20 Ocak 2026 Salı

Geçmişten günümüze gemiler, Eski gemiler, Geminin tarihçesi

   Masmavi rengiyle adeta insanları büyüleyen denizlerden, yukarılara doğru baktığımızda bembeyaz bulutlarla kaplı gökyüzünü görürüz. Bu görüntüleri görünce Allah'a 1000 kere şükretsek azdır. Çünkü bir tarafta yeşilliği, bir tarafta beyazlığı, bir tarafta ise maviliği bizlere Allah C.C. sunmuştur. Bu doğa güzelliklerini denizler üzerinde bir yunus balığı gibi yüzen, gemilerden seyretmek ise harika bir durumdur. Evet, bu yazımızda gemilerden bahsedeceğiz. 

   Gemi nedir, gemi ne demektir: Su üzerinde yüzen, yük ve insanları taşımaya yarayan büyük deniz taşıtlarına denilir. 


Gemilerin tarihi gelişimi

   GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GEMİLER, Geminin geçmişten günümüze gelişimi kısaca, geçmişten günümüze gemilerin değişimi, gemi tarihi hakkında, tarihi gemiler hakkında, gemi ve gemicilik tarihi, gemilerin gelişim süreci, gemi tarihçesi, geminin tarihsel gelişimi, geçmişten günümüze gemilerin gelişimi, gemi hakkında bilgi, gemilerin gelişimi, gemilerin tarihi gelişimi şöyledir:

   ESKİ GEMİLER, GEMİNİN TARİHÇESİ, Geminin icadı.

   Dünyada ilk gemiyi kim yaptı, ilk gemi ne zaman icat edildi, ilk gemi ne zaman yapıldı, eski gemi türleri, gemi nasıl icat edildi, dünyanın ilk gemisi: Tarihi geçmişi eski olan tarihteki ilk gemiler yaklaşık M.Ö. 4000 yıllarında Eski Mısırlıların, uzun kamışlı tekneler yapmasıyla görülmeye başlanmıştır. Sonra yıllar geçtikçe teknelerin özellikleri ve boyları da büyümeye başlamıştır. Daha sonra Vikingler uzun tekneler yapmaya başlamıştır. Sonra kalyon tekneler yapılmaya başlanmıştır. Zaman geçerek 19. yüzyılda ise yelkenli teknelerin yerini buharlı gemiler almaya başlamıştır. İlk gemi resmi, ilk gemi resimleri aşağıdaki gibidir, geçmişten günümüze gemi görselleri.
     
Gemi hakkında bilgi

  Gemilerin şu an o kadar çok çeşidi var ki, say say bitmez. Bu çeşitliliği kısa kısa yazıp, sonra analizimize başlayalım.

  Gemi çeşitleri genelde şu isimlerle olmaktadır, Gemi çeşitleri ve isimleri, Gemi türleri ve isimleri, Gemi türleri nelerdir, Gemi adları, Gemi türleri isimleri:

- Balıkçı gemileri.

- Yolcu ve Taşıt taşıyan gemiler.

- Yük gemileri.

- Askeri muharebe gemileri.

- Askeri destek gemileri.

- Hizmet gemileri.

- Bilimsel araştırma gemileri.

- Gezinti ve Yarışma gemileri.

Kısa olarak gemi çeşitliliğini yazdık, şimdi analizimize başlayalım.

   Dünyada sanayi devrimi ile yaklaşık 1800'lü yılların ilk çeyreğinde buharlı makineler, gemilerde kullanılmaya başlamıştır. Daha sonra buharlı gemilerde uskur tekniği (gemilerin arkasında ve suyun içinde olan pervane) çok kullanılmaya başlayınca, yelkenli gemilere olan talep azaldı. Zırhlı savaş gemilerin donanmalarda kullanılmaya başlaması ile sektör ivme artırmaya başladı dünyada.

   Osmanlı'da ve Türkiye'de gemilerin zamanla yolculuğu nasıl olmuştu ? Bunları inceleyip, yazmaya başlayalım. Fatih Sultan Mehmet'in 1453 yılında gemileri karadan yürüterek İstanbul'u fethetmesi, Osmanlı'nın deniz kuvvetlerine ne kadar önem verdiğinin önemli bir göstergesidir.

   Osmanlı'nın en önemli denizcisi Barbaros Hayreddin Paşa'dır (1478-1546 yılları) veya gerçek adıyla Hızır Reis'tir. Başarılarından dolayı Kanuni Sultan Süleyman 1533'de Barbaros'u devlet hizmetine çağırdı ve onu Kaptan-ı Derya (donanma komutanı) olarak atadı. Barbaros Paşa çok değerli denizciler yetiştirdi. Bunların bazıları şunlardır;

- Turgut Reis.

- Salih Reis.

- Piri Reis.

- Murat Reis.

- Seydi Ali Reis (Hint Okyanusuna açıldı) ve Kılıç Ali Reis'tir. 

   Barbaros Hayreddin Paşa 27 Eylül 1538 tarihinde haçlı donanmasına karşı Preveze Deniz Savaşı'nı kazanmıştır. Zaferin kazanıldığı 27 eylül günü, daha sonraları ''Türk Deniz Kuvvetleri Günü'' olarak kutlanmaktadır.

   Osmanlı zamanında Van Gölü üzerinde yüzen ilk Türk gemilerini, 3 tane Kadırga inşa ederek Mimar Sinan yapmıştır 1577 yıllarında.


Geminin tarihsel gelişimi

   

   Osmanlı'da 1650 yılına kadar kürekli gemiler (Kadırga) vardı. Bu yıldan 1840 yıllarına kadar yelkenli gemiler oldu.

   Osmanlı Donanması 1827 yılında ansızın yapılan Navarin Baskını ile 50 den fazla gemisini kaybetmişti. Bu durum tedirginliğe sevk etti ve Sultan Mahmut 10 yıl içinde yaklaşık 20 tane yelkenli gemi yaptırdı. Sonra bu gemiler yapılırken bir yandan da buharlı gemilere geçiş yavaş yavaş adımlarla başladı.

   Böylece askeri denizcilikte olan hamleler, makineye dayalı sanayileşmenin başlamasına sebep olmuştur. 1840 yılları Osmanlı'da buharlı gemilerin çoğalmaya başladığı zamandır. Bu gemilerden ticari amaçlı filo yapılmıştır. 1850 li yıllardan sonra ise yelkenli gemi yapımı bitmeye başlamıştır. Yelkenli gemilere uskur eklenerek, buharlı gemilere dönüştürülmeye başlanmıştır. Buharlı gemilerle beraber denizaltılarda yapılmaya başlamıştır dünyada. Osmanlı'da savaşta kullanılmak üzere ilk denizaltı Abdülhamid zamanında 1886 yılında İsveç yapımı alınmak için 2 tane sipariş verildi. Denizaltılardan birine Abdülhamid, diğerine Abdülmecid adı verilip 1888 yılında donanmaya katıldı.

  Kısaca Osmanlı'da sırayla şu gemiler olmuştur, eski gemi isimleri, tarihi gemi isimleri:

- Kadırga (kürekli gemi).

- Yelkenli Kürekli Gemi (kalyon).

- Buharlı Gemi.

- Denizaltı Gemisi.


Gemilerin gelişim süreci

   Cumhuriyet döneminde ise ilk denizaltı siparişi 1925 yılında Hollanda'ya 2 tane ile yapıldı. 1928 yılında ise Türk donanmasına teslim edildi. Bu denizaltılar yaklaşık 20 yıl görev yaptı.

