca Devletimizin virüs zamanında neler yapabileceğini tam 11 ay önceki derin analiz yazımızda detayları ile yazmıştık. Bugün gelinen noktada yazdıklarımızın ne denli tutarlı olduğunu daha iyi görüyoruz. Zamanınız varsa o yazıyı şimdi mutlaka okuyun, (11 ay öncesini düşünerek, bugünkü olanlarla beraber) linki şöyledir.

23) Dünyadaki tüm hammadde ve enerji fiyatları acaba birileri tarafından bilerek mi yükseltiliyor ? Milletleri zor durumda bırakıp, insanları kendi devletlerine karşı  soğutmak için.

24) Bir anda dünyanın değişik yerlerinde elektrik kesintilerinin olması, şoför eksikliğinden dolayı benzin sıkıntılarının baş göstermesi, gıda kuyruk haberleri, savaş çığırtkanlıkları, aşırı zamların olması..vs.. bunların hepsinin kısa sürede bir anda başlaması, bizce danışıklı dövüşün ürünüdür. Kimler dünyada ne danıştı, ne dövüştü ? Bize göre bunlar % 99 birbiriyle bağlantılı, ayrı düşünmeyelim.

   Şimdilik bu 24 soru yeter diyelim, çok fazla derin analizlere girip, çok soru sormak hem insanları yorar, hem de bıktırabilir. 

Sonuçlar
Sonuçlar

   Yukarıdaki yazdığımız sorulardan 4-5 tane farklı durum sonuçları ortaya çıkmaktadır. En önemlilerinden birisi şudur. Birileri dünyayı tek noktadan, robotik insanlıkla yönetmek istiyor. Biraz açacak olursak, dünyada ister 200, ister 300, isterse 400 devlet olsun. Ülkelerin sayısı onlar için önemli değil. Onlar için önemli olan, o devletlerin başkanlarının bu ''birileri'' dediğimiz, kendilerini adeta ölümsüz zanneden, parası çok olan kişilere karşı, boyun eğmelerini istemeleridir. 

   Eğer boyun eğmeyip, her istediklerini yapmayan yöneticiler olursa ya kalp krizinden öldü haberleri duyabiliriz, ya asker darbe yaptı haberleri duyabiliriz, yada itibar suikastı gibi yalan yanlış haberler yaptırılarak gözden düşürülüp, görevlerinden istifa ettirilebilirler. Bizim gördüğümüz dünyadaki durum budur.

   Birileri dediklerimiz, devletlerin yöneticilerini kendilerinden seçerlerse tüm dünyada, asıl ondan sonra kıyamet kopacak gibi, insanlık için. Çünkü değişik korkular ile insanları demoralize edip, ne deniyorsa yapmak zorunda bırakabilirler. Asıl tehlike budur dünyada, herkesi tek noktadan, korku ile yönetmek.

   Ayrıca teknoloji dünyada çok aşırı ilerliyor. Çoğu insan teknoloji bağımlısı olmuş durumda, bazıları gündüzleri 2 saat bile uzak kalamıyor. Bunun dışında her ülke silahlanma yarışında, herkes diğerine bakıp, benim ülkem niçin geri kalsın, bende alayımın derdine düşmüş gibi şu an. Veya sıkça kullanılan bir taktik yapılıyor dünyada, büyük devletler tarafından, oda kısaca şöyledir:

   Büyük devletler bir ülkeyle husumetleri varmış gibi açıktan tartışmaya giriyor, adeta savaş çıkacakmış gibi. Bunu göre o ülkenin komşuları, savaş çıkarsa bize sıçramasın diye çok aşırı miktarda silahlanmaya para harcıyor. Örneğin Amerika-Kuzey Kore tartışmasında, Güney Kore ve Japonya aşırı miktarda silahlanma için para harcadı.

 Peki gerek kullandığımız teknolojik aletler, gerekse silahlar üzerinden küreselcilerin ilerisi için, ne büyük planları var acaba ?

   Yaptığımız gözlemlere göre eğer küreselciler, yukarıda yazdığımız gibi tüm dünya insanlığını korku ile tek noktadan yönetip, devlet başkanlarını bir bakıma pasif bırakmak istiyorsa ileride bunu ENERJİ SAVAŞLARI adı altında, GÜÇ SAVAŞLARI olarak yapacaktır. Ama bu savaşlar bildiğimiz savaş türleri gibi olmayacaktır. Nasıl mı olacak ?

Elektrik
Enerji Elektrik

   Büyük ülkeler, küçük ülkelerin enerji santrallerine çeşit çeşit, sessizce operasyonlar yapıp, o ülkeleri 1-2 gün, 1 hafta belki de aylarca elektriksiz bırakacaklar. O zaman neler mi olabilir? Küçük ülke halklarının sesine dayanamayan yöneticileri, büyük ülkelere boyun eğebilir. Dolayısı ile büyük ülke, 1 mermi bile atmadan, savaşı kazanabilir. Bu yazdığımız şimdi sizlere hayal gelebilir, ama analizlerimize göre ileride bunların olma ihtimali çok yüksek. Şimdi sizlere basit bir soru soralım.      

   Sizlere deseler ki, 3 gün elektrikler olmayacak, ne yaparsınız? Biz basit bazı durumları yazalım, gerisini sizler düşünün.

Elektrikler 3 gün giderse Neler Olur Hayatımızda ?

- Evde karanlıkta oturacaksınız

- Telefonunuzun şarjı bitecek, konuşup, yazışamayacaksınız

- Bilgisayarınızın şarjı bitecek, iş yapamayacaksınız

- Buzdolabınızdaki buzluk eriyecek, gıdalar bozulmaya başlayacak

- Evinize elektrik motorundan aldığı güçle çıkan sular çıkmayacak, bidonlarla su bulmaya çalışacaksınız

- Kombi çalışmayacak

- Elektrikli arabalar çalışmayacak

- Çamaşır ve Bulaşık makineleri çalışmayacak

- Televizyon seyredemeyeceksiniz

- Asansöre binemeyeceksiniz, 20 katlı binada oturuyorsanız, yürüyeceksiniz

- Hastanelerdeki aletler çalışmayacak, sağlık hizmetleri zayıflayacak

- Hızlı üretim olmayacak, dolayısı ile yavaş yavaş kıtlık başlayacak, belki de iç kargaşalar

- Elektrikle çalışan tüm savaş aletleri kullanılamaz hale gelecek

- Uçaklarla bağlantılar olamayacağı için, savaş veya tehdit anında uçaklar uçamayabilir

   Elektriğin önemini bu maddeler iyi anlatıyor. İleride sessiz savaşlar, bu enerji üzerine olacaktır. Bize göre planlar bunun üzerine yapılıyor. Şimdi büyük ülkeler küçük ülkelere bolca silah, uçaklar, helikopterler satıyor. Daha sonra ise tüm dünyayı kontrol etmek için, dünyanın elektriğini keserek, insanlığı korku ile tek merkezden yönetmek isteyebilirler. Şimdiden uyanık olalım.

   Önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi küreselci üst akıl dünyada, ''Tavşan kaç, Tazı tut'' oyununu iyi oynamaktadır. Bizlere düşen görev, bu oyuna asla gelmeyelim. Dünya'daki müslüman ve mazlum tüm insanlarla birlik olmaya çalışalım. Unutmayalım ki, birlikten her zaman kuvvet doğar, ayrılıktan ise yıkımlar. Ayrıca bir atasözümüz derki; Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

   Bu önemli analiz yazımızı okuduğunuz için, teşekkür eder, yazımızı tanıdığınız herkese okutursanız onlarında bilgilerine ek bilgiler kazandırmış olabilirsiniz. Bir başka yazımızda görüşmek üzere herkese Saygılar...



Kaynaklar; wwwtrthabercom, wwwaacomtr, wwwenerjigovtr, wwwgooglecom, trcooltextcom, wwwpixabaycom


7 Kasım 2021 Pazar

Doğal Şifalar

   Bahar ayları ve kış geldi mi herkesi bir telaş sarmaya başlar. Acaba hasta olursam ne olacak ? Öksürme, nezle, soğuk algınlığı vs.. Bizler bu yazımızda sizlere 3 tane hazırlanması basit, adeta doğal ilaç olacak, tarifleri yazacağız.

Doğal Şifalar
Doğal Şifalar

   Bu tarifleri bizler bizzat denedik, tanıdıklar da denedi, herkes çok memnun kaldı. Bundan önceki bir yazımızda bizler için en önemli doğal ilacın ''insanın moralinin iyi olması'' olduğunu söylemiştik. Tekrar okumak isteyenler yazımızın linkine bakabilir. Bundan sonra Allah C.C.'nin  verdiği doğal gıdaları yemek gelir. Sonra ise tıp bilimi gelir. Herkes için şifa olması dileklerimizle, tariflerimizi yazmaya başlayalım.

1) Ballı SİYAH TURP Suyu

Malzemeler; Siyah turp ve bal

Yapılışı; Siyah turbun üzerinden ve altından düz şekilde keseriz. 

Sonra üstünden içini oyup, bal ekleriz.

Sonra bu turbu bir bardağın üzerine yerleştirip, üstten kestiğimiz parçayı, kapak gibi örteriz.

Sonra 1 gün bekleyince, turbun altından su akar. (Eğer turbun iç yapısı çok sağlamsa, içinden altına doğru bir iğneyle delik açarız). Biriken bu suyu içerseniz, öksürüklerinize bol şifa olacaktır sizlere İnşaAllah.

Ballı turp
Ballı turp

2) Soğanlı Turp İçeceği

Malzemeler; 1 tane kuru soğan,1 tane siyah turp, 20 gram taze zencefil, 2 diş sarmısak

Yapılışı; Bu verilen malzemeleri kesip, 600 ml suda kaynatın. Sonra soğumaya başlatıp, suyunu süzün. 

Kullanılışı; Suya 1 tane limon sıkıp için. Eğer çok ekşilik görürseniz az miktarda suya bal ekleyip, için.

Soğan
Soğan Sarmısak

3) Zencefilli Bal Tarifi

Malzemeler; 20 gram taze zencefil ve 2 tatlı kaşığı bal

Yapılışı; Taze zencefili soyup, çok küçük olarak rendeleyin. Sonra içine bal ekleyip karıştırın. En sonunda 2 damla limon sıkıp, afiyetle yiyiniz.

Limon
Limon Zencefil

   Allah C.C'u her bitkiye ayrı ayrı şifalar vermiştir. Kimi kalbe, kimi sindirime, kimi göze iyi gelmektedir. Bizlere düşen görev ise bu doğal ilaçları, vücudumuza en faydalı olacak şekilde kullanmaktır. Bildiğiniz gibi modern tıp son 100-150 yıldır vardır. Ondan önceki yaklaşık 1900 yılda insanlar bu doğal yiyecekleri araştırarak, kendilerine faydalı olacak şekilde kullanmışlardır.

   Kış günleri için önemli olan bu 3 tariften başka, sizlere bizzat denediğimiz başka doğal karışım tariflerini de yazmaya çalışacağız. Amacımız bizlere faydası olan tariflerden, sizlerin de faydalanmasıdır.

DOĞAL TARİFLER

1) Soğan Kokulu Tarif

   Bir adet kuru soğanı rendeleyip, bir tabağa koyunuz. Daha sonra burnunuzu kapatarak hemen ağzınızla soğanın kokusunu teneffüs edin. Bu soğanın kokusu boğazlarda mikrop varsa, onları yakabilir. Bizde denedik, baya etkili ve işe yarıyor. Bazıları bunu korona olduğu zaman denemiş, baya faydasını görmüş. Bildiğiniz gibi soğan doğrarken (soğanda bulunan enzimlerle), gözlerden yaş gelir, sebebi yabancı maddeleri temizliyor. Bu mantıkla boğazdaki mikropları da temizleyebilir.

2) Nane Çayı

   Bir çay kaşığı naneyi suda kaynatın, sonra çay içer gibi için. Bunu yaparsanız midenizde oluşan, gaz sancılarını azaltabilir.

3) Papatya Çayı

   Doğal papatyayı suda kaynatın ve çay gibi, için. Bunu yaparsanız sinirlere iyi gelir, psikolojik olarak rahatlatır insanı

4) Şekerli Kuru Kahve

   Bir çay kaşığı kuru kahveye biraz toz şeker atıp, direkt yutup, 5 dakika bekleyin. Başka bir şey yiyip, içmeyin. Bunu yaparsanız karnınızda oluşan ağrılar hızlıca geçebilir.

5) İshali Kesebilen Bilgiler (Diğer isimleri, Amel veya Cır Cır olma)

   Muz yemek, Patates haşlaması yemek, Su içmek, Yoğurt yemek, Tuzlu gıdalar yemek, Türk kahvesi içmek, Leblebi yemek

6) Kabızlığı Giderebilen Bilgiler

   Kabuklu elma yemek, İncir yemek, Kayısı yemek, Erik yemek, İncir yemek, Zeytinyağı içmek veya salatalarda kullanmak, Armut yemek, Hoşaf içmek.

