19 Eylül 2021 Pazar

100 günde aşı fabrikaları, neyin habercisi ?

 Dünya salgın bir hastalık ile uğraşırken dünyanın doktoru ! olan Bill Gates, çok konuşulacak sözler söylemiş yine. Bill Gates'in sözleri şöyledir:

- Dünya Coronavirüsten sonraki yeni bir salgına hazır değil. Tek çözüm, tüm dünyaya yetecek kadar aşıyı 100 günde üretebilecek, devasa büyüklükte mRNA (mesajcı rna) fabrikaları kurmak.

   Bu söz bizlere göre sıradan söylenmiş bir söz değildir. Çok derin manaları ve bağlantıları olan bir sözdür. Kısaca bunlara analizlerimizle değinelim.

Büyük
Devasa Fabrikalar

   Önce en basitinden ticarette, bu söz ne anlama gelir, ona bakalım. Burada sözü edilen fabrikalar, çok büyük paralar (milyar dolarlar) demektir. Dolayısı ile bu kadar büyük para harcayacak olan bir yatırımcı, bu paranın 3-4 katını kazanacağına inanmadan, yatırım yapmaz. O zaman akla ilk şu soru gelir. Böyle büyük fabrikaları yapacak olan yatırımcı, nereden bir garanti aldı da, bu fabrikaları yapacak ? İlk önce bunun çok iyi irdelenmesi gerek. 

   Eğer virüs doğal bir yolla olmayacaksa, yatırımcı belki de ömrünün sonuna kadar para kazanamayacak. O zaman bu yatırımcının otomatik iflası demektir. Buna da hiç bir yatırımcı girmez. O zaman birileri yapay yollarla virüsler üretip, etrafa dağıtıp, insanlığın başına belamı edecek ? Doğal bir virüsün ne zaman olacağını kimse bilemez. Ama yapay bir virüsün ne zaman olacağını, onu planlayanlar bilir. Bu yüzden hem ticari, hem de sağlık açısından bu konu herkes tarafından tüm boyutlarıyla değerlendirilmelidir.

   Şahsen bizler, büyük fabrikalar yapılmalı sözünden sonra, bundan sonrasında bir salgın hastalık daha ortaya çıkarsa bunun yapay bir virüs olacağına %99 inanıyoruz ve tüm dünya toplumunu uyanık olmaya davet ediyoruz. 

   Ayrıca yakın bir zamanda Bill Gates, ineklere kafayı takmıştı. Buda basitten geçilecek bir konu değildir. Nasıl mı? Şöyle bir olasılık yazalım. Koronavirüsten sonraki bir zamanda inek ve benzeri eti yenilen hayvanlarda, bir virüs çıkıp (inek gribi, et gribi gibi isimlerle), sakın bu hayvanları yemeyin, yerseniz virüs size de bulaşır denilebilir ? Koronavirüsten çekinen dünya insanları, bu ineklerden de çekinip, et yemeyi bırakır mı ? Ondan sonra bol bol yapay etin reklamı yapılıp, milleti yapay et yemeye yönlendirmeye çalışabilirler. Buna şimdiden alışık ve uyanık olmanızı istiyoruz. 

   Burada bir taşla üç kuş vurma planları olabilir. Birinci kuş, insanları doğal etlerden uzaklaştırıp, yapay etlere yönlendirebilirler. İkinci kuş, doğal etlerden insanlara salgın virüsler bulaşıyor deyip, insanlara aşılar olun diyebilirler. Veya et yemeseniz bile inek ve benzeri hayvanlar virüs yayıyor, onları öldürün, ortadan kaldırın da diyebilirler. Üçüncü kuş planları ise tamamen dinimizde vacip olan, kurban ibadetine yöneliktir. Kurban ile ilgili analizi dünyada yazan ilk bizdik, 8 ay öncesinden. O günkü yazdığımız yazıyı tekrar bu linkimizden okursanız, aradaki bağlar daha iyi anlaşılabilir. Bu yazdıklarımız umarız olmaz, ama olma ihtimalini yüksek görüyoruz. Nerden görüyorsunuz diye sorabilirsiniz, cevaben şunu söyleriz: Dünyadaki hareketlenmeleri iyi izlerseniz, sonucun nereye gidebileceğini anlayabilirsiniz.

   Ayrıca analiz yazılarımızdan birinde küreselciler için 2028 yılının çok önemli bir yıl olacağından bahsetmiştik. Niçin önemli olduğunu bu linkten tekrar okuyabilirsiniz. Şimdi Bill Gates'in son açıklamasında geçen büyük fabrikalar yapmak lazım sözünü, küreselciler için önemli olan 2028 yılı ile birlikte düşünürsek, aklımıza şu soru geliyor. Acaba bu fabrikalar 2027 yıl sonu bitirilip, 2028 yılının başında mı hazır olacak ? Yani ileride büyük bir yapay salgın planları varsa, bu tarihte mi olacak ? Sorularımız çok dikkate değer olup, bizden sorması, takibi sizlerin olacaktır. 

   DÜNYADA OLABİLECEK YAPAY SALGINLAR, NASIL BİTİRİLEBİLİR ?

   Eğer birileri yapay bir salgın planlayıp ardından dünyaya yayıp, medyada korku haberleri ile insanları korkutmaya çalışırsa, bu ancak bir şekilde bitirilebilir. Oda tüm dünya insanlığının her şeyi araştırıp, bu salgını kimler çıkartmaya çalışıyorsa onlara karşı, sizler ne yapmaya çalışıyorsunuz diye sormaya başlarsa, bitebilir. Yoksa onların gözünü para hiç bir zaman doyurmaz. Korku ile insanlar üzerinden para kazanana dek, devam ederler. Şunu hiç bir zaman unutmayalım, en iyi ilaç moraldir. Morali bozulan insan, basit bir hastalıkta bile zor iyileşir. O yüzden moralimizi hiç bir zaman bozmayalım. 