   Ülkemiz 1960 ile 2000 yılları arası durdurulmaya çalışıldı darbe ve muhtıralarla (1960 darbesi, 1971 muhtırası, 1980 darbesi, 28 şubat 1997 post modern darbesi). 

   Daha sonra ise 2007 e-muhtıra ve 2016 yılı 15 temmuz darbe girişimi ile ülkemize çok zamanlar kaybettirildi. Şimdi düşündüğümüzde 1960 ile 2016 arasındaki 56 senede bu darbeler ve muhtıralarla ülkemizin enerjisi boşa harcanmasaydı neler olurdu ? Bununla ilgili 12 ay önce geniş bir analiz yazısı yazmıştık, ve ülkemizin trilyon dolarlar kaybettiğini detayları ile yazmıştık. Yazımızı tekrar okumak için linki şöyledir. Geçmişte olanları unutmadan çok çalışmak, herkesin görevidir. Bu kadar darbe ve muhtıralarla uğraşan ülkemiz bunlara rağmen, son 20 yıldır deniz araç ve teknolojilerinde çok büyük gelişmeler kaydetmiştir. Şimdi bunları yazalım, böylece gençlerimiz kendilerine daha büyük hedefler koyarlar. Böylece çok çalışarak, Vatana hizmet ederler. 

SORU: Gemilerin alt kısmı neden kırmızı olur?

Başlıca nedeni geminin paslanmasını önlemektir.

GÜNÜMÜZDE GEMİLERİMİZİN TEKNOLOJİK GELİŞİMLERİ

Milli savaş gemilerimiz.   

Amfibi gemilerimiz.

Sismik araştırma gemilerimiz.

Sahil güvenlik gemilerimiz.

Lojistik gemilerimiz ve botlarımızı kendimiz üretebiliyoruz, % 70 yerlilik oranı ile.

   Silahlı insansız deniz araçları üretip, bunların sürü şeklinde hareket eden versiyonlar üzerinde de çalışmalar devam etmektedir şuan.

   Ayrıca envanterde olan önceki deniz araçları, günümüz teknolojileri ile modernize edilmektedir. Üretilen ve modernize edilen deniz araçlarımızın silah, radar, muhabere ve elektronik sistemleri yerli ve milli ürünlerle donatılmaktadır. Örnek, Atmaca Gemisavar Füzesi.


Gemilerin gelişimi

  

   Önceden bizlere satılmayan sistemlerin benzerlerini, şimdi ülkemiz üretmeye başlamıştır.

   Ülkemiz dünyada kendi savaş gemisini Milli olarak tasarlayan ve inşa eden 10 ülkeden biridir. Hem de uygun fiyat ve daha iyi özelliklerle.

   Üretilecek fırkateynlerimiz de yerli ve milli ana silah grubumuz olan, dikey atım sistemli hava savunma füzelerimiz (MDAS) kullanılacaktır. Normalde bu dikey atım sistemi bugüne kadar dışarıdan alınıyordu.

   Yeni tip denizaltılarımız vardır.

   Üzerine iha'ların ve helikopterlerin inebileceği amfibi Anadolu Gemisi'nin, hizmete alınması için çalışmalara devam edilmektedir.


Gemi türleri ve isimleri


  MİLGEM Gemi'mizden 5 tane olup, 3 tane daha yapılması için çalışmalara başlanmıştır ve aynı anda inşa edilecektir, böylece günümüzdeki gemiler dünyada üst sıralara çıkacaktır.

  Bu MİLGEM Gemilerimizin isimleri şunlardır:

- TCG Heybeliada,       (Ada Sınıfı Korvet Projesi).

- TCG Büyükada,         (Ada Sınıfı Korvet Projesi).

- TCG Burgazada,        (Ada Sınıfı Korvet Projesi).

- TCG Kınalıada,          (Ada Sınıfı Korvet Projesi).

- TCG İstanbul F 515,   (İlk Milli Fırkateynimiz) 2023'de görev başında olacak, İstanbul Fırkateyni.


Gemi tarihçesi

  

  İnsansız ve otonom deniz araçlarımız yapılıyor. Bu araçlarla beraber kara, deniz ve hava araçlarının müşterek görev yapacağı sistemler tasarlanmaktadır. Örnek, ilk Silahlı İnsansız Deniz Aracı ULAQ.


İnsansız deniz aracı Ulaq

   

   Denizaltı ve uçak gemilerine farklı silah, sensör ve elektronik sistemler entegre edilip, ihracat yapılmak için çalışmalar devam edilmektedir.

   Ayrıca yerli ve milli imkanlarla yapılacak Uçak gemimiz ile dünya zirvelerinin arasında olmaya çalışacağız.

  DOĞALGAZ ARAMA GEMİLERİMİZ, Sondaj Gemilerimiz:

- Fatih Sondaj Gemisi, Fatih Sondaj Gemimiz.

- Yavuz Sondaj Gemisi, Yavuz Sondaj Gemimiz.

- Kanuni Sondaj Gemisi, Kanuni Sondaj Gemimiz.

- Dördüncü sondaj gemimizde yakında katılacak filoya, adı henüz açıklanmadı (Abdülhamid Han, olsa güzel olur diyelim).

   

Abdülhamid Han Sondaj Gemisi

  SİSMİK ARAŞTIRMA GEMİLERİMİZ 

- Barbaros Hayreddin Paşa.

- Oruç Reis.

   Dünyada büyük ülke olmak istiyorsanız, istihbaratınız çok iyi olmak zorundadır. Bu yüzden ülkemiz epeydir çalıştığı projeyi hayata geçirdi. TCG Ufuk istihbarat gemisi, ülkemizin ilk istihbâri gemisi olarak üretilmiş olup, içinde 194 farklı yerli firmanın ürünleri mevcuttur. Bu gemi istihbaratımıza çok önemli bilgiler sağlayacaktır, yolu ve istihbaratları açık olsun.


TCG Ufuk

   

   Karada, havada ve denizde büyüyen ülkemizin bundan sonraki hedefi, uydu istihbaratı ile uzaydaki yerini alıp İstihbaratımıza büyük faydaların getirilmesidir.

   Evet 1960 ile 2000 yılları arasında ülkemizi olur olmaz tartışmalarla geri bırakanlara rağmen, son 20 yıldır ülkemizde çok güzel projeler yapıldı. Bu hızla projelere devam edersek, önümüzdeki 10 sene içinde denizciliğin her alanında dünyada çok önemli yerlerde olacağız İnşaAllah. Yapılan bunca hizmetlerin daha da artması için, bizlere ne görev düşüyorsa yapmalıyız. Her fâni gibi bizlerde bu dünyada bir yolcuyuz, önemli olan bizlerden sonrasına önemli eserler bırakabilmektir. Böylece dünyadaki mazlumlara, Müslüman kardeşlerimize daha çok yardımcı oluruz.

   Not: Geminin bölümleri isimleri için yoğun talep gelirse, yazımıza sonra onları da ekleriz. Ayrıca geminin geçmişten günümüze gelişimi slayt olarak hazırlanıp öğrencilere gösterilirse iyi olur.

   Gemilerle ilgili merak edilen bazı sorular ve cevapları:

* Bir gemi kaç ton: 12.000 tondan başlayıp 240.000 tona kadar dünyada gemiler vardır.

* Bir gemi kaç ton yük taşır: 5 bin tondan başlayıp 400.000 tona kadar yük taşıyan gemiler vardır.

* Buharlı gemiyi kim icat etti: Amerikalı Mühendis Robert Fulton. 

