19 Ocak 2026 Pazartesi

Nasrettin Hoca nereli, Nasrettin Hoca nerede doğdu

   Bugünkü yazımızda büyük bilge insandan bahsedeceğiz. Kendisi güldürürken bizleri düşündüren, Türk ve İslâm düşünürüdür. Evet hepinizin de kolayca tahmin edebildiği gibi bu kişi, Nasreddin Hoca'dır, şimdi Nasreddin Hoca hakkında bilgiler yazmaya başlayalım.

   NASRETTİN HOCA NEREDE DOĞDU, Nasrettin Hoca'nın Hayatı Kısaca, Nasrettin Hoca nerelidir ve nerede yaşamıştır, Nasrettin Hoca nerelidir nerede yaşamıştır, Nasrettin Hoca nerede yaşamıştır, Nasrettin Hoca ne zaman doğdu, Nasrettin Hoca kaç yılında doğmuştur, Nasrettin Hoca kaç yılında doğdu, Nasrettin Hoca nerde doğdu, Nasrettin Hoca kaç doğumlu, Nasrettin Hoca nereliydi, nerde Nasreddin Hoca, nereli Nasreddin Hoca, Nasrettin Hoca nerede yaşıyor, Nasrettin Hoca nın hayatı, Nasreddin Hoca nın hayatı, Nasrettin Hoca nın hayatı kısaca: Nasreddin Hoca kimdir diye sorulunca şöyle deriz. 1208 yılında Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı eski adı Hortu Köyü, yeni ismi ''Nasreddin Hoca Beldesi'' olan yerde doğmuştur. İlk bilgilerini din görevlisi olan babasından öğrenmiştir. Sivrihisar ve Konya medreselerinde eğitim almıştır. Kendi köyünde ve Sivrihisar'da imamlık ve vaizlik yapmıştır. Bilgisini daha çok artırmak amacıyla Akşehir'e gidip eğitimi bitince buraya yerleşti. Asıl görevi hocalık olmasına rağmen katiplik, müderrislik, kadılık ve mahkemelerde bilirkişilikte yaptı. Kimi zamanlarda ise geçimini çiftçilik, bahçıvanlık ve pazarcılıkla sağladı.

    
Nasrettin Hoca kaç yılında doğdu

   Nasrettin Hoca nerede vefat etmiştir, Nasrettin Hoca nerde vefat etti, Nasrettin Hoca kaç yılında vefat etti: 1284 yılında, 76 yaşında, Konya Akşehir'de vefat etmiştir. 

   Nasrettin Hoca'nın mezarı nerededir: Nasreddin Hoca Mezarlığı'nın tam ortasındaki Nasreddin Hoca Türbesi'nde yatmaktadır.

   Her yıl 3 ile 10 haziran arası Eskişehir /Sivrihisar ve Nasreddin Hoca Beldesi'nde, ''Nasreddin Hoca Doğum Şenlikleri ve Anma Haftası'' düzenlenmektedir. 

   Bunun yanında da 5 ile 10 temmuz arası Akşehir'de ise ''Nasreddin Hoca Şenliği'' düzenlenmektedir.
    
Nasrettin Hoca nerde

   Nasreddin Hoca'nın hayatını kısaca yazdıktan sonra, kişiliğini ve özelliklerini maddeler halinde yazmaya başlayalım. Çünkü Nasreddin Hocamızı çocuklar ve gençler ne kadar iyi tanırsa, geleceğe bakışları ve düşünceleri daha büyük olur.

  NASRETTİN HOCANIN KİŞİSEL ÖZELLİKLERİ

- Mizah adamıdır.

- Güler yüzlü, tatlı bir insandır.

- Büyük düşünür olup düşünerek insanları güldürmeye sevk etmiştir.

- Keskin zekasıyla hazır cevaptır.

- Bilgilidir ama hiç bir zaman bilgiçlik taslamamıştır.

- İyi bir öğretmendir.

- Kalp kırmaz.

- Akıllı ve bilge insandır.

- Gönül adamıdır.

- Toplum insanıdır, hep halkıyla iç içe olmuştur.

- İnsanlara yol gösteren bir önderdir.

- Hoşgörülüdür.

- Merhametlidir.

- Zor zamanların insanıdır, millete neşe vermiştir.

- Eleştirileri zekice yapar, kimseyi gocundurmamıştır.

- Kendine özeleştiri yaparak, olgunluk göstermiştir.

- Abartılı ve hayalici değildir.

    
Nasrettin Hoca kaç yaşındadır

  Nasrettin Hoca'nın Fıkralarının Özelliği Nedir, Nasrettin Hoca Fıkraların Özellikleri Nelerdir:

- Fıkralarda asıl konu insandır.

- İnsanın gülünç tarafları, yanlışları, zaafları, hataları, sakarlıkları ve çaresizliği ele alınır.

- İnsan ilişkilerindeki bazı sorunlar üzerine durulur.

- İnsana, topluma, çevreye ve diğer varlıklara karşı saygı ve sevgi esastır.

- Alaycı ve küçük düşürücü bir tutum olmaz.

- Eleştirilerle yol gösterilir.

- Bütün dünya insanlarının sorunlarını fıkralarında işler.

- Fıkralarda ahlaki kurallara sıkı sıkı bağlıdır, ayıplı ve küfürlü cümleler yoktur.

   Hocanın fıkraları 15. yüzyıldan itibaren sözlü kaynaklardan yazıya geçirilmeye başlanmıştır. Bu fıkralar ilk kez 1837 yılında İstanbul'da ''Letaif'' adıyla basılmıştır. İlk resimli Nasreddin Hoca kitabı ise 1869 yılında yayımlanmıştır. 1968 yılındaki bir derlemede Nasreddin Hoca'nın 445 fıkrası yer almıştır. Unesco 1996 yılını, Nasreddin Hoca Yılı ilan etmiştir. Böylece dünyada daha çok yaygınlık kazanmıştır.

  NASRETTİN HOCA'NIN FIKRALARI, Nasreddin Hoca Fıkraları, Nasreddin Hoca hikayeleri, Nasrettin Hoca Fıkraları:

- Kavuk.
- Ya Tutarsa.
- Sakal.
- Bahşiş.
- İpe Un Sermek.
- Hırsızın Hiç mi Suçu yok.
- Parayı Veren Düdüğü Çalar.
- Ye Kürküm Ye.
- Eşek.
- Kim daha büyük.
- Taşınma.
- İnanmazsanız ölçün.
- Fıkra kazan doğurdu.
- Tartı, Kedi.

  Bu fıkralardan birini şimdi yazıp, beraber okuyalım.

       
Nasrettin Hoca kaç yılında doğmuştur

   KAZAN DOĞURDU, Nasrettin Hoca'nın kazan öldü fıkrası, Nasrettin Hoca'nın kazan doğurdu fıkrası kısa, Nasrettin Hoca kazan doğurdu fıkrası yazılı:

   Hoca'nın hanımı bir gün, büyük bir kazana ihtiyaç duyar. Ama evlerinde uygun bir kazan bulamaz. 

   Hanımı Hoca'ya;

- Efendi, git de komşudan kazan isteyiver, der. Hoca komşunun kapısını çalar. Kapı açılınca Hoca ezile büzüle:

- Komşum, şey, şu sizin kazanı bize ödünç verebilir misiniz? Hanım bulgur kaynatacak da, der. Meğer hocanın komşusu cimrinin birisiymiş.

- Veririm Hocam, veririm. Ama işi bitince hemen getir, diye Hoca'yı sıkı sıkı tembihler. 

   Hoca bu sözden çok incinir ama hiç belli etmez. Hoca'nın hanımı işi bitince Hoca'ya kazanı verir:

- Tamam bey, kazanın işi bitti, geri götürebilirsin, der.

   Hoca kazanın içine bir tencere koyarak komşusunun evine gider. Komşusu kazanın içindeki tencereyi görünce merakla sorar:

- Hayrola Hocam! Bu tencere de ne böyle?

- Hiiç! Senin kazan doğurdu da, diye cevap verir Hoca. 

   Bu sözleri duyan cimri komşunun sevinçten gözleri parlar. Tencereyi de kazanı da alır, teşekkür bile etmez.

   Aradan epey bir zaman geçer. Hoca tekrar kazana ihtiyaç duyar. Komşusuna gidip kazanı ister. Komşusu, ''Galiba bizim kazan tekrar doğuracak'' diyerek sevinerek hemen kazanı Hoca'ya verir. Aradan günler, haftalar geçer ama Hoca kazanı geri götürmez. Açıkgöz komşusu kaygılanır. 

'' Umarım kazana bir şey olmamıştır'' diye düşünür. Gider, Hoca'nın kapısını çalar.

- Hocam, hani şu benden aldığın kazan var ya. Onu geri alabilir miyim? diye sorar.

   Hoca üzgün üzgün bakar.

- Ah komşum ah! Üzülmeyesin diye gelip söylemedim. Başın sağ olsun, senin kazan öldü, der.

   Komşusu öfke ve şaşkınlıkla sorar:

- Aman Hocam! Güldürme beni, kazan hiç ölür müymüş? Hoca komşusuna gülümseyerek bakar ve şu cevabı verir:

-A benim akıllı komşum! Kazanın doğduğuna inanıyorsun da, öldüğüne neden inanmıyorsun?

      
Nasrettin Hoca kazan doğurdu fıkrası

   Nasrettin Hoca ile ilgili merak edilen sorular ve cevapları:

* Nasreddin Hoca nerelidir nerede yaşamıştır, Nasrettin Hoca nereli nerede doğdu, Nasreddin Hoca nerede doğdu ve öldü, Nasrettin Hoca nerede ölmüştür, Nasrettin Hoca'nın doğum yeri neresidir, Nasrettin Hoca nerede öldü, Nasrettin Hoca nerede doğmuştur, Nasrettin Hoca nereli idi, Nasreddin Hoca nerede doğdu nerede öldü, Nasreddin Hoca nerede doğdu ve nerede öldü, Nasreddin Hoca nerede ne zaman doğmuştur, Nasreddin Hoca nerede doğdu ve oldu, Nasreddin Hoca nerede vefat etti, Nasreddin hoca nerede doğmuştur, Nasreddin hoca nerede dogdu: Eskişehir Sivrihisar'ın köyünde doğdu, Konya Akşehir'de vefat etmiştir.

* Nasreddin Hoca kaç yılında doğdu, Nasreddin Hoca doğum tarihi, Nasrettin Hoca doğum tarihi, Nasrettin Hoca hangi yılda doğmuştur, Nasreddin Hoca kaç yılında doğmuştur, Nasrettin Hoca'nın doğum tarihi kaçtır: 1208 yılında.

* NASRETTİN HOCA NERELİ ve mezarı nerede: Eskişehir doğumlu, mezarı Akşehir'de.

* Nasrettin Hoca kaç yaşında öldü, Nasrettin Hoca kaç yaşında vefat etti, Nasrettin Hoca kaç yaşındadır, Nasreddin Hoca kaç yaşında öldü: 76 yaşında. 

* Nasrettin Hoca'nın kazan doğurdu fıkrasının konusu nedir: Hayatta her zaman olumlu durumlarla karşılaşmayız, bazen olumsuzluklarla da karşılarız. O yüzden hepsine hazırlıklı olmalı, ona göre her zaman empatiler içinde olmalıyız. Hayatta her zaman kazanan olmayız, bazen kaybedende oluruz. 

* Nasreddin Hoca nereli ve mezarı nerede: Eskişehir doğumlu olup mezar Nasreddin Hoca, Konya Akşehir'dedir. 