7) Ev Yoğurdu ve Kanser

   Sabahları ev yapımı ufak bir kase yoğurdu yerseniz, sizi ileride olabilecek kanser hastalıklarından koruyabilir. Niçin hazır değil de, ev yoğurdu diyebilirsiniz. Bildiğiniz üzere ev yapımı yoğurtlar 5-6 günden sonra ekşimeye başlar, doğal oldukları için. Ama hazır yoğurtlar yaklaşık 90-120 gün koruyucular ile durabiliyor. Size şimdi soruyoruz, maksimum 5-6 gün dayanabilen ev yoğurdumu daha faydalı olur, yoksa 90-120 koruyucularla durabilen hazır yoğurtlar mı ? Ayrıca evde yoğurt yapmak, çokta zor değildir. Zaten haftada 1 kez yapsanız, ailenize yeter.

8) Elma Yemek

   Sabahları 1 tane aç karna elma yerseniz, sindirim sisteminize iyi gelebilir. Sebebi lif bakımından zengindir. Bu nedenle bağırsaklarınız daha iyi çalışabilir.

9) Su içmek

   Sabah uyandığınızda 1 bardak su içerseniz, vücudunuz güne daha zinde başlar. Çünkü bütün organlar su ile çalışmalarını hızlandırır ve vücutta biriken zararlı toksinlerin atılmasına yardımcı olur.

10) Ceviz Yaprağının Çayı

   Orta boy bir adet ceviz yaprağı kurutulup, kıyıldıktan sonra 200 ml suda kaynatılıp 4-5 dakika demlendirilir. Sonra süzülüp gün boyunca 2 ayrı zamanda azar azar içilir. Bağırsaktaki parazit oluşumlarını engeller, kan şekerini düşürebilir, C vitamini eksiği olanlara faydalı olabilir. 

   Ayrıca ceviz yaprağı farklı tariflerle yapılınca cilt ve saçlara uygulanabilir. Saçlarınızı sağlıklı hale getirebilir, yüzünüzdeki sivilceleri kaybedebilir.

...vs.......

   Bizden bilgileri yazması, sizlerden yapması, şifasını vermesi ise Allah'tandır. (Bu tarifleri yapıp yerken Ya Şâfi Ya Allah dersek, daha iyi olabilir. Çünkü şifayı Allah C.C. verir)

   Hepinize mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler diler, başka bir yazımızda görüşmek üzere saygılar sunarız..

24 Ekim 2021 Pazar

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

   3 tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz, konum olarak dünyanın adeta merkezindedir. Bunu dünya haritasına bakınca daha iyi anlıyoruz. Böyle jeopolitik konumu önemli olan bir ülkede yaşamanın bedelleri her zaman olacaktır. Çünkü yabancı güçlerin gözleri ülkemizin üzerindedir.

   Birinci Dünya Savaşı'nın sonrasında topraklarımızı bölmeye çalışan ülkeler, Türk milletini zor durumda bırakmaya çalıştı. Bunu gören milletimiz, düşmanlara karşı ''Milli Mücadele'' adımlarını başlatıp, düşmanları ülkemizden temizledi. Daha sonra 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet ilan edilip 1925'te çıkarılan kanunla, Cumhuriyet Bayramı, ilan edilmiştir.

Cumhuriyet Bayramı
Cumhuriyet Bayramı

   Türkiye Devleti, milleti ile büyük bir tarihe sahiptir. Bu tarihi değerle hiç bir zaman esareti kabul etmeyip geleceğe her zaman ümit ve güvenle bakmıştır. Gazi Mustafa Kemal'in şu sözü günümüzde çok anlam kazanmaktadır.

- ''İstikbal göklerdedir. Göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar''

   Evet İstikbal göklerdedir, günümüzde Türk firmaları milli teknolojilerle göklerde adeta destan yazmakta olup daha büyük destanlarda yazacaklardır. Bunun olacağına inanan milyonlarca gencimiz vardır.

Ayrıca 1936 yılında Eskişehir Tayyare Alayını ziyaret eden Gazi Mustafa Kemal şu sözleri demiştir.

- ''Geleceğin en etkili silahı da, aracı da hiç kuşkunuz olmasın tayyaredir. Bir gün insanoğlu tayyaresiz de göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize haber yollayacaktır. Bu mucizenin gerçekleşmesi için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise, batıdan bu konuda fazla geri kalmamayı temindir.''

Türkiye
Türkiye Konum

   Gazi Mustafa Kemal'inde dediği gibi bize düşen görev , batıdan geri kalmamaktır. Atatürk'ün bu sözünü 1944 yılında Nuri Demirağ başarmıştır, ilk uçağımızı uçurarak. Ama daha sonra türlü oyunlarla Nuri Demirağ engellenmiştir, dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal'in geri kalmamalıyız sözüne birileri engeller koymuştur. Eğer engeller olmasaydı şu an dünyada teknolojide çok farklı yerlerde olurduk.

   Gazi Mustafa Kemal'in sözlerinin uygulaması son 18 yıldır büyük çalışmalarla yapılmaktadır. 18 yıldır hava araçları ve teknoloji ürünlerinde ülkemiz, çok büyük hamleler yapmıştır. Bu hamlelerin meyveleri şimdi toplanmaya başlamıştır. 25 yıl öncesinde teknolojik ürünleri yurt dışından almak için yıllarca bekletirlerdi, ama şimdi bizler üretiyoruz. Bunu üreten tüm gençlerimizi tebrik ediyor, daha büyük teknolojik ürünleri kendilerinden bekliyoruz.

   Cumhuriyet'in 100.yılı olan 2023 yılında ülkemizi daha güzel yerlerde göreceğimizden hiç şüphemiz yoktur. Çalışan gençlerimiz ülkemizi dünyada önemli mevkilere getirecektir. Onlara Devletimiz ve özel firmalar, her türlü desteği vermektedir vermeye de devam edeceklerdir. Birlikte daha güzel ve hayırlı günlere İnşaAllah.

   Cumhuriyet Bayramımız herkese kutlu olsun. Bu vatanın bizlere bırakılmasında büyük emekleri olan şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Bundan sonraki yıllarımızda daha nice bayramlara, ülkemizin dünyada daha çok büyüyerek kavuşması dileklerimizle herkese Saygılar...


Kaynaklar; wwwthkorgtr, wwwmebgovtr, wwwktbgovtr, wwwpngwingcom, wwwgooglecom 

19 Ekim 2021 Salı

Mevlid Kandili

   Allah C.C. tarafından insanlığa gönderilen son Peygamber, Hz. Muhammed (s.a.v.) Rebîu'l-Evvel ayının 12'sinde dünyaya gelmiştir. Peygamber Efendimizin dünyaya gelmesi ile insanlık tekrar hak, hukuk, merhamet ve güzel ahlak gibi değerlere kavuşmuştur. Cahiliye girdabında boğuşan ve değerlerini kaybeden insanlık, Peygamber Efendimizin peşinden giderek kardeşliğin, ahde vefanın, güzel ahlakın ve bütün iyi davranışların en iyi örnekleri olmuşlardır.

