3 Aralık 2022 Cumartesi

Göbeklitepe, Tarihin Sıfır Noktası

 

   Tarihin sıfır noktası, 12000 yıl öncesi, Dünyanın İlk Tapınağı...

   Günümüzden binlerce yıl öncesine tarihlenen, henüz avcı ve toplayıcı tarzda yaşam süren insanların oluşturduğu bir inanç merkezi, Göbeklitepe. Burası Şanlıurfa'nın 20 kilometre kuzeydoğusundaki Örencik Köyü yakınlarında, yaklaşık 300 metre çapında ve 15 metre yüksekliğinde geniş görüş alanına hâkim bir konumda yer  almaktadır.

Göbeklitepe
Göbeklitepe

   Burada çapları 30 metreyi bulan yaklaşık 20 yuvarlak ve oval yapının ortasında 2 adet ''T'' biçimli, 5 metre yüksekliğinde, kireçtaşından bağımsız sütun yer almaktadır. Yapıların iç duvarlarında da küçük sütunlar yer almaktadır.

   İnsanların avcı toplayıcı olarak yaşamını sürdürdüğü bir dönemde, henüz yerleşik hayata geçmemiş avcı, toplayıcı yaşam süren insanların, hiçbir alet ve makine kullanmadan çakmak taşlarıyla, sadece insan gücüne dayalı olarak ileri düzeyde mimarlık gerektiren tapınaklar inşa etmesi, tüm dünyada şaşkınlıklar yaratmıştır.

   Tarih öncesi insanların inanç dünyalarını yansıtan, animist figürler ile zenginleştirilmiş tapınaklar Göbeklitepe'yi arkeoloji tarihinin en önemli keşiflerinden biri olmasını sağlamıştır.

   Burası Malta'da bulunan tapınaktan yaklaşık 6500 yıl, İngiltere'de bulunan Stonehenge'den yaklaşık 7000 yıl ve Mısır Piramitleri'nden ise yaklaşık 7500 yıl daha önce inşa edilmesiyle tüm dikkatleri üzerine çekmiştir. Ayrıca alanda bulunan dikili taşlar çok belirgin bir şekilde, insanı sembolize etmektedir.

   Göbeklitepe, yıllardır tarih derslerinde öğretilen ''göçebe toplulukların tarımı öğrenerek yerleşik hayata geçtiği'' tezini çürütmüştür. Kalabalık toplulukların ibadet merkezine yakın olma arzusu ve çevrede bu toplulukların ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyede yeterli kaynak olmamasından dolayı insanlar, tarıma yönelmişlerdir.

   Bu alanda bulunan insan ve hayvan heykelleri ile taş ustalığı, günümüz heykel tıraşlarını ve sanatçılarını kıskandıracak düzeyde ustaca yapılmıştır. Bu ibadet alanı 1000 yıllık bir kullanımdan sonra tekrar dönüş ve koruma duygusunu ön planda tutarak kendi elleri ile kapatmışlardır. 

   Göbeklitepe ile ilgili cevapları bulunamayan bazı sorular vardır, bunlar şunlardır:

  CEVAPSIZ SORULAR

- Bu tapınakları yapanlar kimler?

- Ağırlıkları 60 tonu bulan sütunların buraya nasıl taşındığı ve dikildiği?

- Üstlerinin tonlarca toprak ve taş ile örtülerek neden gömüldüğü?

- Tapınakların amacının tam olarak ne olduğu?

Örencik
Göbeklitepe Örencik

   Şu ana kadar yapılan kazı çalışmaları sonucunda, Göbeklitepe'de 4 tabaka açığa çıkartılmıştır. En üstteki 1. tabaka tarım yapılan yüzey dolgusu olup, geriye kalan 3 tabaka ise Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem'e tarihlenmektedir. Göbeklitepe'de stratigrafi en üstten alta doğru şu şekilde sıralanmaktadır.

TABAKALAR SIRALAMASI

1. Tabaka: Yüzey dolgusu

2. A Tabaka: Dikilitaşlı Köşeli Yapılar (M.Ö 8000 ile 9000 arası)

3. B Tabaka: Yuvarlak Oval Yapılar (Ara Tabaka)

4. Tabaka: Dikilitaşlı Dairesel Yapılar (M.Ö 9000 ile 10000 arası)

   Şimdiye kadar 4 tane böyle anıtsal yapı açığa çıkartılmış olup, yapılan jeomanyetik ölçümler sonucunda burada en az 20 tane anıtsal yapının olduğu anlaşılmıştır. İleriki yıllarda yapılacak kazı çalışmaları sonucunda Göbeklitepe'deki hayat, tam olarak netlik kazanacaktır. 

