1 Şubat 2023 Çarşamba

Seçim Yaklaşıyor, Mutabakat Metni

   Ocak bitti, şubat ayı geldi, günler çabuk geçiyor. Dolayısı ile seçimler yanaşıyor. Seçim tarihi için Sayın Cumhurbaşkanımızın bir açıklaması oldu geçenlerde.

''Resmi olarak Cumhurbaşkanı'nın bir yetkisi var, 10 Mart'ta biz bu yetkimizi kullanacağız ve ondan sonra 60 gün süre var''

   Bu açıklamaya göre seçimler 14 Mayısta olacak, bu süreye de bugünkü tarihten sonra sadece 102 gün kaldı. Adayların Ysk'ya bildirilmesine ise sadece 53 gün kaldı. Bundan dolayı seçim çalışmaları partilerde hızlandı artık.

   30 Ocak 2023 günü Millet İttifakı, Ortak Politikalar Mutabakat Metnini açıkladı. Herkes gibi bizlerde metni inceleme fırsatı bulduk. Bu yazımızı farklı bir konseptte yazacağız, sizler ise bir solukta okuyup bitireceksiniz. Yazıyı okumaya başlayınca ne demek istediğimiz, daha iyi anlaşılacaktır. O zaman yazımıza başlıyoruz.

Seçim 2023
Seçim 2023

ORTAK POLİTİKALAR MUTABAKAT METNİNDEN BAZI MADDELER ve BUNLARA KARŞI SORULARIMIZ

Siyasi, Kamu ve Hukuk için Sorularımız

MADDE: Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçeceğiz

1. SORUMUZ: Bunun direkt uygulanabilmesi için Anayasa değişikliği, dolayısıyla 400 Milletvekilinin oyu gerekir. Bu nasıl olacak?

MADDE: Kanunlar üzerinde tanınan veto yetkisini kaldırarak Cumhurbaşkanına sadece, geri gönderme yetkisi tanıyacağız.

2. SORUMUZ: Yani Cumhurbaşkanı orada ne yapacak, veto yetkisi de yoksa? 

MADDE: Cumhurbaşkanının 7 yıl süreyle bir dönem seçilebilmesine, seçildikten sonra partisi ile ilişiğinin kesilmesine ve görev sonrasında aktif siyasete dönememesine ilişkin düzenleme yapacağız.

3. SORUMUZ: Bu maddeyi defalarca okuduk ama niçin yazmış olabileceğinizi çözemedik. Çünkü görev sonrasında ister aktif siyasete döner, ister dönmez. Bu sizi niçin ilgilendirir. Yoksa siz kim Cumhurbaşkanı olacaksa, ondan çekiniyor musunuz?

MADDE: Adalet Bakanı Hakimler Kurulunda olmayacak

4. SORUMUZ: Toplumda ters anlaşılabilecek bir karar alınırsa, Milletimiz Adalet Bakanını tanır, hakimleri tanımaz. O zaman ne olacak?

MADDE: Görevini kötüye kullanmak suretiyle, Anayasa Mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği hak ihlali kararına sebep olup, devleti tazminata mahkum ettiren ve zarara uğratan hakim ve savcılara, bu tazminat ve zararın rücu ettirilmesini sağlayacağız.

5. SORUMUZ: Avrupa insan hakları mahkemesine içerideki terör örgütü üyeleri başvurur ve mahkeme serbest kalmalıdır derse ne olacak, bunu hiç düşündünüz mü?

MADDE: Belediyelere kayyum atamasına son verilecek

6. SORUMUZ: Bu belediyelere niçin kayyum atandı, İçişleri Bakanlığı ile görüşüp hiç bilgi ve belge sordunuz mu? Pkk terör örgütü ile ne gibi bağlantılar yapmışlar diye 1 kere görüşme talep ettiniz mi?

MADDE: Bakan yardımcılıklarını kaldırıp, müsteşarlık sistemini kuracağız

7. SORUMUZ: Eskiden olan bürokrasi sorunlarının geri gelmesini mi, yani işlerin yavaşlamasını mı istiyorsunuz?

MADDE: Bazı bakanlıkların taşra kuruluşlarını görev alanlarına göre yerel yönetimlere vereceğiz

8. SORUMUZ: Bakanlıklar mı ülkeyi yönetiyor, yoksa yerel yönetimler mi? Bu maddenin olmasını kimler talep etti sizlerden, merak ediyoruz.

MADDE: Cumhurbaşkanlığı'nı Çankaya Köşküne geri taşıyacağız

9. SORUMUZ: Büyüyen Türkiye için fabrika gibi çok çalışıp bu doğrultuda fazla personeli olan, şehre yakın ve çalışmak için teknolojik ekipmanlarla donatılmış büyük binalar lazım. O yüzden sizler niçin Çankaya'ya geri döneceğiz diyorsunuz acaba? Ayrıca orası da şu an kullanılıyor, kapatılmadı ki ?

MADDE: 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sonrası ilan edilen KHK'lardan kaynaklanan mağduriyetlere son vereceğiz.

10. SORUMUZ: Meclisimize bomba atan, Emniyet binamıza bomba atan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne bomba atan, Mit binasına bomba atan, Masum halkımıza bomba atan, Özel harekat personellerinin kaldığı binaya bomba atıp 50 şehit vermemize sebep olan Fetö terör örgütü üyelerine, mağduriyet rolümü vereceksiniz? O gece şehit olan 251 tane Vatandaşımızın ailelerinin yerlerine kendinizi hiç koydunuz mu?

MADDE: Olağanüstü hal kararnamelerine son vererek, OHAL süresini altı aydan iki aya düşüreceğiz

11. SORUMUZ: Bu Ohal keyfince çıkarılan bir durum değildi. 15 Temmuz Fetö darbe girişimi ile çıkarıldı ve 2 sene sürdü. Allah göstermesin 15 Temmuz benzeri bir daha böyle darbe girişim denemesi olursa ve mahkeme süresi bile en az 1 yıl sürerken, 2 ay içinde neler olabilir ki?

MADDE: Bireysel başvuruya konu hak ihlalinin bir kanunundan, KHK'dan veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinden kaynaklanması halinde Anayasa Mahkeme'sine, ilgili normu iptal edebilme yetkisi vereceğiz.

12. SORUMUZ: Bu bireysel başvuru ne niyetlerle çıkmıştı, ama şimdi bir sürü başvurular yapıldı. Mahkemenin iş gücü fazlayken, birde bu ne demek oluyor? Ayrıca burada mahkemeye aşırı yetki verilmiş, olmuyor mu?

MADDE: Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı için sınırlama sebeplerinin kapsamını daraltacağız. Böylece bu özgürlüklerin belirsiz ve keyfi şekilde sınırlanmasına son vereceğiz

13. SORUMUZ: Eğer toplantı ve gösteriler legalse hiç bir zaman sorun olmaz. Ama bir terör eylemi veya devlete karşı bir isyan gibiyse, bu nasıl özgürlük oluyor? İstiklal Caddesi'ndeki patlama olayını hatırlayınız.

MADDE: Çoklu baro sistemine son vereceğiz

14. SORUMUZ: Çok seslilik, farklı görüşlerin olması iyidir, neden son vereceksiniz?

MADDE: Yasama faaliyetlerinin serbest, özgür ve bağımsız şekilde yerine getirilebilmesini sağlamak amacıyla milletvekili dokunulmazlığının Anayasa'nın 14. maddesinden kaynaklanan istisnasını kaldıracağız.

15. SORUMUZ: Bu madde ile bir Milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırılamayacak mı, terör suçu olsa bile?

MADDE: Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davaların açılmasında TBMM'nin iznini zorunlu hale getireceğiz.

16. SORUMUZ: 2010 yılında yapılan Anayasa görüşmelerinde parti kapatılmasına hayır denilmişti. Şimdi ne oldu da bu maddeyi eklediniz?

Milli Politikalar ve Dış Politika için Sorularımız

MADDE: Milli Muharip Uçak, Jet Eğitim Uçağı, Altay Tankı  ve diğer ütünler için gerekli uzman personel tahsisini gerçekleştireceğiz.

17. SORUMUZ: Bu projelerde Ülkemizin en iyi personelleri çalışmaktadır zaten. Değerli personellerimiz varken bu projelere sizler yabancı personeller mi getirmeyi düşünüyorsunuz? Bunlardan istihbarat ajanı çıkarsa ne olacak?

MADDE: Devlet sırrı ve ticari sır kavramlarını, Meclis'in bilgi edinme ve denetim yetkilerini engellemeyecek şekilde yeniden tanımlayacağız.

18. SORUMUZ: Bu madde ile önemli devlet sırlarını herkes öğrenebilir. Zamanında devlet sırlarını öğrenmek için farklı hamleler yapanlar olmuştu, değil mi?

MADDE: Ortadoğu Bölgesindeki ülkelerin bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüklerine saygı duyacak, iç işlerine karışmayacak, aralarındaki sorunlarda ''taraf tutan'' değil ''çözümleri kolaylaştıran'' olacağız.

19. SORUMUZ: Okurken biz mi yanlış anlıyoruz acaba? Bu maddeye göre bizim ülkeye biri bomba atsa, biz onların topraklarına operasyon yapmayacak mıyız? 

MADDE: Akkuyu Nükleer Santral Projesinin hak ve yükümlülüklerini gözden geçireceğiz

20. SORUMUZ: Gözden geçireceğiz derken, neler düşünüyorsunuz net olarak? Durdurma, kapatma.

MADDE: Kanal İstanbul hemen iptal edilecek

21. SORUMUZ: Boğazlarımızda  bizim ve diğer ülkelerin artan ihracatlarından dolayı gemi trafiği arttı, bekleme süreleri de arttı. Ayrıca büyük bir patlama olursa, İstanbul bunun altından nasıl kalkacak? 

MADDE: ABD ile ilişkileri eşitler arası bir anlayışla kurumsal temele oturtacak, müttefiklik ilişkisini karşılıklı güvene dayanacak şekilde ilerleteceğiz.

22. SORUMUZ: Maddeyi okuyunca sanki Amerika'ya çok muhtacız gibi bir anlam görüyoruz. Biz Amerika'ya değil, o bize muhtaç. Ayrıca sınırımıza 30.000 tır silah bırakan bir ülke ile nasıl güven içinde olacağız. Yarın S-400'leri depoya alın, sınırda operasyonlar yapmayın derse ne yapacaksınız?

MADDE: İsrail-Filistin sorununa BM kararları çerçevesinde ve iki devlet esasına göre kalıcı bir çözüm bulunması için bütün ilgili taraflarla görüşecek, Filistin konusunda Türkiye'nin güvenilir bir kolaylaştırıcı olarak masadaki yerini almasını sağlayacağız.

23. SORUMUZ: İsrail'in mazlum Filistin halkına yaptıkları (özellikle 3 aylarda) ortada iken şu cümleyi tam anlamadık, açar mısınız? ''Filistin konusunda kolaylaştırıcı'' ne demek bu? Yani Filistin'e İsrail'le eninde sonunda anlaşmalısın mı, demek oluyor?

MADDE: Aselsan, Tusaş, TAI, Makina Kimya, Tusaş, TEI, Havelsan gibi şirketlerimizi girişim sermayesi yatırımı ile global şirketlere dönüştüreceğiz.

24. SORUMUZ: Yerli büyük şirketlerimize, yabancı ortaklar mı alacaksınız?

MADDE: Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yalnızlaştırılmasının önüne geçecek, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasında, hidrokarbon kaynaklarının hakça paylaşımında çoklu müzakere süreçleriyle sonuç alınmasına öncelik vereceğiz.

25. SORUMUZ: Bu maddeden anladığımız Akdeniz'deki doğalgaz ve hidrokarbonlara burada komşu olmayan Amerika, Fransa, İngiltere gibi devletlere sizde gelip ortak olabilirsiniz demektir, doğrumu? 

MADDE: Kuvvet Komutanlıklarını tekrar Genel Kurmay Başkanlığı'na bağlayacağız

26. SORUMUZ: Ülkemiz yıllarca askeri vesayetten kurtulmaya çalıştı ve sonunda 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Daha sonrada asker sivil bakanlığa bağlandı. Niçin yapmak istiyorsunuz bunu ?

MADDE: Milletlerarası sözleşmelerden geri çekilme yetkisinin Meclis'e ait olduğunu anayasal güvence altına alacağız.

27. SORUMUZ: Bu madde ile değiştirilmesi düşünen sözleşmeler, mecliste kaça kaç oranla değiştirilebilecek, netlik niçin yok? Anayasa ile nasıl değiştirmeyi düşünüyorsunuz, 400 vekil lazım. Ayrıca eğer oran çok büyük olursa ve şu an İstanbul Sözleşmesi devam etseydi ve biz çıkmak isteseydik, çıkamayabilirdik, doğru mu anlıyoruz?

MADDE: Terörle mücadelede BM, Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası örgütler bünyesinde kabul edilen belgeleri ve alınan kararları dikkate alan bir yaklaşım sergileyeceğiz.

28. SORUMUZ: Birçok Avrupa ülkesi terör örgütlerine destek verirken, bu yaklaşım ne demek oluyor?

MADDE: Ege denizi barış, işbirliği ve iyi komşuluk alanı olarak görülmelidir. Bu amacı gerçekleştirmek için çalışacak, Ege denizindeki egemenlik alanlarımıza zarar verebilecek hiç bir gelişmeye müsaade etmeyeceğiz.

29. SORUMUZ: Türkiye zaten tüm komşuları ile iyi geçinmektedir. Ama Yunanistan son 6 aydır Amerika'nın verdiği gazla bizlere tehdit gibi cümleler kurmaktadır. Bundan dolayı onlar önce bize karşı söylemlerine dikkat etsinler, ayaklarını yorgana göre uzatsınlar. Sonrası bizim için kolay olur değil mi?

MADDE: Enerji sektöründe arz-talep dengesini bozacak teşvik ve sübvansiyonlar yerine bütçeden doğrudan maddi destekler vererek vatandaşları, sanayiciyi ve esnafı yüksek fiyatlar altında ezdirmeyeceğiz.

30. SORUMUZ: Ne demek istenildiğini tam anlamadık. Devletimiz doğalgazda zaten % 80 sübvansiyon veriyor. Normali 4.000 TL dünya fiyatı olan doğalgazın % 80 'ini bizlerden almayarak, sadece 800 TL'lik fatura gönderiyor. Siz ise şunu diyorsunuz. Biz sizlere 4.000 TL'lik fatura göndeririz, sonra sizlere biz para veririz, siz ödersiniz. Ya para vermeyip, bizi aylık 4.000 TL'lik faturalarla baş başa bırakırsanız (kasada para kalmadı diyerek) ne olacak?

Ekonomi için Sorularımız

MADDE: Cumhurbaşkanlığı envanterindeki uçakları satarak, yangın söndürme uçakları alınacak

31. SORUMUZ: Bunu okuyunca çok sorular geldi aklımıza, hepsini yazalım

- Orman Genel Müdürlüğümüze mülkiyeti ilk defa kendisine ait olan T70 yangın söndürme helikopteri teslim edildiğini biliyor musunuz?

- Havadan ihalarımızla ormanlarımızın 7 gün 24 saat denetlendiğini, çıkan bir yangını anında Bakanlığa bildirdiğini biliyor musunuz?

- Orman Genel Müdürlüğümüz için gerekli helikopter ve uçak alımları için Devletimizin üreticilerle zaten irtibat halinde olduğunu bilmiyor musunuz?

- Orman yangınlarının tamamen uçaklarla söndürülemeyeceğini biliyor musunuz? Amerika'da haftalardır bazı yangınların söndürülemediğini hiç duydunuz mu?

- Cumhurbaşkanlığına bağlı uçakları satarak, devletimizin paraya ihtiyacı var gibi bir algıyı niçin yapıyorsunuz, amacınız nedir?