   Böyle bilge bir insan olan Nasreddin Hoca, yaptıkları ile zamanında çevresine örnek olmuştur. Onun keskin zekası herkesi şaşkına çevirmiştir. Bir anda verdiği kıvrak cevaplar, dikkatleri üzerine çekmiştir. Hiç bir konuşmasında aşağılayıcı ve argo sözler yoktur. Böyle bir öğretmeni bugünün gençleri örnek alırsa, gelecekte ufukları daha parlak olur. Herkesin Nasreddin Hoca gibi kişisel özelliklere sahip olmasını diler, başka bir yazıda daha görüşmek üzere herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: eskisehirktb site, aksehir site, konyakultur site, nasrettin hoca kimdir, nasrettin hoca kimdir nerelidir, nasreddin hoca doğum yeri, nasrettin hoca'nın 445 fıkrası nedir, nasrettin hoca kaç yaşında vefat etmiştir, nasrettin hoca ne zaman doğmuştur, nasrettin hoca kimdir kısaca ve öz, nasrettin hoca'nın fıkrası, nasrettin hoca'nın kısaca hayatı, nasrettin hoca'nın hikayesi, nasrettin hoca'nın kısa bir fıkrası, nasrettin hoca'nın komik fıkraları, nasreddin hoca hangi yılda doğdu, nasreddin hoca ölüm tarihi ve yeri, nasreddin hoca nerede öldü?, nasreddin hoca doğum ve ölüm tarihi, nasreddin hoca ne zaman doğdu ve nerede doğdu, nasreddin hoca ne zaman doğmuştur, nasreddin hoca'nın mezarı nerededir, nasrettin hoca hangi tarihte doğdu, nasrettin hoca hangi tarihte doğmuştur, nasrettin hoca ne zaman vefat etmiştir, nasrettin hoca ne zaman yaşamıştır, nasrettin hoca nerede vefat etti, nasrettin hoca'nın evi nerededir, nasrettin hocanın mezarı nerededir, nasreddin hoca kac yilinda dogdu, ÖNEMLİ BİLGİLER, nasreddin hoca bilim.

Yeni yıl ne zaman, Yeni yıl hangi gün, Miladi takvim nedir

 Ömrümüzden 1 senemiz daha bitti ve yeni bir yıl geldi, yani yılın başı. Bu yılın başları 2 çeşittir. Biri miladi, diğeri ise hicridir. Biz bu yazımız da miladi takvimi kullanan ülkelerdeki yılbaşından biraz bahsedeceğiz.

   MİLADİ TAKVİM NEDİR kısaca, yeni yıl nedir, yeni yıl ne demektir, miladi takvim özellikleri: Yeni sene demek, yaşanılan yıldan sonraki sene demek. Yani yeni bir yıl, 12 ay demek, 365 gün 6 saat demektir. Bu yeni sene ocak ile başlayıp, aralık ile biter. Aralık ayı geldi mi, kış mevsimi gelmiş demektir. Bir taraftan soğuklar, bir taraftan ise lapa lapa yağan bembeyaz karlar. Yılın son ayı olan aralık gelince ömrümüzden 1 yıl daha geçmiş olmaktadır. Yani her aralık ayının sonuna gelince 1 yaş daha yaşlanmaktayız. 

  Miladi ayların isimleri: Ocak, şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım, aralık.

    

Yeniyıl nasıl yazılır

   Hiç fark ediyor musunuz, yıllar nasılda kolay geçiyor. Bir bakıyorsunuz bir bebek bir anda küçük bir çocuk oluyor, sonra ilkokula gidiyor, sonra orta ve liseye. Daha sonra üniversiteye, sonra evleniyor ve bir bakıyorsunuz ki yaşlanmış oluyor. Hayat çok kısadır, önemli olan bu hayatta mutlu ve huzurlu olmaktır.

   Burada mutluluk derken sadece maddi mutluluktan bahsetmiyoruz. En önemli mutluluk, manevi olandır. Yani bu dünyada manevi olarak neler yaparsak, öbür tarafa giderken onları yanımızda götüreceğiz. Ama maddi olarak kazandıklarımızı öbür tarafa götüremeyeceğiz, onları burada bırakacağız. O yüzden her 2 âlem içinde çalışarak, mutlu olmalıyız.

   Bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyuruluyor:

- ''Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi Âhiret için çalışın''.

   Hadisten de anlaşılacağı gibi hem dünya için, hem de Âhiret için çok çalışmalıyız. Dünyaya dalıp, ahireti asla unutmamalıyız. Çünkü bu dünyada ne kadar misafir olduğumuzu bilemiyoruz, bunu sadece Allah C.C. bilir.

   Her zaman her şeyin hayırlısını dualarımızda Allah'tan isteyelim. Bazen çok para kazanacağız diye hayırsız işlere yönelebiliriz, orada durup düşünelim hemen. Çünkü Kanuni Sultan Süleyman'a kalmayan dünya, bize mi kalacak? Eninde sonunda bizimde gideceğimiz yer, sadece 2 m2 toprak alandır.

   İster 1 eviniz olsun, isterse 1.000 tane eviniz. Sonunda hepsini burada bırakıp gideceğiz. O yüzden ömrümüzü hayırlı işlerle meşgul edelim. Biz çalışalım, rızkı veren Allah'tır, gerisi Allah Kerim'dir. Dünyada kalbimizi maddi duygularla soğutmayalım, çünkü maneviyat olmayınca, bir anlamı olmuyor hayatta yaşamanın. Adeta ruhsuz bir robot gibi dolanır dururuz, dünyada.

   Ayrıca hayatta huzurlu yaşamak istiyorsak, bol bol Allah'a şükretmeliyiz. Allah bizi yiyip içmek için dünyaya göndermedi. Allah C.C bizleri kendisine, ibadet yapmamız için gönderdi. O yüzden hâlimize her zaman şükretmeliyiz. Şükürsüz bir hayat, boşuna geçmiş demektir. Ayrıca şükretmezsek bize verilen nimetlerde elimizden alınabilir, o zaman sıkıntılara gireriz ve nimetlerin kıymetini kaybedince anlamış oluruz.

   Bazen çevremizde insanlar görüyoruz lüks evi ve arabası var ama açım diyor. Evet açlar ama şükürsüzlüğe açlar. Dönüp şöyle bir etraflarına baksalar, gerçekten aç insanları görseler, o zaman hallerine 1.000 kere şükrederler. Ama göz görmek istemeyince, gerisi nafile kalıyor. Şunu asla unutmayalım, bu dünya ve hayat bizlere, büyük bir sınavdır. Kimi çok parayla, kimi hastalıkla, kimi parasızlıkla, kimi de başka yollarla imtihan altındadır. Önemli olan hepimizin bu büyük sınavlardan yüksek puanlar alarak, öbür âleme gitmesidir. Yüksek puanlar almak bir yandan kolay, diğer yandan istemeyenlere zordur. Hepinizin hayırlı puanlar almanızı dileriz.

  Yılbaşı nedir, yılbaşı ne demektir: Yeni yılın ilk ayı olan ocağın ilk gününe denilir.

  Anlamlı yeni yıl mesajları, Yeni yıl mesajı, Yeni yıl sözleri:

- Hepinize sağlıklı, mutlu, huzurlu seneler.

- Yeni yılda herkese başarılar dileriz.

- Yeni yılda herkese mutluluklar dileriz.

- Yeni yılda herkese hayırlı seneler.

- Herkese hayırlı yıllar.

  Yeni yıl ile ilgili merak edilen sorular ve cevapları:

* YENİ YIL HANGİ GÜN: 1 Ocak. 

* MİLADİ YENİ YIL NE ZAMAN: 31 aralıktan sonraki her 1 Ocak.

* Yeni yıl hangi ay: Ocak ayı.

* 31 aralık ne gecesi, 31 aralık hangi gece, 31 aralık gecesi ne gecesi: Yeni yılın gecesi, yılbaşı.

* Yeni yıl ne demek İngilizce, Yeni yıl nasıl yazılır İngilizce: New year

* Yeni yıl nasıl yazılır, yeniyıl nasıl yazılır, yeni yıl ayrı mı yazılır, yeni yıl ayri mi yazılır: Ayrı yazılır yani, yeni yıl olarak.

* Yılbaşı nasıl yazılır TDK, Yıl başı nasıl yazılır TDK, Yılbaşı TDK nasıl yazılır, Yilbasi nasil yazilir, Sene başı nasıl yazılır: Birleşik yazılır, Yılbaşı.

* Yıl sonu nasıl yazılır TDK, Yılsonu nasıl yazılır TDK: Ayrı yazılır, Yıl sonu.

* Yeni yıl ne kadar kaldı: Bugünden itibaren 1 Ocak gününe kaç gün kaldı ise.

* Yeni yıl büyük harfle mi yazılır: Evet Yeni yıl yazılır.

* Yılbaşı hangi gün 2026, Yılbaşı ne günü 2026, Yılbaşı ne zaman 2026, Yeni yıl ne zaman giriyor, Yılbaşı ne zaman başlıyor, Yeni yıl 2026: Perşembe 1 Ocak 2026.

   Bu arada şunu da yazmaktan geçmeyelim. Yeni yıl geldi diye niye seviniyoruz? Çünkü ömrümüzden 1 sene daha gitti. Geriye kaç senemiz, kaç ayımız veya kaç günümüz kaldı bilmiyoruz. O yüzden her yeni yıl gelince sevinelim mi, yoksa üzülelim mi? Bunu biraz daha düşünelim.

   Hepinize cümleten iyi amellerinizin olacağı sağlıklı, mutlu ve huzurlu seneler dileriz. Ömrünüzün kalan kısmının, bugüne kadarki kısmından, daha hayırlı olması dileklerimizi sunarız. Bir başka yazımız da görüşmek dileğiyle, herkese Saygılar...



   Kaynaklar: bir senenin izlenimleri, diyanet site, yeniyıl nedir, yeniyıl hangi gün, yılbaşı gecesi, iyi seneler, iyi yıllar, yeniyıl ne zaman, yeni yıl ne anlama gelir, ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık, GÜNLERDEN, ocak subat mart nisan mayis haziran temmuz agustos eylul ekim kasim aralik.

Dünya Kızılelma Birliği'ni bekliyor, Kızılelma nedir

   1992 yılından beri toplanan ''Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirveleri'' Türk Devletleri, aralarındaki işbirliği teşvik etmek amacıyla uluslararası bir örgüt olarak 2009 yılında kurulmuştur. 16 Eylül 2010 tarihinde ise İstanbul'da düzenlenen son zirvesinde Türk Konseyi'nin kuruluşunu, resmen ilan ettiler. Kuruluşun öncelikleri ve yol haritası ortaya konulmuştur. 

   DÜNYA KIZILELMA BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR

   Türk devletleri teşkilatı ne zaman kuruldu, Türk devletleri teşkilatı nedir: Türk Konseyi 7 tane zirve yaptıktan sonra, 8. zirvesini 12 Kasım 2021'de İstanbul'da yaptı. Bu zirve toplantısına Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Macaristan katılmıştır. Bu zirvede liderler Türk Konseyi ismini ''Türk Devletleri Teşkilatı'' olarak değiştirip, kurumun geleceğini ilgilendiren bir dizi önemli konuda kararlar aldılar. 

   Bizim için Kızıl elma haritası, Türk devletleri teşkilatı haritası, Türk devletleri teşkilatı bayrağı, Tüm Türk devletleri haritası, Kızılelma haritası, Türk devletleri teşkilatı bayrakları, şu resimle başlar ve dünyada 70 ülkeye ulaşabilir.


Türk Devletleri Teşkilatı
   
   Kısa teknik bilgileri yazdıktan sonra İletişim Başkanlığı'nın bestelediği Kızıl Elma Marşını yazalım, sonra analizimize devam edeceğiz.

   KIZILELMA NEDİR?