   Ayrıca bir önemli konu da canı verende, alanda Allah C.C.'dir. Eğer bu dünyada ömrümüz bitti ise, hiç bir şey bizim yaşamamıza sebep olamaz. Veya ömrümüz varsa, hiç bir şey canımızı alamaz. Bu yüzden her zaman Allah'a şükredelim, sabredelim, dua edelim. Korku ile birileri dünyaya hakim olmak istiyorsa, onlara izin vermeyelim. Dünyanın tek sahibi Allah'tır, biz elimizden geleni yapalım, sonra tevekkül edelim.

   Yazımızın sonuna gelirken, dünyada yapay yollarla virüs çıkartmayı düşünenlere karşı, bir Hadis-i Şerif yazalım.

 Ebû Saîd (el-Hudrî) diyor ki, ''Resûlullah'ı (sav) şöyle derken işittim: 

''İçinizden biri bir kötülük görürse onu eliyle, buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle (ona karşı kin ve nefret beslesin). Bu ise  imanın asgarî gereğidir.''
(M177 Müslim, Îman, 78) 

   Hayat boyu sağlıklı, mutlu ve huzurlu kalmanız dileklerimizle, bir sonraki yazımızda görüşmek üzere herkese Saygılar...



Kaynaklar: wwwdiyanetgovtr, trcooltextcom, wwwpngwingcom 


3 Eylül 2021 Cuma

Neden Acaba ?

   Yıllardır gündemi takip edenler şu soruyu bazen kendilerine, bazen de başkalarına sormuşlardır. Niçin komşu ülkeler başka ülkelerin dediklerine inanırlar, Türkiye varken ?

   Evet çevremizdeki komşu ülkelerin, Türkiye ile komşuluk etmesini istemeyen ülkeler var dünyada. Bunun yanında Türkiye ile onları da korkutuyorlar. Böylece bir taş ile, iki kuş vuruyorlar. 

Harita
Harita Dünya

   Türkiye şöyledir, Türkiye böyledir, Türkiye sizi vurabilir, Türkiye toprağınızı alabilir gibi korkutmalar yaparak komşu ülkelere birileri neler mi yapıyor ? Bu korkutmaların hemen ardından ellerinde olan eski uçakları, gemileri vs.. satıyorlar. Kendileri ise yenilerini alıyorlar. Bir yandan da diğer komşu ülkelerde askeri üsler kuruyorlar, ha bire onlara eski model silah satıyorlar. Neden acaba komşularımız bunlara inanıyor, neden ?

   Soruyoruz, neden ? Bugüne kadar ne fayda verdi o ülkeler, komşu ülkelerimize ?

   Bir afet olayı olsa önce size en yakınınızdaki ülkemi gelir, yoksa  binlerce, on binlerce kilometre uzakta olan ülkeler mi ? 

   Niçin günü birlik düşünürler, niçin uzun vadeli düşünmezler ? Uzaklardan gelen ülkeler bugüne kadar sizlerin büyümesi için mi çalıştı, yoksa sizlere akıllar verip, ellerindeki eski teknoloji ürünlerimi sattılar ?

   Uzaktakiler işleri düşünce gelirler, işleri bitince giderler. Ama yakındaki ülkeler her zaman yan komşunuzdur. Bir Atasözümüz ne demiş, ''komşu komşunun külüne muhtaçtır''. Bunu niçin kabullenmek istemezler ?

   Bazı ülkelerin amacı, güçsüz bir Türkiye olsun. Dolayısı ile değişik terör örgütlerine destek verirler, bazı komşularımız da bunlara destek olurlar, neden ? O destek verdikleri örgütler bir gün gelip, kendilerine de sorun olacaklarını bilmezler mi ?

   Komşum güçlü ve zenginse, zor anımda bana yardımcı olacak diye huzurlu bir düşünceye sahip olacaklarına, bazıları neden tersini yapar ?

   Başka bir atasözümüzde derki, ''Komşuda pişer, bize de düşer''. Yani komşum bir şeyler kazanıyorsa, pozitif anlamda bir etkisi, bize de olabilir. Ama bunu ters anlayanlar olabiliyor, neden ?

   Birlikten kuvvet doğar, hele bu birliktelik komşularla olursa daha büyük olur. Bu durum rehber edinileceğine, niçin bazı komşularımız tersini rehber edinir, neden ?

   Çevremizdeki bazı ülkelere binlerce kilometre öteden gelip te sizlere huzur, demokrasi getireceğim diyenler 20 yılda acaba ne huzuru getirdiler ? Yoksa tam tersi karışık bir ülkemi bıraktılar, neden böyle yaparlar ?

   Dikkat ettiyseniz binlerce kilometre uzaktan gelenler, hep petrolün olduğu ülkelerdi. Bunlar bir tesadüf müydü, yoksa asıl niyetleri petrol müydü ? Komşularımız bunu neden görmek istemezler ?

   Ayrıca Türkiye hangi ülkeyle ilişkileri büyütmeye kalkarsa, ne tesadüf o ülkelerde birden iç isyanlar, darbe girişimleri, ekonomik ablukalar ve bunun gibi durumlar olmaya başlıyor, Neden acaba ?

