9 Aralık 2021 Perşembe

Eyt Nedir, Herkese Önerilerimiz

   Bugünkü analiz yazımızın konusu Eyt, Emeklilikte Yaşa Takılanlar. Peki Eyt nedir, önce buna bir bakalım. Sonra adım adım gelişmeleri yazalım. 8 Eylül 1999 yılında yürürlüğe konulan 4447 sayılı yasa ile emeklilikte aranan 2 şartın yanına 3. bir şartın ilave edilmesi ile oluşan duruma Eyt denir. Normalde sigortalılık süresi (erkek için 25, kadın için 20 yıl) ve prim ödeme (5000/5975 gün) şartları vardı, bunun yanına yaş şartı da (erkek için 60, kadın için 58) getirildi.

Eyt
Eyt

   Türkiye'de ortalama emekli yaşları 1976 ile 1988 arası sigortası başlayan erkeklerde 44-50 yaş arası, 1981 ile 1988 arası sigortası başlayan bayanlarda ise 38-45 arası idi. 

   1976 yıl öncesinde sigortası başlayan erkekler için yaş şartı yoktu, 5000 günü tamamlayıp, sigortalılık süresi 25 olanlar emekli oluyordu. 1981 öncesinde sigortası başlayan bayanlar içinde yaş şartı yoktu, 5000 günü tamamlayıp, sigortalılık süresi 20 olanlar emekli oluyordu. Yani 18 yaşında işe başlayan erkek ve bayanlar, erken yaşlarda (38 ve 43) emekli oldular.

   Daha sonra bu durum erkekler için 1999 yılına kadar sigortası başlayanlarda 51-58 arasına kademeli olarak yükseltildi. 1999'dan sonra ise 60 ve ileriki uzun vadede (2044 sonrası) 65 yaşına kadar çıkartılacaktır. 

   Bayanlarda ise durum 1999 yılına kadar sigortası başlayanlarda 46-56 arasına kademeli olarak yükseltildi. 1999'dan sonra ise 58 ve ileriki uzun vadede (2048 sonrası) 65 yaşına kadar çıkartılacaktır.

   Teknik olarak yaklaşık son 50 yılın detayları bu şekildedir. Bu detayları yazdıktan sonra şimdi bazı ülkelere bakalım, orada tam emekli olmak için durumlar nasıl ?

Almanya'da erkekler için emekli yaşı şu an 65 olup, 2029 yılına kadar kademeli olarak 67 yapılacaktır.

Fransa'da erkekler için emekli yaşı şu an 64 olup, 67 için girişimler olmuştu.

İngiltere'de erkekler için emekli yaşı şu an 66

Amerika'da erkekler için emekli yaşı şu an 65 olup, 2027 yılına kadar kademeli olarak 67 yapılacaktır.

Dünyada Emeklilik
Dünya

   Yani diğer ülkelerden anlaşılacağı üzere erkekler için, tam emeklilik yaşı en düşük 64 şu an için. Peki ülkemizde emekli yaşı niçin yükseltildi. Bunu anlamak için aktif / pasif oranına (bir emekliye düşen çalışan sayısına) bakmak lazım. Şu an bu oran ülkemizde 1.84 civarındadır. Normalde bunun 3 ile 4 arasında olması lazım ki, sürdürülebilirlik iyi olsun. Yani 1.84 çalışan 1 tane emeklinin maaşını karşılıyor. Buda mali olarak devlete yük olmaktadır, gelişmiş ülkelerde bu oran yüksektir. 

   Bir taraftan emekli olup, maaşına kavuşmak isteyen vatandaşlarımız var. Diğer tarafta ise sosyal güvenlik sisteminde sürdürülebilirliği zora sokmadan çözüm yapmak isteyen devletimiz var. Şu an yaklaşık 13 milyon emekli kişi var. Peki eyt durumu yaklaşan vatandaşlarımız birden emekli olursa (şu an için eyt durumunda olan yaklaşık 5 milyon kişi var) bu aktif /pasif oranı 1.84'den 1.30'lara kadar düşebilir ve buda devletin mali bütçesi açısından, ilerisi için büyük sıkıntılar açabilir. Yani daha kolay anlaşılması açısından şöyle söyleyebiliriz. Şu an emekli maaşları ödeniyor ama belli zaman sonra karşılayamaz, ve belki de tüm emekliler günü geldiğinde maaşlarını bile alamayabilir.

   Konu hakkında bazı teknik detayları yazdıktan sonra, ne olmalı ki, hem devletimiz hem de milletimiz birlikte kazanarak, büyüsün. Bunu düşünerek orta bir yol olarak 3-4 alternatifli önerilerimizi sizlere yazacağız. Bundan sonrası devlet ve milletimizin ortak kararı olacaktır İnşaAllah.