   Kızılelma ÜLKÜSÜ nedir, hedef Kızılelma ne demektir, Kızıl elma ülküsü nedir kısaca, hedef kızıl elma nedir, Kızıl elmanın anlamı, Kızıl elma anlayışı nedir, İstikamet Kızıl elma ne demek tarih, Kızıl elma ne anlama gelir, Kızılelma nedir tarih, Kızılelma anlamı nedir, Kızıl elma nedir tarih, Türklerde Kızıl elma nedir, hedef Kızıl elma ne demek, Kızıl elma nedir kısaca, Kızılelma nedir Osmanlı, gelecek Kızılelma nedir, Kızıl elma neyi anlatır, Kızıl elma neresidir, hedef Kızıl elma anlamı nedir, Kızılelma neresidir, Kızıl elma neresi oluyor, hedef Kızılelma nedir, Kızıl elma neden önemli, Kızıl elma sembolü ne anlama gelir, Kızılelma teşkilatı nedir, Kızılelma nerededir, Kızılelma neyi simgeler, Kızıl elma nedemektir, Kızıl Elma nedir Türk, Kızılelma ne anlama gelir, Kızılelma anlayışı nedir, Kızılelma amacı nedir, Kızıl elma nerededir?

   İletişim Başkanlığı ''Kızıl Elma'' Marşı besteleyip şunları bildirmiştir. 

   Bizim için Kızıl Elma, büyük ve güçlü Türkiye'dir. Malazgirt'ten 15 Temmuz'a destanlar yazan milletimizin kutlu yürüyüşüdür. Kızıl Elma, gölgesinde nice mazlumun serinlediği ulu bir çınardır. Cebeli Tarık'tan Hicaz'a, Balkanlardan Asya'ya tüm insanlığın hasretle beklediğidir.

   Kızılelma resmi için bir örnek şöyledir.

     
Kızıl elma neyi anlatır

   KızılElma Marşı'nın Sözleri, Kızıl elma şiiri, Kızılelma sözleri, Kızıl elma sözleri, Kızıl elma marşı sözleri:

Canlar canının yolunda ancak / Kızıl elma hedefine ulaşılacak / Vadedilmiş olan ilahi nur Hak / Ebedi mutlak hakim olacak.

Kızıl elmanın fethiyle ancak / Yeryüzü sükun huzur bulacak / Geliyoruz ey şanlı al bayrak / Vatan aşkıyla her köşe bucak.

Arşa yükselsin tekbir sesleri / Allah-u Ekber arş ileri / Türk'ün askeri candır siperi / Kahraman ordumun onur izzeti.

Arşa yükselsin tekbir sesleri / Allah Allah diyerek dönmeyiz geri / Vur ki inlesin zalimin sesi / Yedi cihan duysun hür sesimizi.

Şanlı Türkiyem al bayrağına / Bağlıyız gönülden canım vatana / Başlar koyar yoluna tüm cihanda / Şu çılgın Türkler hilal uğruna.

Haydi Türkiyem Allah aşkına / Tarihe bir daha damga vurmaya / Ey aziz millet vatan namına / Yeniden nesillere ilham olmaya.

Malazgirt'te şahlanan Sultan Alparslan / Kuruluş'ta Osman Gazi oluyor bu kan / Fetihlerle müjdelenen Sultan-ı Cihan / Çanakkale meydanında çocuk kahraman.

Nesebinden geliyor yine aynı kan / Dirilişle yeniden yazıyor destan / İ'la-yi Kelimetullah bekliyor cihan / İstikamet kızıl elma vermeyiz aman.

Malazgirt'te şahlanan Alparslan gibi / Zaferlerle tarih yazan ecdadım gibi / Çağ kapatıp çağ açan ceddimiz gibi / Hedefimiz kızıl elma marş ileri.

   İletişim Başkanlığı'nın hazırladığı ''Kızıl Elma'' marşının klibide vardır, dinleyebilirsiniz.

  TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI'NI ileride daha da genişletip adını ''Kızıl Elma Birliği'' yapabilir miyiz diye düşününce, bizlere güzel bir fikir geldi ya sizce?

 Peki bu Kızılelma Birliğinde kimler olabilir?

- Dünya'daki tüm Türk Devletleri.

- Dünya'daki tüm Müslüman Ülkeler.

- Dünya'da bizle beraber olmak isteyen, tüm Mazlum Ülkeler.

         
Kızılelma nerede

   Böyle bir birliği kurabilirsek, ileride bu birliği ne Avrupa, ne Amerika, nede başkaları kolay kolay yakalayamaz. Bu birlik, dünyada yaklaşık 2 milyar insanı içine alan devasa bir birlik olabilir. Nerede bir mazlum görürse hemen onun yanında yer alacak, nerede bir ülkeyi birileri sıkıntıya sokmaya çalışırsa, onların karşısında bir dağ gibi duracaktır.

  Peki bu Kızılelma Birliği neler yapabilir?

- Ortak bir ordu kurup, hangi ülkenin başı sıkışsa ona yardım etmek.

- Karşılıklı olarak ülkelerde yatırımlar yapmak.

- Karşılıklı ticaret hacimlerini büyütmek.

- Ortak para birimi kullanılabilir, aynı Avrupa'daki Euro örneği gibi.

- Ortak para olmazsa, ülkelerin birbirleri ile alışverişinde yerel paralar kullanmak.

- Savunma sanayisi için ortak çalışmalar, üretimler yapmak.

- Ulaşım yollarında kolay bağlantılar yapmak.

- Eğitim birlikteliği ile dünyada önemli ''Bilim İnsanları'' çıkarmak.

- Sağlık sektöründe önemli ilaç ve makineler tasarlayıp, seri üretmek.

- Ortak bankacılık sistemi kurulup, zor durumda olanlara teminat gösterilerek borçlar verilmeli.

- Ülke vatandaşlarının birbirine 15 günlük ziyaretlerinde vize olmamalı.

- Gıda üretimleri için ülkeler birbirlerine yardım etmeli.

- Eğer birlik ülkelerin birinde kuraklık veya soğukluk olursa, diğerleri gıda yardımı yapmalı.

- Yeraltı madenlerinin çıkartılmasında, birlik üyeleri birbirine yardım etmeli.

- Kendi ortak sosyal medya şirketlerini kurması, manipülasyonları engellemek için.

- Teknolojik büyük marka firmaların oluşturulması.

- Yazılım anlamında büyük ortak markaların oluşturulması.

- Ortak bir marka ile yolcu uçağı yapan marka firma oluşturmak.

- Kudüs'ün korunması için, askeri birlik oluşturulur. 

   Bu öneriler devam edebilir..vs..kısaca bu öyle bir birlik olmalı ki, yabancılara muhtaç olmamalı, dışarıya bol ihracat yapıp, büyümeli. Hepimizin hayali budur. Bunlar olursa dünyaya huzur, mutluluk ve kardeşlik duygusu gelir.

   Kızıl elma nasıl yazılır, Kızılelma nasıl yazılır: Birleşik yazılır, Kızılelma olarak.

   Bop nedir, Bop ne demektir, Bop projesinin amacı nedir, Bop projesi kime aittir, Bop amacı nedir: Bize göre BOP, Büyük Osmanlı Projesidir. Yani dünyada kaybolan huzur ve güvenin Osmanlı Ruhu ile geri gelmesidir. Buda ancak dünyada Kızılelma Birliği kurulması ile olacaktır. Dünya mazlumları BOP olmasını çok istiyor, çünkü herkes huzura hasret kaldı.

   Bop eşbaşkanı ne demektir, BOP eş başkanı ne demektir: Dünyaya huzuru getirecek 70 ülke ve 2 milyar insanların Başkanları demektir.

   Bop Türkiye ne demek: Bu 70 ülkenin lideri ve abisi olan, Türkiye demektir.

   Yazımızın sonuna geldik, başka bir yazımızda daha görüşmek üzere, herkese Saygılar... 30-12-2021


NOT 1: Bu yazımızı 2021 yılında hazırlamıştık. Bugün 7 Ağustos 2026 ve Türkiye Suudi Arabistan Pakistan Anlaşması, Türkiye Pakistan Suudi Arabistan ittifakı antlaşması, Mekke ortak savunma ittifakı, Mekke ortak savunma anlaşması, Türkiye Pakistan Suudi Arabistan Mekke anlaşması, Türkiye Suudi Arabistan Pakistan ittifakı, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak savunma anlaşması, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan ittifakı, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan ittifakı, Mekke anlaşması imzalandı. 

Buna göre Mekke Savunma anlaşması nedir, Mekke Savunma anlaşması ne demektir, Türkiye Mekke anlaşması nedir, Türkiye Mekke anlaşması ne demektir, Mekke anlaşma nedir, Mekke anlaşması ne demektir, Mekke antlaşması nedir, Mekke antlaşması ne demektir gibi soruların cevabı ortaya çıktı. Bizim 5 yıl önceki yazımızı okuyup, sonra bu anlaşmanın maddelerine bakarsanız nelerin olacağını kolayca görürsünüz.



   Kaynaklar: iletisim başkanlık, turkkon site, bekliyoruz kızılelma birliği'ni, dünya kızıl elma birliği'ni bekliyor, kızılelma nerde, hedef kızıl elma'' sözleri, ANALİZLER, türklerin kızıl elması.

Mevlana'nın kısaca hayatı, Mevlana türbesi hangi ildedir

   Mevlana gerçek ismi, Mevlana gerçek adı, Mevlananın gerçek adı ve Mevlana nerede doğmuştur, Mevlana Celaleddin Rumi kısaca hayatı, Kısaca Mevlana'nın hayatı ve eserleri kısaca, Mevlana Celaleddin Rumi kimdir kısaca, Mevlana'nın hayatı kısaca, Mevlana kısaca hayatı, Mevlana Celaleddini Rumi hayatı Mevlana nerede doğdu nerede yaşadı, Mevlana Celaleddin Rumi hayatı kısaca, Hz Mevlananın hayatı?

   Mevlana tam ismi, Mevlananın gerçek ismi, Mevlana Celaleddin Rumi gerçek adı Muhammed Celâleddin olup Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî adıyla bilinir. 

   Mevlana ne zaman doğmuştur, Mevlana ne zaman doğdu, Mevlana nerelidir, Mevlana Celaleddin Rumi nerede doğmuştur, Mevlana kaç yılında doğdu, Mevlana kaç yılında doğmuştur, Mevlana doğum yeri, Mevlana nerede dogdu: Mevlana bugünkü Afganistan'ın Horasan yöresinin Belh Şehrinde 30 Eylül 1207 yılında doğmuştur. Babası Âlimler Sultanı (Sultânü'l-Ulemâ) ünvanlı Muhammed Bahâeddin Veled, annesi ise Mümine Hatun'dur. 

   MEVLANA'NIN KISACA HAYATI, Mevlana'nın hikayesi kısaca, Mevlana hayatı kısaca nedir?

   Mevlananın hayatı kısaca özeti, Mevlana'nın hayatı kısaca özeti, Mevlananın hayatı özeti, Mevlananın kısa hayatı, Mevlana nın hayatı kısaca, Hazreti Mevlana kimdir kısaca hayatı, Mevlana nın hayatı özet, Mevlananin hayati kisaca, Hz Mevlana kimdir, Mevlana nın hikayesi kısa, Mevlana nin hikayesi, Mevlana nın kısaca hayatı, Mevlana hakkında bilgiler, Konya Mevlana hakkında kısa bilgiler:

   Bahâeddin Veled bazı durumlardan dolayı ailesi ve yakın dostları ile Belh şehrinden ayrılıp, ilk olarak Nişâbur'a gelmiştir. Burada Mutasavvıf Feridüddin Attar ile karşılaşmıştır. Mevlânâ  Attar'ın dikkatini çekip, takdirlerini almıştır. Sultânü'l-Ulemâ Nişâbur'dan Bağdat'a, oradan Hac için Kâbe'ye sonra Şam'a uğrayıp belirli yol güzergahlarını geçtikten sonra Lârende'ye (Karaman) gelmiştir. Bahâeddin Veled burada kendisi için yaptırılan medresede 7 yıl kalmıştır.