   Akdeniz'e son zamanlarda uzaklardan gelen ülkeler, oraya komşu ülkeleri sevdikleri için mi geliyorlar, yoksa trilyonlarca metreküp doğalgaz için mi, neden geliyorlar ?

   Merak ediyoruz, komşularda petrol ve doğalgaz olmasa, uzaktan gelenler ne yapardı ? Bir gemi bile gönderirler miydi acaba ?

   Sonuç olarak bu olanlardan komşu ülkelerimiz mi kâr yaptı, yoksa binlerce öteden gelen ülkeler mi ? Neden bunun iyi bir analizini yapmıyorlar, komşularımız.

   Bu yazımızı genelde sorular yazarak bitiriyoruz, Neden, neden , neden ? Başka bir analiz yazımızda görüşmek dileğiyle herkese Saygılar...


Kaynaklar: google maps

28 Ağustos 2021 Cumartesi

30 Ağustos Zafer Bayramı

   19 Mayıs'ta başlayan Kurtuluş Savaşı mücadelesinin dönüm noktası Büyük Taarruz'dur. Bu taarruz için aylarca planlar ve hazırlıklar yapıldı. Büyük Taarruzun en önemli aşaması ise 30 Ağustos 1922'de kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'dir. Taarruz'un sonunda Yunan kuvvetleri dağıtılarak, kaçtı. Bu kaçmaları İzmir'de denize dökülmelerine kadar sürmüştür. Savaş'ta binlerce vatan evladı şehit düşmüştür, bu yüzden şehitlerimize çok borcumuz vardır, hiç bir zaman onları unutmayalım, dualarımızdan eksik etmeyelim. 

Bayram
Zafer Bayram

Savaşla ilgili bazı notlar şöyledir;

- Savaşa hazırlık zamanında ordularımız gece yürüyüp, gündüz dinlendiler.Çünkü gündüz Yunan uçakları keşif yapıyordu.
- Orduların Asker sayısı birbirine yakındı. Ama makineli tüfek, uçak, top ve motorlu araçlarda Yunan ordusu önde idi. Kılıçta ise Türk ordusu üstün idi. 
- Savaşta 186.000 askerimiz emir bekliyordu. Bu emir 26 Ağustos 1922 sabahı geldi, topçu atışları başladı.
- Çiğiltepe ele geçirildi
- 30 Ağustos'da Yunan ordusu Dumlupınar'da kuşatıldı. Yunan komutan savaşı İzmir'den, Mustafa Kemal Paşa ise direkt Dumlupınar'dan yönetti. Bu yüzden savaşa ''Başkomutanlık Meydan Muharebesi'' adı verilmiştir.

Zafer
Harita

Zafer
Siper



Zafer Bayramı
Harita


Asker
Cephe



Mustafa Kemal Paşa, düşmanın kaçtığını görünce şu tarihi emrini askerlerine verdi;

''Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir. İleri!..''

   Böylece savaş devam edip 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir düşmandan kurtulmuştur. Daha sonra da Cumhuriyet ilan edilmiştir.

Bayram
Zafer

   Geleceğin büyükleri, şimdinin küçükleri olan Gençler. Bu Vatan hiç kolay kazanılmadı, kolay yurt edinilmedi. Her zamanda düşmanların gözü Vatanımızın üzerindedir. Bu yüzden tarihimizi hiç bir zaman unutmamalıyız, geçmişimize sahip çıkmalıyız. Geleceğe büyük düşünerek yürümeliyiz. Gelecek sizlerindir, daha büyük bir Türkiye için görüşmek üzere saygıyla kalın...





Kaynaklar; wwwtrthaber.com, www.kulturportaligovtr,

25 Ağustos 2021 Çarşamba

26 Ağustos Malazgirt Zaferi


   Yüzyıllar boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan Anadolu 26 Ağustos 1071' de kapılarını, Muş ilinin Malazgirt ilçesinin yakınlarında Selçuklu İmparatorluğu ve Doğu Roma (Bizans) İmparatorlukları arasında yapılan Malazgirt Zaferi'yle, Türkler'e açmıştır. Bu zaferle Türkler atlı-göçebe kültüründen, yerleşik şehir kültürüne geçişi yavaş yavaş başlatmıştır.

   Bizim için çok önemi olan Malazgirt Zaferi'nin öncesinde, zafer sırasında ve sonrasında neler olduğuna teker teker bakalım.

Malazgirt Zaferi

   Bizans en parlak dönemini 2. Bazil ile yaşamıştır.Bazil’in 1025 yılında ölümü ile bu parlak dönem kapanacaktır. Bu dönemde devlet, mali ve askeri yönden hem güçlüydü, hem de devlet adamları ve kumandanları başarılı idi.

   Zamanın bir numaralı devleti haline gelen Bizans, Bazil’in ölümü ve varis bırakmaması nedeniyle yerine geçen kardeşi 8.Konstantin ile geriye gitti. Kardeşi 3 yıl içinde sistemi adeta yerle bir etti. Konstantin eğlence düşkünü biriydi, israfı severdi. Bu yüzden maaşlı askerlerden oluşan orduyu ihmal etti.

   Bizanslılar sürekli baskı altındaydı. Selçuklular’a bağlı Türkler tarafından doğudan, Peçenek ve Kuman Oğuz Türkleri ile de batı tarafından.

   Dandanakan Savaşı 1040 ile Selçuklular daha da güçlendi. Savaştan sonra sınırlarını batıya doğru genişletmek için karar aldılar. Anadolu’nun artık bir Türk yurdu olmasını isteyen Selçuklular, bunu başarmak için Anadolu’nun iç taraflarına akınlar yapmaya başladılar, buralar Bizans hakimiyetinde idi.