   Peygamber Efendimizin yeryüzüne teşriflerinin yıldönümüne Mevlid Kandili veya Mevlid Gecesi denilmektedir. Peygamber efendimizi iyi anlayarak tüm insanlık dünyada kardeşçe yaşasa, dünyada huzur hiç bir zaman eksilmez. Bunun yerine insanlık savaşlar ve zulümler ile uğraşmaktadır. Bunun sonucunda da yoksulluk ve ümitsizlik dünyada ileri gitmektedir.

Mevlid Kandili
Mevlid Kandili

   Allah C.C. bizlere yeşilliği ve maviliği ile öyle güzel bir dünya bırakmıştır ki, malesef kıymetini bilemiyoruz. Bu güzel dünyada Allah C.C. bizlere son peygamber ve insanlığın rehberi olarak Peygamber Efendimizi göndermiştir. Peygamber Efendimizin dünyaya geldiği gece olan Mevlid Gecesinde bizler şu dua ve ibadetleri yaparsak, Allah katında hayırlı ameller yapmış olabiliriz. 

MEVLİD KANDİLİ'NDE YAPABİLECEĞİMİZ İBADETLER

- Oruç tutulabilir

- Kendimizi hesaba çekebiliriz

- La İlahe İllallah, diye zikretmek

- Allahû Ekber, diye zikretmek

- SübhanAllah, diye zikretmek

- La havle vela kuvvete illâ billâhil aliyyil azim, diye zikretmek

- Sübhanallahi Velhamdülillahi Vela İlahe İllallahu Vallahu Ekber, diye zikretmek

- Peygamber efendimize salavat getirmek, Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin ve âla âli seyyidina Muhammed

- Varsa kaza namazı veya nafile namazlar kılmak

- Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i okumak

- Bol bol tevbe istiğfar etmek

- Allah-u Teala'ya hamd etmek

- Allah-u Tela'ya vatanımız, milletimiz ve müslümanlar için dualar etmek

- Bizi tehlike ve belalardan korumak için, sadakalar vermek

   Her gecemizi dualarla, şükürlerle, tevbelerle geçirip  Allah'u Tela'ya iyi bir kul olmamız temennisiyle, herkese hayırlı ömürler dileriz.



Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr, wwwgooglecom, trcooltextcom

12 Ekim 2021 Salı

Geçmişten Geleceğe Uçak ve Teknolojiler

   Bembeyaz bulutlarla kaplı gökyüzünden aşağı doğru bakınca yemyeşil ağaçları ve masmavi denizleri görürüz. Bu görüntü karşısında ne kadar şükretsek azdır, çünkü hepsi birbirinden farklı özellikte, çok güzel yaratılmıştırlar. Bu doğa güzelliklerini gökyüzünde bir kartal gibi süzülen, bulutların üstünde ise arabalardan kat kat hızla giden, uçakların içinden görebilmekteyiz. Bu uçakların en bilinenleri yolcu ve savaş uçaklarıdır. Günümüzde yolcu uçakları ortalama 730-950 km/h arası hızlarla, savaş uçakları ise ortalama 2300-3300 km/h arası hızlarla uçmaktadırlar. Bunların yanında özel olarak üretilen, daha yüksek hızlarla giden uçaklarda bulunmaktadır.

   Bildiğiniz üzere ülkemizde 1944 yılında Nuri Demirağ İstanbul'dan Ankara'ya ilk uçağımızı uçurmuştu. Ama sonraları ne hikmetse ! bir şekilde engellenip, ülkemizin uçak yapma hayalleri rafa kaldırıldı. Bu ve buna benzer engellemelerin bize verdiği yaklaşık toplam zarar ile ilgili olan yazımızı önceden yazmıştık, isteyenler bu linkten tekrar okuyabilirler.

Nuri Demirağ
Teknoloji 

   Bizlerde bu konuyu detaylıca inceleme kararı aldık. Amacımız geçmişte yapılan bunun gibi engellemelerin bizlere nasıl zararları olduğunu iyi anlayıp, geleceğe daha sağlam adımlarla gidebilmektir. Ayrıca bundan sonra önümüze çıkabilecek bu tarz engellemelere karşı daha dikkatli olmamız gerektiğini görebilmektir, çünkü gelecek gençlerimizindir.

   Önce yolcu uçaklarından başlayalım. Şu an itibari ile akla ilk gelen 2 yolcu uçak markası, Boeing ve Airbus' dır. Bunlar hakkında kısa bilgiler verip, sonra kendi analizlerimize başlayacağız.

Boeing firması:

   1916 yılında Amerika'nın Washington eyaletinde kurulmuştur. Uçak ve helikopterler yanında, savunma sanayi ürünleri de üreten bir firmadır. Son zamanlarda ürettiği uçak tip isimleri Boeing 737 / 747 / 767 / 777 / 787'dir. Fiyatları ise normal uçaklarda 89 ile 134 milyon $ arası, büyük uçaklarda ise 217 ile 442 milyon $ arasıdır. Firmanın yıllık cirosu ise yaklaşık 58 milyar dolardır.

Boeing
Boeing

Airbus firması:

   1970 yılında Fransa ve Almanya birlikteliğinde kurulup, daha sonra İngiltere, Hollanda ve İspanya'da ortaklık yapmıştır. Yani Avrupa firmasıdır. Uçak ve helikopter yanında, savunma sanayi ürünleri de üreten bir firmadır. Son zamanlarda ürettiği uçak tip isimleri Airbus A220 / A320 / A330 / A350 / A380 / A300 / A310 / A340 /A321'dir. Fiyatları ise normal uçaklarda 80 ile 130 milyon $ arası, büyük uçaklarda ise 200 ile 450 milyon $ arasıdır. Firmanın yıllık cirosu ise yaklaşık 57 milyar dolardır.

Airbus
Airbus

   Şimdi ise savaş uçaklarından bahsedeceğiz. Şu an dünya gündeminde olan büyük savaş uçaklarının bazıları şunlardır.

F-35: 

   Amerikan Lockheed Martin firması tarafından üretilmekte olup, firma ciro bakımından savunma sektöründe dünya birincisidir. Savaş uçağının yaklaşık fiyatı 85-90 milyon dolar arası olup, firmanın yıllık yaklaşık cirosu 66 milyar dolardır.

Sukhoi Su-35 ve Sukhoi Su-57 hayalet:

   Rusya tarafından üretilmektedir. Su-57 uçakları 5. nesil uçak olarak piyasaya sürülmüştür. Bu savaş uçaklarının fiyatları yaklaşık 28-40 milyon dolardan başlıyor.