- Devletimiz bu uçaklara iş insanlarını alarak, başka ülkelerle ticari görüşmeler yapmaya gidiyor, yani ihracatımızın artması için çalışıyorlar. Eğer iş insanlarımız gitmezse, ihracatımız zayıflar. O zaman ne olacak?

- İhracatımız zayıflarsa devletin gelirleri azalmayacak mı? Gelir azalınca uçaktan elde edeceğiniz paranın belki de 50, 100 katı Devletimiz zarara uğramayacak mı?

- İhracat azalırsa eyt ile artan emeklilerin maaşları nasıl ödenecek, bunları hiç düşündünüz mü? Biz soralım siz düşünmediyseniz yazımızı okuyan halkımız düşünüp, kendi kararını iyi verir.

MADDE: Enflasyonu 2 yıl içinde tek haneye kalıcı bir biçimde indireceğiz

32. SORUMUZ: Bunun için tek sorumuz değil, bir kaç sorumuz olacak, yazalım o zaman

- Bunun için detaylı fizibilite raporunuz nedir?

- Şu anki enflasyon dünyadaki emtia fiyatları ile bağlantılı, o zaman dünyadaki fiyatları sizler nasıl düşüreceksiniz?

- Doğalgazın fiyatı pandemi zamanında dünyada 10 kat arttı. Bunun olmamasını siz nasıl sağlayacaktınız, projenizi net verilerle açıklar mısınız?

MADDE: Beş yılın sonunda dolar cinsinden kişi başına düşen milli gelirimizi en az 2 katına çıkaracağız.

33. SORUMUZ: Bu çok büyük bir iddia gerçekten nasıl olacak, çok merak ettik? Yabancı yatırımcılarda gelmesin diyorsunuz ya. Bunun olması için devasa fabrikalar kurulması lazım, yada doların %50 ucuzlaması lazım

MADDE: İktidara gelir gelmez kur korumalı mevduat hesapların açılması durdurulacak, mevcut hesaplar vade sonunda kapatılacak

34. SORUMUZ: Bu zaten geçici, belli süreliğine olan bir uygulama idi. Ama birden kaldırılırsa ve para dövize giderse ne olacak? Dolar uçmaz mı? Dolar uçunca önceki maddelerde dediğiniz enflasyonda toz duman olur, yükselir. O zaman nasıl olacak bu ?

MADDE: Merkez bankası bağımsızlığına müdahaleye ve yetki-sorumluluk çatışmasına yol açan, hiç bir işlevselliği bulunmayan Fiyat İstikrar Komitesi'ni kaldıracağız.

35. SORUMUZ: Öncelikle bunu Anayasa Mahkemesine götürüp iptal eden muhalefettir. Ayrıca son 1 yılda piyasada fiyatlar aşırı dalgalanırken, vatandaş zamlardan şikayetçi olmaktadır. Dolayısı ile bu komite istikrarı sağlamak için kurulmuştu. Gerçekten siz niçin iptal ettirmek için başvurdunuz, amacınız halkımız ürünleri daha zamlımı alsın?

MADDE: TCMB'nin (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası) İstanbul'daki birimlerinin tekrar Ankara'ya taşınma sürecini mümkün olan en kısa sürede sağlayacağız.

36. SORUMUZ: Metindeki başka bir maddenizde İstanbul Finans Merkezinden bahsetmişsiniz (Dijital varlıkları, İstanbul Finans Merkezi'nin ana unsurlarından biri yapacak...), ama bu maddede ise taşınmadan bahsetmişsiniz. Biz anlamadık, bu çelişki nedir?

MADDE: Ortalama büyüme hızının yüzde 5'in üzerinde gerçekleşmesini sağlayacağız

37. SORUMUZ: Bunla ilgili sadece şunu soracağız, Türkiye'nin büyüme rakamlarına hiç baktınız mı? Çünkü bu rakamın 2 katını geçen oranlar oldu, mesela % 11. Şimdi bu rakamlara baktığımızda sizler Türkiye'yi büyültmeyeceğinizi, aksine küçülteceğinizi beyan etmiş oluyorsunuz, doğrumu?

Teknoloji ve Bilim için Sorularımız

MADDE: Vatandaşlarımızın sansürsüz internete erişimini sağlayacağız

38. SORUMUZ: Tam anlamadık, internette yararlı bilgilerde var, bir çok zararlı bilgilerde var. Sansürsüz derken, tam neyi demek istiyorsunuz?

MADDE: Sosyal medya platformlarının sansür hükümlerini iptal edeceğiz

39. SORUMUZ: Sosyal medya üzerinden hakaretler yapan veya provokasyon yapan kişilerin bilgilerini o medya platformu vermeyip, o platformlara engel yapıldı ise bunu kaldırmak vatandaşlarımıza zararlı olmaz mı?

MADDE: Bakanlar başta olmak üzere yöneticilerin video görüntülerinin yayımına son vereceğiz

40. SORUMUZ: Tam anlamadık, bir bakan yaptığı hizmeti halka video ile göstermeyecek mi? O zaman halkımız nereden bilecek, hangi bakan ne hizmetler yapıyor?

MADDE: Sınırlarımızı elektronik sistemler ve gerekirse duvarlarla tahkim edilecek, kaçak geçişlere kesinlikle müsaade etmeyeceğiz

41. SORUMUZ: Bunların daha fazlası var, ilaveten iha'larımızda var. Bu yüzden sizler sınırlarımızı hiç ziyaret ettiniz mi?

MADDE: Türkiye'yi giderek dışlandığı uluslararası araştırma ve yenilik ağlarına dahil edeceğiz

42. SORUMUZ: Bu maddeyi 12 yaşındaki çocuklara bir söyler misiniz? Onlarda biliyor ki, araştırma ve yeniliklerin adresi, artık Türkiye. Yakında Teknofest fuarı olacak. Sizlerin yerinde olsak, her gün oraya gider, gençlerle konuşurduk. Binlerce gencimiz neler yapıyor, görmüş olurdunuz. Sizlere de moral olurdu, çünkü geleceğin büyükleri olan gençlerimizin maharetlerine şahitlik etmiş olursunuz.

MADDE: Fiber/Optik uzunluğunu en kısa sürede 2 milyon kilometreye ulaştıracağız

43. SORUMUZ: Türkiye'de şu an kaç kilometre uzunluk olduğunuzu bilmiyorsunuz galiba. Bilseydiniz bunu 2 değil de, 1 milyon bile yazmazdınız. Çünkü şu an yaklaşık 500.000 km uzunluk var. Bu işler öyle kısa sürede olacak işlerde değildir. Eğer hâlâ 2 milyon diyorsanız, bize hazır projelerinizi gösterir misiniz? Yoksa bizde deriz ki 5 milyon yaparız!

MADDE: Savunma sanayiinde özel sektörün önünü açacak ve sektörde adil rekabeti sağlayacağız

44. SORUMUZ: Bunu yazan arkadaş, konudan biraz uzak galiba. Çünkü şu an yaklaşık 2.000 tane özel firma ve 50.000 tane çalışanımız var zaten. Bunların arasında rekabet olmaz, en iyiyi yapmak olur. Çünkü bu 2.000 firma Savunma Sanayii Başkanlığında iş bölümü yapılarak, çalışmaktadır. Sizlerin daha kolay anlaması için basit bir örnek verelim. Örneğin bir araç yapılacak, bunun 5.000 tane parçası var. Bu parçalar bu 2.000 firma arasında iş bölümü yapılır. Dolayısı ile üretim sorunu yoktur, satamama sorunu yoktur. Bu firmalarda en iyisini, en kalitelisini üretmek için gece-gündüz çalışmaktadır. Sayın Mustafa Varank Bakanımızdan bir randevu alırsanız, o sizlere fabrikaları gezdirir.

MADDE: F-35 Projesine dönmek için, girişimlerde bulunacağız

45. SORUMUZ: Bu proje için noktayı Amerika koydu, sonra biz kendi uçaklarımızı üretmek için çalışmaya başladık. O yüzden niçin dönelim, yerli uçaklarımız havalanmaya başlamışken?

Ticaret ve Ulaşım için Sorularımız

MADDE: 5 yılda en az 5 milyon kişiye ilave iş imkanı oluşturulacak

46. SORUMUZ: Güzel öneri, zaten yeni fabrikalar kurularak bunlar yapılıyor. Sizler hangi fabrikaları kuracaksınız? Bu fabrikaların fizibilite ve diğer raporları nedir, merakla bekliyoruz. Yoksa başkası da çıkar derki, ben 10 milyon yapacağım. Önemli olan fizibilitesi yapılmış fabrikalar. Bu arada 5 milyon kişinin çalışacağı yer yaklaşık, orta boylu 40.000 adet yeni fabrika demektir.

MADDE: Beş yıl sonunda ihracat hedefini 600 milyar dolar seviyesine çıkartacağız

47. SORUMUZ: Çok iyi düşünce ama nasıl yapacaksınız? Fizibilite raporlarını gösterir misiniz.

MADDE: Turizmde mevsimsel bağımlılığın azaltılması, turizmin 12 aya yayılması, nitelikli turist girişinin arttırılması ve sektörde çeşitlendirmenin sağlanması..vs..

48. SORUMUZ: Bu maddeyi kim yazdı, gerçekten çok merak ettik. Çünkü bunla ilgili çalışma ve uygulamalar epey zamandır yapılmaktadır zaten. Turizm Bakanımızın bu konularda açıklamaları var. O yüzden Sayın Turizm Bakanı ile bir görüşme yapmayı düşünüyor musunuz?

MADDE: 2018 sonrasında yeniden gündeme gelen aşırı yoksulluğu sıfırlayacağız

49. SORUMUZ: Bu yıldan sonra dünyada kovid 19 olduğunu ve dünyada emtia fiyatlarının aşırı yükseldiğini unutmuşsunuz galiba. Ayrıca 2018 yılında 1603 TL olan asgari ücretin, şu an 8506 TL olduğu, yazarken dikkatlerden kaçmış galiba ?

MADDE: Atatürk Havalimanını yeniden uçuşa uygun hale getireceğiz

50. SORUMUZ: Burası uçaklara yetmediği için, uçaklar inemediğinden dolayı havada fazladan dolandığı için ve bu dolanma süresince İstanbul'a fazla yakıt bırakıp havayı kirlettiği için Yeni Havalimanı mecburen yapıldı. Sizin dediğiniz nasıl olacak, fizibilite raporu ile bunu açıklar mısınız?

MADDE: Ülke genelinde toplu ulaşım araçlarına binmek için kullanılan kartların tek bir çatı altında yönetimini sağlayacağız

51. SORUMUZ: Bizden duymuş olmayın ama bu kartın pilot uygulaması başladı bile, adı Türkiye Kart. Bunu bile duymadıysanız, danışmanlarınıza sorar mısınız?

MADDE: Hızlı tren projelerinden ilerlemeyen projeler, süratle tamamlanacak

52. SORUMUZ: Sayın Bakanımız gece gündüz uyumadan çalışıyor nerdeyse, sizler veya danışmanlarınız Bakanımızla bir toplantı yapsa (projeler nasıl gidiyor) iyi olmaz mı? Ayrıca sizin kendi belediyelerinizde yapımı çok yavaşlayan metrolar var mı, varsa onları hızlandırır mısınız?

MADDE: İl merkezlerinin tamamını birbirine bölünmüş yollarla bağlayacağız

53. SORUMUZ: Merakımızdan soruyoruz, bağlanmayan yollar kaldı mı? Yolları bırakın, dağlar bile delinerek tüneller yapıldı. Böylece konforlu yollara kavuştuk, zamandan tasarruf, kazalardan ise korunma sağlandı. Galiba sizler fazla yollarda gitmiyor, hep uçaklar kullanıyorsunuz. 

   Ticaret için yazmaya kalksak çok madde daha var ama gerçekten zaman kaybı. Hayatta uygulanan veya uygulanmaya hazır halde olan konuları metne niçin eklemişler, anlamadık. Galiba kitap kalın gözüksün istediler. En basitinden bir örnek verelim, kadınlara verilen o kadar ticari girişimci destekleri var hepiniz bilirsiniz. Ama metinde sanki hiç yokmuş gibi düşünülerek, kadın girişimciliğin önünü açacağız demişler.

Eğitim için Sorularımız

MADDE: Okul kitaplarını ücretsiz temin edeceğiz

54. SORUMUZ: Bu uygulama yıllardır var, sizlere diyen olmadı mı hiç ?

MADDE: Kreşleri ülke çapında yaygınlaştıracağız

55. SORUMUZ: Zaten bu yıllardır yapılıyor, hiç sayıları araştırdınız mı?

MADDE: Askeri liseler ve benzeri okulları tekrar açacağız

56. SORUMUZ: Bunlar 251 şehit verilen 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kapanmıştı. Açacağız derken, bunun farkında mısınız?

MADDE: KPSS sınavlarının sayısını artıracağız

57. SORUMUZ: Türkiye'de yaklaşık 5 milyon memur var ve her sene ortalama 200-250 bin arası emekli oluyor. Emekli olan sayıdan biraz fazla personel alma durumu varken, kpss sınavlarının sayısını artıracağız derken millet çok aşırı personel alınacağını zannetmeye başlıyor. Bu nasıl olacak, 1 kişi yerine 2 kişi mi alınacak? Bunun yerine gençlerin kendi işlerini kurmak için neler yapabileceğinizin fizibilite raporunu gösterir misiniz? Yapacağız demeyin, reel rapor gösterir misiniz?

MADDE: Devlet okullarındaki öğrencilere ücretsiz süt, su ve öğle yemeği vereceğiz

58. SORUMUZ: Sizin bağlı belediyelerde seçimde buna benzer vaatler demişti ama kimler yaptı?

   Milli Eğitim ile ilgili yazmaya gerek görmediğimiz başka maddelerde var. Çünkü ya daha iyisi var, yada proje aşamasında. O yüzden zaman kaybı olur diye, analiz yazımızda onlara yer vermiyoruz. 

Sosyal Konular ve Sağlık için Sorularımız

MADDE: Mülakat uygulamalarına son verecek, yazılı sınavda en yüksek puan alandan başlamak üzere personel alımı yapılmasını sağlayacağız.

59. SORUMUZ: Güzel bir madde, peki bunu şu anki Belediyelerinizde yaptınız mı hiç? Çünkü belediye seçimlerinde kimseyi işten çıkartmayacağınızı demiştiniz ama binlerce kişi çıkartıldı. 

MADDE: Türkiye'yi festival yasakları ile değil, festival teşvikleri ile gündeme getireceğiz

60. SORUMUZ: Festival yasakları nerede var? Halkımızın yaptığı bazı şikayetlerden dolayı, halkın lehine kararlar alındı ise buna niçin yasak diyorsunuz? Yetkililere bunun nedenleri nedir diye hiç sordunuz mu?

MADDE: Yoksul aileler için kreşlerin ücretsiz olmasını sağlayacağız

61. SORUMUZ: Güzel öneri, bunu şu anki kaç belediyenizde yapıyorsunuz, adetleri nedir? Yoksa hiç yok mu, yada çok az sayıda mı?

MADDE: Tüm Türkiye'de musluk suyunu içilebilir hale getireceğiz

62. SORUMUZ: Sizlerin belediyelerinde şu an Türkiye'nin en pahalı sularının satıldığını biliyor musunuz? Bazı yerlerde 3 kata varan, farklar var. Önce su fiyatlarına en az %50 indirim yaptırır mısınız?

MADDE: Planlanan şehir hastanelerinden ihalesi yapılmayanların ihaleleri durdurulacak ve yeni şehir hastanesi yapmayacağız. Kapatılan devlet hastaneleri ihtiyaç analizi çerçevesinde yeniden açılacak.

63. SORUMUZ: Buna çok soru yazarız da yazmayalım, sadece halkımıza bir sorumuz olacak. Doksanlı yıllardaki hastanelere ve o anki hizmetlere bir an geri döndüğünüzü bir düşünür müsünüz?