   İmparator 10. Konstantinos Dukas’ın 1067 yılında ölmesiyle beraber çocuklarını temsilen tahta, karısı Eudokia geçti. Sonraları yönetim baskılarına dayanamayıp, General Romen Diyojen ile evlendi ve tahtı ona bıraktı. Diyojen’in ilk hedefi Selçuklular’a karşı savaşmaktı.

   Bizans ordusunun Malazgirt’te sol tarafında Rumeli kuvvetleri, sağ tarafında ise Uz askerleri bulunuyordu. Hattın merkezinde ise Romen Diyojen vardı. Arkadaki kuvvetlere ise Romen Diyojen’in üvey oğlu olan Andronikos komutanlık ediyordu. 

   Selçuklu Sultanı Alparslan’ın ordusunda ise sadece Müslüman Oğuz Türkleri’nden oluşan 50.000 kişilik ordu vardı. Bu orduda 40.000 atlı, iyi silah kuşanmış 4.000 hassa askeri ve gönüllü askerler vardı.Sayı olarak ordu küçüktü ama komutanları çok tecrübeliydi. Kumandanlar şunlardı; Süleyman Şah, Bozan, Sanduk, Altuntaş, Çavlı, Savatekin, Mengücek, Afşin, Atsız, Porsuk, Danişmend, Gevherayin, Aksungur, Çavuldur, Artuk, Saltuk

Zafer
Malazgirt Zaferi
   Halep’ten gelen Türk ordusu ile İstanbul’dan ilerleyen Bizans ordusu, Malazgirt yakınlarında 26 Ağustos Cuma günü, karşı karşıya geldi. Sultan Alparslan, savaş başlamadan evvel karşı tarafa barış teklifinde bulundu ama Romen Diyojen kabul etmedi.

   Malazgirt Ovası’nda namaz kılındı, sonra Alparslan askerlerini toplayıp vasiyette bulundu. Vasiyetinde eğer şehit olursam, giydiğim beyaz elbise kefenim olsun. Nefsimi Allah’ın yoluna adadım. Benim için şehadet de, muzaffer olmakta ebedi bir mutluluktur. Eğer zaferi kazanırsak, İstikbal bizimdir.

   Savaş yaklaşık 14:00 gibi başladı. Türk okçuları, Bizans ordusuna oklar atmaya başladı. Bizans’taki paralı asker olan Müslüman olmamış Türklerden Uzlar ve Peçenekler, savaşın başında Alparslan’ın tarafına geçtiler.

   Savaş esnasında Alparslan askeri dehasını kullanarak hilal taktiği için ordusunun belli kısmını pusulara yerleştirdi. Kendisi merkezde kalıp, savaşmaya başladı.

Plan
Hilal
   Sultan Alparslan’ın hazırladığı savaş planı ile Türkler hilal taktiğini yapmaya başladı. Bu taktikte merkezde bulunan askerler yavaş yavaş geri çekilmeye başladı. Diyojen ise Türkler savaştan kaçtı zannederek ordusunu ileri sürdü. Bu esnada pusuda bekleyen Türk kuvetleri, harekete geçerek Bizans ordusunu çember içine aldı. Geride kalan destek ordusu ise kaçtı. Ermeniler’de Bizans saflarını terk edince, Bizans ordusu dağıldı. 

   Savaş akşama kadar hızla devam etti. Bizans ordusunun çoğu kılıçtan geçirildi, rütbeli generalleri esir alındı, İmparator Romen Diyojen’de esir alınanlar arasındaydı.

Alparslan
Sultan Alparslan
   Esir olan Diyojen kötü bir muameleyle karşılaşmadı. Savaş sonunda bir anlaşma yapılıp 1,5 milyon altını Osmanlılar’a verecekti. Ayrıca Bizans Devleti’de her yıl Selçuklular’a 360.000 altın ödeyecekti. Diğer bir madde ise Bizans’ın elinde bulunan Müslüman esirlerin serbest bırakılması olacaktı.

   Bu zafer, Türk Tarihi açısından çok önemlidir. Zaferin peşinden Bizans güç kaybederek, Türk Beyleri Anadolu’nun batı kıyılarına  kadar ulaşıp, yerleşti. Sonrasında beylikler güçlendi. Bunlardan biri olan Osmanlı Beyliği, ileride 3 kıtaya hükmeden bir İmparatorluğa dönüştü. 

   Bizans’ta yenilginin ardından Diyojen tahttan indirildi. Bunu öğrendiğinde ise ordudan kalan askerleri ile harekete geçip, çatışmaya girdi, kaybetti. Bu yenilgiyle Kilikya’da ufak bir kaleye çekildi, sonra teslim oldu. Diyojen’in gözlerine mil çektiler. Sonra Kınalıada’daki bir manastıra kapattılar ve birkaç gün sonra yaraları yüzünden öldü.

   Romen Diyojen’in yerine geçen 7.Mikhail, Alparslan’la yapılan anlaşmayı tanımadı. Bunun üzerine Alparslan Türk Beylerine, Anadolu’yu fethetmeleri için emir gönderdi. Bu emirleri alan Beyler, Ege ve Marmara kıyılarına kadar, direnişle karşılaşmadan ilerlediler. Buraları yurt edinmek için fetheden Türkler, buralarda bir çok beylikler kurdular. Zamanla Anadolu göçlerle dolarak, tam bir Türk yurdu haline geldi. Böylece üç kıtada hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan tarihi süreç başlamış oldu.