   Göbeklitepe'de şu ana kadar elde edilen bulgulara göre insanların avcılık ve hayvancılıkla geçindiği, tarımın henüz yapılmadığı düşünülmektedir.

   Bulunduğu konum itibari ile çevresinde geniş kayalık platolar bulunan Göbeklitepe'de dikilitaşlar, bu platolardaki kayalardan yekpare halinde kesilerek temin edilmiştir. Bu arazide işlenmemiş durumda bazı dikilitaşlar kesildiği yerde hâlâ görülebilmektedir. Ayrıca bu platolarda, kayalar üzerinde, işlevleri henüz anlaşılamayan oyuklar ve bazı işaretler bulunmaktadır.

   Yaklaşık boyları 5 metreye ulaşan dikilitaşların bazılarının üzerlerinde kabartma olarak çoğunluğunu yılan, tilki, yaban domuzu ve kuşların oluşturduğu çeşitli hayvan tasvirleri bulunmaktadır. 

   Bazı örnek şekillerde kabartma olarak yapılmış kol ve ellerden dolayı, dikilitaşların stilize edilmiş insan figürleri olduğu, aşırı şematik ve kübik formda gösterilen gövdeleriyle yaşayanları değil de başka bir boyutun varlıklarını temsil ettikleri tahmin edilmektedir.

   Unesco Dünya Miras Geçici Listesi'nde 2011 yılından bu yana yer alan Göbeklitepe, 2018 yılı temmuz ayında Türkiye'den 18. varlık olarak Unesco Dünya Mirası Listesine alınmıştır.

   Ünü dünyaya yayılan Göbeklitepe ile ilgili bilgi yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Başka bir yazımızda daha görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...



Kaynaklar; wwwkulturportaligovtr, wwwhaliliyegovtr, wwwsanliurfagovtr, Göbekli Tepe

28 Kasım 2022 Pazartesi

Sonu ''izm'' ile biten kelimeler?

   Bazen o kadar çok duyduğumuz kelimeler var ki, aklımız karışabiliyor. Hepsinin ortak noktası ise sonunun ''izm'' ile bitmesidir. Peki bu izm neyi ifade ediyor ve sonu izm ile biten kelimelerin kısa anlamı nedir? Bu kelimeler o kadar çok ki, bizler sık kullanılanlarından bazılarını sizler için kısaca yazmak istiyoruz.

İzm: Yabancı felsefe, politik ideoloji, sanat akımı, sistem ve topluluk isimlerinin sonlarına gelen bir ek olup, geldiği ismi bir akım veya fikir haline getirir. Türk dilindeki karşılığı ise cilik, cılık gibi eklerdir.

Sonu izm
İzm

Sonu İZM ile biten kelimelerin anlamları şunlardır:

EN ÇOK KULLANILANLAR :

Kapitalizm: Sermaye ve özel teşebbüse dayalı serbest piyasa ekonomisine denir. Burada üretim araçlarına sahip olan kişilerin, üretim araçlarını işçi kesimin emekleriyle işleterek sürekli daha fazla kazanmasına denir. Kısaca rekabet ile para kazanmaktır.

Emperyalizm: Bir milletin başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi.

Liberalizm: Serbestlik, erkincilik demektir kısaca. Detaylı olarak ise; ekonomik alanda serbest rekabeti, sosyal alanda ise fırsat eşitliğini savunan görüşe denir.

Sosyalizm: Kısaca toplumculuk demek olup, eşitlikçi bir düşünceyi temsil eder. Toplumun refahını hem ekonomik hem de sosyal yaşam alanında kalkındırmayı amaçlayan, çoğulcu ve katılımcı bir demokrasiyi savunan ve bütün üretim araçlarının topluma ait olduğunu savunan siyasal bir teoridir.

Popülizm: Kısaca halkçılık, halkın yanında olan demektir. Devlet organlarının halkın faydasına ve toplumun gelişmesine kullanılması gerektiğini söyleyen felsefi düşüncedir.

Panislamizm: Bütün müslümanları aynı yönetim altında toplanma amacını güden politik akım ve hareket.