MADDE: İşe alımlarda cinsiyetçi soruları kaldıracağız

64. SORUMUZ: Tam anlamadık, ne demek istiyorsunuz?

MADDE: Araç kiralamalarına son vererek, mevcut kiralamaları kademeli biçimde tasfiye edeceğiz

65. SORUMUZ: Bu sözü belediye seçimlerinden önce bazı başkanlarınız demişti ama şimdi daha fazla olduğu söyleniyor. Bu yüzden bunu önce kendi belediyelerinizde başlatır mısınız?

MADDE: Kamuda makam odaları için standart belirleyerek gösterişin önüne geçeceğiz

66. SORUMUZ: Bunu sizlere ait kaç belediye başkanlığının odalarında bugüne kadar yaptınız acaba?

MADDE: Kalıcı yaz saati uygulamasına son vereceğiz

67. SORUMUZ: Dünyada çoğu ülke şu an uyguladığımız saat sistemine geçerken, biz niçin geriye dönelim?

MADDE: Toplanan afet vergilerinin, afetin zararlarını azaltacak tedbirler ve afet sonrasındaki normale dönüş ile rehabilitasyon çalışmaları için harcanmasını sağlayacağız.

68. SORUMUZ: Bu maddeyi yazan kişi Türkiye'den biri değil galiba. Çünkü Türkiye'de olan deprem, sel ve afetlerde Devletimizin tüm kurumları hemen oraya gitmektedir. Depremde evleri yıkılan Vatandaşlarımıza yeni evler yapılıp 1 yılda teslim edilmektedir, bunları hiç görmediniz galiba?

MADDE: Temel ihtiyaç olan kadın hijyen ürünleri üzerindeki vergi yükünü azaltacağız

69. SORUMUZ: Bu vergiyi azaltabilirsiniz ama bunu bir vaat olarak metne yazmaya ne gerek vardı?

   Sağlık ile ilgili o kadar yapılan hizmet var ki, onların bazılarını metne yazmışlar. Bazıları da uygulanmaya hazır hale gelen projeler. Eğer gündemi takip etmeyen biri iseniz, yeni gibi algılayabilirsiniz. O yüzden onları da yazmaya gerek görmüyoruz. Çünkü zaman bizler için değerlidir, değil mi? 

   Yine de isterseniz bir örnek yazalım sizlere. Aşı, araştırma ve geliştirme için Hıfzıssıhha Merkezi yapılmaktadır, inşaatı devam ediyor şu an. Masa bunun için çalışmaları sonuçlandıracağız demiş. Yani seçimden sonraya bitecek olan yerin, açılış törenini yapmayı hayal ediyorlar, sizce de çok ilginç değil mi?

METİNDE OLMAYAN, BİZİM AKLIMIZA GELEN İLAVE BAŞKA SORULARIMIZ

70) Yurt dışı için ne çalışmalar yapacaksınız, mesela Kudüs'ün korunması için?

71) Mutabakat Metninizde niçin 1 tane bile pkk terör örgütü ile ilgili cümle yok?

72) Merak ettik, acaba yeni yapılan büyük köprülerimizi yerinden sökecek misiniz?

73) Bir vekil Ayasofya Camii müze olmalı demişti, o yüzden soruyoruz. Ayasofya ile ilgili metinde bir madde göremedik, bununla ilgili planınız var mı acaba?

74) Diyelim iktidara geldiniz, 6 parti arasında sorun çıktı ve 2 parti bu sözleşmeye uymayacağım dedi. O zaman ne olacak? 

75) TOGG arabamız için bir madde göremedik, neden acaba? Bildiğiniz gibi zamanında Devrim arabamızın başına neler gelmişti.

76) Metinde Mavi Vatan ile ilgili bir kelime niçin yok acaba?

77) Kıbrıs ile ilgili net bir çözüm göremedik, yani Kıbrıs'ı bir Devlet olarak tanınması için diğer Devletlere bir öneriniz olacak mı?

78) İş bankaları hisseleri vardı, onları Hazine'ye devredeceğiz diye metne yazabilirdiniz, iyi olmaz mıydı?

79) Milli İstihbarat Teşkilatı (Mit) Başkanı ve bir çok kurumdaki üst yetkili 9.000 kişinin görevden alınacağı ve bunun için şimdiden altılı masada listeler yapıldığını sizden bir Milletvekili söyledi. Peki daha aday belli olmadan, seçim daha yapılmadan bu liste neyin nesi? Niye acele ediyorsunuz ? Adayınız bile belli değilken nerden kazanacağınızı biliyorsunuz da, listeler yaptınız? Ayrıca madem listeniz var, millete açıklayın da herkes bilsin, değil mi ?

80) Karadeniz'de bulunan ve çıkarılıp mart ayında vatandaşlarımıza sunulacak olan doğalgazdan ve hidrokarbon kaynaklarından metinde niçin bahsedilmedi ?

81) Bunlar dışında metinde kalan ve halkımız tarafından yakından çok iyi takip edilen belli konular şu an zaten uygulanmaktadır. Bunları hiç duymadınız mı? Mesela; şehir içi ve şehirlerarası yolcu ve yük taşımacılığında alternatif ulaşım türleri ve sistemlerini devreye alacağız.

82) Toplantı salonun sahnesinde niçin 1 tane Türk Bayrağı yoktu. Bayrak olmamasını halkımız çok merak ediyor. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ünde 1 resmi yoktu, neden acaba?

83) Bir soru soracağız ama cevabınız tek kelime olsun, evet veya hayır. İmf'den (IMF) borç almak gibi düşünceniz veya planınız var mı, varsa neden?

84) Ayrıca metin toplamda 244 sayfa ama 42 sayfası özet, yani o 42 sayfa diğer sayfalarda da var. Bu yüzden 244-42=202 sayfa kalıyor geri. Ayrıca kapak sayfaları ve boşlukları çıkarsak geriye kalan 170 sayfadır, değil mi ?

   SONUÇ OLARAK;

   Metindeki belli maddeler bizlere Eski Türkiye'ye gidelim demektedir. Yani kapatacağız, yaptırmayacağız, durduracağız. Dünya 20-30 yıl sonrasını düşünürken, bizler niçin 20-30 yıl öncesine geri gidelim? Bu neye benzer, biliyor musunuz? Buna bir kaç örnek verirsek, konu çok daha iyi anlaşılabilir. Kısaca bizlere deniyor ki;

- Sizler akıllı telefonları bırakınız, tuşlu telefonları kullanmaya başlayınız

- Yeni televizyonları bırakın, eski tüplü televizyonlara dönün

- Doğalgazları evden sökün, evlere normal sobalar kurun

- Yüksek hızlı trenleri kaldıralım, eski kara trenlere dönelim

- Yada e-devleti kaldıralım, eskisi gibi her yere başvuru yaparken evraklar toplayın

   Halkımıza adeta bunları vaat ediyorsunuz (bazı maddelerde). Peki halkımız bunları kabul eder mi sizce? Şunu asla unutmayınız, Türkiye dünyada çok büyüyecektir, buda daima büyük projeler ve vizyonlarla olacaktır.

   Yazımızın sonuna yaklaşırken bazılarınız şu soruyu içinden geçirmiş olabilir. Siz Mutabakat Metni için Millet İttifakı'na haklı eleştiriler yapmışsınız ama Cumhur İttifakı'na niçin eleştiriniz yok? Cevabımız tabii ki evettir. Biz hem eleştiri varsa yapıyoruz, hem de önerilerimizi yazılarımızda yazıyoruz. Bizim tüm analiz yazılarımızı okursanız, bunu çok rahatlıkla görebilirsiniz. 

   Aklımıza ilk gelen Eyt2 ile ilgili eleştiri ve önerimizi yazmıştık. Daha önceleri de Millet ve Devletimizin kazanması için öneri yazımız ile İsveç, Finlandiya ve Türkiye arasında imzalanan üçlü muhtıra için, aklımızda kalan soruları yazdığımız analiz yazımız vardı. Bu üç yazımızı sitemizin arama motorlarına yazarak, hemen kolayca bulabilirsiniz. Bizim amacımız büyük Türkiye'dir, çünkü dünyadaki mazlumlar bizim yolumuzu gözler. Bizler bunun hızlı ve sağlam şekilde olması için, elimizden ne geliyorsa her zaman yapmaya çalışırız. 

   Büyük Türkiye için çorbada bizimde bir tuzumuz olsun diye 2 gündür işlerimizin arasında bu yazımıza zaman ayırdık. Çok yorulduk ama Vatan için yorgunluk olmaz. Bu niyetlerle yazımıza gösterdiğiniz ilgiye ve sizlerin de paylaşmalarınıza (herkesin okumasına sebep olduğunuz için) teşekkür eder, hepinize Saygı ve Selamlarımızı sunarız...



Kaynaklar; wwwogmgovtr, wwwtcddgovtr, wwwsbbgovtr, Ortak Politikalar Mutabakat Metni

31 Ocak 2023 Salı

Türkiye'mizin Kebapları, Turkish Kebabs

   Önceki yazılarımızda Tokat, Adana, Urfa, Antep ve Yozgat kebaplarından (testi kebabı, desti kebabı) bahsetmiştik. Bu yazımızda ise ülkemizin diğer kebaplarının isimlerini yazacağız. Sonra o isimlerden birinin detay ve püf noktalarını yazacağız. Önceki kebaplarımızı okumak isteyenler için linkleri tekrar yazalım, sonra kalan tüm kebaplara bakalım.

Tokat Kebabı için bu linkimize bakabilirsiniz

Adana Kebabı için bu linkimize bakabilirsiniz

Urfa Kebapları için bu linkimize bakabilirsiniz

Antep Kebapları için bu linkimize bakabilirsiniz

Yozgat Desti Kebabı için bu linkimize bakabilirsiniz

Yöreleriyle, Diğer Kebaplarımızın İsimleri 

- Abugannuş Kebabı: Adana, Hatay ve Antep mutfaklarında yapılır

- Alanya Kebabı: Alanya'da turistler çok sevmektedir

- Arapgir Tandır Kebabı: Malatya ili Arapgir ilçemizin tescilli kebabıdır

- Bahçıvan Kebabı: Geleneksel Türk mutfağından, bol sebzeli bir kebabımızdır

- Biber Kebabı: Antalya ili Elmalı ilçesine ait kebabımızdır

- Beğendili Kebap: Bursa mutfağımızda yapılır

- Bıldırcın Kebabı: Bilecik ilimize ait kebabımızdır

- Bilecik Fırın Kebabı: Bilecik ilimizde yapılan kebabımızdır

- Buğu Kebabı: Erzincan yöremize ait kebabımızdır

- Büryan Kebabı: Siirt ilimize tescilli kebabımızdır

- Cağ Kebabı: Erzurum ili Oltu ilçemizin kebabıdır

- Çardak Kebabı: Manisa ilimizle özdeşleşmiş kebabımızdır

- Çentik Kebabı: Hakkari yöremize ait kebabımızdır

- Çökertme Kebabı: Muğla ili Bodrum ilçemize ait kebabımızdır

- Çömlek Kebabı: Malatya yöremize ait kebabımızdır

- Denizli Kebabı: Denizli yöremize ait kebabımızdır

- Denizli Tandır Kebabı: Denizli ilimizin tescilli kebabıdır

- Domatesli Kebap: Malatya ilimize ait kebabımızdır

- Döner Kebabı: Bursa ilimize ait kebabımızdır

- Fıstıklı Kebap: Antep yöremizde yapılmaktadır

- Hünkar Beğendi Kebabı: Bursa mutfağımızda yapılır, Osmanlı saray mutfağındandır

- Isparta Fırın Kebabı: Isparta ilimizde yapılan kebabımızdır

- İskender Kebabı: Bursa mutfağımızın kebabıdır 

- Kuyu Kebabı: Kastamonu ili Taşköprü ilçesine tescilli kebabımızdır

- Emet Kebabı: Kütahya ili Emet ilçemize ait kebabımızdır

- Ekşili Kebap: Kilis ilimizin tescilli kebabıdır

- Fırın Ağzı Kebabı: Kayseri ilimizin tescilli kebabıdır

- Fırın Kebabı: Karaman ve Konya  yöremize ait kebabımızdır

- Kağıt Kebabı: Malatya ve Hatay illerinde, kendi il isimleri ile tescillidir

- Kilis Kebabı: Kilis yöremize ait kebabımızdır

- Kubbeli Kebap: Tokat ilimizin tescilli kebabıdır

- Kürdan Kebabı: Denizli yöremizde yapılan kebabımızdır, diğer adı islim kebabıdır 

- Kuzu Kebabı: Ankara yöremizde yapılan kebabımızdır

- Manisa Kebabı: Manisa ilimizde yapılan kebabımızdır, diğer adı bohça kebabıdır

- Oğlak Kebabı: Giresun ili Alucra ilçemizin tescilli kebabıdır

- Oruk Kebabı: Kilis yöremizde yapılan kebabımızdır

- Orman Kebabı: Bolu yöremizde yapılmaktadır

- Patates Kebabı: Hakkari ilimizde yapılan kebabımızdır

- Piti Kebabı: Kars ilimize ait kebabımızdır

- Sac Kebabı: Malatya ilimizde yapılan bir kebabımızdır

- Şam Kebabı: Malatya ilimizde yapılan bir kebabımızdır

- Sırık Kebabı: Sinop ve Çorum illerimizde yapılan bir kebabımızdır

- Şıngır Kebabı: Amasya ilimizde yapılan kebabımızdır

- Tarsus Kebabı: Mersin ili Tarsus ilçemizin tescilli kebabıdır

- Tepsi Fırın Kebabı: Antalya yöremize ait kebabımızdır

- Tepsi Kebabı (Sini): Hatay yöremizde yapılan kebabımızdır

- Topuz Kebabı: Amasya yöremizde yapılan kebabımızdır

- Yörük Kebabı: Antalya ilimize ait kebabımızdır

- Yozgat Tandır Kebabı: Yozgat ilimizin tescilli kebabıdır

Çok Fazla Yöremizde Yapılan, Diğer Kebaplarımızın İsimleri

- Avcı Kebabı

- Beykoz Kebabı

- Çiftlik Kebabı

- Çöp Kebabı

- Çöp Şiş Kebabı

- Enginarlı Yuva Kebabı

- Gelin Kebabı

- İncik Kebabı

- Kabak Kebabı

- Kaburga Kebabı

- Kuzu Şiş Kebabı

- Köfteli Kebap

- Kremalı Tas Kebabı

- Kuyu Kebabı

- Lavaş Ekmekli Yayla Kebabı

- Nohutlu Püre Kebabı

- Örtülü Kebap

- Pastırmalı Tarak Kebabı

- Paşa Kebabı

- Piliç Avcı Kebabı

- Püreli Tepsi Kebabı

- Saksı Kebabı

- Sahan Kebabı

- Şiş Kebabı

- Talaş Kebabı

- Tas Kebabı

- Tavuklu Sultan Kebabı

- Tencere Kebabı

- Yanardağ Kebabı

- Yayla Kebabı

- Yoğurtlu Kebap

Not: Ülkemizde olan kebap isimlerini bir araya getirip yazdık. Eğer unuttuklarımız varsa, bize maille bildirirseniz, bizlerde sitemize ekleriz.

Türkiye
Türkiye'nin Kebapları

   Yukarıda yazdığımız kebap isimlerinden Cağ Kebabımızın detay ve püf noktalarını aşağıda yazacağız. Şimdiden herkese afiyetler olsun deyip, yazımıza başlıyoruz.

   CAĞ KEBABI, OLTU

   Erzurum ili Oltu ilçemizin meşhur Oltu Cağ Kebabı, tadı çok farklı olup, tescilli kebaplarımızdan biridir. Şimdi gelelim önemli detaylarını yazmaya.

ÖZELLİKLERİ

- Kebapta kullanılan et, bu bölgeye ait doğal ortamlarda veya yaylalarda beslenen koyunlardan elde edilmektedir.