   Bir yazımızın daha sonuna gelirken hepinize ayrıca teşekkür ederiz. Çünkü yazılarımıza gösterdiğiniz ilgiler, bizleri daha çok yazmaya sevk etmektedir. Ne demişler bir elin nesi var iki elin sesi var veya birlikten kuvvet doğar. Başka bir yazımızda daha görüşmek üzere, hepinize Saygılar dileriz...

   Birinci Adres Sitesi


NOT 1: Türkiye'nin 4. gemisinin adı 2022 yılında, Abdülhamid Han sondaj Gemisi oldu.

NOT 2: Bu yazımızı 2022 yılında hazırlamıştık. Bugün 27 Mayıs 2025 ve bir karar açıklandı. Buna göre Türkiye'nin ilk yüzer doğalgaz üretim platformu Osman Gazi, 29 Mayıs 1453 günü Dolmabahçe'den Filyos'a uğurlanacaktır. Bu platform 20 yıl görev yapacak olup, günlük üretimimizi 9,5 milyon metreküpten 20 milyon metreküpe çıkaracaktır. Yüzer platform Osman Gazi yaklaşık 3 top sahası büyüklüğünde ve 300 metre boyundadır. Toplam 8 milyon hanenin doğalgaz ihtiyacını karşılayacak olan Osmangazi yüzer platform, Vatana ve Milletimize hayırlı olsun. 

     

Yüzer platform Osman Gazi 

NOT 3: Türkiye'nin sahip olduğu 4 sondaj gemisine ilaveten 2 tane ultra derin deniz sondaj gemisi satın alınıp, Aralık 2025'te Türkiye'ye getirilmiştir. Bu gemiler Türkiye bayrağına boyanıp, isimleri verilecektir. Böylece toplam 6 tane sondaj gemisi, Türkiye'nin büyük gücünü işaret edecektir.

NOT 4: Yeni gelen 2 tane derin deniz sondaj gemilerine 30 Aralık 2025 günü isimleri verilmiştir. Bu gemilerimizin isimleri şöyle olmuştur:

5. Gemi ismi: Çağrı Bey.
6. Gemi ismi: Yıldırım.

Gemilerimiz Vatana, Millete ve Dünyadaki kardeş ülkelere hayırlı olsun.



   Kaynaklar: ssb başkanlık, roketsan site, denizmuzesidzkktsk site, stm site, sözlük site, gemi çeşitleri isimleri, savaş gemisi tipleri, geminin gelişim süreci, gemilerin gelişim süreçleri nelerdir, gemilerin tarihçesi, gemi gelişimi, gemilerin tarihsel gelişimi nedir, gemiler tarihçesi, gemilerin gelişme tarihi, geminin tarihi, yelkenli gemilerin tarihi, gemi ne zaman icat edildi, sondaj gemilerimizin isimleri, milli gemilerimiz isimleri, gemiler ne zaman icat edildi, gemilerin altı nasıldır, amfibi savaş gemisi tr 1453, tr 1453 savaş gemisi, amfibi 1453 savaş gemisi, tr 1453 amfibi savaş gemisi, savaş gemisi çeşitleri, eski gemi resimleri, gemi resimi, gemi resmi çizimi, gemi resimleri çizimleri, gemi resim çizimi, gemi çizimi, gemi çizimleri, eski gemi çizimi, dünyadaki ilk gemi, kadırga ve kalyon arasındaki farklar, gemi tipleri nelerdir, buharlı gemi ne zaman icat edildi, geçmişteki gemiler, gemilerin geçmişten günümüze gelişimi, gemi ne zaman icat edilmiştir, eskiden gemiler, yüzer yapı nedir, türkiye'nin ilk yüzer gaz üretim platformu, osman gazi yüzer platformu, türkiye'nin ilk yüzer üretim platformu osman gazi, yüzer platform osmangazi nedir, osman gazi yüzer üretim platformu, türkiye'nin ilk yüzer doğal gaz üretim platformu, YAPILAN YATIRIMLAR, geminin gelişimi.

Maliye Bakanlığına öneri, Kdv iadelerinde yaşanan sorunlar

   Bu yazımızda ticaretle uğraşan herkesi ilgilendiren bir konu üzerinde durup, önerilerimizi yazacağız. Bu önerilerimiz firmalarımızdan ziyade, Devletimize daha çok fayda sağlayacaktır. Konumuz KDV, yani Katma Değer Vergisi olacak.

   Katma Değer Vergisi nedir, Kdv nedir, Kdv ne demektir, Kdv ne anlama gelir, Kdv nedir ne ise yarar: Kısaca tarif etmek gerekirse, Türkiye'de ticaretle uğraşan firmaların ödediği bir tüketim vergisidir. Bu verginin oranları günümüzde %1 ile %18 arasında değişmektedir. Bu vergi ilk defa 25/10/1984 tarihinde 3065 numaralı kanunla kabul edilip, 2/11/1984 yılındaki Resmi Gazete'nin 18563 numaralı sayısında  yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

      

Kdv Önerileri


   Bir firma, üretici fabrika veya toptancıdan ürün alırken + KDV ödeyerek alır. Daha sonra bu firma ürünün üzerine kâr ve KDV ekleyerek, perakende fiyatı ile ürününü satar. Buraya kadar her şey, ticaretin olması gereken prosedürleridir. Daha sonra her 3 ayda bir mali müşavirler firmanın gelir-gider dengesine bakarak, firmanın ne kadar kâr ettiğini hesaplayıp, firmalara bildirirler ve firmalarda ona göre devlete, gelir vergisini öderler.

   Kdv nasıl hesaplanır, artı Kdv nasıl hesaplanır, fiyat artı Kdv ne demek, Kdv hesaplama, Kdv oranı hesaplama, Katma değer vergisi hesaplama: Fiyatın üzerine eklenerek hesaplanır. Örnek verecek olursak 100 Lira olan bir ürün için Kdv %18 ise 100 + 18 = Fiyat Kdv dahil, 118 TL olur.

   Kdv hariç hesaplama. ya da Kdv dahil hesaplama. ürünün fiyatı ile alakalıdır. Eğer fiyata Kdv eklenmişse Kdv dahil, eklenmemişse Kdv hariç fiyattır.

   Kdv kim öder: Ürünü satan satıcı firmalar.
 
   KDV İADELERİNDE YAŞANAN SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

   Şimdi devlet ne ister her zaman? Fabrikalar çok ürün üretsin, firmalarda üretilen ürünleri satsın. Böylece devlet hem KDV, hem de gelir vergisi kazansın. Firmalar aldıkları her ürüne + KDV öderler. Yani daha ürün mağazaya gelmeden bir vergi ödemiş olurlar. Daha sonra aldıkları bu ürünleri hemen satamazlarsa, ödedikleri KDV'yi geri alması gecikir. Dolayısı ile hem KDV'yi geri alamazlar, hem de gelir elde etmediği için devlete gelir vergisi ödeyemezler.

   Bunun yanında her ay çıkan bazı vergileri de ödemek durumunda kalırlar, yada ödeyemezlerse devlete borçlu gözükürler. Bu yüzden bizler düşünüp, bazı öneriler hazırladık. Eğer bu önerilerimiz Devletimiz tarafından uygulamaya alınabilirse, herkese faydası olabilir. Şimdi sırayla önerilerimizi yazmaya, başlayalım.

      

Kdv için Öneriler


   MALİYE BAKANLIĞINA ÖNERİ, KDV Konusundaki Önerilerimiz, Kdv önerileri, Kdv için öneriler:

- Ödenen KDV vergileri, firmaların (iç piyasaya ürün satan) her ay ödeyecekleri başka vergi borçlarından kesilip, kalan borçlar firmalar tarafından devlete ödenebilir.

