ANALİZLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANALİZLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2026 Cumartesi

Dünyada Neler Oluyor, Forbes listesi nedir, Covid 19 Aşı

   Herkese merhaba, yeni bir köşe yazımızla sizlerleyiz. Epey bir zamandır gündemi yorumlamadık çünkü, izleyip olaylar arasında nasıl bağlantılar olabileceğini gözlemledik. Bunu hem ulusal, hem de uluslararası gelişmelere bağlı olarak yaptık.

   DÜNYADA NELER OLUYOR, Dünya Gündeminde Neler Var, Dünyadan Haberler, Dünyada neler oldu, Dünya basınında neler var, Dünyadan bilgiler neler, Dünya haberleri nedir?

   Son 6 ayda Türkiye'de ve Dünya'da neler oldu diye bir soru sorarsak, cevapları onlarca sayfa tutar. Ama bizler bunların en önemlilerini öz başlıklar altında, derinlemesine analiz yaparak yazacağız. Ayrıca bazı çözüm önerilerimiz de olacaktır, gelişmeler doğrultusunda. Konu başlıklarımız sırasıyla şöyledir, iyi okumalar.

  Türkiye'nin bulduğu ve bulmaya yakın olduğu denizlerdeki doğalgaz ve petroller

  Bildiğiniz üzere şu ana kadar Karadeniz'de 2 ayrı yerde 320+85 = 405 milyar metreküp doğalgaz rezervi keşfedildi ve bunu çıkartmak için çalışmalara start verildi. Şimdi hemen hemen herkesin aklına şu geldi, bugüne kadar niçin tespit edilemedi ve çıkarmak için çalışmalara başlanılmadı? Bu konu çok teknik detayları olan bir durum. Biz sadece şu an herkesin aklında kolay kalsın diye bir öz bilgi vereceğiz.

   Petrol aramak, bulmak ve bulduğunda ise çıkartmak çok teknolojik yatırım gerektiren bir durumdu. Eskiden bizde bu yatırımlar yoktu. Şükür son 5 senedir bunun üzerine çok yoğun çalışıldı ve yapıldı. Eskiden 3.000 metrelerde doğalgaz arar ama bulamazdık. Çünkü doğalgaz yaklaşık 5.000 metrelerde idi. Yani eskiden inilemeyen 3.000 metrelerden sonrasına yapılan teknoloji yatırımları ile inildi, bulundu ve nasipse de 3 yıl sonra çıkarılmaya başlanılacak. Dışarıdan çok kolay gibi gelebilir ama çok zor bir iştir. Şöyle kendinizi hayal edin. 3-5 metrelik bir göle girdiğinizde alta kolay inebiliyor musunuz? Aynı bunun gibi 5.000 metrelere inildiğini düşünün.

   Bulunan bu doğalgazın değeri ise yaklaşık 80 milyar dolardır. Rakam olarak baya büyüktür. Karadeniz'de başka aramalara devam edilmektedir. Nasipse daha çok bulunulacaktır.

   Şimdi gelelim herkesin gözünün üzerinde olduğu Akdeniz'e. Burası öyle bir hazine ki trilyonlarca metreküp doğalgaz, milyarlarca metreküp petrol vardır. En son sayın C. Başkanımızın açıkladığı rakamlara göre 3,5 ile 10 trilyon metreküp arası doğalgaz ve 1,5 ile 3,5 milyar varil arası ise petrol. Biz doğalgazın ortalamasını alırsak yaklaşık 7 trilyon metreküp var olup, bunun da piyasa değeri yaklaşık 1,4 trilyon $.  Evet yanlış okumadınız, devasa bir rakam.

   Şimdi bu rakamları görünce, Akdeniz'de niçin ülkemize karşı başka ülkelerin hamle yaptıklarını çok iyi anlamışsınızdır. Ayrıca ne kadar dikkatinizi çekti, bilmiyoruz. Buraya komşuluğu olmayan ülkeler, burada söz sahibi olmak için çalışıyor. Niçin acaba? Her şey para için. Burada doğalgaz ve petrol olmasaydı, onları bu denizler de görebilir miydik?

   Bu kadar önemi olan denizlerimizle ilgili bizim bir önerimiz var. En kısa sürede Türkiye Deniz Bakanlığı, Denizcilik Bakanlığı kurulsa çok iyi olur. Sayın büyüklerimizden beklentimiz budur.

            

Dünyada neler oldu


   Korona Virüs ve Aşı Çalışmaları, Koronavirüs aşı, COVİD 19 AŞI.

   Neredeyse Dünya'da 1 yıl oldu virüsün ortaya çıkması. O günden bugüne kadar milyonlarca kişi etkilendi. Devletimiz gerek hastane sayısı, gerek yatak sayısı,  gerekse de yoğun bakımlar konusunda her türlü desteğini Milletimize sunmuştur, sunmaya da devam edecektir, virüs bitene kadar. Devletimizin bugüne kadar korona virüs için harcadığı para yaklaşık 5 milyar TL dir. Virüs konusunda yazılacak o kadar derin analizler var ki, hangisini yazsak diye kararsız kaldığımız anlarda oldu. Bazılarını sırayla yazalım.

- Uluslararası gelişmelere bakarak bu virüs doğal bir virüs mü, yoksa yapay virüs mü?

- Çin'de ortaya çıkmıştı, nüfusu yaklaşık 1,4 milyar. Şu an neredeyse her yerde var ama Çin'de parmakla sayılacak kadar azdır. Bu nasıl oluyor?

- Eğer virüs yapay ise, hangi yollarla millete bulaştırılıyor? Yoksa işin içinde yabancı istihbaratlar mı var?

- Virüs de tüm dünya medyası niçin ballandıra ballandıra anlatıyor. Bir bakıma o kadar çok anlatıyorlar ki millete faydası olacağına, insanlara korku pompalıyorlar. Buda insanlarda ters tepki yapıyor. Çünkü psikolojinin iyi olması, insana doğal bir ilaçtır. Bu şekilde millete korku verilmesi, negatif etki yapar.

- Bilim Kurulu üyeleri niçin çok televizyonlara çıkıyor. Aynı gün bakıyorsunuz, bir bilim kurulu üyesi bir şey diyor bir tv kanalında, başka bir üye ise başka kanalda tam tersi konudan bahsedebiliyor. Buda millette güvensizliğe sebep oluyor. Bunun yerine 2 tane sözcü olsa, bilim kurulunun daha iyi olmaz mı? Sadece bunlar televizyonlara çıksa, aynı Bakanlar Kurulu sözcüsü gibi.

- İnsanlara o kadar korku pompalandı ki, grip bile olan hastanelere koşmaya başladı. Bunun yerine önce Aile Hekimliklerine gidip görünsek, daha iyi olmaz mı? Belki de basit bir grip olmuşuzdur, doktorun vereceği ilaçları alıp, 10 gün evde ayrı bir odada dinlensek daha iyi olabilir. Eğer bu işe yaramazsa sonra hastaneye gideriz. Çünkü bir anda herkesin hastanelere gitmesi, hastanede ki yoğunlukları artırıp, vaka sayısını patlatabilir. 

- Aşı konusunda dünyadaki yaklaşık 13 ülke çalışmalar yapmakta, bazıları bunun satışına başlayacak yakında. Bu aşılar konusunda da bazı spekülatif haberler her gün internette dolanıyor. Tüm dünya insanları aşı vurulma konusunda %100 kararlı değildir. O yüzden sakince olanı biteni gözlemlemek vardır. Ülke olarak aşı çalışmalarımız önemli yerlere gelmiştir. Nasipse Nisan ayında Milletimizin kullanımına sunulacaktır. Yani çiçeklerin açmaya başladığı, yaprakların yeşermeye başladığı bahar ayları insanların moralini yükseltip, korona virüsünün de sona geldiğini görebiliriz umarım.

       

Korona virüs ve aşı


   Amerika Seçimleri ve Yanıltmalar

   Evet tüm Dünya'nın beklediği seçimler nihayet bitti. 2020 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri, Abd'de başkanlık seçimleri, 2020 Abd başkanlık seçimi, 2020 Abd başkanlık seçimleri veya 2020 Abd seçimlerinde iki aday vardı. Bir tarafta Cumhuriyetçilerin adayı Trump, diğer tarafta ise Demokratların adayı Biden. 

   Görünür de bu 2 aday vardı ama arka planda Ulusalcılar ile Küreselcilerin seçimi gibiydi. Şimdilik Biden kazandı görünüyor ama itirazlar hala devam ediyor. Bu itirazlar ise 14 aralık 2020 seçiciler kurulu oylaması ve 6 ocak 2021'de Kongre kararı tescilleyecek. Yani son karara daha var. Bu konular Amerikalıları ilgilendiren durumlar. Dünya'yı ilgilendiren durumlar ise çok farklıdır. Her ülke kim başa gelirse, nasıl çalışacağının planlarını yapmaya başladı.

   Bizim burada asıl değinmek istediğimiz konu anket şirketleri olacak. Seçimden önce iki aday arasında nerdeyse %9'lara varan farklar var diye tahmin sonuçları yayınlanıyordu. Seçim gecesi bunun tamamen bir algı operasyonu olduğu anlaşıldı. O zaman şu soruyu sormak lazım, bunu kimler niçin yaptı? Bundan ne avantaj sağladılar. Küreselciler mi, Ulusalcılar mı, kim ne kazandı? Benzer algı operasyonlarını Türkiye'de de görüyoruz. O zaman bizlere düşen nedir?

   Ayrıca başka bir durum ise seçimlerde baya hileler yapıldı denmesi ve Trump'ın bunu itirazlara ve mahkemelere taşıyacağım demesi. Medeniyetin beşiği denilen Amerika'da bu algı operasyonları, seçim hileleri oluyorsa, o zaman medeniyet lafı, diğer ülkelere göz boyamak için yapılmış bir durum mu?

   Demek ki her şey göründüğü gibi değilmiş. Reklam ve algı operasyonları ile içeride başka, dışarıda başka bir Amerika görüyoruz. Bunu da herkes fark etmiştir umarım. Ayrıca Amerika ne hikmetse bugüne kadar başka ülkelerde askeri üslerini hep petrolün, altının, değerli madenlerin olduğu yerlere kurdu? Niçin acaba, niçin parasal hiç bir şeyleri olmayan ülkelere gidip, yardım amaçlı bir askeri birlik kurmadı. Bunu derinden düşünmek lazım. 

   Zamanında Osmanlı 600 yıl Dünya'ya hükmetmişti. Ama arada büyük fark var. Biri hep mazlumları korudu, diğeri ise hep zenginlerin yanında yer aldı. Biri maneviyata önem verdi, diğeri maddiyata. Karar gençlerin. Gelecek sizin gençler, kendinizi ne kadar geliştirirseniz, gelecek sizlerindir. Önce mazlumun ve haklının yanında olun, sonra Dünya büyüklerini iyi analiz ederek, akıl oyunları ile onlarla mücadele edin. Sizler çalışın, çalıştıkça makamlar da size gelir. Makam konusun da hiç bir zaman isteyen olmayın, istenilen olun. 


Amerika seçimleri


   Denizlerdeki nakliye gemilerimize yapılmaya çalışılan baskınlar

   Haberlerde görmüşsünüzdür, Yunanistan'dan bir komutan bizim nakliye gemimize operasyon yapmaya kalktı, sonra benzerinin Libya'da yapılması. Eğer bu baskın yapılma haberlerini basit bir olay gibi düşünürsek, çok yanılırız. Bunlar bir üst akıl tarafından planlanan ve hislerimize göre başka yerlerde de yapılabilecek durumlardır. Bu üst akıl ne yapmaya çalışıyor diyebilirsiniz? En basitinden yazmaya çalışırsak, bizlere şu mesajı vermek istiyorlar. Akdeniz'de çok doğalgaz ve petrol var, size bunları biz yedirmek istemiyoruz, siz kıyıda az bir yerle yetinin, fazla derinlere dalmayın. Bundan sonrasını siz 3 boyutlu düşünürseniz, başka anlamlarını da kendiniz bulabilirsiniz çok rahatlıkla.

     

Dünya basını


   FORBES LİSTESİ NEDİR, Forbes nedir, Forbes ne demektir, Forbes global 2000 listesi, Forbes zenginler listesi, Forbes dünyanın en zenginleri listesi, Forbes listesi en zenginler: Forbes dergisi tarafından hazırlanıp her sene yayınlanan, milyarderler listesidir.
  