   Sultan Alparslan son seferini ise Karahanlılar üzerine gerçekleştirdi. Eylül 1072’de yola çıkan 200.000 kişilik ordunun yine en önündeydi. Barzam Kalesi’ni aldıktan sonra kale kumandanı Yusuf Harizmi’yi huzuruna çağırdı. Yusuf Harizmi, sakladığı hançerle Sultan Alparslan’ı ağır şekilde yaraladı. Alparslan, dört gün boyunca yarası ile mücadele etti. Hayatını kaybettiği gün takvimler 24 Kasım 1072’yi gösteriyordu. Büyük sultanın cenazesi, Türkmenistan’daki Merv şehrine defnedildi.

Ovası
Malazgirt Ovası

   Dünya'ya 600 yıl hükmeden Osmanlı'nın kuruluşunun adımları, büyük Malazgirt Zaferi ile başlamıştır. Bu zaferi şimdiki gençlere ne kadar iyi anlatabilirsek, gelecek nesillerin  hedefleri o şuurla çok daha ileriye gider. Malazgirt Zaferi'nin 1.000 yılına az kaldı. Ömür yeterse, o yılları sağlık ve sıhhat içinde birlikte görmek dileğiyle...

Zafer
Malazgirt




Kaynaklar; wwwmusgovtr, interaktiftrthabercom, derstarihcom, aacomtr

20 Ağustos 2021 Cuma

Garip Ayakkabılar, Farklı Olmak İsteyenlere

   Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz ayakkabılarımızla... Hayatımızda çok önemli yeri olan, bize her mevsimde yardımcı olan ayakkabılarımızın modası artık öyle çok hızlı gidiyor ki, bazen yolda yürürken tarzı ile çok farklı bir ayakkabı görmemeniz elde değil. Böyle bir ayakkabı görünce, o zaman aklınızdan acaba neler geçiyor. Mesela şunları düşünüyor olabilir misiniz, bu ayakkabıyı giyersem çok dikkat çeker miyim, yoksa herkes çok mu beğenir, yada bunu yapan modacı nasıl tasarım düşünerek bunu tasarlamıştır ? Bu sorular aklımızda hemen oluşabilir, cevabı ise düşüncelerde kalır.

   Şimdi tasarımcılarla ilgili biraz empati yapalım ve bizde farklı düşünelim, acaba nasıl bir ayakkabı yapılırsa, nasıl bir tepkiler olur ? Aklımıza gelen bazı garip ayakkabı önerileri şunlar olabilir;

- Havada uçuran ayakkabı
- İçi çivi dolu ayakkabı
- Güneşin ısı derecesine göre renkten renge giren ayakkabı
- Yağmur yağınca şişen ayakkabı
- Kar yağınca topukları büyüyen ayakkabı
- Çelik gibi sağlam ama bir o kadarda hafif ayakkabı

   İnsan biraz düşününce bir çok farklı tasarımlar bulabiliyor.Yukarıdaki örnekler bize baya uçuk gelebilir, ama neden olmasın, değil mi ? Birinci Adres sizlere fikir sunar, karar sizlerin olur.

   Hayata ilk adımlarımız küçük bir ayakkabı ile başlayıp, zamanla numarası büyüyen ayakkbılarla devam etmektedir. Aslında ayakkabılarımız bize hayatımızın bir özetidir. Ayakkabı numarası büyüyünce insanlar büyür. Ayakkabılarımıza bakarak, hayatın neresinde olduğumuzu çok kolay anlarız. Hayatta her zaman mutlu kalmanız dileklerimizle

Women Shoes
Farklı Ayakkabı

Ayakkabı
Women Shoes Different

Ayakkabı
Arı Peteği Gibi Ayakkabı

Men
Dikenli Ayakkabı Erkek

Women Shoes
Garip Ayakkabı

Bayan
Çok Farklı Ayakkabı

Different Ayakkabı
Women Shoes

Women Different
Special Shoes



Kaynaklar;  radikalcomtr, geyikcomtr, sabahcomtr,  milliyetcomtr, potukscom, trenduscom

16 Temmuz 2021 Cuma

Kurban Bayramı

   Kurban, sözlük anlamı yaklaşmak olup dini anlamı ise Allah. C.C'e yaklaşmak ve onun rızasını kazanmak için ibadet maksadıyla belirli bir vakitte ve belirli şartları taşıyan hayvanı kesmektir. Buna Udhiyye'de denilir. Bugün bayramın habercisi olan Arefe Günü, yarın ise Bayram. Kurban kesmek bizim mezhebimizde Vacip olup, Peygamber Efendimiz hicretin ikinci yılından vefat edene kadar kurban kesmiştir.

Eid Al Adha
Kurban Bayram

   Kurban ile toplumda yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik artar, zengin kişiler malını başkalarıyla paylaşma duygusuna kavuşur, onu cimrilik hastalığından korur. Fakir kişiler ise yapılan yardımlarla Allah C.C.'e daha fazla şükreder ve onları karamsarlığa kapılmasından kurtarır. Kurban Bayramı bizlere Hz. İbrahim (as)'ın ve oğlu Hz.İsmail (as)'ın Allah'a olan teslimiyetini hatırlatır. 