- Her 3 ayda bir hesaplanan gelir vergisi borçlarından, ödenmiş KDV miktarları düşürülüp, kalan gelir vergisini firma (ihracat yapmayan) devlete hemen öderse, bundan yararlanabilir.

- 3 aylık gelir vergisi borçlarından sonra yine KDV alacağı varsa firmaların (iç piyasaya üreten veya satan), bu ödenen KDV vergileri firmaların ödeyeceği Bağkur prim borçlarından düşürülüp, kalan gelir vergisi miktarı ''devlete peşin'' ödenmek şartıyla uygulamaya alınabilir.

- 3 aylık gelir vergisi borçlarından sonra yine KDV alacağı firmaların varsa, bu ödenen KDV vergileri firmaların (ihracatçı olmayan) ödeyeceği Sgk prim borçlarından düşürülüp, kalan gelir vergisi miktarı ''devlete peşin'' ödenmek şartıyla uygulamaya alınabilir.

- KDV oranı %18 olan gruplarda, bu oran yarıya %9' a düşürülebilir.

- KDV oranı tüm ticari işlerde %5 olarak sabitlenebilir. Böylece her iş basit bir hâl almış olur, ticarette kolaylaşır.

- Taze siparişle üretim yapılan malların ihracatında olan ihraç kayıtlı işlem prosedürü (KDV ödemeden ihracat durumu), başka ticaretler içinde uygulanabilir olmalı. Örneğin; İkinci el makinelerin alım ve satımı. Bu işlemlerde minimum bir fiyat konulur, örnek 10.000 $. Bu fiyat rakamının üzerinde olan ikinci el makineler, ihraç kayıtlı satılabilmelidir.

- Ürünlerin satış etiketlerinin üzerinde alış ve satış fiyatları KDV dahil, karekod kodlarla birlikte olmalıdır. Bu ürünler perakende mağazalarda bitene kadar, aynı fiyattan satılmalıdır, böylece stokçulukta kimse yapamaz. Maliye'de bununla ilgili özel bir birim oluşturulmalıdır. Bunlar her gün mağazaları müşteriymiş gibi, gezip denetlemelidir. Stokçuluk yapan olursa (fiyatları aşırı artırıp), çok ağır cezalar anında uygulanıp, online olarak firmalar takip listesine alınmalıdır.

  En Önemli Kdv Önerimiz:

- Toptan ürün satılırken toplam fiyatın üzerine +KDV eklenip, fatura kesilmektedir. Bu uygulama tamamen kalkmalı, aynen perakende fişindeki gibi KDV, fiyatın içinde olmalıdır. Böylece bir karmaşıklıkta ortadan kalkmış olur. Yani KDV içinde miydi, değil miydi durumu olmaz, her şey basite indirgenmiş olur. 

   +Kdv ne demek, + Kdv ne demek, +Kdv nedir, + Kdv nedir: Ürünün fiyatına Kdv eklenmiş demektir.

   Ayrıca KDV olmadan yani fatura kesilmeden ürün satılma durumu ortadan kalkar. Bazen haberlerde duyuyoruz, fatura kesmeden ürün satanlar diye. Eğer dediğimiz gibi olursa devletimiz vergisini alır, kayıplar olmaz, sorun önlenmiş olur.

- Bu ürünler üzerine KDV dahil etiketler yazılırsa, firmaların giriş faturaları net olarak ortaya çıkar. Böylece düşük faturalar kesilmişse eğer, kolayca tespiti yapılır. Kazanan önce Devletimiz olur.

   Site olarak bizler önerilerimizi yazdık, bazılarınız bunlar ne faydalar getirebilir diye sorabilirsiniz. Bizlere göre daha ilk ayda ticarete olan ilgi, kesilecek aylık fatura adetleri ve toplam fatura rakamları en az %10-20 arası artar. Sonraki aylarda da bu miktar sürekli artarak devam eder. Böylece ürün sirkülasyonu çok artıp, Devletimiz daha çok gelir vergisi kazanmış olur. Bu sayede Devletimiz ilave kazanacağı vergilerle, vatandaşlarımıza daha çok hizmet yapar. 

   KDV ile ilgili merak edilen bazı sorular

* KDV Devlete mi gider: Hesap yapılan KDV, indirilecek olan KDV'den eğer fazla ise aradaki fark devlete ödenir, değilse firma tarafından bir sonraki aya devredilir.

* İndirilecek KDV nedir: Firma tarafından bir şeyler alındığı zaman satıcılara ödediği KDV'nin kayıt yapıldığı, izlendiği ve hesaplanan KDV'den düşürülene kadar bekletilen miktardır.

* KDV yi Türkiye ye kim getirdi: Ekim 1984 yılında kabul edilen 3065 sayılı kanun, 1 Ocak 1985 tarihinde uygulanmaya başladı. O günlerde Başbakan, Rahmetli Turgut Özal idi.

   Bu yazımızla amacımız dünyada daha çok büyüyen bir Türkiye olmasını istememizdir. Buna bir katkıda bizler sağlayabilirsek, ne mutlu bizlere. Dünyada çok büyümek için, millet ve devlet olarak çok çalışmalıyız. Analiz yazımızı yazmak bizden, gerisi Devletimizin kararıdır. Başka bir yazımızda görüşmek üzere, herkese Saygılar sunarız...


NOT 1: Bu yazımızı Ocak 2022 tarihinde yazmıştık. 6 temmuz 2023 tarihinde yayımlanan Resmi Gazeteye göre Kdv ne kadar arttı, Kdv ne kadar 2025, Kdv oranı nedir? Cevap: %18 olan mallar KDV oranı %20 olan mallar yapıldı ve %8 olan mallar KDV oranı % 10 olan mallar yapıldı. 



   Kaynaklar: hmb site, mevzuat site, gib site, kdv içinde fiyat, online kontrol, online takip, kdv sorunları, katma değer vergisi ne demek, kdv oranları arttırıldı, genel kdv oranı, katma değer vergisi oranları, kdv oranı yüzde kaç, kdv oranı % 1 olan mallar, %20 kdv hangi ürünlerde, %20 kdv nelerden alınır, ANALİZLER, online kontrol.

19 Ocak 2026 Pazartesi

Nasrettin Hoca nereli, Nasrettin Hoca nerede doğdu

   Bugünkü yazımızda büyük bilge insandan bahsedeceğiz. Kendisi güldürürken bizleri düşündüren, Türk ve İslâm düşünürüdür. Evet hepinizin de kolayca tahmin edebildiği gibi bu kişi, Nasreddin Hoca'dır, şimdi Nasreddin Hoca hakkında bilgiler yazmaya başlayalım.

   NASRETTİN HOCA NEREDE DOĞDU, Nasrettin Hoca'nın Hayatı Kısaca, Nasrettin Hoca nerelidir ve nerede yaşamıştır, Nasrettin Hoca nerelidir nerede yaşamıştır, Nasrettin Hoca nerede yaşamıştır, Nasrettin Hoca ne zaman doğdu, Nasrettin Hoca kaç yılında doğmuştur, Nasrettin Hoca kaç yılında doğdu, Nasrettin Hoca nerde doğdu, Nasrettin Hoca kaç doğumlu, Nasrettin Hoca nereliydi, nerde Nasreddin Hoca, nereli Nasreddin Hoca, Nasrettin Hoca nerede yaşıyor, Nasrettin Hoca nın hayatı, Nasreddin Hoca nın hayatı, Nasrettin Hoca nın hayatı kısaca: Nasreddin Hoca kimdir diye sorulunca şöyle deriz. 1208 yılında Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı eski adı Hortu Köyü, yeni ismi ''Nasreddin Hoca Beldesi'' olan yerde doğmuştur. İlk bilgilerini din görevlisi olan babasından öğrenmiştir. Sivrihisar ve Konya medreselerinde eğitim almıştır. Kendi köyünde ve Sivrihisar'da imamlık ve vaizlik yapmıştır. Bilgisini daha çok artırmak amacıyla Akşehir'e gidip eğitimi bitince buraya yerleşti. Asıl görevi hocalık olmasına rağmen katiplik, müderrislik, kadılık ve mahkemelerde bilirkişilikte yaptı. Kimi zamanlarda ise geçimini çiftçilik, bahçıvanlık ve pazarcılıkla sağladı.