   Önerilerimizi yazmadan önce bazıları şunu diyebilir, başka ülkelerdeki emekli maaşları ülkemize göre düşününce çok para yapıyor. İlk bakışta öyle görünüyor ama işin yüzdelik dilimine bakınca öyle olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle bir örnek verelim, Almanya'da normal emekli  maaşları 900 ile 1200 euro arası değişmektedir. Bu Türkiye'ye bakınca büyük bir paradır ama orada ev kirası yaklaşık 2+1 için 600 ile 900 euro arasıdır, yani maaşın % 50 sinden fazlası ev kirasına gidiyor. Fatura ve gıda harcamaları ile bu para belki de yetmiyor, Almanya'da yaşayanlar için. 

Yurt Dışı
Yurt Dışı

   Türkiye'de de emeklilerin aldığı maaş, kira + fatura + gıda harcamalarına yetmiyor. Yani demek istediğimiz Almanya'da kazanıp, Almanya'da harcarsanız, o paranın bir anlamı yok. Çünkü orada her şey pahalı. Türkiye'de 1500-2000 TL'ye kiraya tuttuğunuz ev Almanya'da 600-900 euro arası. Yani Almanya'nın parası oraya göre değil, buraya göre değerli gibi. Sonuçta bir yerde kazanıp, başka ülkeyle kıyas yapmak yanlış gibi olur. Kazandığınız yerde, maaşınız çok kenara artıyorsa o maaş çok iyi demektir.

   Ayrıca Almanya'da asgari ücret brüt 1584 euro. Oradaki yaşam standartlarına göre az, ama başka ülkelere kıyaslarsanız çok. Yani kıyaslamayı her zaman nerde kazanıyorsak, orada harcayacakmışız gibi düşünürsek, daha sağlıklı sonuçlara varırız. Buna benzer bazı Avrupa ülkelerindeki asgari ücretleri de euro cinsinden yazalım:

Hollanda:  1680 euro

Belçika:     1625 euro

İngiltere:    1583 euro

Fransa:      1539 euro

İspanya:     1108 euro

Portekiz:      741 euro

   Mesela İngiltere'den örnek verelim. Burada ise normal ev kiraları 600 ile 1400 pound arasında değişiyor (700 ile 1500 euro gibi, yani % 50 civarı maaşın). Yani görüldüğü üzere bu ülkelerdeki yaşam standartlarına göre bu asgari ücretler, insanlara ancak yetiyor. Yani parayı kazandığınız yerde, harcarsanız fazla bir anlamı olmuyor. Parayı oradan kazanıp, başka ülkelerde harcayabilirseniz (online işler yaparak) o zaman anlamı çok olur.

   Sanırım bu örneklerle konumuz biraz daha iyi anlaşıldı gibi. Şimdi konumuza kaldığımız yerden devam edip, önerilerimizi yazalım.   

   ÖNERİLERİMİZ 

   Önerilerimizi yazarken hem devletimize, hem de milletimize faydalı olabilecek önerilerimizi yazmaya çalışacağız. Çünkü tek taraflı olursa, diğer taraf mağdur olabilir. Çünkü biz birlikte güçlü Türkiye'yiz. Önerilerimiz 8 Eylül 1999 tarihinden önce, sigortalı olanlar içindir.

1) Normalde ortalama yaş bekleme süresi 5 yıldır. Bir kişi emekli olduktan sonrada ortalama 20 yıl emekli maaşı almaktadır. Yani toplamda 5+20 = 25 yıllık ortalama bir süreden bahsediyoruz. O zaman şöyle yapılırsa hem millet, hem de devletimiz kazanabilir:

   Emekli olan birisi 20 yılda alacağı tüm maaşını, yaştan emekli olmasına 5 yıl kaldığı zaman emekli olup (toplam 25 yıl olarak) maaşının % 80'nini almayı kabul ederse, toplam 25 yılda alacağı para aynı olur. Böylece emekli olanda, devletimizde kazanmış olur. 

2) Sigortalılık süresi ve prim gün ödeme süresi bitip yaşı bekleyenler, yaşın dolmasına kadar geçen aylarda maaşının % 60'ını alıp, yaş dolduktan sonra ise maaşın % 88'ini almayı kabul ederlerse, emekli olabilirler.

3) Sigortalılık süresi kadar günü full ödenip (erkekler 25 yılı , bayanlar 20 yılı) yaşını bekleyenler ise, maaşlarının % 90'nını almayı kabul ederlerse, emekli olabilirler.

4) İsteyen kişiler ise şu anki durumla yaşını bekleyip, emekli olur ve % 100 olarak maaşını alabilir.

   Bu seçeneklerden kim hangisini isterse onu seçebilir. Böylece konu herkes için bitebilir yani bu Eyt durumu tamamen ortadan kalkmış olur. Karar sizlerindir...