  Kurban ile ilgili bazı ayet ve hadisler şöyledir;
- Onların (O kurbanların) ne etleri Allah'a ulaşır, ne de kanları; O'na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır. (Hac suresi)  
- Resulullah'ın (sav) ashabı, ''Ey Allah'ın Resulü! Bu kurbanlar nedir ? Dediler. Resulullah, ''Babanız İbrahim'in sünnetidir.'' Diye cevap verdi. Sahabe, ''Peki, bu kurbanlardan dolayı bize ne kadar sevap var?'' diye sorunca Resul-i Ekrem, ''Her kıla karşılık bir sevap'', buyurdu. Sahâbe, ''Ya yünlü (koyun-keçi) olursa? Deyince Resulullah (sav), ''Yünden de her bir kıla karşılık bir sevap vardır.'' cevabını verdi. (İbn Mâce, Edâhi, 3; İbn Hanbel, IV, 368.)  

   Kurban Kimlere Vaciptir ?
   Müslüman olup hür, akıllı ve ergenlik çağına gelmiş olan zenginlere vaciptir. Buradaki zenginlik ailesi ve evinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayıp, borcu olmayan ve kurban günlerinde kurban alacak kadar parası olan kişilere denir. Ödeme imkanı olmayıp, borçlanarak kurban kesilmez. Kısaca ihtiyaç ve borçlarından hariç 80.18 gram altını (20 miskal) veya eşyaya sahip olan herkese vacibtir. Malın veya paranın üzerinden 1 yıl geçmesi gerekir gibi bir şart yoktur kurbanda.

   Kurban Hangi Günlerde Kesilir?
   Kurban kesme işlemi Bayram Namazından sonra başlayıp, bayramın üçüncü günün akşamına kadar kesilir, bunun dışında kesilmez. Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir ama gündüz kesilmesi daha uygundur. 
   Kurban namazı diye bir namaz yoktur. Kurban kesenler böyle bir ibadeti yapma imkanına kavuştuğu için, Allah'ın verdiği nimete şükür olarak, iki rekat nafile namaz kılabilir.

   Teşrik Tekbirleri Ne Zaman Yapılır ?
   Teşrik tekbirleri toplam 23 tane olup, arefe günü sabah namazı ile  başlar, bayramın dördüncü günü ikindi namazı ile biter. Teşrik tekbiri farz namazları kıldıktan sonra söylenir, vaciptir. Teşrik tekbiri şöyledir; 
Allahu Ekber, Allahu Ekber. La İlahe İllallahu Vallahu Ekber. Allahu Ekber ve Lillah'il Hamd.

   Hangi Hayvanlar Kurban Olur ?
   Koyun, koç, keçi, inek, tosun, manda ve deveden kurban olur. Koyun, koç ve keçiler 1 yaşını doldurmuş olmalı veya koyun 6 ayını tamamladığı halde, 1 yaşını doldurmuş gibi gösterişli olmalı. Keçi ise kesinlikle 1 yaşını doldurmuş olmalıdır. İnek, tosun ve mandalar 2 yaşını doldurup, dişi kapak atmalı. Develer 5 yaşını doldurmuş olmalıdır.  

İnek Deve

  Hangi Hayvanlar Kurban Olamaz ?
- Kesileceği yere yürüyemiyecek kadar topal olanlar
- Bir veya iki gözü kör olanlar
- Bir veya iki kulağı boyuna kesik olanlar
- Boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık olanlar 
- Çoğu dişi çürük olanlar
- Kuyruğunun yarıdan çoğu kesik olanlar
- Çok zayıf olanlar
- Ölmek üzere hasta olan

   Hangi Hayvanların Kusurları Kurban Olmaya Engel Değildir ?
- Kesileceği yere yürüyecek kadar topal olanlar
- Kulak kepçesinin delik olması
- Ağızında bir kaç dişin eksik olması

   Hayvanlarda Hisse Durumu Nasıl Olur?
   Koyun, koç ve keçiyi yalnız bir kişi kesebilir, diğerleri ise 7 hisseye kadar kesilebilir. Burada hissedarlar Müslüman olup, Kurban niyeti ile hisseye girmelidirler, et alma niyeti ile giren olursa,  hayvanın tamamı, kurban sayılmaz. Hisseler eşit şekilde tartılmalıdır.

  Hangi Durumlar Kurbana Eziyettir ?
- Bıçağın kör olması
- Hayvanı çekip sürükleyerek getirmek
- Kellesini koparmak
- Canı çıkmadan yüzmeye başlamak 

   Kurbanın Eti Nasıl Dağıtılır ?
   Kesilen kurban büyükbaş ise önce hissedarlara eşit şekilde tartılarak ayrılır. Sonra herkes birbiri ile helalleşip numaralandırılıp, kura çekilir. Kura sonucunda herkes kendine çıkan hisseyi alır. Hissesini alan kurban sahibi, aldığı kurban etinin 1/3 ünü çevresindeki fakirlere dağıtır, 1/3 ünü bayramda gelen misafirlerine yedirir, 1/3 ünü ise evine saklar.

  Kurban bayramı dışında kesilen başka kurbanlarda vardır, bunlar;
- Akika Kurbanı; Yeni çocuk doğduğunda, şükür için kesilen kurbandır
- Adak Kurbanı; Bir niyetle adak adayan kişinin, kestirdiği kurbandır
- Şükür Kurbanı; Bir kişi adak adamayıp ta, istediği bir şey olunca, şükür amaçlı kestiği kurbandır. 

   Kurban kesmek için alınan kurban eğer, bayramdan önce ölürse ne olur ?
   Bu durumda 2 türlü yol vardır. Eğer kesecek kişi zengin ise yenisini alıp, keserek, vacibi yerine getirmeli. Eğer kesecek kişi zengin değilse yenisini almasına gerek yoktur.