    
Nasrettin Hoca kaç yılında doğdu

   Nasrettin Hoca nerede vefat etmiştir, Nasrettin Hoca nerde vefat etti, Nasrettin Hoca kaç yılında vefat etti: 1284 yılında, 76 yaşında, Konya Akşehir'de vefat etmiştir. 

   Nasrettin Hoca'nın mezarı nerededir: Nasreddin Hoca Mezarlığı'nın tam ortasındaki Nasreddin Hoca Türbesi'nde yatmaktadır.

   Her yıl 3 ile 10 haziran arası Eskişehir /Sivrihisar ve Nasreddin Hoca Beldesi'nde, ''Nasreddin Hoca Doğum Şenlikleri ve Anma Haftası'' düzenlenmektedir. 

   Bunun yanında da 5 ile 10 temmuz arası Akşehir'de ise ''Nasreddin Hoca Şenliği'' düzenlenmektedir.
    
Nasrettin Hoca nerde

   Nasreddin Hoca'nın hayatını kısaca yazdıktan sonra, kişiliğini ve özelliklerini maddeler halinde yazmaya başlayalım. Çünkü Nasreddin Hocamızı çocuklar ve gençler ne kadar iyi tanırsa, geleceğe bakışları ve düşünceleri daha büyük olur.

  NASRETTİN HOCANIN KİŞİSEL ÖZELLİKLERİ

- Mizah adamıdır.

- Güler yüzlü, tatlı bir insandır.

- Büyük düşünür olup düşünerek insanları güldürmeye sevk etmiştir.

- Keskin zekasıyla hazır cevaptır.

- Bilgilidir ama hiç bir zaman bilgiçlik taslamamıştır.

- İyi bir öğretmendir.

- Kalp kırmaz.

- Akıllı ve bilge insandır.

- Gönül adamıdır.

- Toplum insanıdır, hep halkıyla iç içe olmuştur.

- İnsanlara yol gösteren bir önderdir.

- Hoşgörülüdür.

- Merhametlidir.

- Zor zamanların insanıdır, millete neşe vermiştir.

- Eleştirileri zekice yapar, kimseyi gocundurmamıştır.

- Kendine özeleştiri yaparak, olgunluk göstermiştir.

- Abartılı ve hayalici değildir.

    
Nasrettin Hoca kaç yaşındadır

  Nasrettin Hoca'nın Fıkralarının Özelliği Nedir, Nasrettin Hoca Fıkraların Özellikleri Nelerdir:

- Fıkralarda asıl konu insandır.

- İnsanın gülünç tarafları, yanlışları, zaafları, hataları, sakarlıkları ve çaresizliği ele alınır.

- İnsan ilişkilerindeki bazı sorunlar üzerine durulur.

- İnsana, topluma, çevreye ve diğer varlıklara karşı saygı ve sevgi esastır.

- Alaycı ve küçük düşürücü bir tutum olmaz.

- Eleştirilerle yol gösterilir.

- Bütün dünya insanlarının sorunlarını fıkralarında işler.

- Fıkralarda ahlaki kurallara sıkı sıkı bağlıdır, ayıplı ve küfürlü cümleler yoktur.

   Hocanın fıkraları 15. yüzyıldan itibaren sözlü kaynaklardan yazıya geçirilmeye başlanmıştır. Bu fıkralar ilk kez 1837 yılında İstanbul'da ''Letaif'' adıyla basılmıştır. İlk resimli Nasreddin Hoca kitabı ise 1869 yılında yayımlanmıştır. 1968 yılındaki bir derlemede Nasreddin Hoca'nın 445 fıkrası yer almıştır. Unesco 1996 yılını, Nasreddin Hoca Yılı ilan etmiştir. Böylece dünyada daha çok yaygınlık kazanmıştır.

  NASRETTİN HOCA'NIN FIKRALARI, Nasreddin Hoca Fıkraları, Nasreddin Hoca hikayeleri, Nasrettin Hoca Fıkraları:

- Kavuk.
- Ya Tutarsa.
- Sakal.
- Bahşiş.
- İpe Un Sermek.
- Hırsızın Hiç mi Suçu yok.
- Parayı Veren Düdüğü Çalar.
- Ye Kürküm Ye.
- Eşek.
- Kim daha büyük.
- Taşınma.
- İnanmazsanız ölçün.
- Fıkra kazan doğurdu.
- Tartı, Kedi.

  Bu fıkralardan birini şimdi yazıp, beraber okuyalım.

       
Nasrettin Hoca kaç yılında doğmuştur

   KAZAN DOĞURDU, Nasrettin Hoca'nın kazan öldü fıkrası, Nasrettin Hoca'nın kazan doğurdu fıkrası kısa, Nasrettin Hoca kazan doğurdu fıkrası yazılı:

   Hoca'nın hanımı bir gün, büyük bir kazana ihtiyaç duyar. Ama evlerinde uygun bir kazan bulamaz. 

   Hanımı Hoca'ya;

- Efendi, git de komşudan kazan isteyiver, der. Hoca komşunun kapısını çalar. Kapı açılınca Hoca ezile büzüle:

- Komşum, şey, şu sizin kazanı bize ödünç verebilir misiniz? Hanım bulgur kaynatacak da, der. Meğer hocanın komşusu cimrinin birisiymiş.

- Veririm Hocam, veririm. Ama işi bitince hemen getir, diye Hoca'yı sıkı sıkı tembihler. 

   Hoca bu sözden çok incinir ama hiç belli etmez. Hoca'nın hanımı işi bitince Hoca'ya kazanı verir:

- Tamam bey, kazanın işi bitti, geri götürebilirsin, der.

   Hoca kazanın içine bir tencere koyarak komşusunun evine gider. Komşusu kazanın içindeki tencereyi görünce merakla sorar:

- Hayrola Hocam! Bu tencere de ne böyle?

- Hiiç! Senin kazan doğurdu da, diye cevap verir Hoca. 

   Bu sözleri duyan cimri komşunun sevinçten gözleri parlar. Tencereyi de kazanı da alır, teşekkür bile etmez.

   Aradan epey bir zaman geçer. Hoca tekrar kazana ihtiyaç duyar. Komşusuna gidip kazanı ister. Komşusu, ''Galiba bizim kazan tekrar doğuracak'' diyerek sevinerek hemen kazanı Hoca'ya verir. Aradan günler, haftalar geçer ama Hoca kazanı geri götürmez. Açıkgöz komşusu kaygılanır. 

'' Umarım kazana bir şey olmamıştır'' diye düşünür. Gider, Hoca'nın kapısını çalar.

- Hocam, hani şu benden aldığın kazan var ya. Onu geri alabilir miyim? diye sorar.

   Hoca üzgün üzgün bakar.

- Ah komşum ah! Üzülmeyesin diye gelip söylemedim. Başın sağ olsun, senin kazan öldü, der.