Chengdu J-20 :

   Çin tarafından üretilmektedir, beşinci nesil olarak. 

 B-21 Raider, sır uçaklar (hayalet) :

   Northrop Grumman firması tarafından yapım aşamasında olup, firma ciro bakımından dünya dördüncüsüdür. Yaklaşık yıllık cirosu 38 milyar dolardır.

F-16 Fighting Falcon :

   General Dynamics firması tarafından zamanında üretilmişti. Firma ciro bakımından dünya beşincisidir. Yaklaşık yıllık cirosu 37 milyar dolardır.

   Savaş uçakları ile ilgili bazı teknik detayları yazdıktan sonra analiz yazılarımızı, artık yazmaya başlıyoruz. Bu analiz yazımızı okurken bazen üzülecek, bazen sevinecek, bazen de ülke olarak gururlanacağız. Çünkü dünyada tek bir Türkiye vardır ve ülkemizin yanında dünyadaki tüm mazlumlar toplanmaya başlamaktadır. Birliğimizden kuvvet doğacaktır.

Yıllardır NELER Kaybettik ?

   1944 yılında ilk uçağımızı yaptıktan sonra birileri engel olup rafa kaldırılmasaydı, aradan geçen 77 yılda ülkemiz neler yapardı neler ? Gerek yolcu ve gerekse de savaş uçaklarının fiyatlarını yukarıda yazdık. Bunları üreten firmaların yıllık ciroları 5 ile 66 milyar dolar arasıdır. Ortalama alınırsa her biri yaklaşık 25 milyar dolarlık firmalardır. Bu paranın 10 milyar dolarını uçak ve helikopter tarzı ürünlerden kazanmaktadırlar. Eğer ülkemizde darbeler olmasaydı, bu firmalar gibi şu an ülkemizin, en az 10 tane marka firması olabilirdi. Buda yaklaşık her yıl uçak ve helikopterlerden ilaveten 100 milyar dolar ihracat demek olup, milyonlarca kişiye de fazladan istihdam verilmesi anlamına gelir. Ayrıca sanayi alanında böyle firmalar olsaydı, diğer sektörlerde de dünyada başka markalarımız ve yüzlerce milyar dolar fazladan ihracatımız olabilirdi. 

   Uçak sanayinde 77 yılda gerek ithalata ödediğimiz para, gerekse de yapamadığımız ihracattan dolayı oluşan kaybımız en az 1.5 trilyon dolar yapmaktadır. Rakamın büyüklüğünü görünce sizlerde şaşırdınız, biz neler kaçırmışız. Evet çok fırsatlar kaçırdık, düşünün 1970 yılında kurulan Airbus firmasının tek başına yıllık cirosu şu an 57 milyar dolar. Biz ilk uçağımızı bunlardan önce, 1944'te yapmıştık. Yani bizler onlardan önce başladık ama engellendik ve neler kaybettik ? Biraz empati yaparak düşünün, gerisi sizlerin takdiridir. Uçak sanayi, savunma sanayi ve diğer tüm sektörlerde bizlerin kaybettiği para yaklaşık 77 yılda 10 trilyon dolardır. Bu paralarla bugüne kadar neler yapılırdı, değil mi ?

Günümüze GÜVENLE Bakmak

   Şimdi çok fırsatlar kaçırdık diye ümidimizi kaybetmeyelim, olan ile ölmüş geriye getirilmez, geçen geçmiştir. Artık günümüze ve ileriye odaklanma zamanı hep beraber. Ülkemizde son 20 senedir yapılan arge çalışmaları sonucunda helikopter, iha, siha, eğitim uçakları ve bunun gibi hava taşıtlarında çok büyük yollar kaydedildi. Bunlardan bazılarının isimleri şöyledir;


- Atak helikopteri

- Gökbey Helikopteri

Atak
Atak Gökbey


- Hürjet

- Hürkuş

Hürkuş
Hürkuş Hürjet


- Anka İha

- Aksungur

- Vestel Karayel İha, Siha


Anka Aksungur
Anka Aksungur Vestel Karayel


- Bayraktar mini İHA

- Bayraktar TB2 İHA / SİHA

- Bayraktar Akıncı Tiha

Bayraktar Akıncı
Bayraktar Mini İha Tb2 Akıncı

   Bu projelerin çoğu Tusaş (Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı) - Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. tarafından yapılmaktadır. Tusaş havacılık ve uzay sanayi; sistemlerinin üretimi, geliştirilmesi, modernizasyonu ve yaşam döngüsü destek süreçlerinde Türkiye'nin teknoloji merkezi olmuştur. Yıllık cirosu şu an yaklaşık 1.5 milyar dolardır. İlerleyen yıllarda bizim firmalarda yıllık 50-60 milyar dolarları görecektir İnşaAllah.

Geleceğe Güvenle Bakacağımız BİTEN ve HAZIRLANAN Projelerimiz;

- Bayraktar Diha, (Dikey iniş kalkışlı, insansız hava aracı)

- Milli Muharip Uçağı (MMU)

- Muharip İnsansız Uçak Sistemi (Mius)

Mmu
Mmu Mius

- Hisar-A, Hisar-O, Hisar-U (Alçak, Orta, Uzun irtifa hava savunma füze sistemleri)

- Siper, Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi 

- GUMS, Geliştirilmiş Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi

Siper
Siper

Gums
Gums

- Bayraktar TB3

- Göktürk Uydusu

- Denizaltı gemilerimiz

- Uçak gemisi

- Lazer Silahlar

- Yerli MR cihazı

- Yerli Motor

- Lityum iyon pil

- Togg Araba

- Uçan Araba


Bizlerin BEKLEDİĞİ Projeler;

- Yerli Yolcu Uçağı

- Kıtalararası füze

- Nükleer başlıklı füze (Dünyada şu an 15.000 adet civarı var)

- Yerli üretim dokuma makineleri

- Yerli üretim pamuk iplik tesisleri

- Çok özel CNC makineleri

   Nereden nereye, 1944 yılında uçak yapan ülkemiz, bir anda birileri tarafından engelleniyor. Sonra başkaları uçak ve teknolojik ürünler yapıyor. Biz ülke olarak daha çok büyüyeceğimize, tam tersi darbelerle bizlere kıtlıklar yaşattılar, olur olmaz iç işleri ile uğraştırdılar. Biz bunlarla uğraşırken başka ülkeler ise, teknolojide aldı başlarını gitti. Giden gitti, şu ana odaklandığımız da teknolojiyi çok iyi yerden yakaladık ve süratle aradaki farkları kapatıyoruz ülke olarak. Bu hızla gidersek önümüzdeki 10 sene içinde dünyada çok iyi yerlere geleceğiz İnş.