- Üretim tekniği olarak odun ateşinde yatay olarak pişirilir

- Cağ adı verilen küçük şişle veya talebe göre cağsız şekilde kesilerek, tabakta servis edilir

- Halk arasında Oltu Kebabı da denilmektedir

MALZEMELERİ

- Yöresel koyun eti

- Soğan

- Tuz

- Reyhan

- Karabiber

YAPILIŞI

- En az 1 yaşındaki koyunlardan elde edilen etlerin sinir, damar ve zarları ayrılır

- Etin yağ oranı %25-30 arası olmalı, fazla ise alınmalıdır

- Ayıklanan etler şişe takılmaya uygun hale getirilmelidir

- Etin takılacağı şişin çapı (kalınlığı) ile boyu arasında yaklaşık 1/2 oran olmalıdır.

- Yani 25 cm çap geliyorsa, şişe 50 cm uzunluğunda et takılmalıdır

- Etler tuzlanarak 1 gün dinlendirilir

- Çok ince kıyılmış kuru soğanın karabiber ile yoğrulup macun haline getirilmesiyle oluşan özel harç, et ile yoğrulduktan sonra hazır hale getirilir.

- Böylece hazırlanan etler şişe takılır ve hafifçe sıkıştırılır

- Kullanılan şiş kromdan yapılmalı ve et takılan yerin 2*2 cm ebadında, dört köşe olmalıdır

PİŞİRME YÖNTEMİ

- Meşe veya meyve ağacı odunu kullanılarak yakılan ocakta, hazırlanan şiş pişirilir

- Ocağın taş yada tuğladan olması, lezzet için önemlidir

- Şiş ateşe konulmadan yarım saat önce, odunların ateşi yakılmalı ve ocağın tamamen kızması sağlanmalıdır.

- Şiş durgun ateşe 15 cm yükseklikte ve ateşin durumuna göre uygun bir mesafede iken özel düzeneğe yatay olarak konulur ve piştikçe şiş çevrilir. 

- Etin renginin kırmızıdan kahverengiye dönme seviyesi, uygun pişme durumudur

SERVİS EDİLMESİ

- Pişen Oltu Cağ Kebabı geleneksel olarak cağ adı verilen küçük şişle veya talebe göre cağsız kesilerek, tabaklarda servis edilir. 

- Cağ adı verilen küçük şişler 20 cm uzunluğunda, 2 mm kalınlığında ve 3 mm genişliğinde ve ucu sivridir.

- Geleneksel olarak şişler ahşap saplıdır

- Cağlar şişteki ete geçirilir ve kebap bıçağı ile kalınlığı 4-7 mm olacak şekilde kesilir

- Cağın alt tarafı, isteğe göre ocağın yanında hazırlanan ızgarada kızartılır

- Porselen veya krom tabakta servis yapılır

- 1 cağ oltu kebabı ortalama 80 gramdır

- Cağsız tabakla servis yapılırsa, 1 porsiyon yaklaşık 100 gram olarak servis edilir

- Kebap mevsimine göre ayrı bir tabakta da söğüş kuru soğan ve mevsimine göre söğüş domatesle servis edilir.

   Güzel yurdumuzun ne kadar zengin yemek çeşitleri var değil mi? Hepsi birbirinden güzel ve tatları mükemmel. İnanın bu tatları yurt dışında hiç bir yerde bulamazsınız. Çünkü hepsine tatları veren güzel ülkemizin meralarında otlayan hayvanlarımız, topraklarında yetişen sebzelerimiz ve en önemlisi de ülkemizin havasıdır. Bu nedenlerden dolayı ülkemizin kıymetini çok bilelim.

   Yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Hepiniz yazımızı okurken, bu kebaplardan birini hemen yemek istemiş olabilirsiniz. Bizim sizlere tavsiyemiz her kebap çeşidi, kendi ilinde en güzel tadında olur. Fırsat buldukça bu şehirlere yolunuz düşerse, mutlaka yemeye çalışın. Şimdiden herkese afiyet olsun der, başka bir yazımızda daha görüşmek dileği ile Saygılar sunarız...



Kaynaklar; wwwkulturportaligovtr, wwwoltugovtr, wwwturkpatentgovtr 

25 Ocak 2023 Çarşamba

Amerika ve İngiltere, Nasılsınız?

   Amerika ve İngiltere, Nasıllar Acaba

   Beklenen yıl 2023'e sonunda kavuştuk, hoş geldi. Bu yılı dünyada bizden çok, Amerika ve İngiltere'nin takip ettiği bir yıl olacaktır. Neden diyorsanız yavaş yavaş analizimizi yazmaya başlayalım o zaman. Analizimize tam başlamadan önce, son 1.5 yıl içinde hazırlayıp yayına verdiğimiz 5 yazımız vardı. Eğer bunları şimdi okursanız, bu analiz yazımızın anlamı daha çok artacaktır.

5 ÖNEMLİ ANALİZ YAZIMIZ

1) Amerika'nın istediği bir Türkiye haritası var ve bu Amerika'nın büyük bir gazetesinde yayımlanmıştı. Bu yazımızı okumak için linkimize bakabilirsiniz. 

2) Ülkemiz üzerinde planları olan yabancılar, kendilerinden çok emin konuşmaktalar. Bizde bunu kaleme almıştık ve Nasıl Eminler diye sormuştuk. Bu yazımızı okumak için şu linkimize bakabilirsiniz.

3) Ha bire erken seçim talepleri vardı ve biz bunla ilgili 81 soru sormuştuk. Niçin Erken Seçim ? Bu yazımızı  okumak için linkimize bakabilirsiniz. 

4) Yunanistan'ın garip efelenmeleri ve dış bağlantılar üzerine derin bir analiz yazısı yazmıştık. Bu yazıda önemli bir tehlikeden de bahsetmiştik. Yazımızı tekrar okumak için bu linkimize bakabilirsiniz.  

5) Marketlerdeki garip zamlar ve planlar üzerine bir yazı hazırlamıştık. Bu analiz yazımı da okumak için bu linkimize bakabilirsiniz. 

   Hepsi birbirinden değerli bu yazılarımızı okuduktan sonra şimdi yeni analizimize başlayabiliriz artık. Bildiğiniz gibi bizler önce dünyayı izler ve gözleriz. Sonra ülkemizde olanlara bakar, en sonunda ise hepsini birlikte düşünüp, gözlemlerimizi analiz olarak yazarız.

Amerika
Amerika Ingiltere

   O zaman sırasıyla gidelim ve dünyada gördüğümüz 6 önemli durumu yazmaya başlayalım.

DÜNYADAKİ 6 ÖNEMLİ DURUM

1) Amerika'da yayımlanan Foreign Policy dergisinde Türkiye'deki seçimlere ''kan gölüne dönüşmeyi vaat eden bir ortam'' denilmiştir. Ayrıca Erdoğan'ın büyük bir seçimle indirileceğini, istifa etmesinin kendisi için daha hayırlı olacağını yazmıştır. 

2) İngiliz The Economist dergisi ise bir kapağında şunu yazdı: ''Türkiye diktatörlüğün eşinde'' olabilir, ülkesini tehlikeye atabilir.

3) Eski Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, twitter üzerinden bir paylaşımda, ''Batı ülkeleri eğer Türkiye'deki muhalefete yardım ederse Erdoğan durdurulabilir'' dedi. Başka bir açıklamasında ise Erdoğan eğer tekrar kazanırsa, Türkiye'nin Nato üyeliği düşürülsün demişti.

4) İsveç'te Erdoğan'a benzeyen bir maketin direğe asılması

5) İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakma girişimi

6) Ardından Hollanda'da Kur'an-ı Kerim yakma girişimi

   İsveç ve Hollanda'daki Kur'an-ı Kerim yakma girişimleri birilerinin ortak planları olup sonrası adımları olabilir, çünkü aynı anda başladılar. O yüzden sabırlı ve dikkatli olup, yasal olan her tepkimizi yapalım.

          Foreign Policy Dergisinin Yazdıkları Bu Resimdedir

Foreign Policy
Foreign Policy

   Bu 6 durumu okuyunca aklımıza ilk Abdülhamid Han'ın tahttan indirilmeden önceki günleri geldi. O zamanlarda 7 milyon km2 olan topraklarımızı yöneten Abdülhamid Han, tahttan indirildikten sonra %88 toprağımız gitti, geriye sadece %12'lik Türkiye topraklarımız kaldı. Bu durum ile Abdülhamid Han zamanını niçin hatırlamamız gerektiği daha iyi anlaşılmıştır. Yukarıda yazdığımız 6 durum birbirinden ayrı gözükebilir, ama arka plandakiler hep aynıdır. Yani destekçileri her zaman aynıdır, fakat kendilerini ortaya çıkartmak istemezler.

İSVEÇ NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?

   Bir yandan Nato'ya girmek için çalışıyor, diğer yandan ise Nato'ya girmek için oy alması gereken Türkiye'ye karşı yapılanlara izin vermesi. Aklımıza ilk şu geliyor, acaba birileri Sayın Erdoğan 4 ay sonra nasıl olsa % 100 gidecek, siz istediğiniz gibi davranın mı dediler. Yada gidince biz sizi hemen Nato'ya alacağız mı dediler? Kısaca sizin üzerinizden Türkiye'yi köşeye sıkıştıracaklarını zannedenler, çok yanılacak. Olanlar da size olacak, Rusya ile baş başa kalacaksınız. 

NATO KARAR AŞAMASINDA...

   Nato ile ilgili önceden bir yazı yazmıştık, isteyenler sitemizden okuyabilir tekrar. Ülkemizin geliştirdiği savunma sanayii ürünlerine göre bizler sadece bir soru soracağız. Bundan sonra Nato'mu bize, biz mi Nato'ya muhtaç? Bu yüzden Nato bir şey konuşurken 2 kere, gerekirse 3 kere düşünmelidir bundan sonra. Eğer böyle yapmazlarsa ilerleyen zamanlarda, kaybeden kendileri olacaktır. Neden kaybeden olacak diyorsanız, biraz beklesinler o zaman (Türk Devletleri Teşkilatı, belki de ilerde dünyada Kızılelma Birliği diyelim şimdilik).

BAŞKAN ERDOĞAN BİR DAHA ADAY OLAMAZ DİYENLER

   Bunu yazanlar acaba hiç Anayasayı ve kanunları okudular mı? Sadece bunu sormak istiyoruz, çünkü fazlası zaman kaybından başka bir şey değildir bizlere göre. Eğer yine iddia ediyorlarsa, hangi kanunun, hangi maddesine göre söylesinler de bizlerde öğrenmiş olalım.

AMERİKA ve İNGİLTERE NASILSINIZ?

   Son olarak Amerika ve İngiltere'ye nasılsınız diyoruz? Sizler bizim ülkeyi merak edeceğinize veya bizim ülkeyle uğraşacağınıza en iyisi kendi ülkenizdeki sorunlara bakınız. En basitinden arka sokaklarınıza bir gidin, oradaki evsiz vatandaşlarınıza yardım ediniz. Başka ülkelere silahlar göndereceğinize, kendi ülkenizdeki sağlık sorunlarınızla uğraşın. Mesela İngiltere, herkese demokrasi dersi veriyorsunuz, ama sizde niçin krallık var?

   Mesela ey Amerika, vatandaşlarına ücretsiz ambulans hizmeti verebiliyor musunuz, önce bunu vermeye başlayınız. Artan enerji fiyatlarından dolayı halkınıza ne kadar yardımcı olabiliyorsunuz? Bunlar gibi başka sorunlarda yazabiliriz ama gerek görmüyoruz, çünkü sizler zaten biliyorsunuz. O yüzden silahlarla fazla uğraşmayın, vatandaşlarınızın sesine kulak veriniz.

SONUÇ, NE KADAR FARKINDAYIZ?

   Sonuç olarak Amerika ve İngiltere'de yazılanlara baktığımızda bunların ikinci bir 12 Eylül benzeri durumlar planladığını, görebiliyor muyuz? Yani büyük bir provokasyon kokusu havada dolaşıyor. Yada yukarıda önceden yazdığımız 5 önemli analiz içinden Haziran 2022 tarihinde yazdığımız 4. maddedeki gibi bir planınız mı var? Sizler her şeyin iyisini biz biliyoruz diyorsunuz ama unuttuğunuz bir şeyler var, o günler artık geride kaldı.  

   Bu yüzden herkes uyanık olmalı, her söylenen haberi Devlet yöneticileri onaylamadan inanmamalıdır. Ayrıca şunu hiç unutmamalıyız. Türkiye zayıflarsa, dünyadaki mazlumların güveneceği büyük destek kırılır. O yüzden bizler çok birlik olup, dünyadaki mazlumları daha çok savunmalıyız.

   Eğer bizler keyfimize bakıp sadece yiyip, içip, gezip dünyadaki mazlumlara sahip çıkamazsak bunun hesabını öbür tarafta Allah'a karşı nasıl veririz? Allah C.C. bizlerden her yönle ibadet etmemizi bekler. Bundan dolayı hepimiz birlikten kuvvet doğar ilkesi ile hareket edip, ülkemizi daha çok büyütmek için çalışmalıyız, buna güvencimiz tamdır.

   Ey Amerika, İngiltere ve onlarla birlikte hareket edenler; Türkiye sizler ne yapsanız da büyüyecektir. Çünkü dünyadaki mazlumların milyarlarca duası vardır. Biz onlarla beraber çalışacağız, üreteceğiz ve birlikte kazanacağız İnşaAllah. Ayrıca şunu da hayatımızın sonuna kadar hiç unutmayacağız, Lâ Gâlibe İllallah. Bu dileklerimizle hepinize Saygı ve Selamlarımızı sunarız...




Kaynaklar; wwweconomistcom, wwwforeignpolicycom, wwwgooglecom, haber dinlemeleri, wwwtwittercom/ambjohnbolton, ingiltere, isveç, son dakika, SON DAKİKA, Son Dakika

19 Ocak 2023 Perşembe

Dünyanın İlk Siha Gemisi, TCG Anadolu

   DÜNYADA İLK

   Bu yazımızda sizlere Türkiye'nin ilk askeri uçak gemisi ve dünyanın ise ilk SİHA gemisinden bahsedeceğiz. Evet karşınızda TCG Anadolu Gemisi. İlk duyduğumuzda bizlerde sizin gibi  çok duygulandık ve gururlandık. Düşünsenize dünyanın ilk Siha gemisini, Türkiye yapıyor.

   Şimdi aklınızdan şu soru geçebilir, bu gemi niçin bu kadar önemli? O zaman detayları ile gemimizi yazmaya başlayalım.

TCG Anadolu
TCG Anadolu

TCG ANADOLU'NUN ÖNEMLİ DETAYLARI

- Dünyanın ilk Siha gemisi olacak

- Türkiye'de üretiliyor (Sedef Tersanesi'nde)

- Türkiye'nin ilk askeri uçak gemisi olacak

- Türkiye'nin en büyük savaş gemisi olacak

- Dünya'da bu ölçekte 12 devletin uçak gemisi var, bizimde olacak

- Dünya'da bu büyüklükte gemi üreten sadece 5-6 ülkeden biri oluyoruz

- Uzunluğu 231 metre, uçuş güvertesi 202 metre

- Eni 32 metre

- Maksimum sürat 20.5 knot

- Ekonomik sürat 16 knot

- Tam yük ve ekonomik süratle 9.000 deniz mili seyir siasına sahip olacak

- Geminin içindeki havuz ile çıkarma gemilerimiz, taşıt ve personelleri karaya intikal ettirecektir

- Yüksekliği 58 metre (yaklaşık 21 katlı bina boyu)

- Destek almadan yaklaşık 1 ay denizde kalma süresi var

- Çok maksatlı amfibi hücum gemisidir (LHD)

- Bayraktar TB3 Siha'lar gemiye, iniş ve kalkış yapacaktır

- Bu Siha'lar keşif, gözetleme ve istihbarat yapacaktır. 