   Bilinen Mevlana görseli, Mevlana resmi şöyledir.


Mevlana nerede doğmuştur

   Mevlana'nın çocukları, Mevlana nın çocukları, Mevlana'nın kaç çocuğu vardır, Mevlananin kac cocugu var: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Karaman'da Gevher Hatun ile 1225 yılında evlendi. Bu evlilikten 2 erkek çocuğu oldu, Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi isimli. Gevher Hatun'un vefat etmesi üzerine daha sonra Kerra Hatun'la ikinci evliliğini yapıp, bu evlilikten de Emir Âlim Çelebi ve Melike Hatun isimli çocukları olmuştur. 

   Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat Konya'yı ilim ve sanat merkezi haline getirmişti. Sultan Alâeddin, Bahâeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet edip, buraya yerleşmesini istedi. Bunun üzerine Bahâeddin Veled Konya'ya gelerek Altunaba (İplikçi) Medresesi'ne yerleşip, burada vaazlar vermeye başladı. Gittikçe ünü artan Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 tarihinde 85 yaşında Konya'da hakkın rahmetine kavuşmuştur. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'na defnedildi.

   Mevlana hangi şehirde yaşamıştır, Mevlana nerede yaşadı, Mevlana nerede yaşamıştır: Hayatının çoğunu Konya'da yaşamıştır.

   Konya Mevlana Türbesi hangi ilçede, Mevlana Müzesi hangi ilimizdedir, Mevlana hangi ilçede, Konya Mevlana hangi semtte, Mevlana hangi ildedir, Mevlana hangi ilimizdedir, Mevlana nerededir, Mevlananin mezari nerede, Mevlana'nın mezarı nerededir: Konya ili Karatay ilçesi.


Mevlana Müzesi hangi ilimizdedir

   Sultânü'l-Ulemâ vefat edince talebe ve müridleri Mevlânâ'nın etrafında toplanıp ondan vaazlar dinliyordu. Medrese dolup taşmaya başlamıştı. Mevlânâ hayatında 2 kez tahsil amacıyla Halep ve Şam'a gitti. Dostluk ve arkadaşlık Mevlânâ'nın dilinde güzel nitelendirmeler bulmuştur. Örneğin bir tanesi şöyledir. ''Dost ol, sayısız dost gör. Dostun olmazsa, yardımsız kalırsın''.

   Mevlana ile Şems'in tanışması: Mevlânâ daha sonra 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile tanışmıştır. Tanışması hayatında bir dönüm noktası olmuştur. Camilerde vaazlar ve medreselerde ders vermeler Mevlânâ'nın hayatını değiştirip, Şems ile bol vakit geçirmiştir. Bundan Mevlânâ'nın bazı müritleri rahatsız olup Şems'in gitmesine sebep olmuştur. Bunun üzerine Mevlânâ adamlar gönderip, Şems'in geri dönmesini sağlamıştır. Ancak bazıların yine rahatsız olması nedeniyle Şems 1947 yılında bir daha dönmemek üzere Konya'dan ayrılır. Mevlânâ'da Divan adlı eserini Şems'e ithafen yazmıştır.

   Mevlana Müzesi hangi ildedir, Mevlana Müzesi hakkında kısa bilgi, 17 aralık Mevlana.

   Mevlana kaç yaşında vefat etti, Mevlana kaç yılında vefat etti, Mevlana kaç yılında öldü, Mevlana kaç yaşında oldu, Mevlana nerede vefat etti, Mevlana nerede öldü: Hayatını ''Hamdım, piştim, yandım'' sözleri ile anlatan Mevlânâ 17 Aralık 1273 günü 66 yaşında Konya'da vefat etmiştir. Cenaze namazını Sadrettin Konevi kıldıracaktı ama çok sevdiği için bayıldı, yerine namazını Kadı Siraceddin kıldırdı. Daha sonra Mevlânâ'nın oğlu Sultan Veled, babasının mezarı üstüne türbe yaptırmak isteyenlerin ricalarını kabul etmiştir. ''Kubbe-i Hadra'' (Yeşil Kubbe) denilen türbe dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yaptırılmıştır. 

  Mevlana Türbesini kim yapmıştır: Mimar Tebrizli Bedrettin.

  Mevlana ne zaman yaşadı, Mevlana hangi dönemde yaşadı, Mevlana kaç yıl yaşadı, Mevlana hangi yıllarda yaşadı, Mevlana hangi dönemde yaşamıştır: 1207 ile 1273 arasında 66 yıl yaşadı. 

  Mevlana hangi ilimize aittir: Konya.

  Mevlana Müzesi'nde Kimler Yatıyor, Mevlana'nın yanında yatanlar, Mevlana Türbesinde kimler yatıyor: 

- Yeşil kubbenin tam altında Mevlana'nın ve oğlu Sultan Veled'in mezarları yer almaktadır.

- Mevlana ve babası Bahaeddin Veled'in soyundan gelme, on tanesi hanımlara ait olmak üzere 55 adet mezar bulunmaktadır.

- Hüsameddin Çelebi, Selâhaddin Zerkûbî ve Şeyh Kerimiddin gibi Mevlevilikte makam sahibi olmuş on kişiye ait toplam 65 mezar vardır.

- Avlunun doğusunda Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri vardır.

   Müzedeki sanduka resimleri, sanduka resmi, Mevlana türbe resmi, Mevlana Müzesi resimleri, Mevlana Müzesi Yeşil Türbe resmi, Mesnevi resmi, Mevlevi resmi, Sema gösterisi resmi, Semazen resimleri yazımıza eklenmiştir.

   MEVLANA TÜRBESİ HANGİ İLDEDİR, Mevlana hangi ilindir, Mevlana hangi ilimizindir, Mevlana türbesi hakkında kısa bilgi nedir?

   Mevlana Türbesi hangi ilimizdedir, Mevlana'nın kabri nerede, Mevlana Celaleddin Rumi kabri nerede, Mevlana kabri nerede, Mevlana nın kabri nerede, Mevlana'nın naaşı nerededir, Mevlana'nın naaşı nerededir? Mevlevi Dergâhı ve Türbe 1926 yılında ''Konya Asâr-ı Atîka Müze'' si olarak hizmete başlamıştır. 1954 yılında ise ismi Mevlânâ Müzesi olarak değiştirilmiştir. Müze'nin alanı ve bahçesi toplam 6.500 m2 iken, istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen yerlerle beraber toplam büyüklüğü 18.000 m2 ye ulaşmıştır.


Mevlana hangi ilindir

Mevlana Müzesi Resmi.

Mevlana Müzesi hangi ildedir

Müze Mevlana Konya

Mevlana Türbesi hangi ilçede

   Mevlana haftası ne zaman, Mevlana anma günü, Şab-i Arus hangi gün, Mevlana'yı anma haftası, Şeb-i Arus ne zaman, Mevlana haftası hangi gündür?

   Mevlânâ ölüm gününü ilâhi sevgiliye kavuşması olarak görmüştür. Yani Allah'a kavuşacağı gün demektir onun için. Bu yüzden öldüğü güne düğün günü veya düğün gecesi anlamına gelen ''Şeb-i Arûs'' denilmekte olup, her yılın 17 Aralığın haftasında ''Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri'' Konya'da düzenlenmektedir.

Mevlana kimdir kısaca

  Hz. Mevlânâ'nın Vasiyeti Şöyledir:

   '' Ben size, gizli ve aleni, Allah'tan korkmanızı, az yemenizi, az uyumanızı, az söylemenizi, günahlardan çekinmenizi, oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi, daima şehvetten kaçınmanızı, halkın eziyet ve cefasına dayanmanızı avam ve sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak bulunmanızı, kerem sahibi olan salih kimselerle beraber olmanızı vasiyet ederim. Hayırlısı, insanlara faydası dokunandır. Sözün hayırlısı da az ve öz olanıdır. Hamd, yalnız tek olan Allah'a mahsustur. Tevhid ehline selam olsun''.


Mevlana Celaleddin Rumi kabri nerede

  Hz. Mevlana Celaleddin Rumi Eserleri Nelerdir, Mevlana'nın Eserleri Nelerdir:

- Mevlana Mesnevi nedir: 6 citlik bu eserde Mevlânâ tasavvufi fikir ve düşüncelerini farsça olarak, birbirine ulanmış hikayeler halinde anlatmakta olup, 25.618 beyitten oluşmaktadır. İslam kültürünün en önemli kaynaklarından biri olarak gösterilmektedir.

- Dîvân-ı Kebir: Çeşitli konularda söylediği şiirlerinin tamamı bu divanda olup, dili Farsça olmakla beraber, içinde Türkçe, Arapça ve Rumca şiirlere de yer verilmiştir. Bu eseri Şems'e ithafen yazmıştır. Eser gazel ve rubâilerden meydana gelmektedir. Beyit sayısı 40.000 in üzerindedir. 

- Mektûbât: Hükümdar ve yöneticilere nasihat, ayrıca kendisine sorulan dini ve ilmi konulara açıklayıcı cevaplar vermek için yazdığı toplam 147 adet mektuplara denir. Normal konuşma dili ile yazmıştır. 

- Fîhi Mâ Fîh: 61 bölümden oluşan bu eseri oğlu Sultan Veled veya başka bir müridi tarafından kaleme alınmıştır. Eserde Mevlânâ'nın çeşitli meclislerde yaptığı sohbetler yer almaktadır. Eserde bazı siyasi olaylara da değinilmiştir, gerisi cennet, cehennem, mürşid, mürid, aşk ve sema konuları üzerinedir.  

- Mecâlis-i Seb'a: Mevlânâ'nın yedi meclisinin, yedi vaazının toplanmasıyla yani vaaz ve sohbetlerinde yaptığı konuşmaların toplanmasıyla oluşmuştur.

   Hz Mevlana'nın en önemli eseri nedir ve bugün türbesi hangi ilimizdedir: Eseri Mesnevi ve Konya ili.


Mevlana Mesnevi nedir

   Mevlana'nın 7 Öğüdü, Mevlana nın sözleri, Mevlana sözleri, Mevlana nın 7 öğüdü ve anlamları, Mevlana dan ibretlik sözler, Mevlana nin güzel sözleri, Mevlana nın öğütleri ve anlamları, Mevlana'nın sözleri, Mevlana öğütleri, Mevlana'nın 7 öğüdü nedir, Mevlana'nın 7 öğüdü nelerdir, Mevlana'dan 7 öğüt, Mevlana'nın öğütleri:

- Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.

- Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

- Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

- Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

- Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol.

- Hoşgörülükte deniz gibi ol.

- Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Bazı Kelimelerin Anlamları 

MEVLANA nedir, Mevlana ne demektir: Efendimiz anlamında ki bilginler için kullanılır. Bunun dışında Hüdavendigâr, Hünkâr, Hazret-i Mevlânâ, Şeyh, Molla-yı Rumi ve Hazret-i Pir ünvan isimleri ile de anılmıştır.

RÛMÎ nedir, Rumi ne demektir: Anadolu'lu demektir. 

KONEVİ nedir, Konevi ne demektir: Konya'lı.

MEVLEVİLİK nedir kısaca, Mevlevilik ne demektir: Tamamen sevgi ve hoşgörü üzerine kurulmuş bir müessese olup, Hz. Mevlânâ yaradana gönül veren bütün dünyadaki yaratıkları yaradandan ötürü sevmemiz gerektiğini söyleyip, bizlere de sevgiden söz etmeyi öğreten bir aşk piridir.