   Gelecek sizin gençler, sizler kendinizi ne kadar ilime, bilime ve insanlığa yararlı işlere verirseniz ülkemiz sizlerle beraber daha çok büyüyecektir. Sizlerde bu ışığı ve enerjiyi görüyoruz ve şimdiden hepinizi tebrik ediyoruz. İnanırsanız, çoğu işi başarırsınız.

   Sizlere 77 yıllık kısa bir yolculuk yaptırdık. Yazımızı başka arkadaşlarınıza da gönderirseniz, onlarda faydalanmış olur. Şimdiden herkese teşekkür eder, başka bir analiz yazımızda görüşmek üzere hepinize Saygılar...



Kaynaklar; wwwaselsancomtr, wwwbaykarsavunmacom, wwwssbgovtr, wwwtusascom, wwwvestelsavunmacom, wwwsivasgovtrnuri-demirag, wwwboeingcom, wwwairbuscom, wwwdefensenewscom, wwwgooglecom

1 Ekim 2021 Cuma

Dijital Algı ile Dünyayı Yönetmek

   Çapı yaklaşık 12.750 km çevresi ise 40.000 km olan, içinde nefes alıp vererek yaşadığımız mekanın ismidir Dünya.

   Farkında olsak ta olmasak ta dünyamızda o kadar nimetler var ki, sayarak bitiremeyiz. Ağaçları ile yeşillikler, suları ile mavilikler, temiz havası ile gökyüzü adeta uçsuz bucaktır,  yaşadığımız dünyada. Bu güzel dünyayı korumak herkese vazifedir, çünkü dünya bizlere emanettir. Bizden öncekiler dünyaya nasıl gelip, yaşayıp gittilerse bizlerde şu an yaşıyoruz ve bir gün bizlerde bu dünyadan gideceğiz. Bu yüzden bizlere emanet bırakılan dünyayı, bizlerden sonra gelenlere iyi bir şekilde bırakmalıyız.

   Toplumun en küçük yapı taşı ailedir. Aileler nasıl iyi yönetilirse, toplumlarda öyle iyi yönetilir. Çünkü aileler mahalleleri, mahalleler şehirleri, şehirler ülkeleri, ülkeler ise dünyayı oluşturur. Tüm sorunlar ve anlaşmazlıklar konuşularak çözülür. Böylece toplumlar arasındaki bağda büyür.

   Zamanla ülkeler arasındaki ekonomik ve siyasi güç farklılıkları artmaya başlayınca bu sefer ortaya yeni bir kavram çıktı. Bunun adına dijital algı denilmektedir, bir bakıma pazarlama gücüde diyebiliriz. Kimin gücü fazla ise dijital algı ile dünyayı yönetmeye çalışmaya başlıyor. İlk başlarda etkisi fazla anlaşılmadı, fakat günümüzde etkisi çok fazladır. Peki bu dijital algı ile neler yapılıyor, örnekler vererek yazmaya başlayalım.

Dijital Algı
Dijital Algı

- Önceleri ülkeler diğerlerine karşı büyük çapta askeri tatbikatlar yapardı güç gösterisi için, büyük maliyetlerle. Şimdilerde ise internet üzerinden sahip olduğu silahların belli videolarını yayımlayarak gövde gösterisi yapıyorlar, çok düşük maliyetlerle. Bunu gören diğer devletler bir adım duraklıyor.

- Bir konuda fazla başarıları olmayanlar bunun tam tersini medyada lanse ettirerek, çok büyük işler yapmış algısı oluştururlar.

- Bir ülkenin iç durumunu çok karışıkmış gibi reklam ederek, başka ülkelerin vatandaşlarının gözünde o ülkeye gidilmez algısı oluşturmak.

- Bir gıda markasının ürünlerini olmayan bir durumla reklam ederek, milletin gözünden düşürmek.

- Gençliğe yararlı olmayacak işler için çok faydalıymış gibi reklamlar yapılarak, gençleri hedeflerinden uzaklaştırmak.

- Kendi düşüncelerinden olan iş insanlarının ürünlerini iyi bir şekilde reklam ederek, onun büyümesini sağlamak.

- Kendi düşüncelerinden olmayan iş insanlarının ürünlerini negatif reklam ederek, onun büyümesini engellemek.

- Kendilerini sanal alemde kurdukları sistemle, ulaşılamaz ve çok başarılı göstermeye çalışmak.

- Türlü türlü yalanlarla insanların aklını karıştırmak.

-İşlerine gelince pireyi deve yaparlar, deveyi de pire. Böylece her 2 türlü yoldan kazanım elde ederler.

- Bir ülkeyi kafalarına koydularsa, o ülkenin liderinin zor durumda kalması için her türlü siyasi ve ekonomik baskılarla pes ettirmeye çalışmak.

- Bazen borç almayı marifet gibi reklam ederek, çok önemli iş başarılmış derler. Ama yıllar sonra o borcun ödemesinde sorunlar olunca, borç verenlerin neler yapacaklarını anlatmazlar hiç.

- Çocukları hayali kahramanlarla özenti peşinde koşturup, gerçek hayatta ailelerini zor durumda bırakmaya çalışırlar.

- Gençliğe hayatı toz pembe gösterip, her şey güllük gülistanlık algısı oluştururlar. Daha sonra büyüyen gençler hayatın gerçekleri ile karşılaşınca, onların yeise düşmelerini isterler.

- Ülkeye faydalı olacak işleri faydasız göstertip, yabancı ürünlere özenti yaptırmak.

- Dünya'daki komşu devletlerin birlik olmasını, sanal düşmanlar oluşturarak engellemek.

- Dünya'da kendi kurdukları bazı sistemlere karşı gelen yöneticileri, farklı algı oyunları ile görevlerinden aldırmak.

- Bazı ülkelere demokrasi getireceğiz diyerek, ülkelerin zengin maden yataklarına çeşitli algı oyunları ile el koymaya çalışırlar.

- Bir ülkeye yardım ediyormuş havası estirerek, aslında kendilerinin reklamını yaptırırlar.

- Bize garip gelen davranışları bazıları haftada 3-4 kez yapar, biz ise şaşırırız. Bunu niye yapıyor diye. Aslında asıl amaçları medyanın bunu bol bol anlatması, dolayısı ile ''pr'' yapmasıdır.

- Ayrıca yabancı bazı devlet yöneticileri, başka devletlere karşı ilginç çıkışlar yapar. Burada asıl amaç hedef şaşırtmacadır. Millet bu ne diyor ile uğraşırken, onlar kapılar arkasında, başka büyük planlar yapar.