- Siha'lar ayrıca taşıdığı akıllı mühimmatlarla operasyon icra edecektir

- Siha'lar katlanan kanatları ile uçak ve helikopter gemilerine rahatlıkla inebilecektir

- Siha'lar 14 mt kanat açıklığı, 8.35 mt uzunluk ve 2.60 mt yüksekliğindedir

Bayraktar TB3
Bayraktar TB3

- Bayraktar Kızılelma uçağımız inebilecek

- Hürjet uçaklarımız inebilecek

- Silahlı insansız deniz araçlarımız (Sida) gemiye yüklenebilecek

- Taarruz ve genel maksat helikopterleri gemiye inebilecek

- Tank palet ve zırhlı araçlar gemiye yüklenebilecek

- Çıkarma gemileri, Tcg Anadolu'ya yüklenebilecek

- Tam yüklü 27.436 ton ağırlığında olacak

- 1 tabur asker gemide olacak

- Asker ve çalışanlarla beraber toplamda yaklaşık 1.400 personel kapasiteli olacak

- Gemide radar ve elektronik harp sistemleri olacak

- Gemide aviyonik sistemler olacak

- Gemi gerektiğinde doğal afet görevlerinde kullanılacak

- Gemide tam teşekküllü hastane ve ameliyathane olacak

- Gemi gerektiğinde insani yardımlarda kullanılabilecek

- Gemi yaklaşık % 70 yerlilik oranında yapılmaktadır

- Gemi Mavi Vatan harici, gerektiğinde Hint ve Atlas okyanuslarında görev yapabilecek

- Kısmi bir uçak gemisidir, tam uçak gemisi değildir

- Yapımı sadece 6 yıl sürdü

Tcg Anadolu
Tcg Anadolu Siha Gemisi

   Ana hatları ile detayları yazdık. Çok ince detaylara fazla girmedik, çünkü teknik detayları baya çok. Böyle bir gemiyi dünyada üreten ülke 5-6 tane ve biz şu an üretiyoruz bu gemimizi. Halimize binlerce kere şükürler olsun. Yazıyı okuyunca hemen aklınıza ünlü Tük Denizcisi ve Devlet Adamı Barbaros Hayrettin Paşa'nın şu sözü gelmiştir:

   ''Denizlere Hâkim Olan, Cihana Hâkim Olur''

   Cihan huzur bekler, mutluluk bekler, düzen bekler. Dünyada bunu yapacak gücün fitilini ateşleyecek olan ise Türkiye'dir. Ülkemiz ne kadar büyürse bizlerle beraber olacak olan Mazlumlar, Türkler, Müslümanlar ve Dostlarımızla hep beraber el ele verip, bu dünyada birlikte güçlenerek ömür boyu büyüyerek yaşarız...

   Dünyaya huzurun gelmesi için şimdiden çok çalışmaya başlayıp, hedeflerimizi daima büyük tutmalıyız. Bu niyetlerle yazımızın sonuna gelmiş bulunurken hepinize Saygı ve Selamlarımızı sunarız...



Kaynaklar; wwwssbgovtr, wwwbaykartechcom/tr, wwwtccbgovtr, wwwtrthabercom 

4 Ocak 2023 Çarşamba

Osmanlı Padişahları

   PADİŞAHLARIMIZ

   600 yıldan fazla imparatorluk, dünyaya huzur ve mutluluğun geldiği yüzyıllar...Hemen hemen hepiniz hangi konuyu yazacağımızı anladı, evet bugünkü yazımız OSMANLI İMPARATORLUĞU ve Padişahları hakkında olacaktır. Bu konumuzu 5 dönem başlık altında sıralayarak yazacağız. Bu dönemler şunlardır:

DÖNEMLER;

- Kuruluş Dönemi 

- Yükselme Dönemi

- Duraklama Dönemi

- Gerileme Dönemi

- Dağılma Dönemi

   Bu dönemlere geçmeden önde şu önemli notu da yazalım. Osmanlı İmparatorluğunda 3 tane başkent vardır, bunlar sırası ile şöyledir;

1) Bursa 1326 ile 1365 yılları arası

2) Edirne 1365 ile 1453 yılları arası

3) İstanbul 1453 ile 1923 yılları arası

Şimdi sırasıyla dönemleri ve o dönemlerin padişahlarını yazmaya başlayalım.

Osmanlı Devleti
Osmanlı Devleti Arması

KURULUŞ DÖNEMİ ve PADİŞAHLARI (1299 ile 1453 arası)

Osmanlı Devleti'nin kurulduğu dönemi kapsamaktadır. Bu dönemin padişahları sırayla şunlardır:

OSMAN GAZİ (1299 ile 1326 arası) 1. PADİŞAH

   Osmanlı Devleti'nin kurucusu olup 1258 yılında Söğüt'te doğmuştur. Babası Ertuğrul Gazi, annesi ise Halime Hatun'dur. Osman Gazi uzun boylu olup, omuzlar arası geniş birisidir. Kendisi cesur, dürüst, cömert, tedbirli ve adaletli olup fakirleri çok gözetirdi. Kayı Boyu'nun yönetimine 23 yaşında (1281) geçip ata binmede, kılıç kullanmada ve savaşmada çok yetenekliydi. 1326 yılında Bursa'da vefat eden Osman Bey'in toplam 8 tane çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız, Orhan Bey ve Alaeddin Ali Bey'dir. Kabri, Bursa'daki Osman Gazi Türbesi'ndedir.

ORHAN GAZİ (1326 ile 1359 arası) 2. PADİŞAH

   Osman Bey'den sonra yerine geçen oğlu Orhan Gazi 1281 tarihinde doğup, annesi Malhun Hatun'dur. Kendisi uzun boylu, mavi gözlü ve sarı sakallıydı. Merhametli, fakiri gözeten, sakin, sabırlı ve hürmetli olup boş zamanlarında halkın arasına katılırdı. Babasının 1326'da vefatı üzerine beyliğin başına geçti. Orhan Gazi son yıllarında devletin idaresini oğluna bırakıp, hayatının kalanını Bursa'da geçirdi. 1362 yılında vefat eden Orhan Gazi'nin toplam 6 tane çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız; Murad Hüdavendigâr ve Süleyman Paşa'dır. Kabri, Bursa Osman Gazi Türbesi'ndedir.

I. MURAD (1359 ile 1389 arası) 3. PADİŞAH

   Orhan Bey'den sonra yerine geçen oğlu Sultan Birinci Murad 1326 yılında Bursa'da doğup, annesi Nilüfer Hatun'dur. Kendisi uzun boylu, iri burunlu, kaslı bir vücuda sahip olup sade giyinirdi. Nazik, hürmetli, şefkatli, zekalı bir asker ve devlet adamı olup, daima planlı idi. Fethettiği yerlerdeki Hristiyan halka iyi davranırdı. 1382 yılından sonra ''Murad Hüdavendigâr'' olarak anılmaya başlandı. Birinci Kosova Savaşı'ndan sonra 1389 yılında Sırp Kralının damadı tarafından hançerlenerek şehit düşen I. Murat'ın toplam 6 tane çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız, Yıldırım Bayezid ve Yakub Çelebi'dir. Kabri, Bursa 1. Murad Hüdavendigar Türbesi'ndedir.

I. BAYEZİD (1389 ile 1402 arası, Yıldırım Bayezid) 4. PADİŞAH

   I. Murad'dan  sonra yerine geçen oğlu Birinci Bayezid 1360 tarihinde Edirne'de doğup, annesi Gülçiçek Hatun'dur. Kendisi kumral saçlı, sık sakallı, beyaz tenli ve geniş omuzluydu. Savaşlarda gösterdiği cesaret ve hızlı hareket etmesinden dolayı, Yıldırım lakabını almıştır. Devrin en büyük âlimlerinden dersler alıp, Kütahya sancağında Valilik yaptı. Murad Hüdavendigar'ın vasiyeti üzerine 29 yaşındayken 1389 yılında padişahlığa getirildi. Timur'la yaptığı Ankara Savaşı'nda esir düşüp, bunu hazmedemeyince, zehir içerek intihar etmiştir. Yıldırım Bayezid'in toplam 8 tane çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız, Mehmed Çelebi ve Musa Çelebi'dir. Kabri, Bursa Yıldırım Beyazıt Türbesi'ndedir. 

FETRET DEVRİ (1402 ile 1413 arası)

   Ankara Savaşı sonrası Anadolu'da Türk Birliği bozuldu ve Osmanlı Devleti dağılma tehlikesi ile baş başa kaldı. Yıldırım Bayezid'in ölümünden sonra oğulları arasında taht mücadelesi başladı, bu döneme Fetret Devri denilmektedir. Bu devre 1413 tarihinde Mehmed Çelebi son vermiştir.

I. MEHMED (1413 ile 1421 arası) 5. PADİŞAH

   I. Bayezid'den sonra Fetret Devri olmuş olup sonra yerine 1389 yılında Edirne'de doğan, oğlu Sultan Çelebi Mehmed geçti. Annesinin adı Devlet Hatun olup kendisi beyaz tenli, orta boylu, geniş göğüslü ve kuvvetli bir vücuda sahipti. Cesur olan Çelebi Mehmet, bizzat 24 savaşa katılmıştır. Adaletli olan Mehmed Çelebi, bunu Hristiyan topluluklara karşıda yapmıştır. İyi bir politikacı ve yönetici olan Birinci Mehmet Çelebi, zamanında Amasya sancak beyliği de yapmıştır. Fetret Devri'nden sonra Anadolu'daki beylikleri tekrar topladığı için, kendisine Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu olarak ta bakılmaktadır. 1421 yılında vefat eden Çelebi Mehmed'in ölüm haberi gizlenmiştir, bu durum Osmanlı Padişahları arasında ölümü gizlenen ilk padişah olmuştur. I. Mehmet'in toplam 7 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız, II. Murad ve Mustafa Çelebi'dir. Kabri, Bursa Yeşil Türbe' dedir.

II. MURAD (1421 ile 1451 arası) 6. PADİŞAH

   I. Mehmet'ten sonra yerine geçen oğlu Sultan II. Murad (İkinci Murad) 1402 yılında Amasya'da doğup, annesinin adı Emine Hatun'dur. Kendisi beyaz tenli, uzun boylu ve çok güzel konuşurdu. İkinci Murat yeri geldiğinde çok hareketli, cesur ve pes etmez, yeri geldiğinde de çok sakin ve huzurlu bir hayatı yaşamayı seven biriydi. 30 yıl boyunca olan yöneticiliğinde âdil, dindar ve hoşgörülü idi. Devleti büyük bir şan ve şerefle idare ederek, herkesin sevgisini kazanmıştır. Tahta geçtiğinde henüz 19 yaşındaydı. 1451 yılında vefat eden Sultan II. Murad'ın toplam 8 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Fatih Sultan Mehmet ve Büyük Ahmet'tir. Kabri, Bursa Muradiye'dedir. 

YÜKSELME DÖNEMİ ve PADİŞAHLARI (1453 ile 1579 arası)

FATİH SULTAN MEHMET (1451 ile 1481 arası) 7. PADİŞAH

   II. Murat'tan sonra yerine geçen oğlu Fatih Sultan Mehmed 1432 tarihinde Edirne'de doğup, annesinin adı Hümâ Hatun'dur. Kendisi kuvvetli, uzun boylu ve kas yapılı idi. 7 yabancı dil bildiği söylenen Sultan İkinci Mehmet, büyük âlimlerden dersler almıştı. Âlim, şâir ve sanatkarlarla bir araya gelip, sohbet yapmayı çok sever, bilmediği konuları tartışırdı. Akşemseddin en değerli hocalarından birisidir. Fatih soğukkanlı, cesur ve iyi bir idareci olup, yapacağı işleri çok gizli tutardı. Okumayı çok sevip, bilginleri koruyup, onlara eserler yazdırırdı. Yabancı ülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul'a getirtti; astronomi bilgini Ali Kuşçu ve ünlü ressam Bellini gibi. Bellini'ye daha sonra kendi resmini yaptırmıştır. Padişahlığı boyunca 25 savaşa katılıp çok cesur, yönetimde ise sert ve kararlarından taviz vermezdi. Savaşlarda bozgunu önlemek için, ileri atılıp askerleri motive ederdi. Sultan İkinci Mehmed, İstanbul'u fethederek 1100 yıllık Doğu Roma İmparatorluğu'nu ortadan kaldırdığı için, Fatih unvanını almıştır. Böylece Peygamber Efendimizin Hadis-i Şerifinde müjdelediği büyük komutan olmuştur. Ortaçağ'ı kapatıp, Yeniçağ'ı açan Fatih Sultan Mehmet, 1481 günü vefat etmiştir. Bazı kaynaklarda onun Roma'yı fethedeceği düşünülerek zehirlendiği söylenmektedir. Fatih'in toplam 5 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız II. Bayezid ve Şehzade Mustafa'dır. Kabri, İstanbul Fatih Camii yanındaki Fatih Türbesi'ndedir.

II. BAYEZİD (1481 ile 1512 arası) 8. PADİŞAH

   Fatih Sultan Mehmet'ten sonra yerine geçen oğlu Sultan İkinci Bayezid 1448 yılında Dimetoka'da doğup, annesinin adı Mükrime Hatun'dur. Kendisi kuvvetli, cesur, uzun boylu ve atılgandı. Çok uysal, dindar ve hoşgörülü bir padişahtı. Babası ona en iyi alimlerden ders okutturdu. Yedi yaşında iken Hadim Ali Paşa nezaretinde Amasya'ya vali tayin edildi. Amasya şehzadeler için çok önemli bir şehirdi. Çünkü burada Selçuklular devrinden beri önemli ilim ve kültür merkezi idi, dolayısıyla bütün imkanlar vardı. Şairleri sık sık saraya toplayıp onlarla sohbet ederdi. Sık sık fakirlere sadaka dağıtırdı. İslâm ilimlerinin yanında matematik ve felsefe tahsili de yapan İkinci Bayezid 1512 tarihinde vefat etmiştir. Bayezid'in toplam 14 çocuğu vardır. Çocuklardan ismini en çok duyduklarımız Yavuz Sultan Selim ve Mahmud'dur. Kabri, İstanbul Bayezid Camii'ndedir. 

YAVUZ SULTAN SELİM (1512 ile 1520 arası) 9. PADİŞAH

   İkinci Bayezid'den sonra yerine geçen oğlu oğlu Yavuz Sultan Selim 1470 tarihinde Amasya'da doğup, annesinin ismi Gülbahar Hatun'dur. Kendisi uzun bıyıklı, yiğit, uzun boylu, kalın kemikli, geniş omuzlu, cesur ve sert biri idi. İyi bir eğitim gördü. Babası padişah olduktan sonra Şehzade Selim Trabzon sancağına vali olarak tayin edildi. Burada hem devlet işleri ile hem de ilimle uğraştı. Trabzon halkını rahat bırakmayan Gürcüler üzerine seferler yapıp Kars, Erzurum ve Artvin'i fethederek Osmanlı'ya kattı 1508 yılında, bunun üzerine burada yaşayan Gürcüler Müslüman oldu. Çok güzel ata biner, kılıç kullanırdı. Ok atmada, yay çekmede, güreşte ustaydı. Gösterişten hoşlanmaz, devlet malını israf etmezdi. Babasından devraldığı hazineyi, ağzına kadar doldurdu. Yavuz Sultan, atalarının aksine hep sakalını keserdi. Tarihçiler Sultan Selim için 8 yıla 80 yıllık iş sığdırmış büyük bir padişahtır demiştir. 1520 yılında Aslan Pençesi adı verilen bir çıban yüzünden vefat etmiştir. Yavuz Sultan Selim'in toplam 5 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduğumuz Kanuni Sultan Süleyman'dır. Kabri, İstanbul Sultan Selim Camii avlusundaki türbededir.  