Anarşizm: Kısaca kargaşacılık demek olup, her türlü otoriteyi reddetmektedir

Antiemperyalizm: Emperyalizme karşı tutum, davranış ve öğreti

Antikapitalizm: Kapitalizme karşı olma durumu

Antikomünizm: Kısaca komünizm karşıtlığı demektir

Antisemitizm: Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.

Faşizm: Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti

Federalizm: Birçok devletin özel yasalara ve bağımsızlığa sahip olarak tek bir devlet durumunda birleşmeleri yöntemidir.

Komünizm: Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni

Semitizm: Kısaca yahudi taraftarlığı demektir

Siyonizm: Yahudilerce ortaya atılan, Filistin'de bağımsız bir Yahudi devleti kurmayı amaçlayan akımdır 

NORMAL KULLANILANLAR :

Aktivizm: Kısaca etkincilik demektir, felsefede

Alpinizm: Kısaca dağcılık demektir

Atletizm: Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma..vs..tek başına yapılan bireysel sporların genel ortak adıdır.

Aforizm: Kısaca özdeyiş demektir

Arkaizm: Kullanıldığı çağdan daha eski bir çağa ait biçimin, yapının özelliğidir

Daltonizm: Kısaca renk körlüğü demektir

Despotizm: Yöneticinin kanunca belirlenmiş hükümleri, bilerek ve isteyerek ihlal etmesi

Determinizm: Kısaca belirlenimcilik demektir. Evrendeki her durumu sebep sonuç ilişkisine göre açıklayan felsefi görüştür.

Dinamizm: Davranışları canlı ve hareketli olan canlının özelliğidir. Felsefede devimselcilik denir

Dogmatizm: İnanılan ve belirlenen düşünce dışındaki tüm fikirlere karşı bir duruş sergilenmesi, dogmacılık.

Egoizm: Kısaca bencillik demektir

Egotizm: Kısaca benlikçilik, övünme demektir

Egzotizm: Kısaca yabancıllık demektir. Başka ülkelerin özgü yapıtları için kullanılır veya sanatlarına olan hayranlıktır.

Eklektizm: Kısaca seçmecilik demektir

Ekolojizm: Olgulara bütünsel olarak ve doğa merkezli bakış açısıyla yaklaşan bir düşünce akımıdır

Empresyonizm: Kısaca izlenimcilik demektir

Endüstriyalizm: Kısaca sanayicilik demektir

Enternasyonalizm: Kısaca uluslararasıcılık demektir

Estetizm: Kısaca estetikçilik demektir

Fanatizm: Kısaca bağnazlık demektir. Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük veya fazlasıyla bağlanma durumu

Feminizm: Toplumda haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketi.

Feodalizm: Kısaca derebeylik demektir

Fonksiyonalizm: Kısaca işlevcilik demektir

Formalizm: Kısaca biçimcilik demektir

Fütürizm: Kısaca gelecekçilik demektir 

Goşizm: Kısaca solculuğun aşırı biçimi demektir

Hümanizm: Kısaca insancıllık demektir

İdealizm: Bilgide temel olarak düşünceyi alan ve varlığı insan düşüncesinin kurduğunu kabul eden öğretilerin genel bir adıdır.

İllüzyonizm: Kısaca göz bağcılık demektir

İrrasyonalizm: Kısaca akıl dışıcılık demektir

Jakobenizm: Kısaca tepeden inmecilik demektir

Jeosantrizm: Kısaca yermerkezcilik demektir 

Kariyerizm: Kariyer yapmayı en yüksek amaç olarak gören düşünce sistemi

Kolektivizm: Kısaca ortaklaşacılık demektir

Konseptüalizm: Kısaca kavramcılık demektir

Konstrüktivizm: Kısaca kurmacılık demektir

Korporatizm: Yaşayan topluluğu ilgilendiren önemli siyasal ve ekonomik kararların alınmasında sadece devletin denetimindeki kurum ve örgütlerin söz sahibi olduğu, bireysel etkinliğin bittiği yada bireyin karar alma sürecine yalnız bu örgütler aracılığı ile belirli bir oranda katılabildiği toplumsal örgütlenme.

