4 Nisan 2022 Pazartesi

Çürütülen Soğanların Finansörleri Üzerinden, Dünya Analizimiz

   Önceki yıllarda seçim zamanlarında görmeye çok alıştığımız durumlardan biri, soğan ve patates üzerinden provokasyon haberleridir. Bu haberleri görünce, insan ne diyeceğini şaşırıyor! Bir taraftan çürüyen ürünlere mi üzülelim, yoksa bir taraftan bu çürütülen ürünlerden dolayı piyasada fiyatların artmasına mı kızalım?

   Bu sene soğan ve patatesin yanında diğer sebze ve meyveler üzerinden de provokasyon haberlerini duymaya başladık. 2023 seçimlerine birileri şimdiden çalışmaya başlamış gıdalar üzerinden, bu çok kolay şekilde gözüküyor. Zaten Biden seçilmeden önce bunu açıkça deklare etmişti.

Çürütülen Soğan
Çürütülen Soğanlar

   Daha çok değil, önceki senelerde köylülerin depolarında kalan patatesleri mağdur olmasınlar diye devlet satın alıp, yardıma muhtaç kişilere dağıtmıştı. Her konuda Devlet üreticilere yardım ederken, bir anda bu çürütülen soğanları haberlerde görünce, acaba bunları yapanlarda hiç vicdan yok mu diye insan kendine sormadan duramıyor. En basitinden israfın dinimizdeki yeri nedir, onlara baksınlar. A'râf Suresi 31. ayeti kerimenin tefsiri şöyledir;

- ''Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez''

   Allah'tan korkanlar soğanları saklayıp, çürütüp, israf edemez. Bu resmen stokçuluğa girer. Stokçuluk yapanlar cüzzam hastalığı ve iflasla baş başa kalabilir, bununla ilgili Hadis-i Şerif vardır. Bu stokçulukla ilgili önceden detaylı bir yazı yazmıştık, tekrardan okumak isteyenler bu linkimize bakabilir.

   Bu soğanı çürütüp yol kenarlarına atma işi, patatesi çürütüp atma işi ile diğer sebze ve meyvelerdeki benzer durumlara bakılınca, bunun devlete karşı planlı bir meydan okuma ! olduğunu görebiliyoruz. Çünkü aynı anda ülkenin her tarafında böyle durumlar olamaz. Belki 3-5 ilde olabilir ama aynı anda 81 ilde bu durumlar oluyorsa, bu tamamen planlı demektir. Aksini iddia eden varsa 1.5 TL'ye satılan soğanların kısa sürede 6-7 TL'ye nasıl çıktığını ve bu yol kenarlarındaki çürümüş tonlarca soğanı açıklasın bir zahmet.

   Devletimiz şunu iyi takip edip bulmalıdır. Daha 2 hafta önce fiyatları çok düşük olan soğanları köylülerden birileri ucuza satın alıp, bekletip, çürümesini mi bekledi? Çürüyünce de yolların kenarına mı attırdılar? Bunu yapanlar kimlerdir? 

   Durumlar böyleyse, bunlar nasıl mı bulunacak, çok kolay. Bu soğanların bulunduğu iller belli. O illerin hangi ilçelerinde ve hangi köylerinde bu tarz ürünlerin üretildiği de belli. O köydeki muhtarlara İçişleri Bakanlığı soracak, köyde kimler soğanlar alıp, toplattı. Sonra ise çürüttü? Hiç bir köylümüz, alıcı yok diyemez. Çünkü 1.5 TL'den 5-6-7 TL'ye fiyatı çıkarılıyorsa, demek ki alıcılar var. 

   Devletimiz bunları acilen bulup, hapis cezası ve tüm malvarlıklarına el koyma kararı ile cezalandırması gerekir. Yoksa bu tarz provokasyon haberlerin, ardı arkası kesilmez, her zaman ve her üründe yaparlar...!!! Yeter ki fırsatını bulsunlar, yapacakları stokçuluğun parasını birileri finanse etsinler.

   Ayrıca Devletimiz Milletin yararına olması için % 7 kdv indirimi yaptı ama bu fiyatlara yansıdı mı, maalesef. Çünkü ara zamanda firmalar fiyatlara % 10-15 zam yapıp, sonra % 7 indirim yaptık dediler. Sonuçta son fiyatlar inmemiş oldu. Bunu nasıl mı anlıyoruz? Kdv indiriminden önce alınan fişlerle, sonra alınan fişleri karşılaştırınca ayan beyan ortada görünüyor her şey. Bu yüzden burada devletimiz ne gerekiyorsa acilen yapmalı, değil mi ?