   Mevlânâ Aşkın efendisidir, Aşkta yok olmuştur, Bizzat Aşkın kendisidir. Aşkın ne olduğunu soranlara ise şunu demiştir.

- Benim gibi ol da bil, ister nur olsun, ister karanlık, o olmadıkça, onu tamamiyle bilemezsin, buyurur.

   Hazret-i Mevlânâ ve Hazret-i Pîr saygı kitapları, Anadolu ve Mevlevi çevrelerinde çok tercih edilmiş olup, bugünlerde Pakistan ve İran'da ''Mevlevi'', Batıda ise ''Rumi'' ünvanları, Mevlânâ'yı anmak için yeterli olmaktadır.

   Mevlevîlik deyince ilk akla gelen semâ, lügatte işitmek anlamında olup terim olarak ise, mûsikî nağmelerin dinlerken vecde gelip hareket etmek, kendinden geçip dönmektir. Hz. Mevlânâ zamanında belli bir nizama bağlı kalmaksızın dini ve tasavvufi bir coşkuyla icra edilmiştir sema gösterisi. Sembolik olarak, kâinatın oluşumunu, insanın âlemde dirilişini, yaradana olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip ''İnsan-ı Kâmil''e doğru yönelişini ifade eder, Sema.

  Sema Töreni başından sonuna kadar bir çok aşamada mistik anlamda semboller taşımakta olup bunlar şöyledir, Sema gösterisi nasıl yapılır, Sema gösterisi neden yapılır, Sema Gösterisi ile ilgili bilgiler, Sema Gösterisi anlamı:

- Sema esnasında dönmek: Tüm mekân ve yerlerde Allah'ı seyretmeyi temsil eder.

- Ayak Vurmak: Nefsin sınırsız ve doyumsuz isteklerini ayaklar altına alıp ezmek ve onunla mücadele ederek, nefsi mağlup etmektir.

- Kollarını yana açmak: En mükemmele yönelik acziyettir.

- Sağ elin yukarı, sol elin ise aşağı doğru kollar açık bir hale gelmesi: Sağ elle Allah'tan feyz alıp o'ndan başkasına yüz çevirmek ve sol elle bu feyzin dağıtılması anlamına gelmektedir.


Sema Gösterisi nasıl yapılır

   Semazen nedir, semazen ne demektir, semazen nedir ne demektir: Sema yapan kişilere denir.

   Semazen neden döner: Semazenlerin kıyafet ve hareketlerinin anlamları vardır. Giydikleri beyaz kıyafete tennure ismi verilip, kefeni simgeler. Başındaki sarık sikke olarak adlandırılıp, mezar taşını simgelemektedir. Semazenin üzerindeki siyah hırka ise mezar anlamına gelip, yeniden doğuşu simgeler. Sema gösterilerinde 4 kere selam verilir. Bu selamlar İnsan-ı Kamil olma yolundaki 4 mertebeyi temsil etmektedir. Bu mertebeler şeriat, tarikat, marifet ve hakikat kapısıdır. Semazen gösterisi Konya, manevi hisler verir. Semazen görseli şöyledir.

Semazen Gösterisi

   Yolunuz Konya'ya düşerse mutlaka Mevlânâ Müzesine yani Mevlâna'nın Türbesini mutlaka ziyaret edin, bu sizlerin manevi hayat düşünceleriniz için iyi gelebilir. Ziyaretlere değinmişken, Kabir Ziyaretleri, Türbe Ziyaretleri ve Adapları üzerine de biraz yazmak istedik. Çünkü bu konu çok önemli. Dünya hayatı gelip geçicidir, kimi çok fakir, kimi ise kocaman bir servet bırakarak bu dünyadan gidecektir. Önemli olan dünyada bıraktığımız hayırlı amellerdir. Bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyurulmuştur. ''İnsan ölünce, şu üç ameli dışında bütün amellerinin sevâbı kesilir: Sadaka-i câriye, kendisinden istifâde edilen ilim, arkasından duâ eden hayırlı evlâd''.

   Türbe, Kabir Ziyaretleri Nasıl Olmalı ve Adapları Nelerdir?

   Mezarlıkların ziyaret edilip, ölümün hatırlanması ve mezarlıklarda yatanlardan ibret alınması, dinimizin tavsiye ettiği konulardandır. Türbe , yatır veya evliya kabristanlarını ziyaret eden kişiler, ahireti hatırlamalı, dünyanın gelip geçici olduğunu ve bir gün sıranın kendisine de geleceğini bilmelidir. Burada yatanlara dualar edip, Kur'an-ı Kerim okuyarak sevabını onların ruhlarına bağışlarsa iyi olur. 

  Mezarlığa girince okunacak dua, Mezarlığa girince dua, Mezarlığa girince hangi dua okunur, Mezarlığa girince ne okunur, Mezarlığa girince ne okunmalı, Kabristana gidince okunacak dua, Mezarlığa girerken okunacak dua nedir: Mezarlıklara girerken Fatiha'dan sonra 11 ihlâs suresi okuyup, oradakilere bağışlarsak, bunun sevabı belki de orada yatan herkese ulaşabilir.

   Türbe ve kabir ziyaretlerinde dinimiz İslâm'ın özüne  ve tevhit anlayışına ters düşen, itikâdi bakımından da zararlı olan davranış ve tutumlardan da uzak durulmalıdır. Dinimiz kabir ziyaretleri ile ilgili bazı ölçüler koymuş olup, bunlardan sakınılmalıdır. Maddeler halinde yazalım bunları.

- Türbelerde yatan kişileri beşer üstü varlıklar görüp, bu kişileri Allah ile kendi arasında aracı kılmak. (Bunlar Allah'ın sevgili kullarıdır, bunların Allah'a sözü geçer, Allah C.C. bu zatları geri çevirmez gibi fikirler akla gelmemelidir).

- Bez ve çaput bağlamak, mum yakmak.
- Ziyaretleri dinî bir vecibe gibi saymak.
- Mezarlıklarda yatanlar adına kurban kesmek.
- Türbelere ve orada yatanlara adaklar adamak.
- Kabir başında yüksek sesle ağlayıp, gürültü yapmak.
- Yiyecek maddeleri, şeker gibi, dağıtarak onlardan yardım dilemek.
- Kabir veya türbe etrafını tavaf etmek.
- Kabrin çevresinde bulunan taşları ve demirleri öpmek.
- Türbelerde yatarak çeşitli maddî veya manevî hastalıklara şifalar beklemek.
- Kabir veya türbenin etrafına araba, ev gibi şekiller çizip, bunlara sahip olmayı istemek.
- Türbelere emekleyerek veya eğilerek girmek.
- Kabir ve türbelerin etrafında çalgı aletleri ile çeşitli eğlenceler düzenlemek.

Mevlana'nın kabri nerede

   Yukarıda yazılan davranış ve sözler, Müslüman'a yakışan davranışlar değildir. Ölen kişilerden medet ummak ve bir şeyler beklemek insanı şirke düşürebilir. Şirk ise Allah'ın bağışlamayacağı tek günahtır. Bununla ilgili Nisa Suresi 116. ayeti kerimede Allah C.C. şöyle buyurmuştur. ''Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar; Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır''.

Mevlana Türbesinde kimler yatıyor

   Mezarlıklar bizim ibret almamız gereken yerlerdir. Buralarda önceden dünyada yaşamış nice insanlar vardır. Kimi çok fakirdi, kimi normal, kimi ise çok zengin. Hepsinin buluşma noktası mezarlıklar oldu. O yüzden mezarlıkları ziyaret edip dualar okuyup, Kur'an-ı Kerim okumalıyız. Mezarlıkları gördükten sonra ise kendimize çeki düzen vermeliyiz. Mezarlıklarda 2-3 kişi bir araya gelip, laubali konuşmalar yapılmamalı.

   Mezarlıklarda konulan banklara oturup, ayak ayak üstüne atılmamalı. Ayrıca mezarlık veya türbelere gidip büyüklük taslar gibi el ve kol hareketleri yapmak (eller cepte veya kolları arkaya götürüp elleri bağlamak gibi), yüz mimikleri ile de bunları desteklemek biz fâni insanlara yakışmaz. Bu tarz davranışları asla yapmamalıyız. Yapanlar da varsa şunu asla unutmamalı, Kanuni'ye kalmayan dünya sana mı kalacak !? Dolayısıyla hepimizin gideceği yerin sadece 2 m2 bir toprak parçası olacağını asla unutmayalım. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi âhiret için çalışmaya devam edelim.

Mevlana kabri nerede

   Bu dünyada bol sevaplar kazanarak, kalan ömrünüzün hayırlı ve sağlıklı olmasını dileriz.

   Mevlana ile ilgili merak edilen bazı sorular ve cevapları:

* Mevlana Celaleddin Rumi hangi dönemde yaşadı: 1207 ile 1273 yılları arası.

* Mevlana nasıl biridir, Mevlana ne demek, Mevlana ne çağrıştırıyor, Mevlana bize neyi çağrıştırır, Mevlana denilince akla ne gelir, Mevlana deyince neyi çağrıştırır, Mevlana neyi temsil ediyor, Mevlana neyi cagristirir: Alim, tasavvuf ehli, ilim insanı, hoşgörülü, barışçıl ve saygılı.

* Mevlana Hazretlerinin babasının mezarı neden ayaktadır, sandukası ayağa mı kalkmıştır, Mevlana'nın babasının mezarı, Mevlananin babasinin mezari: Kanuni zamanında Mevlana'nın sandukası eskidiği için yenisi yapılmıştır. Yeni yapılan sanduka mermerdendir. Eski sandukanın üzerinde Mesnevinin bölümleri ve Kurandan ayetler olduğu için sanduka kenara dik olarak bırakılmıştır.

* Mevlana Mesnevi ne anlatır: İçinde binlerce ibret verici hikayeler ile insan ve toplumu anlatır.

   Not: Mevlana hakkında daha detaylı bilgileri, Mevlana Dizisi seyrederek öğrenebilirsiniz. Ayrıca Konya plaka kodu, Konya il plaka kodu, Konya plaka kodu kaç 42, Konya telefon kodu, Konya telefon alan kodu, Konya tel kodu, Konya'nın telefon kodu, Konya alan kodu 0332'dir.

   Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, herkese Saygılar...



   Kaynaklar: konya valilik, aa site, konyakutuphane site, kültür portalı site, trt avaz site, dergi diyanet site, aregemktb site, konya mevlana cami yol tarifi için mevlana müzesine bakınız, mevlana nın hayatı kısaca 6 sınıf, ÖNEMLİ BİLGİLER, mevlana'nın kısa hayatı.

18 Ocak 2026 Pazar

Eyt nedir açılımı, Dünyada emeklilik yaşları, Eyt açılımı

   Bugünkü analiz yazımızın konusu EYT NEDİR AÇILIMI üzerine olacaktır. 

   Peki EYT AÇILIMI nedir, Eyt nedir, şartları nelerdir, Eyt ne demektir, Eyt nedir kimleri kapsıyor, Emeklilikte yaşa takılanlar nedir, Emeklilikte yaşa takılanlar ne demek, Eyt anlamı ney, eyt nin açılımı nedir, Eyt anlamı nedir, Eyt ne demek kimleri kapsıyor önce buna bir bakalım. Sonra adım adım gelişmeleri yazalım. 

    Eyt, Emeklilikte Yaşa Takılanlar demek olup, 8 Eylül 1999 yılında yürürlüğe konulan 4447 sayılı yasa ile emeklilikte aranan 2 şartın yanına 3. bir şartın ilave edilmesi ile oluşan duruma Eyt denir. Normalde sigortalılık süresi (erkek için 25, kadın için 20 yıl) ve prim ödeme (5000/5975 gün) şartları vardı, bunun yanına yaş şartı da (erkek için 60, kadın için 58) getirildi.