   Komşusu öfke ve şaşkınlıkla sorar:

- Aman Hocam! Güldürme beni, kazan hiç ölür müymüş? Hoca komşusuna gülümseyerek bakar ve şu cevabı verir:

-A benim akıllı komşum! Kazanın doğduğuna inanıyorsun da, öldüğüne neden inanmıyorsun?

      
Nasrettin Hoca kazan doğurdu fıkrası

   Nasrettin Hoca ile ilgili merak edilen sorular ve cevapları:

* Nasreddin Hoca nerelidir nerede yaşamıştır, Nasrettin Hoca nereli nerede doğdu, Nasreddin Hoca nerede doğdu ve öldü, Nasrettin Hoca nerede ölmüştür, Nasrettin Hoca'nın doğum yeri neresidir, Nasrettin Hoca nerede öldü, Nasrettin Hoca nerede doğmuştur, Nasrettin Hoca nereli idi, Nasreddin Hoca nerede doğdu nerede öldü, Nasreddin Hoca nerede doğdu ve nerede öldü, Nasreddin Hoca nerede ne zaman doğmuştur, Nasreddin Hoca nerede doğdu ve oldu, Nasreddin Hoca nerede vefat etti, Nasreddin hoca nerede doğmuştur, Nasreddin hoca nerede dogdu: Eskişehir Sivrihisar'ın köyünde doğdu, Konya Akşehir'de vefat etmiştir.

* Nasreddin Hoca kaç yılında doğdu, Nasreddin Hoca doğum tarihi, Nasrettin Hoca doğum tarihi, Nasrettin Hoca hangi yılda doğmuştur, Nasreddin Hoca kaç yılında doğmuştur, Nasrettin Hoca'nın doğum tarihi kaçtır: 1208 yılında.

* NASRETTİN HOCA NERELİ ve mezarı nerede: Eskişehir doğumlu, mezarı Akşehir'de.

* Nasrettin Hoca kaç yaşında öldü, Nasrettin Hoca kaç yaşında vefat etti, Nasrettin Hoca kaç yaşındadır, Nasreddin Hoca kaç yaşında öldü: 76 yaşında. 

* Nasrettin Hoca'nın kazan doğurdu fıkrasının konusu nedir: Hayatta her zaman olumlu durumlarla karşılaşmayız, bazen olumsuzluklarla da karşılarız. O yüzden hepsine hazırlıklı olmalı, ona göre her zaman empatiler içinde olmalıyız. Hayatta her zaman kazanan olmayız, bazen kaybedende oluruz. 

* Nasreddin Hoca nereli ve mezarı nerede: Eskişehir doğumlu olup mezar Nasreddin Hoca, Konya Akşehir'dedir. 

   Böyle bilge bir insan olan Nasreddin Hoca, yaptıkları ile zamanında çevresine örnek olmuştur. Onun keskin zekası herkesi şaşkına çevirmiştir. Bir anda verdiği kıvrak cevaplar, dikkatleri üzerine çekmiştir. Hiç bir konuşmasında aşağılayıcı ve argo sözler yoktur. Böyle bir öğretmeni bugünün gençleri örnek alırsa, gelecekte ufukları daha parlak olur. Herkesin Nasreddin Hoca gibi kişisel özelliklere sahip olmasını diler, başka bir yazıda daha görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: eskisehirktb site, aksehir site, konyakultur site, nasrettin hoca kimdir, nasrettin hoca kimdir nerelidir, nasreddin hoca doğum yeri, nasrettin hoca'nın 445 fıkrası nedir, nasrettin hoca kaç yaşında vefat etmiştir, nasrettin hoca ne zaman doğmuştur, nasrettin hoca kimdir kısaca ve öz, nasrettin hoca'nın fıkrası, nasrettin hoca'nın kısaca hayatı, nasrettin hoca'nın hikayesi, nasrettin hoca'nın kısa bir fıkrası, nasrettin hoca'nın komik fıkraları, nasreddin hoca hangi yılda doğdu, nasreddin hoca ölüm tarihi ve yeri, nasreddin hoca nerede öldü?, nasreddin hoca doğum ve ölüm tarihi, nasreddin hoca ne zaman doğdu ve nerede doğdu, nasreddin hoca ne zaman doğmuştur, nasreddin hoca'nın mezarı nerededir, nasrettin hoca hangi tarihte doğdu, nasrettin hoca hangi tarihte doğmuştur, nasrettin hoca ne zaman vefat etmiştir, nasrettin hoca ne zaman yaşamıştır, nasrettin hoca nerede vefat etti, nasrettin hoca'nın evi nerededir, nasrettin hocanın mezarı nerededir, nasreddin hoca kac yilinda dogdu, ÖNEMLİ BİLGİLER, nasreddin hoca bilim.

Yeni yıl ne zaman, Yeni yıl hangi gün, Miladi takvim nedir

 Ömrümüzden 1 senemiz daha bitti ve yeni bir yıl geldi, yani yılın başı. Bu yılın başları 2 çeşittir. Biri miladi, diğeri ise hicridir. Biz bu yazımız da miladi takvimi kullanan ülkelerdeki yılbaşından biraz bahsedeceğiz.

   MİLADİ TAKVİM NEDİR kısaca, yeni yıl nedir, yeni yıl ne demektir, miladi takvim özellikleri: Yeni sene demek, yaşanılan yıldan sonraki sene demek. Yani yeni bir yıl, 12 ay demek, 365 gün 6 saat demektir. Bu yeni sene ocak ile başlayıp, aralık ile biter. Aralık ayı geldi mi, kış mevsimi gelmiş demektir. Bir taraftan soğuklar, bir taraftan ise lapa lapa yağan bembeyaz karlar. Yılın son ayı olan aralık gelince ömrümüzden 1 yıl daha geçmiş olmaktadır. Yani her aralık ayının sonuna gelince 1 yaş daha yaşlanmaktayız. 

  Miladi ayların isimleri: Ocak, şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım, aralık.

    

Yeniyıl nasıl yazılır

   Hiç fark ediyor musunuz, yıllar nasılda kolay geçiyor. Bir bakıyorsunuz bir bebek bir anda küçük bir çocuk oluyor, sonra ilkokula gidiyor, sonra orta ve liseye. Daha sonra üniversiteye, sonra evleniyor ve bir bakıyorsunuz ki yaşlanmış oluyor. Hayat çok kısadır, önemli olan bu hayatta mutlu ve huzurlu olmaktır.

   Burada mutluluk derken sadece maddi mutluluktan bahsetmiyoruz. En önemli mutluluk, manevi olandır. Yani bu dünyada manevi olarak neler yaparsak, öbür tarafa giderken onları yanımızda götüreceğiz. Ama maddi olarak kazandıklarımızı öbür tarafa götüremeyeceğiz, onları burada bırakacağız. O yüzden her 2 âlem içinde çalışarak, mutlu olmalıyız.

   Bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyuruluyor:

- ''Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi Âhiret için çalışın''.

   Hadisten de anlaşılacağı gibi hem dünya için, hem de Âhiret için çok çalışmalıyız. Dünyaya dalıp, ahireti asla unutmamalıyız. Çünkü bu dünyada ne kadar misafir olduğumuzu bilemiyoruz, bunu sadece Allah C.C. bilir.

   Her zaman her şeyin hayırlısını dualarımızda Allah'tan isteyelim. Bazen çok para kazanacağız diye hayırsız işlere yönelebiliriz, orada durup düşünelim hemen. Çünkü Kanuni Sultan Süleyman'a kalmayan dünya, bize mi kalacak? Eninde sonunda bizimde gideceğimiz yer, sadece 2 m2 toprak alandır.