   Forbes 2.000'de yayınlanan zenginler listesi

   Belki de çoğumuzun yeni duyacağı, bazılarımızın ise bildiği bir liste vardır. Forbes 2000 diye. Burada Dünya'daki en zengin 2.000 firmasının isimleri yazmaktadır. Bu listede Türkiye'den firmalarda var. Bu listede bizim asıl dikkatimizi çeken şu oldu. İlk sıradaki firmanın pazar değerinin, Ülkemizin yıllık ihracat rakamından fazladır. Peki bu ne anlama geliyor diyebilirsiniz ? Demek ki bizlerin yapacağı çok çalışmalar var. 20 yıl önce 36 milyar dolar olan ihracat rakamlarımız şu an yaklaşık 180 milyar $ civarı. Bu yeter mi, yetmez tabi ki. Bunu 280, 380, 480 derken trilyon dolarlara çıkarmamız lazım 7-8 yıl içinde. Bunun için hepimize görev düşüyor. Var mısınız birlikte bunu başarmaya, özellikle gençlere soruyoruz?


Forbes listesi en zenginler


   Azerbaycan'ın Karabağ'ı Alması ve İha ve Sihaların Güçleri

   1991 yılında Ermeniler başlattıkları saldırılarla Azerbaycan'ın %20 toprağını işgal etmişti. Yaklaşık 1 milyon Azerbaycanlı topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Yıllardır işgal bitmedi. 27 Eylül günü Ermenistan ordusu sınırda Azerbaycan'a saldırı düzenledi. Bunun üzerine Azerbaycan Karabağ'ı kurtarmak için karşı harekat başlattı. Ermenistan burada Dünya'daki müttefiklerine çok güvenmişti. Can Azerbaycan ise kardeş ülke Türkiye'ye güveniyordu. 

   Türkiye kardeş ülke Azerbaycan için can feda dedi ve onlara ünü dünyaya yayılan İHA ve SİHA'ları verdi. Sonunda Azerbaycan Karabağ Zaferi geldi.

   Bu İha ve Sihalar sıradan araç değildir, bunlar insansız hava aracıdır ve şu an yerlilik oranı %93 tür. Bu rakam çok büyüktür ve dünyada bu yerlilik oranın da başka ihalar yoktur. O yüzden nasıl bir teknolojiye sahip olduğumuzun farkında olalım. 

   Zamanında heronlar vardı İsrail'den alınan. Bir keresinde bozulmuştu, tamir için İsrail'e gitti idi, ve aylarca geri gelmemişti. Şimdi tamamen yerli ve milli olan İha ve Sihalar ile adeta destan yazıyoruz Dünya'da. Bunun en son örneği Azerbaycan'da oldu. Ermenistan ordusu Sihalar karşısında ne yapacağını şaşırdı ve sonunda 10 Kasım 2020'de yenilgiyi kabul edip, anlaşma istedi. Bunda İha ve Sihaların rolü gerçekten çok büyük ve tüm Dünya şu an bizim İha ve Sihaları inceliyor. 

   Bazı ülkeler sipariş vermek için sıraya girdi desek, yalan olmaz. Çünkü yaptıkları ortadadır. Ayrıca İha ve Sihalar Türkiye'deki terör operasyonlarında da destan yazmaktadır. 20 yıl öncesinde heronlar görüntüyü çeker nerdeyse 1 gün sonra bizlere gönderir idi, yani canlı görüntü vermezlerdi. Dolayısı ile başarıda fazla olmuyordu. Ama şimdi İha ve Siha'lar canlı görüntü verip, anında operasyon yaparak, teröristlere göz açtırmıyor.

   Bu hızla giderse 5 yıl içinde Dünya'nın en iyi 3 markasından biri olabilir bizim İha ve Siha'lar. Bunlar tamamen sizlerin desteği ile oldu bugüne kadar. Desteğiniz ve dualarınız sürdüğü sürece daha da büyüyecektir Allah'ın izniyle. Zamanında Kâbe'yi yıkmak üzere büyük bir orduyla gelen Yemen Valisi Ebrehe'nin ordusuna ebabil kuşları gaga ve pençelerinde taşıdıkları taşları bırakarak onları bozguna uğratmıştı. Aynen ebabil kuşları gibi şu an İha ve Siha'lar var, düşmana göz açtırmıyor, destan üzerine destanlar yazıyor. Bu İha ve Siha'ların en önemli özelliği yazılımlarının yerli ve milli olmasıdır. Türkiye'nin genç beyinleri görevlerini en iyisiyle yapmaktadır. 

   Bunun gibi savunmamızda yapılan silahlar, ülkemizin ve kardeş ülkelerin güvenliği için çok önemlidir. Birlikten kuvvet doğar, daha büyük kuvvetler için hep beraber çalışmaya var mısınız?

   Ayrıca bizlerin desteği bu tür gelişmelere her zaman devam etmelidir. Çünkü destek vermezsek zamanında Nuri Killigil'in (Enver Paşa'nın kardeşi) başına gelenler, şu an İha-Siha ve benzer ürünleri üreten tüm fabrikaların başına gelebilir. Bu yüzden geçmiş tarihimizi de iyi okuyalım. Nuri Paşa'ya ne olduğunu kısaca yazalım, sizler daha iyi anlarsınız. Sütlüce'deki mühimmat ve silah fabrikasının sabotajla infilak edilmesiyle şehit olmuş, yanındaki 20-30 çalışanıyla. Sonra naaşı bile bulunamadan sembolik bir definle toprağa verilmiştir. O yüzden gençler 1939 ile 1947 arası tarihi çok iyi okuyun.

      

Azerbaycan Karabağ Zaferi


   Bankalarda bulunan firma ve millete ait yaklaşık 200 milyar dolar para

   Televizyonlarda duyarız, dolar yükseliyor, işsizlik şöyle, ithalat artıyor, cari açık böyle diye haberler. Hepimiz işsizliğin azalmasını, doların fazla yükselmesini istemiyoruz. O zaman buradan basit bir önerimiz olacak değerli iş insanlarına ve milletimize. Bankalar da şu an iş insanlarının ve milletin yaklaşık 200 milyar $ parası var. 

   Cari açık nasıl azalır, ihracat nasıl artar, işsizlik nasıl azalır, dolar nasıl düşer, ithalat nasıl azalır: Eğer bu 200 milyar Amerikan doları paranın en azından yarısı olan 100 milyar dolarını ülkemize yatırım yaparsanız ne kaybedersiniz? Biz kazanacaklarınızı yazalım, son karar sizin olsun.

- İşsizlik hızlı azalır.

- İhracat artar.

- İthalat azalır.

- Cari açık azalır.

- Dolardaki aşırı dalgalanmalar ortadan kaybolur.

- Bence en önemlisi milletin hayır duasını alırsınız. Birilerine ekmek kapısı açmak, onların yapacağı duaları artırır. Öyle insanlar görüyoruz ki çok zengin ama mutsuz veya hasta. O yüzden hayır duası almak, her zaman iyidir diye düşünüyoruz.

       

Amerikan Doları


   Dünya'da Nakliye Taşıma Fiyatlarındaki Garip Yükselme

   Bu konu bir çoğumuzun bilmediği, farkında olmadığı bir durumdur. Çünkü ticaretle uğraşmayanlar bilemez. Yada televizyonlarda bahsedilmediği için, çoğumuz farkında bile değiliz. 

   Son 6 ayda uluslararası nakliye taşımacılığında %90'lara varan fiyat artışları oldu. Bu garip durum, ilk defa oluyor desek, yalan olmaz. O zaman akla şu sorular geliyor. Nakliye fiyatlarının artması için 2 sebep olmalı.

1) Yük taşıyan gemilerin sayısı yarıya inmeli, böyle bir durum yok bildiğimiz. 

2) Toplam 2 kata yakın aşırı bir sipariş olmalı dünyada. Pandemi zamanın da işler azaldı deniliyor ama siparişlere konteynırlar yetişmiyor. O zaman Dünya'da kimler ne ürün alıyor da bu kadar fiyatlar yükseliyor. Yoksa birileri stok yaparak dünyada, karaborsaya mı oynuyor? Çok garip bir durum. Ayrıca bu kadar ürün için, çok para lazım. Bu paraları kimler veriyor. Bu kadar paraları yoksa küreselciler mi veriyor. Çünkü normalde günde yüz binlerce konteynır taşınıyor, şu an taşınan rakamın 2 katı siparişler varsa, buralara ödenen trilyonlarca dolar rakamı sizler bir düşünün.

      
Dünyadan bilgiler

   Dünya'da Korona Virüsten Sonra, Dünyada KITLIK SENARYOLARI.

   Evet şimdilerde bu konuşulmaya başlandı. Eğer korona virüs yapay ise, bundan sonraki hamle ise dünyada kıtlık çıkmasını sağlayıp, milleti açlığa kadar götürmek istemeleri. Bunu konteynır taşıma fiyatlarının çok artması destekliyor olabilir, eğer birileri dünyada aşırı stok yapıyor ise. Bu yüzden çok dikkatli olmalıyız. Topraklarımıza iyi sahip çıkmalıyız. Yoksa varlık içinde, aç kalabiliriz. Örneğin bankanızda milyonlarca paranız var ama yiyecek gıda, içecek temiz su bulamıyorsunuz. O zaman ne anlamı kaldı bankadaki paranın? 

   O para sadece bankanın işine yarar, kullanarak. Siz ise sıkıntılar çekebilirsiniz. İleride buna ilaveten su krizleri de çıkabilir. Çünkü dünyada tasarruf etmezsek, gün gelecek içecek temiz suya da muhtaç kalabiliriz. Unutmayalım su ve gıda olmadan, yaşamak zor. Enerjimizi gıdalardan, su ihtiyacımızı ise doğal kaynaklardan sağlıyoruz. Eğer birileri kıtlık üzerine planlar yaptıysa, bizde karşı hamleler yapıp, toprak ve suyumuza sahip çıkmalıyız. 

      
Dünyada kıtlık senaryoları

   Türkiye ve Kardeş Ülkelerin Mutluluğunu İstemeyenler

   Dikkatinizi ne kadar çekti bilmiyoruz ama çok önemli gördüğümüz bir detay analizini yazacağız. Gerek Türkiye'de, gerek Azerbaycan'da, gerek Kıbrıs'ta, gerek Pakistan'da gerek Katar'da gerekse de diğer dost ve kardeş ülkelerde bizlere mutluluk verici durumlar olduğu zamanın gecesinde %90 hain saldırı girişimleri olmaktadır. Bu hain girişimler ya terör, ya canlı bomba, ya sınır hatlarımız da, yada dost ve kardeş ülkelerde bombalı suikastlar gibi. 

   Örneğin dün Azerbaycan'ın Zafer Günü Kutlaması vardı, akşam üstü ise bizim jandarma askerlere Barış Pınarı Harekat bölgesinde bombalı araçla saldırı oldu. Kısaca bizim mutluluğumuzu çekemeyen üst akıllar, bizlere ve dost kardeş ülkelere o gece senaryolar yazıyor, birileri ise bu senaryoları oynuyor. Ama unuttukları bir şey var, La Galibe İllallah.

   Burada anlattığımız olaylar uluslararası gelişmeler takip edilerek Türkiye'ye olan yansımaları anlatılmıştır. Yani hiç bir konu bağımsız değildir, birbirleri ile alakaları vardır. Birileri bir plan yapıyorsa, onun alt kolları vardır. O yüzden uyumamalıyız, gözlerimiz ve beynimiz her zaman açık olmalıdır. Bir Atasözümüz ne der;

- Su Uyur Düşman Uyumaz, Sü uyur düşman uyumaz.

   Analizimiz biraz uzun oldu ama sürükleyici olduğu için, zamanın nasıl geçtiğini anlamamışsınızdır. Bu analizimizi siz değerli tüm vatandaşlarımız için özel olarak hazırladık. Okuduğunuz için teşekkür eder, tüm tanıdıklarınıza yazımızı paylaşmanızı dileriz. 

   Başka yazılarda görüşmek üzere, hepinize Saygılar...

 


   Kaynaklar: iletisim başkanlık, trt1 site, forbes site, ruhiersoyvideo izlenimi, aşı çalışmaları, forbes 2000 rich list, birlik olmalıyız, koronavirüs ve kıtlık senaryoları, covid 19 aşıları, covid-19 aşısı, covid-19 aşıları, kovid-19 aşısı, kovid-19 aşıları, doğalgaz keşfi, doğal gaz keşfi, türkiye doğalgaz buldu, türkiye'de doğalgaz üretimi, türkiye doğalgaz üretimi,  ANALİZLER, forbes türkiye.