   SEBZE ve MEYVE FİYATLARINDAKİ ANORMALLİKLER 

   Şimdi ise gelelim sebzelerdeki anormal fiyatlara, örneklerimiz;

10 TL'ye patates

20 TL'ye marul

25 TL'ye domates

30 TL'ye patlıcan

40 TL'ye biber 

   Bunlar nasıl fiyatlardır, el insaf ! Burada şunu merak ediyoruz. 

   Bildiğiniz gibi sebze ve meyve fiyatları her gün hallerde oluşan fiyatlara göre, market ve manavlara yansır. Hallerde aşırı fiyatlar olunca otomatik market, manav ve pazarlarda fiyatlar yükselir. O zaman kimler hallerde fiyatları yükseltiyor? 

   Ayrıca bazen televizyon veya internette görüntüler görüyoruz, kasa kasa sebzelerin çöplere, nehirlere döküldüğüne dair. Bu ürünleri çöpe attırarak, fiyatların zamlanmasını sağlayan kimlerdir, bunları kimler finanse ediyor ??? Konuyu derinlemesine analiz edince, sizin de gördüğünüz gibi ne sorular çıkıyor karşımıza. O yüzden bizler olaylara basitten bakmıyoruz, bir bütün olarak ele alıp, sizler için analiz ederek yazıyoruz. Sizlerde her zaman böyle yaparsanız, ülkemize karşı oynanan oyunları çok rahatlıkla görürsünüz.

   GELELİM GIDADAKİ STOKÇULUK ve ANORMAL FİYATLARA

   Evlerin olmazsa olmazı un, yağ, şeker ve yumurtadır. Bunların gerek fiyatlarında olan anormal zamlar, gerekse de ürün yokmuş gibi piyasaya korku vererek yapılan algı operasyonlarını birlikte düşündüğümüzde bunları kimler yapıyor diye soru sorarız. Evet bunlar kimler?

   Dikkat ettiyseniz şunu görmüşsünüzdür. Sebze ve gıdalarda bu planları yapanlar, şu 3 amacı kendilerine hedef seçmişlerdir.

1) Piyasada ürünlerin yarısını çöpe attırıp, kalanını da 2 kat zamla satıp, sonuçta az işle aynı parayı kazanmak.

2) Piyasaya korku verip 2 yılda satacakları ürünü 1 yılda satmaya çalışmak. Böylece bu korkuyu ne kadar diri tutarlarsa, sizin seneye alacağınız ürünü, şimdiden size sattırmak.

3) Bu korku ile normalde 100 birime alacağınız ürünü  150 belki de 200 birimle size satarak, paradan para kazanmak

   DÜNYADA BENZİN, ELEKTRİK ve DOĞALGAZ FİYATLARI UÇUŞTA

   Dünyada birileri sanki düğmeye basmış gibi benzin fiyatları uçuşa geçti. O kadar arttı ki, bazı ülkelerde litresi 3 euro'ya kadar yaklaştı nerdeyse.

   Hem sebze-meyve hem akaryakıt hem elektrik hem de gıdada olanları birlikte görüp, dünyada olan benzer durumları da düşünürsek, aklımıza bazı deli sorular geldi. Şimdi onları sırasıyla yazalım.

  DÜNYAYI NEREYE GÖTÜRMEK İSTİYORLAR, AKILDA DELİ SORULAR...

- Dünyada kimler ne planlıyor?

- Niçin bir anda dünyada kıtlık havası oluşturulup, fiyatlar uçuşa geçirildi?

- Küresel ısınma kelimesinin ha bire kullanılması, kıtlık havasının provası için mi ?

- Küresel ısınma diyordunuz, bu sene sıcaklıklar gelmedi nerdeyse. O zaman bizler küresel ısınmadan değil de, küresel soğumadan korkmalıyız, değil mi ?

- Küresel soğuma olursa ne meyvenin, ne de sebzelerin olmayacağını biliyorsunuz değil mi ?

- Bu kadar büyük bir organizasyonları dünyada kimler finanse ediyor?

- Kimler dünyada hammaddeleri stok yapıyor ?

- Türkiye'de kimler sebze, meyve ve gıdada stokçuluk işlerini yürütüyor?