- Güçlü olan ülkenin çıkarlarına başka bir ülke karşı geliyorsa, hemen onun hakkında sosyal medyada değişik manipülasyon haberler yaptırılarak gözdağı verdirilmek istenir.

3 boyut
3 boyutlu

   Bu örneklerden de anlaşıldığı gibi dijital algı, çok büyük bir plan. Bu yüzden 7'den 70'e herkesin bu algı oyunlarına karşı 3 boyutlu düşünmesi gerekir. Bir şey duyduğunda hemen ona inanmamalı, arka planlarında nelerin olabileceğini düşünmelidir. Çünkü bu algı planlarını yapanlar ikinci ve üçüncü adımları her zaman düşünmüşlerdir. O yüzden herkes olanları farklı pencerelerde düşünüp, araştırırsa hepimiz için daha hayırlı olabilir.

   Bizler birlik olduğumuz sürece, güçlü oluruz. Algı operasyonları yapanlar şunu iyi biliyor ki dışarıdan yıkılamayan toplulukların içinde bir kırılma yapabilirsek, işimiz kolaylaşır. Bunlara hiç bir zaman fırsat vermeyelim. Tüm dünya mazlumları ile beraber, güçlü bir kardeşlik için hayata merhaba diyelim.

   Son satırlarına yaklaştığımız yazımız sizlerin olaylara karşı düşünce boyutunuzu umarım daha da genişletmiştir. Bu yüzden bu yazımızı sizler okuduktan sonra, başkalarına da okutursanız iyi olur. 

   Farklı bir analiz yazımızda daha görüşmek üzere herkese Saygılar...



Kaynaklar: wwwtrcooltextcom

19 Eylül 2021 Pazar

100 günde aşı fabrikaları, neyin habercisi ?

 Dünya salgın bir hastalık ile uğraşırken dünyanın doktoru ! olan Bill Gates, çok konuşulacak sözler söylemiş yine. Bill Gates'in sözleri şöyledir:

- Dünya Coronavirüsten sonraki yeni bir salgına hazır değil. Tek çözüm, tüm dünyaya yetecek kadar aşıyı 100 günde üretebilecek, devasa büyüklükte mRNA (mesajcı rna) fabrikaları kurmak.

   Bu söz bizlere göre sıradan söylenmiş bir söz değildir. Çok derin manaları ve bağlantıları olan bir sözdür. Kısaca bunlara analizlerimizle değinelim.

Büyük
Devasa Fabrikalar

   Önce en basitinden ticarette, bu söz ne anlama gelir, ona bakalım. Burada sözü edilen fabrikalar, çok büyük paralar (milyar dolarlar) demektir. Dolayısı ile bu kadar büyük para harcayacak olan bir yatırımcı, bu paranın 3-4 katını kazanacağına inanmadan, yatırım yapmaz. O zaman akla ilk şu soru gelir. Böyle büyük fabrikaları yapacak olan yatırımcı, nereden bir garanti aldı da, bu fabrikaları yapacak ? İlk önce bunun çok iyi irdelenmesi gerek. 

   Eğer virüs doğal bir yolla olmayacaksa, yatırımcı belki de ömrünün sonuna kadar para kazanamayacak. O zaman bu yatırımcının otomatik iflası demektir. Buna da hiç bir yatırımcı girmez. O zaman birileri yapay yollarla virüsler üretip, etrafa dağıtıp, insanlığın başına belamı edecek ? Doğal bir virüsün ne zaman olacağını kimse bilemez. Ama yapay bir virüsün ne zaman olacağını, onu planlayanlar bilir. Bu yüzden hem ticari, hem de sağlık açısından bu konu herkes tarafından tüm boyutlarıyla değerlendirilmelidir.

   Şahsen bizler, büyük fabrikalar yapılmalı sözünden sonra, bundan sonrasında bir salgın hastalık daha ortaya çıkarsa bunun yapay bir virüs olacağına %99 inanıyoruz ve tüm dünya toplumunu uyanık olmaya davet ediyoruz. 

   Ayrıca yakın bir zamanda Bill Gates, ineklere kafayı takmıştı. Buda basitten geçilecek bir konu değildir. Nasıl mı? Şöyle bir olasılık yazalım. Koronavirüsten sonraki bir zamanda inek ve benzeri eti yenilen hayvanlarda, bir virüs çıkıp (inek gribi, et gribi gibi isimlerle), sakın bu hayvanları yemeyin, yerseniz virüs size de bulaşır denilebilir ? Koronavirüsten çekinen dünya insanları, bu ineklerden de çekinip, et yemeyi bırakır mı ? Ondan sonra bol bol yapay etin reklamı yapılıp, milleti yapay et yemeye yönlendirmeye çalışabilirler. Buna şimdiden alışık ve uyanık olmanızı istiyoruz. 

   Burada bir taşla üç kuş vurma planları olabilir. Birinci kuş, insanları doğal etlerden uzaklaştırıp, yapay etlere yönlendirebilirler. İkinci kuş, doğal etlerden insanlara salgın virüsler bulaşıyor deyip, insanlara aşılar olun diyebilirler. Veya et yemeseniz bile inek ve benzeri hayvanlar virüs yayıyor, onları öldürün, ortadan kaldırın da diyebilirler. Üçüncü kuş planları ise tamamen dinimizde vacip olan, kurban ibadetine yöneliktir. Kurban ile ilgili analizi dünyada yazan ilk bizdik, 8 ay öncesinden. O günkü yazdığımız yazıyı tekrar bu linkimizden okursanız, aradaki bağlar daha iyi anlaşılabilir. Bu yazdıklarımız umarız olmaz, ama olma ihtimalini yüksek görüyoruz. Nerden görüyorsunuz diye sorabilirsiniz, cevaben şunu söyleriz: Dünyadaki hareketlenmeleri iyi izlerseniz, sonucun nereye gidebileceğini anlayabilirsiniz.

   Ayrıca analiz yazılarımızdan birinde küreselciler için 2028 yılının çok önemli bir yıl olacağından bahsetmiştik. Niçin önemli olduğunu bu linkten tekrar okuyabilirsiniz. Şimdi Bill Gates'in son açıklamasında geçen büyük fabrikalar yapmak lazım sözünü, küreselciler için önemli olan 2028 yılı ile birlikte düşünürsek, aklımıza şu soru geliyor. Acaba bu fabrikalar 2027 yıl sonu bitirilip, 2028 yılının başında mı hazır olacak ? Yani ileride büyük bir yapay salgın planları varsa, bu tarihte mi olacak ? Sorularımız çok dikkate değer olup, bizden sorması, takibi sizlerin olacaktır. 

   DÜNYADA OLABİLECEK YAPAY SALGINLAR, NASIL BİTİRİLEBİLİR ?