17 Nisan 2026 Cuma

Okullarda neler oluyor, bu gençlik nereye gidiyor hayatta

   Bir atasözümüz derki, ağaç yaşken eğilir. Ne kadar doğru bir sözdür bu. 

   Ağaç yaşken eğilir anlamı kısaca, ağaç yaşken eğilir atasözü anlamı, ağaç yaşken eğilir cümle: Sözlük anlamı insanlar küçük yaşta kolay eğitilir. Yani küçükken ne eğitim almışsak, o yönde büyürüz. Örnek bir cümle yazacak olursak: Ahmet iyi bir âlim olacak, çünkü ağaç yaşken eğilir diyerek küçükken bol kitaplar okumaya ve araştırmaya başladı.

   OKULLARDA NELER OLUYOR?

   Önce Şanlıurfa'da okul saldırısı, sonra Kahramanmaraş'ta okul saldırısı haberleri medyaya düştü ve herkes şu soruları sormaya başladı. Okul saldırısı neden oldu, okul saldırıları neden oluyor, gençlere neler oluyor, okullarımızda ne oluyor, gençlik nereye doğru gidiyor, okullarımızda neler oluyor, gençlere ne oluyor, okullarda ne oluyor, okul saldırıları neden olur, öğrencilere neler oluyor, bize ne oldu, okul sorunları neler olabilir, bizlere ne oldu, okulda ne oluyor, bizlere neler oldu, okuldaki sorunlar nelerdir? 

   Şimdi bu sorulara cevapları, 4 konu başlığı altında toplamak istiyoruz.


Öğrencilere neler oluyor

  BU GENÇLİK NEREYE GİDİYOR HAYATTA?

  Çevremizde gördüklerimiz duyduklarımız:

- Çocuklar tablet bağımlısı oldu.

- Çocuğum telefondan ayrılamıyor.

- Çocuklar odaya kapanıyor, yemek dışında dışarı çıkmak istemiyor.

- Çocuklar parka gidip oynamayı vakit kaybı görüyor ama evde 3-5 saati internet başında geçiriyor ve vaktin nasıl geçtiğini anlamıyor.

- Çocuklar internette oynadığı oyunda kavga ediyor, daha sonra bunu sokakta kavga etmeye kadar getirebiliyorlar.

- Çocuklar oyunlarla adeta kendilerinden geçiyor, sanki gizli bir canavara dönüşüyor.

  Bu duyulanlara göre öğrencilere neler oluyor diye herkes etrafına sormaya başladı.

  Ailelerin Yapması Gerekenler:

- Çocuklarla bol diyalog içinde olmalıyız.

- Çocuklar üzülmesin diye onlara kızmayı ve yasaklamaları, yapmamaya başladık ama bu internet ortamında bulunanlar için bir avantaj oldu gibi. Bunu kullanarak çocukları bizden uzaklaştırma metotlarına başvurdular. Bu yüzden çocuklar evde internete bakacaksa odalarında onları tek başına tabletle, bilgisayarla, cep telefonları ile bırakmayınız. Günde 1 saat bakmalarına evin salonunda izin verin, sizin yanınızda olsunlar.

- Çocuklarınızın oynadığı dijital oyunları kontrol ediniz. Eğer oyunlar dövüş, adam öldürme gibi ise müdahale ediniz, oynamasına izin vermeyiniz, bilgisayar ve tabletlerden siliniz. Üzülmesin diye fazla müsamaha etmeyiniz.

- Çocuklara bol harçlık vermeyiniz, verdiğiniz harçlıkları nerelere harcadığını sorunuz ve kontrol ediniz.

- Marketlerde satılan sanal kartları, kredi kartı gibi, alıp almadığını kontrol ediniz.

- Aile önemlidir bunu çocuklara iyi anlatalım, güzelce söyleyelim. Aile dağılırsa neler kaybedeceklerini, çocuklara iyi anlatalım.

- Çocuklarınızın kimlerle arkadaşlık yaptığını izleyiniz, takip ediniz. Yanlış arkadaş çevresi varsa, önce çocuğunuza bunu anlatarak onu uzaklaştırınız. Anlamak istemiyorsa direkt siz muhatap olup, arkadaşlıklarını bitirmeye çalışınız. Yoksa ileride başka sorunlar karşınıza çıkabilir.

- Çocuklar evde anne ve babasından ne görürse onları yapmak ister. Eğer evde sigara içiliyorsa çocukta içmek ister. Buna benzer anne ve baba evde cep telefonu ile internete çok bakıyorsa, çocukta bunu yapmak ister. O yüzden anne ve babalarda evde internet kullanmayı minimuma indirmeli, çocukları ile bol vakit geçirmelidir.

- Aileler zayıflamamalı, güçlenmeli. Bunun için anne, baba ve çocuklar ne gerekiyorsa onları yapmalıdır. Çünkü aileler güçlü olmazsa, geleceğimiz zayıf olur.

- Bu oyunların bazılarında seviyeler, leveller vardır. Yani oyunun zorluk derecesine göre 1 den başlayıp 20. ve 30. seviyelere çıkan kıdemler vardır. Alt seviyeleri herkes oynayabilir, üst seviyelere çıkmak ise zordur. Bazı öğrenciler çok oyun oynayıp üst seviyelere çıkıp sonra bu seviyeleri, kullandığı hesapla beraber parayla satmaktadırlar. Bu konuda aileler uyanmalı, bu oyun satışlarını ve alışlarını öğrenciler yapmamalıdır. Yoksa öğrenciler boş vakitlerini bunlarla boşuna kaybetmektedir.

- Çocukların takip ettiği büyük takipçili fenomenleri, sizler kontrol ediniz. Çünkü fenomenlerin yaptıklarından, öğrenciler etkilenebiliyor. Eğer fenomen yanlış durumları reklam ediyorsa, hemen o fenomeni siber emniyete bildiriniz.

- Çocukların mahallelerde sokak oyunları oynamasını tavsiye ediniz. Böylece hem internetten uzak kalırlar, hem de arkadaşları ile diyalogları kuvvetli olur. 

- Milli ve manevi değerler çocuklara iyi öğretilmelidir, maneviyat iyi anlatılmalı, iyi yaşanmalıdır. Böylece çocuklar dijital algılardan ve sosyal medyanın derinliklerinden etkilenmez. 

- Çocuklarınızın sanal kumar oynayıp, oynamadığını iyice kontrol ediniz.

- Çocuklarınızın gece 11'den sonra internete girmesine asla izin vermeyiniz. Tanımadığı kişilerle oyun arkadaşlıkları kurmasına müsaade etmeyiniz. Yoksa çocuğunuz ellerinizden kayıp gidebilir, başkalarının tesiri altında kalabilir.

- Anne ve babalar çocukları ile koşmalı, top oynamalı, resim yapmalı. Böylece onları sanallıktan uzaklaştırmalıdır.

  Okulların Yapması Gerekenler:

- Psikolojik sorunu olan öğrenciler, okul müdürlüğüne ve bakanlığa acilen iletilip gerekli sağlık kontrolleri ve denetimlerinin yapılması için gerekenler yapılmalıdır.

- Okullarda arkadaşlarına sanal kumar gibi oyunları teşvik eden öğrenciler tespit edilmeli, aileye ve bakanlıklara hemen bildirilmeli. Bu sanal kumardan öğrenciler korunmalıdır.

- Bilinç altına hükmeden oyunlar oynayan öğrenciler okullarda tespit edilip, aile ve bakanlıklara bildirilmelidir.

- Okullara telefon getirilmemelidir. Eğer çocuk uzaktan geliyor ve ailesinin haber alması lazımsa telefonu okul girişinde emanete bırakmalı, sınıf içi emanete değil. Daha sonra okul çıkışında almalı, okul içinde telefon kullanılmamalı. 

- Maneviyat öğrencilere çok iyi öğretilmeli. Kul hakkı nedir, Allah korkusu ve Allah sevgisi nedir, Peygamber sevgisi nedir, Haram nedir, Helal nedir gibi konular. Çünkü maneviyatı kuvvetli olan öğrencileri, oyunlar yanlış yönlendiremez.

- Okullarda silaha ve bıçağa meyilli olan öğrenciler tespit edilip, durum aileye ve bakanlıklara bildirilmelidir.

- Okullardaki rehberlik bölümleri güçlendirilmeli, sorunları olanlar tespit edilip aile ve bakanlıklara bildirilmelidir.

- Akran zorbalığı gibi durumlar çok ciddi incelenmeli, neden ve sonuçları ile. 

- Çocuklar sanat ve sporlara özendirilmeli.

  Devletimizden Beklenilenler:

- Dizi ve filmlerde silahlı sahneler yasak edilmeli, çocuklar özendirilmemeli.

- Okullarda öğrencilerin hocaları dalgaya alan videolar gibi duruma düşmemesi için disiplin kuralları yeniden incelenmeli. Öğretmenler güçlü olmalı, öğrenci biraz korku nedir bilmelidir. Bunun yanında da denetim iyi kurulmalıdır.

- Bir çocuk 5 silaha nasıl ulaşabiliyor kolayca. O yüzden 1 evde en fazla 1 ruhsatlı silah olmalı ve buda kilitli kasada saklanmalı. Eğer çocuk ulaşırsa bundan dolayı ruhsat sahibi ceza almalı, yani çocuklar silahlara ulaşmamalı.

- Bir insanın kredi kartı alması için 18 yaş sınırı vardır, yani 18 yaş altı bir öğrenci bankadan kredi kartı alamaz. Ama marketlerde peynir ekmek gibi sanal kartlar satılmaktadır. Bunu ilkokul çocuğu bile alıp, internette kullanabiliyor. Bu kartlarla dövüş oyunları, adam vurmalı oyunlar alabiliyorlar. Ailelerin ise hiç haberi olmuyor bunlarda. Bu yüzden bu kartlar acilen yasaklanmalıdır, satılmamalıdır.

- Televizyonlarda bolca 3. sayfa haberleri olan, cinayet gibi haberler yapılmamalı. Çünkü çocuk bunları çok görünce merakı artabiliyor.

- Vpn bağlantı ile internete girilmesi yasaklanmalıdır, ya da vpn kullananların kimlik numaraları tespit edilmelidir. Çünkü Vpn ile internetin derin çukurlarına çocuklar gidip, yasaklı sitelerde gezip kaybolabiliyor. 

- Derin internet ağları tamamen kontrol edilmeli, anında müdahale edilmeli. Uygunsuz durum yapanlar anında emniyete ve savcılıklara bildirilmelidir. Bunun için siber emniyette özel birim oluşturulmalıdır.

- Bina ve sitelerde geceleri saat 2 ve 3'e kadar oyun oynayan çocuklar olabiliyor, birileri ile konuşarak. Anne ve babalar gece uyurken, çocuklar internette hiç tanımadıkları ile sesli oyunlar oynuyor. Artık çocuklar nasıl yönlendiriliyor, çocuklar oyunlar ile kendilerinden nasıl geçiyor gerisini sizler düşünün. Gecenin o saatinde sitenin diğer dairelerinde oturanları hem rahatsız ediyorlar hem de çocuk gece uykusuz kalıyor. Bu durumu sitelerde bina yöneticisine söyleyince, yöneticiler benim yapacağım bir durum yok diyebiliyorlar. 

   O yüzden bina yöneticileri sorumlu ve yetkili olmalı, böyle şikayetler kendine gelirse hemen aileyi uyarmalı, aile dinlemiyorsa gerekli mercilere şikayet tutanağı tutmalıdır. Böylece hem binalar sessiz olur, hem de gece oyun oynayan çocukları kurtarmış oluruz. Bu yüzden bu konuda acil yöneticilere yetki ve sorumluluk verilmeli. Yetki verilip eğer yöneticiler hiç bir işlem yapmazsa o zaman ev sahipleri, gereken kurumlara yöneticileri şikayet etmelidir. Bu basit bir taleptir, ama gelecek için çok önemlidir. Çünkü çocuklar gelecek demektir, onları bu oyunlardan kurtarmamız gerekir. 

- Her türlü silahlı oyunlar, şiddet oyunları, cinselliği öne çıkaran siteler, çocukları maneviyattan uzaklaştıran sanal kumar siteleri gibi ne varsa acilen yasaklanmalı. Kimse kalkıp özgürlükler engelleniyor dememeli, derse bu kişiler olacaklardan bizzat sorumlu tutulmalıdır.

- Okul yollarında çeteleşme gibi durum yapan öğrenciler varsa, bunları gören velilerin anında resim ve video ile ihbar yapmaları için bir telefon numarası olmalıdır.