   İster 1 eviniz olsun, isterse 1.000 tane eviniz. Sonunda hepsini burada bırakıp gideceğiz. O yüzden ömrümüzü hayırlı işlerle meşgul edelim. Biz çalışalım, rızkı veren Allah'tır, gerisi Allah Kerim'dir. Dünyada kalbimizi maddi duygularla soğutmayalım, çünkü maneviyat olmayınca, bir anlamı olmuyor hayatta yaşamanın. Adeta ruhsuz bir robot gibi dolanır dururuz, dünyada.

   Ayrıca hayatta huzurlu yaşamak istiyorsak, bol bol Allah'a şükretmeliyiz. Allah bizi yiyip içmek için dünyaya göndermedi. Allah C.C bizleri kendisine, ibadet yapmamız için gönderdi. O yüzden hâlimize her zaman şükretmeliyiz. Şükürsüz bir hayat, boşuna geçmiş demektir. Ayrıca şükretmezsek bize verilen nimetlerde elimizden alınabilir, o zaman sıkıntılara gireriz ve nimetlerin kıymetini kaybedince anlamış oluruz.

   Bazen çevremizde insanlar görüyoruz lüks evi ve arabası var ama açım diyor. Evet açlar ama şükürsüzlüğe açlar. Dönüp şöyle bir etraflarına baksalar, gerçekten aç insanları görseler, o zaman hallerine 1.000 kere şükrederler. Ama göz görmek istemeyince, gerisi nafile kalıyor. Şunu asla unutmayalım, bu dünya ve hayat bizlere, büyük bir sınavdır. Kimi çok parayla, kimi hastalıkla, kimi parasızlıkla, kimi de başka yollarla imtihan altındadır. Önemli olan hepimizin bu büyük sınavlardan yüksek puanlar alarak, öbür âleme gitmesidir. Yüksek puanlar almak bir yandan kolay, diğer yandan istemeyenlere zordur. Hepinizin hayırlı puanlar almanızı dileriz.

  Yılbaşı nedir, yılbaşı ne demektir: Yeni yılın ilk ayı olan ocağın ilk gününe denilir.

  Anlamlı yeni yıl mesajları, Yeni yıl mesajı, Yeni yıl sözleri:

- Hepinize sağlıklı, mutlu, huzurlu seneler.

- Yeni yılda herkese başarılar dileriz.

- Yeni yılda herkese mutluluklar dileriz.

- Yeni yılda herkese hayırlı seneler.

- Herkese hayırlı yıllar.

  Yeni yıl ile ilgili merak edilen sorular ve cevapları:

* YENİ YIL HANGİ GÜN: 1 Ocak. 

* MİLADİ YENİ YIL NE ZAMAN: 31 aralıktan sonraki her 1 Ocak.

* Yeni yıl hangi ay: Ocak ayı.

* 31 aralık ne gecesi, 31 aralık hangi gece, 31 aralık gecesi ne gecesi: Yeni yılın gecesi, yılbaşı.

* Yeni yıl ne demek İngilizce, Yeni yıl nasıl yazılır İngilizce: New year

* Yeni yıl nasıl yazılır, yeniyıl nasıl yazılır, yeni yıl ayrı mı yazılır, yeni yıl ayri mi yazılır: Ayrı yazılır yani, yeni yıl olarak.

* Yılbaşı nasıl yazılır TDK, Yıl başı nasıl yazılır TDK, Yılbaşı TDK nasıl yazılır, Yilbasi nasil yazilir, Sene başı nasıl yazılır: Birleşik yazılır, Yılbaşı.

* Yıl sonu nasıl yazılır TDK, Yılsonu nasıl yazılır TDK: Ayrı yazılır, Yıl sonu.

* Yeni yıl ne kadar kaldı: Bugünden itibaren 1 Ocak gününe kaç gün kaldı ise.

* Yeni yıl büyük harfle mi yazılır: Evet Yeni yıl yazılır.

* Yılbaşı hangi gün 2026, Yılbaşı ne günü 2026, Yılbaşı ne zaman 2026, Yeni yıl ne zaman giriyor, Yılbaşı ne zaman başlıyor, Yeni yıl 2026: Perşembe 1 Ocak 2026.

   Bu arada şunu da yazmaktan geçmeyelim. Yeni yıl geldi diye niye seviniyoruz? Çünkü ömrümüzden 1 sene daha gitti. Geriye kaç senemiz, kaç ayımız veya kaç günümüz kaldı bilmiyoruz. O yüzden her yeni yıl gelince sevinelim mi, yoksa üzülelim mi? Bunu biraz daha düşünelim.

   Hepinize cümleten iyi amellerinizin olacağı sağlıklı, mutlu ve huzurlu seneler dileriz. Ömrünüzün kalan kısmının, bugüne kadarki kısmından, daha hayırlı olması dileklerimizi sunarız. Bir başka yazımız da görüşmek dileğiyle, herkese Saygılar...



   Kaynaklar: bir senenin izlenimleri, diyanet site, yeniyıl nedir, yeniyıl hangi gün, yılbaşı gecesi, iyi seneler, iyi yıllar, yeniyıl ne zaman, yeni yıl ne anlama gelir, ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık, GÜNLERDEN, ocak subat mart nisan mayis haziran temmuz agustos eylul ekim kasim aralik.

Dünya Kızılelma Birliği'ni bekliyor, Kızılelma nedir

   1992 yılından beri toplanan ''Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirveleri'' Türk Devletleri, aralarındaki işbirliği teşvik etmek amacıyla uluslararası bir örgüt olarak 2009 yılında kurulmuştur. 16 Eylül 2010 tarihinde ise İstanbul'da düzenlenen son zirvesinde Türk Konseyi'nin kuruluşunu, resmen ilan ettiler. Kuruluşun öncelikleri ve yol haritası ortaya konulmuştur. 

   DÜNYA KIZILELMA BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR

   Türk devletleri teşkilatı ne zaman kuruldu, Türk devletleri teşkilatı nedir: Türk Konseyi 7 tane zirve yaptıktan sonra, 8. zirvesini 12 Kasım 2021'de İstanbul'da yaptı. Bu zirve toplantısına Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Macaristan katılmıştır. Bu zirvede liderler Türk Konseyi ismini ''Türk Devletleri Teşkilatı'' olarak değiştirip, kurumun geleceğini ilgilendiren bir dizi önemli konuda kararlar aldılar. 

   Bizim için Kızıl elma haritası, Türk devletleri teşkilatı haritası, Türk devletleri teşkilatı bayrağı, Tüm Türk devletleri haritası, Kızılelma haritası, Türk devletleri teşkilatı bayrakları, şu resimle başlar ve dünyada 70 ülkeye ulaşabilir.


Türk Devletleri Teşkilatı
   
   Kısa teknik bilgileri yazdıktan sonra İletişim Başkanlığı'nın bestelediği Kızıl Elma Marşını yazalım, sonra analizimize devam edeceğiz.

   KIZILELMA NEDİR?

   Kızılelma ÜLKÜSÜ nedir, hedef Kızılelma ne demektir, Kızıl elma ülküsü nedir kısaca, hedef kızıl elma nedir, Kızıl elmanın anlamı, Kızıl elma anlayışı nedir, İstikamet Kızıl elma ne demek tarih, Kızıl elma ne anlama gelir, Kızılelma nedir tarih, Kızılelma anlamı nedir, Kızıl elma nedir tarih, Türklerde Kızıl elma nedir, hedef Kızıl elma ne demek, Kızıl elma nedir kısaca, Kızılelma nedir Osmanlı, gelecek Kızılelma nedir, Kızıl elma neyi anlatır, Kızıl elma neresidir, hedef Kızıl elma anlamı nedir, Kızılelma neresidir, Kızıl elma neresi oluyor, hedef Kızılelma nedir, Kızıl elma neden önemli, Kızıl elma sembolü ne anlama gelir, Kızılelma teşkilatı nedir, Kızılelma nerededir, Kızılelma neyi simgeler, Kızıl elma nedemektir, Kızıl Elma nedir Türk, Kızılelma ne anlama gelir, Kızılelma anlayışı nedir, Kızılelma amacı nedir, Kızıl elma nerededir?