   Eğer birileri yapay bir salgın planlayıp ardından dünyaya yayıp, medyada korku haberleri ile insanları korkutmaya çalışırsa, bu ancak bir şekilde bitirilebilir. Oda tüm dünya insanlığının her şeyi araştırıp, bu salgını kimler çıkartmaya çalışıyorsa onlara karşı, sizler ne yapmaya çalışıyorsunuz diye sormaya başlarsa, bitebilir. Yoksa onların gözünü para hiç bir zaman doyurmaz. Korku ile insanlar üzerinden para kazanana dek, devam ederler. Şunu hiç bir zaman unutmayalım, en iyi ilaç moraldir. Morali bozulan insan, basit bir hastalıkta bile zor iyileşir. O yüzden moralimizi hiç bir zaman bozmayalım. 

   Ayrıca bir önemli konu da canı verende, alanda Allah C.C.'dir. Eğer bu dünyada ömrümüz bitti ise, hiç bir şey bizim yaşamamıza sebep olamaz. Veya ömrümüz varsa, hiç bir şey canımızı alamaz. Bu yüzden her zaman Allah'a şükredelim, sabredelim, dua edelim. Korku ile birileri dünyaya hakim olmak istiyorsa, onlara izin vermeyelim. Dünyanın tek sahibi Allah'tır, biz elimizden geleni yapalım, sonra tevekkül edelim.

   Yazımızın sonuna gelirken, dünyada yapay yollarla virüs çıkartmayı düşünenlere karşı, bir Hadis-i Şerif yazalım.

 Ebû Saîd (el-Hudrî) diyor ki, ''Resûlullah'ı (sav) şöyle derken işittim: 

''İçinizden biri bir kötülük görürse onu eliyle, buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle (ona karşı kin ve nefret beslesin). Bu ise  imanın asgarî gereğidir.''
(M177 Müslim, Îman, 78) 

   Hayat boyu sağlıklı, mutlu ve huzurlu kalmanız dileklerimizle, bir sonraki yazımızda görüşmek üzere herkese Saygılar...



Kaynaklar: wwwdiyanetgovtr, trcooltextcom, wwwpngwingcom 


3 Eylül 2021 Cuma

Neden Acaba ?

   Yıllardır gündemi takip edenler şu soruyu bazen kendilerine, bazen de başkalarına sormuşlardır. Niçin komşu ülkeler başka ülkelerin dediklerine inanırlar, Türkiye varken ?

   Evet çevremizdeki komşu ülkelerin, Türkiye ile komşuluk etmesini istemeyen ülkeler var dünyada. Bunun yanında Türkiye ile onları da korkutuyorlar. Böylece bir taş ile, iki kuş vuruyorlar. 

Harita
Harita Dünya

   Türkiye şöyledir, Türkiye böyledir, Türkiye sizi vurabilir, Türkiye toprağınızı alabilir gibi korkutmalar yaparak komşu ülkelere birileri neler mi yapıyor ? Bu korkutmaların hemen ardından ellerinde olan eski uçakları, gemileri vs.. satıyorlar. Kendileri ise yenilerini alıyorlar. Bir yandan da diğer komşu ülkelerde askeri üsler kuruyorlar, ha bire onlara eski model silah satıyorlar. Neden acaba komşularımız bunlara inanıyor, neden ?

   Soruyoruz, neden ? Bugüne kadar ne fayda verdi o ülkeler, komşu ülkelerimize ?

   Bir afet olayı olsa önce size en yakınınızdaki ülkemi gelir, yoksa  binlerce, on binlerce kilometre uzakta olan ülkeler mi ? 

   Niçin günü birlik düşünürler, niçin uzun vadeli düşünmezler ? Uzaklardan gelen ülkeler bugüne kadar sizlerin büyümesi için mi çalıştı, yoksa sizlere akıllar verip, ellerindeki eski teknoloji ürünlerimi sattılar ?

   Uzaktakiler işleri düşünce gelirler, işleri bitince giderler. Ama yakındaki ülkeler her zaman yan komşunuzdur. Bir Atasözümüz ne demiş, ''komşu komşunun külüne muhtaçtır''. Bunu niçin kabullenmek istemezler ?

   Bazı ülkelerin amacı, güçsüz bir Türkiye olsun. Dolayısı ile değişik terör örgütlerine destek verirler, bazı komşularımız da bunlara destek olurlar, neden ? O destek verdikleri örgütler bir gün gelip, kendilerine de sorun olacaklarını bilmezler mi ?

   Komşum güçlü ve zenginse, zor anımda bana yardımcı olacak diye huzurlu bir düşünceye sahip olacaklarına, bazıları neden tersini yapar ?

   Başka bir atasözümüzde derki, ''Komşuda pişer, bize de düşer''. Yani komşum bir şeyler kazanıyorsa, pozitif anlamda bir etkisi, bize de olabilir. Ama bunu ters anlayanlar olabiliyor, neden ?

   Birlikten kuvvet doğar, hele bu birliktelik komşularla olursa daha büyük olur. Bu durum rehber edinileceğine, niçin bazı komşularımız tersini rehber edinir, neden ?

   Çevremizdeki bazı ülkelere binlerce kilometre öteden gelip te sizlere huzur, demokrasi getireceğim diyenler 20 yılda acaba ne huzuru getirdiler ? Yoksa tam tersi karışık bir ülkemi bıraktılar, neden böyle yaparlar ?

   Dikkat ettiyseniz binlerce kilometre uzaktan gelenler, hep petrolün olduğu ülkelerdi. Bunlar bir tesadüf müydü, yoksa asıl niyetleri petrol müydü ? Komşularımız bunu neden görmek istemezler ?

   Ayrıca Türkiye hangi ülkeyle ilişkileri büyütmeye kalkarsa, ne tesadüf o ülkelerde birden iç isyanlar, darbe girişimleri, ekonomik ablukalar ve bunun gibi durumlar olmaya başlıyor, Neden acaba ?

   Akdeniz'e son zamanlarda uzaklardan gelen ülkeler, oraya komşu ülkeleri sevdikleri için mi geliyorlar, yoksa trilyonlarca metreküp doğalgaz için mi, neden geliyorlar ?

   Merak ediyoruz, komşularda petrol ve doğalgaz olmasa, uzaktan gelenler ne yapardı ? Bir gemi bile gönderirler miydi acaba ?

   Sonuç olarak bu olanlardan komşu ülkelerimiz mi kâr yaptı, yoksa binlerce öteden gelen ülkeler mi ? Neden bunun iyi bir analizini yapmıyorlar, komşularımız.

   Bu yazımızı genelde sorular yazarak bitiriyoruz, Neden, neden , neden ? Başka bir analiz yazımızda görüşmek dileğiyle herkese Saygılar...


Kaynaklar: google maps