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN (1520/1566 arası) 10. PADİŞAH

   Yavuz Sultan Selim'den sonra yerine geçen oğlu Kanûni Sultan Süleyman 1495 yılında Trabzon'da doğup, annesinin ismi Hafsa Hatun'dur. Kendisi uzun boylu, geniş alınlı ve seyrek sakallıydı. Sultan Süleyman tahta çıktığında Osmanlı Devleti, dünyanın en zengin en güçlü konumunda idi. Babası ona büyük ilim tahsili ve terbiye öğretti. 7 yaşında İstanbul'daki dedesinin yanına gönderilip ilim ve din dersleri aldı, savaş teknikleri öğrendi. 15 yaşına kadar babasının yanında kalan Şehzade Süleyman önce Şarki Karahisar'da, sonra Bolu, daha sonrada Kefe sancak beyliğine tayin edildi. Yavuz Sultan Selim'in tahta geçmesiyle (1512) İstanbul'a çağrıldı. Babasının vefatı ile tahta geçtiğinde (kendisinden başka erkek kardeşi yoktu) 25 yaşındaydı. Sultan Selim azimli, iradeli, aceleci olmayan, geniş düşünen, verdiği kararlardan dönmeyen ve adamlarına kabiliyet derecelerine göre görev veren biriydi. 1566 tarihinde Zigetvar (Sigetvar) Seferinde beyin kanaması geçirerek vefat etmiştir. Kendisine ''Kanuni'' denmesinin nedeni mevcut kanunları yazdırtıp, çok sıkı şekilde tatbik etmesinden dolayıdır. Kanuni adaleti çok seven ve ayrıca ünlü bir şair olan padişahtı. Kanuni Sultan Süleyman'ın toplam 10 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız İkinci Selim ve Bayezid'dir. Kabri, İstanbul Süleymaniye Camii'ndeki türbesindedir. 

II. SELİM (1566 ile 1574 arası) 11. PADİŞAH

   Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra yerine geçen oğlu Şehzade İkinci Selim 1524 tarihinde İstanbul'da doğup, annesinin adı Hürrem Sultan'dır. Kendisi sarışın, orta boylu ve açık alınlı idi. Şehzade Selim iyi bir eğitim ve terbiye almıştır. Kütahya'da Sancak Beyliği yaparken babasının vefatı üzerine tahta geçti, kendisine Sarı Selim'de denilmektedir. Daha önceki padişahlara göre zayıf ve silik olarak bilinmektedir. O zamanki büyük devlet adamları sayesinde Osmanlı Devleti ihtişamını sürdürmüştür. Sokullu Mehmed Paşa gibi dirayetli ve tecrübeli vezirler, hükümeti ayakta tutmuştur. Sultan 2. Selim padişahken, hiç sefere çıkmamış ve liyakatlı olmayan Ali Paşa'nın Kaptan-ı Deryalığında İnebahtı faciası yaşanmıştır. 1574 yılında İstanbul'da vefat etmiştir (İstanbul'da ölen ilk Osmanlı Padişahıdır). Sultan Selim tahta çıktığında bazı iç çekişmelerle karşı karşıya kalmıştır. Sokullu Mehmed Paşa bu çekişmelerden galip olarak ayrılıp, 15 yıl sadrazamlık yapıp, Devlet yönetiminde ağırlığını koymuştur. Babasından 15 milyon km2'ye yakın toprak olan İkinci Selim, oğlu Sultan 3. Murad'a 15 milyon km2'den biraz fazlasıyla bırakmıştır. Sultan 2. Selim'in toplam 11 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Üçüncü Murat ve Osman'dır. Kabri, İstanbul Ayasofya Camii'ndeki türbededir.

Osmanlı Padişahları
Osmanlı Padişahları

DURAKLAMA DÖNEMİ ve PADİŞAHLARI (1579 ile 1699 arası)

III.MURAD (1574 ile 1595 arası) 12. PADİŞAH

   İkinci Selim'den sonra yerine geçen oğlu Sultan 3. Murat 1546 yılında Manisa'nın Bozdağ Yaylası'nda doğup, annesinin adı Afife Nur Banu Sultan'dır. Kendisi kumral sakallı, beyaz tenli, orta boylu, cömert ve insanlara yardım etmeyi seven bir padişahtı. Arapça ve Farsçayı çok iyi şekilde öğrenmişti. Alaşehir Sancak Beyliği ve  Manisa Sancak Beyliği yapmıştır. Şehzadeliği sırasında Manisa'da o dönemin en değerli ulemâsından dersler aldı. Osmanlı padişahları içinde en âlimlerden birisidir. Babasının vefatı üzerine İstanbul'a gelerek tahta geçti. Ama oda babası gibi devlet işlerine fazla karışmadı. Hükümet ve bürokrasi daha çok Sokullu Mehmed Paşa tarafından yönetilirdi. Saltanatı sırasında İstanbul'dan hiç çıkmadı ve  sarayda bulunan kadınların tesirinde kaldı. 1595 yılında felç geçirip vefat etmiştir. Sokullu Mehmet Paşa'nın ağırlığının hissedildiği bu dönemde Osmanlı Devleti en geniş sınırlarına ulaştı. 15 milyon km2'den biraz fazla aldığı toprağı, yaklaşık 20 milyon km2'ye çıkarmıştır. İngilizlerle dostâne ilişkiler geliştirdi. Devlet işlerini Sokullu'ya devreden Üçüncü Murat zamanında kadınlar, devlet işlerine çokça karışmaya başladı ve bu durum Sokullu'nun vefatından sonra daha da hızlanmıştır. III. Murad'ın toplam 23 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Üçüncü Mehmet ve Selim Bayezid'dir. Kabri, İstanbul Ayasofya Camii'ndeki türbededir. 

III. MEHMED (1595 ile 1603 arası) 13. PADİŞAH 

   Üçüncü Murad'dan sonra yerine geçen oğlu 3. Mehmet 1566 tarihinde Manisa'da doğup, annesinin adı Safiye Sultan'dır. İsmini Fatih Sultan Mehmet'e benzesin diye, büyük dedesi Kanuni Sultan Süleyman koymuştur. Kendisi kumral saçlı orta boylu olup, iyi bir tahsil yapmıştır. 1583 tarihinde Manisa Sancak Beyliği'ne tayin edildi. Babasının vefat haberi üzerine İstanbul'a gelerek, tahta geçmiştir. Sultan annesini çok sever, sayar ve dinlerdi. Bundan istifade eden annesi, sarayda hakimiyet kurmuştur. Bazı konularda Padişahı zorlayıp, istediğini yaptırıyordu, buda devlet işlerinde karışıklığa sebep oluyordu. Dindar olup, tasavvufa da çok meraklıydı. Kolayca üzüntüye kapılır, yeme ve içmeden kesilirdi. Celâli isyanları ve İran savaşlarının çok uzun sürmesi, onu büyük üzüntü içinde kalmasına sebep oldu. İçkiyi yasaklatıp, tüm gizli meyhaneleri kapattırdı. 1603 yılında vefat eden Üçüncü Mehmet'in toplam 4 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız I. Ahmed ve Birinci Mustafa'dır. Kabri, İstanbul Ayasofya Camii'ndeki türbededir.

I. AHMED  (1603 ile 1617 arası) 14. PADİŞAH

   Üçüncü Mehmet'ten sonra yerine geçen oğlu 1. Ahmet 1590 yılında Manisa'da doğup, annesi Handan Sultan'dır. İyi bir tahsil gördü, ayrıca Arapça ve Farsçayı mükemmel derecede öğrenmişti. Savaş ve askerlik alanlarında çok usta olan Birinci Ahmet ata binmek, ok atmak ve kılıç kullanmakta ise çok hünerliydi. Çok sade giyinen Şehzade Birinci Ahmet, babasının 1603 yılında vefatı üzerine Eyüb Sultan'da kılıç kuşanarak tahta geçmiştir. Kanuni'den sonra devlet işleri ile yoğun şekilde ilgilenen ilk padişahtı. Çocuk yaşlarda bile mükemmel kararlar alan Sultan, ilim ve irfan sahibi kişilerle bir araya gelip, onlara akıl danışırdı. Sultanın hayatında 14 rakamının ayrı bir önemi vardı. 14 yaşında padişah olmuş, 14 yıl saltanatı sürmüş ve Osmanlı'nın 14. padişahıdır. Dindar olan Sultan I. Ahmet, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e çok bağlıydı. Çok genç yaşta (27) hastalanıp 1617 yılında vefat eden Sultan I. Ahmet'in toplam 15 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Genç Osman, IV. Murad ve İbrahim'dir. Kabri, İstanbul Sultan Ahmed Camii'ndeki türbededir. 

I. MUSTAFA (1617 / 1618 ve 1622 / 1623 arası) 15.PADİŞAH

   Sultan I. Ahmet'in erken yaşta (27) vefat etmesinden dolayı yerine çocuğu değil de, kardeşi Sultan Birinci Mustafa tahta geçti. I. Mustafa 1592 yılında Manisa'da doğup babası Sultan Üçüncü Mehmet, annesi ise Handan Sultan'dır. Kendisi seyrek sakallı, iri gözlü ve sarı benizli padişahtır. Farklı zamanda 2 defa padişahlık yapıp, sinirli bir yapıya sahipti. Sultan Birinci Mustafa ağabeyinin padişahlığı süresince 14 yıl sarayın bir odasında hapis hayatı yaşadı, o zamanda bu gerekli görülüyordu. Çünkü şehzadeler Devlet yönetimine karışıyordu. Sultan I. Ahmed tahta geçtiğinde kardeşini öldürtmemiş, ancak sarayda mahpus tutmuştur. Bu mahpusluk sonunda Sultan Birinci Mustafa, Osmanlı hanedanının en büyük erkek evladı olması sebebiyle tahta çıkarılmış, fakat dengesiz hareketlerinden dolayı tahtan indirilmiştir. Sonra Genç Osman tahta çıkarılmış, oda Yeniçerilerin ayaklanması sonucu tahttan indirilip, Yedikule Zindanların da boğularak öldürülmesinden sonra yine tahta Sultan I. Mustafa çıkarılmıştır. Ama akli dengesizliği nedeniyle tekrar tahttan indirilmiştir. Sultan Birinci Mustafa ile birlikte kardeş katli, nadiren görülmüştür. I. Mustafa dindar ve sadakayı vermeyi çok seven insandı. Sultan saraydaki hayatını ibadet ederek ve dini eserler okuyarak geçirirdi. İkinci tahta geçmesinden kısa süre sonra 1623 tarihinde tekrar tahttan indirildi. 1639 yılında sinir hastalığından dolayı Topkapı sarayında vefat etmiştir. Sultan I. Mustafa'nın hiç çocuğu yoktur. Kabri, İstanbul Ayasofya Camii'ndeki türbededir.

GENÇ OSMAN (1618 ile 1622 arası, II. Osman) 16. PADİŞAH

   Sultan I. Mustafa'nın tahttan indirilmesinden sonra yerine Sultan Birinci Ahmet'in oğlu Sultan Genç Osman, 14 yaşında geçti. Genç Osman 1604 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Mahfirûz Haseki Sultan'dır. Kendisi iyi tahsil ve terbiye görüp cesur, enerjik, zeki, atılgan ve gözü pek biriydi. Sultan Genç Osman, Fatih Sultan Mehmet devrine kadar geleneğe uyup, saray dışından evlendi. Yavuz Sultan Selim'den sonra padişahlar saray dışından evlenmediği için, bu karar önemli bir değişiklik yapmıştır. Sultan İkinci Osman kendisine planlarını uygulayacak bir sadrazam bulamadı. Tarihte eşine pek az rastlanacak şekilde tahttan indirilerek, Yedikule zindanlarında boğularak şehit edilmiştir. Sultan Genç Osman yenilikçi biriydi. Tahta çıkar çıkmaz devlet erkanı içindeki üst düzey yetkilileri değiştirip, kadı ve müderrislerin atanma yetkilerini ise şeyhülislamdan aldı. 1622 yılında şehit edilen Genç Osman'ın toplam 4 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Ömer ve Mustafa'dır. Kabri, Sultan Ahmed Camii yanındaki türbesindedir.

IV. MURAD (1623 ile 1640 arası) 17. PADİŞAH

   Sultan Genç Osman'ın şehit edilmesinden sonra yerine Sultan I. Ahmet'in oğlu Sultan Dördüncü Murat, 11 yaşında tahta geçti. IV. Murat 1612 yılında İstanbul'da doğup, annesi Mahpeyker Kösem Sultan'dır. Kendisi heybetli, uzun boylu, iri cüsseli, zeki, cesur, kuvvetli ve enerjik biri olup tarihe; Osmanlı Sultanlarının en güçlülerinden biri olarak geçmiştir. Dördüncü Murad çok iyi ok ve cirit atardı. Din büyüklerine hürmetli olup, iyi derecede ilim tahsili yapmıştı. İçki ile tütünü yasaklayıp, gece sokağa çıkma yasağı koymuştur. Bunun dönemindeki en önemli olay Hezarfen Ahmed Çelebi'nin kanat takarak, Galata Kulesi'nden Üsküdar'a uçmasıydı. Sultan dördüncü Murat etrafını dikkatle takip edip, inisiyatifini kullanmakta tereddüt etmezdi. Küçük yaşta tahta çıkmasından dolayı hükümdarlığının ilk yıllarında annesinin etkisinde kalmış olsa da, daha sonra kadınların saltanatına son verip, hain ve hilekâr sadrazamları cezalandırdı. Memleket meselelerini takip edip, çözümler bulmak için çalıştı. Sultan Murat memlekette asayiş ve huzuru bozan tüm zorbalara karşı biraz şiddet kullanarak, onları sindirip devlet hâkimiyetini tekrar kurmuştur. 17 yıl hükümdarlık yaptıktan sonra 28 yaşında bir hastalıktan dolayı 1640 vefat eden Sultan 4. Murat'ın toplam 10 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız, Şehzade Süleyman ve Ahmet'tir. Kabri, İstanbul Sultan Ahmet Camii yanındaki türbesindedir.

İBRAHİM (1640 ile 1648 arası) 18. PADİŞAH

   Sultan Dördüncü Murat'ın vefatından sonra yerine Sultan I. Ahmet'in oğlu, Sultan Birinci İbrahim geçti. Sultan İbrahim 1615 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Mahpeyker Kösem Sultan'dır. Kendisi kumral sakallı, uzun boylu ve kuvvetli idi. Annesi onun yetiştirilmesi için çok çalıştı. Sultan İbrahim, ağabeyi Sultan Dördüncü Murat'ın vefatı üzerine sarsıldı ve padişah olduğuna inanmak istemedi. Annesinin ve devlet erkânının ısrarları üzerine tahta oturdu. Tahta çıktığı ilk yıllarda sinir hastalığı yüzünden krizler geçiriyordu. Sonraki yıllarda devlet işleri ile bizzat ilgilenmeye başladı. Tahta çıktığı zaman soyundan sadece o kalmıştı, bundan dolayı ilk oğlu doğduğunda çok sevinmişti. Sultan I. İbrahim çok cömert, fakirlere ve kimsesizlere yardım ederdi. O zamanlarda olabilecek açlık ve kıtlığın önüne geçmek için çalışmalar yaptı. Padişahlığı süresinde annesinin etkisinde çok kaldı. 8 yıl padişahlık yaptıktan sonra boğularak öldürüldü. Sultan İbrahim'in sinirli olduğu yıllarda sadrazamı Kemankeş Kara Mustafa Paşa, devlet işlerini en iyi şekilde yürütmüştür. Paşa, Safevilerle Kasr-ı Şirin Antlaşmasını imzalayıp İstanbul'a dönünce Ocaklı sayısını azaltıp, maaşların düzenli olarak ödenmesini sağladı. Böylece Devlet bütçesi denkleşmiş oldu. Ayrıca Paşa Donanmaya da her yıl belli sayıda Kadırgalar yapılmasını sağladı. 1648 yılında öldürülen Sultan Birinci İbrahim'in toplam 13 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız IV. Mehmed, II. Süleyman ve II. Ahmet'tir. Kabri, İstanbul Ayasofya Camii yanındaki türbesindedir.