Kübizm: Kısaca nesneleri geometrik biçimlerde gösteren sanat akımı

Kritisizm: Kısaca eleştiricilik demektir 

Marksizm: Ekonomik, siyasal ve felsefi bir öğretidir

Materyalizm: Kısaca maddecilik demektir

Mekanizm: Kısaca mekanikçilik demektir

Merkantilizm: Ülkenin refahını sahip olduğu değerli madenlere bağlayan (altın,gümüş..vs..), ülkedeki değerli maden yataklarının işletilmesine önem veren ve ihracatı artırıp ithalatı azaltmaya çalışan iktisat öğretisidir

Metamorfizm: Kısaca başkalaşım demektir

Militarizm: Bir ülkede ordu gücünün aşırı derecede ağır basması

Mistisizm: Kısaca gizemcilik demektir

Modernizm: Çağdaşlık, çağdaşlaşma akımı

Monizm: Kısaca tekçilik demektir

Moralizm: Kısaca ahlakçılık demektir

Narsisizm: Kısaca özseverlik demektir. Kişinin kendini çok sevmesi ve hayran olması demektir

Nativizm: Kısaca doğuştancılık demektir

Natüralizm: Kısaca doğalcılık demektir

Nazizm: Almanya'da Hitler tarafından kurulan partinin, Alman ırkının üstünlüğünü savunan politikasıdır

Nepotizm: Akraba ve yakın arkadaşları kayırma

Nötralizm: Kısaca yansızlık, tarafsızlık demektir

Objektivizm: Kısaca nesnelcilik demektir

Oportünizm: Kısaca fırsatçılık demektir. Durumlardan avantaj elde etmeye çalışmaktır

Optimizm: Kısaca iyimserlik demektir

Otorite: Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, sulta, velayet. Siyasi veya idari güç.

Panturanizm: Kısaca turancılık demektir

Parnasizm: Sanat sanat içindir, ilkesini benimseyen ve  genelde şiirde kendini gösteren edebiyat akımı

Pesimizm: Kısaca kötümserlik, karamsarlık ne demektir

Postmodernizm: Günümüz mimarisinde işlevsel olmayı bir tarafa bırakıp değişik yapı biçimlerini serbestçe kullanma eğiliminde olan üslup.

Pragmatizm: Kısaca faydacılık, yararcılık demektir

Probabilizm: Kısaca olasıcılık demektir

Psikolojizm: Kısaca ruh bilimcilik demektir

Pürizm: Kısaca özleştirmecilik demektir. Bir dili yabancı kelimelerden arıtarak, saf hâle getirmektir

Rasyonalizm: Kısaca akılcılık demektir

Realizm: Kısaca gerçekçilik demektir felsefede

Sekülarizm: Kısaca dünyacılık demektir

Sembolizm: Kısaca simgecilik demektir

Sendikalizm: Kısaca sendikacılık demektir

Septisizm: Kısaca kuşkuculuk demektir

Sinizm: İnsanın erdem ve mutluluğa, hiç bir değere bağlı olmadan bütün gereksinmelerden sıyrılarak kendi kendine erişebileceğini savunan öğreti, kinizm

Sofizm: Kısaca bilgicilik demektir

Sürrealizm: Kısaca gerçeküstücülük demektir

Sosyolojizm: Bütün sosyal bilimleri yalnız sosyolojinin bir dalı sayan ve bunların sadece sosyolojik metotlarla açıklanabileceğini söyleyen görüşün adıdır

Spontaneizm: Kısaca kendiliğindenlik demektir

Strüktüralizm: Kısaca yapısalcılık demektir

Sürnatüralizm: Kısaca doğaüstücülük demektir

Şovenizm: Kendi ulusunu öne çıkararak değişik ırk ve uluslar arasında düşmanlık oluşturmayı amaçlayan ve bu yolda kışkırtmada bulunan aşırı akım

Subjektivizm: Kısaca öznelcilik demektir

Taoizm: Kısaca falcılık, taoculuk demektir 

Taşizm: Kısaca lekecilik demektir. Resim sanatında düzensiz biçimli renk lekelerinin kullanılmasını temel alır.

Terörizm: Kısaca yıldırıcılık demektir

Tropizm: Kısaca yönelim demektir, bitki dilinde

Turizm: Bir ülke veya bölgeye yerli veya yabancı turist çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılan çalışmaların tümüne denir.

Urbanizm: Kısaca şehircilik demektir

Vandalizm: Vandal olma yanlısı, bilerek ve isteyerek kişiye veya kamuya ait bir mala, araç yada ürüne zarar eylemleridir.