       

Eyt nasıl olabilir


   Türkiye'de ortalama emekli yaşları, Türkiye de emeklilik, Türkiye emeklilik yaşı 1976 ile 1988 arası sigortası başlayan erkeklerde 44-50 yaş arası, 1981 ile 1988 arası sigortası başlayan bayanlarda ise 38-45 arası idi. 

   1976 yıl öncesinde sigortası başlayan erkekler için yaş şartı yoktu, 5000 günü tamamlayıp, sigortalılık süresi 25 olanlar emekli oluyordu. 1981 öncesinde sigortası başlayan bayanlar içinde yaş şartı yoktu, 5000 günü tamamlayıp, sigortalılık süresi 20 olanlar emekli oluyordu. Yani 18 yaşında işe başlayan erkek ve bayanlar, erken yaşlarda (38 ve 43) emekli oldular.

   Daha sonra bu durum erkekler için 1999 yılına kadar sigortası başlayanlarda 51-58 arasına kademeli olarak yükseltildi. 1999'dan sonra ise 60 ve ileriki uzun vadede (2044 sonrası) 65 yaşına kadar çıkartılacaktır. 

   Bayanlarda ise durum 1999 yılına kadar sigortası başlayanlarda 46-56 arasına kademeli olarak yükseltildi. 1999'dan sonra ise 58 ve ileriki uzun vadede (2048 sonrası) 65 yaşına kadar çıkartılacaktır.

   Teknik olarak yaklaşık son 50 yılın detayları bu şekildedir. Bu detayları yazdıktan sonra şimdi bazı ülkelere bakalım, orada tam emekli olmak için durumlar nasıl?

DÜNYADA EMEKLİLİK YAŞLARI, Hangi ülke kaç yaşında emekli oluyor, Dünyada emekli olma yaşları, Diğer ülkelerde emeklilik yaşı kaç, Dünyada en erken emeklilik yaşı?

Almanya'da erkekler için emekli yaşı şu an 65 olup, 2029 yılına kadar kademeli olarak 67 yapılacaktır.

Fransa'da erkekler için emekli yaşı şu an 64 olup, 67 için girişimler olmuştu.

İngiltere'de erkekler için emekli yaşı şu an 66.

Amerika'da erkekler için emekli yaşı şu an 65 olup, 2027 yılına kadar kademeli olarak 67 yapılacaktır.

      

Hangi ülke kaç yaşında emekli oluyor


   Yani diğer ülkelerden anlaşılacağı üzere erkekler için, tam emeklilik yaşı en düşük 64 şu an için. Peki ülkemizde emekli yaşı niçin yükseltildi. Bunu anlamak için aktif / pasif oranına (bir emekliye düşen çalışan sayısına) bakmak lazım. Şu an bu oran ülkemizde 1.84 civarındadır. Normalde bunun 3 ile 4 arasında olması lazım ki, sürdürülebilirlik iyi olsun. Yani 1.84 çalışan 1 tane emeklinin maaşını karşılıyor. Buda mali olarak devlete yük olmaktadır, gelişmiş ülkelerde bu oran yüksektir. 

   Bir taraftan emekli olup, maaşına kavuşmak isteyen vatandaşlarımız var. Diğer tarafta ise sosyal güvenlik sisteminde sürdürülebilirliği zora sokmadan çözüm yapmak isteyen devletimiz var. Şu an yaklaşık 13 milyon emekli kişi var. 

   Peki Eyt durumu yaklaşan vatandaşlarımız birden emekli olursa (şu an için Eyt durumunda olan yaklaşık 5 milyon kişi var) bu aktif /pasif oranı 1.84'den 1.30'lara kadar düşebilir ve buda devletin mali bütçesi açısından, ilerisi için büyük sıkıntılar açabilir. Yani daha kolay anlaşılması açısından şöyle söyleyebiliriz. Şu an emekli maaşları ödeniyor ama belli zaman sonra karşılayamaz, ve belki de tüm emekliler günü geldiğinde maaşlarını bile alamayabilir.

   Konu hakkında bazı teknik detayları yazdıktan sonra, ne olmalı ki, hem devletimiz hem de milletimiz birlikte kazanarak, büyüsün. Bunu düşünerek orta bir yol olarak 3-4 alternatifli önerilerimizi sizlere yazacağız. Bundan sonrası devlet ve milletimizin ortak kararı olacaktır İnşaAllah.

   Eyt nasıl olabilir, Eyt Önerilerimiz: 

   Önerilerimizi yazarken hem devletimize, hem de milletimize faydalı olabilecek önerilerimizi yazmaya çalışacağız. Çünkü tek taraflı olursa, diğer taraf mağdur olabilir. Çünkü biz birlikte güçlü Türkiye'yiz. Önerilerimiz 8 Eylül 1999 tarihinden önce, sigortalı olanlar içindir.

1) Normalde ortalama yaş bekleme süresi 5 yıldır. Bir kişi emekli olduktan sonrada ortalama 20 yıl emekli maaşı almaktadır. Yani toplamda 5+20 = 25 yıllık ortalama bir süreden bahsediyoruz. O zaman şöyle yapılırsa hem millet, hem de devletimiz kazanabilir:

   Emekli olan birisi 20 yılda alacağı tüm maaşını, yaştan emekli olmasına 5 yıl kaldığı zaman emekli olup (toplam 25 yıl olarak) maaşının % 80'nini almayı kabul ederse, toplam 25 yılda alacağı para aynı olur. Böylece emekli olanda, devletimizde kazanmış olur.

2) Sigortalılık süresi ve prim gün ödeme süresi bitip yaşı bekleyenler, yaşın dolmasına kadar geçen aylarda maaşının % 60'ını alıp, yaş dolduktan sonra ise maaşın % 88'ini almayı kabul ederlerse, emekli olabilirler.

3) Sigortalılık süresi kadar günü full ödenip (erkekler 25 yılı , bayanlar 20 yılı) yaşını bekleyenler ise, maaşlarının % 90'nını almayı kabul ederlerse, emekli olabilirler.

4) İsteyen kişiler ise şu anki durumla yaşını bekleyip, emekli olur ve % 100 olarak maaşını alabilir.

   Bu seçeneklerden kim hangisini isterse onu seçebilir. Böylece konu herkes için bitebilir yani bu Eyt durumu tamamen ortadan kalkmış olur. Karar sizlerindir.

   Eyt ile ilgili yazımızın sonuna gelirken şu soruyu da sormak istiyoruz. Eyt niçin bu kadar politize ediliyor  Biraz bunun üzerine düşünmek gerekir. Acaba iyiniyetli insanları, birileri yönlendirmeye mi çalışıyor? 

   Hatırlayın önceden her 2-3 senede bir bedelli askerlik konusu açılırdı, birileri gündeme getirirdi. Hatta bazı provokasyonlara da sebep olurdu. Sonra Devlet ne yaptı her tarafı dinledi, bir orta yol buldu ve sorun tamamen çözüme kavuştu. Şimdi isteyen bedelli askerlik yapıyor, isteyen ise normal askerliğe gidiyor. 

   EYT SONRASI

   Buna benzer şu an Eyt durumu var. Devlet olanakları ölçüsünde bu konuyu çözmeye çalışacaktır. Şimdi Devlet birden hak eden herkesi Eyt'den emekli yaptık deyip, sonra mali olarak sıkıntıya girerek, ileride maaşlar ödenmezse ne olacak ? Yada maaşları ödemek için bir yerlerden borç krediler alıp, sonra çocuklarımızın geleceği ipotek altına alınırsa, daha mı iyi olur? Sağduyulu kararı sizlere bırakıyoruz. Ayrıca eyt yıllık maliyeti olarak büyük bir paranın ortaya çıkacağı bellidir.

   Ayrıca dikkatimizi çeken bir noktada şu olmuştu. 2019 yerel seçimlerinde bazı belediye başkan adayları, Eyt'yi ben çözerim, daha iyi şeyler düşünürüm demişlerdi. Seçim bitti, aradan nerdeyse 3 yılda geçti. Ama ne yazık ki o gün bunu diyen başkan adaylarına (şu an seçilmiş olan) kimse sormuyor, hani siz Eyt'yi çıkaracaktınız? Bizden analiz etmesi, gerisi sizlerin düşüncesidir.

   Bir yazımızın daha sonuna yaklaştık. Yazımız biterken şunu demek isteriz. Bu devlet bizlerle beraber büyüyor ve bizlerden sonra çocuklarımız çalışarak, büyümeye devam edecektir. Yazıda bahsettiğimiz aktif/pasif oranı eğer kritik rakamlara düşerse, gelecekte bu hem emeklilerimizin maaşlarını almada, hem de gelecek genç neslimizin işler bulmasında sıkıntılara yol açabilir. O yüzden bir olup, ortak çözümler bulmamız en iyi yol olacaktır. Başka bir yazımızda daha görüşmek üzere, herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: trcooltext (resim), emeklilikte yaşa takılanlar son durum, emeklilikte yaşa takılanlar kanunu, aktif pasif çalışma oranı nedir, eyt şartları nelerdir, eyt nedir ve kimleri etkiler, eyt nedir ve kimleri kapsıyor, eyt nedir, kimleri kapsıyor,  eyt'nin açılımı, bazı ülkelere göre emeklilik yaşları, dünya genelinde emeklilik yaşları, avrupa'da emeklilik yaşı, eyt sorunu nedir, eyt kanunu, eyt beklentiler, ANALİZLER, eyt son dakika neler olabilir.

Dolar ile Stokçuluk, Perde arkası planlar ve Fahiş fiyatlar

   Bu yazımızı 10 gün önceden yazacaktık ama beklemeyi tercih ettik. Çünkü geçen hafta birilerinin dolara yaptığı manipülasyon karşısında, Devletimizin adım atmasını bekledik. 27 Kasım cumartesi günü Devlet Denetleme Kuruluna manipülasyonu araştırmak için talimat verildi, bizde yazımızı yazmaya karar verdik ve başlıyoruz yazımıza.

   DOLAR İLE STOKÇULUK, Dolar ve stokçuluk durumları ile Fahiş fiyat ve stokçuluk durumları.

   Ülkemizin dünyadaki konum ve önemini iyi bilen küreselci dış güçler, art arda planlar yapıp, sahneye sürmektedir. Bunun en son örneğini geçen hafta gördük, döviz operasyonu ile. Hepinizin de yaşadığı gibi bir anda döviz artmaya başladı, garip bir şekilde. Peki bu döviz operasyonu basit bir para kazanma olayı mıydı? İlk bakışta öyle görülebilir ama detaya inince durumun hiç öyle olmadığı anlaşılmaktadır. Para kazanmaları ikinci, üçüncü hatta dördüncü amaçları. Asıl amaçları çok farklı, bu analizimizde derinlere ineceğiz. Unutmasınlar takip ediliyorsunuz, eskisi gibi bizler artık uyumuyoruz, dünyayı takip ediyor, hamleleri izliyoruz.

    
Fahiş fiyat ve stokçuluk

   Bildiğiniz gibi bizler önce dünyada olanlara bakarız, sonra onun yansımaları ülkemizde nasıl oluyor onlara bakıp, ona göre analizler yazarız. Bu yüzden şimdi neler olmuştu, neler oluyor, neler planlanıyor onları maddeler halinde sizler için yazmaya başlayıp, sonrada kesin çözüm önerimizi yazacağız.

  NELER OLMUŞTU.