   İletişim Başkanlığı ''Kızıl Elma'' Marşı besteleyip şunları bildirmiştir. 

   Bizim için Kızıl Elma, büyük ve güçlü Türkiye'dir. Malazgirt'ten 15 Temmuz'a destanlar yazan milletimizin kutlu yürüyüşüdür. Kızıl Elma, gölgesinde nice mazlumun serinlediği ulu bir çınardır. Cebeli Tarık'tan Hicaz'a, Balkanlardan Asya'ya tüm insanlığın hasretle beklediğidir.

   Kızılelma resmi için bir örnek şöyledir.

     
Kızıl elma neyi anlatır

   KızılElma Marşı'nın Sözleri, Kızıl elma şiiri, Kızılelma sözleri, Kızıl elma sözleri, Kızıl elma marşı sözleri:

Canlar canının yolunda ancak / Kızıl elma hedefine ulaşılacak / Vadedilmiş olan ilahi nur Hak / Ebedi mutlak hakim olacak.

Kızıl elmanın fethiyle ancak / Yeryüzü sükun huzur bulacak / Geliyoruz ey şanlı al bayrak / Vatan aşkıyla her köşe bucak.

Arşa yükselsin tekbir sesleri / Allah-u Ekber arş ileri / Türk'ün askeri candır siperi / Kahraman ordumun onur izzeti.

Arşa yükselsin tekbir sesleri / Allah Allah diyerek dönmeyiz geri / Vur ki inlesin zalimin sesi / Yedi cihan duysun hür sesimizi.

Şanlı Türkiyem al bayrağına / Bağlıyız gönülden canım vatana / Başlar koyar yoluna tüm cihanda / Şu çılgın Türkler hilal uğruna.

Haydi Türkiyem Allah aşkına / Tarihe bir daha damga vurmaya / Ey aziz millet vatan namına / Yeniden nesillere ilham olmaya.

Malazgirt'te şahlanan Sultan Alparslan / Kuruluş'ta Osman Gazi oluyor bu kan / Fetihlerle müjdelenen Sultan-ı Cihan / Çanakkale meydanında çocuk kahraman.

Nesebinden geliyor yine aynı kan / Dirilişle yeniden yazıyor destan / İ'la-yi Kelimetullah bekliyor cihan / İstikamet kızıl elma vermeyiz aman.

Malazgirt'te şahlanan Alparslan gibi / Zaferlerle tarih yazan ecdadım gibi / Çağ kapatıp çağ açan ceddimiz gibi / Hedefimiz kızıl elma marş ileri.

   İletişim Başkanlığı'nın hazırladığı ''Kızıl Elma'' marşının klibide vardır, dinleyebilirsiniz.

  TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI'NI ileride daha da genişletip adını ''Kızıl Elma Birliği'' yapabilir miyiz diye düşününce, bizlere güzel bir fikir geldi ya sizce?

 Peki bu Kızılelma Birliğinde kimler olabilir?

- Dünya'daki tüm Türk Devletleri.

- Dünya'daki tüm Müslüman Ülkeler.

- Dünya'da bizle beraber olmak isteyen, tüm Mazlum Ülkeler.

         
Kızılelma nerede

   Böyle bir birliği kurabilirsek, ileride bu birliği ne Avrupa, ne Amerika, nede başkaları kolay kolay yakalayamaz. Bu birlik, dünyada yaklaşık 2 milyar insanı içine alan devasa bir birlik olabilir. Nerede bir mazlum görürse hemen onun yanında yer alacak, nerede bir ülkeyi birileri sıkıntıya sokmaya çalışırsa, onların karşısında bir dağ gibi duracaktır.

  Peki bu Kızılelma Birliği neler yapabilir?

- Ortak bir ordu kurup, hangi ülkenin başı sıkışsa ona yardım etmek.

- Karşılıklı olarak ülkelerde yatırımlar yapmak.

- Karşılıklı ticaret hacimlerini büyütmek.

- Ortak para birimi kullanılabilir, aynı Avrupa'daki Euro örneği gibi.

- Ortak para olmazsa, ülkelerin birbirleri ile alışverişinde yerel paralar kullanmak.

- Savunma sanayisi için ortak çalışmalar, üretimler yapmak.

- Ulaşım yollarında kolay bağlantılar yapmak.

- Eğitim birlikteliği ile dünyada önemli ''Bilim İnsanları'' çıkarmak.

- Sağlık sektöründe önemli ilaç ve makineler tasarlayıp, seri üretmek.

- Ortak bankacılık sistemi kurulup, zor durumda olanlara teminat gösterilerek borçlar verilmeli.

- Ülke vatandaşlarının birbirine 15 günlük ziyaretlerinde vize olmamalı.

- Gıda üretimleri için ülkeler birbirlerine yardım etmeli.

- Eğer birlik ülkelerin birinde kuraklık veya soğukluk olursa, diğerleri gıda yardımı yapmalı.

- Yeraltı madenlerinin çıkartılmasında, birlik üyeleri birbirine yardım etmeli.

- Kendi ortak sosyal medya şirketlerini kurması, manipülasyonları engellemek için.

- Teknolojik büyük marka firmaların oluşturulması.

- Yazılım anlamında büyük ortak markaların oluşturulması.

- Ortak bir marka ile yolcu uçağı yapan marka firma oluşturmak.

- Kudüs'ün korunması için, askeri birlik oluşturulur. 

   Bu öneriler devam edebilir..vs..kısaca bu öyle bir birlik olmalı ki, yabancılara muhtaç olmamalı, dışarıya bol ihracat yapıp, büyümeli. Hepimizin hayali budur. Bunlar olursa dünyaya huzur, mutluluk ve kardeşlik duygusu gelir.

   Kızıl elma nasıl yazılır, Kızılelma nasıl yazılır: Birleşik yazılır, Kızılelma olarak.

   Bop nedir, Bop ne demektir, Bop projesinin amacı nedir, Bop projesi kime aittir, Bop amacı nedir: Bize göre BOP, Büyük Osmanlı Projesidir. Yani dünyada kaybolan huzur ve güvenin Osmanlı Ruhu ile geri gelmesidir. Buda ancak dünyada Kızılelma Birliği kurulması ile olacaktır. Dünya mazlumları BOP olmasını çok istiyor, çünkü herkes huzura hasret kaldı.

   Bop eşbaşkanı ne demektir, BOP eş başkanı ne demektir: Dünyaya huzuru getirecek 70 ülke ve 2 milyar insanların Başkanları demektir.

   Bop Türkiye ne demek: Bu 70 ülkenin lideri ve abisi olan, Türkiye demektir.

   Yazımızın sonuna geldik, başka bir yazımızda daha görüşmek üzere, herkese Saygılar...



   Kaynaklar: iletisim başkanlık, turkkon site, bekliyoruz kızılelma birliği'ni, dünya kızıl elma birliği'ni bekliyor, kızılelma nerde, hedef kızıl elma'' sözleri, ANALİZLER, türklerin kızıl elması.

Öne Çıkan Yayın

S400 hava savunma sistemi ile ilgili formül ne olabilir