Volontarizm: Kısaca istenççilik demektir

Ateizm: Tanrıyı ve dini inkar edenlere denir. Tanrı'nın var olmadığını ileri süren kişiye ise ateist denir. Dünyada 1 tane bile ateist olmaz İnşallah. Sebeplerini önceki bu yazımızda yazmıştık, buradan okuyabilirsiniz. 

   Bunların yanında çok sık kullanılan ama sonu ''izm'' ile bitmeyen kelimelerde vardır, onlarda şunlardır.

Sonu İZM ile bitmeyen, sık kullanılan kelimeler:

Milliyetçilik: Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışı, ulusçuluk, ulusalcılık, nasyonalizm.

Muhafazakârlık : Kısaca tutuculuk demektir 

Bürokrasi: Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler topluluğu

Cumhuriyet: Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi.

Demokrasi: Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, demokratlık

Merkeziyetçilik: Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.

Meşrutiyet: Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan, hükümet etme biçimidir.

Monarşi: Siyasi otoritenin genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet düzeni veya rejim, tek erklik.

Otokrasi: Hükümdarın bütün siyasal kudreti, elinde bulundurduğu yönetim biçimi

Oligarşi: Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim

Teokrasi: Siyasi iktidarın, Tanrı'nın temsilcileri olduklarına inanılan din adamlarının elinde bulundurduğu toplumsal, siyasi düzen, din erki

Totaliter: Demokratik hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, büyün yetkilerin bir elde veya küçük bir yönetici grubunun elinde toplandığı demokratik olmayan (devlet düzeni), bütüncül.

   Sizler için hazırladığımız yazının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Burada ki kelimeler hayatınızın her anında karşınıza çıkabilir. O yüzden okuyup aklınızda kalırsa, sizlerin faydasına olabilir. Başka bir yazımızda yine görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...



Kaynaklar; Türkçe sözlük, sozlukgovtr, wwwtrcooltextcom (resim)

22 Kasım 2022 Salı

Ülkemiz üzerinde büyük planlar, neler olabilir?

   3 aydır dünya çapında Ülkemiz için gözlem yaptığımız durumlar vardı, onları toparlayıp detaylı bir analiz yazısı olarak yazmaya karar verdik. Yazımıza geçmeden önce, daha evvel yazdığımız 2 tane yazımızı hatırlatmak istedik. Bu yazıları okursanız, şu an yazacağımız yazının vereceği mesajlar, daha kuvvetli olacaktır.

Bu yazılarımız şöyledir;

1) Amerika Başkanı Biden'ın seçimden önce söylediği sözler ile alakalı olan ''Dolar, Stokçuluk ve Arka Perdedeki Planlar'' isimli yazımız, 12 ay önce yazmıştık. Yazımızı okumak için bu linkimizi tıklayıp okuyabilirsiniz.

2) Çürütülen Soğanlar üzerinden Stokçuluk ile ilgili analiz yazımız, 7 ay önce yazmıştık. Bu yazımızı da okumak için linkimize bakıp okuyabilirsiniz. 

   Bu iki yazımızı okuduğunuza göre şimdi yeni yazımızı yazmaya başlayabiliriz. Yeni yazımızı farklı bir bakış açısı ile yazmayı düşünüyoruz, yani ülkemiz üzerine küresel dış güçler senaryolar yapmışsa ''neler planlamış'' olabilirler? Bunları düşünerek yazımızı yazacağız.

Market Zam
Market Zam Fabrika

   Önce kendimizi onların yerine koyup, biraz empati yapalım. Planlarında neler var ve neler düşünmüş olabilirler? Bir bakıma onlar gibi düşünüp aklımıza yatanları maddeler halinde sıralayıp, yazmaya başlamak istiyoruz. O zaman haydi başlayalım, onların olası senaryosunu.