Kurbanın derisi hayr yapılmalıdır, para ile satılamaz veya evde seccade yapılabilir.

   Bir Kurban Bayramına daha şükürler olsun ki bu yazıyı okuyan herkes kavuştu. Bir sene sonraki Mübarek Kurban Bayramına hep birlikte, ailenizle, sağlık ve huzur içinde kavuşmak dileklerimizle... 

Eid Al Adha


Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr, wwwislamveihsancom, wwwhuzursayfasicom

13 Temmuz 2021 Salı

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

   Büyük Millet ve Devletlerin olmazsa olmaz birinci kuralı İstiklal ve İstikbal'idir. Bağımsız olamayan Devletlerin geleceği de çok parlak olamaz. Türkiye konum olarak Dünya'da çok iyi bir yerdedir, bu yüzden iç ve dış düşmanları her zaman vardır. Çünkü Büyük Türkiye olmasını isteyemeyen dış güçler, dışarıdan ve içerideki işbirlikçileri ile her türlü oyunları kurmaktadırlar. Bizlere düşen görev ise her zaman uyanık olmalı ve çok çalışmalıyız.

Millet
Vatan

   18 Mart Çanakkale, 19 Mayıs Samsun bu tarihler Türkiye halkının Vatanı için Canını hiç düşünmeden feda edeceğinin gösterdiği zamanlardır. Vatan olmazsa gerisinin ne önemi vardır diyen halkımız, gözünü hiç kırpmamıştır. Vatanımızı zamanında yıkamayan dış güçler, kendilerine farklı yollar bulmuştur. Bunun da en bariz örneklerini 1980 den sonraki olaylara bakarsak, daha iyi görebiliyoruz. 1980 yılında Türkiye içinde halkı birbirine düşürtüp, askeri darbe yaptırtmışlardır. Daha sonra da bir çok terör örgütleri Türkiye'ye musallat edilmiştir. Bu örgütler kimi zaman dağda, kimi zaman ise şehirlerde normal vatandaş gibi aramızda olmuşlardır, milletin duygularını istismar edip, Türkiye'nin bütünlüğünü bozmaya çalışmışlardır. Bunun en bariz son örneği, 15 Temmuz 2016 yılında Fetö terör örgütü tarafından yapılmaya çalışılmıştır.


   Türkiye'yi içten yıkamayan dış güçler uzun vadeli planlar yapmayı akıllarına koymuşlardır, yıllar öncesinden. Yaklaşık 40 yıl öncesinden plan yapan dış güçler Fetö denen terör örgütünü, manevi duygularımızı suistimal ederek, içimize sızdırmışlardır. Eğitim adı altında öğrenci yetiştiriyoruz deyip, milletin paralarını alıp, genç beyinlerini ise Türkiye'ye karşı yetiştirmişlerdir. Tüm bunların sonunda 15 Temmuz gecesi bir ihanet darbe girişimi yapmaya kalkmışlardır.

Demokrasi
15 Temmuz 2016

  15 Temmuz Gecesi ve 16 Temmuz Sabahında Neler Oldu Kısaca;

- Saat 22:00 sıralarında Genelkurmay'da silah sesleri duyuldu ve bir helikopterden millete ateş edildi
- İstanbul'da köprünün 1 tarafı geçişe kapatıldı
- Saat 23:05 civarı Başbakan Binali Yıldırım telefona bağlanarak, bir kalkışma girişiminin olduğunu ve izin verilmeyeceğini halka bildirdi
- Saat 24:00 de Güvenlik Kaynakları askeri kalkışmanın ordu içindeki Fetullahçı terör örgütü tarafından yapılmaya çalışıldığını bildirdi.
- Saat 00:13 'de Trt de bildiri okuttular
- Saat 00:26 'da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan televizyona bağlanarak, halkı sokaklara davet etti
- Saat 01:01 de Ankara Emniyet Müdürlüğü savaş uçakları ve helikopterlerin saldırısına uğradı
- Saat 01:43 'de Sayın Erdoğan Dalaman'dan Atatürk Havalimanı'na doğru hareket etti
- Saat 02:00 darbeye kalkışan askerler tutuklanmaya başladı
- Saat 02:20 darbeci askerler Gölbaşı Özel Harekat Binasını ve Türksat'ı hedef aldılar
- Saat 02:30 Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne girmeye çalışan 13 asker gözaltına alındı
- Saat 02:42 de Meclis'e bomba atıldı, bazı polisler yaralandı
- Saat 03:00 Trt normal yayınına döndü, darbeci askerler gözaltına alındı
- Saat 03:20 Sayın Erdoğan İstanbul Havaalanı'na indi
- Saat 04:00 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı gözaltı kararı verdi
- Saat 06:30 Türksat'ı bombalayan helikopter Gölbaşı'nda düşürüldü
- Saat 06:52 Genelkurmay Başkanlığı'na vekaleten 1. Ordu komutanı Orgeneral Ümit Dündar atandı
- Saat 07:28 de 3. harekat kurmay başkanı tuğgeneral ekrem çağlar Erzincan'da gözaltına alındı
- Saat 07:50 de İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından 29 albay, 5 general görevden alındı
- Saat 08:17 de Ege ordu komutanlığı kurmay başkanı memduh hakbilen İzmir'de gözaltına alındı
- Saat 08:32 Asker Ankara Akıncı komutanlığına operasyon düzenleyerek Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı kurtardı
- Saat 08:36 Jandarma Genel Komutanlığı, Özel Harekat Polisleri tarafından ele geçirildi
- Saat 09:40 Hava kuvvetleri komutanı akın öztürk ve eğitim komutanı korgeneral metin iyidil hakkında vatana ihanet suçundan işlem başlatıldı
- Saat 10:07 Genelkurmay başkanlığındaki 700 tane er ve erbaş teslim alındı
- Daha sonra gerekli tutuklamalar başladı, Hsyk  2.745 hakim ve savcıyı görevden aldı

istanbul
15 Temmuz 2016
  Teknik olarak yapılanlar bunlardır.. Peki ya Vatan için gözünü kırpmadan meydanlara inen Cesur Yürekli Vatandaşlarımız Ne Kahramanlıklar Yaptı ?