- Bayanların iş gücü oranı artsın diye çalışmalar yapıldı ama bunun yan etkisi çocuklar oldu. Anne ve babası çalışan öğrenciler, gündüz evde tek başına kaldı, anne şefkatinden uzak kaldı. O yüzden annelere evden çalışacağı işler olmalı, çok para kazanması önemli olmamalıdır. Çünkü anne çok para kazanacakken, vakit yetmediği için çocuğunu sanal internet ortamlarında kaybedebiliyor. 

- Anne ve babası çalışan ailelerde şu olabilmelidir. Anne ve baba aynı vakitte çalışmamalı, yani gündüz evde biri mutlaka olmalı ki çocuklar evde tek başına kalmasın. Evde kontrol bu şekilde olabilir. O yüzden çalışan anne ve babaların çalışma saatlerini ayarlayacak bir sistem olmalı, iş yerleri ile planlanarak. Bunu devletimiz planlamalıdır.

- Aileler çocuklarının yaptıklarından sorumlu olmazsa, bazı aileler çocuklarının yaptıklarını umursamaz. O yüzden aileler sorumlu olmalı, böylece aileler ev içinde sıkı denetim ve kontrol yapar.

- Piyasada evdeki arızaları yapmak için usta bulmak zorlaştı. O yüzden yeteneği olup, okul okumak istemeyen öğrenciler yetenekleri doğrultusunda ustalık ve çıraklık eğitimlerine gönderilmeli, zorunlu lise okulu olmamalı. Yani okumak istemeyen öğrenciler genç yaşta istediği mesleği yapmak için yönlendirilmeli. Böylece hem gençler işe kavuşur, hem fabrikalar personel bulur, hem de kimse istemeye istemeye okula gitme zorunda kalmaz.

- Her ilin okullar bölgesinde gün boyu polis ekipleri dolaşmalıdır. Okul müdür yardımcıları bir olay anında bu polis ekiplerine saniyeler içinde ulaşıp, irtibat kurmalıdır.

- Okullar bölgesinde havadan drone ile canlı görüntü takibi yapılmalıdır. Ters görülen bir durum olursa anında yerde dolaşan polis ekiplerine durum bildirilip, gereken müdahale hemen yapılmalıdır.

- Sivil polisler okullar bölgesinde gereken denetimleri uzaktan kontrollerle yapmalıdır.

- Bazı web sitelerde küfürlü konuşmak adeta havada uçuşuyor, özellikle liseli gençler takılıyor buralara. Buralarda küfürlü konuşmayanı dışlıyorlar gibi, bu tarz siteler anında kapatılmalıdır. Kimse özgürlük engelleniyor demesin, derse hesabını millete verir. Ayrıca kendinizi ailelerin yerine koyarak biraz empati yapar mısınız?

- Sosyal medyada ne kadar küfürlü, tehditli, saldırı tarzlı konuların konuşulduğu gruplar varsa hepsi kapatılmalı. Grupta konuşanlar yakalanıp sorguya alınmalıdır.

- Sabah kuşağı programları incelenmeli, aile bütünlüğüne aykırı olanlar varsa kapatılmalıdır.

- Gençleri sanal tehlikelere sürmeye çalışanlar tespit edilip, ağır cezalar almalıdır.

- Belediyeler parkları çocuklar için daha çekici ve güvenli hâle getirmelidir. Tüm parklar kameralarla kontrol edilmelidir. Böylece çocuklar tabletlere değil, parklara koşmalıdır.

- Şarkı sözlerinde vurdulu, kırdılı cümleler olmamalı. Bunu duyan gençler, nelere alışabilir diye düşünmeliyiz. O yüzden Kültür Bakanlığı bu konuda adımlar atmalıdır.

- 5 yıl önceki bir yazımızda kendi sosyal medyamızı kurmamız gerektiğini yazmıştık. Bu konu acilen değerlendirilmeli, kendi sosyal medyamız, kendi yerel oyunlarımız olmalıdır.

- Uyuşturucu ile mücadele çalışmaları daha hızlı ve sert cezalarla olmalı ki, kimse çocukları uyuşturucuya alıştırmaya cesaret edemesin. Böylece kimseler bunu aklından bile geçiremesin.

   Geleceğin büyükleri olan öğrencilerimizi korumak ve kollamak için hazırladığımız yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Aile, okul ve devlet olarak hepimize çok işler düşmektedir. Urfa ve Maraş'ta yaşanan saldırılar gibi başka saldırıların olmaması için hepimiz çok uyanık olmalı, güvenlik güçleri ile daima irtibat halinde olmalıyız. Şimdiden hepinize kolaylıklar diler, Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: haber izlenimleri, çevre izlenimleri, sosyal medya izlenimleri, kendi gözlemlerimiz, pngwing site resim, sözlük site, ağaç yaşken eğilir anlamı 3 sınıf, ağaç yaşken eğilir anlamı 3. sınıf, ağaç yaş iken eğilir anlamı, ANALİZLER, okullar ve öğrenciler.

12 Nisan 2026 Pazar

The Economist 2026 kapak yorumu, The Economist kapağı

  2025 yılının kapağı için bol siyah ve kırmızı renkleri kullanan The Economist Dergisi, 2026 yılı için siyah ve kırmızı renklerin yanına bolca mavinin tonlarını kullanmıştır. Ayrıca bu seneki kapağı tam anlamak için 180 derece döndürüp, tersten de bakmak gereklidir.

  O vakit kapakta neler görünüyor, onları yavaş yavaş yazmaya başlayalım.

  Kapakta Direkt Görülen Kişiler: 

- Amerika Başkanı Donald Trump.

- Çin Devlet Başkanı Xi Jinping.

- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin. 

- Hindistan Başbakanı Narendra Modi.

- Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy.

  Kapakta Direkt Görülmeyen Kişiler:

- Resimde bir bayan görülüyor, bu İtalya Başbakanı Meloni'de olabilir veya ileride Amerika'da söz sahibi olacak biride olabilir. 

- Resimde belli belirsiz bir kişi görünmekte. Çoğu kimse bunun İsrail Başbakanı Netanyahu olduğunu söylemektedir. Bize göre ise bu kişi İsrail yanlısı, İranlı Rıza Pehlevi olabilir. Resme biraz detaylı bakınca sizde bunun neden olabileceğini görebilirsiniz.

   THE ECONOMİST KAPAĞI 2026, THE ECONOMIST 2026

       
The Economist Dergisi 2026

Kapakta Normal Görülen Resimler:

- Amerika'nın kuruluşunun 250. yıldönümünü gösteren bir pasta.

- 5 + 2 olarak toplam 7 tane balon.

- Kelepçeli kol.

- Köpek robotlar.

- Tanklar.

- Robot.

- Füzeler.

- Uzay roketleri.

- Siha.

- Uçak.

- Futbol, Dünya Kupası.

- Kılıçlar.

- Şırıngalar, iğneler.

- Dronlar.

- İlaçlar, depresyon.

- Kış Olimpiyatları.

- Uydular.

- Oy sandığı. 

- Uzay teknolojileri. 

- Astronot.

- Dinleme cihazları.

- İklim, küresel ısınma.

- Şarap kadehleri.

- Madeni paralar, sanal paralar. 

- Askerin kullandığı omuzdan atılan roket.

  Kapakta Şifreli Olabilecek Resimler:

- Nakliye gemileri, top atan.

- Eski bir küçük gemi ile yardım yapılması.

- Periskop ile denizaltı mesajı.

   THE ECONOMİST 2026 KAPAK YORUMU

   Kapak ile ilgili bizim sorularımız, The Economist 2026 kapağı ne anlatıyor, The Economist 2026 kapak analizi, The Economist Kapak, The Economist 2026 kapağı yorum, The Economist kapak 2026, The Economist son kapak, 2026 The Economist kapağı, The Economist dergisi son kapak 2026, 2026 Economist kapağı, Ekonomist Dergisi 2026 kapağı, 2026 Ekonomist dergisi kapak, Ekonomist dergisi kapağı, Ekonomist dergisi son sayı, 2026 Economist dergi kapağı, The Economist dergi kapağı, The Economist yeni kapak, The Economist dergisi 2026 kapağı, 2026 kapak fotoğrafı Economist, 2026 ekonomist dergi kapağı, Ekonomist dergi kapağı 2026, The Ekonomist dergisi 2026, Ekonomist kapak 2026, The Economist 2026 dergi kapağı, 2026 Economist dergisi kapağı, Ekonomist 2026 kapak, The Economist kapaği ne anlatiyor, Ekonomist 2026 kapağı, 2026 ekonomist kapagi, The Economist 2026 kapağı ne anlatiyor:

- Amerika 250 seneye ulaştı ama özgür değil mi?

- Yoksa Amerika bir balon gibi mi patlayacak?

- Amerika'da ambulanslar paralı iken ve arka sokaklarında yüzbinlerce evsiz varken başka ülkelere operasyon yapmasından dolayı mazlum insanlardan aldığı ahlar, günün birinde Amerika'dan çok kötü çıkmayacak mı? Bu belki de bir iç karışıklıkla olabilir, o yüzden Amerikalılar buna hazır mı?

- Robotik insanlığa geçiş planlarınız, nasıl gidiyor?

- Zelenskiy dünyada yalnız mı kalacak? 

- Zelenskiy için Avrupa yardım edecek mi, yoksa Avrupa kendi derdinin peşine mi düşecek?

- Bir yazımızda TRUPU PLANINDAN bahsetmiştik. Buradaki Zelenskiy resmine göre Amerika ile Rusya arasında bu plan işleme alınmış gibi görünüyor, sizce de öylemi?

- Resimde Trump tedirgin, Putin ise çok rahat umursamaz tavırda. Neler oluyor Trump'a?

- Dünyaya huzuru ne zaman getireceksiniz, savaşları ne zaman bitireceksiniz?

- Dünyada faizler inecek mi?

- Gümrük vergileri üzerinden olan atışmalarınıza devam edecek misiniz?

- Dünya borsalarında yukarı doğru, dalgalanma olmadan, büyüme olacak mı?

- Avrupa özgür olacak mı, yoksa Amerika'nın peşinden takılmaya devam edecek mi?

- Amerika ile Çin arasında olan gizli ekonomik savaşlar devam edecek mi?

- Çin ve Amerika arasında gizliden kılıçlar çekilmeye devam edecek mi?

- Çin'in teknolojide yaptığı Ar-Ge çalışmaları, Amerika'yı ne kadar tedirgin edecek?

- Trilyonlarca borcu olan Amerika bir krize gidecek mi?

- Dünyada sigara ve alkol bağımlılığının yanında dijital bağımlılıkta artarsa, dünyanın geleceği olan gençlerin durumu nasıl olacak?

- Dolar gözden düşecek mi?

- Limanlar ve nakliye gemileri ne kadar güvenli olacak? Neden sordunuz derseniz, resimdeki nakliye gemisine top atan silahları koymaya neden ihtiyaç duydunuz diye bizde sorarız.

- Ticaret gemilerinin güzergahı güvensiz olursa, dünyada ticaret nasıl olacak, bunun sonucunda kıtlığa varan sorunlar olmaz mı?

- Ülkeler arasında yerel paralarla ticaret çok artacak mı?

- Dünyaya adalet ne vakit gelecek? Adalet olsa idi İsrail bugüne kadar 10 kez yargılanmaz mıydı? 

- Ekonomi dalgalanmalar ne zaman duracak?

- Dünyada huzur azalmışken, şarap kadehleri ile neyi kutlayacaksınız acaba?

- İlaçlar artırılıp, insanlar hasta mı olacak?

- Sağlıklı yaşam varken yapay olan zayıflama ilaçlarına, kilo verme ilaçlarına ne gerek var?

- Dünyada kimyasal ilaçlara veda edip, alternatif tıpa geçiş yapmayı düşünüyor musunuz? Yoksa kimyasal ilaçlarla para kazanmak kolay ve çok deyip, devam mı edeceksiniz?

- Enerjinizi doğal sağlıklı yaşamlara, hasta insanların şifa bulması için yapılacak çalışmalara ayırmak ister misiniz?

- Şırıngalar ile yeni aşılar mı çıkarılacak?

- Yapay zeka ile makineler artıp, insanlar devre dışı mı kalacak?

- Yapay zekayı yapanın insan olduğunu, hiç bir vakit unutmuyorsunuz değil mi? Önemli olan ne niyetle yapıldığıdır, sizce de öyle değil mi?

- Dünyada denizlerde bir rekabet mi olacak, hem nakliye hem de değerli madenlerle.

- Biyolojik silahlar ile biyokimyasal  savaşlar artacak mı? 