SENARYO PLANLARI NELER OLABİLİR? (olası bir varsayım yazalım)

- Önce ülkenin önündeki 1 yıldaki planlarına ve ülkede neler olacaklarına bakarlar

- Amerika Başkanı Biden göreve gelmeden önce bazı planlardan bahsetmişti, onları tekrar incelerler

- Bu inceleme sonucunda önümüzdeki 1 yıl içinde seçim olduğunu görürler

- Bu seçim üzerine yoğun çalışma ve analizler yaparlar

- Hükümete nasıl oy kaybettiririz, onun derinlemesine analizini çıkartırlar

- Türkiye'yi en kolay ekonomi, göçmenler ve terör faaliyetleri ile sıkıştırmak için plan yaparlar

- Terör faaliyetlerinin artık zor olduğunu gördükleri için bu yola nadir olsa da başvururlar

- Göçmenler üzerine çalışmaları yoğunlaştırırlar

- Bu göçmenlerden bazılarını ayarlayıp, onları Türkiye Devleti'ne karşı hareketlerde bulundururlar

- Ekonomi üzerine büyük çalışma planı yaparlar. Bu yol onlar için en etkili yol diye düşünürler. Şimdi bu ekonomi ile ilgili planlarını, alt başlıkta toplayıp yazalım.

ONLARIN EKONOMİ PLANLARI NELER OLABİLİR?

- İnsanların rahat yaşayabilmeleri için devamlı para kazanması gerekir diye düşünürler

- Para kazanan insanların bunu rahatça harcaması için şunları isterler;

  a) Alacağı ürünleri kolay bulmalı, yani tedarikinde sorun yaşamamalı

  b) Uygun fiyatlı, yani ucuz olmalı

- Eğer insanlar devamlı para kazanamazsa, ürün tedarikinde sorun olursa ve fiyatlar ucuz olmazsa (3 durum), milleti Türkiye Devleti'ne karşı soğutabilirler. Bunu da seçimlerde sandıklara yansıtmak için çalışırlar.

- Bu 3 durumun olması için farklı planlar yapılır, nasıl mı ?

- Önce fabrikaların yurt dışındaki müşterilerine baskılar yaparak siparişlerde azaltma yaptırabilirler

- Bu sipariş azaltma planları az gelirse, sipariş iptalleri yaptırırlar

- Yani fabrikaların siparişleri azalacağı için, yarı kapalı gibiymiş gibi çalıştırırlar

- Hatta bazı fabrikaları 1-2 ay sipariş yokluğundan dolayı kapattırmak

- Böylece fabrikalarda insanların işini kaybetmesini sağlarlar

- Amaçları çalışan insanları tedirgin ettirmek ve hükümetten soğutmak

- Sonradan meyvelerini almak için (işçi çıkartmaları) beklemeye başlarlar

- Market ve pazarlarda sebze ve meyve fiyatlarının çok zamlanması için, özel çalışmalar yaparlar

- Sebze ve meyveleri birilerine toplatıp yarısını çöpe attırarak, fiyatların yükselmesine sebep olurlar

- Bu çöpe giden ürünlerin zararlarını karşılarlar (kaz gelen yerden, tavuk esirgenmez misali)

- Marketlerde ürünlere aşırı zamlar yaptırtarak, milletin bıkmasını sağlarlar

- Marketlerdeki bu aşırı zamlarla milleti marketlerden soğutup, marketlerin işlerini azaltmak

- İşleri azalan marketlerin bunu ''sebep göstererek'' personel çıkarmalarına sebep olmak

- Böylece marketlerden insanları işten çıkarttırarak, (işsizlik) devlete karşı soğutmak

- Marketlerdeki tedarik zincirini kırmaya çalışarak insanların ürünlere ulaşmasını zorlaştırmak

- Tedarik zinciri kırılabilirse, milleti tedirgin ettirmek

- Bu planları kış aylarında yapıp seçime 3-4 ay kala, yani bahar aylarında meyveleri almayı beklerler (ekonomik sıkıntılar, ürünlerde aşırı artışlar ve işsizlik artışı) 

   Küresel dış güçler böyle düşünerek, bu tarz senaryolar planlamış olabilirler. Eğer böyle bir senaryoları varsa, Ülkemiz bunlara karşı nasıl karşı bir plan yapabilir, şimdi onları yazalım. 

DEVLETİMİZİN KARŞI PLANLARI NELER OLABİLİR? ÖNERİLERİMİZ

   Fabrikalar üzerine yazdığımız planlara karşılık, başta Ticaret Bakanlığı sonra Dışişleri Bakanlığı nezdinde gerekli takipler yapılmalıdır. Eğer böyle bir plan izleri görülürse, gereken hamleler yapılmalıdır. Hiç bir güç ülkemiz üzerine plan yapamamalıdır, ülkemiz için ihracat çok önemlidir.