  İlk önce Amerika Başkanı Joe Biden seçim zamanında ne demişti, ABD Başkanı Joe Biden seçim zamanı ne demişti, Joe Biden'den Türkiye ile ilgili skandal sözler, Joe Biden'ın sözleri, Joe Biden'ın açıklamaları, Joe Biden'den skandal sözler, Joe Biden hedefi, Biden'dan Türkiye'ye skandal sözler, Joe Biden'in skandal sözleri, Joe Biden'dan skandal sözler nedir onları yazalım:

- Hemen Erdoğan'a çok farklı bir yaklaşım uygulamalıyız.

- Muhalif liderleri açıkça desteklediğimizi, göstermemiz lazım.

- Düşündüğümüz şeyle ilgili sesimizi yükseltmemiz lazım, bedel ödemeli!

     

Joe Biden'in skandal sözleri


- Onlarla direkt temasa geçip Erdoğan'ı yenecek duruma gelmeleri için, daha fazla verim almalı ve güçlendirmeliyiz görüşündeyim. Bunlar darbe ile değil, seçim süreci ile olmalı!

- Şu ana kadar onlara davrandığımız şekilde davranmaya devam etmeyeceğimizi anlamak zorundalar!

- Hava üslerimiz konusunda da endişeliyim. Bence bölgedeki müttefiklerimizle bir araya gelerek onun bölgedeki faaliyetlerini nasıl izole edeceğimizle ilgilenmek, bizim için son derece fazla iş olacak.

- Doğu Akdeniz'le ilgili endişeliyim!

           
Darbe ile değil, seçim süreci ile olmalı

   PERDE ARKASI PLANLAR ve FAHİŞ FİYATLAR

   Özeti bu şekilde olan konuşmada, her şeyi  aslında açıkça söylemiş. Ülkemize neler yapabileceği hakkında, gerisini sizlere bırakıyoruz.

   Konuşmanın videosunu internette kolayca bulabilirsiniz, biz videodan bazı resimleri ekledik yukarıya.

   NELER OLUYOR?

   Şimdi neler oluyor, bölüm bölüm yazmaya başlayacağız.

   1) DOLAR OPERASYONUYLA GELEN ZAMLAR

   Son 11 gün içinde çok garip şekilde döviz fiyatları arttı. Bunun hemen peşinden doları bahane ederek zam yağmurları yapılmaya başlandı. Öyle garip zamlar var ki, mesela su ve yumurta. Sanki doğadan çıkan sular, dolardan güneş enerjisini alıyor, tavuklar ise yem olarak doları yiyorlar. Dolar yeter ki biraz artsın da, zam yapalım diyenler var. İşin daha garibi dolar tersine inmeye başladığı zamanlarda ise, ne hikmetse zamlar geri gelmiyor!

   Sıvı yağ fiyatları kısa sürede 2 kata yanaştı. Daha ayçiçeği hasadı yapılalı 2 ay oldu. O zaman soruyoruz, birileri stoklar mı yapıyor?

   Şeker ürünü bazı marketlerde çok az, fazla olan marketlerde ise fiyatlar % 20 ile % 30 arası artmış bir anda. Birileri stok mu yapıyor, yoksa neler oluyor?

   Bunlar gibi diğer gıda ürünleri de zamlandı. Bu zam sevdası nedir? Yarın işler kötüye gidince, devletten yardım istemeyi bilenler, eline fırsat geçti mi hemen zam yağmuruna niçin başlar, nerede sizlerde insaf?

   ÇÖZÜM YOLLARI

   Firmaların alış faturaları belli, onlara sıkı denetim yapılıp ani zam yapanlara gerekli cezai müeyyideler uygulanmalı. Gerekirse yıllık cirosu kadar, para cezaları kesilmelidir.

   Ayrıca gerekirse Türkiye'ye ancak yeten gıda ürünleri ve buna benzer ürünlerin ihracatı belli süre durdurulmalı. 

   Sebze halleri de sıkı denetim altına alınmalıdır, aşırı zamlara karşı. Yoksa bunlar seçim zamanı koz olarak kullanılacak, dolayısı ile ters teper. Aynen belediye başkanlığı seçimlerinde soğan, patates operasyonları gibi. O zamanda soğan ve patates içinde uyarılar yapmıştık, ama olan oldu. 

   Ayrıca poşet yasası ile ilgili zamanlama hatası vardı demiştik, ama oda oldu, ters tepti.

   2) STOKÇULUK HORTLATILMAYA ÇALIŞILIYOR

   İhracatın ve istihdamın artması için, üretimin artması lazım. Üretimin artması içinse, hammadde tedarikinde sorun olmamalı, fiyatlar uygun olmalıdır. Son zamanlarda duyduğumuz bazı durumlar var. Dolar/TL, Dolar TL operasyonundan sonra bu durumlar, daha da artmış piyasada. Nedir onlar, sırayla yazalım.

   Cam tedarikinde sıkıntılar ve fiyatları aşırı artırılmış. Soruyoruz, kimler stok yapıp, para üstünden para kazanmaya çalışıyor?

   Tekstilde konfeksiyonun hammaddesi kumaş, kumaşınki iplik, ipliğin ise pamuktur. Piyasada pamuk ve iplik fiyatları garip şekilde artmış. Kimler pamuk ve iplik stoku yapıyor diye sormak istiyoruz?

   Reklamcılıkta kullanılan hammadde ürünlerin, stoku yapılıyor diye duyuyoruz, piyasaya vermiyorlarmış. Kimler ve niçin stok yapma gereği duyarlar?

   Un fiyatlarında %30-50 arası garip şekilde yapılan zamlar. Buğdaylar daha tarladan toplanalı kaç ay oldu? Birileri mi stokluyor, çaktırmadan?

   Gübrede dünyada artan fiyatlara ilaveten, yapılan zamların arkasında stok yapanlar mı var?

   Arabalar ile ilgili stokçuluk haberleri duyuyoruz. Zaten pahalanan araba fiyatlarını, birde stok yaparak kimler daha da yükseltmeye çalışıyor?

   Yem fiyatları niçin ilaveten artıyor, stokçulukla bir bağlantısı var mı?

   Kuru bakliyat ürünlerindeki aşırı fiyatların arkasında stokçular mı var?

   Yukarıda bazı örnekleri verdiğimiz hammadde ürünleri garip şekilde pahalandı ve bazılarını almak isteseniz de yok deniyor piyasada, birileri stoklama yapıyor. Amaç milleti yıldırıp, hükümete karşı kışkırtmak. Bunu 2023 seçimlerine kadar çok uygulayacaklar.

   ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

   1) Devlet bu stokçuluk yapanlara en ağır ceza yaptırımını uygulamalı (5 yıl kendi ve tüm ailesi ticaretten men edilmeli, bu durum düşünülebilir). Firma ve fabrikaları gerekirse 5 yıl devlet yönetebilir. 

   2) Kimsenin Devletten ve Milletten büyük olmadığını, herkes iyi anlamalıdır. Yoksa bizleri 1 kuru ekmeğe bile acımadan, muhtaç etmeye çalışırlar (Firma sahipleri ve genel müdürlerine hapis cezası olmalı ki, kimse bir daha stokçuluğu aklının ucundan geçiremesin).

   3) Ürünlere fabrikadan çıkarken sabit etiket vurulmalı, satışı bitene kadar değiştirilmemeli.

   4) Bir veya 2 hafta dükkan kapatma cezası.

   5) Gerekirse halka büyük zamlara sebep olacak tüm market ürünlerinin ihracatı %50 azaltılmalı.

   Karaborsa nedir, karaborsa ne demektir: Piyasada olmayan, gizlenen bir malın fiyatının yükseltilerek alınıp satılma işine denilir.

   Stokçuluk ve Karaborsacılık ile ilgili bazı sorular, İslamda Stokçuluk.

   Karaborsacı nedir, karaborsacı ne demektir: Karaborsacılık yapan kişiye denilir.

   Karaborsacılık nedir, karaborsacılık ne demek: Sözlük anlamı karaborsacı olma durumuna denilir.

   Stokçuluk nedir, stokçuluk ne demektir: Sözlük anlamı stokçu olma durumuna denilir.

   Stokçuluk yapmak suç mu: Yasalarımıza göre evet, bekletip fiyatların yükselmesini sağlayanlar için. Eğer fabrika normal üretimlerini müşterilerine göndermek için stok yapmak durumunda ise bu suç değildir.

   Stok yapmak ne demek, stokçuluk yapmak ne demek: Normal üretim siparişlerini müşterilerine gönderene kadar fabrikanın deposuna almasına denilir. Yani stok yapmak ile stokçuluk ayrı şeylerdir.

   Stok yapmak yasal mı: Evet, stok yapmak ile stokçuluk yapmak birbirinden farklıdır.

   Stokçuluk suçu için cezalar büyüktür, daha da büyük olmalıdır.

   Karaborsacılık nedir din, karaborsacılık nedir İslamda: Ayrıca karaborsacılık, stokçuluk (malı saklayıp, piyasaya sunmayıp sonra fiyatının aşırı artmasını sağlamak) dinimizde haramdır. Toplumun ihtiyacı varken, piyasaya mal satmazsa bu kazanç haram olur. Bu haramı yapanların kazandığı paralarda, onları mutlu etmez. Karaborsacılık örnek verecek olursak 100 Lira olan bir ürünü stoklayıp, 250 ve üzerine satmaya çalışmaktır. 

   Stokçuluk haram mıdır, karaborsacılık dinen nedir, karaborsacılık dinimizde nedir, karaborsacılık haram mıdır, stokçuluk dinen caiz mi: Evet haramdır, günahkardır, caiz değildir.

   Bir Hadis-i Şerif'te Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur, karaborsacılık ile ilgili Hadisler, stokçuluk ile ilgili Hadisler:

   - Bir kimse Müslümanların yiyeceğini depolar, ve onları piyasaya sürmezse, Allâh-u Teala onu cüzzam hastalığı ve iflasla karşı karşıya getirir.

   Bu Hadis-i Şerifi gördükten sonra stokçuluk yapıp, her şeyi pahalı satmak isteyen varsa, olacaklara hazır olsun.

   3) İLGİNÇ SOKAK RÖPORTAJLARI

   Son zamanlardaki sokak röportajlarına dikkat. Geçen bir röportajda direkt şu soru soruluyor millete. Ekonomi nasıl düzelir? Soru çok profesyonel, direkt nokta atışı soruluyor. Sanki 20 yıl önce ekonomi çok çok iyiydi, şimdi kötü! Bu soruyu birileri direkt sorduruyorsa millete, demek ki bazı ajanslar şimdiden ''Pr çalışmalarına'' erken başlamışlar.

   Başka bir sokak röportajında ise birisi diyor ki, Ben  Avrupa'ya gidip bir kaç ay çalışarak altıma evde alabilirim, arabada. Burada ise bir kaç ay çalışarak ancak ailemle yemeğe gidebilirim.(Bu sözleri doğru sayarsak Almanya ve Fransa'da yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızın her birinin 100'er tane dairesi olması lazım. Sorar mısınız tanıdıklarınıza, kaç tanesinin bırak 100 tane dairesi, 2 tane daireleri var mı ?) Bu sözler çok profesyonelce söylenmiştir. Hiç yurt dışını bilmeyen 1000 kişiden 1-2 kişi inansa yeter onlar için. Çünkü bu tür pr çalışmalarının amacı, her çalışmada bir kaç kişiyi ikna etmektir. Bunu her ilde, her ilçede ve her gün yaptıklarını düşünün. Böylece 1 yılda 1-2 milyon kişiyi ikna edebilirler, belki de daha fazla kişiyi.

      

Karaborsacılık haram mıdır

   ARKA PERDELERDE NELER PLANLANIYOR?