- Nükleer silahlar ile nükleer savaş yapmayı aklınızdan hiç geçirmiyorsunuz değil mi?

- Dijital algılarla dünya kontrol altına alınmaya mı çalışılacak?

- Amerika ara seçimleri çok konuşulacak mı? 

- Dünya ticaretine ne zaman rahat bir nefes aldıracaksınız?

- Futbol bir spordur, sizlerin futbol üzerinden farklı amaçlarınız mı var?

- Hindistan, Amerika ve İsrail'in peşine takılmaya devam edecek mi?

- 8 milyarlık dünyada 7,5 milyar insanın takip ettiği Gazze ile ilgili niçin bir destek mesajı göremedik kapakta?

- Buzulların erimemesi için bir çabanız var mı?

- Dünyada görülen savaşlar, ileride uzayda da olacak mı?

- Dünyayı kirlettiğiniz gibi ileride elektronik ürünlerle uzayı da kirletecek misiniz? 

- Dünyanın ormanlarında yeşili artırmak için özel çabanız var mı, yoksa resimdeki yangınlar ne anlama geliyor?

- İklim değişikliğine karşı nasıl çalışmalarınız vardır?

- Resimdeki konum işaretleri ile nereleri hedef gösteriyorsunuz?

- Grönland ile ilgili ne planları var dünyanın?

- Dünyadaki mazlumları doyurmaya çalışsak, dünyada obezite azalmaz mı? Bu konuda hiç çalışmalarınız var mı?

- Amerika ile NATO arasında destek ayrılıkları olacak mı?

- İsrail ne zaman yola gelecek, neden bununla ilgili resimde bir nesne kullanılmamış?

- Çin Tayvan'a saldıracak mı, saldırırsa Amerika ne der? Yoksa ikisi anlaşıp, dünyayı pay etmeye mi çalışacak?

- Madeni paralar ile Trump'a mesaj mı veriliyor. Yani seninle dünya yürümez, dünyanın altını üstüne getirdin. En iyisi sen ya kıyıya geç, seni paralara basarak hatırlayalım. Yada sen artık olmayacaksın, bu dünya seninle artık devam edemez mesajı mı! veriliyor.

- Bitcoin para, Bitcoin kripto para, sanal para, coin para veya buna benzer hayali paralardan dünya ne zaman uzaklaşacak? Bunlar derinlerin işidir yani bir bakıma büyük kumar gibidir, biz gerçeklere dönelim. Böylece insanlık stresten uzak kalır, sağlıklı olur ve depresyon ilaçlarına, depresyon haplarına gerek kalmaz değil mi?

- Resimde belli olmayan kişi Rıza Pehlevi olabilir dedik. Eğer o ise İran planları tutmayacak gibi hareket içinde, değil mi?

- Eğer belli olmayan kişi Netanyahu ise onu tedirginlik almış, yargılanacak mı 2026'da?

   Merak Edilen Bazı Sorular ve Cevapları:

* The Economist 2026 kapak Türkiye, The Economist dergisi Türkiye için ne demek: Türkiye dünyanın merkezi olup, dünyanın huzur ve güvenliğinin anahtarıdır.

* The Economist Dergisi hangi ülkenin, The Economist nerenin dergisi, The Economist hangi ülkenin: İngiltere'nin.

* The World Ahead 2026 ne demektir, The World Ahead nedir: Geleceğin Dünyası 2026, Gelecek Dünya, Gelecekteki Dünya gibi anlamlara gelip gelecekte olabilecekleri gelecek öngörülerini anlatan, yıllık dergi kapağına denilir.

* The Economist dergisi kimin: Dünyaya yön vermeye çalışanların.

* Amerika ara seçim nedir: Abd Kongresinin iki kanadı olan Amerika senatosu ve Amerika temsilciler meclisi için yapılan seçimlerdir. Temsilciler meclisi 2 yıl arayla yapılır, Senatörler ise 6 yıl arayla yapılır, dolayısı ile 2 yıl için 1/3 seçim yapılır.

* 2026 ABD ara seçimleri ne zaman, 2026 ABD seçimleri ne zaman Trump, ABD ara seçimleri 2026 ne zaman, ABD seçimleri 2026 ne zaman, 2026 Amerika seçimleri ne zaman, 2026 Kasım ABD seçimleri ne zaman: 3 Kasım 2026. 

* ABD seçimleri kaç yılda bir: 4 yılda bir.

* 2028 ABD seçimleri ne zaman, ABD Başkanlık seçimleri ne zaman, ABD seçimleri ne zaman olacak: 7 Kasım 2028.

   Yazımızın sonuna geldik, sizlerde okuyup The Economist 2026 yorumları, The Economist 2026 kapak yorumları, 2026 The Economist kapağı yorumları, The Economist kapak yorumu olarak yazımıza yorumlar yapabilirsiniz. Bazıları bunlara The Economist 2026 kehanetleri demektedir, bizde diyoruz ki o kadarda değiller, sonuçta herkes bu dünyada fâni biridir. 

   Bundan sonraki yıllarda The Economist dergisi kapakları yorumlarına, The Economist kapakları yorumlarına, The Economist dergisi kapağı yorumlarına sizlerle beraber devam etmeyi düşünüyoruz. Bu dileklerle hepinize Saygı ve Selamlarımızı sunarız...



   Kaynaklar: the economist dergisi, haber izlenimleri, x site izlenimleri, ANALİZLER, the economist 2026 kapak hd.

13 Şubat 2026 Cuma

Dünyada Epstein skandalı, Epstein dosyası, Epstein belgeleri

   Dünya son günlerde Epstein skandalı ile çalkalanmaya devam ediyor. Amerika Adalet Bakanlığı 3 milyondan fazla belge, mail, video ve görüntüleri yayınladı. Yani Amerika tarafından Epstein dosyası yükleniyor! Bu belgelerde kimileri sadece yazışma yaptık, kimileri 1 kere adaya gittik sonra daha gitmedik, kimileri de partilere katılmış deniyor. Peki iddialar arasında unvanı ve ismi geçenlerden bazıları kimler?

   DÜNYADA EPSTEİN SKANDALI, Epstein dosyaları ve Epstein Skandalları.

   Dünyanın zengin milyarder iş insanları, siyasetçiler, sanatçılar, film yönetmenleri, bürokratlar, futbol takım sahipleri, devletlerde bakanlık yapanlar vs. diye liste uzayıp gidiyor. Adeta devasa bir ahtapot gibi dünyada SAPIK bir ağ kurmuş Epstein! 

    

Epstein dosyaları ve Epstein skandalları

   EPSTEİN DOSYASI, Epstein belgelerinde kimler var?

   Ortada dolaşan bazı isimler şöyledir: Bill Gates, İngiltere Prens Andrew, Elon Musk, Rothschild grubu ceosu, Lex Wexner milyarder iş insanı, JP Morgan'dan yönetici, Ghislaine Maxwell, Paypal'ın yöneticisi, İsveç prensesi, Norveç prensesi, İngiltere eski prensi, Danimarka kralı, İsrail eski başbakanı Ehud Barak, Donald Trump, Bill Clinton. Donald Trump'ın ismi bazı yerlerde geçiyormuş. Kısaca liste çok uzun şekilde gidiyor.

   EPSTEİN BELGELERİ NE ANLAMA GELİYOR? 

   Burada en dikkatimizi çeken durumlardan biri şantajlar havada uçuşuyor, kim kimden ne koparırsa artık!

   Jeffrey Epstein kimdir: Dosyadaki bilgilere bakarak kısaca şöyle tarif yaparız. Pedofili olan milyarder bir sapık. 

   Epstein Adası nerededir: Amerika Virjin Adaları'nda Little Saint James adası olarak bilinen yerdir. Adanın 1998-2019 arasındaki sahibi pedofili sapık olan Jeffrey Epstein'dır. Sonralarda ada satıldı başkasına.

   EPSTEIN DOSYALARI veya EPSTEIN DOSYASI

   Epstein olayı nedir, Epstein skandalı nedir, Epstein dosyaları nedir, Epstein dosyası nedir, Epstein belgeleri nedir, Epstein belgesi nedir, Epstein Adası nedir, Epstein rezaleti nedir, Epstein rezaletleri nedir, Epstein vakası nedir, Epstein adası olayı nedir, Epstein davası: 14-18 yaş arası reşit olmayan kız çocuklarına fuhuş ve cinsel istismar yapmak ve adaya çektiği iş insanları, siyasetçi ve aklınıza gelen tüm kişilere şantaj yapmak için görüntü alıp kayıt eden Epstein'in skandallarla dolu adasıdır kısaca. 

   Bu Epstein hapse atılmıştı, daha sonra 2019 yılında cezaevinde intihar etmiş denildi dünyaya! Bu doğrumu bilmiyoruz, belki de intihar etti denilip, adamı başka kimlikle kurtardılar. Ne yaparlarsa yapsınlar her şeyi Allah biliyor, kim neler yaptıysa Allah C.C.'ya hesabını verecek günün birinde.

   Adada bu kadar skandallar olurken gerek Amerika gerekse de çocukların buraya getirildiği ülkelerle alakalı aklımıza takılan bazı soruları yazmak istiyoruz.

   Aklımıza takılan deli soruları yazmaya başlıyoruz.

* Bu kadar çocuk nasıl kayboluyor, bunlar niçin engellenmedi?

* Bu çocuklar küçük yaşlarına rağmen nasıl bu adaya getirildi?

* Bu çocukların aileleri şikayet yaparken, kimler bunları dikkate almadı?

* Ahtapotun onlarca bacakları gibi olan bu ağa, dünyada kimler göz yumdu?

* Özgürlükler ülkesi denilen Amerika, bu rezaletler olurken neden göz yumdu?

* Adada yapılanlardan dolayı hiç mi yüzünüz kızarmadı?

* Buradaki çocuklar sizin çocuklarınız veya akrabalarınızın çocukları olabilir diye hiç mi empati yapmadınız?

* Sizler nasıl bir insansınız, insanlık sizden ne vakit uzaklaştı?

* Asıl sorularımızı en sonlara bıraktık. Bu adanın ucu dünyayı yöneten 13 aileye çıkar mı? Bu 13 aileyi 6 yıl önceki bir yazımızda biraz bahsetmiştik, o yazımızı bu linkimizden okuyabilirsiniz. 

* Bu skandalların arkasında İsrail'in parmağı ne kadar var?

* Bu adanın gizli sahibi İsrail ve Mossad'mı?

* İsrail'in dünya için ne kadar büyük tehlikeler olabileceğini dünya ne kadar farkına vardı acaba?

* Tekrar soruyoruz, bu 13 aileye dosya uzar mı ya da uzatırlar mı ya da uzamaması için birileri engel olurlar mı?

   KİMSE UNUTMASIN BUNU!

   Dünyada gizli saklı ne yaparsanız yapın hepsini gören, duyan Allah'tır. Yani hiç bir şey gizli kalmıyor. Bunların hesabını günün birinde herkes verecektir. O yüzden yaptığım işler gizli kalır diye kimse düşünmesin. Ayrıca Epstein olayında da görüldüğü üzere sizin gizli sandığınız şeyleri birileri kameraya alarak sizleri ömrünüzün sonuna kadar tehdit edip, kendilerine emir eri yapabilir. O yüzden gizli işler SAKIN yapmayın, Allah'tan korkun. Dua ve isteklerinizi hayırlısı ile Allah'tan isteyiniz.

   Bizlerden şimdilik bu kadar yazması, gerisini yazımızı okuyanların düşünmelerine bırakıyoruz. Başka yazılarda görüşmek üzere hepinize Saygı ve Selamlarımızı sunarız...


NOT 1: Mart 2026'da olanlara bakarak diyoruz ki tüm dünyada Epstein adasına uğramış kim varsa hepsi siyasetten ve iş dünyasından temizlenmeli. Yoksa İsrail KASETLER ile hepsini tehdit edip, dünyayı esir almaya çalışır. Adaya giden herkesi iyi kafeslemişler, korkanlar bunların ortaya çıkmasından tedirgin! Korkanlara şunu da diyelim, siz ne kadar gizleseniz gizleyin, Allah ne yaptığınızı biliyor. Allah'tan korkun, insanların kasetlerinden değil.



   Kaynaklar: haber izlenimleri, sosyal medya izlenimleri, trcooltext resim, ANALİZLER, skandal epstein dosyaları.

24 Ocak 2026 Cumartesi

Çürütülen Soğanların Finansörleri Üzerinden Dünya Analizi

   Önceki yıllarda seçim zamanlarında görmeye çok alıştığımız durumlardan biri, soğan ve patates üzerinden provokasyon haberleridir. Bu haberleri görünce, insan ne diyeceğini şaşırıyor! Bir taraftan çürüyen ürünlere mi üzülelim, yoksa bir taraftan bu çürütülen ürünlerden dolayı piyasada fiyatların artmasına mı kızalım?