AŞIRI ZAM YAPAN MARKET ve TOPTANCILARA KARŞI ÖNERİLERİMİZ

   Bu konuda daha önceki 2 yazımızda öneriler yazmıştık. Şimdi hepsini bir araya toplayıp, yenileri ile beraber yazmaya başlayalım

- Fiyatları aşırı artan tüm ürünler için fabrika çıkışında SABİT ETİKET uygulamasına geçilmeli

- Bu ürünler perakende satışı bitene kadar değiştirilmemeli

- Stokçuluk yapanlara 5 yıla kadar hapis cezası olmalı

- Sabit etiket uygulamasına geçilir ve bu etiketleri değiştiren olursa, 10 yıl hapis cezası olmalı

- Aşırı zam yapanların mal varlığına Devlet olarak el koyma veya kayyum atama

- Ticaretten 5 yıl men cezası

- Başta 1 hafta olmak üzere dükkan kapatma cezası. Tekrarında 2 hafta ve 1 ay olmalı

- Fiyatları aşırı artan tüm ürünler  için ihracatına sadece % 50 oranında izin verilmeli

- Eğer bir ürün yurt içine o an yetmiyorsa, 3 veya 6 aylık olmak üzere tamamen ihracata kapatılmalıdır

- Market veya toptancıların AŞIRI STOK yapması önlenmeli, online takip ile

- Büyük marketler ürünleri alırken araya başka şirketleri almamalıdır, (kendileri ile direkt olmayıp, dolaylı bağlantısı olan) direkt fabrikalardan almalıdır ve devletimizde bunu online takip etmelidir 

- Marketlere giren ürünler belli bir kâr oranı ile bitene kadar aynı fiyatla satılmalıdır

- Marketler normalde gıda ve temizlik ürünleri satardı. Dolayısı ile ciroları az olurdu ama şimdi nerdeyse her ürünü satıyorlar. Yani beyaz eşya + giyim + züccaciye ..vs..hatta tekne bile sattılar. O yüzden bu ürünlerden yapılan cirolar çok olduğu için gıda ve temizlik ürünlerinde rekabet yapmıyorlar. Bu rekabeti sağlamak için marketler, sadece giyim ve temizlik ürünleri satmalıdırlar.

   Yazdığımız bu öneriler harf sayısına bakılmadan (3,4,5,6,7,8,9,10,11,12) tüm marketler için yapılmalıdır. Sadece marketler değil piyasada hangi ürünün fiyatı çok artıyorsa, onlara da benzer önerilerle gereken neyse yapılmalıdır. Kimse Türkiye Devleti'nden büyük değildir, büyük olan Milletimizdir.

   Konumuzu ''çok önemli bir soru'' ile bitirmek istiyoruz. Farklı marka, aynı tip ürünler ne hikmetse farklı marketlerde kuruşuna kadar aynı olabiliyor, o zaman aklımıza şu soru geliyor. Bu kadar ''tesadüf'' nasıl oluyor? Rekabetin olduğu bir yerde kuruşuna kadar fiyatları aynı tutturmak, büyük başarı ve ilginç bir durum. Sizce de değil mi ?

   Yazımızın sonuna yaklaştık, biraz uzun oldu gibi. Ama okurken sürükleyici olduğu için zamanın nasıl geçtiğini çoğunuz anlamadınız. Bu analizimiz Ülkemizdeki milyonların ortak sesi olmaya aday bir yazı olacaktır İnşallah. O yüzden bu yazıyı sizler gibi herkesin okumasını isteriz. Bunun için yazımızı okuduktan sonra tüm tanıdıklarınıza gönderirseniz ve sosyal medyada paylaşırsanız milyonlara niçin ulaşmasın?

   Ayrıca şunu da not olarak yazalım, dünyada doların hükmü yavaş yavaş azalıyor. O yüzden bu azalmanın önüne geçmek için doları, karşımıza dağ gibi sorun göstermeye çalışanlar olacaktır. Bunları fazla dikkate almayalım, çünkü biz büyük Türkiye'yiz. Birlikte daha büyük Türkiye'ye kavuşmak için hepimiz çok çalışmalıyız. Şimdiden herkese Teşekkür eder, başka yazılarımızda görüşmek üzere hepinize Saygı ve Selamlarımızı sunarız...



Kaynaklar; wwwtrcooltextcom (resim)

Öne Çıkan Yayın

Göbeklitepe, Tarihin Sıfır Noktası