   Eyt ile ilgili yazımızın sonuna gelirken şu soruyu da sormak istiyoruz. Eyt niçin bu kadar politize ediliyor ? Biraz bunun üzerine düşünmek gerekir. Acaba iyiniyetli insanları, birileri yönlendirmeye mi çalışıyor ? Hatırlayın önceden her 2-3 senede bir bedelli askerlik konusu açılırdı, birileri gündeme getirirdi. Hatta bazı provokasyonlara da sebep olurdu. Sonra Devlet ne yaptı her tarafı dinledi, bir orta yol buldu ve sorun tamamen çözüme kavuştu. Şimdi isteyen bedelli askerlik yapıyor, isteyen ise normal askerliğe gidiyor. 

   Buna benzer şu an Eyt durumu var. Devlet olanakları ölçüsünde bu konuyu çözmeye çalışacaktır. Şimdi Devlet birden hak eden herkesi Eyt'den emekli yaptık deyip, sonra mali olarak sıkıntıya girerek, ileride maaşlar ödenmezse ne olacak ? Yada maaşları ödemek için bir yerlerden borç krediler alıp, sonra çocuklarımızın geleceği ipotek altına alınırsa, daha mı iyi olur ? Sağduyulu kararı sizlere bırakıyoruz.

   Ayrıca dikkatimizi çeken bir noktada şu olmuştu. 2019 yerel seçimlerinde bazı belediye başkan adayları, Eyt'yi ben çözerim, daha iyi şeyler düşünürüm demişlerdi. Seçim bitti, aradan nerdeyse 3 yılda geçti. Ama ne yazık ki o gün bunu diyen başkan adaylarına (şu an seçilmiş olan) kimse sormuyor, hani siz Eyt'yi çıkaracaktınız ? Bizden analiz etmesi, gerisi sizlerin düşüncesidir...

İlave Konular
İlave Konular

   Konumuzun dışında değinmek istediğimiz 2 alt konu daha var, kısaca onlardan da bahsetmek isteriz.

1) Personel Bulamama ve İşsizlik

   Bu arada dikkatimizi çeken bir durumda fabrikaların personel arıyoruz diye her tarafa ilanlar vermeleri, ama personel bulamamaları. Bir tarafta işsizlik var deniliyor, ama diğer tarafta fabrikalar personel bulamıyor. O zaman burada işsizlik maaşına bir göz atılması lazım. Yani bir kişi işten çıkarılıp 10 aya kadar maaşa bağlanıp, fabrikalar personel bulamıyorsa, burada sıkıntı var demektir. 

   Yetkililer ve fabrikalar bunu ortak değerlendirip, bir kanun hazırlanmalıdır. Mesela Almanya'da işsiz kalan kişi, iş bulma kurumuna başvuru yapıyor. Son 24 ayda eğer en az 12 ay sigortalı çalışmışsa, 6 ay maaş bağlanır. Sigortalı olarak çalışılan süre fazlaysa alacağı maaşın süreside artar. Sonra maaşı bağlanan kişi, iş aradığını kuruma ispatlaması gerekiyor. Ayrıca iş bulma kurumu kişiye, işler öneriyor. Eğer kabul etmezse maaşı kesilebilir veya miktarı düşürülebilir, Almanya'da durum böyle şu an. Ülkemizde ise fabrikalar personel bulamıyoruz derken, on binlerce kişinin ise işsizlik maaşı alması (işe girmediği için) biraz ilginç değil mi sizce de ?

Personel
Personel Aranıyor

2) Kıdem tazminatı

   Dünya analizlerine baktığımızda karşılaştığımız başka ilginç bir durumda kıdem tazminatı konusudur. Burada dikkatimizi çeken durum gelişmiş dediğimiz ülkelerde kıdem tazminatı ya yok, yada çok azdır. 

Örnek; Amerika, Belçika ve Almanya'da kıdem tazminatı hiç yok. 

Diğer bazı ülkelerde ise 20 yıl için yaklaşık toplam kıdem tazminatları şöyledir:

Kanada'da  1.30 maaş, Fransa'da 5.60 maaş, İspanya'da 12 maaş, Türkiye'de 20 maaş ve Çin'de 20 maaştır.

Kıdem tazminatı
Kıdem Tazminatı

   Bir yazımızın daha sonuna yaklaştık. Yazımız biterken şunu demek isteriz. Bu devlet bizlerle beraber büyüyor ve bizlerden sonra çocuklarımız çalışarak, büyümeye devam edecektir. Yazıda bahsettiğimiz aktif/pasif oranı eğer kritik rakamlara düşerse, gelecekte bu hem emeklilerimizin maaşlarını almada, hem de gelecek genç neslimizin işler bulmasında sıkıntılara yol açabilir. O yüzden bir olup, ortak çözümler bulmamız en iyi yol olacaktır. Başka bir yazımızda daha görüşmek üzere, herkese Saygılar sunarız...



Kaynaklar; trcooltextcom

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Depremle Birlikte Yaşamak