   Bu sene soğan ve patatesin yanında diğer sebze ve meyveler üzerinden de provokasyon haberlerini duymaya başladık. 2023 seçimlerine birileri şimdiden çalışmaya başlamış gıdalar üzerinden, bu çok kolay şekilde gözüküyor. Zaten Amerika Başkanı Biden, seçilmeden önce bunu açıkça deklare etmişti.

   Stokçuluk nedir, stokçuluk ne demektir: Bir ürünü sırf fiyatı aşırı yükselsin diye saklayıp, sonra azar azar piyasaya satma işine denilir. Bunu yapmak kanunen suçtur, dinen haramdır. Stokçuluk ile bir fabrikanın ürettiği ürünü müşteriye gidene kadar depolaması işi de birbirine ayrıca karıştırılmamalıdır. Depolama ayrı bir iştir, stokçuluk ayrı bir terimdir.

   ÇÜRÜTÜLEN SOĞANLARIN FİNANSÖRLERİ ÜZERİNDEN DÜNYA ANALİZİ

           

Yol kenarına dökülen soğanlar


   Daha çok değil, önceki senelerde köylülerin depolarında kalan patatesleri mağdur olmasınlar diye devlet satın alıp, yardıma muhtaç kişilere dağıtmıştı. Her konuda Devlet üreticilere yardım ederken, bir anda bu çürütülen soğanları, çürüyen tonlarca soğanı, tonlarca soğan yol kenarına döküldü, tonlarca soğan yol kenarlarında görüldü, yol kenarına dökülen soğanlar, sağlam soğanları yol kenarına döktüler, yol kenarına atılan tonlarca soğan, tonlarca soğanı yol kenarına döktüler, kamyon kamyon soğanı dökmüşler, tonlarca soğanı yollara dökmüşler, yol kenarına atılan soğanlar, tonlarca soğanı yol kenarında dökülmüş halde görüldü, araziye dökülen tonlarca soğan, stoklanan soğanlar çürütüldü, tonlarca soğanı çürüttüler, tonlarca soğanları çürüttüler, tonlarca soğan depolarda çürüdü, çürümüş soğan ele geçirildi haberlerini görünce acaba bunları yapanlarda hiç vicdan yok mu diye insan kendine sormadan duramıyor. En basitinden israfın dinimizdeki yeri nedir, onlara baksınlar. Tonlarca soğanı boş araziye döktüler kim bunlar?

   A'râf Suresi 31. ayeti kerimenin tefsiri şöyledir:

- Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

   Dinimizde stokçuluk yapmak nedir, stokçuluğun dinimizdeki yeri nedir, dinimizde fahiş fiyat ve stokçuluk nedir, dinimizde fahiş fiyat artışı ve stokçuluk, fahiş fiyatlar yapmak nedir: Allah'tan korkanlar soğanları saklayıp, çürütüp, israf edemez. Bu resmen stokçuluğa girer. Stokçuluk yapanlar cüzzam hastalığı ve iflasla baş başa kalabilir, bununla ilgili Hadis-i Şerif vardır. Bu stokçulukla ilgili önceden detaylı bir yazı yazmıştık, tekrardan okumak isteyenler bu linkimize bakabilir. Ayrıca stokçuluk haram mı, stoklamak haram mıdır, stokçuluk dinen caiz mi veya stokçuluk haram mıdır diye araştırma yapanlar oluyor, cevabı detaylıca o yazımızda vardır. Kısaca sorulursa stokçuluk yapmanın hükmü nedir diye, cevaben haramdır olur.

   Bu soğanı çürütüp yol kenarlarına atma işi, patatesi çürütüp atma işi ile diğer sebze ve meyvelerdeki benzer durumlara bakılınca, bunun devlete karşı planlı bir meydan okuma! olduğunu görebiliyoruz. Çünkü aynı anda ülkenin her tarafında böyle durumlar olamaz. Belki 3-5 ilde olabilir ama aynı anda 81 ilde bu durumlar oluyorsa, bu tamamen planlı demektir. Aksini iddia eden varsa 1.5 TL'ye satılan soğanların kısa sürede 6-7 TL'ye nasıl çıktığını ve bu yol kenarlarına tonlarca soğanı döktüler haberlerini açıklasın bir zahmet.

   Devletimiz şunu iyi takip edip bulmalıdır. Daha 2 hafta önce fiyatları çok düşük olan soğanları köylülerden birileri ucuza satın alıp, bekletip, çürümesini mi bekledi? Çuval çuval sağlam soğanları çürüyünce de yolların kenarına mı attırdılar? Bunu yapanlar kimlerdir? 

   Durumlar böyleyse, bunlar nasıl mı bulunacak, çok kolay. Bu soğanların bulunduğu iller belli. O illerin hangi ilçelerinde ve hangi köylerinde bu tarz ürünlerin üretildiği de belli. O köydeki muhtarlara İçişleri Bakanlığı soracak, köyde kimler soğanlar alıp, toplattı. Sonra ise çürüttü? Hiç bir köylümüz, alıcı yok diyemez. Çünkü 1.5 TL'den 5-6-7 TL'ye fiyatı çıkarılıyorsa, demek ki alıcılar var.

   Devletimiz stokçuların sakladığı soğanları ve bu işi yapanları acilen bulup, hapis cezası ve tüm malvarlıklarına el koyma kararı ile cezalandırması gerekir. Yoksa bu tarz provokasyon haberlerin, ardı arkası kesilmez, her zaman ve her üründe yaparlar! Yeter ki fırsatını bulsunlar, yapacakları stokçuluğun parasını birileri finanse etsinler.

   Ayrıca Devletimiz Milletin yararına olması için %7 KDV indirimi yaptı ama bu fiyatlara yansıdı mı, maalesef. Çünkü ara zamanda firmalar fiyatlara %10-15 zam yapıp, sonra %7 indirim yaptık dediler. Sonuçta son fiyatlar inmemiş oldu. Bunu nasıl mı anlıyoruz? KDV indiriminden önce alınan fişlerle, sonra alınan fişleri karşılaştırınca ayan beyan ortada görünüyor her şey. Bu yüzden burada devletimiz ne gerekiyorsa acilen yapmalı, değil mi?

   SEBZE ve MEYVE FİYATLARINDAKİ ANORMALLİKLER 

   Şimdi ise gelelim sebzelerdeki anormal fiyatlara, örneklerimiz;

10 TL'ye patates.

20 TL'ye marul.

25 TL'ye domates.

30 TL'ye patlıcan.

40 TL'ye biber.

   Bunlar nasıl fiyatlardır, el insaf ! Burada şunu merak ediyoruz. 

   Bildiğiniz gibi sebze ve meyve fiyatları her gün hallerde oluşan fiyatlara göre, market ve manavlara yansır. Hallerde aşırı fiyatlar olunca otomatik market, manav ve pazarlarda fiyatlar yükselir. O zaman kimler hallerde fiyatları yükseltiyor? 

   Ayrıca bazen televizyon veya internette görüntüler görüyoruz, kasa kasa sebzelerin çöplere, nehirlere döküldüğüne dair. Bu ürünleri çöpe attırarak, fiyatların zamlanmasını sağlayan kimlerdir, bunları kimler finanse ediyor? Konuyu derinlemesine analiz edince, sizin de gördüğünüz gibi ne sorular çıkıyor karşımıza. O yüzden bizler olaylara basitten bakmıyoruz, bir bütün olarak ele alıp, sizler için analiz ederek yazıyoruz. Sizlerde her zaman böyle yaparsanız, ülkemize karşı oynanan stokçuların soğan oyunlarını çok rahatlıkla görürsünüz.

   GELELİM GIDADAKİ STOKÇULUK ve ANORMAL FİYATLARA

   Evlerin olmazsa olmazı un, yağ, şeker ve yumurtadır. Bunların gerek fiyatlarında olan anormal zamlar, gerekse de ürün yokmuş gibi piyasaya korku vererek yapılan algı operasyonlarını birlikte düşündüğümüzde bunları kimler yapıyor diye soru sorarız. Evet bunlar kimler?

   Dikkat ettiyseniz şunu görmüşsünüzdür. Sebze ve gıdalarda bu planları yapanlar, şu 3 amacı kendilerine hedef seçmişlerdir.

1) Piyasada ürünlerin yarısını çöpe attırıp, kalanını da 2 kat zamla satıp, sonuçta az işle aynı parayı kazanmak.

2) Piyasaya korku verip 2 yılda satacakları ürünü 1 yılda satmaya çalışmak. Böylece bu korkuyu ne kadar diri tutarlarsa, sizin seneye alacağınız ürünü, şimdiden size sattırmak.

3) Bu korku ile normalde 100 birime alacağınız ürünü  150 belki de 200 birimle size satarak, paradan para kazanmak.

   DÜNYADA BENZİN, ELEKTRİK ve DOĞALGAZ FİYATLARI UÇUŞTA

   Dünyada birileri sanki düğmeye basmış gibi benzin fiyatları uçuşa geçti. O kadar arttı ki, bazı ülkelerde litresi 3 euro'ya kadar yaklaştı nerdeyse.

   Hem sebze-meyve hem akaryakıt hem elektrik hem de gıdada olanları birlikte görüp, dünyada olan benzer durumları da düşünürsek, aklımıza bazı deli sorular geldi. Şimdi onları sırasıyla yazalım.

  DÜNYAYI NEREYE GÖTÜRMEK İSTİYORLAR, AKILDA DELİ SORULAR

- Dünyada kimler ne planlıyor?

- Niçin bir anda dünyada kıtlık havası oluşturulup, fiyatlar uçuşa geçirildi?

- Küresel ısınma kelimesinin ha bire kullanılması, kıtlık havasının provası için mi?

- Küresel ısınma diyordunuz, bu sene sıcaklıklar gelmedi nerdeyse. O zaman bizler küresel ısınmadan değil de, küresel soğumadan korkmalıyız, değil mi?

- Küresel soğuma olursa ne meyvenin, ne de sebzelerin olmayacağını biliyorsunuz değil mi?

- Bu kadar büyük bir organizasyonları dünyada kimler finanse ediyor?

- Kimler dünyada hammaddeleri stok yapıyor?

- Türkiye'de kimler sebze, meyve ve gıdada stokçuluk işlerini yürütüyor?

- İnsanlara korku vermekteki asıl amacınız nedir?

- Önceki yazılarımızda da yazdığımız gibi dünyada robotik insanlığa geçiş planlarımı yapıyorsunuz?

- Robotik insanlık planı ile tek merkezden dünyayı mı yönetmek istiyorsunuz?

- Niçin dünyada ulusalcı devletler istemiyorsunuz?

- Hep konuşulur ama net olarak biziz diyemediğiniz, küreselciler kimlerdir?

- Kendilerini niçin direkt tanıtmaz, küreselciler?

- Ekonomik darbe, kelimesini duymuştuk ta şimdi başka darbe kelimeleri mi türetiyorsunuz?

- Kısaca sebze, meyve, yakıt, doğalgaz üzerinden ülkelere darbeler mi yapmaya çalışıyorsunuz?

- Gıda darbesi, enerji darbesi ve akaryakıt darbesi terimlerini dünya literatürüne mi alacaksınız?

- Bir taraftan aşırı zam yapanlar, kazandıkları paralarla çürütülen soğan ve diğer sebzelerin finansını mı yapıyor?

- Yani akaryakıt ve doğalgaz fırsatçılığı yapan büyük dünya baronları, soğan ve sebzeleri çürütmek için paramı harcıyorlar?

- Sırada marketlerdeki poşetlerin 25 kuruş fiyatını az deyip (önceden bedavaydı) bunu seçime yaklaşırken 50 kuruş yaptırmak için planlarınız mı var, millette tepki oluşturmak için?

- Başka büyük planlarınız var mı, mesela seçimlere giderken 1-2 saatlik elektrik kesintilerine sebep olacak arızalar çıkartmak gibi?

- İleride içme suları üzerinden insanları susuz bırakma gibi planlarınız var mı?

- Dünya için şöyle bir planımız yok diyebilir misiniz acaba? Ceplerinizde istediğiniz kadar paranız olsun ama biz istersek:

    a) Sizleri kışın soğuğunda, doğalgaza ulaştırmayarak üşütebiliriz.

    b) Gıdalardaki tedarik zincirlerini kırarak, sizleri aç bırakabiliriz.

    c) Lüks arabalarınız olsa bile sizlerin benzine ulaşmamanızı sağlayarak, arabalarınıza bindirmeyiz.