- Ömer Halis Demir Özel Kuvvetler Komutanlığı Karargahını ele geçirmeye çalışan Semih Terziyi öldürdü
- F 4 ve F 16 uçaklarından kaçmadı
- Türksat'ta şehit olan 2 görevli, darbecilere yanlış anteni vurdurdu, böylece Sayın Erdoğan'ın yaptığı çağrı Ulusal Kanallarda yayınlandı
- Tankların önüne yattı
- Hava Kuvvetleri Komutanı Sayın Orgeneral Abidin Ünal, Hava Harekat Merkezi'nin kapatılması talimatını verdi
- Kamyonlarla tankların kışlalardan çıkışına izin vermedi
- Eskişehir'den kalkan uçaklar Ankara'ya ulaştığında Akıncı pistini bombaladı, böylece buradaki pist kullanılamayıp, uçaklar kalkamadı 
- Helikopterden açılan ateşlere göğsünü siper etti
- Tankların egzozlarına gömlek tıkadı
- Ateş açan silahlara karşı dimdik yürüdü
- Uçakların kalkmaması için çiftçilerimiz tarlada bulunan saman balyalarını ve araba lastiklerini yaktı
- Parke taşlarını tankın paletlerinin dişlileri arasına yerleştirdi
- Selalar okundu, şükür namazları kılındı
- Gece sabaha kadar uyumadı

istanbul
15 Temmuz
   Darbe yapmaya kalkanlara sorumuz var, darbeyi yapıp başarılı olsaydınız bu Vatanı size kaç gün bırakırdı dış güçler ?  Hiç bunu düşündünüz mü ? Belki 3-5 ay size güllük gülistanlık bir hayat sunardılar, sonra ise bir bahane ile sizleri toplayıp, içeri atarlar veya öldürürler di dış güçler.

istanbul
15 Temmuz 2016
   Ayrıca Irak'ta, Suriye'de olanları hiç mi görmediniz ?  Ne oldu oralar da, kendi ülkelerinden başka nerdeyse 10 ülkeden askerler dolanıyor etrafta, nerede İSTİKLAL, nerede sizin İSTİKBAL'iniz ? Ya da Mısır'ı hiç mi seyretmediniz, birileri Mısır'da darbe yaptıda ne oldu, halkı refahamı kavuştu  yoksa halk sıkıntı içinde mi ? Mısır şu an Imf'den borç alıyor, bunu duydunuz mu  hiç ? Bir ülke ticaret yapmadan hazır para alarak borçlanıyorsa, İstikbal'i nasıl olur sizce ?

   Şunu hiç kimse unutmasın, YAŞADIĞIMIZ VATAN Dünya'da 1 tanedir ve eşi benzeri yoktur. Bu Vatanımız o kadar önemli yerdedir ki tüm dış güçler yüzyıllarca bizi bölmek için çalışmaktadır, ama başaramadılar, BAŞARAMAYACAKLAR. Çünkü bu kutsal vatanımızı koruyan Dünya'da çok güçlü silah vardır, bazıları bu silahın ne olduğunu anlayana kadar, kıyamet vakti gelir. Nedir mi o silah ? Tâbi ki ''MAZLUMLARIN DUASI''


   Sadece bu Fetö terör örgütü değil, bunun gibi onlarca başka örgütün Türkiye üzerinde yapmaya çalıştıkları planlar var. Hepsi birbirinden ayrı gözükmeye çalışsa bile, hepsinin baş ucu bir yerlerden yönetilmektedir.

   Türkiye konum olarak Dünya'da çok iyi yerdedir ve tüm Dünya mazlumlarının sesidir. Bu yüzden bizlere çok büyük görevler düşüyor, bizler birlik olup ülkemizi ne kadar büyütürsek, Dünya mazlumlarının sığınacağı liman oluruz. Eğer bizler kendi içimizde birlik olmayıp, zayıf düşersek, dünya mazlumları da zayıflar. Fazla değil son 30 seneyi düşünün, dünyada hangi mazlumlara neler yapıldı ? Bu yüzden bizim keyfimiz nasıl olsa iyi, başkaları bizim umurumuz da değil diyemeyiz. Çünkü hepimizi yaratan Yüce Allah, bizleri Dünya'da büyük sınavlara tâbi tutuyor. Önemli olan bu sınavları başarı ile geçeebilmemizdir, yoksa dünyada yaşamamızın ne anlamı var ?  Herkesin birlik ve kardeşlik ruhu ile ülkemizi büyütüp, dünya mazlumlarına sahip çıkarak, öbür âleme iyi bir sınavla gitmeniz dileklerimizle...

15 Temmuz
Vatan

Kaynaklar: https://www.tccb.gov.tr/assets/dosya/15Temmuz/15temmuz_tr.pdf, wwwyoutubecom,wwwebagovtr, turkiyegazetesicomtr,