IV. MEHMED (1648 ile 1687 arası) 19. PADİŞAH

   Sultan Birinci İbrahim'in öldürülmesinden sonra yerine geçen oğlu Sultan Dördüncü Mehmet 1642 yılında İstanbul'da doğup, annesi Turhan Hatice Sultan'dır. Kendisi beyaz tenli, orta boylu, yanık çehreli olup ata çok bindiği içinde vücudu öne eğikti. İyi bir tahsil görüp, annesi onu çok iyi yetiştirdi. Henüz tahta geçtiğinde 6 yaşında idi, bu yüzden hayatının büyük kısmı saray entrikaları ile geçti. Edebiyat ve ava çok meraklı idi, o yüzden Avcı Mehmed olarak ta anılmaktadır. İçkiyi yasaklayıp, üretim yerlerini kapattırdı. Sadrazamlığı Köprülü ailesine vermişti, bu karar o zamanlar çok isabetli olmuştu. İkinci Viyana bozgunundan sonra 1687 tarihinde tahttan indirilip, saraydaki bir odada hapis hayatı yaşadı. 1693 yılında vefat eden Sultan Dördüncü Mehmed'in toplam 7 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız İkinci Mustafa ve Üçüncü Ahmet'tir. Kabri, İstanbul Yeni Camii'ndeki türbesindedir, annesi de buradadır.

II. SÜLEYMAN (1687 ile 1691 arası) 20. PADİŞAH

   Sultan Dördüncü Mehmet'in tahttan indirilmesinden sonra yerine Sultan Birinci İbrahim'in oğlu, Sultan İkinci Süleyman geçti. II. Süleyman 1642 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Saliha Dilaşub Sultan'dır. Kendisi kır sakallı, orta boylu ve şişmandır. Dürüst, akıllı ve dindar bir insan olan annesi, onu iyi yetiştirdi. Hayatının 40 yılını bir dairede hapis geçiren Sultan İkinci Süleyman; vatansever, dindar, merhametli ve nazik biriydi. Rüşvet ve sefahata aşırı derecede düşmandı. Padişah olduğu sırada ortalığı karıştıran askeri zorbalarla mücadele etti ve kısmen de olsa asayişi sağladı. 4 yıllık padişahlığı sürecinin 2 yılını yatak hastası olarak geçirdi. Gün geçtikçe zayıflayan Sultan İkinci Süleyman 1691 yılında Edirne'de vefat etti. Sultan II. Süleyman'ın hiç çocuğu yoktur. Kabri İstanbul Süleymaniye Camii yanındaki Kanuni Sultan Süleyman türbesinin içindedir.

II. AHMED (1691 ile 1695 arası) 21. PADİŞAH

   Sultan İkinci Süleyman'ın vefatından sonra yerine Sultan Birinci İbrahim'in oğlu, Sultan İkinci Ahmet geçti. Sultan II. Ahmet 1643 yılında İstanbul'da doğup, annesi Hatice Muazzez Sultan'dır. Kendisi çalışkan, gayretli, merhametli ve alçak gönüllü idi. Terbiyesi ve tahsili ile annesi yakından ilgilendi. Tahsili orta derecedeydi. Devlet işlerini sıkı takip eder, hasta olsa bile divan toplantılarına katılırdı. Sultan II. Ahmed hat sanatında çok usta olup bir çok Kuran-ı Kerim yazdı. Şiir ve şairlere çok düşkün olan Sultan İkinci Ahmed hastalanarak 1695 yılında Edirne'de vefat etti. Sultan II. Ahmed'in toplam 5 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız İbrahim ve Selim'dir. Kabri, İstanbul Süleymaniye Camii yanındaki Kanuni Sultan Süleyman türbesi içindedir.

II. MUSTAFA (1695 ile 1703 arası) 22. PADİŞAH

   Sultan II. Ahmet'in vefatından sonra yerine Sultan Dördüncü Mehmet'in oğlu, Sultan İkinci Mustafa geçti. Sultan II. Mustafa 1664 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Emetullah Rabia Gülnuş Sultan'dır. Çok kuvvetli bir ilim tahsili yaptı. Tahta çıktıktan sonraki günlerde hatt-ı hümâyûn yayınladı. Burada zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eylemişizdir diyordu. Sultan İkinci Mustafa gözü hazinede olmayan, din için her türlü sıkıntıya girmeye hazır ve millete hizmetkâr biri idi. 1703 tarihinde çıkan isyanla tahttan indirilen Sultan II. Mustafa, aynı yılın sonlarına doğru İstanbul'da hastalıktan vefat etti. Sultan İkinci Mustafa'nın toplam 19 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Birinci Mahmud ve Üçüncü Osman'dır. Kabri, İstanbul Yeni Camii'ndeki türbededir.

GERİLEME DÖNEMİ ve PADİŞAHLARI (1699 ile 1792 arası)

III. AHMED (1703 ile 1730 arası) 23. PADİŞAH

   Sultan İkinci Mustafa'nın tahttan indirilmesi ile yerine Sultan Dördüncü Mehmet'in oğlu, Sultan Üçüncü Ahmet geçti. Sultan III. Ahmet 1673 yılında Bulgaristan'da doğup, annesi Emetullah Rabia Gülnuş Sultan'dır. Sultan İkinci Mustafa'nın öz kardeşidir. Kendisi buğday tenli, uzun boylu, kara gözlü, zeki ve zarif biriydi. Sultan Üçüncü Ahmed iyi bir terbiye ve tahsil görmüş olup, ağabeyinin vefatı üzerine 30 yaşında Edirne'de tahta geçti. Osmanlı Devleti'nde önemli yere sahip olan Lale Devri döneminde padişahlık yapan Sultan III. Ahmet ayrıca hattat ve şâir olup, musiki ile de ilgilenmiştir. Gençliği diğer Osmanlı şehzadelerine göre daha serbest geçmiştir. Şehzadelerin öldürülmesi geleneği kalktığı için hayatı çok rahattı. Avrupa'daki gelişmeleri takip edip, matbaanın Osmanlı'ya (İbrahim Müteferrika) gelmesi için çok çaba sarf etmiştir. Pasarofça Antlaşması Sultan Üçüncü Ahmet zamanında 1718'de imzalanmıştır. Padişahlığa geldiği günlerde tamamen disiplinden çıkan yeniçerileri yatıştırmaya çalıştı ama fazla etkili olamadı. Sadrazamlığa getirdiği Çorlulu Ali Paşa ona idari, mali ve rakipleriyle mücadele çok yardımcı olmuştur. Rusya ile olan ilişkilerinde gerginlikler yaşamıştır. 1730 yılında Patrona Halil İsyanı ile tahttan çekilmiştir. 1736 yılında vefat eden Sultan III. Ahmed'in toplam 37 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Sultan III. Mustafa, Sultan I. Abdülhamid ve Sultan III. Selim'dir. Kabri, İstanbul Yeni Camii'ndeki türbededir. 

I. MAHMUD (1730 ile 1754 arası) 24.PADİŞAH

   Sultan Üçüncü Ahmet'in tahttan indirilmesi ile yerine Sultan İkinci Mustafa'nın oğlu, Sultan I. Mahmud geçmiştir. Sultan Birinci Mahmut 1696 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Saliha Valide Sultan'dır. Kendisi kuvvetli karakterli, merhametli, dikkatli, sabırlı ve azimli idi. 8 yaşından beri kafes hayatı yaşamıştır. Buna rağmen iyi niyeti hiç azalmamıştır. Küçüklüğünden beri dersler alıp; tarih, edebiyat ve şiirle meşgul olup, ayrıca musiki ile de ilgilenmiştir. Padişah olup tahtta geçtiğinde zamanın en değerli kimselerini, görevlerin başına getirdi. Milletin huzur ve refahını düşünerek hareket etti. Böylece babası ve amcasının yaptığı hatalara düşmedi. Sultan Birinci Mahmut yaşamının son 2 senesinde hastalanıp, 1754 yılında vefat etti. Sultan I. Mahmut'un hiç çocuğu yoktur. Kabri, İstanbul Yeni Camii yanındaki türbesindedir (Babası II. Mustafa'nın yanında defnedilmiştir). 

III. OSMAN (1754 ile 1757 arası) 25. PADİŞAH

   Sultan I. Mahmud'un vefatından sonra yerine Sultan İkinci Mustafa'nın oğlu, Sultan Üçüncü Osman geçmiştir. Sultan III. Osman 1699 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Şehsuvar Valide Sultan'dır. Tahta çıkana kadarki süre içinde hapis hayatı yaşadığı için sinirli yapıya sahipti, buna rağmen şefkatli ve merhametli idi. Yalan ve rüşveti sevmezdi. Sultan Üçüncü Osman musikiden nefret eder ve sarayda cariyelerle karşılaşmak istemezdi. Bu yüzden ayakkabılarına demir ökçeler yaptırmıştı, sesini duyan cariyeler yollarda karşısına çıkmasın diye. Padişahlığı boyunca 7 tane veziri adam değiştirmiş olup, içte ve dışta barış ve huzuru sağlamıştır. Zaman zaman tebdil-i kıyafet giyerek, halkın arasına karışırdı. Sultan III. Osman 1757 yılında vücudunda çıkan çıbandan dolayı hastalanıp vefat etmiştir. Sultan Üçüncü Osman'ın hiç çocuğu yoktur. Kabri, İstanbul Yeni Camii yanındaki türbesindedir. (Sultan I. Mahmud'un yanında)

III. MUSTAFA (1757 ile 1774 arası) 26. PADİŞAH

   Sultan III. Osman'ın vefatından sonra yerine Sultan Üçüncü Ahmed'in oğlu, Sultan Üçüncü Mustafa geçmiştir. Sultan III. Mustafa 1717 yılında İstanbul'da doğup, annesi Mihrişah Sultan'dır. Kendisi siyah sakallı, orta boylu, iri gözlü, heybetli ve kuvvetli bir vücuda sahiptir. Çok iyi tahsil yapıp, astroloji ile meşgul olup, Osmanlı ve İslâm tarihlerini incelemiştir. Sultan III. Mustafa çalışkan, cömert, dindar ve tutumlu idi. 1766 büyük İstanbul depreminde evlerini ve yakınlarını kaybeden halka kendi cebinden yardım etmiştir. Haksızlıklara göz yummaz, riyadan, yalandan ve rüşvetten nefret ederdi. Büyüklük taslamaz, gurura kapılmaz ve yapamayacağı işlere söz vermezdi. Sultan Üçüncü Mustafa yenileşmenin lazım olduğu fikrindeydi ve ıslahat yapmak istiyordu. Bu konuda hareketler yapan Prusya Kralı (Almanya'da eski bir devlet) İkinci Federik'ten 3 altın öğüt aldı. Bu öğütler şunlardır; 1) Bol tarih okuyup, eski tecrübelerden yararlanın 2) Güçlü orduya sahip olmaya çalışın ve barış zamanı askerlerinizi eğitin 3) Hazineniz daima parayla dolu olsun, ekonomiye önem verin. Memleketine en büyük savaşın Rusya'dan geleceğini düşünerek, bu öğütler doğrultusunda çalışmalar yaptı. Süveyş Kanalı'nı bile açtırmayı düşünüyordu ama işin başına getireceği yetenekli devlet adamlarının olmamasına üzülüyordu. Askerlere eğitim kuralları getirdi, tüfeklere süngü taktırdı, güçlü toplar döktürdü. Bahriye, istihkâm ve topçu okulları açtırıp, yaşlı subaylara bile eğitim verdirdi. Askerlerine Macar uyruklu Fransız Baron de Tott'dan, Avrupa usulü eğitimler aldırdı. Rus Savaşı'nda üzüntüden hastalandı ve kalp yetmezliğinden 1774 yılında vefat etti. Sultan III. Mustafa ayrıca şair olup, toplam 7 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Üçüncü Selim ve Mehmed'dir. Kabri, İstanbul Laleli'deki külliyededir. 

I.ABDÜLHAMİD (1774 ile 1789 arası) 27. PADİŞAH

   Sultan III. Mustafa'nın vefatından sonra yerine Sultan Üçüncü Ahmed'in oğlu, Sultan Birinci Abdülhamid geçmiştir. Sultan I. Abdülhamid 1725 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Rabia Şermi Sultan'dır. Annesi ona iyi bir tahsil yaptırdı, tarihi olayları gözden geçirtti. Hat sanatı ile uğraşan Sultan I. Abdülhamit nazik, saf ve merhametli biri idi. Padişahlığı boyunca bir çok ıslahat ve imar hareketlerinde bulunup, devlet işleri ile yakından ilgilendi. Vezirleri ile görüş ve fikirlerini paylaşır, halka karşı daima şefkatli ve ılımlı davranırdı. Tahta ilk çıktığı zaman kendisinden cülus bahşişi isteyen askerlere, bundan sonra bu olmayacaktır demiştir. Sultan I. Abdülhamid Avrupai tarzda mektepler açtı, yeniçeri ocağına ve donanmaya yeni bir yüz kazandırmaya çalıştı. Sonra sürat topçuları ocağını kurdurdu, yeniçerilerin sayımını yaptırdı ve gereksiz yere fazla para alanları tespit ettirdi. Sultan I. Abdülhamit tüm başarısızlıklarına rağmen Osmanlı Padişahları arasında gayreti ve iyi niyeti ile anıldı. Dindarlığı ve yaptığı iyilikler sebebi ile halk onu veli olarak görmekte idi. 1789 yılında vefat eden Sultan Birinci Abdülhamid'in toplam 17 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Dördüncü Mustafa ve İkinci Mahmud'dur. Kabri, İstanbul Bahçekapı'daki kendi yaptırdığı türbesindedir.

DAĞILMA DÖNEMİ ve PADİŞAHLARI (1792 ile 1922 arası)

III. SELİM (1789 ile 1807 arası) 28. PADİŞAH

   Sultan I. Abdülhamid'in vefatından sonra yerine Sultan Üçüncü Mustafa'nın oğlu, Sultan Üçüncü Selim geçmiştir. Sultan III. Selim 1761 yılında İstanbul'da doğup, annesi Mihrişah Sultan'dır. Sultan III. Selim sarayda çok güzel yetiştirildi, edebiyat ve güzel yazı yazmaya fazlaca meraklıydı. Arapça ve Farsçayı iyi konuşuyordu. Merhametli biri olan Sultan Üçüncü Selim ayrıca iyi bir şair, bestekar ve neyzen idi. Güzel sanatlara düşkün ve açık fikirli olan III. Selim, zaafa varacak kadarda yumuşak karakterliydi. Halk ona Osmanlı'nın eski günlerini geri getireceğine çok inanmıştı. 1807 yılında tahtı Şehzade IV. Mustafa'ya bırakmasından sonraki senede (1808), Alemdar Mustafa Paşa olayı sırasında yeni padişahın adamları tarafından (Kabakçı Mustafa İsyanı), öldürüldü. Sultan III. Selim'in hiç çocuğu yoktur. Kabri, İstanbul Laleli Camii avlusundaki babası Sultan III. Mustafa'nın yanındadır.