   Aklımıza gelen bazı deli soruları ulusal ve uluslararası düşünerek sizler için yazdık. Cevapları sizler kendiniz vermeye çalışın, bakalım ne sonuçlara ulaşacaksınız.

   ANALİZLERLE SONUÇLARA DOĞRU 

   Sonuç olarak ne sebze, ne meyve, ne akaryakıt nede doğalgazda yapılanlar birbirinden bağımsız değildir. Arada resmiyette olmasa bile perde arkalarında devasa bağlar vardır. Bunu hiç bir zaman unutmayalım. Ayrıca şunu da diyelim, hayatın normal akışında bu kadar olumsuz durumlar kolay kolay peş peşe gelmez. Geliyorsa 2 kere, hatta 3 kere düşünelim deriz.

   Korona virüs sürecinde dünyanın zengin para baronları şunu iyi keşfetti. Biz millete, sağlığını kaybedebilirsin aç kalabilirsin gibi korkuları iyi verirsek, bizler kısa zamanda para üstüne paralar kazanırız. Bu yüzden çok dikkatli olalım, oyunlarına gelmeyelim.

   Sizlere dünyada oynanan oyunların birazının perde arkalarını yazmaya çalıştık. Okuyup, arkadaşlarınıza da okutursanız herkes bilgilerine ek bilgiler katmış olur. Böylece bakış açınız daha çok gelişir. Unutmayalım dünya artık 2 boyutlu düşünmeden, 3 boyutlu düşünmeye geçti. Belki ileride 4 boyutlu düşünmeler başlayabilir.

   Merak edilen bazı sorular ve cevapları:

* Stokçuluk yapmak suç mu, stok yapmak yasak mı, fahiş fiyat ve stokçuluğa ceza: Türk Ceza Kanununa göre, ürünü saklayıp fiyatını aşırı artırmak suçtur.

   Şunu asla unutmayalım, birlikten kuvvet doğar, biz birlikte büyük Türkiye'yiz. Daha sonra ise dünyadaki mazlumlarla beraber büyük bir dünyayız. Tekrardan ilgilerinize teşekkür eder, başka yazılarımızda yine görüşmek üzere, herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: gözlem ve izlenimler, kurandiyanet/tefsir, fiyatları kim yükseltiyor, haksız fiyat artışları, stokçuluğa karşı çalışmalar, ANALİZLER, stokçulara ceza.

S400 ile kuşların yolculuğu, S400 alan ülkeler hangileri

   Dünyada günlerdir, aylardır, yıllardır hep konuşuluyor S-400 hava savunma sistemi. Bizler bu sistemin teknik detaylarına çok girmeyeceğiz. Onları zaten Askeri yetkililerimiz, Bakanlık yetkililerimiz ve Devletin üst Yönetimi biliyor. Bizler bu yazımızda bu S400 hava savunma sistemi Türkiye hakkında niçin çok konuşulduğuna dair kısa bir analiz yazısı yazacağız.

   S400 İLE KUŞLARIN YOLCULUĞU

   S400 niçin alındı gerek var mıydı, s 400 leri neden aldık, s400 niye alındı, Türkiye neden s-400 alıyor, Türkiye neden s-400 aldı, siper vs s400, s400 niçin var, neden s400 gerekli, s 400 neden alındı, s400 ne işe yarıyor, s400 neden alındı, s400 nedir, s-400 nedir, s 400 nedir, s400 ne demek, Türkiye'nin s-400 füze sistemi hakkında, s-400 füze savunma sistemi hakkında, s-400 füze savunma sistemleri hakkında, s-400 füze Türkiye hakkında, s-400 ne işe yarar, s-400 Rus füze savunma sistemi hakkında, s-400 hava füze savunma sistemi hakkında, s-400 hava savunma sistemleri hakkında, s400 ne işe yarar diye sorulan soruya en kısa cevap şöyledir:

   Devletimiz ülkemize karşı başka bir ülkeden füze atılma ihtimaline karşı Amerika'dan Patriot füze savunma sistemini almak istedi. Ama Amerika ipe un sermeye başlayınca devletimiz Rusya ile görüşmeler yapıp S 400 hava savunma sistemini almaya karar verdi, hem de yaklaşık yarı fiyatına. 

   S400 ne zaman alındı: 2019 yılında Ankara'ya gelmeye başladı. 

   Bunu alırken teknoloji transferi içinde görüşmeler yapıldı yani parçalar üretme, birlikte yüksek modeller üretebilme..vs..Ayrıca her bataryada 36 adet füze olacaktır. Bu s 400'lerin nereye kurulacağını Devlet büyüklerimiz ve askeri komutanlarımız bilecektir.


S 400 neden alındı

   S400 menzili nedir, S400 hava savunma sistemi menzili, s400 füze menzili, s-400 özellikleri, s400 menzili kaç km: Şimdi bazıları ne gerek vardı bu S-400 Türkiye hava savunma sistemine diye sorabilir (600 km mesafeden hedef tespit edip, 400 km'de tehdit algılandığında harekete geçebiliyor). En son Rusya Ukrayna savaşını hep beraber görüyoruz. Yarın öbür gün başka bir Devletle bizim savaş yapmayacağımızın bir garantisi var mı? 

   Eğer böyle bir savaş olursa, füzede atılabilir, başka büyük silahlarda. Ayrıca fazla uzağa gitmeyelim, 15 Temmuz'u yaşadı ülkemiz. O zaman ne gerek var diyenler şu soruları cevaplasınlar, bizlerde öğrenelim.

   SORULARIMIZ

1) Bir yerden ülkemize füze veya büyük roket atılırsa bunları havada kuşlar mı tutacak?

2) Kuşların bizim bilmediğimiz, böyle yetenekleri mi var?

3) Özel mıknatıslar mı çekip, havada yakalayacak?

4) Atmosferdeki oksijen bombayı görünce, kimyasal bileşime girip bombayı eritecek mi?

5) Yarasalar mı yakalayacak?

6) Işınlar mı bombaya havada etkileşim yapıp tutacak?

7) Yağmurlu havalarda kullandığımız şemsiyeler mi koruyacak bizleri?

   Bizim aklımıza gelen ilginç bazı sorular bunlar. Sahi ülkemize büyük bomba veya füze atılırsa, nasıl önleyeceksiniz bunu? 84 milyon Türkiye Vatandaşı bu sorunun cevabını sizlerden bekliyor.

   Sorularımız şimdilik bitti. Devletimiz yıllar öncesinden parası ile yurt dışından silah almanın ne kadar zor olduğunu gördü. Bunun için S-400 tarzı savunma sistemlerinin benzerinin küçük boyutlu ve menzillerde olanlarının üretimine, yıllar öncesinden başladı. Model isimleri şöyledir:

   Hisar hava savunma sistemi, hisar hava savunma füzesi, hisar hava savunma füzeleri, hisar hava savunma füze ailesi, yerli ve milli hava savunma füze sistemimiz, hisar hava savunma füze sistemleri, hisar-o hava savunma sistemi, türkiye'nin uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi hakkında: Sungur, Hisar-A, Hisar-O, Hisar-U hava savunma sistemi (yeni adıyla Siper). Bu ve diğer savunma araçları ile ilgili detaylı bir yazıyı önceden yazmıştık, tekrar okumak isteyenler yazımıza bu linkimizden tekrar bakabilir.

   S400 nerede, S-400 Türkiye'de nerede, S400 hava savunma sistemi nerede, Türkiye s-400 aktif mi, Türkiye s-400 ler aktif mi, s-400 Türkiye ne zaman aktif olacak, s-400 ler nerede kuruldu, s 400 Türkiye'de nereye kuruldu, Türkiye S-400 nereye kuruldu diye soranlar oluyor. Bunların cevabını Devlet büyüklerimiz bilir.

   Siper hava savunma sistemi ve özellikleri, siper hava savunma sistemi özellikleri, siper hava savunma füzesi nedir, siper hava savunma füzeleri nedir: Ülkemiz 8,15 ve 25 km menzilli hava savunma sistemlerini yaptı. Şimdi ise 100 km menzilli Siper savunma için testler yapılmaktadır. Devletimizin amacı bu Siper'i menzil ve irtifa anlamında daha da geliştirip başlangıçta S-400 ayarında bir savunma silahı haline getirmektir, yani yerli s400, yerli s 400, yerli s-400 savunma sistemimiz olacaktır.

   Daha sonra ise bu irtifa, menzil ve teknik özelliklerini artırarak, dünyada cinsleri ile yarışan bir hava savunma sistemi hâline getirmeye çalışacaktır. Bir söz derki, ''başlamak bitirmenin yarısıdır''. Bu yüzden önemli olan başlamaktır, ilk adımı atmaktır.


Siper hava savunma sistemi

   Ruslar S-300 'ü ilk 1979 yılında ürettiler eski SSCB tarafından. Sonra S-400 'ü ilk 1993 yılında, S-500 'ü ise ilk 2019 yılında ürettiler. Daha sonraları için akıllarında S-600 ve S-700'de olabilir. Onlar bu teknolojileri yaparken ülkemiz ise maalesef darbelerle, kılık kıyafetlerle ve irtica denilen sanal tehditlerle uğraştı. 

   Eğer ülkemiz o zamanlar bu tarz teknoloji işlerine yoğunlaşsa idi, Ülkemizin savunma sistemi şimdi nerelerde olurdu. Üretmek her ülkenin görevidir, bunu pandemi zamanında daha çok anladık. Üretim yapmayan ülkelerin kapıları bir anda kapanırsa, şaşırıp kalabiliyorlar.

S 300 alan ülkeler hangileridir?

S-300 alan Nato'daki ülkeler: Yunanistan, Bulgaristan, Slovakya.

S-300 alan diğer ülkeler: Ermenistan, Suriye, İran, Azerbaycan, Venezuela, Cezayir, Mısır, Ukrayna, Belarus, Kazakistan, Vietnam.

S400 ALAN ÜLKELER HANGİLERİ, S-400 alan ülkeler, s 400 alan ülkeler hangileridir, s400 hangi ülkelerde var: Çin, Belarus, Türkiye.

S-400 almayı düşünen ülkeler: Hindistan, Suudi Arabistan, Katar.

Siper vs S-400 ne demektir kısaca: Hava savunma sistemleri.

Türkiye'de S-400 var mı, Türkiye de s400 var mı, Türkiye de s400 var mi: Evet, var.

S400 kaç tane var, s-400 hava savunma sistemi Türkiye de kaç tane var, 2 tabur s-400 kaç tane, Türkiye kaç tane s-400 aldı: 2 sistem, 4 batarya, her bataryada 36'şar adet füze olursa toplam 144 füze.

S400 hava savunma sistemi fiyatı: 4 batarya füzelerle beraber toplam 2,5 milyar dolar.

1 s-400 bataryasında kaç füze var: Genelde 36 tane, 48'de olabilir.

Türkiye'nin yerli s-400'ü nedir: Siper savunma sistemi.

S-400 ne malı, s-400 nerenin: Rusya'nın. 

Türkiye S-400 leri neden kullanmıyor diye soranlar oluyor. Bizde diyoruz ki, nerden biliyorsunuz kullanmadıklarını. Bu manav tezgahı değil ki reklam edilsin, bunlar hava savunma ürünleri.

   Ülkemizde yapılan yatırım ve araştırmalarla merdivenler, teker teker sağlam adımlarla çıkılmaktadır. Bundan şüphemiz yok ve bu hızla gidersek gelecekte savunma silahlarımız çok daha iyi olacaktır İnşâAllah. O günlere hep beraber kavuşmayı diler, başka bir yazıda görüşmek ümidiyle herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: pngwing site, roketsan site, s 400 ile kuşlar, hisar-u vs s-400, s400 kuş, füze attılar da biz mi kullanmadık, siper ürün-2, ANALİZLER, siper ürün-3.

23 Ocak 2026 Cuma

2023 Cumhurbaşkanı Adayları hangi tarihte Açıklanacak

   2021 yılı Mayıs ayında (yani aylar önce) bir analiz yazısı yazmıştık, dünyada olan durumlar ve düşünülen büyük planların tarihi ile alakalı. 

Cumhurbaşkanı seçimi ne zaman, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi ne zaman, 2023 Cumhurbaşkanı Seçimi ne zaman: Yazımızın sonuna doğruda 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi ile alakalı bir tahmin yazmıştık. Bu yazımızı tekrardan okumak isteyenler, bu linkimize bakabilir.