   Piyasada görülmeye başlanan PR çalışmalarına basit bir durummuş gibi bakmayalım, çok profesyonel durum bunlar. Çünkü zamanında Abdülhamid'e de benzer pr çalışmalarını yapmıştılar. Sonunda ne oldu? Yaklaşık 7 milyon km2 Osmanlı toprağından o gittikten sonraki 10 sene içinde, sadece 780.000 km2 kaldı elimizde, yani %89 toprağımız gitti. Küreselci akıl, basit işlerle, büyük planların alt yapısını hazırlar, bunu hiç bir zaman unutmayalım. 

    Kısacası olanla ölmüş, bitmiştir. Biz geçmişte olanları unutmadan, geleceğe odaklanalım. 2023 Türkiye için çok önemli yıldır. Bizden ziyade dünyadaki mazlum insanlar ve Müslüman ülkelerin çoğu Türkiye'nin 2023 virajında ne yapacağını merakla bekliyor. Bu virajdan ülkemiz emin adımlarla çıkarsa, buna en çok üzülecek olan küreselcilerdir. Çünkü güçlü Türkiye'nin daha da güçlenmesi, onların zayıf ülkelerde yapacakları operasyonlara engeldir. Türkiye'yi büyük engel olarak görmektedirler ve 2023 için şimdiden, her türlü pr çalışmalarına başlamışlardır.

   Diyebilirsiniz, Türkiye için şimdiki planları nedir? Eğer Türkiye'yi dize getirirlerse ülkemizi 3 parçaya bölme planları var. Yani Suriye'den daha kötü duruma düşürme planları var ajandalarında. Bununla ilgili haritalarda önceden internete düşmüştü, dünyadaki Amerikan üsleri diye. Biraz araştırırsanız bu haritaları sizlerde bulup, görüp, bakabilirsiniz. Ayrıca Amerika'nın Yunanistan'da, Irak'ta, Suriye'de dizdiği askeri mühimmatlar neyin habercisi, biraz düşünelim. Keyfine bu kadar masraf yapıp, bunları buraya getirmiyor, değil mi?

   Mesela Yunanistan'daki ABD üsleri haritası, Yunanistan ABD üsleri haritası, Yunanistan'daki Amerikan üsleri haritası, Yunanistan daki Amerikan üsleri, ABD askeri üsleri Yunanistan haritası olan şu resme, bir bakar mısınız? Nedir bu ABD Yunanistan sevgisi?

        
Yunanistan daki Amerikan üsleri

   Ayrıca küreselci üst akıl, dünyayı robotik insanlıkla yönetmek için, her türlü planları yapmış durumda. Dünyada ortak kullanılan tüm ham maddelerdeki fiyatları (gıda, benzin, doğalgaz, gübre..vs..) bilerek bu güçler yükseltiyor. Adeta dünyayı insanlara dar edecekler. Yani bir bakıma ''ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek'' istiyorlar bizlere, hayatı pahalı yaparak.

   Kısaca bizlere demek istedikleri şöyledir:

   Ya bizim dediğimiz kurallarla bu dünyada yaşarsınız, yada hastalıklar ve hayat pahalılığı ile bu dünyada cebelleşip durursunuz. O yüzden tüm dünya insanlığı uyanık olmalı, yoksa yaşam özgürlüğümüz adım adım elimizden alınacak! Aldığımız nefesin bile hesabı sorulmaya başlanabilir belki de ileride, sen çok nefes aldın, öteki az aldı diye. Dolayısı ile bunun bir vergisi olmalı, ödeyin diyebilirler. Bu yazdığımıza çoğunuz gülmüş olabilirsiniz, ama birileri bizleri tek noktadan korkuyla kontrol etme planları yapıyorsa, halimize hiç gülmeyelim. Sonra bunlar başımıza gelirse, önceden hiç duymamıştık diyemezsiniz.

   Bizlere düşen görevler, tüketmek için büyük miktarlar da  üretmeliyiz. Allah'a çok ibadet edip, bol dua etmeliyiz. Bunları hiç bir zaman unutmayalım. Ayrıca şu Ayet-i Kerimenin mealini hep hatırlayalım.

- Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size Âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.

   Ayrıca bir taraftan da din konusunda bilmedikleri konular üzerinden bizleri adeta sabırla sınıyorlar. Bunun en son örneği Diyanet İşleri Başkanımızın söylediği Hadis-i Şerif üzerine oldu. Ebû Hüreyre'nin naklettiği Hadis-i Şerif'e Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur;

 - Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi yahut Hristiyan veya Mecûsi yapar.

   Daha bunun Hadis-i Şerif olduğunu bilmeyen yüksek rütbeli kişiler! kalkıp ta ithamlarda bulunuyorlar. Toplum olarak bizi nereye götürmek istiyorlar, farkında mıyız? Bizi her yönden ablukaya mı almaya çalışıyorlar?

   KESİN ÇÖZÜM ÖNERİMİZ ve DEVLETE ÖNERİLERİMİZ, Fahiş fiyatlara karşı öneriler, Fahiş fiyat artışı ve stokçuluğa karşı tedbirler:

   Analiz yazımızın sonuna gelirken asıl konumuz olan dolarla ilgili neler yapılmalı, buna bakmak lazım. Bankalarda firmalar ve milletimizin yaklaşık 235 milyar dolar parası var, bir bakıma atıl olarak duruyor. Ve bu para önümüze sert bir kaya gibi hep engel olarak çıkıyor. Bununla ilgili kesin çözüm önerimizi, 5 ay öncesinden bir analiz yazımızda yazmıştık. Bu yazımızı tekrar okumak için şu linkimize bakabilirsiniz. Bu önerimizin yanında şunları da Devletimiz ilaveten yapabilir, eğer birileri manipülasyona devam ederse.

a) Ticaretle uğraşanlar hariç, dolar kullanılmasın.

b) Dolar belli bir fiyatta sabitlensin ve her ay enflasyon oranında artsın.

c) Dolar operasyonunu yapan kim olursa olsun (banka, holding, firmalar) hepsini Masak incelemeye almalı, DDK denetleme yapmalı. Dolayısı ile kimse manipülasyon yapmaya cesaret edememeli.

d) Fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı cezalar, fahiş fiyat ve stokçuluğa cezalar çok artmalıdır.

   Yazımızın sonuna gelirken, sizler için hazırladığımız bu analiz yazımızı devletimizin üst kademelerinin de okuması dileklerimizle hepinize Saygılar sunarız. Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle herkese sağlıklı ve mutlu günler dileriz...



   Kaynaklar: diyanet site, youtube site, twitter site, sözlük site, stokçuluk zamları, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk, stokçuluğa karşı çalışmalar, stokçuluğa ve fahiş fiyata karşı denetimler, market fiyatı, market fiyati, market fiyatları, amerika cumhurbaşkanı, ANALİZLER, pazar fiyatı neler oluyor.

Öğretmenler Günü ne zaman, Öğretmenler günü hangi gün

   Öğretmenler Günü İçin Yazı.

   Okumak, insanlığa ve bilime faydalı olmak için yapılacak en hayırlı işlerden biridir. Önemli olanda bu değil midir, yani insanlığa ve bilime fayda verecek bir şeyleri bulmak için, araştırmak, bol bol okumak. Eğer insanlığa fayda yerine zarar verecek işler için okuyacaksak, ne faydası olur bizlere?

   Dinimizin ilk emri de okudur, Yaratan rabbinin adıyla oku! (Seni yaratan Rabbini tanıyarak oku). Okumak ne güzel ve değerlidir, bu değeri bilen insanlar ise ne güzeldir.

  Peygamber Efendimiz bazı Hadis-i Şeriflerde, şöyle demiştir, öğretmenler günü hadis: 

- Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.

- İlim Çin'de bile olsa, gidiniz, alınız, tahsil ediniz.

  Bunun yanında Hz. Ali (R.a) ise şöyle demiştir;

- Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum.

   Dinimizin okumaya verdiği önemi çok iyi anladıktan sonra, okul günlerinize bir gitmenizi tavsiye ederiz. İlkokula başladığınız günlere, okumaya başladığınız günlere, ilkokulu bitirdiğiniz günlere, ortaokula başladığınız günlere, ortaokulu bitirdiğiniz günlere, liseye başladığınız günlere, liseyi bitirdiğiniz günlere. Hepsinde ortak olan 2 durum vardır.

1) Okuduğunuz okul binaları.

2) Öğretmenleriniz.

      
24 Kasım Öğretmenler Günü

  Okul binalarında geçen o güzel günleri hiç unutamayız, sonrada öğretmenlerimizi. Öğretmenlerimizi kısaca anlatmak istersek, şunları yazabiliriz onlar için; 

- Çocukluğumuzdan büyüyene kadar bizlere öğreten, çalışan değerli öğretmenlerimiz. 

- Kendilerini her zaman geliştirip bizlere bilgilerini aktaran öğretmenlerimiz. 

- Üzüntümüzde, sevincimizde bizlerin yanında olan öğretmenlerimiz.

- Bazen bir hoca, bazen bir arkadaşımız gibi olan öğretmenlerimiz.

- Bizleri başarılı yapmak için, kendileri 2 kat çalışan ve bizlere öğreten öğretmenlerimiz.

- Hayatın merdiven basamaklarını tırmanırken hep yanımızda olan öğretmenlerimiz.

- Okul bittikten sonra bizleri her zaman hatırlayan öğretmenlerimiz.

   Kısacası ailemizden sonra bizlere öğrenme konusunda her türlü desteğini esirgemeyen öğretmenlerimizdir. Sizler iyi ki varsınız, sizlerle ufuklarımız genişledi, dünyaya bakış açılarımız arttı.

   Ayrıca bugüne kadar görevi başında şehit düşen tüm öğretmenlerimize Allahtan rahmet, ailelerine sabırlar dileriz. Tüm şehit öğretmenlerimizin, Ruhuna el-Fatiha.

   DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ NE ZAMAN, 5 Ekim dünyanın ne günüdür: Dünyanın çoğu ülkesinde Öğretmenler Günü Unesco tarafından, 5 Ekim olarak kutlanmaktadır. Yani her sene 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanır. 

   ÖĞRETMENLER GÜNÜ HANGİ GÜNDÜR, Türkiye'de öğretmenler günü ne zaman kutlanacak? 24 Kasım. 

   Öğretmenler Günü'ne kaç gün kaldı: Bugünkü tarihten 24 Kasıma kaç gün varsa.

   24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı, Öğretmenler Günü Mesajları, Öğretmenler Günü notu, Öğretmenler Günü sözleri kısa:

 - Değerli Öğretmenim, günün kutlu olsun.

 - Fedakar ve sabırlı öğretmenim, gününüz kutlu olsun.

 - Öğretmenler gününüz kutlu olsun, kıymetli öğretmenim.

 - Bize okumayı öğretip, başarılı olmamızı sağlayan tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun.

   Değerli öğrenciler, öğretmenlerinize öğretmenler günü ile ilgili resimler yaparak, onlara en iyi öğretmenler günü hediyesini vermiş olursunuz. Ayrıca onlara öğretmenler günü şiiri yazarak, onları çok mutlu edebilirsiniz.

   Sizleri 1 gün hatırlamak bizlere göre iyi değildir. Sizler 365 gün hatırlanmalısınız. Her gün hatırlanmanız dileğiyle, 24 Kasım Öğretmenler Gününüz kutlu olsun. Daha nice günlere sağlık ve mutlulukla kavuşmanız dileklerimizle, herkese Saygılar sunarız...



   Kaynaklar: okullar, diyanet, öğretmenler günü hangi tarih, öğretmenler günü mesajları resimli, öğretmenler günü sözleri, 24 kasım ne günü, güzel öğretmen sözleri, unutulmaz öğretmen sözleri kısa, öğretmenler günü tarih, öğretmenler günü Türkiye, GÜNLERDEN, öğretmenler günü hangi ay.

Öne Çıkan Yayın

Yaş Problemleri nedir, Yaş problemleri nasıl çözülür