IV. MUSTAFA (1807 ile 1808 arası) 29. PADİŞAH

   Sultan III. Selim'in tahtı bırakmasından sonra yerine Sultan Birinci Abdülhamid'in oğlu, Sultan IV. Mustafa geçmiştir. Sultan Dördüncü Mustafa 1779 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Nüketseza Kadın Sultan'dır. Annesi IV. Mustafa'nın iyi bir tahsil yapması için çok çalıştı. Ancak hırslı, asabi ve kurnaz olan Sultan IV. Mustafa, eğitim ve öğrenimden çok hayatını zevk ve sefa içinde yaşamaya önem verdi. Şehzadeliği boyunca kendisine çok iyi davranan Sultan III. Selim aleyhinde isyancılarla iş birliği yapması ve onun öldürülmesi için emir vermesi, kendisinin kişiliği hakkında bizlere önemli fikir vermektedir. Tahta çıktığında devletin merkezi otoritesi ve hakimiyeti oldukça zayıflıyor, Sultan III. Selim ve Nizam-ı Cedid taraftarları yakalandıkları yerde öldürülüyordu. Sultan IV. Mustafa'nın tahta çıkmasını sağlayan Kabakçı Mustafa ve adamları devlet yönetiminde önemli rol oynuyor, önemli mevkilere getiriliyordu. Devlet bu isyandan sonra yeniçerilere çok büyük tavizler verdi ve bu tavizlerin ardı arkası kesilmedi. Sultan Dördüncü Mustafa hat sanatı ile de uğraşmıştır. 1808 yılında Sultan II. Mahmud'un emriyle (isyan haberi ile) boğularak öldürülen Sultan Dördüncü Mustafa'nın, 1 kız çocuğu vardı. Kabri, İstanbul Eminönü'ndeki Sultan I. Abdülhamid Han'ın türbesinin yanındadır.

II. MAHMUD (1808 ile 1839 arası) 30. PADİŞAH

   Sultan IV. Mustafa'nın öldürülmesinden sonra yerine Sultan I. Abdülhamid'in oğlu, Sultan İkinci Mahmud geçmiştir. Sultan II. Mahmud 1785 tarihinde İstanbul'da doğup, annesinin adı Nakşidil Valide Sultan'dır. Kendisi zarif, beyaz sakallı, orta boylu ve geniş omuzludur. İyi bir tahsil gören Sultan İkinci Mahmut'un öğrenimi ile ilgili padişahlığı zamanında, bizzat Sultan III. Selim ilgilenmişti. Sabırlı, azimli, cesur, zeki ve bilgili insan olan Sultan II. Mahmut, Avrupa'daki yenileşme hareketlerini benimsemişti. Adalet işlerine önem veren Sultan İkinci Mahmut, yeni kanun ve tüzükler hazırlattı. Bu nedenle kendisine Adli ünvanı verilmiştir. Bilim, şiir ve edebiyatı seven Sultan, halkın arasında dolaşıp onların derdini dinlerdi. Sultan II. Mahmud'un amacı gerek uygarlık, gerekse de sosyal bakımdan Osmanlı'yı ileriye götürmekti. 1839 yılında yakalandığı verem hastalığından vefat eden Sultan İkinci Mahmut'un toplam 27 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız Abdülmecid ve Abdülaziz'dir. Kabri, İstanbul Çemberlitaş Divan Yolu'ndaki, II. Mahmud türbesindedir.

ABDÜLMECİD (1839 ile 1861 arası) 31. PADİŞAH

   Sultan II. Mahmud'un vefat etmesinden sonra yerine geçen oğlu Sultan Abdülmecid 1823 yılında İstanbul'da doğup, annesi Bezm-i Âlem Valide Sultan'dır. Babasının istediği yönde eğitim ve terbiye gördüğü için, ıslahatçı düşüncelere sahipti, batıya hayranlık duyuyordu. 17 yaşında tahta oturan Sultan Abdülmecid, Avrupai yaşam şeklinin ülkede yaygınlaşmasını istedi. Saltanatının henüz başlarında ilan ettiği Hatt-ı Hümayunu nedeniyle Tanzimat Dönemi padişahı olarak anılıp yenilikçi, merhametli ve âdil bir padişah idi. Sultan II. Mahmut vefat etmeden önce Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Osmanlı Kuvvetlerini Nizip'te yenilgiye uğratmış ve böylece Mısır sorunu ortaya çıkmıştı. Mısır Sorunu, Rus donanmasının Hünkâr İskelesi Antlaşmasına uyarak İstanbul'a gelmesiyle bir Avrupa sorunu haline geldi. Bunun üzerine bu sorunu çözmek için Rusya, Avusturya, Prusya ve İngiltere bir konferans düzenlediler (Mısır'ı destekleyen Fransa dışarıda bırakıldı). Konferans sonucunda 1840 yılında Londra Sözleşmesi imzalandı. Bu antlaşmaya göre Mısır Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak ama yönetimi Mehmed Ali Paşa ve oğullarına bırakılacaktı. Hünkâr İskelesi Antlaşmasının süresi bitince Londra'da tekrar bir konferans düzenlendi ve 1841 tarihinde Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Bu antlaşmaya göre de boğazlarda egemenlik hakkı Osmanlı'ya ait olacak ama barış döneminde hiç bir savaş gemisi boğazlardan geçmeyecekti. 1861 yılında yakalandığı verem hastalığından dolayı vefat eden Sultan Abdülmecid'in toplam 36 çocuğu vardır. Çocuklarından ismini en çok duyduklarımız V. Murad, II. Abdülhamid, Mehmed Reşad ve Mehmet Vahdeddin'dir. Kabri, İstanbul Yavuz Sultan Selim Camii'ndeki türbesindedir.

ABDÜLAZİZ (1861 ile 1876 arası) 32. PADİŞAH

   Sultan Abdülmecid'in vefat etmesinden sonra yerine Sultan II. Mahmud'un oğlu, Sultan Abdülaziz geçmiştir. Sultan Abdülmecid 1830 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Pertevniyal Valide Sultan'dır. Kendisi sert bakışlı, kumral tenli, güçlü, kuvvetli ve pehlivan yapılı idi. Müsrif bir padişah olarak tanınmasına rağmen, çok sade giyinirdi. Şehzadeliği sırasında rahat bir hayat sürdü. Ağabeyi Sultan Abdülmecid onun eğitimine dikkat etti. İyi derecede Fransızca konuşmakta olup, şiir ve müziğe de ilgisi vardı. Resim yapma kabiliyeti de olan Sultan Abdülaziz, Osmanlı donanmasına ısmarlayacağı gemilerin planını bizzat kendi çizmiştir. Yaptığı yatırım ve harcamalarla Devlet baya borçlanmıştır. Sultan Abdülaziz bir darbe ile tahttan indirilmiş olup, bir kaç gün sonra bileklerini keserek intihar ettiği veya bileklerini birileri keserek öldürüldüğü söylenmektedir. Sultan Abdülaziz'in toplam 14 çocuğu vardır. Kabri, İstanbul Çemberlitaş Divan Yolundaki, II. Mahmud türbesindedir.

V. MURAD (1876 ile 1876 arası) 33. PADİŞAH

   Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesinden sonra yerine Sultan Abdülmecid'in oğlu, Sultan Beşinci Murad geçmiştir. Sultan V. Murad 1840 yılında İstanbul'da doğup, annesi Şevk-Efza Kadın Efendi'dir. Sultan Beşinci Murat iyi bir eğitim görüp, Fransızca öğrendi. Yabancı kültürlerin etkisinde kalan Sultan V. Murat edebiyata meraklı olup, piyano çalardı. Bir Avrupa gezisinde tanıştığı Gal Prensi (sonrasında İngiltere Kralı olan VII. Edward) ile yakın dostluk kurup, etkisinde kalarak mason olmuştur. Sultan V. Murad, müsrif ve ihtiras sahibi bir insandı. Tahtta sadece 93 gün kaldıktan sonra tahttan indirildi. 1904 yılında vefat eden Sultan V. Murad'ın toplam 4 çocuğu vardır. Kabri, İstanbul Yeni Camii'de bulunan annesinin türbesinin yanındadır.

II. ABDÜLHAMİD (1876 ile 1909 arası) 34. PADİŞAH

   Sultan V. Murad'ın tahttan indirilmesinden sonra yerine Sultan Abdülmecid'in oğlu Sultan İkinci Abdülhamid geçmiştir. Sultan II. Abdülhamid 1842 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Tir-i Müjgan Kadın Efendi'dir. Annesini küçük yaşta kaybettiği için öksüz büyüdü, onu üvey annesi Piristu Kadın yetiştirmiştir. Çocukluğunda bünyesi zayıf olduğu için çok sık hastalanırdı. Bu yüzden babasının Padişahlığı döneminde özel ilgi gördü, çok hoş görülü bir ortamda büyüdü. Kültür derslerinin yanında musiki dersleri alıp, piyano çalmayı öğrendi. Boş zamanları olduğunda ailesi ve çocukları ile vakit geçirirdi. Sultan İkinci Abdülhamit yıkılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu'nu 33 sene ayakta tutmayı başarmış bir padişahtır. Cömert ve hayırsever bir padişah olan Sultan II. Abdülhamit, devlet için bazı harcamaları kendi şahsi hesabından yapmıştır. Sıradan bir vatandaş gibi hayatını süren II. Abdülhamid boş vakitlerini marangozhanede geçirir, çok harika ürünler yapıp, bunları sattırarak parasını fakirlere dağıttırırdı. Kendini öldürmek isteyenleri bağışlaması, dünya siyaset tarihinde nadir rastlanan bir durumdu. Sultan İkinci Abdülhamid kültüre çok önem verip, eğitim konusunda ise hizmet verecek bir çok mekan yaptırmıştır. Bunlardan bazıları: Güzel sanatlar akademisi, Ticaret ve Ziraat okulları, ilk ve orta dereceli okullar, dilsiz ve kör okulları, kız meslek okulları, vilayetlere liseler, kazalara ortaokullar ve köylere ilkokullardır. İstanbul'daki Dârülaceze'yi kendi şahsi parasıyla yaptırmıştır. Hamidiye suyunu borularla İstanbul'a getirtip, karayollarını Anadolu'ya kadar uzatmıştır. Sultan İkinci Abdülhamid Bağdat ve Medine'ye kadar, demiryolları döşetmiştir. Yaptığı onca hizmete rağmen 1909 yılındaki 31 Mart Vakası (isyanı, kalkışması, ayaklanması) ile tahttan indirilip, 3 yıl Selanik'te ev hapsinde tutulmuştur. Sonra İstanbul Beylerbeyi Sarayı'na getirtilmiştir. Sultan II. Abdülhamid tahttan indirilmeden önce Osmanlı'nın yaklaşık 7 milyon km2 toprağı vardı. 1918 yılında vefat eden Sultan II. Abdülhamid'in toplam 16 çocuğu vardır. Kabri, İstanbul Çemberlitaş Divan Yolundaki, II. Mahmud türbesindedir.

MEHMED REŞAD (1909 ile 1918 arası) 35. PADİŞAH

   Sultan II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra yerine Sultan Abdülmecid'in oğlu, Sultan Mehmed Reşad geçmiştir. Sultan Mehmed Reşad 1844 yılında İstanbul'da doğup, annesi Gülcemal Kadın Efendi'dir. Çocukluğu babasının yanında geçip, eğitim ve öğrenimine önem verildi. Sultan Abdülaziz zamanında rahat bir şehzadelik yapmasına rağmen, ağabeyi Sultan II. Abdülhamid zamanında sarayda hapis hayatı yaşadı. Veliaht olduğu için devamlı kontrol altında idi. Boş vakitlerinde şiir ve kitaplar okurdu. İttihat ve Terakki Partisi'nin desteğiyle 65 yaşında tahta çıkan Sultan Mehmet Reşat, önceden devlet işleri ile hiç ilgilenmediği için padişahlığı sırasında yönetim kontrolünde değildi. Yönetim daha çok İttihat ve Terakki partisinin önde gelenlerinden olan Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa'nın elinde idi. Birinci Dünya Savaşı, Sultan Mehmed Reşad zamanında olmuştur. 1918 tarihinde vefat eden Sultan Mehmed Reşad'ın toplam 3 çocuğu vardır. Kabri, İstanbul Eyüpsultan ilçesindeki, Sultan Reşad Türbesindedir.

MEHMED VAHDEDDİN (1918 ile 1922 arası) 36. PADİŞAH

   Sultan Mehmed Reşad'ın vefat etmesinden sonra yerine Sultan Abdülmecid'in oğlu, Sultan Mehmed Vahdeddin geçmiştir. Sultan Mehmet Vahdettin 1861 tarihinde İstanbul'da doğup, annesi Gülistu Kadın Efendi'dir. Çocuk yaşlarında hem babasını, hem de annesini kaybetmişti. Yani hem yetim, hem de öksüz kalmıştı. Sultan Abdülaziz'in saltanatı sırasında Mehmet Vahdettin, çocuk olduğu için serbest yetişti. Eğitim ve öğrenimi ile hem padişah olmadan önce, hem de padişah olduktan sonra ağabeyi Sultan II. Abdülhamid Han ilgilenmiştir. Sultan Vahdettin okumayı çok severdi, özellikle fıkha ait eserleri çok okurdu. Kendisi zeki bir insandı, kitabeti ve imlâsı düzgündü, nazikti ve fikirlerini kolayca kağıda dökerdi. Az konuşur, daha çok dinlemeyi severdi. Birini dinlerken pür dikkat kesilirdi. Birinci Dünya Savaşı sırasında veliaht olarak Almanya'ya resmi bir gezi yapmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 1 Kasım 1922 tarihinde Saltanat kaldırıldı. 1926 yılında vefat eden Mehmed Vahdettin'in toplam 4 çocuğu vardır. Kabri, Suriye Şam'da bulunan Sultan Selim Camii'ndedir. 

Padişahların Görev Süreleri

Osman Gazi 27 yıl

Orhan Gazi 33 yıl

I. Murad 30 yıl

Yıldırım Bayezid 13 yıl

I. Mehmed 8 yıl

II. Murad 30 yıl

Fatih Sultan Mehmet 30 yıl

II. Bayezid 31 yıl

Yavuz Sultan Selim 8 yıl

Kanuni Sultan Süleyman 46 yıl

II. Selim 8 yıl

III. Murad 21 yıl

III. Mehmed 8 yıl

I. Ahmed 14 yıl

I. Mustafa 2 yıl (toplam 2 seferde)

Genç Osman 4 yıl

IV. Murad 17 yıl

İbrahim 8 yıl

IV. Mehmed 39 yıl

II. Süleyman 4 yıl

II. Ahmed 4 yıl

II. Mustafa 8 yıl

III. Ahmed 27 yıl

I. Mahmud 24 yıl

III. Osman 3 yıl

III. Mustafa 17 yıl

I. Abdülhamid 15 yıl

III. Selim 18 yıl

IV. Mustafa 1 yıl

II. Mahmud 31 yıl

Abdülmecid 22 yıl

Abdülaziz  15 yıl

V. Murad 1 yıl (sadece 3 ay)

II. Abdülhamid 33 yıl

Mehmed Reşat 9 yıl 

Mehmed Vahdettin 4 yıl

Kabri Bursa'da olan Padişahlar

Osman Gazi, Orhan Gazi, I. Murad, I. Bayezid, I. Mehmed, II. Murad

Kabri İstanbul'da olan Padişahlar

   Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed, I. Mustafa, Genç Osman, IV. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman, II. Ahmed, II. Mustafa, III. Ahmed, I. Mahmud, III. Osman, III. Mustafa, I. Abdülhamid, III. Selim, IV. Mustafa, II. Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz, V. Murad, II. Abdülhamid, Mehmed Reşad

Kabri Suriye'de olan Padişah

Mehmed Vahdettin

   Detaylarını hazırladığımız önemli bir bilgi yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bu yazımızda en dikkat çekici noktalardan biri, padişahların en başarılı olduğu dönemler, genelde en uzun süre padişahlıkta kaldığı dönemlerdir (farklı nedenlerle istisnalar olabilir). Buna göre tecrübe, başarı için büyük bir anahtar demektir. Yazımızı okuduktan sonra, herkese gönderip, onlarında bilgilerine ek bilgiler katmasına yardımcı olabilirsiniz. Başka yazılarımızda görüşmek üzere hepinize Saygı ve Selamlarımızı sunarız...



Kaynaklar; www.sogutgovtr, wwwbilecikgovtr, wwwttkgovtr, wwwsehzadelergovtr, wwwpngwingcom, wwwgooglecom, wwwmebgovtr, Ottoman, Ottoman Empire

Öne Çıkan Yayın

Seçim Yaklaşıyor, Mutabakat Metni