   2023 CUMHURBAŞKANI ADAYLARI HANGİ TARİHTE AÇIKLANACAK?

   O günkü yazımızda, yani Mart 2022 itibari ile bundan 10 ay önce, kısaca şunları yazmıştık: Cumhurbaşkanı adayı kim olabilir, Cumhurbaşkanı adayı kim olur, 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimi adayları kimler, 2023 Cumhurbaşkanı adayları kimler, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2023 adayları kim, Cumhurbaşkanı adayı kim olacak, 2023 Türkiye genel seçimleri, Cumhurbaşkanlığı Seçimi ne zaman 2023?

   Türkiye konusunda şu soruyu sormayı düşünen çok kişi olduğunu tahmin ediyoruz. 

   ''..2023 başkanlık seçimleri 2 aday üzerinde olacak, %50+1 gereği. Bu 2 adaydan biri belli, diğeri ise belli değil, ne zaman belli olacak, kim olacak acaba?

      
Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2023 Adayları

..sizlere şimdilik sadece şunu diyelim''. 20 mayıs 2022 ile 20 Haziran 2022 tarihler arasını bekleyin, bu tarihten önce % 99 duyacağımıza ihtimal vermiyoruz şu an. Sebebi...

   Nerdeyse 1 yıl önce yazdığımız bu tahminimiz % 95 tutacak. Bazıları nerden bu kadar tahmin edebildiniz diye düşünüp, soruyor? Cevap olarak iyi inceleme ve gözlem yaptık, sonra olabilecek sonuçlar arası bağlantılarla iyi bir analiz yaptık, diyebiliriz.

   Bunun gibi başka bir iddiamız daha vardı, oda tuttu yaklaşık. Bundan sonraki yıllar için 4-5 tane başka tahminlerimizde var, bunları diğer yazılarımızda yazdık. Sitemizdeki tüm yazıları okuyabilirseniz, hepsini sizlerde görebilirsiniz.

   Sizler için inceleyip analiz ederek yazmak, bizler için büyük bir onurdur. Yazılarımızı her zaman tanıdıklarınızla paylaşabilirsiniz. Özellikle bu yazıyı tüm tanıdıklarınıza gönderin ki onlarda okusunlar, bilgilerine yeni bilgiler eklesinler. Şimdiden başka yazılarda görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: tccb site resim, adaylar kim, cumhurbaşkanı adayları ne zaman açıklanacak, 2022 cumhurbaşkanı adayları, cumhurbaşkanı adayları 2023, cumhurbaşkanı adayları 2022, ANALİZLER, cumhurbaşkanı adayları kimdir.

Meslek Odaları Kanunu ne zaman çıkacak, Tarihi gelişimi

   Yıllardır konuşulan bir konu üzerine yazacağız bugün ''Meslek odaları'' kanunu. Peki niçin konuşuluyor yıllardır derseniz, odaların yılın bazı dönemlerinde yaptıkları açıklamalardan (bildirgeler) dolayıdır cevabını yazarız. 

   Meslek odaları nedir, Meslek odası nedir, Meslek odaları ne demek, Meslek odası ne demek, Meslek odaları kısaca nelerdir, Meslek odaları ney: Bir yere bağlı olmadan serbestçe kendi işyerini açabilen meslek ustaları veya mühendis ve mimarların, bağlı bulundukları odalara denilir.

   Biz burada örnek bir odayı yazacağız, çünkü yaşanan bazı problemler olmuştu 2013-2014-2015'te. Daha sonra o zamanki Bimer'e, daha sonra ise Cimer'e gerekli yazılar yazıldı. En son 2019 yılında lazım olan bilgi ve detaylar gerekli mercilere iletilmiş olup kanun çalışmaları yapılıyordu odalar kanunu için, bunu Cumhurbaşkanımızda açıklamıştı o zamanlarda. Sonra araya birden pandemi girdi, kaldı öylece. Sadece avukatların baroları ile ilgili düzenleme çıktı 2020 yılında, diğer odalar kaldı. 
   
   MESLEK ODALARI KANUNU NE ZAMAN ÇIKACAK?
   
   Pandeminin yoğunluğu bitti gibi, dolayısı ile kanun çalışmaları her an gündeme tekrar gelebilir ve çıkabilir.

   Bu problemin o zaman olduğu oda TMMOB'ye bağlı bir odaydı. Şimdi TMMOB'ya  (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) kayıt yaptırmak mecburi midir, bununla ilgili durumu onların açıklamaları ile önce bir yazalım.
      
Meslek Odaları Nereye Bağlıdır

   MESLEK ODALARI TARİHİ GELİŞİMİ: 

- 1983 yılında çıkan iki tane KHK ile TMMOB Kanununun 33.maddesi; ''Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için İhtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler..''.

   Bu açıklamaya göre mecburiyet var ve istifa etmeye kalksanız bile edemiyorsunuz. İstifa şartlarında şu yazıyor:

- Yönetim kurulu toplantısında alınan...sayılı karar gereği mesleğinizi icra etmediğiniz ve...mühendisi ünvanı ile imza yetkisi kullanmayacağınıza dair aşağıda belirtilen taahhütnamenin noter onaylı...

   Kısaca odaya üye olmalısınız deniyor ve ayrılmak istediğiniz zaman, odaya noterden mühendis ünvanını kullanmayacağınıza dair taahhüt vermelisiniz deniyor. Peki o zaman bizler soralım;

  SORULARIMIZ:

- 4 yıl Üniversiteyi Mühendisler boşuna mı okuyor?
- Üniversiteyi bitirmek önemli değil, önemli olan odaya mı üye olmak?
- Biz niye bir odaya noterden mühendislik daha yapmayacağımıza dair, bir taahhütname verelim?
- Eğer böyleyse hiç kimse mühendislik okumasın, direkt odalara kayıt yaptırsın. İstenen bu mudur?
- Bu odaların açıkladığı bildirileri tasvip etmeyip, ayrılmak isteyenlerin istifasını kabul etmeyip, zorunlu aidatı ödemeyen üyelere, haciz işlemi için tebligatlar gönderdiniz mi?
- Bu tebligat gönderdiklerinizden bugüne kadar kaç üyeye haciz işlemi yaptınız?
- Mezun olan tüm mühendis ve mimarlar, odanıza üye mi?
- Herkes üye değilse, size üye olanlara mecburiyet var deyip, ayrılmak isteyip ayrılamayan ve aidat ödemeyenlere niçin haciz tebligatı gönderiyorsunuz? 

   Bazı durumları anlatıp, sorularımızı yazdık. Peki şimdi bu odalar önceden nasıl açıklamalar yapmıştı, bizler bazılarını yazalım. Sizlerde okuyunca konuyu daha iyi anlamış olursunuz.

  ODALARIN ORTAK AÇIKLAMALARINDAN BAZILARI YILLAR 2013-2018:

- Gücünüz halkı sindirmeye yetmeyecek, devlet terörünü durdurun, zorbalığa son verin.
- Tmmob, Taksim Meydanı'nın bir parçası olan Gezi Parkı'nın yağmalanmasına karşı gelişen direnişi büyütecektir.

- Bu haklı itiraza karşı ülkenin her noktasında ağır yaralanmalar ve ölümlere sebep olan polis terörüne bir an önce son verilmelidir, sorumlular istifa etmelidir. Gözaltına alınanlar ivedilikle serbest bırakılmalıdır.

- Tmmob kadroları, sokakları ve meydanları özgürleştiren bu ülkenin onurlu insanları ile omuz omuza, yan yanadır.

- Bugün ülkemizin dört bir uyanında baskı ve zor kol geziyor. İktidarın baskı aygıtları nefes almak için ayağa kalkan halkın üzerine ölüm yağdırıyor.

- Tayyip Erdoğan ise kendi halkını gaz bombalarına boğmuş, sokak ortasında işkence yaptırmış, yurttaşlarını sakat bırakmış ve ölümüne neden olmuş bir hükümetin başıdır.

- Polisin uyguladığı vahşet ve zorbalık, kent meydanlarına, revir hizmeti sunan meslek odalarımıza, kahvelere, iş yerlerine, evlerin içine dek uzanmış durumda. 

- AKP'nin son dönemde 4+4+4 formülü ile eğitim sistemini bir gecede gericileştirme girişimleri..
- Anayasa tümüyle askıya alındı. Parlamento işlevsizleştirildi..

- Toplumumuzu içten içe çürüten bu karanlık tablonun sorumlusu, yıllardır ülkemizi dinci, gerici ve piyasacı bir anlayışla yönetenlerdir.

- 16 Nisan 2016 tarihinde gerçekleştirilen şaibeli referandum sonucunda ülkemizde parlamenter sistem kaldırılmış..

- Milli Güvenlik Kurulu kaldırılmalı, bugüne kadar yapılan toplantı tutanakları ve gizli yönetmelikleri açıklanmalıdır.

- Türk Ceza Kanunu yeniden düzenlenmeli, başta terörle mücadele yasası olmak üzere düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü sınırlayan bütün yasa, yönetmelik ve uygulamalar kaldırılmalıdır.
- İmam Hatip Liseleri kapatılmalıdır.

- Din dersi kaldırılmalı...müfredattaki ırkçı, cinsiyetçi, militarist, dinci yaklaşımlar ayıklanmalıdır.. Başta eğitim sistemi olmak üzere toplumu gericileştiren tüm uygulamalara son verilmelidir.

   Bu açıklamaların benzeri olan başka açıklamalarda vardır. Bizler sadece birazını yazdık. Şimdi bu açıklamalara bakınca bunlar meslek odası mı, yoksa siyasetçimi diyebilirsiniz? Yada bu kadar açıklama yapıyorlarsa, siyasete girsinler, değil mi? Buradaki açıklamaları üyelerin belli kısmı, kabul etmemektedir. Ama odaya mecburiyet üye olma var deniliyor 1983 yılındaki KHK maddelerine dayanılarak. O zaman çözüm neler olabilir, onları yazalım.

  MESLEK ODALARI ile İLGİLİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ:

- Bu odalarda aidat kesinlikle olmamalı, olacaksa da devlet bir bakanlıkta birim kurup, orası toplamalı.
- Üye olma zorunluluğu kaldırılmalı.

- Günümüzde artık her şey nerdeyse e-devlet üzerinden yapılıyor. Burada bunun kontrol ve yönetimini sağlayan bir sistem, e-devlete entegre edilebilir.

- Bu odalara üye olanlar hayatında belki 1 veya 2 kez odaya uğramıştır. Dolayısı ile üyelik niçin olsun, kaldırılsın.

- Oda olacaksa çeşit çeşit ve gönüllülük esasına göre olmalı. Ayrıca bilime fayda yapacak şekilde projeler geliştirmeliler.

   Hem üyelerden para toplansın, hem de üyelerin tasvip etmediği konularda devlete karşı açıklamalar yapılsın, bu kabul edilemez. Devletin güvenliği içinde sorun olur.

   Konu ile ilgili kısa açıklamalarımız ve önerilerimiz bu şekildedir. Bu konunun çıkacak bir kanunla ülke gündeminden düşürülmesi gerekir. Çünkü ülke olarak dünyada yapacak çok işlerimiz var. Bu tarz konularla meşgul olma, zaman kaybıdır. Çalışmak lazım, böylece büyüyen ülkemiz mazlum coğrafyalara daha çok kol kanat gerer. Bu şekilde ülke olarak çok dua alırız. Unutmayalım dua, en büyük manevi güçtür.

   Meslek Odaları Hangi Bakanlığa Bağlıdır, Meslek Odaları Nereye Bağlıdır, Mühendisler odası hangi bakanlığa bağlıdır, Tmmob hangi bakanlığa bağlı? Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlıdır.

   Mühendisler hangi odaya bağlıdır, Mimarlar hangi odaya bağlıdır, Elektrik mühendisi hangi odaya bağlıdır, Endüstri mühendisi hangi odaya bağlıdır: TMMOB. 

   Bir yazımızın daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Başka bir yazımızda daha görüşmek üzere, herkese Saygılar sunarız...




   Kaynaklar: tmmob birlik haberleri bülteni mayıs 2013, Tmmob Seçim Bildirgesi 2018, trcooltext site, meslek odaları kanunu ne oldu, meslek odası kanunu ne oldu, meslek odası açıklama, meslek odaları kanunu için öneri, meslek odası kanunu için öneri, meslek odaları ne işe yarar, odalardan ortak açıklama, meslek odaları kanunu çıktı mı, ANALİZLER, meslek odaları hakkında kanun.

Öne Çıkan Yayın

Dövme dondurma ne demek, Maraş dondurması faydaları