- İnsanlara korku vermekteki asıl amacınız nedir ?

- Önceki yazılarımızda da yazdığımız gibi dünyada robotik insanlığa geçiş planlarımı yapıyorsunuz ?

- Robotik insanlık planı ile tek merkezden dünyayı mı yönetmek istiyorsunuz ?

- Niçin dünyada ulusalcı devletler istemiyorsunuz ?

- Hep konuşulur ama net olarak biziz diyemediğiniz, küreselciler kimlerdir ?

- Kendilerini niçin direkt tanıtmaz, küreselciler ?

- Ekonomik darbe, kelimesini duymuştuk ta şimdi başka darbe kelimeleri mi türetiyorsunuz ?

- Kısaca sebze, meyve, yakıt, doğalgaz üzerinden ülkelere darbeler mi yapmaya çalışıyorsunuz?

- Gıda darbesi, enerji darbesi ve akaryakıt darbesi terimlerini dünya literatürüne mi alacaksınız?

- Bir taraftan aşırı zam yapanlar, kazandıkları paralarla çürütülen soğan ve diğer sebzelerin finansını mı yapıyor?

- Yani akaryakıt ve doğalgaz fırsatçılığı yapan büyük dünya baronları, soğan ve sebzeleri çürütmek için paramı harcıyorlar ?

- Sırada marketlerdeki poşetlerin 25 kuruş fiyatını az deyip (önceden bedavaydı) bunu seçime yaklaşırken 50 kuruş yaptırmak için planlarınız mı var, millette tepki oluşturmak için ?

- Başka büyük planlarınız var mı, mesela seçimlere giderken 1-2 saatlik elektrik kesintilerine sebep olacak arızalar çıkartmak gibi ?

- İleride içme suları üzerinden insanları susuz bırakma gibi planlarınız var mı ?

- Dünya için şöyle bir planımız yok diyebilir misiniz acaba? Ceplerinizde istediğiniz kadar paranız olsun ama biz istersek;

    a) Sizleri kışın soğuğunda, doğalgaza ulaştırmayarak üşütebiliriz

    b) Gıdalardaki tedarik zincirlerini kırarak, sizleri bırakabiliriz

    c) Lüks arabalarınız olsa bile sizlerin benzine ulaşmamanızı sağlayarak, arabalarınıza bindirmeyiz

   Aklımıza gelen bazı deli soruları ulusal ve uluslararası düşünerek sizler için yazdık. Cevapları sizler kendiniz vermeye çalışın, bakalım ne sonuçlara ulaşacaksınız.

   ANALİZLERLE SONUÇLARA DOĞRU

   Sonuç olarak ne sebze, ne meyve, ne akaryakıt nede doğalgazda yapılanlar birbirinden bağımsız değildir. Arada resmiyette olmasa bile perde arkalarında devasa bağlar vardır. Bunu hiç bir zaman unutmayalım. Ayrıca şunu da diyelim, hayatın normal akışında bu kadar olumsuz durumlar kolay kolay peş peşe gelmez. Geliyorsa 2 kere, hatta 3 kere düşünelim deriz.

   Korona virüs sürecinde dünyanın zengin para baronları şunu iyi keşfetti. Biz millete, sağlığını kaybedebilirsin aç kalabilirsin gibi korkuları iyi verirsek, bizler kısa zamanda para üstüne paralar kazanırız. Bu yüzden çok dikkatli olalım, oyunlarına gelmeyelim.

   Sizlere dünyada oynanan oyunların birazının perde arkalarını yazmaya çalıştık. Okuyup, arkadaşlarınıza da okutursanız herkes bilgilerine ek bilgiler katmış olur. Böylece bakış açınız daha çok gelişir. Unutmayalım dünya artık 2 boyutlu düşünmeden, 3 boyutlu düşünmeye geçti. Belki ileride 4 boyutlu düşünmeler başlayabilir.

   Şunu asla unutmayalım, birlikten kuvvet doğar, biz birlikte büyük Türkiye'yiz. Daha sonra ise dünyadaki mazlumlarla beraber büyük bir dünyayız. Tekrardan ilgilerinize teşekkür eder, başka yazılarımızda yine görüşmek üzere, herkese Saygılar sunarız...



Kaynaklar; wwwgooglecom, wwwkurandiyanetgovtr/tefsir, KITLIK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

Metro